Yazar: editor

  • Kadın Çalışan Sayısı 5 Yılda 8'e Katlandıhaberi

    Kadın Çalışan Sayısı 5 Yılda 8'e Katlandıhaberi

    Türkiye sanayisindeki istihdam ve ara eleman sorununa çare kadınlar oldu. Kadınlara yönelik verilen SGK teşviki, yükselen maaş skalası ve teknolojiye bağlı olarak fiziksel iş yükünün azalmasının etkisiyle sanayide kadın istihdamına ilgi arttı. Kadınların toplam istihdam içindeki payı da yüzde 33’e ulaştı. Sanayide kadın yönetici sayısının artması gerektiğini söyleyen DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, “Kadınların iş hayatına daha fazla katılmaları, bir demokrasi ve toplumsal gelişme konusu olarak görülmelidir” dedi.

    ‘KADINLAR HEM ÜRETİMDE HEM YÖNETİMDE YER ALIYOR’

    Sanayide her geçen gün kadına verilen destek ve kadın çalışan sayısının arttığını vurgulayan, Nilsan Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı ve Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Nilüfer Çevikel, “Ancak artış oranı ve kadın çalışan sayıları istenilen düzeyde değil. Maalesef sanayide hala erkek egemen bir profil söz konusu. Hem kadın sanayici oranının artması hem de kadın yönetici oranının artması gerekiyor. Birçok fabrika da sanayiciler, özellikle ince kaynak gerektiren yerlerde kadınların daha başarılı olduğunu söylüyor.” diye konuştu.  

    ‘TOPLUMSAL GELİŞME VE DEMOKRASİ KADIN İLE MÜMKÜN’

    Kadınların kültürel çevre, aile sorumlulukları, eğitim düzeyi gibi engellerin etkisiyle iş dünyasında erkekler kadar yer alamadığının altını çizen Başkan Çevikel, “Ticareti erkeklere ait bir dünya olarak gören anlayış, kadınların da erkeklerin de zihinlerindeki ilk engeli oluşturuyor. Oysa kadınların iş hayatına daha fazla katılmaları, bir demokrasi ve toplumsal gelişme konusu olarak görülmelidir. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamda daha fazla rol aldığı bir toplum ancak nitelikli dönüşümü sağlayacaktır. Bu nedenle kadınların yaşadıkları toplumda, karar alma mekanizmalarında söz sahibi olmaları için en etkili yol iş hayatına katılmalarıdır” ifadelerini kullandı.

    ÇEVİKEL: NİTELİKLI DÖNÜŞÜM İÇİN CİNSİYET EŞİTLİĞİ ŞART

    DOSABSİAD’ın ilk kadın Başkanı olarak iş hayatındaki tüm kadınları temsilen büyük sorumluluk taşıdığını belirten Çevikel, Türkiye’de toplumsal yapının gelişimi için kadınların eğitim, çalışma hayatı ve siyasete katılımlarının büyük önem taşıdığını vurguladı. Çevikel, “Kadınların yaşadıkları toplumda söz sahibi olmaları için en etkili yol iş hayatına katılmalarıdır. Günümüzde değişime ayak uydurmak yetmiyor, dönüşümün bir parçası ve öncüsü olmak gerekiyor. Kadınların iş hayatındaki artan varlığı, inovasyonun güçlenmesine ve iş dünyasında daha dinamik ve sürdürülebilir bir ortamın oluşturulmasına da katkıda bulunmakta. Bu nedenle, iş dünyasında cinsiyet eşitliğinin sağlanması, inovasyonun teşvik edilmesi ve işletmelerin başarısını artırmak için kadın istihdamı önemli bir adımdır. Bu durum kadınların sadece kendi potansiyellerini gerçekleştirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumun genel refahına da katkı sağlar.” ifadelerini kullandı.

    ‘MESLEKİ EĞİTİM VE TEŞVİKLERLE DAHA FAZLA DESTEK SAĞLAMALIYIZ’

    Sürdürülebilir büyümenin kilit noktalarının başında yatırım ve istihdamın geldiğini, bu kilidi açabilecek en önemli anahtarın da kadınlar olduğunu vurgulayan Başkan Çevikel, “Son yıllarda iş gücüne katılım, istihdam oranları ve kadın girişimci sayımızdaki artış ülke ekonomisi adına çok değerli. Bu noktada, destekleyici politikaların ve teşviklerin artırılmasının önemli bir rol oynadığını görmekteyiz. Fakat sadece teşvikler değil kamu kurumlarımızın ve iş dünyası kuruluşlarımızın açacağı akademiler, mesleki eğitim ve kadın istihdam programları, kadınların iş hayatlarında rolünü güçlendirerek daha fazla fırsat sunacaktır. Kadınlarımızın sadece özel günlerde değil her gün gündeme gelmesi için başta sanayiciler olarak hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Bizler bu doğrultuda DOSAB’da bulunan kadın çalışanların iş hayatına adım atmalarındaki engelleri aşmak adına bir kreş kurduk ve çocuklarının bakımı konusunda desteğe ihtiyaçı olan çalışan annelerimizin endişelerini ortadan kaldırmayı hedefledik.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akbank'tan Girişim Bankacılığında Ana Banka Olma Hedefi ile Uçtan Uca Hizmet Modelihaberi

    Akbank'tan Girişim Bankacılığında Ana Banka Olma Hedefi ile Uçtan Uca Hizmet Modelihaberi

    Akbank, Türkiye’nin girişim ekosisteminin ana bankası olma hedefi ile güçlü atılımlarına devam ediyor. 2023 yılında Akbank Girişim Bankacılığı’nı hayata geçiren Banka, bu yıl da Ak Portföy ve ARYA Yatırım Platformu iş birliğinde girişimcilere özel uçtan uca hizmet modelini geliştirdi. Böylece start-up’lar ve teknogirişimler ihtiyaç duydukları finansal ürünler ile mentorluk, network ve danışmanlık gibi hizmetlere tek adresten ulaşabiliyor. 

    Akbank, girişimlere yönelik yeni nesil hizmet modelini Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında teknogirişimler ve start-up’larla buluşturacak. Girişimlerin güçlenmesi ve uluslararası arenaya açılmasında ihtiyaç duydukları tüm hizmetleri uçtan uca sunmaya hazırlanan Akbank, bu doğrultuda Ak Portföy ve ARYA Yatırım Platformu ile de stratejik ortaklık başlattı.  

    Türkiye’nin girişim ekosisteminin ana bankası olma hedefi ile güçlü atılımlarda bulunduklarını belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz; “Uluslararası arenadaki tüm zorluklara rağmen, canlılığını ve cazibesini koruyan ekosistemimizi ileri taşımak için finansal ürünler ile danışmanlık ve mentorluk gibi hizmetlerin girişimlerle buluşturulması gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda Akbank’ın gücü, deneyimi ve uzmanlığını Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında ekosistemimizin hizmetine sunuyoruz. Girişimlerin dinamik yapısına uygun olarak geliştirdiğimiz avantajlı hizmetler ve finansman ürünlerimizin yanında, Ak Portföy ve ARYA Yatırım Platformu ile oluşturduğumuz servis modeliyle girişimcilerin yanlarında olmaya hazırız. Girişimciliği, Türkiye’nin ekonomik büyümesi ve sürdürülebilir kalkınması için hayati bir unsur olarak görüyoruz. Bu doğrultuda en iyiyi ve en yeniyi sunmayı ve girişimcilerin ilk adresi olmayı hedefliyoruz” dedi.

    Hayata geçirilen iş birliği hakkında bilgi veren Ak Portföy Genel Müdürü Mehmet Ali Ersarı, “500 milyar eşiğini aşan varlık büyüklüğü ile özel sektörde Türkiye’nin lider portföy yönetim şirketi ve dünyanın en büyük 500 portföy yönetim şirketinden biri olarak, ülkemizde yatırım alanındaki güçlü dönüşümün öncülüğünü üstleniyoruz. Türkiye girişimcilik ekosistemine yönelik çalışmalarımız da bu stratejik hedefin önemli bir parçası olacak. Bugün de Akbank Girişim Bankacılığı ile Türkiye girişimcilik ekosistemine büyük katkılar sunacağına inandığımız yeni iş birliğimize adım atmanın heyecanı içerisindeyiz. Bu iş birliği, teknoloji, ihracat, kurumsal strateji, insan kaynakları, organizasyon ve dijital dönüşüm gibi konularda aynı zamanda üst düzey danışmanlar, mentorlar, yatırımcılar ve start-uplar’dan oluşan güçlü bir ekosistem de yaratacak. Oluşturacağımız bu yeni sisteminin ve Girişim Bankacılığı sinerjisinin, girişimcilerin beklentilerini fazlasıyla karşılayacağına yürekten inanıyorum” diye ekledi.

    ARYA Yatırım Platformu Kurucusu Ahu Büyükkuşoğlu Serter ise “Toplumsal ve ekonomik değer yaratarak, toplumu değiştirmek amacıyla cinsiyet dengesini gözeterek platformumuzu kapsayıcılık üzerine tekrar inşa ediyoruz. Yeni misyonumuz ile birlikte Türkiye’nin ilk cinsiyet dengeli fonunu kurduk. Cinsiyet dengesi aslında bizim kalkınma gücümüzü yansıtıyor. Bu değeri ortaya çıkarmak ve kadınların eşit fırsatlarla girişimcilik ekosisteminde yer almasını desteklemek üzere, Arya Yatırım Platformu olarak, ekonomik ve sosyal fayda odaklı çalışmalara imza atıyoruz. Yeni dönemde de Akbank’ın stratejik ortaklığında, girişimcilere yönelik daha kapsamlı destek ve fırsatlar sunarak, girişimcilik ekosistemine yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyoruz. Bu iş birliği, girişimci atölyeleri, mentorluk programları, yatırıma hazırlık programları ve Yatırımcı Günleri gibi çeşitli çalışmalar aracılığıyla kadın girişimcilerin potansiyelini ortaya çıkarmaya ve finansmana erişimlerini kolaylaştırmaya hizmet edecek” dedi.

    Alternatif Finansman ve Mentorluk Desteği

    Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında sunulan yenilikçi çözümleri uçtan uca hizmet olarak sunmak üzere özel bir servis modeli tasarlandı. Böylece banka, yatırım, mentorluk ve network odaklı güç birliği ile girişimciler, her aşamada destekleniyor.

    Bu kapsamda Akbank Girişim Bankacılığı müşterilerinin de yer alacağı 20 milyon dolar tutarındaki girişim sermayesi fonu kapsamında Ak Portföy ile anlaşma sağlandı. Ak Portföy Birinci Teknoloji Girişim Sermayesi ile minimum 300 bin dolar yatırım arayan Akbank Girişim Bankacılığı girişimlerine destek sağlanacak.  

    ARYA Yatırım Platformu iş birliğinde ise Akbank Girişim Bankacılığı müşterileri, mentor ve melek yatırımcı ağına dâhil oluyor. Erken aşama teknoloji girişimlerinin yatırım alma süreçleri için kapsamlı bir program da sunuluyor. 

    Akbank, Girişimlere Yönelik Yeni Nesil Hizmetlerini Tanıttı

    Akbank Girişim Bankacılığı teknoloji girişimlerinin ve start-up’ların, kuruluş aşamasından globale açılımına kadarki tüm aşamalarında yanlarında olacak ürün ve hizmetler sunuyor. Girişimlere özel müşteri temsilcilerinin yer aldığı yeni yapılanma kapsamında Akbank, İstanbul ve Ankara’nın ardından İzmir’de de şube dönüşümünü hayata geçirecek. Böylece teknogirişimlere özel hizmet veren Müşteri İlişkisi Yöneticilerinin yer aldığı şube sayısını 6’ya çıkaracak.

    Akbank’ın start-up ve teknogirişimlere özel tasarladığı Teknogirişim Paketi’nde yeni girişimlere masrafsızlık ve chip-para desteği, özelleştirilmiş kredi süreçleri ile iş planına dayalı kredi değerlendirmesi, sıfır faizli Ticari Artı Para, TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerine özel Teminat Mektubu oranları, teknopark ve teknokentlerde faaliyet gösteren girişimlerin kira ödemeleri için chip-para desteği, özel maaş anlaşması ve birçok ürün ve avantajlar yer alıyor. 

    Bankacılık dışı çözümlerle girişimcilerin yanında

    Akbank Girişim Bankacılığı, bankacılık dışı hizmetleriyle de farklılaşıyor. Girişimler, Mükellef ve Workhy’den yurt içi ve yurt dışı şirket kurulumu ve büyüme desteği, Kolektif House’dan ortak ve esnek ofis kullanımı, Usemagnetiq’ten dijital pazarlama desteği, Paraşüt’ten ön muhasebe çözümü ve e-fatura hizmeti, AKÖde üzerinden e-ticaret ödeme altyapısı, Microsoft üzerinden Azure kredi desteği, Malogra’dan proje ve hibe danışmanlığı, MG Legal’den hukuk danışmanlığı gibi birçok ürün ve hizmetten avantajlı şekilde yararlanıyor.

    Akbank, yeni yapılanmasıyla Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine güçlü bir destek sağlamayı hedefliyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yapay zekanın su tüketimi korkutuyor!haberi

    Yapay zekanın su tüketimi korkutuyor!haberi

    Yapay zeka modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması esnasında ekipmanların aşırı ısınmasını önlemek amacıyla soğutma sistemlerinde kullanılan suyun miktarı araştırıldı. Artan yapay zeka uygulamalarıyla 2027 yılında 4.2-6.6 milyar metreküp su tüketilebileceği tahmin ediliyor.

    Son araştırmaların GPT-3 ve BLOOM gibi modellerin ciddi miktarda su ve enerji tüketimine yol açabileceğini gösterdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “İçilebilir ve kullanılabilir suya erişmedeki zorluk insanlığın paylaştığı en acil sorunlardan biri olduğu için de bu durum oldukça endişe verici.” dedi.

    Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaşyapay zeka uygulamalarının kullandığı su kaynakları ve çevre konusunu değerlendirdi.

    “Uygulamalarının, çevresel açıdan pek çok avantajı bulunuyor”

    Yapay zeka uygulamalarının, çevresel açıdan pek çok avantajı bulunduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Yapay zeka uygulamalarıyla, enerji tüketimi analiz edilebiliyor ve potansiyel tasarruf alanları belirlenerek, enerjinin en iyi şekilde kullanılması sağlanabiliyor. Su kaynakları açısından ise su tüketimini belirleyen algoritmalar ile suya olan ihtiyaç en aza indirilerek; kısıtlı olan kullanılabilir su kaynakları korunabiliyor ve akıllı sulama sistemleriyle ürün çeşidine özel sulama sistemleri geliştirilebiliyor.” dedi.

    “GPT-3 ve BLOOM gibi modellerin ciddi miktarda su ve enerji tüketimine yol açabileceği belirtiliyor”

    Diğer yandan yapay zeka ile ilgili son araştırmalar incelendiğinde, GPT-3 ve BLOOM gibi çeşitli modellerin ciddi miktarda su tüketimi ve enerji tüketimine yol açabileceğinin belirtildiğini kaydeden Dr. Karakaşşöyle devam etti:

    Kaliforniya Üniversitesinde yapılan çalışmada, artan yapay zeka uygulamalarıyla 2027 yılında 4.2-6.6 milyar metreküp su tüketilebileceği tahmin ediliyor. Hızla artan nüfus ve tükenen doğal su kaynakları sebebiyle içilebilir, kullanılabilir suya erişmedeki zorluk insanlığın paylaştığı en acil sorunlardan biri olduğu için de bu durum oldukça endişe verici. Çeşitli yapay zeka modellerinin geliştirilmesi ve çalıştırılması esnasında ekipmanların aşırı ısınmasını önlemek amacıyla soğutma sistemlerinde kullanılan suyun miktarının net olarak belirtilmesi çevresel açısından önemli olacaktır. Bir ürün veya hizmet üretmek için kullanılan tatlı su miktarını gösteren su ayak iziyle birlikte karbon ayak izinin de çevresel açıdan sürdürülebilir yapay zeka modelleri oluşturmak için ortaya konması gerekiyor.”

    “İçilebilir ve kullanılabilir nitelikteki su kaynağı sınırlı”

    İçilebilir ve kullanılabilir nitelikteki su kaynağının sınırlı ve dünya genelinde eşit olmayan bir şekilde dağıldığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Tarımsal veya kentsel amaçlarla birlikte, yapay zeka uygulamaları için de yeraltı veya yüzeysel su kaynaklarından çekilen sular, kullanılabilir su kaynağını azaltabiliyor. Yeraltından ve yüzeysel su kaynaklarından sular çekildikten sonra, su kalitesinde meydana gelen değişim sonraki kullanımlar için su stresi seviyelerine katkıda bulunuyor. Küresel su kaynakları hem miktar hem de kalite açısından yetersiz kalarak, su kıtlığı riski ile karşı karşıya kalınabiliyor.” dedi.

    “Su kıtlığının halihazırda 4 milyar insanı etkiliyor”

    Şiddetli su kıtlığının halihazırda 4 milyar insanı, küresel nüfusun yaklaşık üçte ikisini, her yıl en az bir ay boyunca etkileyebildiğini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Küresel su sorununa entegre ve kapsayıcı yaklaşımlar getirilmediği takdirde, 2030 yılına kadar dünya nüfusunun neredeyse yarısının ciddi su sıkıntısı çekebileceği ve 2040 yılına kadar dünya genelinde yaklaşık her dört çocuktan birinin ciddi su sıkıntısı çeken bölgelerde yaşayacağı yapılan çalışmalarda vurgulanıyor. Ayrıca, yapay zeka uygulamalarının eğitildiği ve çalıştırıldığı yer ve zaman da su tüketimi açısından önemli olabiliyor.” diye bilgi verdi.

    “Yeterince farkındalık oluşmadı”

    Yapay zeka uygulamaları tarafından kullanılan su kaynaklarıyla ilgili yeterince farkındalık oluşmadığını da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş, “Uygulamaların geliştirilip, çalıştırılması esnasında tüketilen su miktarları net olarak ortaya konmadığından, suyun sürdürülebilirliğini sağlamak çok zor olabilir. Su ayak izinin belirtilmemesi, gelecekte çevresel açıdan sürdürülebilir yapay zeka uygulamaları önünde potansiyel engel de oluşturabilir. Sürdürülebilir yapay zeka uygulamaları açısından su ayak izi ve karbon ayak izinin birlikte değerlendirilmesi önemli.” dedi.

    “Yapay zeka uygulamalarının çevresel açıdan oluşturabileceği riskler ortaya konmalı”

    Yapay zeka uygulamalarının, çevre bilimi, sağlık, eğitim ve araştırma, bilimsel yayıncılık, dijital asistanlar, ulaşım ve lojistik, finans ve çeviri gibi alanlarda kullanılabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaşsözlerini şöyle tamamladı.

    Hayatımızın pek çok alanında kullanılan yapay zeka uygulamalarının çevresel açıdan oluşturabileceği riskler ortaya konmalı. Yapay zeka programları karmaşık olduğundan diğer bilgi işlem sistemlerinden daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor. Yapay zeka araçlarının tam olarak ne kadar enerji harcadığını tespit etmek ise son derece zor. 

    “Küresel ısınmanın etkileri daha ciddi hissedilebilir”

    2022 yılında yapılan bir çalışmada, BLOOM modelinin eğitilmesi sonucunda 24.7 ton karbondioksit emisyonu; ekipman üretimi ve modelin çalıştırılması sonucunda ise, 50.5 ton karbondioksit emisyonu yaydığı tahmin edilmiş. Karbondioksit sera gazı emisyonları içerisinde en büyük paya sahip olduğu görülüyor. Artan sanayileşme ve nüfus artışıyla birlikte, yapay zeka uygulamalarının da karbondioksit emisyonlarını yükseltmesiyle atmosferdeki sıcaklığın artarak, küresel ısınmanın etkileri daha ciddi hissedilebilir. 

    Küresel ısınma sebebiyle deniz seviyesi yükselmesi, buzulların erimesi, şiddetli rüzgarlar ve şiddetli yağmurların oluşumuyla birlikte, hava kalitesinin bozulması, doğal su kaynaklarının azalması, su kıtlığı ve salgın hastalıklarda artış söz konusu olabilir.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar vermiyor, aksine faydası var!haberi

    Hamilelikte diş tedavisi bebeğe zarar vermiyor, aksine faydası var!haberi

    Hamilelik döneminde diş eti problemleri ya da çürüğe yatkınlık olabileceğini, çürüğe yatkınlığın özellikle çok kusması olan kadınlarda daha fazla görüldüğünü ifade eden uzmanlar, kusma sonrası karbonatlı suyla ağzı çalkalamanın çürüklere karşı koruyucu etki gösterebildiğini vurguluyor. 

    Ağız ve diş bakım tedavilerinin hamilelik döneminde de yapılmasının tavsiye edildiğini kaydeden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu durumun bebeğe bir zararı olmaz. Aksine yapılan araştırmalar bebeğe olan faydasının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Çünkü ağız içindeki enfeksiyonlar tüm vücudu etkileyebileceği gibi kan dolaşımı ile bebeğe de geçebiliyor.” dedi.

    Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, hamilelik döneminde diş bakımı hakkında bilgi verdi.

    “Hamilelik döneminde diş eti problemleri ya da çürüğe yatkınlık olabilir”

    Hamilelik döneminde hormonlar değiştiği için ağızdaki birtakım durumlarında biraz daha alevlenebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Dolayısıyla hamilelikte ağız bakımı biraz daha önem kazanıyor. Hamilelik harici dönemde bir gün diş fırçalamamak bir sıkıntı yaratmazken hamilelik döneminde hormonların da etkisiyle ağız bakımı aksaklığı ağız içinde biraz daha problem yaratabilir. Birtakım diş eti problemleri ya da çürüğe yatkınlık olabilir. Çürüğe yatkınlık, özellikle çok kusması olan kadınlarda daha fazla olabiliyor. Bağışıklık sisteminin etkilenmesiyle birlikte de diş eti problemleri ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle rutin diş fırçalamasını aksatmamak gerekiyor.” dedi. 

    “Hamilelik döneminde diş bakımı artırılmalı”

    Hamilelikte diş bakımının yapılmayacağı bir dönem olmadığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Diş bakımının hiç aksatılmadan hatta gerekirse biraz daha artırılarak yapılması gerekir. Sadece diş fırçalamak değil diş ipi kullanımı da ağız bakımına dahil edilmelidir.” diye konuştu. 

    “İkinci trimesterde diş tedavileri daha güvenli”

    Hamilelik öncesinde ağız bakımı ve diş muayenelerinin yapılmasını tavsiye eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Eğer bu yapılmadıysa ve hamilelik döneminde de dişte sıkıntılar varsa sonraya bırakılmadan hamilelik döneminde de tedavi yapılabilir. Mümkünse diş tedavilerinin yapılmasında ikinci trimester daha güvenli görülüyor. Özellikle dişlerde bir çürüğe bağlı apse varsa gerekli tedavi yapılır.” dedi.

    “Kusma sonrası karbonatlı suyla ağzı çalkalamak çürüklere karşı koruyucu etki gösterebiliyor”

    Hamilelikte gargara kullanımını rutinde tavsiye etmediklerini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, hamilelikte sağlıklı dişler için nasıl gıdalar tüketilmesi gerektiğini de şöyle anlattı:

    “Hamilelik döneminde mide bulantısı ve kusma sık görülen bir şey olduğu için bunu telafi edecek özellikle karbonatlı ürünleri tavsiye ediyoruz. Kusma sonrası karbonatlı suyla ağzı çalkalamak ağızdaki asidik ortamı biraz daha baziğe çevirebilir ve böylece çürüklere karşı koruyucu etki gösterebiliyor.  Hamilelikte mikroorganizma dengesi ve bağışıklık sistemi biraz değişebileceği için buradaki bakterilerin çok rahat kullanabildiği yapışkan, karbonhidrattan zengin gıdaların mümkün olduğunca az tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Sakız kullanımı faydalı olabilir. Protein ağırlıklı ve pişmemiş gıdaların tüketilmesini tavsiye ediyoruz.”

    Hamilelikte diş röntgeni çekilir mi?

    Hamilelikte diş röntgeni çekilip çekilmemesi konusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Rutinde çekilmez. Ama illaki gerekli bir durum varsa gerekli önlemler alındıktan sonra diş röntgeni çekilebilir.” dedi.

    Diş tedavisinin bebeğe bir zararı var mı?

    Ağız ve diş bakım tedavilerinin, hem hamile bireyin yaşam kalitesini artırması açısından hem de ağızdaki iltihabi durumu tedavi etmesi açısından hamilelik döneminde de yapılmasının tavsiye edildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu durumun bebeğe bir zararı olmaz. Aksine yapılan araştırmalar bebeğe olan faydasının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Çünkü ağız içindeki enfeksiyonlar tüm vücudu etkileyebileceği gibi kan dolaşımı ile bebeğe de geçebiliyor. Dolayısıyla annenin ağzındaki birtakım bakteriyel durumlar bebeğin embriyo sıvısında da ortaya çıkabiliyor. Diş tedavileri gerekliyse yapılması gerektiği tavsiye edilir.” diye vurguladı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Geleceğin müzisyenleri İstiklal Marşı'mızı seslendirdihaberi

    Geleceğin müzisyenleri İstiklal Marşı'mızı seslendirdihaberi

    Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu öncülüğünde kurulan Kemer Belediyesi Cumhuriyet Bandosu, İstiklal Marşı’mızın kabul edilişinin 103’ncü yıl dönümü dolayısıyla İstiklal Marşı’mızı seslendirdi. 

    Tören Kemer Belediyesi Gençlik Orkestrası Şefi Furkan Üstündağ yönetiminde gerçekleşti.

    Kemer Belediyesi Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Eğitim ve Sanat Merkezi’nde derslerine devam eden Kemer Belediyesi Gençlik Orkestrası ve Cumhuriyet’imizin 100. yılı için kurulan Cumhuriyet Bandosu üyeleri, ders bitiminden sonra bir dakikalık saygı duruşunda bulundu ve İstiklal Marşı’mızı seslendirdi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 'Şehirdeki Yılanlar: Keşfedilmeyenler Özel' 16 ve 23 Mart Cumartesi 20.00'de National Geographic WILD Ekranlarında!haberi

    'Şehirdeki Yılanlar: Keşfedilmeyenler Özel' 16 ve 23 Mart Cumartesi 20.00'de National Geographic WILD Ekranlarında!haberi

    Simon ve Sioux, dünyanın en ölümcül yılanlarından bazılarını kurtarmaya yardım etmek için Hindistan’a gitmeden önce yeni çırakları Mbali’yi eğitmeye devam ediyor. “Şehirdeki Yılanlar: Keşfedilmeyenler Özel” 16 Mart ve 23 Mart Cumartesi 20.00’de National Geographic WILD’da izleyicilerle buluşuyor!

    Ödüllü yönetmenlerden nefes kesen belgeselleri, vahşi yaşamın gözler önüne serildiği kaliteli yapımları Türk izleyicisi ile buluşturan National Geographic WILD kanalını 

    D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 'Grand Art' Kapsamında Grand Hyatt İstanbul'un Bünyesinde Yeni Sergi: Birsen Yurdaer & Güler Güngörhaberi

    'Grand Art' Kapsamında Grand Hyatt İstanbul'un Bünyesinde Yeni Sergi: Birsen Yurdaer & Güler Güngörhaberi

    Şehrin merkezi noktasında bulunan lokasyonu ve şehirdeki sanatsal, kültürel ve mimari tasarım detaylarıyla ön plandaki Grand Hyatt İstanbul, düzenlediği özel etkinliklerle şehrin nabzını tutuyor. 4 Mart günü özel bir davetle açılan resim ve heykeli bir arada buluşturan Birsen Yurdaer & Güler Güngör sergisine ilgi çoktu. Sanatseverlerin bir araya geldiği açılışta Birsen Yurdaer’in ve Güler Güngör’ün eserleri ön gösterimle sergilendi. Sergide Karin Kutlu, Metin Yergin, Ferah Türel, Yasemin Yazıcı, Handan Ercengiz gibi önemli isimler bir araya geldi.   

    Küratör İsmail Öklügil ve Küratör Yardımcısı Merve Kaymak’ın rehberliğinde düzenlenen bu sergi, sanatseverler için benzersiz bir deneyim sunmakta. Grand Hyatt İstanbul “Grand Art” platformu ile çağdaş sanatı desteklediği bu özel sergisine, sanatın gücünü ve etkisini keşfetmek isteyen herkesi bekliyor. Birsen Yurdaer’in doğanın desenleri, geometrik uyumları ve fraktalları, üç boyutlu tuvaller üzerinde farklı malzemelerle bir araya getirildiği “Natural Context – Doğal Bağlam” koleksiyonundaki tabloları ile Güler Güngör’ün insanlığın ve çağımızın özeti olan farklı formları ve materyalleri bir araya getirerek insanlığın içinde bulunduğu dönemin karmaşıklığını ve değişimini yansıtan heykellerini “Ups & Downs – İnişler ve Çıkışlar” koleksiyonunda buluşturan bu sergi, 5 Mart – 4 Mayıs 2024 tarihleri arasında Grand Hyatt İstanbul’da ziyaret edilebilir.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen “Ramazan Ayı Çocuk Şenliği" etkinlikleri; Kervansaray Kültür Merkezi'nde, çocukların yoğun ilgisiyle başladıhaberi

    Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen “Ramazan Ayı Çocuk Şenliği" etkinlikleri; Kervansaray Kültür Merkezi'nde, çocukların yoğun ilgisiyle başladıhaberi

    Gölcük Belediyesi; “Ramazan Ayı Çocuk Şenliği” etkinlikleri Kazıklı Kervansarayı Kültür Yapısı’nda başladı. Hacivat, Karagöz, Kavuklu, Pişekar ve çocuk etkinliklerinin yer aldığı interaktif ve gölge tiyatro oyunları ile hem yetişkinler hem de çocuklar geleneksel Ramazan akşamı atmosferini doyasıya yaşayarak, eğlendiler.

    RAMAZAN AKŞAMLARI COŞKUSU ULAŞLI’YA TAŞINACAK

    İlçenin 10 ayrı noktasında düzenlenecek Gölcük Belediyesi Ramazan ayı Çocuk Şenliği; 15 Mart Cuma akşamı Ulaşlı Gençlik Merkezi’nde, 16 Mart Cumartesi günü Yazlık Kültür Merkezi, 19 Mart Salı günü Değirmendere Kültür Merkezi, 22 Mart Cuma günü Şirinköy Kültür Merkezi, 26 Mart Salı akşamı Gölcük Kongre Sarayı, 28 Mart Perşembe günü Gölcük Sanat Galerisi, 29 Mart Cuma günü İhsaniye Düğün Salonu, 2 Nisan Halıdere Meydan, 4 Nisan Perşembe günü Değirmendere Yalı Evleri Amfi Tiyatro son olarak da 06 Nisan Perşembe günü Kazıklı Kervansarayı Kültür Yapısı’nda çocuklarla buluşacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Bor Sanat Konuşmalar Serisi: Deneyimler/ Tanıklıklar Başlıyorhaberi

    Bor Sanat Konuşmalar Serisi: Deneyimler/ Tanıklıklar Başlıyorhaberi

    Bor Sanat tarafından düzenlenecek “Bor Sanat & Konuşmalar – ‘Deneyimler/ Tanıklıklar’” konuşma serisinin ilkinde Türk sanatının son 40 yılı ve bugünü her yönüyle ele alınacak…

    Bor Holding’in kültür ve sanat faaliyetlerini, yaygınlaştırma ve toplumla buluşturma misyonuyla hayata geçirdiği Bor Sanat, “Bor Sanat & Konuşmalar ‘Deneyimler/ Tanıklıklar’” konuşma serisinin ilkini 14 Mart’ta Minoa Pera’da gerçekleştiriyor. Her ay düzenlenecek konuşma serisinde sanat dünyasının tecrübeli isimlerini bir araya getirmeye hazırlanan Bor Sanat; bu ilk etkinliğinde sanat dünyasına katkılar sunan üç başarılı kadın rol modelini, küratör-sanat eleştirmeni Beral Madra, heykel sanatçısı akademisyen Meriç Hızal ve Galeri Apel’in kurucusu Nuran Terzioğlu ile sanatseverleri buluşturacak.

    Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün’ün moderatörlüğünde mesleki kariyerlerinin önemli kesişimlerini, kişisel tarihlerini, kadın olma hallerini aktaracak olan konuşmacılar,  Türkiye’de sanatın son kırk yıllık gelişimine ve bugününe ilişkin yorumlarını katılımcılarla paylaşacak. 

    Bor Sanat kurulduğu ilk günden bu yana, eğitimler, etkinlikler ve sergiler ile başta çocuklara yönelik sosyal sorumluluk çalışmaları olmak üzere çok sayıda projeye imza attı.

    Program:

    Sanat & Konuşmalar I  “Deneyimler/ Tanıklıklar”

    Tarih: 14 Mart Perşembe

    Saat: 18:00 – 20:00

    Yer: Minoa Pera Konferans Salonu, Şişhane

    Konuşmacıların Özgeçmişleri:

    Nuran Terzioğlu/  Sanat galerisi yöneticisi- küratör: 

     1965 yılında İstanbul’da Amerikan Kız Koleji’nden mezun oldu. Almanya’da Kunstschule Westend ve Offenbach Werkkunstschule’de, daha sonrasındaysa Amerika’da, Maryland Üniversitesinde sanat eğitimleri aldı. 

     

    1983-1994 yılları arasında, Ankara’da Tanbay ve Urart sanat galerilerinde yönetici, 1996-1997 yılları arasında Bilkent Üniversitesinde sanat etkinlikleri koordinatörü olarak çalıştı. 1990’da SANART kurucu üyeleri arasında yer alarak, bu kapsamda 1992’de “Toprak ve Lif” ile ilk kez uluslararası bir sergi düzenledi. 1998 yılında İstanbul’da Galeri Apel’i kurarak, davetli olarak gittiği Belçika, Almanya, İtalya ve Japonya gibi ülkelerde konulu sergiler tasarladı.

    Beral Madra/ Sanat eleştirmeni ve küratör:

     Beral Madra, sanat eleştirmeni ve küratör, Galeri BM and BM Çağdaş Sanat merkezi ve Arşivi kurucusu ve yöneticisi (1980’den günümüze); Istanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Fotograf sanatçısı Teoman Madra ile evli, çocukları Tulya Madra (tasarımcı) and Yahya Mete Madra (siyasal ekonomist).

    1.(1987), 2. (1989) İstanbul Bienallerini sanat yöneticisi, 43., 45., 49. 50., ve 51. Venedik Bienalleri Türkiye Pavyonu yöneticisi ve küratörü, Modernlikler ve Bellekler, İslam Dünyasından Çağdaş Sanat, 47. Venedik Bienali sergisi eş küratörlüğü. 53. (2009) Venedik Bienali Orta Asya Pavyonu, 54. (2011) Venedik Bienali Azerbaycan Pavyonu küratörlüğü. Alanica, Güney Ossetia (2013) sergisi, 3. and 4. Çanakkale Bienali (2012-2014) küratörlüğü, 8. Bükreş Bienali (2018) küratörlüğü. Yayınlar: “Identity of Contemporary Art” (1987), “Post-peripheral Flux-A Decade of Contemporary Art in Istanbul” (1996); “İki Yılda Bir Sanat” (Bienaller üstüne Yazılar) (2003); “Neighbours in Dialogue” (2005), “Maidan” Essays on Contemporary Art in South Caucasus and Middle East, BM CAC Publications, 2007. “Home Affairs”, Essays on Contemporary Art in Turkey, BM CAC Publications, 2009.

    Meriç Hızal/ Heykeltraş:

     Akademi Prof. Şadi Çalık Atölyesi mezunu. Salzburg Yaz Akademisi’nde Françesco Somaini ile heykel, Paris Güzel Sanatlar okulunda François Debord ile morfoloji, Como Desen Yaz Okulunda Marcus Lupertz ve Gerar Titus Carmel ile çalıştı. Paris, Selanik gibi ikisi yurt dışında 18 kişisel sergi açtı. I. İstanbul, Novi Sad ve 1. İzmir Bienalleri ’ne katıldı. Sırbistan Fransa İsrail Lübnan Japonya Yunanistan gibi 9’u yurt dışı 18 Uygulamalı Heykel Sempozyumuna katıldı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G gelişmiş kamera ve güvenlik özellikleri ile birlikte geliyorhaberi

    Samsung Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G gelişmiş kamera ve güvenlik özellikleri ile birlikte geliyorhaberi

    Samsung Electronics, en son mobil inovasyonları herkes için erişilebilir hale getirme konusundaki kararlılığını yansıtan iki yeni akıllı telefon modeli Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G’yi tanıttı. Galaxy A serisi, geliştirilmiş güvenlik özellikleri ve daha canlı görüntüleme deneyimiyle gelişmiş teknolojiyi erişilebilir hale getiriyor. 

    Samsung Electronics, en üstün mobil inovasyonları herkes için erişilebilir hale getirme konusundaki kararlılığını yansıtan yeni Galaxy A Serisi akıllı telefonlarını tanıttı. Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G, Knox Vault’un sağladığı kapsamlı güvenlik özelliklerinin yanı sıra, Galaxy’nin amiral gemisi kamera inovasyonlarından ilham alan yeni kamera yetenekleriyle donatıldı. Yeni Galaxy A Serisi akıllı telefonlar, Vision Booster özelliğiyle kullanıcıların bulunduğu ortama uyum sağlayabilen sıradışı bir ekrana sahip. 

    Samsung Electronics Mobil Dünya Başkanı ve CEO’su TM Roh, Galaxy A Serisi’nin yeni akıllı telefonlarıyla ilgili şunları söyledi: “Galaxy A Serisi ile en yeni teknolojilerimizi daha geniş bir kitlenin kullanımına sunarak daha fazla kullanıcının bu teknolojilerden faydalanabilmesini sağlıyoruz. Galaxy A Serisi’ne Samsung Knox Vault’u ilk kez bu yıl dahil ediyor, bu sayede daha fazla olanağı kullanıcılara sunmaktan heyecan duyuyoruz. Galaxy A Serisi kullanıcılarına sıradışı mobil deneyimlerin keyfini güvenli bir biçimde çıkarabilme imkanını sunmak bize gurur veriyor.”

    Galaxy’nin en yeni ve gelişmiş kamera ve ekran deneyimleri Galaxy A Serisine taşınıyor

    Galaxy A55 5G, gelişmiş Nightography özelliğiyle ışık kaynağının zayıf olduğu koşullarda dahi daha net ve canlı fotoğraflar çekebiliyor. Bu sayede gece çekilen fotoğraf unutulmaz hale geliyor. Galaxy A55 5G’nin ileri düzey AI ISP (AI Image Signal Processing – Yapay Zeka Destekli Görüntü Sinyali İşleme) özelliği, düşük ışıkta Galaxy A Serisi cihazlarda daha önce görülmemiş şekilde çarpıcı görüntüler elde edilmesini sağlıyor. Üstelik elde edilen görüntüler yalnızca gece manzaralarına özgü değil. Night Portrait modu ve 12-bit HDR video, her görüntüde karedeki insanların da canlı görünmesini sağlayarak, aile ve arkadaşlarla anıları ölümsüzleştirmek için mükemmel ortam ışığının artık şart olmadığını kanıtlıyor. 

    Hem Galaxy A55 5G hem de Galaxy A35 5G, Samsung Galaxy cihazlarla özdeşleşen sıradışı kamera özelliklerini sunuyor. Hareket halinde yapılan çekimlerde dahi fotoğraf ve videolarda netlik sağlayan optik görüntü sabitleme (OIS) ve video dijital görüntü sabitleme (VDIS) özellikleri, sunulan bu özelliklerden bazıları. 

    Bu iki yeni model aynı zamanda Galaxy A Serisi’nin eğlenceli ve sürükleyici mobil deneyimleri herkes için erişilebilir hale getirme geleneğini devam ettiriyor. Kullanıcılar, Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 cihazlarının Tam Yüksek Çözünürlük ve sıradışı netlikte görüntü sunan Süper AMOLED ekranlarında en yeni dizilerin ya da sosyal medyada gezinmenin keyfini çıkaracak. Vision Booster özelliği sayesinde farklı ışık koşullarında netlik ve parlaklık sunan ekran, 6.6 inç boyutuyla da göz dolduruyor. 

    Samsung Knox Vault ile kişisel veriler güvenlik koruması altında

    Samsung bu yıl, en yenilikçi amiral gemisi güvenlik özelliklerinden biri olan Samsung Knox Vault’u, ilk kez Galaxy A serisi kullanıcılarına sunuyor; bu yeni Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G modellerini de kapsıyor. Donanım temelli ve kurcalamalara karşı dayanıklı bir güvenlik çözümü olan Samsung Knox Vault, cihaz sistemindeki ana işlemci ve bellekten fiziksel olarak ayrılmış güvenli bir yürütme ortamı inşa ederek hem donanımsal hem de yazılımsal saldırılarak karşı kapsamlı bir koruma sağlıyor. PIN kodları, şifreler ve kilit açma deseni gibi kilit ekranı giriş bilgileri dahil, cihazdaki önemli verilerin korunmasına yardımcı olabiliyor. Samsung Knox Vault ayrıca, cihaz şifreleme anahtarlarını koruyarak, kullanıcıların cihazda yer alan özel verilerini de şifreliyor. Böylece kaybolma veya çalınma gibi durumlarda doğru kilit ekranı giriş bilgilerine sahip olan kullanıcı dışında hiç kimse bu kişisel bilgilere ulaşamıyor. 

    Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G aynı zamanda Galaxy’nin çok katmanlı güvenlik platformu Samsung Knox tarafından korunuyor. Samsung Knox, kritik bilgilerin korunması ve güvenlik açıklarına karşı koruma sağlamak amacıyla geliştirildi. Bu korumayı sağlamak için ise Galaxy ekosisteminin tamamına yönelik holistik bir yaklaşımla uçtan uca güvenli donanım, gerçek zamanlı tehdit tespiti ve iş birliğine dayalı koruma yöntemlerini kullanıyor. 

    Veri koruma özellikleri ve uzatılan güncelleme süreleri ile daha uzun kullanım

    Galaxy A Serisi’nde, tercihe bağlı olarak kullanılabilen ve ek güvenlik önlemleri içeren bir koruma paketi olan Otomatik Engelleyici özelliği sunuluyor. Otomatik Engelleyici, açık durumdayken yetkisi olmayan kaynaklardan uygulama yüklemelerini engelleyebiliyor; uygulamalar için güvenlik kontrolleri sağlayarak kötü amaçlı yazılımları tarayabiliyor ve bir USB kablosu bağlandığında zararlı olabilecek komutları ve yazılım yüklemelerini engelleyebiliyor. Yeni Galaxy A Serisi kullanıcıları aynı zamanda Galaxy’nin Güvenlik ve Gizlilik Panosu’na erişerek, verilerinin durumunu daha kolay görüntüleyebiliyor ve denetleyebiliyor. Ayrıca bu pano üzerinden diledikleri zaman veri kullanım izinlerini geri çekebiliyor. Kullanıcılar ayrıca Quick Share’in bir parçası olan Private Share özelliğini kullanabiliyor. Private Share, önemli kişisel veya finansal bilgileri içeren özel dosyaların güvenli ve şifreli olarak aktarılabilmesini sağlıyor. Kullanıcılar gizliliği sağlamak için alıcının erişim izinlerini kontrol edebiliyor, dosya için son görüntülenme tarihi atayabiliyor hatta ekran görüntüsü alma veya indirme gibi hareketleri kısıtlayabiliyor. 

    Galaxy A Serisi’nin yeni akıllı telefonlarıyla Samsung, Galaxy cihazlarını daha uzun süreler boyunca güvenli ve güncel tutma konusundaki kararlılığını bir kez daha sergiliyor. Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G ile kullanıcılar, Android işletim sistemi ve One UI güncellemelerini dört nesil boyunca alabilecek ve beş yıl süreyle de güvenlik güncellemelerinden faydalanabilecek. Bu sayede en son Galaxy ve Android özellikleriyle donatılan cihazlar, daha uzun kullanım ömrüne sahip olabilecek. 

    Genişlemeye devam eden Samsung Galaxy ekosistemiyle kusursuz bağlantı 

    Galaxy A55 5G ve Galaxy A35 5G, birçok Galaxy cihazıyla entegre ve sıradışı bir deneyim sunan Galaxy ekosistemiyle mükemmel uyum sağlıyor. Kullanıcılar Galaxy Fit3 akıllı bilekliklerini ya da Galaxy Watch6 akıllı saatlerini Galaxy A Serisi akıllı telefonlarına bağlayarak zindelik hedeflerini takip edebilir. Ayrıca kullanıcılar, Otomatik Geçiş özelliği sayesinde gelen çağrıları akıllı telefonlarıyla eşleştirdikleri Galaxy Buds FE kulaklıklarla yanıtlamanın rahatlığını yaşayabiliyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı