Yazar: editor

  • Şadi Özdemir'den Bursaspor'a destek mesajıhaberi

    Şadi Özdemir'den Bursaspor'a destek mesajıhaberi

    CHP Nilüfer Belediye Başkan Adayı Şadi Özdemir, Bursaspor Başkanı Sinan Bür ve yönetimini ziyaret ederek, “Bu takım hepimizin, bir araya gelerek Bursaspor için bir güç oluşturabiliriz” dedi.

    CHP Nilüfer Belediye Başkan Adayı Şadi Özdemir, Bursaspor Kulübü’nü ziyaret ederek Başkan Sinan Bür ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir araya geldi. Bursaspor Özlüce Tesisleri’nde gerçekleşen ziyarette Şadi Özdemir ile eşi Nuray Özdemir, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve belediye meclis üyesi adayları katıldı.

     Bursaspor’un içinde bulunduğu durumun herkes için üzücü olduğunu ifade eden Şadi Özdemir, takımın eski günlerine kavuşması için yeniden bir güç oluşturulabileceğini vurguladı. Bursaspor’un,  bu şehrin insanlarının el ele vermesiyle yeniden ayağa kalkabileceğini ifade eden Özdemir, “Bursaspor kentimizin en önemli değerlerinden, markalarından biri. Binlerce insanın kalbi onunla atıyor, başarılarıyla seviniyor, başarısızlıklarıyla üzülüyor. Ne yazık ki bu markanın son yıllardaki hali hepimizi derinden üzüyor. Bu şehre büyük gurur yaşatan Bursaspor’u yeniden Şampiyonlar Ligi seviyesine çıkarmalıyız. Siz yönetin, biz destekleyelim. Buranın topraklarından yararlananlarla bir araya gelerek bir şeyler yapmalıyız” dedi.

    Bursaspor Başkan Sinan Bür ise son ana kadar zor günleri atlatmak için gereken çalışmayı yapacaklarını söyledi. Son maça kadar inançları olduğunu belirten Sinan Bür, finansman sıkıntıları olduğunu belirterek,  takıma daha çok sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • DüğünümüzVar'ın Tercihi Sony Oldu!haberi

    DüğünümüzVar'ın Tercihi Sony Oldu!haberi

    Dijital görüntüleme teknolojilerini sınırların ötesine taşıyan ve sektörü yeniden şekillendiren Sony, her detayı özenle hazırlanmış, benzersiz çekim platosu DüğünümüzVar ile stratejik iş ortaklığına imza attı. Sony’nin dünya çapında tanınan kamera ve lens ailesi, DüğünümüzVar’ın 20.000m²’lik çekim platosunda çiftlere eşsiz bir deneyim sunacak.

    Dijital görüntüleme kategorisinde bireysel fotoğraf & video tutkunları kadar kurumsal iş ortaklarına da üst düzey çözümler sunan Sony, her detayı özenle hazırlanmış, benzersiz çekim platosu DüğünümüzVar ile önemli bir anlaşmaya imza attı. DüğünümüzVar ve Sony, geleceğin düğün fotoğrafçılığına yön verecek bu stratejik iş birliğinin başlangıcında, sektörde benzersiz ve kaliteli bir deneyim sunma taahhüdüyle bir araya geldi.

    Sony’nin aynasız fotoğraf makineleri ve G-Master lensleri, DüğünümüzVar’ın profesyonel çekim ekipleri tarafından kullanılarak, çiftlerin özel günlerini daha da özel kılacak. Bu iş birliğiyle DüğünümüzVar, 2012 yılından bu yana 60 binden fazla mutlu çift ve misafire sunduğu hizmetleri, Sony’nin yenilikçi teknolojileriyle birleştirerek unutulmaz anılara dönüştürecek.

     

    Bu ortaklık, DüğünümüzVar’ın yaratıcı konseptlerini Sony ekosistemi ile birleştirerek, düğün fotoğrafçılığına yeni bir boyut kazandıracak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kapasitesinin altından okuyanın da işte dikiş tutturamayanın da derdi aynı! Tedavi görmeyen DEHB'li bireyler evliliklerinde de sorun yaşıyor!haberi

    Kapasitesinin altından okuyanın da işte dikiş tutturamayanın da derdi aynı! Tedavi görmeyen DEHB'li bireyler evliliklerinde de sorun yaşıyor!haberi

    DEHB’nin tanı kriterlerine bakıldığında dürtüsellik, dikkatsizlik ve aşırı hareketlilik olduğunun görüldüğünü kaydeden uzmanlar, bu belirtilerin her yaşta farklı sorunlara yol açabildiğini söylüyor. Dikkat ve odaklanmada sorun yaşayan bir çocuğun kapasitesinin altında bir okulda okumasından, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik nedeni ile bir işte bir türlü dikiş tutturamayan yetişkinlere kadar pek çok sıkıntının yaşandığını dile getiren Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, “Tedavi görmeyen DEHB’li bireylerin kişiler arası ilişkileri de sabırsızlık, dürtüsellik ya da dikkatsizlik nedeni ile pek sağlıklı değildir.” dedi.

    Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) yaşam konforunu ve ilişkileri nasıl etkilediğini değerlendirdi.

    “Erişkin dönem tanısı ve tedavisi ihmal edilen bir bozukluk”

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluğu olmasının yanı sıra psikiyatride ve hatta tıpta en fazla araştırılmış olan bozukluklardan olduğunu ifade eden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Serdar Nurmedov, “Her ne kadar DEHB çok sık görülen bir bozukluk olsa da özellikle erişkin dönem tanısı ve tedavisi bir o kadar da ihmal edilen bir bozukluktur. Tedavi edilmeyen olgularda son derece ciddi sosyal, psikolojik, psikiyatrik, legal ve akademik sorunlara yol açmaktadır.” dedi. 

    “Semptomlarının bazılarının 12 yaşından önce başlamış olması şartı var”

    DEHB tanısının genelde okul çağındaki çocuklara çocuk ve ergen psikiyatri uzmanları tarafından ebeveynlerden ve öğretmenlerden alınan bilgiyle çocuğun okuldaki ve evdeki performansının ve davranışlarının değerlendirilmesi sonucu konduğunu anlatan Doç. Dr. Serdar Nurmedov, “Semptomların başlangıcı erken yaşlardadır ve tanı konabilmesi için semptomlarının bazılarının 12 yaşından önce başlamış olması şartı aranır.” diye konuştu.

    “DEHB tedavisi uzun soluklu bir süreç, aileler sabırlı olmalı”

    Çocuğuna DEHB teşhisi konan ebeveynler için tavsiyeler veren Doç. Dr. Serdar Nurmedov, “Bu teşhis ne kadar erken fark edilir ve ne kadar erken müdahale edilirse, çocuk gelişimi o kadar sağlıklı olur. Bazı durumlarda davranışçı müdahalelere ek olarak ilaç tedavisi gerekebilir. Bu konuda tedavi ekibi ile olabildiğince iş birliği içinde olmaları önerilir. DEHB tedavisi uzun soluklu bir süreç olduğu için sabırlı olmalı, maddi ve sosyal kaynakları buna göre kullanmalılar. Tek seferde tamamen tedavi edecek mucize bir yöntem yoktur. Doğru kaynaklardan doğru tedavi yaklaşımlarına başvurmaları önerilir. Tedavinin başarısı hastanın, ailenin ve tedavi ekibinin iş birliğine bağlıdır. İş birliğine önem vermeleri önerilir.” diye anlattı. 

    “Genetik faktörler temel bir rol alıyor”

    Doç. Dr. Serdar Nurmedov, DEHB’nin oluşumunda genetik faktörlerin temel bir rol aldığını da vurguladı.

    “Belirtiler her yaşta farklı sorunlara yol açabiliyor”

    DEHB’nin bireyin yaşam konforunu olumsuz yönde etkilediğini kaydeden Doç. Dr. Serdar Nurmedov, şöyle devam etti:

    “DEHB’nin tanı kriterlerine bakıldığında dürtüsellik, dikkatsizlik ve aşırı hareketlilik olduğunu görürüz. Bu belirtiler her yaşta farklı sorunlara yol açabiliyor. Dikkat ve odaklanmada sorun yaşayan bir çocuğun akademik performansının olumsuz yönde etkilenmesi sonucu kendi kapasitesinin altında bir okulda okumasından, dürtüsellik ve aşırı hareketlilik nedeni ile bir işte bir türlü dikiş tutturamayan, durmadan iş değiştiren yetişkinlere kadar çeşitli örnekler verilebilir.

    Kişiler arası ilişkileri de sabırsızlık, dürtüsellik ya da dikkatsizlik nedeni ile pek sağlıklı değildir tedavi görmeyen DEHB’li bireylerin. Tanışmak kolay, ilişkileri devam ettirmek zordur mesela. Rutin ilişkilerden çabuk sıkılabildikleri için evliliklerinde ya da yakın ilişkilerinde kimi zaman sorun yaşarlar.” 

    Tedavi yöntemleri neler

    Doç. Dr. Serdar Nurmedov, DEHB tedavisinin ilaç, davranışçı yaklaşımlar, terapiler, diyet düzenlemeleri, Nörofeedback gibi alternatif tedavi yöntemleri olduğunu söyledi.

    Sosyal medyada yanıltıcı bilgiler dolaşıyor

    Sosyal medyada yanıltıcı bilgiler içeren videolara da işaret eden Doç. Dr. Serdar Nurmedov,  bireylere şu uyarılarda bulundu: 

    “Bu tür içerikler yanıltıcı ve hatalı bilgiler içeriyor. Örneğin; ‘Çay bardağınızı masada bırakıyorsanız DEHB’iniz olabilir’ gibi ifadeler gerçekçi değildir. Çay bardağını bir yerde unutmak, genellikle unutkanlık veya dalgınlığın bir belirtisi olabilir. Ancak, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) gibi ciddi bir durumu tek bir belirtiyle ilişkilendirmek doğru değildir.

    “Dalgınlık veya unutkanlık, psikiyatrik bozukluklarda sıkça görülen genel bir problemdir”

    Dalgınlık veya unutkanlık, psikiyatrik bozukluklarda sıkça görülen genel bir problemdir. Bu durum, depresyon, kaygı bozukluğu, psikotik bozukluk, duygu durum bozukluğu ve panik bozukluk gibi çeşitli durumlarla ilişkilendirilebilir. Dolayısıyla, sadece dalgınlık üzerinden bir teşhis koymak bilimsel ve etik açıdan yanlış bir yaklaşımdır.

    Bu tür videolardaki ifadeler, gerçeklikten uzak ve genelleme eğilimindedir. Bir şeyin doğru olduğunu iddia etmeden önce bilimsel kanıtlara dayanmalı ve uzman görüşlerini dikkate almalıyız. Ayrıca, bu tür içeriklerin benzeri, hava durumu tahminine benzeyen yanlış bir öngörüye benzetilebilir. Hava bulutlu diye kesinlikle kar yağacak denilmesi gibi, bu tür iddialar da gerçeklere dayanmamaktadır.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 42. Hülya-Özdemir Nutku Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali başlıyorhaberi

    42. Hülya-Özdemir Nutku Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali başlıyorhaberi

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 42. kez düzenlediği Hülya-Özdemir Nutku Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali 13 Mart Çarşamba günü başlıyor. 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’ne kadar sürecek festivalde yerel ve ulusal tiyatro gruplarının yanı sıra Almanya, Yunanistan, Lübnan ve Sırbistan’dan gelen tiyatro grupları da İzmirlilerle buluşacak.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2022’den itibaren “Hülya-Özdemir Nutku” adıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Tiyatro Festivali (42.Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri) 13- 27 Mart tarihleri arasında yapılacak. Festivalde her sene olduğu gibi çocuk oyunları, yerel oyunlar ve ulusal oyunların yanı sıra Almanya, Yunanistan, Lübnan ve Sırbistan’dan gelecek tiyatro ekipleriyle uluslararası oyunlar da birçok ilçede İzmirlilerle buluşacak.

    Açılış oyunu Sırbistan’dan

    Festival, 13 Mart Çarşamba akşamı Sırbistan’ın Novi Pazar Bölge Tiyatrosu’nun İZBBŞT İsmet İnönü Sahnesi’nde saat 20.30’da sahneleyeceği Hasan Erkek tarafından yazılan “Eşik’’ isimli oyun ile başlayacak. Almanya’dan MUT! Theater, Lübnan’dan Theatre İn Progress, Yunanistan’dan Sebun Quartet grupları ise festivalin ilerleyen günlerinde İzmir sahnelerinde birbirinden değerli oyunlarıyla yer alacak.

    “Pripyat” isimli oyun prömiyerini festivalde yapacak

    Geçen yıllarda da olduğu gibi bu yıl da bir oyunun ilk gösterimi yine bu festivalde yapılacak. 18 Mart Pazartesi günü  saat 20.30’da yerel tiyatro ekiplerinden 10 ART Mekan, “Pripyat” isimli oyunuyla İzmir Sanat’ta seyirciyle ilk kez buluşacak.

    Yerel on iki tiyatro gösterimi

    İstanbul’dan, Eskişehir’den ve Hatay’dan birbirinden değerli on iki tiyatro ekibi biri prömiyer oyunu olmak üzere 6’sı yetişkin, 6’sı çocuk olmak üzere on iki oyunla festivale renk katacak.

    Etkinlik programı web sayfasında

    Festivalde ücretli gösterilecek oyunları izlemek isteyen seyirciler biletlerine https://kultursanat.izmir.bel.tr web sayfasından, detaylı bilgilere İZBB Kültür Sanat sosyal medya hesabından ve İzmir Art sitesinden ulaşabilecekler. Festivalde yer alan ücretsiz oyunlar için davetiye ve rezervasyon gerekiyor.  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 26 Nisan'da Vizyona Girecek 'Cadı' Filminden Güçlü Kadın Karakterlerin Yer Aldığı Çarpıcı Yeni Teaser Paylaşıldıhaberi

    26 Nisan'da Vizyona Girecek 'Cadı' Filminden Güçlü Kadın Karakterlerin Yer Aldığı Çarpıcı Yeni Teaser Paylaşıldıhaberi

    Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aynı adlı romanından esinlenerek Erman Bostan’ın senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği, psikolojik gerilim türündeki ‘Cadı’ filmi için vizyon hazırlıkları devam ediyor. Başrollerinde Furkan Andıç ve Buse Meral’in yer aldığı, WOW STUDIOS’un yapımcılığını üstlendiği 26 Nisan’da sinemaseverlerle buluşacak filmden yeni teaser yayınlandı. Merakla beklenen filmden yayınlanan yeni teaserda filmin güçlü kadınları ve onların hikayesine dair ipuçları veriliyor.

    Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aynı adlı romanından ilhamla beyazperdeye aktarılan, birçok temayı içinde barındıran katmanlı hikayesiyle ‘Cadı’ filmi 26 Nisan’da sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş günlerinde, genç bir dul olan Fikriye’nin zorla evlendirildiği Naşit Nefi Efendi ve yaşadığı köşk hakkındaki Cadı söylentilerinin ardındaki gizemi çözmeye çalışırken gelişen gerilim dolu olayların anlatıldığı filmden merak uyandıran yeni bir teaser yayınlandı. Filmde yaşanan gizemli ve gerilim dolu olayların arasında birbirine cesaret veren ve gücü temsil eden kadınlar hakkında ipuçları veren teaser filmin dünyasında izleyiciye yepyeni kapılar açıyor.

    Naşit Nefi Efendi’ye Furkan Andıç’ın, Buse Meral’in de Fikriye’ye hayat verdiği ‘Cadı’nın kadrosunda ayrıca Çağdaş Onur Öztürk, Süreyya Kilimci, Elif Ürse, Manolya Maya, Hüseyin Soyaslan, Cengiz Orhonlu, Dilara Duman, Yağız Ata Dinçer, Ekin Pasvanoğlu ve Türk Sineması’nın usta isimlerinden Nur Sürer gibi başarılı oyuncular yer alıyor. WOW STUDIOS yapımıyla gerçekleşen filmin müziklerini ise ‘Adını Feriha Koydum’, ‘İstanbullu Gelin’ gibi dizilerde de imzaları olan Ercüment Orkut, Cem Tuncer ile Sabina Khujaeva yapıyor. 

    Psikolojik gerilimi yüksek, sürükleyici hikayesiyle ‘Cadı’ 26 Nisan’da A90 Pictures dağıtımıyla sinemalarda!

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Yat ve yelken sporu Kemer'de gelişiyorhaberi

    Yat ve yelken sporu Kemer'de gelişiyorhaberi

    Kemer Belediyesi Yat Yelken Spor Kulübü Başkanı Orhan Yeşilli, TRT Antalya Radyosu’nda “Hayatın İçinden” programında canlı yayın konuğu olarak soruları cevapladı.

    Kemer’de ve Antalya’da denizcilik ve yelken sporunu geliştirmek amacıyla kurulan bir kulüp olduklarını ifade eden Kemer Belediyesi Yat ve Yelken Spor Kulübü Başkanı Orhan Yeşilli, kulüp hakkında bilgiler verdi.

    Yeşilli, ilk yıllarda sporcu bulmakta zorlandıklarını belirterek, sonraki yıllarda ciddi bir ivme kazandıklarını kaydetti.

    Parolalarının Kemer’de ve Antalya’da gençleri denizle tanıştırmak ve denizi sevdirmek olduğuna dikkat çeken Yeşilli, “2023’de mevzuat değişikliği oldu ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlandık. Daha sonra bir değişiklik daha oldu ve artık belediye spor olarak devam ediyoruz. Belediye Başkanımız Sayın Necati Topaloğlu, gençliğe, kültüre, spora ve eğitime çok büyük hizmet ediyor. Bize sağladığı desteklerle faaliyetlerimizi hızlandırdık.” dedi.

    Gençleri ve çocukları denizle buluşturuyoruz

    Yeşilli, Kemer’de gençleri denizle buluşturduklarına işaret ederek, canlı yayında şunları söylei:

    “Optimist ve lazer kategorilerinde bölge yarışları yapıyoruz. Gençleri ve çocukları denizle buluşturuyoruz. Gençlerimize belediyemiz ve kaymakamımızın desteği ile haftanın üç günü optimis yani temel eğitimler veriyoruz. Yetenekli olan çocuklarımızı belirdikten sonra yarış takımında devam ettirmek için ayrı bir eğitim veriyoruz. Geçen sene Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılan deniz şenliklerine katıldık. Bu sene daha kalabalık olarak katılmayı planlıyoruz. Kulübümüzde badminton, bocce, muay thai, yüzme gibi branşlarda da eğitimler veriyoruz.”

    Yarışlarımızı uluslararası boyuta çıkarmayı hedefliyoruz

    Phaselis Antik Kenti’ni tanıtmak için yat yarışları da yaptıklarına değinen Yeşilli, “Bunu uluslararası platforma taşıyacağız. Bölgemiz Likya bölgesi. Buranın muhteşem doğasını da uluslararası platformlarda tanıtmayı düşünüyoruz. Antalya’yı denizle tanıştırmak için bir projemiz var. Bölgemizde yer alan kamu kurumları, yat imalat sektörü ve sivil toplum kuruluşlarıyla halk tipi tekne üretip gençlerin ebeveynlerinden birini tek başına denize çıkabilecek seviyeye gelmelerini istiyoruz. Bu proje hakkında çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu. 

    Yaz okullarımız var

    Yeşilli, Kemer’de yaz kursları da verdiklerine değinerek şunları kaydetti:

    “Eğitimlerimiz kapsamında yaz okullarımız var. Ücretsiz olarak 7-12 yaş arasındaki çocuklarımıza temelden başlayarak eğitim veriyoruz. Yoğun bir talep var. Yaz boyunca temel eğitimlerimize devam ediyoruz. Eğitimlerde tüm güvenlik önlemlerini de alıyoruz. Bugüne kadar bir sorunla karşılaşmadık. Bize desteğini esirgemeyen Belediye Başkanımız Sayın Necati Topaloğlu’na çok teşekkür ediyorum.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Üsküdar'da Dev Kazanlar Ramazanda İftar İçin Kaynıyor 10 Ayrı Noktada 30 Bin Kişiye Sıcak Yemek Dağıtılıyorhaberi

    Üsküdar'da Dev Kazanlar Ramazanda İftar İçin Kaynıyor 10 Ayrı Noktada 30 Bin Kişiye Sıcak Yemek Dağıtılıyorhaberi

    Üsküdar Belediyesi Ramazan ayının gelmesi ile birlikte aşevlerinde çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Üsküdar’da bulunan yaşlı, kimsesiz, evinde yemek pişiremeyen ihtiyaç sahibi on binlerce vatandaşımız için haftanın her günü aşevlerimizdeki usta aşçılarımız tarafından özen ve titizlikle yemekler pişiriliyor. Ekipler tarafından kapı kapı dolaşılarak dağıtımı sağlanan sıcak yemek hizmeti ile binlerce yaşlı, kimsesiz ve ihtiyaç sahibi vatandaşın yüzü gülüyor.

    Ramazan ayının gelmesi ile birlikte sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan aşevi çalışanları, yaşlı, kimsesiz ve evinde yemek pişiremeyen ihtiyaç sahibi binlerce vatandaş için dev kazanlarda tonlarca bakliyat, yağ, et ve sebzeden oluşan özel menüler için yemek pişiriyor. Ekipler, pişirilen 30 bin kişilik yemeği ihtiyaç sahiplerine 10 ayrı noktadan ulaştırıyor. İş dönüşü iftarını açmaya vakit bulamayanlar meydanlarda kurulan özel noktalarda iftarını açma imkanı buluyor.

    Hilmi Türkmen: ‘’30 bin kişiye sıcak yemek dağıtıyoruz’’

    Aşevinde yürütülen çalışmaları denetleyen ve hazırlıklar hakkında konuşan Üsküdar Belediye Başkanımız Hilmi Türkmen, “Üsküdar’da ramazan ayında toplamda 30 bin kişiye yemek hazırlıyoruz. Bizim yemeklerimiz zaten çok leziz, çok lezzetli ve tatlı. Sebebine gelince bir defa pilavımızda biliyorsunuz her zaman olduğu gibi meşhur Trabzon’un yaylalarından gelen tereyağı var. Aşağı yukarı 600 kilo yağ kullanıyoruz. 3 ton pirinç, 3 ton kırmızı et, 1 ton mercimek kullanıyoruz. 500 kilo nohut kullanıyoruz. Ramazan boyunca 2 ton hurma ikram ediyoruz hemşehrilerimize. Muazzam bir iftar menüsüyle sevgili hemşehrilerimizin huzuruna çıkıyoruz. Üsküdar bir maneviyat şehri.. Tüm hemşehrilerimizin Ramazanlarını en iyi şekilde geçirmelerini istiyoruz. Bunun için de Üsküdar Belediyesi olarak üzerimize düşen ne ise yapmaya çalışıyoruz“ şeklinde konuştu.

    Hilmi Türkmen: ‘’Öğrencilerimizi sahurda da unutmuyoruz’’

    ‘’İftar yemeğinin yanı sıra öğrencilerimize sahurda da yine yemek desteği veriyoruz. Biliyorsunuz Üsküdar’da 5 tane nevmekanımız var. Birçok kütüphanemiz var. Burada özellikle üniversite gençliğimiz gece yarılarına kadar ders çalışıyorlar. Onları da unutmuyoruz. Gece sahurlarını rahatça yapabilmeleri için sıcak yemeklerini eksik etmiyoruz. Çorbasıyla etli yemeği ile tatlısıyla ve ayranı suyu ile sahurlarını yapmalarını sağlıyoruz. ’’ 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Fabbro Yachts, Başarı Dolu Bir Yılın Ardından Yeni Hedeflere Yelken Açıyor!haberi

    Fabbro Yachts, Başarı Dolu Bir Yılın Ardından Yeni Hedeflere Yelken Açıyor!haberi

    Dünyaca ünlü uluslararası firmalarda süper yat üretim mühendisliği yaparak sektörde önemli bir yer edinen Alper ve Doğaner Kundak tarafından hayata geçen, lüks yat markası Fabbro Yachts, denizcilik dünyasında yepyeni bir döneme imza atmaya hazırlanıyor! 2024 yılının ilk çeyreğinde yer aldıkları fuarlarda adından sıkça söz ettirerek büyük başarılara imza atan Fabbro Yachts, lüks yat severlere kaliteli denizcilik deneyimini sunmaya devam ediyor…

    Fabbro Yachts, denizcilik dünyasında adını her geçen gün daha da güçlendirmeye devam ediyor.Denizcilik dünyasının önemli etkinliklerinden biri olan Pendik Bosphorus Boat Show’da tekne severlerle bir araya gelen Fabbro Yachts hemen ardından , yalnızca 2024 yılının ilk çeyreğinde Boot Dusseldorf, Bosphorus Boat Show Kara Fuarı ve Dubai Boat Show gibi prestijli fuarlarda boy gösterdi. Katıldıkları fuar ve etkinliklerle her geçen gün daha geniş kitleler tarafından tanınma fırsatı bulan Fabbro Yachts kurucularından Alper Kundak, “Pendik Bosphorus Boat Show, Boot Dusseldorf, Bosphorus Boat Show Kara Fuarı ve Dubai Boat Show gibi prestijli etkinliklere katılarak, enizcilik dünyasında adımızı duyurduk. Bu fuarlar sayesinde 12 adet sipariş alarak 2025 yılına kadar  üretim bandımızı  doldurduk. Müşterilerimizin markamıza olan güveni ve ilgisi bizi daha da motive ediyor.” Diyerek gelecek döneme ait sinyalleri verdi.

    Fabbro Yachts, 2024 Yılında Büyük Başarı Yakaladı ve 2025’e Dolu Dolu Giriyor!

     Son dönemde katıldığı uluslararası fuarlar ve elde ettiği başarılarla dikkatleri üzerine çeken Fabbro Yachts, yelkenlerini açtığı başarı dolu bir yılı geride bırakırken, 2024 ve 2025 yıllarına dair heyecan verici planlarına ait açıklamalarda bulunan Doğaner Kundak, “Önümüzdeki dönemde hedefimiz, 1-5 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Mast İzmir Boat Show fuarı ile 2025 yılını kapatmak olacak. Bu fuarda da sektördeki gücümüzü ve yenilikçi yaklaşımımızı sergileyerek, daha fazla ilgiyi üzerimize çekmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, Eylül ayında Cannes ve Genoa Fuarları’nda da yer almayı planlıyoruz. Bu etkinliklerde markamızın global ölçekte tanıtımını yaparak, uluslararası alanda varlığımızı güçlendirmeyi amaçlıyoruz.” Dedi.

    Geleceğe Yönelik Heyecan Verici Planlar

     Fabbro Yachts’ın  34 metrelik   çelik konstrüksiyon ,  tasarımıyla öne çıkan en son modelinin üretimi tersanede hızla devam ediyor ve 2025 Haziran ayında tamamlanması planlanıyor. Şirketin üretim gücünü ve teknik uzmanlığını bir kez daha kanıtlayacak olan “F111” modeli tekne, Fabbro Yachts’un denizcilik dünyasındaki lider konumunu pekiştirmesine ve geleceğe dair heyecanını arttırmasına olanak tanıyor.Fabbro Yachts, üstün kalite ve hizmet anlayışını sürdürerek, geleceğe doğru daha da büyük bir hevesle yelkenlerini açıyor.

    GRP gövdesi infüzyon metoduyla üretilen lüks tender modeli F 45 ‘in Cabrio (açık) ve Coupe (kapalı) olmak üzere 2 farklı model olarak seri üretimi gerçekleşirken, uzunluğu 10 metre olan F30 Modeli ve 17 metre uzunluğundaki F55 modellerinin tasarımı devam ediyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Enerjisa Enerji, 2023 yılında bir önceki yıla göre yatırımlarını üç kat arttırdı.haberi

    Enerjisa Enerji, 2023 yılında bir önceki yıla göre yatırımlarını üç kat arttırdı.haberi

    Sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine koyarak, insan ve teknoloji odağıyla daha akıllı ve yeşil bir dünyaya katkı sunmak için projeler üreten Türkiye’nin lider elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri şirketi Enerjisa Enerji, 2023 yılında da güçlü bir finansal performans sergiledi.

    Enerjisa Enerji, yatırımlarını dağıtım iş kolunun yanı sıra müşteri çözümleri ve Eşarj ile devam ettirerek, 2023 yılının tamamında geçen yıla göre yaklaşık üç kat artırarak 15.7  milyar TL’ye ulaştı.Böylece yüksek enflasyon ve faiz oranlarının getirdiği zorlu süreçlere rağmen tüm paydaşlarına verdiği sözü tuttu.

    Yüzde 20’si halka açık ve ana sermayedarları Sabancı Holding ve E.ON olan Enerjisa Enerji, 08 Mart 2024 tarihinde güçlü mali tablolarını kamuoyuna açıkladı. Enerjisa Enerji, 2023 yılında hedefleri ile uyumlu olarak enflasyon muhasebesi öncesi konsolide Faaliyet Gelirlerini geçen yıla göre yüzde 38 artırarak 20,8 milyar TL’ye çıkardı. Aynı metrik enflasyon muhasebesi sonrası ise 26,9 milyar TL olarak gerçekleşti.

    “2023 yılında yaşadığımız zorluklar tüm paydaşlarımıza verdiğimiz sözleri tutmamıza engel olamadı.”

    2023 yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “2023 yılı tüm finansal sonuçların ötesinde ülkemiz ve dünya için çok farklı zorlukları barındıran bir sene oldu. Ancak bu zorluklar karşısında ekiplerimizin dayanıklılığı ve iş modelimizin gücü sayesinde tüm paydaşlarımıza karşı verdiğimiz sözümüzü tutmamıza engel olamadı. Daha iyi bir gelecek için yeni enerji dünyasına öncülük etme vizyonumuz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. Geçirdiğimiz deprem felaketlerine rağmen faaliyet gösterdiğimiz şehirlerde şebeke, teknoloji, E-mobilite ve müşteri çözümleri alanlarındaki yatırımlarımızı 3 kat artırdık. Bu kapsamda yatırımlarımız yılın tamamında 15.7 milyar TL’ye ulaştı. 2024 yılında da yatırımlarımıza ve  topluma fayda sağlayacak projeler üretmeye, iş birlikleri geliştirmeye, tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi.

    Enerjisa Enerji CFO’su Dr. Philipp Ulbrich ise, “2023 yılında özellikle faaliyet bölgemizde gerçekleşen deprem felaketlerinin ardından yaraları sarmak ve bölge alt yapısının yeniden inşaası için sahada var gücümüzle çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz.  İçinde bulunduğumuz yüksek enflasyon ortamında, özellikle düzenlemeyte tabi olan bazı maliyetlerimizin yönetimi konusunda zorluklar yaşamaktayız. Bu zorluklara rağmen, şirket olarak verimliliği artırma yönünde sürekli çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2023 yılı içerisinde zorlu ortama rağmen tüm iş kollarımızda hedeflerimize ulaştığımızı belirtmekten memnuniyet duyuyorum. Sürdürülebilir yatırım planımız sayesinde yıllık bazda net kârımız 2023’te hedeflerimiz ile uyumlu olarak yüzde 30’dan fazla artarak 5,8 milyar TL’ye ulaştı. Aynı metrik enflasyon muhasebesi sonrası ise 3,4 milyar TL olarak gerçekleşti.

    Yılın geri kalan döneminde uzun vadeli kredi süreçleri için çok uluslu kuruluşlarla süreçlerimizi sürdürürken, finansman ihtiyaçlarımız için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TEMA Vakfı'ndan yerel seçimler öncesi çağrı: Doğal afetlere dirençli kentler istiyoruz!haberi

    TEMA Vakfı'ndan yerel seçimler öncesi çağrı: Doğal afetlere dirençli kentler istiyoruz!haberi

    TEMA Vakfı, 31 Mart yerel seçimleri öncesi hazırladığı Yerel Yönetimler için Ekosiyaset Belgesi 2024 ile seçimlere katılan tüm belediye başkanı adaylarına, kentlerin iklim krizi ve doğal afetlere karşı dirençli hale getirilmesi ve doğal varlıkların korunması yönünde çağrıda bulunuyor.

    “Önümüzdeki dönemde, tüm canlılar için daha sağlıklı bir yaşam için doğal varlıkları ve ekolojik dengeyi gözeten demokratik bir yerel yönetim anlayışına ihtiyaç var” diyen TEMA Vakfı, hazırlamış olduğu Yerel Yönetimler için Ekosiyaset Belgesi 2024’ü kamuoyuyla paylaştı.

    Yerel yönetimlere doğa ve toplum odaklı politika ve stratejiler geliştirmeleri için rehberlik etmeyi hedefleyen belgede; toprak, su, orman, mera, tarım alanları gibi doğal varlıkların, biyolojik çeşitliliğin ve ekosistem bütünlüğünün korunması için çözüm önerileri sıralanıyor. Bunların yanında; doğa olaylarına karşı dirençlilik, iklim değişikliğine uyum ve iklim kriziyle mücadele, iklim adaleti, sera gazı emisyonlarının azaltımı, gıda, su, hava ve katı atık yönetimi, demokratik katılım ve kentli hakkı konularında başta yerel yöneticiler olmak üzere, tüm yurttaşların atabileceği adımlar özetleniyor.

    “Yerel yönetimler ekolojik kriz ve afetlere karşı hazırlıklı olmalı”

    Türkiye’de yerel yönetimlerin 2019 yerel seçimlerinden bu yana salgın, deprem ve iklim krizi kaynaklı afetler gibi zorlayıcı gündemlerle yüzleşmek zorunda kaldıklarını hatırlatan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Yaşanan bu afetlerin yanı sıra, orman alanlarının azalması, biyolojik çeşitlilik kaybı, çölleşme, azalan su ve gıda, kirlenen hava gibi süregelen ekolojik krizler de yerel yönetimlerin yeni politikalar geliştirmeleri gerektiğini açıkça göstermektedir. Ekolojik kriz ve afetler nedeniyle karşı karşıya olduğumuz etki ve riskler dikkate alındığında; yerel yönetimlerin hazırlıklı olmasının, planlı, acil ve stratejik müdahalelerde bulunmasının zorunlu hale geldiği ortadadır” diye konuştu.

    “Ekosistem tabanlı bir yönetim modeli geliştirmeli”

    “Kuraklık sorunu, şiddetli yağışlar sonucu oluşan su baskını ve sel olayları, meydana gelen depremlerin ve heyelanların yıkıcılığı, şiddetli rüzgârlar ve fırtınalar sonucu ortaya çıkan hasarlar, sıcak dalgaları ile artan hava kirliliği nedeniyle genel halk sağlığının bozulması kentlerimizin doğal afetlere karşı olan kırılganlığını gözler önüne seriyor” diyen Deniz Ataç, “Doğal afetlere dirençli yerleşimler için binaların ve altyapı sistemlerinin deprem, fırtına, sel ve heyelan gibi doğa olaylarına karşı güçlendirilmesi oldukça önemli. Üst ve altyapının dayanıklılığını ve güvenliğini artırmak, doğa olaylarının yaşandığı anlarda oluşacak zararı en aza indirecek ve afet sonrası yaşamın normale dönmesini hızlandıracaktır. Ancak sağlam yapılar, dirençli yerleşimler ve toplumlar için tek başına yeterli değildir. Bunun için ekosistem tabanlı bir yönetim modeli geliştirmek gerekir. Bu bağlamda yerel yönetimler; afet risklerini azaltacak, arazinin jeolojisi, morfolojisi, örtüsü, ekolojik işlevleri ve topografyasını dikkate alacak ve doğal varlıklara zarar vermeyecek stratejiler geliştirmeli” ifadelerini kullandı.

    “Yerel yönetimler iklim kriziyle mücadelede önemli bir role sahip”

    İklim değişikliğinin, özellikle Türkiye gibi orta enlemlerde yer alan coğrafyalarda giderek artan olumsuz etkilerine dikkat çeken Ataç, “Kentlerin yoğun nüfusu, plansız yapılaşma, yeşil alanların azalması ve yüksek enerji ihtiyacı gibi faktörler, hava kirliliğini ve sera gazı emisyonlarını artırıyor. Bu durum, doğal ekosistemlerin azalmasına da neden oluyor. Yerel yönetimler iklim kriziyle mücadelede önemli bir role sahip ve bu kapsamda insanı ve doğayı bir bütün olarak ele alan politikalar benimsemeleri gerekiyor. Yerel iklim eylem planlarının hazırlanması, geliştirilmesi ve bu süreçlere yurttaşların katılımının sağlanması gerekiyor” dedi.

    Lancet Kirlilik ve Sağlık Komisyonu’nun 2019 yılı raporuna göre; hava kirliliğinin Türkiye’de erken ölümlere neden olan çevresel sorunlar arasında birinci sırada olduğunun da altını çizen Ataç, “Hazırlamış olduğumuz belge ile yerel yönetimlere; hava kalitesini artırmak için etkin önlemler alınması ve temiz hava eylem planlarının hazırlanmasında hızlandırıcı ve yönlendirici rol oynamaları konusunda çağrıda bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

    “Kentler; sürdürülebilirlik, demokrasi, eşitlik ve sosyal adalet ilkeleri ile planlanmalı”

    Yerel yönetimler tarafından alınan her kararın ve atılan her adımın yurttaşların yaşam kalitesini ve doğal varlıkları etkilediğine vurgu yapan Ataç, “Belgede; yerel yönetimlerin politika tercihlerinin hayati önem taşıdığını ve bu süreçlerde yurttaşların, meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve akademik kurumların etkin katılımının sağlanması gerektiğini hatırlatıyoruz. Kentler; sürdürülebilirlik, demokrasi, eşitlik ve sosyal adalet ilkeleri çerçevesinde hakkaniyete uygun şekilde planlanmalıdır. Kentsel mekânlar, hizmetler, imkânlar ayrıcalıklı gruplar için değil tüm kentlilerin kullanımına uygun olarak tasarlanmalıdır. Sağlıklı bir çevrede yaşama, ulaşım ve dolaşım özgürlüğü, tarihi ve kültürel mirasın korunması, bireylerin kendi yaşam tercihleriyle özgürce var olabilmesinin güvence altına alınması, barınma güvencesinin sağlanması, iş birliği ve dayanışmanın artırılması, iktisadi ve sosyal adalet ile toplumun her kesiminin kendini güvende hissetmesinin sağlanması ve insan onuruna yakışır bir yaşamın kurulmasıyla kentli hakkı tesis edilmelidir” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı