Yazar: editor

  • Siber casusluk için dini festivalleri hedefledilerhaberi

    Siber casusluk için dini festivalleri hedefledilerhaberi

    Dijital güvenlik şirketi ESET, çeşitli ülkelerdeki Tibetlileri hedef almak için dini bir toplantı olan Monlam Festivali’nden yararlanan bir siber casusluk kampanyası keşfetti. ESET araştırma ekibi bu kampanyayı Çin bağlantılı Evasive Panda Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) grubuna bağlıyor.

     

    ESET araştırmacıları, Eylül 2023’ten bu yana Tibetlileri hedef alan bir siber casusluk kampanyası keşfetti. Araştırmacılara göre saldırganlar bir watering-hole (stratejik web tehlikesi) ve Tibet dili çeviri yazılımının truva atı yükleyicilerini sunmak için bir tedarik zinciri tehlikesini yöntem olarak kullandılar. Saldırganlar, web sitesi ziyaretçilerini MgBot ve henüz kamuya açıklanmamış bir arka kapı ile tehlikeye atmak için hem Windows hem de macOS için kötü amaçlı indiriciler dağıtmayı amaçladı. ESET buna Nightdoor adını verdi. Çin’e bağlı Evasive Panda APT grubu tarafından yürütülen kampanya, çeşitli ülkelerdeki Tibetlileri hedef almak için dini bir toplantı olan Monlam Festivali’nden yararlandı. Hedeflenen ağlar Hindistan, Tayvan, Hong Kong, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunuyordu.

     

    ESET, siber casusluk operasyonunu Ocak 2024’te keşfetti. Watering-hole kullanılarak ele geçirilmiş web sitesi (saldırgan, kurbanın muhtemelen veya düzenli olarak kullandığı bir web sitesini istila eder), Tibet Budizmini uluslararası alanda teşvik eden Hindistan merkezli bir kuruluş olan Kagyu International Monlam Trust’a ait. Saldırı, her yıl Ocak ayında Hindistan’ın Bodhgaya şehrinde düzenlenen Kagyu Monlam Festivali’ne olan uluslararası ilgiden faydalanmayı amaçlamış olabilir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Georgia Institute of Technology (Georgia Tech olarak da bilinir) ağı, hedeflenen IP adres aralıklarında tespit edilen kuruluşlar arasında. Geçmişte bu üniversitenin adı Çin Komünist Partisi’nin ABD’deki eğitim kurumları üzerindeki etkisiyle bağlantılı olarak anılmıştı.  

     

    Eylül 2023 civarında saldırganlar, Tibet dili çeviri yazılımı üreten Hindistan merkezli bir yazılım geliştirme şirketinin web sitesini ele geçirdi. Buraya Windows veya macOS için kötü amaçlı bir indirici dağıtan birkaç truva atı uygulaması yerleştirdiler. Buna ek olarak, saldırganlar aynı web sitesini ve Tibetpost adlı bir Tibet haber sitesini, Windows için iki tam özellikli arka kapı ve macOS için bilinmeyen sayıda yük dahil olmak üzere kötü amaçlı indirmelerle elde edilen yükleri barındırmak için de kötüye kullandılar.

     

    Saldırıyı keşfeden ESET araştırmacısı Anh Ho, “Saldırganlar, yalnızca Evasive Panda tarafından kullanılan MgBot ve grubun araç setine en son eklenen ve Doğu Asya’daki birçok ağı hedef almak için kullanılan Nightdoor da dahil olmak üzere çeşitli indiriciler, damlalıklar ve arka kapılar kullandılar” dedi. “Tedarik zinciri saldırısında kullanılan Nightdoor arka kapısı, Evasive Panda’nın araç setine yeni eklendi. Nightdoor’un bulabildiğimiz en eski sürümü, Evasive Panda’nın onu Vietnam’daki yüksek profilli bir hedefin makinesine yerleştirdiği 2020 yılına ait. Ho, Yetkilendirme belirteciyle ilişkili Google hesabının kaldırılmasını talep ettik,” diye ekledi.

     

    ESET, kullanılan kötü amaçlı yazılımlara dayanarak bu kampanyayı Evasive Panda APT grubuyla ilişkilendiriyor: MgBot ve Nightdoor. Geçtiğimiz iki yıl içinde, her iki arka kapının da Tayvan’daki dini bir organizasyona karşı yapılan ve aynı Komuta ve Kontrol sunucusunu paylaştıkları ilgisiz bir saldırıda birlikte kullanıldığı görüldü. 

     

    Evasive Panda (BRONZE HIGHLAND veya Daggerfly olarak da bilinir), en az 2012’den beri aktif olan, Çince konuşan ve Çin’e bağlı bir APT grubudur. ESET Research, grubun Çin anakarası, Hong Kong, Makao ve Nijerya’daki bireylere karşı siber casusluk yaptığını gözlemledi. Çin, Makao ve Güneydoğu ve Doğu Asya ülkelerinde, özellikle de Myanmar, Filipinler, Tayvan ve Vietnam’da devlet kurumları hedef alındı. Çin ve Hong Kong’daki diğer kuruluşlar da hedef alınmıştı. Kamu raporlarına göre, grup Hong Kong, Hindistan ve Malezya’daki bilinmeyen kuruluşları da hedef almıştı.

     

    Grup, MgBot olarak bilinen arka kapısının kurbanlarını gözetlemek ve yeteneklerini geliştirmek için modüller almasına olanak tanıyan modüler bir mimariye sahip kendi özel kötü amaçlı yazılım çerçevesini kullanıyor. ESET, 2020’den bu yana Evasive Panda’nın arka kapılarını, meşru yazılımların güncellemelerini ele geçiren ortadaki düşman saldırıları yoluyla sunma yeteneğine sahip olduğunu da gözlemledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kaspersky'nin yaptığı araştırma, kurumsal web uygulamalarında erişim kontrolü ve veri açığa çıkarma hatalarının yaygın olduğunu ortaya koyuyor!haberi

    Kaspersky'nin yaptığı araştırma, kurumsal web uygulamalarında erişim kontrolü ve veri açığa çıkarma hatalarının yaygın olduğunu ortaya koyuyor!haberi

    Kaspersky Security Assessment uzmanları tarafından yapılan yeni bir araştırma, şirket içinde geliştirilen kurumsal web uygulamalarındaki en tehlikeli ve yaygın güvenlik açıklarını belirledi. 2021 ile 2023 arasında incelenen uygulamaların çoğunda erişim kontrolü ve veri korumasıyla ilgili kusurlar bulundu. Bu kusurların toplam sayısı birkaç düzine olarak karşımıza çıkıyor. En yüksek risk seviyesindeki zafiyetler arasında en çok SQL enjeksiyonlarına atıfta bulunuluyor.

    Sosyal ağlar, e-posta ve çevrimiçi hizmetler gibi web uygulamaları, temelde kullanıcıların bir tarayıcı aracılığıyla bir web sunucusuyla etkileşime girdiği web siteleri. Kaspersky, son çalışmasında BT, devlet, sigorta, telekomünikasyon, kripto para, e-ticaret ve sağlık kuruluşları tarafından kullanılan web uygulamalarındaki güvenlik açıklarını araştırarak kurumların başına gelebilecek en yaygın saldırı türlerini belirledi.

    Ağırlıklı güvenlik açığı türleri, erişim kontrolü kusurlarının kötü niyetli kullanım potansiyelini ve hassas verilerin korunmasındaki başarısızlıkları içeriyordu. 2021 ve 2023 yılları arasında, bu çalışmada incelenen web uygulamalarının %70’i bu kategorilerde güvenlik açıkları sergiledi.

    Bozuk erişim kontrolü güvenlik açığı, saldırganlar kullanıcıları yetkili izinleriyle sınırlayan web sitesi politikalarını atlamaya çalıştığında kullanılabiliyor. Bu durum yetkisiz erişime, verilerin değiştirilmesine veya silinmesine ve daha fazlasına yol açabiliyor. İkinci yaygın hata türü ise şifreler, kredi kartı bilgileri, sağlık kayıtları, kişisel veriler ve gizli iş bilgileri gibi hassas bilgilerin açığa çıkmasını içeriyor ve bu durum güvenlik önlemlerinin artırılması ihtiyacını vurguluyor.

    Kaspersky Security Assessment ekibinde güvenlik uzmanı Oxana Andreeva, “Derecelendirme, çeşitli şirketlerde kurum içinde geliştirilen web uygulamalarındaki en yaygın güvenlik açıkları ve bunların risk düzeyleri dikkate alınarak derlenmiştir. Örneğin, bir güvenlik açığı saldırganların kullanıcı kimlik doğrulama verilerini çalmasını sağlayabilirken, bir diğeri sunucuda kötü amaçlı kod çalıştırılmasına yardımcı olabilir ve her biri iş sürekliliği ve esnekliği için farklı derecelerde sonuçlar doğurabilir. Sıralamalarımız, güvenlik analizi projeleri yürütme konusundaki pratik deneyimlerimizden yola çıkarak bu değerlendirmeyi yansıtıyor” diyor.

    Kaspersky uzmanları, yukarıda listelenen gruplardaki güvenlik açıklarının ne kadar tehlikeli olduğunu da inceledi. Yüksek risk teşkil eden güvenlik açıklarının en büyük oranı SQL enjeksiyonları ile ilişkilendirildi. Özellikle, analiz edilen tüm SQL Injection güvenlik açıklarının %88’i yüksek riskli olarak kabul edildi. Yüksek riskli güvenlik açıklarının bir diğer önemli payının zayıf kullanıcı şifreleriyle bağlantılı olduğu tespit edildi. Bu kategoride, analiz edilen tüm güvenlik açıklarının %78’i yüksek riskli olarak sınıflandırıldı. 

    Kaspersky Güvenlik Değerlendirme ekibinin incelediği tüm web uygulamalarının yalnızca %22’sinin zayıf parolalara sahip olduğunu belirtmek önemli. Bunun olasının bir nedeni, çalışma örneğine dahil edilen uygulamaların gerçek canlı sistemler yerine test sürümleri olması.

    Araştırmayı daha derinlemesine incelemek için Securelist web sitesini ziyaret edin. Araştırmada belirtilen güvenlik açığı kategorileri, OWASP Top Ten derecelendirmesinin kategorileri ve alt kategorileri ile uyumlu. Çalışmada açıklanan en yaygın web uygulaması güvenlik açıklarının giderilmesi, şirketlerin gizli verileri korumasına ve web uygulamaları ile ilgili sistemlerin tehlikeye atılmasını önlemesine yardımcı oluyor.

    Web uygulamalarının güvenliğini artırmak ve bunlara yönelik olası saldırıları zamanında tespit etmek için Kaspersky Security Assessment ekibi şunları öneriyor:

    • Güvenli Yazılım Geliştirme Yaşam Döngüsü (SSDLC) kullanmak;
    • Düzenli uygulama güvenlik değerlendirmesi yapmak;
    • Uygulamaların çalışmasını izlemek için günlük kaydı ve izleme mekanizmalarının kullanılması.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Huawei iş ortaklarıyla birlikte büyüyorhaberi

    Huawei iş ortaklarıyla birlikte büyüyorhaberi

    Huawei Türkiye, 8 Mart’ta Four Seasons Bosphorus İstanbul’da gerçekleştirdiği ‘Huawei Türkiye Ekosistem İş Ortakları Zirvesi 2024’ etkinliğinde, sektördeki ekosistem partnerleri ile bir araya geldi. GROW TOGETHER, WIN FUTURE’ temasıyla düzenlenen buluşmada, şirketin yeni dönem hedefleri açısından iş ortaklıklarının önemi vurgulandı.

    Huawei Türkiye Ekosistem İş Ortakları Zirvesi’nde, Huawei’in yeni büyüme stratejileri ve sektörlerin ihtiyaçlarına yönelik olarak sunduğu çözümler ele alındı. Birçok sektör profesyonelini bir araya getiren zirvede, iş ortaklarının dijital dönüşüm sürecine katkı sağlayacak projeler de değerlendirildi. Huawei’in 2024 kanal politikasına yönelik yeniliklerin de duyurulduğu zirvede, daha verimli bir iş ortaklığı için atılması gereken adımlar da masaya yatırıldı. Depolama ve ağ alanlarına yönelik yenilikçi ürün ve çözümler özelindeki gelişmeleri paylaşan Huawei, KOBİ’lere yönelik eKit ürünlerini içeren, ‘Dağıtım İş Modeli’ stratejilerinin tanıtımını da gerçekleştirdi.

    Huawei Enterprise Türkiye Genel Müdürü Wang Junyuan zirvede yaptığı konuşmada, “2023 yılında birçok zorluğun üstesinden birlikte geldik ve gerektiğinde iş modelimizde değişikliklere gittik. Bu yıl için satış hedefimizi daha önce öngördüğümüz gibi 100 milyar dolar olarak belirledik. Dünya genelindeki makroekonomik belirsizliklere rağmen Ar-Ge yatırımlarındaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Huawei’in 120.000’den fazla aktif patente sahip olduğunu ve 2023 sonu itibariyle dünya çapında en büyük patent portföylerinden birine sahip olduğunu da gururla paylaşmak isterim” dedi.

    Huawei’in Türkiye’deki varlığının hızla büyüdüğüne dikkat çeken Junyuan, “Bu büyüme, doğru stratejilerle ilerlediğimizi açıkça gösteriyor. Enterprise iş grubumuz, işletmelerin dijitalleşmesine yardımcı olmaya devam ederken, bu yöndeki talepler de artmaya devam ediyor. Türkiye Ar-Ge merkezimiz her geçen gün büyüyor ve bugün Çin dışındaki en önemli Ar-Ge merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Yakın zamanda Türkiye’de yerel bulut hizmetini başlattık ve buradaki işletmelere güvenli ve inovasyon odaklı bulut hizmetleri sunmaya başladık” dedi.

    “Huawei Enterprise Türkiye olarak en önemli hedeflerimizden biri, işletmelerin değişen dünyada başarılı olmalarına yardımcı olacak yenilikçi teknolojiler sunmaktır” diyen Junyuan, “Birçok zorluğa rağmen, Huawei’in yükselişi iş ortaklarımızın desteğiyle devam ediyor. Geçtiğimiz yıl gelirimizin neredeyse tamamı iş ortaklarımızdan geldi ve gelirimizde %50’lik bir artış sağladık. Ayrıca 10 milyon dolara varan indirim ve fonları iş ortaklarımızla paylaşma fırsatı bulduk. Bu vesileyle tüm ortaklarımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Birlikte büyüdüğümüz, birlikte kazandığımız bir geleceğe ulaşmak umuduyla, tüm ortaklarımıza başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Zirveye 300’den fazla ekosistem iş ortağı katılırken, 2023’te başarılarıyla öne çıkan 34 şirket, çeşitli kategorilerdeki ödüllerin sahibi oldu. Huawei, 2023 ‘Outstanding Partner Awards’ ödüllerinde başarılı olan şirketler ve HCIE (Huawei Certified ICT Expert) sertifikası almaya kazanan iş ortaklarına ödülleri Huawei yöneticileri tarafından takdim edildi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yeni mobil oyunlar keşfetmek isteyenlerin adresi TikTokhaberi

    Yeni mobil oyunlar keşfetmek isteyenlerin adresi TikTokhaberi

    TikTok, NRG (National Research Group) iş birliğiyle oyun yayıncıları ve pazarlama uzmanları için hazırladığı “Mobil Oyunda Yeni Bir Çağ” adlı raporunu yayınladı. Rapor yeni nesil mobil oyuncuların eğilimlerine ışık tutarak veriye dayalı stratejiler sunuyor.

    Araştırmalar, 2024 yılında küresel olarak 2 milyar oyuncu sınırını aşmaya hazırlanan oyun sektöründe dünya genelindeki her 4 kişiden 1’inin mobil oyuncu olduğunu gösteriyor. Mobil oyun dünyasında büyük bir değişim yaşanırken, TikTok’un raporu sektörde başarılı olabilmek için hayati önem taşıyan temel faktörlere odaklanıyor. Rapor, pazarlama uzmanlarının stratejilerini uzun vadeli oyuncu sadakatine öncelik verecek şekilde uyarlamaları gerektiğini ortaya koyuyor. Rapora göre başarı, üç temel unsur etrafında şekilleniyor. Bunlar, kültürel bağ kurmak, oyuncularla bağ kurmak ve topluluk duygusunu teşvik etmek olarak öne çıkıyor. Mobil oyun dünyasının geçirdiği evrim, beraberinde yeni bir mobil oyuncu tipini de getiriyor. Yeni nesil oyuncuyu anlamak, bu yeni oyun çağında oyuncuların güvenini kazanmak ve hedef kitleleriyle başarılı bir şekilde etkileşim kurmak isteyen tüm yayıncılar için büyük önem taşıyor.

    Yeni Nesil Oyuncular haftada en az 7 saatlerini mobil oyunlara ayırıyor

    TikTok’un NRG iş birliğiyle hazırladığı rapor, Yeni Nesil Oyuncu profilini “oyuna son derece ilgili” bireyler olarak tanımlıyor. Her üç oyuncudan ikisi, haftada en az 7 saatini mobil oyunlara ayırıyor. Bu oyuncu profili sadece oyun deneyimiyle yakından ilgilenmekle kalmıyor, aynı zamanda oyun kültürünü şekillendirmede ve yeni sürümlerin başarısını belirlemede de önemli bir rol oynuyor. Yeni nesil oyuncuların en çok etki sahibi olduğu alanların başındaysa şunlar geliyor:

    Kültürel Farkındalık: Yeni Nesil Oyuncuların dünya çapında popüler kültürü takip etme olasılığı neredeyse 5 kat daha fazla. Bu da Yeni Nesil Oyuncuları oyun topluluğunda “trend belirleyiciler” haline getiriyor.

    Etkileme Gücü : Yeni Nesil Oyuncuların yeni ürünler hakkındaki görüşlerini paylaşma olasılığı iki kat daha fazla. Bu özellikler, onları sosyal çevrelerinde etkileyici kişiler olarak öne çıkarıyor.

    Marka Sadakati: Yeni Nesil Oyuncuların marka sadakati gösterme olasılıkları diğer oyuncu tiplerine göre 1,6 kat daha fazla. Bu sayede Yeni Nesil Oyuncu profili, hedef kitlesiyle kalıcı bağlar kurmak isteyen pazarlama uzmanları için değerli bir profil haline geliyor.

    Yeni Nesil Oyuncuların yüzde 50’si çevrimiçi platformlarda popüler olan oyunları oynamayı tercih ediyor

    Rapora göre, Yeni Nesil Oyuncuların yarısından fazlası hangi oyunu oynayacaklarına karar verirken bir oyunun çevrimiçi platformlarda popüler olmasının önemli olduğuna inanıyor. Bu kararın birkaç temel faktöre bağlı olduğu da görülüyor. 

    İlk olarak, Yeni Nesil Oyuncuların kültürel açıdan bağ kurabildikleri oyunları tavsiye etme olasılıklarının yüzde 28 daha yüksek olduğu dikkat çekiyor. Bu durum, markalar için güncel trendleri oyun pazarlamasına dahil etmenin önemini vurguluyor. 

    İkinci olarak, Yeni Nesil Oyuncuların önemli bir kısmı, güven inşa etmenin ve anlamlı bağlantılar kurmanın önemine işaret ederek, oyuncu olarak ihtiyaçlarını gerçekten anladığını ve önemsediğini gösteren oyunlarla etkileşim kurma arzusunda olduğunu söylüyor. Rapora göre her 4 Yeni Nesil Oyuncudan 3’ü, bir oyuncu olarak kendilerini “anlayan” bir oyun oynamak istiyor. Yüzde 71’lik bir kesim de güvendikleri markaların oyunlarını oynamayı tercih ediyor. Raporda Yeni Nesil Oyuncuların hayranlarını önemsediğine inandıkları bir mobil oyunu tavsiye etme olasılıklarının yüzde 27 daha yüksek olduğu da dikkat çekiyor. 

    Son olarak rapor, Yeni Nesil Oyuncuların favori oyunlarıyla ilgili tartışmalara ve içerik oluşturmaya aktif olarak katılması sayesinde, oyuncu katılımının sürdürülmesinde çok önemli bir rol oynadığına işaret ediyor. Oyuncuların yüzde 60’ından fazlası mobil oyunlar aracılığıyla kendileriyle benzer düşünen oyuncularla bağlantı kurmanın önemli olduğuna inanıyor. Bu çıktı, markalar için de stratejik bir öneri niteliği taşıyor. Markaların, Yeni Nesil Oyuncuların özellikle aktif olduğu TikTok’ta var olmaları, oyunlarını gündemde tutmak için içerik üreticiler ve kullanıcılar tarafından oluşturulan içerikten yararlanmaları öneriliyor. Rapora göre arkadaşlarının hakkında konuştuğu oyunları tavsiye etme olasılığı yüzde 27 daha yüksek olan Yeni Nesil Oyuncular² topluluk odaklı deneyimlere değer veriyor. İçerik üreticileriyle iş birliği halinde olmak da bu etkiyi güçlendirerek oyun etrafında şekillenen bir topluluk oluşturmaya yardımcı oluyor.

    Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TikTok EMEA Mobil Oyun, GBS Yöneticisi Sezer Değirmenbaşı, “Yeni Nesil Oyuncuların yarısından fazlasının TikTok’ta oyun içeriği ürettiğini ve yüzde 30’undan fazlasının da yeni oyunları ilk keşfedenler arasında olduğunu görmekten gurur duyuyoruz. TikTok, özellikle yeni oyun lansmanları söz konusu olduğunda, yeni oyun keşfi için ana adres olduğunu kanıtladı. Bu durum, mobil oyunları platformda tanıtmak ve ilk lansman aşamalarından başlayarak oyuncuların katılımını artırmak isteyen yayıncılar için pek çok fırsat sunuyor. Bu raporun da onlara pazarlama stratejilerini yeni bir seviyeye taşımak için uygulanabilir öneriler sunacağına inanıyorum” dedi

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone Pay İle Kolay Paket Alanlar Kazanıyorhaberi

    Vodafone Pay İle Kolay Paket Alanlar Kazanıyorhaberi

    Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, ödeme uygulaması Vodafone Pay ve ön ödemeli alışveriş kartı Vodafone Pay Kart’tan oluşan Vodafone Pay ürün ailesini yeni özelliklerle geliştirmeye devam ediyor. Yeni kampanya kapsamında, Mart ayı içinde Vodafone Pay uygulamasına ilk kez kayıt olan müşteriler, Vodafone Pay Kart ile Vodafone Pay veya Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden Kolay Paket satın aldıklarında 50 TL nakit iade kazanıyor. Vodafone Pay uygulamasına Mart ayından önce kayıt olmuş müşteriler, Vodafone Pay Kart ile Vodafone Pay veya Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden 250 TL altı Kolay Paket yüklemelerinde yükledikleri oranın %10’u kadar, 250  TL ve üzeri yüklemelerinde ise 25 TL nakit iade kazanıyor. 

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:

    “Vodafone Pay uygulamamızı her geçen gün geliştiriyoruz. Yeni kampanyamızda, Mart ayı içinde Vodafone Pay uygulamasına ilk kez kayıt olan müşterilerimize, Vodafone Pay Kart ile Vodafone Pay veya Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden Kolay Paket satın aldıklarında 50 TL nakit iade kazandırıyoruz. Vodafone olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan dijital iş ortağı olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

    Ödüller Nisan’ın ilk yarısında yüklenecek

    Mart sonuna kadar geçerli olacak kampanya, sadece Vodafone Pay ve Vodafone Yanımda uygulamasına özel olarak tasarlandı. Nakit iade kampanyası sadece Kolay Paket yüklemeleri için geçerli olup, TL yüklemeler kampanyaya dahil bulunmuyor. Kampanya kapsamında kazanılan ödül 1-14 Nisan tarihleri arasında müşterilerin hesaplarına yüklenecek. Hediye yüklemeleri yapılan tarihler arasında müşterinin hesabında en az 1 adet Vodafone Pay Kart’ının aktif olması gerekiyor. Kazanılan nakit iade, tüm e-ticaret alışverişlerinde ve fiziksel kart ile mağaza içi harcamalarda kullanılabiliyor. Aylık bakiye yükleme limiti dolan müşterilere kazandıkları hediye bir sonraki ayın ilk günü yükleniyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Doğal taş sektörü Çin Xiamen'e 88 firmayla katılıyorhaberi

    Doğal taş sektörü Çin Xiamen'e 88 firmayla katılıyorhaberi

    Dünya doğal taş sektörünün en büyük buluşma noktası Çin’in Xiamen şehrinde düzenlenen 24. Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı 16-19 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenecek.

    Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu yapan Ege Maden İhracatçıları Birliği, Xiamen Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarında 56 firma ile yer alacak. 32 Türk Firması da fuara Bireysel Katılımcı olarak katılım sağlayacak.

    Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Maden sektörü olarak 2023 yılında 5,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. İhracatımızın üçte birine denk gelen 1,9 milyar dolarlık bölümü doğal taş ihracatı olarak gerçekleşti. Doğal taş sektörümüzün 2023 yılında yüzde 3 artışla 432 milyon dolarlık ihracatla en çok ihracat yaptığı ülke Çin oldu. Çin, ABD’yi geçerek tekrar en büyük ihraç pazarımız konumuna geldi. Bu sene Xiamen Uluslararası Taş Fuarına milli katılım organizasyonumuzu 56 firmamızın katılımıyla gerçekleştireceğiz. Türkiye doğaltaş ihracatı 2024 yılının ilk iki ayında yüzde 5 yükselişle 274 milyon dolar oldu. Bunun 50 milyon dolarlık kısmı Çin’e gerçekleşti.” dedi.

    Çin’in doğal taş ticaretinin 9 milyar dolara ulaştığı bilgisini veren Alimoğlu şöyle devam etti; “Türk doğal taş sektörü olarak Çin’e 1 milyar dolar ihracat yaptığımız yıllar olmuştu. Önümüzdeki süreçte benzer bir ivmeyi yakalamak için çalışıyoruz. Xiamen Çin doğal taş ticaretinin yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. Bu yıl Xiamen Fuarı’nda uluslararası katılımda birinci ülke olmayı hedefliyoruz. Birliğimizin tamamlamış olduğu AB Projesinin dijital çıktısı olan VR Gözlüklü İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Simülasyonunun tanıtımı da Çince olarak yapılacak. Pekin Büyükelçimiz İsmail Hakkı Musa ve Guanco Ticaret Ateşemiz Şerife Yıldırım Demirel de firmalarımızın stantlarını ziyaret edecek. Ticaret Bakanlığımızın yüzde 70 destek verdiği prestijli fuarlar arasında yer alan Xiamen Fuarı’nda Türk doğal taş ihracatçılarımızı güçlü bir şekilde göreceğiz.” diye konuştu.

    Batı Akdeniz İhracatçı Birlikleri de info stand ile fuara katılım sağlayacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 2030 iklim hedeflerine planlanandan önce ulaşıldı: CECONOMY AG, sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerliyorhaberi

    2030 iklim hedeflerine planlanandan önce ulaşıldı: CECONOMY AG, sürdürülebilirlik hedeflerine doğru ilerliyorhaberi

    MediaMarkt’ın bağlı olduğu CECONOMY AG, 2022/23 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Kapsamlı bir sürdürülebilirlik stratejisi izleyen CECONOMY, yenilenebilir enerji kullanımını artırma, emisyonları azaltma, döngüsel ekonomiyi teşvik etme ve sosyal sorumluluğu destekleme konularında önemli adımlar atıyor. 

    Avrupa’nın açık ara bir numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt’ın bağlı olduğu CECONOMY AG, 2022/23 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı. Raporda, şirketin sürdürülebilir ürün ve hizmet yelpazesini genişletme, enerji tasarrufu önlemleri ve yenilikçi lojistik çözümleri gibi başlıklar dikkat çekiyor. 2030 iklim hedeflerine beklenenden erken bir zamanda ulaşarak sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir başarı elde eden CECONOMY, iş süreçlerini kademeli olarak daha çevre dostu hale getirmeyi ve ürün ve hizmetleriyle müşterilerinin daha sürdürülebilir bir yaşam sürmesini sağlamayı hedefliyor.

    Sürdürülebilir ürün yelpazesi genişliyor

    MediaMarktSaturn, müşterilerin sürdürülebilir ürün ve hizmetleri bir bakışta tanımasına yardımcı olmak için bunları kendi logosu olan Daha İyiye ile etiketliyor. CECONOMY AG, sürdürülebilir ürün portföyünü 1.730 yeni ürünle genişleterek, 2025 yılı hedefi olan 6.000 sürdürülebilir ürün sayısına doğru emin adımlarla ilerliyor. Mevcut durumda portföyünde bulunan 4.933 sürdürülebilir ürünle CECONOMY, enerji tasarruflu, çevre dostu üretim ve paketleme yöntemleri sayesinde, müşterilerine daha uzun ömürlü ve yeniden kullanımı mümkün ürünler sunarak kaynak korumaya katkı sağlıyor.

    Yenilenmiş ürünler ve onarım hizmetlerinde büyük bir talep artışı yaşandı

    CECONOMY, 2022/23 mali yılı itibarı ile başlattığı Foxway iş birliği ile tüm mağazalarında ve online platformlarında geri satın alma hizmetini başarıyla sunuyor. Satın alınan ürün yelpazesi de önemli ölçüde artan bu hizmette; tabletler, akıllı saatler, masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, kameralar, lensler ve oyun konsolları gibi ürün çeşitleri yer alıyor.

    Geçtiğimiz yıl 218.476 kullanılmış ürün kuponla takas edildi. Bu da talebin üç kattan fazla arttığı anlamına geliyor. CECONOMY, 2025 yılına kadar yılda 600.000 kullanılmış cihazı geri almayı hedefliyor; bu da sürdürülebilir tüketimi teşvik eden önemli bir adım olarak görülüyor.

    Aynı zamanda, ürünlerin ömrünü uzatma amacıyla yapılan onarımlar da dikkate değer bir başarıya ulaştı. Geçtiğimiz mali yılda, şirketin atölyelerinde ve mağazalardaki akıllı servis noktalarında toplam 3,2 milyon cihazın onarımı gerçekleştirildi. Bu onarımlarla, 9.300 tonluk potansiyel elektronik atığın önlenmesine katkıda bulunuldu. Bu girişimler hem tüketiciler için değer yaratıyor hem de çevresel sürdürülebilirliğe önemli bir katkı sağlıyor.

    CECONOMY, 2030 iklim hedeflerine önceden ulaştığını duyurdu

    CECONOMY, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir başarıya da imza attı. Şirket, 2032/33 mali yılı sonuna kadar Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını (şirketin doğrudan ve dolaylı sera gazı emisyonları) toplamda %58,8 oranında azaltma hedefi koymuştu. Şirket, 2022/23 mali yılında, bir önceki yıla kıyasla %39 oranında emisyon azaltımı sağlayarak, bu hedefin büyük kısmının şimdiden gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu durum, CECONOMY’nin 2032/33 yılı için belirlenen hedeflerine ve küresel 2030 iklim hedeflerine, planlanandan çok daha erken bir şekilde ulaşılacağını gösteriyor.

    Şirket, aynı zamanda, kullanılan elektriğin %92’sini doğrudan alternatif enerji kaynaklarından sağlama başarısını göstererek, yenilenebilir enerji kullanımında da önemli bir ilerleme kaydetti.

    Sıfıra yakın emisyonlu teslimat yatırımı

    CECONOMY, sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım daha attı ve çok kanallı ağının bir parçası olarak, büyükşehirler ve şehirlerde sürekli genişleyen teslimat merkezleri ağını kurdu. Bu merkezler, müşteri teslimatlarını, mağaza teslimatlarını ve iadeleri tek bir araçta birleştirerek, rota optimizasyonu sayesinde hem yol kat etme verimliliğini artırıyor hem de CO₂ emisyonlarını azaltıyor.

    Bu çabaların bir parçası olarak, CECONOMY, özellikle Almanya’da, CO₂ (karbondioksit) emisyonlarını belirgin şekilde azaltan ve elektrikli araç filolarının kullanımını artıran lojistik hizmet sağlayıcılarıyla iş birliği yapıyor. İspanya ve İsviçre’deki pazarlarda doğrudan müşterilere yapılan teslimatlarda giderek artan bir şekilde elektrikli araçlar kullanılıyor; bu sayede şimdiden 34 şehirde sıfıra yakın emisyonlu teslimatlar gerçekleştirilebiliyor. CECONOMY, 2025/26 yılına kadar 80 şehirde sıfıra yakın emisyonlu dağıtım kapasitesine ulaşmayı planlıyor.

    Şirket, “mağazadan sevkiyat” lojistik modelini de yeniden düzenleyerek, teslimatların en yakın mağazadan yapılmasını sağlıyor. Bu sistem, CO₂ tasarrufu açısından büyük bir potansiyel sunuyor ve CECONOMY’nin çevresel ayak izini daha da azaltma hedefine katkıda bulunuyor. Bu girişimler, CECONOMY’nin sıfıra yakın emisyonlu bir geleceğe yönelik kararlılığını ve çevresel sürdürülebilirliğe olan bağlılığını gösteriyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • EY CEO Görünümü 2024 Araştırması yayımlandıhaberi

    EY CEO Görünümü 2024 Araştırması yayımlandıhaberi

    EY’ın CEO Görünümü 2024 Araştırması yayımlandı. Dünya çapında 21 ülkeden 1.200 CEO’nun katılımıyla gerçekleşen ankete göre; stratejik dönüşüm planlarını hayata geçiren CEO’ların, küresel ekonomik olumsuzluklara rağmen 2024 yılında gelir artışı ve kârlılık konusunda iyimser olduğu görülüyor. Rapor, CEO’ların %58’inin dönüşüm planlarını hızlandırdığını gösteriyor. Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri de maliyet yönetimi yapmak ve verimliliği artırmak isteyen CEO’ların yapay zekayı kullanmaya sıcak bakmaları. 

    Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY (Ernst & Young), CEO Görünümü 2024 Araştırma sonuçlarını açıkladı. Dünya çapında 21 ülkeden 1.200 CEO’nun önümüzdeki döneme dair beklentileri, zorluklar ve fırsatlar üzerine gerçekleştirilen araştırma, CEO’ların önemli çoğunluğunun iyimser olduğunu gösteriyor. Rapora göre stratejik dönüşüm planlarını hayata geçirme konusunda aktif davranan CEO’lar gelir artışında %64 ve kârlılıkta %63 artış bekliyor. Rapor; bu dönüşümü gerçekleştiren CEO’ların oranının %58 olduğunu ve Temmuz 2023’te yüzde 21 olan bu oranın üç katına çıkarak ciddi bir sıçrama kaydettiğini gösteriyor.

    Araştırmaya katılan CEO’ların dörtte üçü (%76), küresel ekonominin düşük büyümeyle devam edeceğini veya hiç büyümeyeceğini düşünüyor.  Katılımcıların %78’i, devam eden enflasyonist baskılar nedeniyle faiz oranlarının “daha uzun süre yüksek” kalması için hazırlanırken, yarıdan fazlası (%57) işletme maliyetinde artış öngörüyor.

    Araştırma aynı zamanda 20’den fazla ülkede 300 özel sermaye (PE) liderinin yatırım ve portföy yönetimi görünümlerine ilişkin bakış açılarını da açıklıyor. Ankete katılan PE liderlerinin çoğunluğu (%71) CEO’nun düşüncelerini yansıtarak, mega işlemlerde de artış öngörüyor. Ankete katılan PE liderlerinin %70’i, 2024’te kurumsal yatırımlarda veya faaliyetlerde artış olacağını tahmin ediyor; bu da bir önceki yıla kıyasla daha canlı bir işlem pazarına işaret ediyor.

    Birleşme ve satın alma işlemlerinde artış bekleniyor

    CEO’lar, birleşme ve satın alma işlemlerinde bir toparlanma bekliyor. Araştırmaya katılan 10 CEO’dan 8’i (%79) birleşme ve satın alma işlemlerinde 10 milyar ABD dolarının üzerinde bir artış olacağını öngörüyor. Ankete katılan CEO’ların %36’sı önümüzdeki 12 ay boyunca birleşme ve satın alma yapmayı planlıyor.

    CEO Görünümü 2024 Araştırması’na göre ABD, birleşme ve satın alma faaliyetleri açısından en cazip hedef bölge konumunu korurken ABD’yi Japonya, İngiltere, Çin ve Hindistan takip ediyor. Birleşme ve satın alma işlemlerinde ‘gelişmiş üretim’ sektörü en üst sırada yer alan sektör olarak belirleniyor ve bunu ‘bankacılık ve sermaye piyasaları’, ‘sigorta’, ‘tüketici ürünleri’ ve ‘mobilite’ takip ederek ilk 5’te yer alıyor.

    Verimlilik odaklı dönüşüm planları hızlanıyor  

    Araştırma, CEO’ların stratejik dönüşümde hem olumlu hem de proaktif davrandığını ortaya koyuyor. Ankete katılan CEO’ların %58’i stratejik dönüşüm planlarını 12 ay içinde hızlandırmayı planladıklarını belirtirken, Temmuz 2023’te %21 olan bu oran neredeyse üç katına çıkarak önemli bir sıçrama kaydediyor. Temmuz 2023’te CEO’ların %37’si herhangi bir dönüşüm planı olmadığını söylerken CEO Görünümü 2024 Araştırması’nda ise bu oran sadece %5 olarak belirtiliyor.

    Asya-Pasifik’teki katılımcıların %58’i ve Avrupa’daki katılımcıların %55’i; ABD’nin hâkim olduğu Amerika kıtasındaki CEO’ların %60’ı iş dönüşümlerini hızlandırmayı planlıyor.

    CEO’ların öncelikli odak alanları arasında verimlilik artırımları ve maliyet yönetimi stratejileri yer alıyor. Ankete katılan CEO’ların %42’si ve özel sermaye liderlerinin %45’i işletme sermayelerini etkin bir şekilde yönetmeye öncelik veriyor. Teknolojiyi verimli bir itici güç olarak benimseyen CEO’ların %41’i verimliliği artırmak ve iş performansını desteklemek için “yapay zekayı” çıkış noktası olarak görüyor. Dörtte üçü (%76) ise teknolojinin gelir artışı üzerinde çok az etkisi olacağını düşünüyor.

    İtalyan CEO’lar GenAI’ya büyük yatırım yapıyor

    İtalyan CEO’lar, GenAI’nin kendi işleri üzerindeki önemini kabul ediyor ve CEO’ların yaklaşık %80’i, rakiplerine göre stratejik bir avantaj elde etmek için GenAI üzerinde hemen harekete geçmeleri gerektiğini kabul ediyor. İtalyan CEO’ların beşte dördünden fazlası (%88) GenAI’nin onları kendi iş modellerini bozmaya zorlayacağı gerçeğini de kabul ediyor.

    İngiltere, İtalya’yı yakından takip ediyor; CEO’ların yaklaşık dörtte üçü (%74) şirketlerini GenAI konusunda hızlı hareket etmeye zorlamaları gerektiğinin sinyalini veriyor. Birleşik Krallık CEO’larının dörtte üçünden fazlası (%77), yapay zekâ uzmanlığına sahip olduğunu iddia eden şirketlerde keskin bir artış olduğunu ve bunun da güvenilir tedarikçileri, ortakları veya birleşme ve satın alma (M&A) hedeflerini belirlemeyi zorlaştırdığını kabul ediyor.

    Alman CEO’ların %97’si yapay zekaya önemli yatırımlar yapıyor veya planlıyor olsa da yalnızca %64’ü  GenAI konusunda hemen harekete geçmeleri gerektiğini düşünüyor. Harekete geçme aciliyeti, faydalar ve riskler arasındaki mevcut belirsizlikten etkilenirken, bu da bir yapay zekâ stratejisi uygulanmasını zorlaştırıyor.

    Jeopolitik riskler kurumsal stratejinin ayrılmaz bir parçası oldu

    Önümüzdeki 12 ay içinde dünya nüfusunun yarıdan fazlasının oy verme kabinine gideceği göz önüne alındığında, CEO’lar jeopolitik risklerin ve potansiyel iş etkilerinin son derece farkında. Ankete katılanların dörtte üçünden fazlası (%78), popülist hareketlerin jeopolitik belirsizliği artırması ve ticari zorluklar oluşturmasından endişe duyuyor. Ankete katılanların %76’sı, 2024’teki büyük seçimlerde yapay zekanın siyasi olarak kötüye kullanılması konusunda da endişeli.

    Çoğu CEO, kuruluşlarının jeopolitik belirsizliği karar alma süreçlerine entegre etme becerisinden emin olsa da katılımcıların neredeyse yarısı (%48) jeopolitik riskleri yönetmek için aktif süreçlerinde iyileştirme yapılması gerektiğine inanıyor. Aslında, ankete katılan CEO’ların ve PE liderlerinin %98’i, belirli iş kollarından çıkmak (CEO yanıt verenlerin %32’si ve PE yanıt verenlerin %38’i) veya planlanan bir yatırımı ertelemek (CEO yanıt verenlerin %42’si ve PE katılımcılarının %32’si) dahil olmak üzere yatırım planlarında değişiklikler yapmak zorunda kalıyor.

    EY Türkiye Strateji ve Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

    “Her ne kadar CEO’lar küresel ekonomide durgunluğun devam edeceğini beklese de bu onların kârlılık beklentilerini azaltmadı. CEO’ların %64’ü gelir artışında ve %63’ü ise kârlılıkta artış bekliyor, verimliliği artırma ve işlerini büyütme konusunda dönüşüm fırsatlarını değerlendiriyor. Birleşme ve satın alma piyasasında iyileşme belirtilerinin gelmesiyle şirketler, planlarını yeniden gözden geçiriyor, akıllı yatırımlar arayarak potansiyel iş birlikleri için zemin hazırlıyor. Aynı zamanda CEO’lar jeopolitik risklerin kurumsal stratejinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul ediyor ve jeopolitik riskleri yönetmek için süreçlerinde iyileştirme yapıyorlar.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Japonlar Türk lezzetlerine hayran kaldı Japonya'ya gıda ihracatımız 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42 arttıhaberi

    Japonlar Türk lezzetlerine hayran kaldı Japonya'ya gıda ihracatımız 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42 arttıhaberi

    Japonya’ya 1 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan Türk gıda ihracatçıları 5-8 Mart 2024 tarihlerinde Tokyo’da düzenlenen Foodex Japan Fuarı’ndan 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacak ticari bağlantılarla yurda döndüler.

    Gıda sektörünün Japonya’ya ihracatı 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42’lik artışla 69 milyon dolardan 98 milyon dolara çıktı. 

    Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu Ege İhracatçı Birlikleri’nin yaptığı Foodex Japan Fuarı’nda Türk gıda sektörü 51 firmayla yerini alırken, Türkiye pavyonu Japonların en çok beğenisini kazanan ülke pavyonlarının başında geldi.

    Işık: “Çok başarılı bir fuar geçirdik”

    Türkiye ile Japonya arasındaki siyasi ilişkilerin 100. Yılı olması nedeniyle Türkiye Tokyo Büyükelçiliğiyle birlikte 1 yıllık bir hazırlık sonrasında Foodex Japan Fuarı’na katıldıklarını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, emeklerinin karşılığını aldıklarını, çok başarılı bir fuarı geride bırakarak Türkiye’ye dönmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti.

    Foodex Fuarı’nda Türkiye’nin güçlü olduğu ürünlerden özel bir stant yaptıklarını anlatan Işık, “Bu yıl Foodex Fuarı’nda katılımcı sayımızı 39’dan 51’e çıkararak Türkiye standını yüzde 40 büyüttük. Güçlü olduğumuz ürünleri sergilediğimiz stantta satın almacıların bu ürünleri hangi stantlarda bulabileceklerini gösterir yönlendirmeler yaptık. Ziyaretçilerden çok beğeni aldık. Stantlarımıza da ziyaretçi sayısını artırdık. Stantlarımızı daha ürün odaklı, ferah, daha aydınlık bir şekilde dizayn ettik. Tadım alanını genişlettik ve çekim merkezine dönüştürdük. Japonya pazarında bugünkü seviyeye 30 yılda geldik ama bundan sonraki süreçte daha hızlı büyüyeceğiz. Türk ürünlerini kabul etmiş bir paza haline geldiler. Makarnadan, çekirdeksiz kuru üzüme, balıktan zeytinyağına, meyve sebze mamullerinden susama geniş bir ürün grubunda ihracat yapıyoruz Orta vadede 1 milyar dolar gıda ürünleri ihraç edebilecek konuma geleceğiz. Foodex Japan Fuarı kapsamında Türkiye-Japonya siyasi ilişkilerinin 100. yılı nedeniyle Türkiye’nin Tokyo Büyükelçiliğinde bir resepsiyon verdik. Bu resepsiyona Japonya’nın en büyük marketler zincirlerinden Aeon’un satın almacıları başta olmak üzere çok sayıda Japon satın almacı katıldı. Çok verimli bir toplantı oldu. Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Korkut Güngen, Tokyo Ticaret Başmüşavirimiz Mukaddes Nur Yılmaz ve Ticaret Müşavirimiz Güzide Zeynep Karahisarlı’ya eşsiz evsahiplikleri için çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    Girit: “Sağlıklı Japon nesilleri için Tokyo’dayız”

    Japon halkının balık ve hayvansal ürün tüketimini çok sevdiğine vurgu yapan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, dünyada protein tüketimi konusunda bi dengesizlik olduğunu Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü olarak protein açığı olan ülkelerdeki olumsuzluğun giderilmesine pozitif katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

    Türkiye’den Japonya’ya yapılan gıda ürünleri ihracatında su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2024 yılının ocak-şubat döneminde 49 milyon dolarlık tutarla lider sektör olduğu bilgisini paylaşan Girit, “Hayvansal proteinlerin beyin ve kalp fonksiyonları üzerinde olumlu etkisi bilim insanları tarafından yapılan pek çok araştırmayla ortaya konulmuş durumda. Biz 11 bin kilometre öteden Türkiye’den Japonya’ya daha zeki ve daha sağlıklı nesiller yetişsin diye geldik. Japonya’yla uzun soluklu iş birlikleri yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Öztürk: “Kaliteli ve farklı ürünlerle Japon ithalatçıları kazanabiliriz”

    Japon ithalatçıların tedarikçilerine çok sadık olduklarının altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Japonların çalıştıkları tedarikçilerini memnun oldukları sürece değiştirmediklerini, önceliklerinin kalite ve güçlü bağlar olduğunu, Türk ihracatçılarının Japonya pazarında kaliteli ürün, farklı ürün ve farklı bir hikayeyle konumlarını güçlendirebileceklerine temas etti.

    2023 yılında 12,4 milyar dolar ihracat yapan Türk hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün Japonya’ya yaptığı 100 milyon dolarlık ihracatın çok düşük olduğunu dillendiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü; “Foodex Fuarı’nda ziyaretçilerin çoğunluğu nitelikli alıcılardı, fuara alım yapmaya gelmişler. Japonya 120 milyonluk büyük bir Pazar. Uzak ama üzerine düşülürse iş yapılabilir. Sektörümüzün en büyük ihraç kalemi makarna iken, şekerleme ürünlerini öne çıkarabiliriz. Defne, kekik, susam, haşhaş tohumu ihracatımızı artırabileceğimiz ürünler olarak öne çıktı.”

    Er; “Japonya, zeytinyağı ihracatımız için çok güçlü bir pazar”

    Japonya’da Türk zeytinyağına çok ilgi olduğunu anlatan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, İspanya ve İtalya’nın son yıllarda Japonya’nın taleplerine cevap vermekte zorlanır hale geldiklerini, Türk zeytinyağı sektörünün tüm ürün gamlarına Japonların yoğun talebi olduğunu ifade etti.

    Japonya ile Türkiye arasında tarihi ve kültürel bağların güçlü yapısının iki ülke arasındaki ticaretin artmasını destekler boyutta olduğunu vurgulayan Er, “Japonya’da pazara girmek, güven vermek uzun bir süreç, sabır gerekiyor. Damak tadını yakaladığınızda aynı müşteriyle devam etmek konusunda çok muhafazakar bir toplum. Bu özelliklerini güzel değerlendirmemiz lazım. 30 yıl sonra gelen devalüasyon Japonları kalite yanında fiyata da duyarlı hale getirmiş. Bunu Türkiye olarak fırsata çevirebiliriz. Türkiye’den Foodex Fuarı’na katılan 51 gıda firmamızın 12 tanesi zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmalar. Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 10’unu zeytinyağı sektörümüz yapıyor. Japonya’ya zeytinyağı ihracatımız 2023 yılında yüzde 57’lik artışla 27 milyon dolara yükseldi. Önümüzdeki süreçte bu rakamı çok daha yukarı taşıyabilecek bağlantılar kurduk. Amacımız bu rakamı orta vadede 100 milyon dolara çıkarmak olacak.” diyerek sözlerini özetledi.

    Celep; “Japonlar yüzde 3’e yükselen enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor”

    Türk gıda sektörünün Japonya pazarındaki tanıtım çalışmalarının uzun yıllar öncesine gittiğini hatırlatan Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, geçmiş yıllarda Japonya pazarında bir TURQUALITY Projesine imza attıklarını, önümüzdeki dönemde Japonya’ya yönelik yeni bir TURQUALITY Projesi başlatma kararı aldıklarını kaydetti.

    Japonya’nın yaklaşık 30 yıl eksi enflasyondan sonra FED’in faiz politikası sonrasında yıllak yüzde 3 enflasyonla tanıştığını aktaran Celep, yüzde 3’lük enflasyonun Japonların yaşam standartlarını olumsuz yönde etkilediğini gözlemlediklerini dile getirdi. Celep sözlerini şöyle tamamladı; “Japon yeninin Amerikan doları karşısındaki değer kaybı Japonların alım güçlerini düşürdü. Japonlar, bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’den yaptıkları gıda ithalatını Türkiye’ye yönlendirmek istiyorlar. Türk gıda ihracatçıları için de Japonya’ya ihracat yapmak bir prestij. Genç ihracatçılarımız buna göre hareket etmeliler. Biz kaliteli, katma değerli ve sürdürülebilirlik ekseninde üretilmiş ürün satacak pazar arıyoruz. Japonya bunun için çok uygun bir pazar. Tokyo, dünya genelinde Michelin listesindeki restoranların çok olduğu, kaliteli gıda ürünlerinin tüketildiği bir lokasyon. Ödedikleri paranın karşılığını kaliteli ürünlerle almak istiyorlar. Bize düşen görev bu taleplere cevap vermek.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Lastik devinden 2023 yılında rekor cirohaberi

    Lastik devinden 2023 yılında rekor cirohaberi

    Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan ve bugüne kadar lastiklerini 130’dan fazla ülkeye ihraç eden Petlas, hem iç pazarda hem de dış pazarda büyümesini sürdürüyor. Kendi geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerle 2023 yılında 14 milyar 662 milyon TL ciro elde eden Petlas, 2024 yılında Kırşehir’de temelini atacağı yeni fabrika yatırımı ile birlikte üretim kapasitesini artırmayı ve ihracatta yeni pazarlara ulaşmayı hedefliyor.

    AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Petlas, yenilikçi lastikleri, fabrika yatırımları, Ar-Ge ve sürdürülebilirlik çalışmaları ile büyümeye devam ediyor. Başta Avrupa ve ABD pazarı olmak üzere 130’dan fazla ülkeye gerçekleştiren ve 2023 yılını 14 milyar 662 milyon TL ciro ile kapatan Petlas, 2024 yılında başlayacak olan yeni fabrika yatırımı ile üretim kapasitesini ve istihdamı kademeli olarak artırmayı planlıyor. 

    “Rekor ciroya ulaşmanın gururunu yaşıyoruz”

    2023 yıl sonu verilerini değerlendiren AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Can Özcan“Petlas olarak 300 farklı desen ve 3500 farklı ebatta ürettiğimiz üstün nitelikli lastiklerimizle, sadece ülkemizde değil, dünya çapında 130’dan fazla ülkeye uzanan ihracat pazarlarımızda da güçlü konumumuzu her gün daha da geliştiriyoruz. Küresel rekabet gücüne sahip bir Türk markası olmanın yanı sıra, savunma sanayiine yönelik Ar-Ge ve üretim çalışmalarıyla bu alanda da üzerimize düşen görevi yerine getiriyoruz. 2023 yılında 14 milyar 662 milyon TL’lik bir ciroya imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımızı sürdürerek ve pazardaki değişimlere öncülük ederek ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

    2023’de hayata geçirdikleri 20 milyon dolarlık yeni akıllı depo yatırımı ile toplamda 106 bin metrekarelik alana ve ek 1 milyon adet binek lastik depolama kapasitesine ulaştıklarını belirten Özcan, “2023 yılında 16 yeni ürün, 248 yeni ebat geliştirdik ve 16 yeni savunma sanayi projesinde yer aldık. Sürdürülebilirlik alanında gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde 2023’ün ilk altı ayında 38 bin 640 ton atık suyu kazandık. Bunun yanı sıra fabrikamızın çatısının uygun olan alanlarını ve üretim tesisimizin bulunduğu arazinin atıl ve marjinal kısmına güneş enerji santrali (GES) yaparak temiz elektrik enerjisi üretimine geçtik. Ekim ayı içerisinde Petlas fabrikamızın çatısında tamamlanan GES projemizle, yaklaşık 56 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı GES panelleri ile kaplamış olduk. Bu en yakın rakibimizden 7 kat daha büyük bir alanı temsil ediyor. GES panellerimizin kurulumunun tamamlanmasıyla yıllık toplam 40 bin MW saat elektrik üretimi gerçekleştirir hale geldik” diye konuştu. 

    Yeni fabrika ile üretim kapasitesi 100 ton aratacak

    2024 yılında sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeni yatırımlara ve projelere devam edeceklerini belirten Özcan“Kırşehir’de kurmayı planladığımız 553 milyon dolarlık fabrika yatırımımızın ilk adımlarını 2023 yılında attık. Ülke ekonomisine sürdürülebilir katkı sağlamayı temel öncelik haline getiren bir marka olarak yatırımlarımıza devam edeceğiz. Binek ve hafif ticari araçlar için yeni nesil lastik üretim teknolojilerine sahip olacak fabrikamız 3 fazdan meydana gelecek. 1. fazın devreye giriş tarihini Haziran 2016 olarak bekliyoruz. Fabrikanın bu fazda yıllık 3 milyon adet üretim kapasitesi olacak. Ocak 2028’de devreye girmesini planladığımız 2. fazda toplam üretim kapasitesi yıllık 5 milyona çıkacak. Haziran 2029 olarak öngördüğümüz son fazın tamamlanmasıyla yeni fabrikamızın 10 milyon adet yıllık üretim kapasitesine sahip olacağını tahmin ediyoruz. Endüstri 5.0 makine parkur ve envanterlerine sahip olacak yeni fabrikamız mevcuttaki fabrikamıza ek 100 bin ton ilave üretim artışı sağlayacak. Böylece toplamda üretim tonajımızı yıllık 340 bin tona çıkaracağız. Ayrıca, yeni fabrika yatırımıyla birlikte yaklaşık 2 bin kişiye de yeni istihdam fırsatı sunacağız. Bu sayede içerisinde bulunduğumuz büyüme trendine uygun olarak sağladığımız istihdamı, yeni yılda daha da yukarılara çekmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Başarılarını katlamaya devam ediyor

    Yeni yatırımlarının ve projelerinin yanı sıra 2023 yılında önemli listelerde yer alarak sektördeki konumunu güçlendiren Petlas, 2022 yıl sonu rakamlarını baz alınarak hazırlanan Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin açıklandığı Capital 500 listesinde, 149’uncu sıradan 16 basamak yükselerek 133’üncü sıraya yerleşti. Fortune dergisinin hazırladığı ‘Fortune 500 Türkiye 2022’ sıralamasında 108’inci sıradan giriş yaptı. Brand Finance listesinde ise 66’ncı sıradan 62’nci sıraya çıkarak sektörde en çok değer kazanan marka oldu. Dijital İtibar Raporu’nda (DİR100), lastik sektöründe dijital dünyanın en itibarlı markası olarak öne çıktı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı’ listesinde ise 67’nci sıraya yükselerek lastik sektöründe ihracat lideri olma unvanını korudu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı