Yazar: editor

  • The Never Game Romanından Uyarlanan “Tracker" 18 Mart'ta FX Ekranlarında Başlıyor!haberi

    The Never Game Romanından Uyarlanan “Tracker" 18 Mart'ta FX Ekranlarında Başlıyor!haberi

    Justin Hartley’in gizemli bir ödül arayıcısı ve uzman iz sürücü Colter Shaw rolünde yer aldığı, The Never Game romanından uyarlanan ‘Tracker’ 18 Mart Pazartesi 21.30’da FX ekranlarında. 

    The Never Game romanından uyarlanan Tracker’da Justin Hartley, gizemli bir ödül arayıcısı ve uzman iz sürücü Colter Shaw rolüyle polislere ve özel vatandaşlara suçları çözmede ve kayıp kişileri bulmada yardımcı olmak için eski tip karavanıyla ülkeyi dolaşıyor, ta ki son vakası her şeyi değiştirene kadar.

    Yeni dizi Tracker, 18 Mart Pazartesi 21.30’da FX ekranlarında başlıyor!

    Dramadan korkuya, animasyondan bilim kurgu ve fantastiğe, polisiyeden aksiyondan ve komediye kadar birçok farklı kategoride yapıma ev sahipliği yapan FX; renkli ve çeşitli bir dünyanın kapılarını aralıyor. FX kanalı; D-Smart, KabloTV, Tivibu ve TV+ platformlarından izlenebiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • BBC First Draması Time, İkinci Sezonuyla Ekranlara Geri Dönüyorhaberi

    BBC First Draması Time, İkinci Sezonuyla Ekranlara Geri Dönüyorhaberi

    İlk sezonuyla izleyicilerin gönlünde taht kuran Time, üç kadın mahkumun dokunaklı yaşamını anlattığı ve başrollerini Bella Ramsey, Jodie Whittaker ve Tamara Lawrance’ın paylaştığı ikinci sezonuyla 30 Nisan Salı günü saat 21.00’de BBC First ekranlarına geliyor. 

    Sean Bean ve Stephen Graham’ın başrollerde yer aldığı ilk sezonuyla büyük beğeni toplayan Time, ikinci sezonuyla ekranlara geri dönüyor. Bu sezon, birbirinden çok farklı üç mahkumun yaşamının anlatıldığı Time, bir kadın hapishanesindeki dokunaklı ve riskli hayatı konu alıyor. Carlingfold Hapishanesi’ne aynı gün gelen Jodie Whittaker’ın canlandırdığı Orla, Tamara Lawrance’ın canlandırdığı Abi ve Bella Ramsey’nin hayat verdiği Kelsey, bilmedikleri bir dünyayla yüzleşmek için bir araya geliyor. Üçlü, duvarların arasında yaşanan şiddet tehdidine rağmen, hiç beklemedikleri birçok duyguyla karşı karşıya kalıyor. Herkesin farklı hayat hikayesinin olduğu hapishanede bir bütün olma duygusunun mümkün olabileceği keşfediliyor. 

    Yolları aynı hücrede kesişen üçlünün hikayesi ilk bölümle birlikte anlatılmaya başlıyor. İlk kez hapse giren Orla, çocuklarını bakımevinden almaya ve hayatını yeniden yoluna koymaya çalışırken Abi, mahkum arkadaşlarının öğrenmesini istemediği hayati bir sırla boğuşuyor. Eroin bağımlısı genç Kelsey ise hayatını belirleyecek bir kararla karşı karşıya kalıyor. 

    Time’ın ikinci sezonunu anlatan Tamara Lawrance “Bu sezon kayıp, kefaret, keder, aile, arkadaşlık ve aynı zamanda dönüşümle ilgili. Bence her karakter içinde bulunduğu koşullara göre evrim geçiriyor ve büyüyor. İzleyicilerin de bu üç kadının hikayesinden şefkat dolu yepyeni bir bakış açısı bulmalarını umuyorum” ifadeleriyle yeni sezondan beklentisini dile getiriyor. 

    Game of Thrones ve The Last of Us dizilerindeki üstün performansıyla ses getiren ünlü oyuncu Bella Ramsey, Kelsey karakterini şu ifadelerle anlatıyor “Kelsey hayat dolu 19 yaşında genç bir kız. Hayatta pek çok zorlukla karşılaşmış ve kaybolmuş. Erkek arkadaşı yüzünden başladığı bağımlılık da peşini bırakmıyor. Hayatını yoluna koymak için elinden geleni yapmaya çalışıyor. En başta Kelsey ile hiç benzemediğimizi düşünüyordum ve bu yüzden karakteri canlandırmak bana çok korkutucu geliyordu ama benzerliklerimizin farkına vardığımda benim için çok keyifli bir işe dönüştü.”

    Doctor Who’nun sevilen oyuncusu Jodie Whittaker ilk sezonun başarısının ardından ikincisinde bulunmasından aldığı mutluluğu şu ifadelerle dile getirdi, “Oyuncu olarak senaryo okumaktan oldukça keyif alıyorum. Birincisi oldukça ses ve başarı getirmiş bir işin ikinci sezon senaryosunu okumak beni daha da fazla heyecanlandırdı. İlk sezondan bağımsız bir bakış açısı ve hikayeler anlatması da beni fazlasıyla etkiledi.” 

    Yepyeni sezonuyla “Time” (Zaman) 30 Nisan Salı günü saat 21.00’de BBC First ekranlarında olacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kar kaplanları İstikbal SNX Türkiye ile Erciyes'teydihaberi

    Kar kaplanları İstikbal SNX Türkiye ile Erciyes'teydihaberi

    2024 Dünya Snowcross Şampiyonası’nın ilk etabı olan İstikbal SNX TÜRKİYE, ülkem,zde ilk kez Kayseri Erciyes’te yapıldı. Dünyanın en iyi kar motosikleti yarışçılarını bir araya getiren yarış Türkiye ve dünyadan büyük ilgi gördü. Dünyanın birçok yerinden ve Türkiye’den televizyon kanalı, gazete, radyo, dergi, haber sitesi ve influencer büyük ilgi gösterdi. 8-10 Mart tarihlerinde Türkiye’nin motosiklet ve ATV yarışçıları da ErciyesCup için ter döktü. Aynı anda yapılan Erciyes KışFest hem izleyicilerden hem de Erciyes’e gelen kayak tatilcilerinin vazgeçilmezi oldu.

    Türkiye’de ilk kez yapılan Snowcross Dünya Şampiyonası, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşti. Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın açılış etabı olan İstikbal SNX TÜRKİYE Türkiye’nin en büyük kar sporları merkezi olan Kayseri Erciyes’te düzenlendi.

    Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) ve Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun (TMF) organizasyonunda Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Spor Toto, SASAD destekleriyle yapılan İstikbal SNX TÜRKİYE, Bellona, Boyteks, HES Kablo ve RHG Enertürk Enerji, ANLAS, İzeltaş, ECC Tur, Power App, Radisson Blu Mountain Erciyes ve Volta’nın sponsorluğunda gerçekleştirildi.

    KAR KAPLANLARI KAYSERİ’DE SEZONA BAŞLADI

    İstikbal SNX TÜRKİYE’yi Norveçli Magnus Reiten kazanarak şampiyonada sürpriz yaptı. Yarışın ikincisi birçok otoritenin favorilerinden ABD’li Jesse Kirchmeyer ikinci olurken, sağ omzu çıkmasına rağmen Avusturya’dan Elias Bacher mücadeleyi üçüncülükle tamamladı.

    Dünya kar motosikleti şampiyonasının start aldığı İstikbal SNX TÜRKİYE, dünyada 3 milyar kişinin yaşadığı bir coğrafyaya TV yayını ile ulaştırıldı. Amerika kıtasında CBS Sport, Avrupa’da Sport TV Network, Asya ve Güney Amerika’da FOX Sport yayınladı. Türkiye’nin lider spor kanalları TRT SPOR, TRT SPOR Yıldız, D-Smart Spor, D-Smart GO ve Sports TV canlı yayınlarla yarışı aktardı. Dünya ve Türkiye’den çok sayıda gazeteci yarışı yerinden izledi. Ajanslar sonuçları son dakika ile duyurdu.

    Türkiye etabının ardından 14 Nisan’da Finlandiya, 21 Nisan’da Norveç’te yapılacak etaplarla tamamlanacak Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nın ilk ayağında dünyanın en iyi snowcrossçularıyla birlikte Türkiye’nin motokros şampiyonları Şakir Şenkalaycı ve Galip Alp Baysan da yarışarak adlarını tarihe geçirdiler.

    İSTİKBAL SNX TÜRKİYE ŞAMPİYONU MAGNUS REITEN

    2018’de ilk kez yarıştığı Snowcross World Championship’te 8’inci, 2019’da 5’inci sırada tamamlamıştı. Pandemi ile birlikte verilen aranın ardından geçtiğimiz yıl SNX’e dönen Reiten, tek etaplık yarışı 4’üncü sırada tamamlamıştı. Bu yıl İstikbal SNX TÜRKİYE’yi kazanarak liderliğe oturan Lynx yarışçısı Reiten, 14 Nisan’daki Finlandiya Joensuu yarışının ardından sezonu kendi ülkesinde Kirkenes’te birinciliğini sürdürüp şampiyon olmak istiyor.

    Şampiyonanın iddialı ismi Polaris yarışçısı Jesse Kirchmeyer ise, kılpayı kaybettiği ilk etabın ardından hızı ve mücadeleciliği ile Reiten’i en çok zorlayacak yarışcı konumunda. Omzunun çıkmasına rağmen üçüncülüğü alarak sürpriz yapan Lynx pilotu Elias Bacher, iyi başladığı sezonu podyumda bitirmek için Finlandiya’daki ikinci yarışa yetişmeye çalışıyor.

    KARIN YILDIZLARI ERCİYES CUP’TA MÜCADELE ETTİ 

    Türkiye’nin yeteneklerini bir araya getirerek kış motorsporlarının daha çok yapılmasını teşvik için yapılmaya başlanan ErciyesCup da büyük ilgi gördü. Motokrostan enduroya, süper endurodan süpermotoya kadar 50’nin üzerinde sporcu Erciyes Cup’ta yarıştı. Motosnow 250cc üstü ve altı ile ATV kategorilerinde kıyasıya rekabet yaşandı. ErciyesCup yarışını Motosnow 250cc altında Mert Koç, Motosnow 251cc üstünde Aleksandr Kurashev ve ATV’de ise Burak Kaya kazandı. ErciyesCup’ın gelenekselleşerek, her yıl yapılması planlanıyor. Türkiye’nin en büyük kayak merkezi olan Erciyes, ülkemizin birçok yerinde önümüzdeki yıllarda yapılacak kış motosiklet etkinliklerine öncülük yapmış oldu.

    TMF BAŞKANI UÇAR: SPOR TURİZMİ İÇİN DÜNYA YARIŞLARI BÜYÜK FIRSAT

    Dünyanın en iyilerini Türkiye’ye getirerek motor sporlarında ülkemizi söz sahibi yapma iddiamızı sürdürüyoruz diyen Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkanı Bekir Yunus Uçar şöyle konuştu:

    “MotoGP ile başlayan ancak sekteye uğrayan Türkiye’nin dünya şampiyonalarının bir parçası yapma çabamızı MXGP ile başlamıştık. Gelenekselleşen, dünyanın en iyi pisti, padoku, tanıtımını yapan şehri ödülü alan ve hatta dünya yarışının şampiyonlarının belli olduğu MXGP TÜRKİYE’nin ardından kış sezonun şampiyonasını yine Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Kayseri’yle birlikte Türkiye’ye getirdik. SNX sezonunu Türkiye’de açmak nasip oldu. İlk yılımızda yarışımızı bize inanan isim sponsorumuz İstikbal ve diğer sponsorlarımızın desteğiyle büyük başarıyla tamamladık. Türkiye’nin geleceğinin spor turizmi olduğu bilinciyle dünyanın en iyilerinin ülkemizde keyifli şampiyonluk hatıraları biriktirmesi için çalışmalarımıza hiç durmadan devam edeceğiz.”

    ERCİYES KIŞFEST, İLK YILINDA TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KIŞ SEZONU FESTİVALİ OLDU

    Kayak ile özdeşleşen kış etkinliklerini ilk yılında geçerek damga vuran Erciyes KışFest, 70 bin kişiyi ağırlayarak Türkiye’nin kış sezonundaki en büyük festivali oldu. Kayseri Erciyes Kayak Merkezi’nde start alan ve 3 gün süren Erciyes KışFest’te Asude Cemre, Ferhat Göçer, Gülşah Tanrıöver, İrem Derici ve Nuri Savruk sahne alarak hayranlarıyla hasret giderdi.

    Festival alanında Türkiye’nin lider markalarının tanıtım stantlarının yanında, onlarca ürünleriyle Türkiye ekonomisinin yeni lokomotifleri kadın kooperatifleri ürünlerini sergiledi. Kayseri’nin yerel lezzetlerinin de çok sayıda stantla tadımı ve satışı gerçekleştirilen Erciyes KışFest, Kayseri ve çevre illerden gelenlerin yanı sıra, dünyanın farklı yerlerinden Erciyes Kayak Merkezi’ne gelenlerin de uğrak yeri oldu. Çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçi için Türkiye ve özellikle Kayseri mutfağını tatma fırsatı sundu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • FA Cup'ta çeyrek final maçları sadece Tivibu Spor'dahaberi

    FA Cup'ta çeyrek final maçları sadece Tivibu Spor'dahaberi

    Türk Telekom’un TV platformu Tivibu’da İngiltere’nin dev kupası seyircilerle buluşuyor. Emirates FA Cup çeyrek final turunda ligin şampiyonluk adaylarının da yer aldığı dev maçlar sahne alacak. Liverpool, Manchester City, Manchester United gibi devlerin mücadele edeceği FA Cup yolunda maçlar sadece Tivibu Spor ekranlarından naklen yayınlanıyor.

    Türk Telekom’un televizyon platformu Tivibu, birbirinden özel spor içerikleriyle sporseverlere eşsiz bir deneyim sunmaya devam ediyor. İngiltere’nin en büyük ve en eski kupalarından FA Cup’ta finale doğru ilerlerken çeyrek finaldeki dev eşleşmeler futbolseverleri ekran başına topluyor. Manchester United ile eşleşen Liverpool ve Newcastle United ile karşılaşacak olan Manchester City ligdeki yarışlarının yanına FA Cup yarışını da ekleyerek sezon sonu kupayı müzesine götürmek istiyor. 16-17 Mart tarihlerinde oynanacak FA Cup çeyrek final mücadeleleri Tivibu Spor’dan canlı izlenebilecek.

    City, United, Liverpool ve daha fazlası Tivibu’da

    FA Cup’ta önceki turlarda rakiplerini kolay geçerek çeyrek finale ismini yazdıran Manchester City, Manchester United, Liverpool ve Chelsea gibi takımlar çeyrek final eşleşmelerinde karşılaşıyor. 16 Mart Cumartesi günü saat 15:15’te Wolverhampton, Championship ekibi Coventry City ile karşılaşırken, 20:30 seansında kupanın favorilerinden Manchester City, Newcastle United ile karşı karşıya geliyor. Beklentilerin altında bir sezon geçiren Chelsea 17 Mart Pazar günü saat 15:45’te Championship lideri Leicester City ile karşılaşırken sezonun formda bir diğer ekibi Liverpool, 18:30’da Old Trafford’da Manchester United’ın karşısına çıkacak.

    Premier Lig’de liderlik yarışını sürdüren Liverpool’un ve Manchester United’ın yanı sıra sevilen İngiliz ekiplerin de yer aldığı FA Cup çeyrek final turu maçları 16-17 Mart tarihlerinde sadece Tivibu Spor’dan canlı izlenebilecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Teknosa'dan Ramazan Ayına Özel Bütçe Dostu Kampanyahaberi

    Teknosa'dan Ramazan Ayına Özel Bütçe Dostu Kampanyahaberi

    Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa, Ramazan ayına özel kampanyası ile onlarca üründe birbirinden cazip fırsatları tüketicilerle buluşturuyor.

    Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarının keyfini artıracak kampanyalarıyla müşterilerine cazip indirim fırsatları sunuyor. 21 Mart tarihine kadar geçerli olacak kampanya kapsamında mutfak aletlerinden aksesuarlara, pratik yardımcı ürünlerden tablet seçeneklerine kadar pek çok kategoride ürüne avantajlı fiyatlarla sahip olmak mümkün.

    Ramazan sofralarını hazırlarken kolaylık sağlayacak fritözlerden mikserlere, mutfak robotlarından kahve makinelerine kadar onlarca üründe bütçe dostu alışveriş fırsatları meraklılarını bekliyor. Arzum A Technomix Blender Seti 1.299 TL, Fakir Ojo Cam Su Isıtıcı 1.299 TL, Philips Avance Collection XXL Sıcak Hava Fritözü 4.699 TL, Arzum Mutfak Robotu 2.799 TL, Philips Kahve Makinası 1.999 TL’den satışa sunulurken, Acer Iconia M10 Tablet sadece 4.799 TL etiket fiyatıyla teknolojiseverlerle buluşuyor. 

    Preo’dan Avantajlı Ürünler 

    Teknosa’nın öz markası Preo’da da 15-18 Mart tarihleri arasında Ramazan ayına özel uygun fiyatlı alternatifler bulunuyor. Preo Tost Makinesi 2.299 TL, Preo Inox Çay Makinesi 1.399 TL, Preo Çay Makinesi 1.699 TL’den alıcılarını bekliyor.

    Ramazan ayına özel kampanyadan yararlanmak için Türkiye genelindeki Teknosa mağazalarını veya Teknosa.com’u ziyaret edebilirsiniz.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Acer, mobil halde çalışan kullanıcılar ve öğrenciler için Chromebook 315 dizüstü bilgisayar ile pratik kullanım ve üretkenliği zirveye taşıyorhaberi

    Acer, mobil halde çalışan kullanıcılar ve öğrenciler için Chromebook 315 dizüstü bilgisayar ile pratik kullanım ve üretkenliği zirveye taşıyorhaberi

    Uzun pil ömrü, hızlı yükleme süreleri ve parlama önleyici ekranıyla öne çıkan Chromebook 315 (CB315-3H) ile Acer, hareket halinde çalışan kullanıcıların verimliliğini artırmaya odaklanıyor

    Acer, özellikle ev ya da ofis dışında çalışan yetişkinler, üniversite öğrencileri ve hareket halinde olmayı seven teknoloji tutkunlarına yönelik tasarladığı Chromebook 315 dizüstü bilgisayarını satışa sundu. Esnek çalışma saatlerinde kullanıcıların daimi eşlikçisi olma özelliğiyle dikkat çeken Chromebook 315, güç adaptörüne ihtiyaç duymadan, tek şarjla 12,5 saate varan kullanım ömrüyle kesintisiz ve verimli bir mobil çalışma süresi vadediyor. Chromebook 315, gün ışığı kaynaklı yansımaları azaltmak üzere tasarlanan parlama önleyici özelliğe sahip ekranı ile kullanıcılara yüksek performansla sorunsuz bir gün içi kullanım rahatlığı sağlıyor. Modern ve zarif tasarımı, 15,6 inç büyüklüğündeki ekranı, hızlı açılış süresi, basitleştirilmiş arayüz ve hızlı işlemci gibi özellikleriyle de kusursuz mobil çalışma deneyimine katkı sağlayan Chromebook 315, kesintisiz iş yapabilme kapasitesini artırıyor.  

    Çevik işlem performansı, kesintisiz iş hacmi

    Kullanıcı dostu arayüz, güçlü güvenlik özellikleri, uzun pil ömrü gibi Chrome OS’in sunduğu avantajlarından maksimum seviyede yararlanan Chromebook 315, yaklaşık 8 saniyelik başlatma süresi ile zaman kaybettirmiyor ve üretkenliği en üst seviyeye taşıyor. Düşük güç tüketimli ve günlük görevlerde fonksiyonelliği artıran Intel Celeron işlemcisiyle Chromebook 315, kullanıcılar için akıcı bir deneyim vadederken yalnızca 9,5 mm kalınlığındaki ekran çerçeveleri birden fazla dosyanın hızlı ve kolay bir şekilde aynı anda önizlenebilmesine katkı sağlıyor. Cihaz, ek olarak klavyede entegre sayısal tuş takımı ile daha fonksiyonel ve sayısal odaklı kullanıcıların da rahatlığı odağa alınıyor.  

    Intel® Gigabit Wi-Fi ve 2×2 MU-MIMO’ya (Çok Kullanıcılı Çoklu Giriş ve Çoklu Çıkış) sahip stratejik olarak yerleştirilmiş Wi-Fi 5 (802.11ac) kablosuz anteni ile Chromebook 315, kablosuz gücü kesintisiz şekilde mümkün kılarak çıtayı yükseltiyor. Daha hızlı kablosuz bağlantı hızlarına ulaşan kullanıcılar, tüm görevlerde esneklik ve konforun tadını çıkarırken tek seferde daha fazla kablosuz cihaz kullanabilme yetisine de kavuşuyor.  

    Her an, her yede, hep bağlı kalın

    Pazarının ve bulunduğu ürün yelpazesinin en iyisi bağlantı seçeneklerini de kullanıcılarla buluşturan Chromebook 315 sahip olduğu iki adet USB Type-C bağlantı noktası ile bir yandan sağladığı ultra hızlı veri aktarımının yanı sıra, her iki uçtaki USB 3.1 Type-C™ konektörü ile de kolay bağlantının kapılarını aralıyor. USB 2.0’dan 10 kat daha hızlı olan iki USB 3.1 Type-C bağlantı noktasına ek olarak Chromebook 315, iki USB 3.0 Type A bağlantı noktasını da kullanıcıyla buluşturuyor. 

    Fiyat ve Bulunabilirlik

    Acer Chromebook 315 (CB315-3H) dizüstü bilgisayarlar, halihazırda Teknosa üzerinde 5.999 TL’den başlayan fiyatlarla satışta. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 2023'te Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki bilgisayarlarda 110 milyondan fazla tehdit tespit edildihaberi

    2023'te Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki bilgisayarlarda 110 milyondan fazla tehdit tespit edildihaberi

    Kaspersky tarafından düzenlenen Cyber Security Weekend – META 2024 etkinliğinde, uç noktalara (dizüstü veya masaüstü tüm bilgisayarlar) yönelik siber tehditlerin 2023 yılında da devam ettiği açıklandı. 2023 yılında Kaspersky uç nokta çözümleri Orta Doğu’da toplam 72,7 milyon tehdit engellendi. Afrika’da bu rakam 36,7 milyon, Türkiye’de ise 9,4 milyon olarak kaydedildi. Bu saldırılardan potansiyel olarak etkilenebilecek kullanıcıların payı Orta Doğu için %41, Afrika bölgesi için %44 ve Türkiye için %38 olarak şekillendi. 

    Etkili uç nokta koruma çözümleri önemli olmakla birlikte, kalın istemciler olarak nitelenen dizüstü ve masaüstü bilgisayarları Siber Bağışıklı işletim sistemi çalıştıran ince istemcilerle değiştirerek uç noktalara yönelik siber tehdit riskini en aza indirmek mümkün.

    İnce istemciler, dünyanın dört bir yanındaki kurumsal ağlarda düşük maliyetle çalışma alanları kurmak için kullanılıyor. Ancak geleneksel işletim sistemi (Linux, Windows tabanlı) kullanan bir ince istemci, farklı türdeki uç nokta saldırıları tarafından tehlikeye atılabilir. Bu nedenle Kaspersky, gelişen siber tehditlere yanıt olarak Siber Bağışıklık yaklaşımını destekliyor.

    Kaspersky, küresel bir ince istemci üreticisi olan Centerm ile ek antivirüs koruma araçları gerektirmeyen dünyanın ilk Siber Bağışıklığa sahip ince istemcisi olan Kaspersky Thin Client’ı (KTC) üretti. KTC, secure-by-design ilkesi ve Siber Bağışıklık yaklaşımı doğrultusunda yönetilebilir, güvenli ve işlevsel bir ince istemci altyapısı oluşturmaya olanak tanıyor. Yapısındaki teknik ve mimari gelişimlerin kombinasyonu, geleneksel ince istemcilere kıyasla siber saldırılara karşı daha dirençli olmasını sağlıyor.

    Çözümün merkezinde tescilli bir mikro çekirdek işletim sistemi olan KasperskyOS yer alıyor. KTC, geleneksel ince istemcilerde yaygın olan çok çeşitli güvenlik açıklarından yararlanma olasılığını ortadan kaldırıyor. Çözümün bir diğer bileşeni olan birleşik yönetim konsolu, ince istemci altyapısının hem yaşam döngüsü yönetimini hem de izlenmesini basitleştiriyor.

    Kaspersky Thin Client – bulut ve hibrit çalışma alanları için yeni nesil uç nokta çözümü

    Kaspersky Thin Client, benzer görevlere sahip çok sayıda iş istasyonunun ve standart bir dizi uygulamanın kullanıldığı birçok alan için uygun. Bunlar arasında kamu sektörü, eğitim kurumları, üretim, yakıt ve enerji sektörü, sağlık hizmetleri, finans kuruluşları, perakende ve diğerleri yer alıyor.

    Aswant Distribution İş Geliştirme Direktörü Fazlirizam Mohammed Nor, “Siber Bağışıklı ince istemcileri belediyeler, ulaşım ve eğitim tesisleri dahil olmak üzere birçok sektörde yaygınlaştırıyoruz. Bazı durumlarda Kaspersky’nin Siber Bağışıklı ince istemci çözümünün standart uygulamaları çalıştıran bilgisayarların yerini alması için büyük bir potansiyel görüyoruz. Bu, uç noktalara yönelik talebi karşılamanın uygun maliyetli ve güvenli bir yoludur” dedi.

    KasperskyOS İş Geliştirme Lideri Victor Ivanovsky, şunları ekledi: “Araştırmalar, geleneksel işletim sistemleriyle çalışan ince istemcilerin basit bir araçla dakikalar içinde hacklenebileceğini ve kullanıcıları gözetlemek ve gizli verileri ele geçirmek için kullanılabileceğini gösteriyor. İnce istemci geliştirmenin geleceğinin Siber Bağışıklık tarafından belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Siber Bağışıklık sistemine yapılan saldırılar etkisiz kalır – sistem agresif saldırı ortamında bile çalışmaya devam eder ve potansiyel saldırganları durdurur. KasperskyOS çözümlerimiz iş ortaklarımız ve müşterilerimiz tarafından titizlikle test edildi. Siber güvenliğin geleceğinin Siber Bağışıklıkta yattığı ve bu geleceğin burada, şimdi gerçekleştiği konusunda son derece eminim.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Günümüzün Bilinmeyen Dünyası: Yapay Zekâhaberi

    Günümüzün Bilinmeyen Dünyası: Yapay Zekâhaberi

    Teknolojinin kısa sürede çok hızlı bir şekilde yenilenmesi sonucunda yapay zekâ pek çok mesleği etkiledi. Bazı mesleklerin yapay zekâ sayesinde yok olacağı düşünülürken, yeni meslek grupları da hayatımızda yer etmeye başladı. Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şadiye Deniz ve EÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Yazılımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aybars Uğur, yapay zekânın günümüzdeki konumu ile alakalı bilgiler verdiler.

    Yapay zekânın gazeteciliğe olan etkisine değinen Prof. Dr. Şadiye Deniz, “Yaşadığımız çağın dijital kültür çağı olması nedeniyle, her sektörün köklü değişimlere uğradığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Gazetecilik de bu köklü değişimden bağımsız değildir. Şüphesiz ki dijital kültür çağının en çok tesir ettiği alanlardan biri de gazetecilik oldu. Yeni çıkan her teknolojinin gazeteciliği etkileyeceği hatta yok edeceğine dair endişeler her daim olmuştur. Şu an yapay zekâ için duyulan endişeler bir dönem radyo ve televizyon için de duyuluyordu. Özellikle yapay zekânın kaynak ve tasarruf bakımından kolaylık sağladığı ve haber yazma, başlık bulma gibi temel gazetecilik fonksiyonlarını üstlendiğini görüyoruz. İletişim teknolojilerindeki gelişmelere bakıldığında iletişim araçlarının değişime uğradığını söyleyebiliriz ancak kökten değiştiren ve tahrip eden bir özelliğinin olduğunu söyleyemeyiz” dedi.

    “İyi gazeteciler her daim var olacak”

    Yapay zekâ ile yapılmış bir haberin editöryel süreçten geçmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz,  “Bu gibi teknolojiler, kötü niyetli kişiler tarafından kullanılırsa, dezenformasyonun artmasına neden olabilir. Sahte haberler, hakaret ve asılsız söylemler üretebilir. O zaman da bu tarz haberlerden kim sorumlu olacak? Etik çerçeveden nasıl değerlendirilecek? Böyle bir gerçeklikten söz ediyoruz. Yapay zekâ ile yapılmış bir haberin mutlaka editöryel bir süreçten geçmesi, kontrol edilmesi gerekmektedir. Öğrencilerime her daim üç tavsiyede bulundum. Öncelikle hangi çağ olursa olsun belirli bir entelektüel seviyeye sahip olunması gerekiyor. Haber faktörlerini bilip iyi bir Türkçe ’ye sahip olmak ve haberin yazımından, Photoshop gibi işlemlere dek hâkim olunması gerekiyor. Çağ değişse de iyi gazetecilik yapan gazetecileri, ortadan kaldıramayacak” dedi.

    “Yapay Zekâ, pek çok farklı alanda kullanılabilir”

    Gazetecilik mesleği için yapay zekâda uzmanlaşmanın altını çizen Prof. Dr. Aybars Uğur, “Gazetecilik mesleğinin diğer pek çok meslekte olduğu gibi özellikle Üretken Yapay Zekâdaki gelişmelerden etkileneceğini düşünüyorum. Üretken Yapay Zekâ, orijinal içerik üretebilen yapay zekâdır. ChatGPT, Gemini, Stable Diffusion, Midjourney, DALL-E gibi, verilen komutu veya soruyu işleyerek istenen özelliklere sahip görüntü, yazı ve video üretebilen yapay zekâ uygulamaları hızlı içerik üretimi, bilgi araştırma, dil çevirisi gibi işlemleri yaptığı için önümüzdeki zamanlarda gazetecilik mesleğini derinden etkileyeceğini söyleyebilirim. 2017 yılından itibaren ivmelenmeye başlayan Üretken Yapay Zekâ uygulamalarının öneminin artıp, pek çok alanda kullanılabileceği öngörülmektedir. Günümüzde yapay zekanın gerçek dünyadan elde edilip kullanılan veriler nedeniyle yanlı ya da önyargılı kararlar üretebilmesi sorunu gerçek dünyada yaygın kullanılabilmesinin en önemli sorunudur. Hukuksal sorunlar ve belirsizlikler konusunda daha atılması gereken adımlar vardır. Üretken Yapay Zekâ ile yazı, görüntü, video, ses, kodlama ve yazılım üretebilme yapay zekâ araçlarının yapabildikleri arasındadır” dedi.

    Yapay Zekânın hemen hemen tüm alanlarda kullanılmaya ve yaygınlaşmaya başladığını ifade eden Prof. Dr. Uğur, “Tıp, savunma sanayi, finans, bankacılık, tarım ve eğitim gibi birçok kritik alanda büyük dönüşümlerin yaşanması olasıdır. Örnek olarak kişiselleştirilmiş tıp veya eğitim olanakları yaygınlaştırılabilecek, iş hayatında ve enerji alanında da verimlilik artırılabilecek, daha ileri özellikler içeren akıllı şehirler oluşturulabilecek, ulaşımda kazaların sayısı ve olumsuz etkileri azaltılabilecektir. Mimaride, görsel tasarımlar hızlı ve kaliteli bir şekilde yapılabilecek, istenen özelliklere göre video üretebilen uygulamalar sayesinde film endüstrisinde de dönüşümler yaşanabilecektir. Bununla birlikte, dünyada ve yapay zekâ alanındaki olumlu veya olumsuz durum ve olaylara bağlı olarak beklenmeyen daha farklı gelişmeler de ortaya çıkabilir” dedi.

    “Yapay Zekâ sayesinde sektördeki rekabet artacak”

    Prof. Dr. Uğur, “Yapay Zekâ bir süredir kod üretebilir hale gelmiştir. Bu durum verimliliği artırdığı gibi otomasyonu da beraberinde getirdiğinden, özellikle farklı alanlardaki insanların kodlama öğrenme zorunluluğunu önemli ölçüde ortadan kaldırabilecektir. Ancak yapay zekâ, her alanda olduğu gibi kodlamada da ciddi hatalar yapabilmektedir. Yazılım geliştirmede test ve hata ayıklama süreci bilindiği gibi kritik bir öneme sahiptir. Kısa ve orta vadede yazılım geliştiricilerin sayısının azalabileceğini, yazılım üretebilen araçları iyi tanıyıp yönetebilen, hatalarını hızlı bir şekilde bularak düzeltebilen günümüzden daha farklı ve ileri niteliklere sahip yazılım geliştiricilerin yetişmesi gerekeceğini düşünmekteyim. Üretilen kodları uç alanlara ve özel gereksinimlere göre de düzenleyebilen yazılım geliştiricilere ihtiyaç duyulabilecektir. Yapay Zekâ ile yazılım geliştirme süreçlerinin hızlandırılması, daha büyük ve ileri yazılımlar yapılabilmesini de sağlayabilecek, sektördeki rekabeti de farklı bir boyuta taşıyabilecektir” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dünya Uyku Gününde Bonus Yalıtım'dan Doğru Ses Yalıtımı İçin 10 Altın Önerihaberi

    Dünya Uyku Gününde Bonus Yalıtım'dan Doğru Ses Yalıtımı İçin 10 Altın Önerihaberi

    2018 yılından bu yana yeni binalarda zorunlu olan Ses Yalıtımı, insan sağlığı açısından önemi tartışılmaz olan uyku sağlığı için de büyük önem taşıyor. Sağlık profesyonelleri ve sağlık odaklı STK’lar, uyku bozukluğunun çeşitli zihinsel ve fiziksel sorunlara, gün içerisinde dikkat dağınıklığı ve performans kaybına yol açabileceğine ve yaşam kalitesinin bozulmasına neden olacağına dikkat çekiyorlar. Solunum rahatsızlıklarından trafik kazalarına pek çok olumsuz durumla ilişkilendirilen uyku bozukluğunun nedenleri arasında gürültü kirliliği de yer alıyor. Birçok ailenin aynı yapı içerisinde yaşadığı modern apartman hayatında sadece dış duvarlarda değil, tüm iç komşu duvarlarda da kaliteli ses yalıtımı, kaliteli bir uyku için konfor ortamı sağlıyor.

    Dünya Uyku Günü, vücudumuzu dinlendiren ve yaşam için gerekli bir onarım süreci olan uyku konusunda tüm dünyada farkındalık oluşturmak için Dünya Uyku Derneği liderliğinde 2008 yılından beri her yıl kutlanıyor. Hekimler, sağlık kuruluşları ve sağlık konusunda aktif Sivil Toplum Kuruluşları, uyku bozukluğunun çeşitli zihinsel ve fiziksel sorunlara, gün içerisinde dikkat dağınıklığı ve performans kaybına yol açabileceğine ve yaşam kalitesinin bozulmasına neden olacağına dikkat çekiyorlar. 

    Doğru Ses Yalıtımı İçin 10 Altın Öneri

    Yalıtım sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli tek Türk markası Bonus Yalıtım’ı bünyesinde barındıran Eryap Grup’un Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, uyku bozukluğunun nedenleri arasında gürültü kirliliğinin de yer aldığını vurguladı ve ses yalıtımının, farklı ailelerin birlikte yaşadığı binalarda uyku kalitesi açısından önem taşıdığını ifade etti. 

    Sadece inşaat aşamasında değil sonradan da binalarda uygulanabilir ses yalıtımı için kullanılabilecek en doğru malzeme olan taş yünü; sadece ses yalıtımı değil, ısı ve yangın yalıtımında göstermiş olduğu yüksek performans ile de dikkat çekiyor. Taş Yünü ile çatı, cephe, döşeme, ara bölme ve komşu duvar gibi alanlarda uygulama yaparak kaliteli ses yalıtımı yapılabileceğini vurgulayan Tolga Ceylan, iyi ve doğru bir ses yalıtımı için dikkat edilmesi gerek 10 maddeyi şöyle sıraladı:

    • Ses kaynağının frekansına göre farklı yoğunluklarda taş yünü kullanılmalı,
    • Yapılan hesaplamalara göre uygun taş yünü levha kalınlıkları belirlenmeli,
    • İki duvar arasında her iki yönde de taş yünü kullanılmalı,
    • Taş Yünü levhalar arasında hava boşluğu bırakılmalı,
    • Kullanılacak olan tuğlalar yatay delikli seçilmeli, alçı levhalar ile yapılacak ise her bir duvar için çift alçı levha kullanılmalı ve şaşırtmalı döşenmeli,
    • İki duvarın farklı yüzey ağırlıkları olmalı,
    • Duvarlar arası hava köprüsü olmamalı,
    • Duvarlar birbirine sesi ileten malzemeler ile bağlantılı olmamalı,
    • Duvarlarda ses köprüsüne sebebiyet verebilecek bağlantı elemanları montajında ses yalıtım bandı kullanılmalı,
    • Kolon, kiriş ve döşemelerden geçebilecek sesler için duvar köşelerinde önlemler alınmalı.

    Kaliteli Uyku ve Konforlu Mekanlar için İç ve Dış Duvarlarda Ses Yalıtımı

    Kentleşme paralelinde birçok ailenin binalarda bir arada yaşadıklarını vurgulayan Tolga Ceylan, “Ses yalıtımı, aynı yapı içerisinde konforlu bir yaşamın ana gereksinimlerinden biridir. Binalarda ses yalıtımı, sadece dış duvarlar için değil, tüm iç komşu duvarlar için de önem taşır ve yönetmeliklere uygun kalınlıklarda yapılmalıdır. Komşu duvarlarda ses yalıtımı yapmak, zihnimizin ve vücudumuzun ihtiyacı olan kaliteli uyku için uygun ortam oluşturmanın yanı sıra, hem kendi yaşam alanınızın gürültüden korunmasını hem de komşularınıza daha az rahatsızlık vermenizi sağlar. Volkanik kayaçlardan elde edilen mineral, inorganik taşların elyaf haline getirilmesiyle üretilen, ekolojik sisteme uyumlu ve çevre dostu Bonus Taş Yünü ürünümüz dış duvarların iç yüzeylerinde, iç bölme ve komşu duvarlarda, merdiven ve asansör boşluklarına bitişik duvarlarda ve ahşap karkas yapıların içten giydirilmesinde kullanılır. Sektörümüzün en modern tesisi olan Hendek Sakarya tesislerimizde üretimini gerçekleştirdiğimiz Bonus Taş Yünü ürünümüz, binalarda ses yalıtımın yanı sıra ısı, su ve yangın yalıtımı da sağlar.” dedi.

    Uyku İnsan Sağlığı ve Yaşam Kalitesi Üzerinde Doğrudan Etkili

    Uzman görüşleri ve araştırmalar, uyku eksikliğinin sağlık sorunlarının yanı sıra, dikkat dağınıklığına ve zihin işlevlerinde bozulmaya yol açarak psikolojik rahatsızlıklar, iş yeri ve trafik kazaları, iş performansında azalma gibi olumsuz durumları tetikleyebildiği görüşünde birleşiyor. Öte yandan sağlıklı bir uyku düzeni, obezite ve hipertansiyon gibi sağlık durumlarının, depresyon ve Alzheimer dahil olmak üzere pek çok rahatsızlığın olumsuz gelişimini azaltabiliyor. Uyku kalitesi, insan sağlığını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği, Türk Toraks Derneği, Uyku Derneği, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği, Türk Nöroloji Derneği başta olmak üzere STK’lar, akademik kurumlar ve sağlık kuruluşları, uyku konusunda her yıl Mart ayının ikinci veya üçüncü Cuma günü kutlanan Dünya Uyku Günü için basın bildirileri yayınlıyorlar.

    Ses Yalıtımı 2018’den Bu Yana Yasal Zorunluluk 

    Uyku eksikliği ya da bozukluğunun nedenleri arasında, beslenme düzensizliği, yüksek stres ve hatta elektronik cihazların aşırı kullanımının yanı sıra, gürültü kirliliği de yer alıyor. Kaliteli malzemelerle ve yönetmeliklere göre yapılmış Ses Yalıtımı, yaşam alanlarında gürültü kirliliğini azaltıp, uyku için konforlu bir ortam oluşturmanın en etkin yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1 Haziran 2018’de yürürlüğe giren Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik uyarınca, yeni binalarda Ses Yalıtımı uygulanması zorunlu tutuluyor.

    Gürültü Kirliliği, Uyku Bozukluklarının Yanı Sıra Beyin Fonksiyonlarını ve Bedensel Sistemleri de Olumsuz Etkiliyor

    Yalıtım sektörünün yüzde 100 yerli sermayeli tek Türk markası Bonus Yalıtım’ı bünyesinde barındıran Eryap Grup’un Satış ve Pazarlama Müdürü Tolga Ceylan, ses yalıtımının insan sağlığı açısından önemine dikkat çekti ve iyi ses yalıtımı konusunda bilgiler aktardı. Gürültü kirliliğinin, uyku bozukluklarının yanı sıra başka olumsuz durumlara da yol açabildiğini belirten Tolga Ceylan, “Bilimsel araştırmalar, gürültü kirliliğinin sadece beyin fonksiyonlarını değil, tüm bedensel sistemleri de etkilediğini gösteriyor. Uzun süre gürültüye maruz kalmak dikkat bozuklukları, baş ağrısı, kan basıncında yükselme, sinirlilik, yorgunluk, uyku bozuklukları, iş yapabilme yeteneğinde azalma, stres ve bunlara bağlı olarak uzun dönemde hastalık oluşması riskini artırıyor. Gürültü kirliliğinin etkilerini yalıtımla en aza indirmek mümkün” dedi.

    Bilgi için: 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Enerjisa Enerji'den İşimin Enerjisi ile Türkiye'nin Enerji Verimliliği hedeflerine büyük katkıhaberi

    Enerjisa Enerji'den İşimin Enerjisi ile Türkiye'nin Enerji Verimliliği hedeflerine büyük katkıhaberi

    Enerjisa Enerji, ‘İşimin Enerjisi’ çatısı altında hayata geçirdiği yenilenebilir enerji uygulamalarıyla enerji tüketiminde tasarrufu ve verimliliği sağlamak, karbon salımını en aza indirmek için 2023 yılında da performans ve verim odaklı projeler geliştirdi.

    Enerjisa Enerji, yenilenebilir enerji portföyünde güneş enerjisi ve enerji verimliliğinin yanı sıra Rüzgâr Enerjisi Santralleri (RES) ve ısı geri kazanımı gibi uçtan uca çözümlerini müşterilerine sunuyor. Bu sayede Birleşmiş Milletler’in   sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan Enerjisa Enerji, bugüne kadar tamamlanmış ve 2024 yılında devreye alınacak Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ve enerji verimliliği projeleriyle birlikte yıllık yaklaşık 190 bin tonun üzerinde karbon salımının önüne geçecek. Yapımına 2023 yılında başlanan enerji verimliliği uygulamaları ile sağlanan yıllık enerji tasarrufu 93 bin  MWh’yi geçecek. Bunun yanı sıra sunulan Yeşil Enerji sertifikasyonu ile Enerjisa Enerji’nin portföyünde yer alan işletmelerin 2.671 GWh’lık elektrik tüketimi Yeşil Enerji ile sertifikalandırılarak yaklaşık 1.2 milyon ton karbon salımı engellenecek.

    İşimin Enerjisi çatısı altında sürdürülebilirlik ve tasarruf odaklı ürünlerle yenilenebilir enerji kullanımını artıran çözümler geliştiren Enerjisa Enerji; GES projeleri ile karbon ayak izini azaltma ve gelir yaratma imkanı sunarken, enerji verimliliği uygulamalarıyla da işletmelere yatırım maliyeti yansıtmadan önemli bir gider kalemi olan enerji maliyetinden tasarruf ettiriyor. İşimin Enerjisi projeleri ile yatırım finansmanı sağlayan, performans ve verimlilik odağında sürekli raporlama ve bakım onarım hizmeti veren Enerjisa, her geçen gün daha fazla işletmeyi sürdürülebilir enerji ile buluşturuyor.

    Performans ve verimlilik odaklı çözümler ile maksimum fayda sağlanıyor

    ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümünün oyun kurucularından biri olan lider dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, İşimin Enerjisi uygulamalarıyla yatırım maliyetini tamamen karşılayarak iş birliği yaptığı kamu ve özel sektör kuruluşlarına ihtiyaçlarına özel projeler geliştirmeye ve maksimum faydayı elde etmelerini sağlamaya devam ediyor. İşimin Enerjisi uygulamaları çerçevesinde, sürdürülebilirlik ve tasarruf odaklı ürünlerle yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı hedefleyen çözümler bir arada sunuluyor. Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefine ve yeşil dönüşüm yolculuğuna önemli katkılar sağlamak amacıyla yatırım yapan ve sektöründe liderliğini koruyan Enerjisa Enerji, gelecekte daha temiz ve sürdürülebilir bir enerji kullanımı için sektörüne öncülük ediyor.

    Hedef 2024’te 34 binden fazla hane elektriği üretmek

    GES projeleri, enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil enerji sertifikasyonu ile 2023 yılı boyunca tüm müşterilerine daha temiz ve sürdürülebilir enerjinin mümkün olduğunu uygulamalı olarak gösteren Enerjisa Enerji, 2023 yılında toplam 66,8 MWp kurulu gücündeki projelerin kurulumuna başlamış durumda. 2024 yılında tamamının faaliyete geçmesiyle birlikte, yıllık 34.188 hanenin elektrik tüketimine eş değer olan yaklaşık 102 bin MWh elektrik üretilecek. Bu çalışma sayesinde, yıllık yaklaşık 136 bin ton karbon salımının engellenmesi hedefleniyor. Bunun yanı sıra Enerjisa Enerji’nin portföyünde yer alan işletmelerin 2.671 GWh’lık elektrik tüketimi ‘Yeşil Enerji’ ile sertifikalandırılacak. Bu sertifikalandırma ile yaklaşık 1,2 milyon ton karbon salımının önüne geçilecek. Bu projeler, Enerjisa Enerji’nin çevre dostu ve sürdürülebilir enerji çözümleriyle enerji taleplerine yanıt verirken, çevresel etkileri azaltarak daha temiz bir geleceğe katkı sağlama amacını da vurguluyor.

    “İşimin Enerjisi ile Dünya’nın ortak sorunu olan iklim krizine çözüm sunuyoruz’’

    Dünyanın enerji dönüşümüyle şekillenirken yeni fırsatları da beraberinde getirdiğini belirten Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar “Dünyanın her yerinde hissedilen ve uluslararası gündemin ilk sırasında yer alan sorunun adı ortak: iklim krizi. Bugün küresel emisyonların yaklaşık yüzde 75’i enerji üretim ve tüketiminden kaynaklanıyor. Türkiye’nin en büyük enerji oyuncularından biri olarak, Enerjisa’nın bu soruna kulak tıkaması mümkün değil. ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ yaratma hayalimiz doğrultusunda bu sorunun bir parçası isek çözümün de bir parçasıyız diyor ve yatırımlarımızı bu doğrultuda yapılandırıyoruz.

    Ocak ayı başında bakanlığımızın açıkladığı Türkiye’nin 2030 yılı Enerji Verimliliği Stratejisi ve Eylem Planı’ndaki hedeflere İşimin Enerjisi gibi hem ülkemiz hem de dünyamız için çarpan etkisine sahip bir uygulama ile katkı sağlıyoruz. Hayata geçtiği günden bu yana Türkiye’nin sanayicilerini, kamu ve hizmet sektörü kuruluşlarını ve tüm işletmelerini temiz enerji ile buluşturuyoruz.

    2024 yılında rüzgâr enerjisi santrallerini de yenilenebilir enerji portföyümüze ekleyerek örnek projelerimizle müşterilerimizin karşısına çıkacağız. 2024 yılının da en az 2023 yılındaki kadar başarılı geçmesini temenni ediyor, Türkiye’de örnek hikayeler yaratan bu projeleri başarıyla hayata geçiren çalışma arkadaşlarıma, ayrıca yenilenebilir enerjinin gücüne inanan müşterilerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı