Yazar: editor

  • Ramazan Vodafone'lulara Bereketiyle Geliyorhaberi

    Ramazan Vodafone'lulara Bereketiyle Geliyorhaberi

    Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Ramazan ayında da müşterilerine yenilikçi fırsatlar sunmaya devam edecek. Vodafone’un Ramazan kampanyası kapsamında, tüm bireysel müşterilere, 11 Mart -14 Nisan tarihleri arasında, müşteriler tarafından çok sevilen Hediye Çarkı’nı haftada iki kez çevirme hakkı sunulacak. Ayrıca, Ramazan boyunca, hem çarkı her hafta iki kez çevirme koşuluyla toplam 11 GB hediye internet garanti edilecek, hem de Ramazan’a özel sürpriz hediyeler kazanılabilecek. Çarkı ilk çevirme hakkı pazartesi, ikinci çevirme hakkı ise çarşamba günleri tanımlanacak. Bununla birlikte, yine Ramazan’a özel, Vodafone’un mevcut bireysel müşterileri için ek paketler, mevcut faturasız müşteriler için Kolay Paket, Vodafone FLEX ile cihaz ve aksesuar alımlarında ek avantajlar sunulacak.

    Müşterilerinin Ramazan sevincini artırmayı hedeflediklerini belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:

    “Ramazan; birlik, beraberlik ve sosyal dayanışmanın en güzel örneklerinin sergilendiği bir ay. Her yıl olduğu gibi bu Ramazan’da da müşterilerimizin yanındayız. Bu kapsamda, tüm bireysel müşterilerimize hem çok sevdikleri Hediye Çarkı’nı haftada iki kez çevirme hakkı ile toplam 11 GB mobil internet hediye edecek, hem de Ramazan’a özel birçok sürpriz hediye dağıtacağız. Ayrıca, yine Ramazan’a özel hazırladığımız ek paketlerin yanı sıra Vodafone FLEX ile cihaz ve aksesuar alımlarında ek avantajlar da sunacağız. Vodafone olarak, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran yenilikçi ürün ve servisler sunmaya devam edeceğiz.”

    Her hafta sürpriz hediyeler

    Vodafone Hediye Çarkı platformu ile müşterilere her hafta internet ve sürpriz hediyeler kazanma şansı sunuluyor. Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden erişilen platform, sürpriz hediyelerle Ramazan’da da kullanıcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Ramazan’a özel, Vodafone FLEX ile cihaz ve aksesuar alımlarında 1500 TL, Her Şey Yanımda ile ramazan kolilerinde 300 TL, Seyahat Yanımda ile uçak ve otobüs biletlerinde 175 TL’ye varan indirimlerden, Vodafone Pay ile 50 TL nakit iadeye kadar birçok sürpriz, Hediye Çarkı’nda müşterileri bekliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kulaklık hediyeli Nothing Phone (2a) tüm pazaryerlerinde bugün satıştahaberi

    Kulaklık hediyeli Nothing Phone (2a) tüm pazaryerlerinde bugün satıştahaberi

    Arka yüzündeki üçlü Glyph Arayüzü ışıklandırması ve sıra dışı tasarımıyla rakiplerinden kolayca ayrılıp yenilikçi bir Android deneyimi sunan Nothing Phone (2a), bugün itibariyle 19.999 TL’den başlayan fiyatlarla tüm pazaryerlerinde satışa çıktı. Lansman sürecine özel Phone (2a) alanlara sınırlı sayıda 3.499 TL değerindeki Nothing’in kablosuz kulaklığı Ear Stick de hediye edilecek.

    Londra merkezli global teknoloji markası Nothing’in geçtiğimiz hafta Türkiye’de lansmanını yaptığı Phone (2a) modeli bugün itibariyle tüm pazaryerlerinde satışa çıktı. Evofone garantisiyle Türkiye’ye gelen cihaz, yenilikçi yapısı ve bulunduğu segmentte sunduğu donanım özellikleriyle dikkat çekiyor.

    Dünya ile aynı anda Türkiye’de satışta

    Markanın global sürecine paralel Türkiye’de de aynı anda satışa çıkan Nothing’in en yeni akıllı telefonu; Evofone.com’un yanı sıra tüm online pazaryerlerinde ve seçili teknoloji mağazalarında satılıyor.

    Milk ve Siyah olmak üzere 2 modelle Türkiye’ye gelen cihazın 8+128 GB modeli 19.999 TL, 12+256 GB modeli ise 21.999 TL’den başlıyor. Buna ek lansman sürecinde özel olarak Phone (2) alanlara markanın 3.499 TL değerindeki kablosuz kulaklığı Ear Stick de hediye edilecek.

    İlk bakışta fark yaratan bir tasarım

    Tasarımında en büyük farkı yaratan unsurlardan üçlü Glyph Arayüzü’nü cihazın arkasına konumlandıran Nothing, böylelikle Phone (2a)’da yenilikçi ve işlevsel kullanım imkanı sunuyor.

    Mesaj, çağrı veya farklı uygulamalardan gelecek bildirimler için özel ışık desenlerinin yapılabileceği Phone (2a)’nın Glyph Arayüzü’nde 26 bağımsız ve kontrol edilebilir bölüm bulunuyor. Phone (2a)’nın bu Glyph ışıkları aynı zamanda telefondan dinlenilen müziklere de ışıklı tempo tutuyor.

    Tasarımında farklılığın olduğu kadar kullanışlılığın da ön plana çıkarıldığı Phone (2a); su, toz veya sıçramalara karşı IP 54 sertifikasına sahip. Aynı zamanda hep telefona yeni bir perspektif kazandıran hem de estetik açıdan ön plana çıkaran 90 derece kenarlara sahip tasarım, düşme testi sonuçlarında da ilerleme kaydeden sonuçlar elde etti.

    Phone (2a)’nın “Gözler”i hiçbir şeyi kaçırmıyor

    Telefonun “Gözler”i andıran arka kameraları f/1.88 diyafram açıklığına ve 1/1.56″ sensör boyutuna sahip. Geniş açı kamerası 114 derecelik görüş açısı ile geniş alan çekimleri yapılmasına olanak sağlarken telefonda görüntü sabitleme, Gelişmiş HDR, Gece Modu, Hareketli Fotoğraf, Merceksi (filtre) ve AI Sahne Algılama modlar bulunuyor.

    Video tarafında da 30 veya 60 FPS’de canlı HDR özelliği bulunan cihazın; Ağır Çekim (480 FPS), Gece Modu, Eylem Modu, OIS ve EIS Görüntü Sabitleme ve Zaman Atlama (4K) gibi modları var. Phone (2a) 4K’lık kayıt imkanı da sunuyor.

    Hem güçlü hem uzun ömürlü

    Gücünü Dimensity 7200 Pro işlemcisinden alan Phone (2a), performans tarafında olduğu kadar güç verimliliğinde de fark yaratıyor. Tek şarjla iki güne varan kullanım imkanı sunan telefonun 5.000 mAh’lik bataryası, 1.000 şarj döngüsünden sonra maksimum kapasitesinin yüzde 90’ından fazlasını koruyabiliyor. Bu da 3 yıldan fazla günlük şarj süresine karşılık geliyor.

    Kullanım ömrü açısından da Phone (2a)’ya güvenen Nothing, Android 14 işletim sistemiyle gelen cihazına üç yıl yazılım güncellemesi ve dört yıl da güvenlik güncellemesi de sunuyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Contra: Operation Galuga Çıktıhaberi

    Contra: Operation Galuga Çıktıhaberi

    KONAMI ve WayForward’ın türü belirleyen aksiyon serisindeki yeni oyunu şimdi konsollar ve masaüstü bilgisayarlarda!

    Konami Digital Entertainment B.V. ve WayForward bugün, çığır açan Contra serisinin yeni oyunu Contra: Operation Galuga’nın, Nintendo Switch™, PlayStation®4, PlayStation®5, Xbox One, Xbox Series X|S ve Steam® aracılığıyla PC platformlarında dijital olarak satışa sunulduğunu duyurdu. Oyunun çılgın aksiyonunu gösteren heyecan dolu çıkış fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz:

    1980’lerdeki devrim niteliğindeki Contra NES/arcade oyununun yeniden tasarlanmış ve güncellenmiş bir sürümü olan Contra: Operation Galuga, oyuncuları Galuga Takımadaları’nda başta elit Contra komandoları Bill Rizer ve Lance Bean olmak üzere farklı karakterlerin kontrolünü ele alarak uhrevi Kızıl Şahin (Red Falcon) terörist grubuyla savaşacakları bir maceraya çağırıyor. Oyuncular, Spread Shot, Laser Beam ve Homing Missiles gibi ikonik silahları kullanarak yanan ormanlar, soğuk dağlar, garip bir uzaylı sığınağı gibi pek çok mekânda koşacak, zıplayacak ve düşmanlarına durmaksızın ateş edecekler. Karakterlere özgü yetenekler, yıkıcı Overload güçleri ve amansız boss’lar, Hikâye Modu (1-2 oyuncu), Arcade Modu (1-4 oyuncu) ve Mücadele Modu (1 oyuncu) gibi modlarda tempoyu hiç düşürmezken, değişken zorluk ayarları da farklı beceri seviyesindeki oyuncular için çeşitli seçenekler ve avantajlar sağlıyor.

    Zamana meydan okuyan oyun, ayrıntılı, efektlerle dolu grafikler, muhteşem seslendirme kadrosu (Bill Rizer rolünde Steve Blum, Lance Bean rolünde Alejandro Saab, Ariana rolünde Angelita Esperanza ve Lucia rolünde Kira Buckland gibi) ve kulaklarınızın pasını alacak müzikleriyle günümüze ayak uyduruyor. Oyuncular, Yuko Komiyama ve Norihiko Hibino’nun bestelediği ana oyun müzikleri dışında, RichaadEB, Alex Moukala, Jemy Hiiragi, Banjoguy Ollie, Eirik Suhrke ve aralarında Evanescence’den Tim McCord’un da yer aldığı BraveWave sanatçıları gibi birçok müzisyenin imzasını taşıyan ve Klasik Contra şarkılarından oluşan “Retro Remix”in de kilidi açılabilecek. 

    Bugün çıkan dijital versiyonun yanında oyunun fiziksel versiyonu da 26 Nisan’da EMEA bölgesinde piyasaya sürülecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Melis Ertürk Keskin Boyden Türkiye'ye kıdemli danışman olarak atandıhaberi

    Melis Ertürk Keskin Boyden Türkiye'ye kıdemli danışman olarak atandıhaberi

    Dünyanın önde gelen liderlik ve yetenek danışmanlığı şirketi Boyden Global ailesine kıdemli danışman olarak atanan yeni isim Melis Ertürk Keskin oldu.

    Melis Ertürk Keskin, Boyden Türkiye’de üst düzey yönetici seçme ve işe alım, dönemsel yönetim ile liderlik danışmanlığı alanlarında hizmetler sunacak.  18 yıldan bu yana bağımsız denetim-danışmanlık, iç kontrol-denetim, risk yönetimi, finans ve satış operasyonları ile nakit akış yönetimi, bütçe-raporlama, stratejik planlama ve transformasyon alanlarında çeşitli sorumluluklar üstlenen Keskin; ilaç, hızlı tüketim ve kozmetik sektörlerindeki deneyimi ve üst düzey yöneticilik tecrübesine sahip bulunuyor. 

     

    Yeditepe Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İşletme ve Ekonomi bölümlerinden 2005 yılında ikincilikle mezun olduktan sonra iş hayatına Ludwigshafen, Almanya’da Basf şirketinin pazarlama departmanında başlayan Melis Ertürk Keskin, kariyerine PricewaterhouseCoopers İstanbul Ofisi’nde bağımsız denetçi olarak devam etti. Yaklaşık üç yıl aynı şirkette kıdemli denetçi olarak görev yapan Keskin, bu dönemde Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ruhsatını aldı. 2009’da Unilever’de iç denetim ve risk yönetimi bölümlerinde, daha sonra da finans departmanında altı yıl süresince sorumluluklar üstlendi.

     

    Melis Ertürk Keskin, 2012 yılında Boğaziçi Üniversite’sinde Executive MBA’ini tamamladı. 2015 yılında Henkel Kozmetik iş biriminde, finans, satış operasyonu ve müşteri hizmetleri müdürü olarak çalışma hayatına devam etti. 2018 yılında aynı şirkette finans ve satış operasyon direktörü olarak, net gelir yönetimi görevini üstlendi. 2023 yılında Henkel’in global birleşme sürecinde McKinsey ve Bain şirketleriyle birlikte süreci yürüten Melis Ertürk Keskin, aynı zamanda Henkel Kozmetik birimi icra kurulu üyesi olarak çalışma hayatını sürdürdü. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TÜİK: Sanayi üretimi yıllık %1,1 arttıhaberi

    TÜİK: Sanayi üretimi yıllık %1,1 arttıhaberi

    Sanayi üretimi aylık değişmedi

    Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2024 yılı Ocak ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre %4,3 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi %0,6 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %4,6 arttı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye Finans “CIPS Kurumsal Satın Alma Sertifikası"na sahip Türkiye'deki tek finans kuruluşu olduhaberi

    Türkiye Finans “CIPS Kurumsal Satın Alma Sertifikası"na sahip Türkiye'deki tek finans kuruluşu olduhaberi

    Türkiye Finans, CIPS (The Chartered Institute of Procurement & Supply) tarafından yürütülen, satın alma yönetiminde mükemmelliği sağlamak üzere verilen ve global bir akreditasyon olan CIPS Satın Almada Mükemmellik Programı’nı başarıyla tamamlayarak CIPS Kurumsal Satın Alma Sertifikasını (CIPS Corporate Certification) almaya hak kazandı. Türkiye Finans bu sertifika ile uluslararası Satın Almada Mükemmellik Programına uyum sergilediğini, satın alma fonksiyonları, süreçleri ve uygulamalarıyla uluslararası standartları yakaladığını belgelendiren sertifikaya sahip Türkiye’deki tek finans kuruluşu oldu.

    Türkiye Finans, 1932 yılında İngiltere’de kurulan, 180 ülkede 64,000’den fazla üyesi ile satın alma ve tedarik zinciri yönetiminde mükemmelliği sağlamak amacıyla hizmet veren dünyanın en büyük meslek ve akreditasyon kuruluşu olan CIPS (Chartered Institute of Procurement &Supply) tarafından verilen Kurumsal Satın Alma Sertifikası’nı almaya hak kazandı.

    CIPS tarafından yürütülen ve yaklaşık 5 ay süren kapsamlı değerlendirmede, Türkiye Finans’ın, satın alma süreçleri ve uygulamaları “Liderlik ve Organizasyon, Strateji, İnsan, Süreç ve Sistemler, Performans Ölçümü ve Yönetimi” olmak üzere 5 ana grupta ve 98 farklı global standartta ele alındı. 

    Türkiye Finans bu sertifika ile uluslararası satın almada mükemmellik programına uyum sergilediğini, satın alma fonksiyonları, süreçleri ve uygulamalarıyla uluslararası standartları yakaladığını belgelendirdi. Sağlam ve profesyonel bir satın alma yönetim sisteminin varlığını gösteren CIPS Kurumsal Satın Alma Sertifikası, dünyada 171 ve Türkiye’de ise sadece 6 şirkete verilirken, Türkiye Finans CIPS sertifikasına sahip tek finans kuruluşu oldu.

    Türkiye Finans Genel Merkezi’nde gerçekleşen törende Türkiye Finans Satın Alma Müdürü Cihangir Ünverdi, Satın Alma ekibi ve Finans ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Mete Mehmet Kanat eşliğinde, CIPS Kurumsal Satın Alma Sertifika‘sını CIPS Ülke Müdürü Faruk Demir’den aldı. 

     

    Törende kısa bir konuşma yapan Türkiye Finans’ın Finans ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Mete Mehmet Kanat, konuyla ilgili şunları söyledi: “CIPS Satın Almada Mükemmellik Programı, önde gelen uzmanlar tarafından tasarlanan ve sunulan, satın alma fonksiyonunun bağımsız ve kapsamlı bir değerlendirmesiyle ortaya çıkıyor. Dünya çapında tanınan bu ödüle ulaşmak, satın alma fonksiyonunun ne kadar iyi performans gösterdiğini ortaya koyduğumuzun bir göstergesi. CIPS Satın Almada Mükemmellik Programı Sertifikası, kuruluşların gerekli CIPS standartlarını karşılayan satın alma politikaları, prosedürleri, süreçleri ve sistemlerine sahip olduğunu, satın alma, tedarik güvencesi ve uyumluluk için sağlam ve etkili bir yönetişimin mevcut olduğunu gösteriyor. Bizim de Türkiye Finans olarak global ölçekte bu prosedürleri yerine getirmemiz ve bu sertifikaya layık görülmemiz onur verici.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • DHL Express Türkiye Ar-Ge Merkezini Açtıhaberi

    DHL Express Türkiye Ar-Ge Merkezini Açtıhaberi

    Ülkemizde hızlı hava kargo taşımacılığının lideri DHL Express Türkiye, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge Merkezi olarak onaylandı. Şirketin dijitalleşme stratejisinin en önemli adımlarından biri olan Ar-Ge Merkezi, hızlı hava kargo taşımacılığı sektöründe ilk olma özelliği taşıyor. Aynı zamanda DHL Express Avrupa ülkeleri arasında Ar-Ge Merkezi kapsamında kurulan ilk Dijital Dönüşüm Ofisi de burada yer alıyor. 

    İstanbul Havalimanı’ndaki Gateway binasında faaliyete geçen merkezde, DHL Express Türkiye’nin Ar-Ge projelerinin ürüne dönüşmesi için yapay zeka, makine öğrenmesi, veri bilimi, veri analitiği, karar destek sistemleri, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve optimizasyon alanlarındaki çalışmalar yürütülüyor. Lojistik sektörü özelinde tüm operasyonlarda dijitalleşme ve Ar-Ge nitelikli projeler geliştirilmesiyle, gümrük operasyonlarında ilgili kamu sektörleriyle iş birliği yapılması ve saha operasyonlarının optimizasyonu süreçleri de merkezde yapılıyor. 

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın teknoloji üretimi konusunda taşıdığı vizyonu paylaştıklarını ve aldıkları onayla Ar-Ge Merkezi’ni açmaktan büyük gurur ve heyecan duyduklarını ifade eden DHL Express Türkiye Genel Müdürü Volkan Demiroğlu, Ar-Ge proje çıktılarının ürüne dönüşmesini ve ticarileşmesini sağlayarak hem DHL Group bünyesindeki şirketlere hem de sektördeki diğer firmalara önemli bir katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Demiroğlu, “Ar-Ge Merkezimizle sektördeki liderliğimizi ve öncü rolümüzü teknolojik gelişmelerde sürdürmeyi hedefliyoruz. Tüm DHL Group bünyesinde dijitalleşme her zaman en büyük yatırım alanlarımızdan biri oldu. Hali hazırda İstanbul Havalimanı’ndaki Gateway binamızda yaptığımız yatırımlarla lojistik teknolojisi açısından dünyanın çok ilerisindeyiz. 135 milyon Euro’luk bir yatırımla hayata geçirdiğimiz 42 bin metrekarelik bir alanımız var. Yatırım bedelinin yüzde 30’unu teknolojik altyapıya harcadık. Burada sektörümüzde dünyada ilk niteliği taşıyan otomatik ayrıştırma sistemi ile entegre otomatik depolama ve raflama sistemini kurduk. ASRS adı verilen Otomatik Depolama ve Ayrıştırma Sistemimiz sayesinde tüm depolama ve ayrıştırma işlemleri tam otomasyona sahip hale getirildi. Bu sistem ile gönderilerin daha güvenli ve hızlı şekilde teslimatının gerçekleştirilmesi sağlıyoruz. Türkiye’nin ilk tam otomasyona sahip X-ray sistemi sayesinde saatte ayrıştırılan gönderi sayısı 5 katına çıkıyor. Dijitalleşme alanındaki önemli yatırımlarımızın bir parçası olan Ar-Ge Merkezimizde, TÜBİTAK, Avrupa Birliği ve kamu destekli projeler için istihdam sağlamayı, üniversitelerle iş ve fikir birlikleri yaparak DHL Express markasını akademik literatüre kazandırmayı, aynı zamanda geliştirilen projeleri iş hayatına entegre etmeyi, fikri mülkiyet hakları kapsamında patent almayı ve teknoloji alanındaki sürdürülebilirliği önceliklendirecek projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Kamu kuruluşlarıyla sektörde ilk niteliği taşıyacak şekilde iş birliği halinde dijitalleşme projeleri için bazı pilot uygulamalarımızı da başlattık. Diğer taraftan merkezimizdeki çalışmalarımızla, özellikle yapay zeka ve veri bilimi alanlarında yerli ürün üretip, DHL Group bünyesindeki şirketlere sunarak, sektörümüzde öncü ve fark yaratan işlere imza atmayı sürdüreceğiz. Müşteri ve çalışan deneyimi ile operasyonel verimlilik stratejilerine yapay zeka ile farklı boyutlar kazandıracağımıza inanıyoruz” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı yaptıhaberi

    Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı yaptıhaberi

    Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) ve Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği (SEGM) iş birliği ile “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Sürdürülebilirlik Çalıştayı” gerçekleştirildi. Çalıştayda, sürdürülebilirliğe giriş kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme eğitiminin yanı sıra ödeme ve elektronik para kuruluşları temsilcilerinin etkin bir şekilde katıldığı “ortak akıl” toplantısıyla sektörün Eylem Planı konusunda önemli fikirler ortaya kondu.

    Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği (TÖDEB) ve Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği (SEGM) iş birliği ile “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Sürdürülebilirlik Çalıştayı” yaptı. TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin, SEGM Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Çabuk ve ödeme ve elektronik para kuruluşları sektörünün önde gelen temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Çalıştay kapsamında panel, eğitim ve “ortak akıl-yuvarlak masa” toplantıları ile sürdürülebilirlik konusu bütün boyutlarıyla ele alındı. 

    Çalıştay’ın Raporu Sektörümüze Yön Verecek

    Çalıştay’ın açılış konuşmasında TÖDEB Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Bilgetekin sözlerine “Sürdürülebilirlik, sadece çevresel boyutuyla değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da toplumumuzun geleceği için hayati öneme sahip. Ödeme ve elektronik para kuruluşları sektörü olarak, bu üçlü sütun üzerine inşa edilen sürdürülebilir bir gelecek yaratma sorumluluğumuz bulunmaktadır. Bu çalıştayımızın amacı, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden hangilerini sektör olarak odağımıza alacağımızı belirlemek ve bu hedeflere ulaşmak için hangi eylem ve aksiyon planlarını hayata geçirebileceğimizi tespit etmek.” diyerek başladı. Çalıştay sonunda bir rapor ortaya çıkacağını ve bu raporun sektör için önemli bir kaynak olacağını ifade eden Bilgetekin, sözlerini “Hep birlikte, sürdürülebilir bir geleceğe yönelik somut adımlar atacak, eylem ve aksiyon planlarını oluşturacak ve bu planları hayata geçirecek güce sahibiz. Bu çalıştay, sektörümüz için bir dönüm noktası olacak ve sürdürülebilir bir geleceğe doğru attığımız güçlü adımların başlangıcı olacaktır.” diyerek sonlandırdı.

    Finans sektörü “dönüştürücü” güce sahip 

    Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Çabuk da “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı”ı açılışında yaptığı konuşmada, iklim krizi başta olmak üzere küresel anlamda yaşanan çevresel, sosyal ve ekonomik sorunlara dikkat çekerek, henüz başlangıç düzeyinde de olsa sürdürülebilirlik konusunun şirketlerin gündemine girdiğini söyledi. 

    Finans sektörünün sunduğu ürün ve hizmetlerle tüm endüstrileri ve toplumun tüm kesimlerini sürdürülebilir geleceğin tasarlanmasında “dönüştürücü” bir güce sahip olduğunu vurgulayan Çabuk, “Bu dönüştürücü gücün öncüleri ise ödeme ve elektronik para kuruluşları gibi fintekler olacaktır” dedi. Finansal kapsayıcılık vizyonu ile hareket eden ve ödeme ve elektronik para sektörünün çatı kuruluşu olan TÖDEB’in gelişimi, sürdürülebilir finansal ekosistemin oluşturulmasına yönelik çalışmalarıyla sektör ve tüm finansal sisteme ışık tutacağına inandığını vurgulayan Çabuk, TÖDEB ve SEGM iş birliği ile gerçekleştirilen “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektörü Sürdürülebilirlik Çalıştayı”nın da bu anlamda atılan etkili bir adım olduğunun altını çizdi. Çabuk, SEGM olarak da iş dünyasının ihtiyaç duyabileceği sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen gelişim alanlarında paydaş olarak değer üretmeye devam edeceklerini söyledi.

    Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Sürdürülebilirlik Eylem Planı hazırlanıyor

    Açılış konuşmalarının ardından “Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Sektöründe Kadın” paneli gerçekleştirildi. TÖDEB Yönetim Kurulu Üyesi Emel Arseven’in moderatörlüğünü yaptığı panelde TÖDEB Denetleme Kurulu Üyesi Derya Ekemen Fidan, TOKEN Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Hande Sarıdal ve İşte Pay Ödeme Kuruluşu A.Ş. Genel Müdürü Seher Öğrenci konuşmacı olarak yer aldı. Panel katılımcıları sürdürülebilir finans ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için “cinsiyet eşitliğinin” temel prensip olarak yaşama geçirilmesi gerektiği yönünde görüş ve düşüncelerini ortaya koydu. Panelin ardından konuk konuşmacı Doçent Dr. Sezer Bozkuş Kahyaoğlu ve İletişim Danışmanı Kenan Şanlı tarafından, sektör temsilcilerine yönelik sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir iletişim konularında dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri tüm yönleriyle içeren bilgilendirmeler yapıldı. Çalıştay kapsamında öğleden sonra ise SEGM tarafından sektör temsilcilerinin katıldığı “Görevlendirme, Öğrenme, Kültür, Bilişim, Girişimcilik, Planlama, Konumlandırma ve Çevre” temaları doğrultusunda 8 “yuvarlak masa” toplantısı gerçekleştirildi. Ödeme ve Elektronik para Kuruluşları temsilcilerinin etkin bir şekilde katıldığı “yuvarlak masa- ortak akıl” toplantısında sektörün ‘Eylem Planı’ konusunda önemli fikirler ortaya kondu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Gaziemir'de tiroid ve depresyon konusu işlendihaberi

    Gaziemir'de tiroid ve depresyon konusu işlendihaberi

    Gaziemir Belediyesi ile Sağlıklı Yaşıyoruz platformu iş birliğinde düzenlenen “Sağlıklı Yaş Alma” buluşmalarının beşincisinde, doktorlar tiroid ve depresyon hastalıklarını ve tedavi yöntemlerini anlattı.

    Gaziemir Belediyesi ile Sağlıklı Yaşıyoruz platformunun iş birliğinde düzenlenen “Sağlıklı Yaş Alma” temalı toplantıların beşincisi Tiroid Sağlığı ve Depresyon konusunda yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde, Sağlıklı Yaşıyoruz kurucuları Nurçin Çağlar ve A. Okan Çağlar’ın moderatörlüğünde düzenlenen etkinlikte, tiroid problemleri ve depresyonun kök sebeplerinin yanı sıra diğer kronik hastalıklarla ilişkisi, bu hastalıklardan korunma ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. Etkinliğin ilk bölümünde, sunumlar yapan doktorlar, ikinci bölümde ise dinleyicilerden gelen soruları cevapladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, “Yaşam tarzımızın birçok hastalığın nedeni olduğunu Sağlıklı Yaş Alma temalı bu toplantılarımızda öğrenmiş olduk. Nurçin ve Okan Çağlar başta olmak üzere tüm doktorlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.
    Nurçin Çağlar ve A. Okan Çağlar’ın moderatörlüğünde yapılan toplantı, Okan Çağlar’ın beslenme alışkanlıklarını ve yaşam tarzını değiştirdikten sonra tiroid nodüllerinden nasıl kurtulduğunu, bu süreçte yaşadığı deneyimleri anlatmasıyla başladı. Tiroid nodüllerinin hikayesini anlatan Okan Çağlar, “Yaşam tarzımı değiştirdim ve tiroidlerimi aldırmaktan kurtuldum” dedi.

    “Tiroid bezi vücut hızını belirler”
    “Tiroid İşlevleri ve Sağlığı” başlığında sunum yapan Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın, “Tiroid bezi motorun hızını belirleyen hormonları üretiyor. Tiroid hızlanırsa motorun devri, yani vücutta her şey hızlanıyor. Tiroid bezi yavaşlarsa, vücutta her şey yavaşlar. Tiroid bezi çevreye karşı nöbetçidir. Çevrede bir şeyler değiştiğinde ilk etkilenen organ tiroid bezidir. Yeme içmeniz değiştiğinde, egzersiz süreniz, stres durumunuzda ilk tiroid bezi etkilenir. Tiroid bezi çalışmadığında yorgunluk, kilo alma, üşüme, kuru saç ve cilt, saç dökülmesi, adet düzensizlikleri, ödem, kas ağrıları veya eklem ağrısı, kabızlık/hareketsizlik, depresyon gibi olumsuzluklar ortaya çıkıyor” diye konuştu.

    Tiroid bezinin düzgün çalışması için yapılması gerekenler ve tedavi süreci hakkında bilgi veren Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın, şunları söyledi: “Protein, demir, iyot, çinko, selenyum, a, b2, b3, c ve d vitaminleri altın çilek, çinko, selenyum, egzersiz yapmak tiroid bezinin düzgün çalışmasını sağlıyor. Stres, gluten, enfeksiyonlar, ağır metallar, otoimmün hastalıklar, travma, düşük kalorili diyet, inflamasyon, toksinler, enfeksiyonlar tiroid bezinin çalışmasını olumsuz etkiliyor. Tedavi için bağırsak bariyerini sağlamlaştırmak, detoks, metabolik dengeyi sağlamak, metilasyonu düzenlemek, besin açıklarını tamamlamak gerekiyor. Yaşam şeklinin 5 basamağı olan uyku, egzersiz, beslenme, stres, ilişkiler konusuna da odaklanmamız gerekiyor.”

    Tiroid ve göz sağlığı
    Tiroid hastalığının göze etkilerini ve tedavi yöntemlerini anlatan Op. Dr. Sultan Kaya Ünsal, “Tiroid Hastalıklarının Göze Etkisi” başlıklı sunumunda şu bilgileri paylaştı:

    “Orbita çevresindeki bağ dokularını, yağ desteklerini, ekstraokuler kasları ve lakrimal bezi, göz yüzeyini etkileyen otoimmun hastalığa tiroid göz hastalığı deniliyor. Çift görme, şaşılık, kapak retraksiyonu, kuru göz, yanma, batma, üst ve alt kapaklarda şişlik, göz orbitadan dışarı doğru çıkar, gözde aşırı sulanma, parlak ışıklara duyarlılığın artması, gözlerde kızarıklık, kuruluk, konjonktivada şişlik, korneada yara, göz hareketlerinde göz arkasında ağrı, görme azlığı ve körlük, optik nöropati bu hastalığın belirtileridir. Bu hastalığın tedavisi için sigara bırakılmalıdır. Tiroid disfonksiyonu düzeltilmelidir. Aktif dönemde kısa süreli steroid tedavileri verilebilir. Aktif dönemde immunsüpresanlar verilebilir. Görmeyi tehdit eden durumlarda düşük doz radyoterapi, optik sinir sıkışması varsa ilaçlarla yanıt alınamıyorsa acil orbita dekompresyon cerrahisi yapılabilir. İnaktif dönemde komplikasyonlar için şaşılık, kapak ve orbita cerrahisi yapılabilir. Gözde oluşan yanma, batma ve sulanma için suni gözyaşı verilir.”

    “Mutluluk sizi bulur”
    “Depresyon: Mutsuzluk mu Mutlusuzluk mu” başlığında sunum yapan Doç. Dr. Mehmet Şakiroğlu, insanların mutluluğa bakış açılarındaki yanlışları ele aldı. İnsanoğlunun mutluluk arayış sürecini ele alan Doç. Dr. Mehmet Şakiroğlu,“Depresyon, mutsuzlukla birlikte bir kayıp yaşadığımızda ortaya çıkan bir hastalık. Sabah uyandınız, ayağa kalkmak için nedeniniz ve enerjiniz yoksa, zihninizdeki bir gündem ‘hemen güne başlayayım’ demiyorsa depresyonun içindesiniz demektir. Depresyonun davranışsal, duygusal ve bilişsel faktörleri var. Enerjiyle uyanıp güne başlarsanız mükemmel sonuçlar alırsınız. Kapitalist çağda, reklamlar üzerinden zihnimize arzu nesneleri gönderiliyor. Elde edememekten kaynaklanan bu duyguya mutlusuzluk diyoruz. Kalıcı bir mutluluk yok. Mutluluk, peşinden koşulmaması gereken bir duygu. Mutluluk, paradoksal olarak kovaladıkça sizden kaçar. Anlamlı ve değerli bir hedef uğrunda hareket ederseniz mutluluk gelip sizi bulur” dedi.  

    Çocuklara dikkat!
    Mutlu çocuklar yetiştirilmesi için yapılması gerekenlere de değinen Doç. Dr. Mehmet Şakiroğlu, şu uyarılarda bulundu:
    “Biz tatmin olmakla mutluluk arasındaki farkı bilmiyoruz. Çocuklarımıza ‘özelsin, biriciksin, farklısın’ diye yetiştiriyoruz. Oysa hiçbirinin diğerinden farkı yok. Ama çocuklar bunu bilmiyor ve ağır bir yükün altına giriyor ve mükemmeliyetçilik oluşuyor. Bu yüzden çocuklar denemekten kaçınıyor ve yapmama davranışı gelişiyor, başarısızlık geliyor. Bunun sonucunda depresyon başlıyor. Sosyal destek, sorumluluk, minnettarlık, derinlik ve sabır iyi olma halinin temel unsurlarıdır. Bu unsurları hayatımızda bulundurursak depresyondan uzak oluruz. Çocuklarımızı da bu şekilde yetiştirirsek iş daha çok kolaylaşacak.”

    Depresyonu “Bireylerin kendini psikolojik olarak iyi hissetmediği, çok uzun süreler devam edebilen ve günlük hayatı etkileyen psikolojik bir rahatsızlık” diye tanımlayarak konuşmasına başlayan Psikolog Çiğdem Toksoy, aile bireylerinde görülecek depresyon ve başa çıkma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Stresle başa çıkma yöntemlerini de anlatan Psikolog Çiğdem Toksoy, “Motivasyon eksikliği, değersizlik hissi, karamsarlık, mutsuzluk, suçluluk duygusu, ölüm ve intihar düşünceleri depresyonun belirtilerindendir. Hayat boyu risk erkekler için % 3-12, kadınlar için % 10-26’dır. Yani kadınlar iki kat daha fazla depresyona maruz kalıyor. Ailede depresyon belirtileri gösteren biri varsa onu görmezden gelerek sorunun bitmesini bekleriz ya da ‘ben de öyle hissetmiştim ama sonra geçti. Sakin ol. Şükredecek çok şeyin var. Fazla düşünmeyi bırak, takılma. Başka insanların daha büyük sorunları var. Sana nasıl yardım edebilirim? Böyle hissedebilirsin. Düzeltmenin bir yolunu bulacağız. Ne yapacağımı tam bilemesem de senin için buradayım. Gel bir yürüyüşe çıkalım. Anlamama yardım et. Seni seviyorum’ diyerek teselli vermeye çalışırız. Ailedeki bir sorun ya da sorunlu bireyin varlığı tüm sistemi etkiler. Aile içi etkileşimler sorunun ortaya çıkması veya devamının nedenidir. Yani sorun ailede ortaya çıktığı gibi ailede çözülür diyebiliriz” diye konuştu.

    Tiroid Sağlığı ve Depresyon konusunun işlendiği toplantı, yurttaşlardan gelen soruların doktorlar tarafından cevaplanmasıyla sona erdi. 
    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ramazan'da Kalp Hastalıklarına Özel 6 Soru, 6 Cevap!haberi

    Ramazan'da Kalp Hastalıklarına Özel 6 Soru, 6 Cevap!haberi

    Ramazan’da kalp hastalarının oruç tutmasıyla ilgili bir genelleme doğru değil zira her hastayı bireysel olarak değerlendirmek gerekiyor.

    Bu nedenle ‘Her Ramazan’da tutuyorum bana bir şey olmaz!’ diye düşünmemek ve hekime danışmak büyük önem taşıyor. Öte yandan, oruç tutan kalp hastalarının iftar ve sahurda beslenme tarzlarından ilaç kullanımında düzenlemelere dek birçok hususa da dikkat etmeleri gerekiyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ulaankhuu Batgerel “Oruç tutmayı planlayan ama kalp ve damar hastalığı olan bir kişi mutlaka önce doktoruna muayene olmalıdır. Böylece hem hastalığının mevcut durumu ortaya konularak risk değerlendirmesi yapılır hem de kullanacakları ilaçlar Ramazan’a göre düzenlenir. Ancak ilaca rağmen kontrol altına alınamayan tansiyon hastaları, son 6 ay içinde kalp krizi geçirenler, ciddi kapak hastalığı ya da ciddi kalp yetersizliği olanlar ve kontrolsüz ritim bozukluğu bulunanların hayati riskin yüksek olması nedeniyle oruç tutmaları uygun değildir” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ulaankhuu Batgerel kan sulandırıcı kullanımından ritim bozukluğuna, tansiyondan kalp piline dek Ramazan’da kalp hastalarına özel en çok merak edilen soruları yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  

    SORU: Tansiyon hastalığı olanlar ve bu nedenle ilaç kullananlar oruç tutabilir mi?

    CEVAP: Tek bir ilaç ile kan basıncı kontrol altında olan kişiler, ilaç tedavisine devam etmek şartıyla oruç tutabilir ancak sahur ve iftarda tuz tüketimi ve uyku düzenine de özen göstermek gerekiyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Batgerel “Eğer 2 veya daha fazla tansiyon ilacı kullanılıyorsa ve sabah günün farklı saatlerinde ilaç kullanımı zorunlu ise bu hastaların ilaç saatlerinin kaydırılması veya ilaçların aynı saate alınması en sık yapılan yanlışlardandır. Bu durum ilaçların etkisinin artmasına veya ilaçların yan etkilerinin ortaya çıkmasına yol açar ki, bu da ciddi tansiyon düzensizliğinden böbrek fonksiyonlarının bozulmasına dek bir çok olumsuz sonuca neden olur. Bu nedenle bu grup hastalar; uzun saatler süren zamanlarda oruç tutmak yerine, oruçlarını kısa kış günlerinde tutmalıdır” diyor. 

    SORU: Kalp damarına stent takılan veya açık by-pass olanlar oruç tutabilir mi?

    CEVAP: Eğer kişinin istirahat esnasında ya da çok az bir eforla bile göğüs ağrısı oluyorsa oruç tutmaları sakıncalı olabilir bu nedenle öncesinde mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.  Dr. Batgerel bu konuda şu noktaların altını çiziyor: “Özellikle son 6 ay içinde kalp krizi geçirip kalp damarlarına stent takılan veya açık kalp operasyonu geçiren kişilerde kan sulandırıcı ilaçlar hayati öneme sahiptir ve oruç tutarken ciddi sıvı kaybı açığı oluşur. Bu nedenle oruç tutmaları uygun değildir. Ancak bu durumlar dışındaki (eskiden stent takılmış veya eskiden by-pass geçirmiş) hastalar Kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirildikten sonra uygun bulunurlarsa ilaç tedavisine ara vermemek şartıyla oruçlarını tutabilirler.” 

    SORU: Ritim bozukluğu olan hastalar ve ritim düzenleyici ilaç kullananlar oruç tutabilir mi?

    CEVAP: Kalpteki ritim bozukluğunun giderilmesini sağlayan ablasyon tedavisi uygulanarak bu hastalıkları kalıcı şekilde tedavi edilmiş olan ve hafif selim seyirli ritim düzensizlikleri olan kişiler, sıvı-tuz dengesini gözeterek ve gerekli ilaç kullanımları varsa bunu aksatmayarak oruç tutabilir. Ancak genetik geçişli ritim bozukluğu olanlar ve çoklu ritim düzenleyici ilaç kullanma zorunluluğu olan hastalarda oruç tutmak ciddi risklere yol açabileceğinden uygun değildir. Dr. Batgerel, Ramazan’da uyku düzeninin değişmesi ve hastalar tarafından hekime danışılmadan ilaç saatlerinin değiştirilmesinin de bazı pıhtı oluşturan ritim bozukluklarını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. 

    SORU: Kalp pili takılmış kişiler oruç tutabilir mi?

    CEVAP: Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ulaankhuu Batgerel “Kalp pilinin takılma nedeni önemli olduğundan hastalar eğer oruç tutmayı düşünüyorlarsa öncelikle pil kontrollerini yaptırmalı, kandaki elektrolit değerlerine ve böbrek değerlerine baktırmalı, eğer doktoru oruç tutmasını uygun bulursa bu taktirde oruç tutmalıdır. Oruç tutarken uzun süre susuz kalınacağından sıvı açığı oluşabilir ve tuz- mineral dengesi bozulabilir. Bunun sonucunda da hayati tehdit oluşturan ritim bozuklukları tetiklenebilir” diyor.  

    SORU: Kan sulandırıcı kullanan ve pıhtı riski olan hastalar oruç tutabilir mi?

    CEVAP: Doğumsal kalp hastalığı olanlar, pıhtı oluşturan ritim bozukluğu ya da mekanik kalp kapakçığı nedeniyle düzenli ve belli saatlerde kan sulandırıcı kullanması gerekenlerde sıvı açığı nedeniyle pıhtı riski yüksektir. Ayrıca ilacın etkisi de artabilir veya azalabilir. Bu nedenle bu hastaların ilaç saatlerini değiştirmeden aynı saatlerde ve aynı dozda devam etmeleri önemlidir. Eğer ilaç dozu veya saatinden önce ilaç almak söz konusu olursa felç veya kanama riski ortaya çıkar! Bu nedenle bu hastaların oruç tutmaları uygun değildir.  

    SORU: Kalp yetersizliği olanlar oruç tutabilir mi?

    CEVAP: Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ulaankhuu Batgerel “İleri evre kalp yetersizliği ve yüksek doz idrar söktürücü kullanan hastaların oruç tutması uygun değildir. Kalp yetersizliği nedeniyle yakın zamanda -özellikle son 6 ay içinde- hastaneye yatışı olduysa ve aktif kalp yetersizliği ile ilgili şikayetleri (nefes darlığı) varsa oruç tutmaları uygun değildir. Yine ileri derece kalp kapak darlığı ve kalp kapak yetmezliği olan hastaların da oruç tutması uygun değildir. Bunların dışındaki kapak sorunu olan hastalar, takibinde oldukları Kardiyoloji hekimine danışarak, hekimin değerlendirmesine göre oruç tutabilir” diyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı