Connect with us

Ekonomi

Japonlar Türk lezzetlerine hayran kaldı Japonya'ya gıda ihracatımız 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42 arttıhaberi

Japonya’ya 1 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan Türk gıda ihracatçıları 5-8 Mart 2024 tarihlerinde Tokyo’da düzenlenen Foodex Japan Fuarı’ndan 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacak ticari bağlantılarla yurda döndüler.

Published

on

Japonya’ya 1 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan Türk gıda ihracatçıları 5-8 Mart 2024 tarihlerinde Tokyo’da düzenlenen Foodex Japan Fuarı’ndan 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacak ticari bağlantılarla yurda döndüler.

Gıda sektörünün Japonya’ya ihracatı 2024 yılının iki aylık döneminde yüzde 42’lik artışla 69 milyon dolardan 98 milyon dolara çıktı. 

Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu Ege İhracatçı Birlikleri’nin yaptığı Foodex Japan Fuarı’nda Türk gıda sektörü 51 firmayla yerini alırken, Türkiye pavyonu Japonların en çok beğenisini kazanan ülke pavyonlarının başında geldi.

Işık: “Çok başarılı bir fuar geçirdik”

Türkiye ile Japonya arasındaki siyasi ilişkilerin 100. Yılı olması nedeniyle Türkiye Tokyo Büyükelçiliğiyle birlikte 1 yıllık bir hazırlık sonrasında Foodex Japan Fuarı’na katıldıklarını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, emeklerinin karşılığını aldıklarını, çok başarılı bir fuarı geride bırakarak Türkiye’ye dönmenin mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Foodex Fuarı’nda Türkiye’nin güçlü olduğu ürünlerden özel bir stant yaptıklarını anlatan Işık, “Bu yıl Foodex Fuarı’nda katılımcı sayımızı 39’dan 51’e çıkararak Türkiye standını yüzde 40 büyüttük. Güçlü olduğumuz ürünleri sergilediğimiz stantta satın almacıların bu ürünleri hangi stantlarda bulabileceklerini gösterir yönlendirmeler yaptık. Ziyaretçilerden çok beğeni aldık. Stantlarımıza da ziyaretçi sayısını artırdık. Stantlarımızı daha ürün odaklı, ferah, daha aydınlık bir şekilde dizayn ettik. Tadım alanını genişlettik ve çekim merkezine dönüştürdük. Japonya pazarında bugünkü seviyeye 30 yılda geldik ama bundan sonraki süreçte daha hızlı büyüyeceğiz. Türk ürünlerini kabul etmiş bir paza haline geldiler. Makarnadan, çekirdeksiz kuru üzüme, balıktan zeytinyağına, meyve sebze mamullerinden susama geniş bir ürün grubunda ihracat yapıyoruz Orta vadede 1 milyar dolar gıda ürünleri ihraç edebilecek konuma geleceğiz. Foodex Japan Fuarı kapsamında Türkiye-Japonya siyasi ilişkilerinin 100. yılı nedeniyle Türkiye’nin Tokyo Büyükelçiliğinde bir resepsiyon verdik. Bu resepsiyona Japonya’nın en büyük marketler zincirlerinden Aeon’un satın almacıları başta olmak üzere çok sayıda Japon satın almacı katıldı. Çok verimli bir toplantı oldu. Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Korkut Güngen, Tokyo Ticaret Başmüşavirimiz Mukaddes Nur Yılmaz ve Ticaret Müşavirimiz Güzide Zeynep Karahisarlı’ya eşsiz evsahiplikleri için çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Girit: “Sağlıklı Japon nesilleri için Tokyo’dayız”

Japon halkının balık ve hayvansal ürün tüketimini çok sevdiğine vurgu yapan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, dünyada protein tüketimi konusunda bi dengesizlik olduğunu Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü olarak protein açığı olan ülkelerdeki olumsuzluğun giderilmesine pozitif katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Türkiye’den Japonya’ya yapılan gıda ürünleri ihracatında su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2024 yılının ocak-şubat döneminde 49 milyon dolarlık tutarla lider sektör olduğu bilgisini paylaşan Girit, “Hayvansal proteinlerin beyin ve kalp fonksiyonları üzerinde olumlu etkisi bilim insanları tarafından yapılan pek çok araştırmayla ortaya konulmuş durumda. Biz 11 bin kilometre öteden Türkiye’den Japonya’ya daha zeki ve daha sağlıklı nesiller yetişsin diye geldik. Japonya’yla uzun soluklu iş birlikleri yapmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Öztürk: “Kaliteli ve farklı ürünlerle Japon ithalatçıları kazanabiliriz”

Japon ithalatçıların tedarikçilerine çok sadık olduklarının altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Japonların çalıştıkları tedarikçilerini memnun oldukları sürece değiştirmediklerini, önceliklerinin kalite ve güçlü bağlar olduğunu, Türk ihracatçılarının Japonya pazarında kaliteli ürün, farklı ürün ve farklı bir hikayeyle konumlarını güçlendirebileceklerine temas etti.

2023 yılında 12,4 milyar dolar ihracat yapan Türk hububat bakliyat yağlı tohumlar sektörünün Japonya’ya yaptığı 100 milyon dolarlık ihracatın çok düşük olduğunu dillendiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü; “Foodex Fuarı’nda ziyaretçilerin çoğunluğu nitelikli alıcılardı, fuara alım yapmaya gelmişler. Japonya 120 milyonluk büyük bir Pazar. Uzak ama üzerine düşülürse iş yapılabilir. Sektörümüzün en büyük ihraç kalemi makarna iken, şekerleme ürünlerini öne çıkarabiliriz. Defne, kekik, susam, haşhaş tohumu ihracatımızı artırabileceğimiz ürünler olarak öne çıktı.”

Er; “Japonya, zeytinyağı ihracatımız için çok güçlü bir pazar”

Japonya’da Türk zeytinyağına çok ilgi olduğunu anlatan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, İspanya ve İtalya’nın son yıllarda Japonya’nın taleplerine cevap vermekte zorlanır hale geldiklerini, Türk zeytinyağı sektörünün tüm ürün gamlarına Japonların yoğun talebi olduğunu ifade etti.

Japonya ile Türkiye arasında tarihi ve kültürel bağların güçlü yapısının iki ülke arasındaki ticaretin artmasını destekler boyutta olduğunu vurgulayan Er, “Japonya’da pazara girmek, güven vermek uzun bir süreç, sabır gerekiyor. Damak tadını yakaladığınızda aynı müşteriyle devam etmek konusunda çok muhafazakar bir toplum. Bu özelliklerini güzel değerlendirmemiz lazım. 30 yıl sonra gelen devalüasyon Japonları kalite yanında fiyata da duyarlı hale getirmiş. Bunu Türkiye olarak fırsata çevirebiliriz. Türkiye’den Foodex Fuarı’na katılan 51 gıda firmamızın 12 tanesi zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı firmalar. Türkiye’nin gıda ihracatının yüzde 10’unu zeytinyağı sektörümüz yapıyor. Japonya’ya zeytinyağı ihracatımız 2023 yılında yüzde 57’lik artışla 27 milyon dolara yükseldi. Önümüzdeki süreçte bu rakamı çok daha yukarı taşıyabilecek bağlantılar kurduk. Amacımız bu rakamı orta vadede 100 milyon dolara çıkarmak olacak.” diyerek sözlerini özetledi.

Celep; “Japonlar yüzde 3’e yükselen enflasyonla mücadele etmeye çalışıyor”

Türk gıda sektörünün Japonya pazarındaki tanıtım çalışmalarının uzun yıllar öncesine gittiğini hatırlatan Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, geçmiş yıllarda Japonya pazarında bir TURQUALITY Projesine imza attıklarını, önümüzdeki dönemde Japonya’ya yönelik yeni bir TURQUALITY Projesi başlatma kararı aldıklarını kaydetti.

Japonya’nın yaklaşık 30 yıl eksi enflasyondan sonra FED’in faiz politikası sonrasında yıllak yüzde 3 enflasyonla tanıştığını aktaran Celep, yüzde 3’lük enflasyonun Japonların yaşam standartlarını olumsuz yönde etkilediğini gözlemlediklerini dile getirdi. Celep sözlerini şöyle tamamladı; “Japon yeninin Amerikan doları karşısındaki değer kaybı Japonların alım güçlerini düşürdü. Japonlar, bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’den yaptıkları gıda ithalatını Türkiye’ye yönlendirmek istiyorlar. Türk gıda ihracatçıları için de Japonya’ya ihracat yapmak bir prestij. Genç ihracatçılarımız buna göre hareket etmeliler. Biz kaliteli, katma değerli ve sürdürülebilirlik ekseninde üretilmiş ürün satacak pazar arıyoruz. Japonya bunun için çok uygun bir pazar. Tokyo, dünya genelinde Michelin listesindeki restoranların çok olduğu, kaliteli gıda ürünlerinin tüketildiği bir lokasyon. Ödedikleri paranın karşılığını kaliteli ürünlerle almak istiyorlar. Bize düşen görev bu taleplere cevap vermek.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi

Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor

Published

on

Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.

Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.

Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.

Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü

Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.

Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.

Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor

Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.

Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.

Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73

Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.

2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”

Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.

Continue Reading

Ekonomi

0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor

Published

on

Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.

Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.

Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.

0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.

Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.

0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.

İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:

 

 

  1. Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
  2. Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
  3. Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
  4. Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
  5. Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
  6. Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.

 

0xScope Hakkında

200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.

Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:

0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:

Twitter:

Telegram:

 

Continue Reading

Ekonomi

E-Müstahsil Nedir?

Published

on

 

Geçmişte yaygın olarak kullanılan birçok işlem, günümüzde yaşanan gelişmelere uygun hale getirilmiş ve elektronik olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunlardan biri de e-müstahsildir. Müstahsil makbuzu, gerçek usulde vergiye tabi olmayan ve çiftçilerden mal alınması durumunda fatura olarak kabul edilen ticari bir vesika olarak kullanılan makbuzdur. Bunun aynı özelliklerde olan ve hukuki bir belgeye sahip olan aynı nitelikteki elektronik ortamda yer alan makbuzu ise e-müstahsil makbuzu denir. Ertesi gün bitene kadar da e-müstahsil makbuzu Gelir İdaresi Başkanlığına raporlanır.

 

EDM Bilişim E-müstahsil makbuzu, depolama, arşivleme kolaylığı gibi avantajlarının yanı sıra, zaman ve hız açısından kullanıcılarına büyük kolaylık sağlar. Bu yüzden Entegratör firmalar ile gönderilmesi ve yasal olarak geçerliliğe sahip olması da tercih edilmesindeki en önemli sebeplerden biridir. Teknolojinin hayatımızda kolaylık sağlaması aynı zamanda da evrakların eski halleriyle aynı geçerliliğe ve yasal hükümlere sahip olması her geçen yıl daha fazla tercih edilmesini sağlamaktadır.

 

E-müstahsil Özellikleri Nedir?

 

  • Dijital ortamda işlemlerin gerçekleşmesi kağıt israfını önleyerek tasarruf elde edilmesini sağlar.
  • Kağıt olarak çıktı kullanılmaması arşivleme açısından kolaylık sağlar.
  • Daha önceki müstahsil makbuzlarına da kolayca ulaşma imkanı sağlar. Bu sayede evraklar dijital ortamda güvenli bir şekilde arşivlenmiş olur.
  • İstenilen süre boyunca veriler dijital korunur.

 

E-müstahsil Makbuzunda Hangi Bilgiler Yer Alır?

 

E-müstahsil makbuzunda yer alması zorunlu olan bilgiler vardır. Bu bilgilerin yer alması taraflar için önemlidir. EDM Bilişim bu konuda mükelleflere öncülük ederek hataları neredeyse sıfıra indirgemektedir. Öncelikle malı satın alan tüccar ya da çiftçi olan kişinin adı, soyadı, unvanı, vergi numarası, vergi dairesi ve adresi yer almalıdır. E-müstahsil makbuzlarında ikinci olarak belge numarasının olması gerekir. Tarih, saat ve dakika olarak düzenlenme zamanının da yer almaşı gerekir.

 

Malı satan alan tarafın olduğu gibi malı satan tarafın da bilgileri olmalıdır. Ad, soyadı, TC ve ikametgah adreslerinin yer alması gerekir. Son olarak neyin satın alındığına dair bilgilerin olması gerekir. Malın cinsi, miktarı, vergi tutarı, toplam tutarı ve varsa diğer kesintilerinin olması gerekir. E-müstahsil makbuzu, 2018 senesinden beri zorunluluk içeren bir uygulama olarak ülkemizde kullanılmaya başlanmıştır. Hem alıcı hem de satıcı için ciddi kolaylık sağlayan e-müstahsil belirli şartlara sahip olanlar için zorunlu hale gelmiştir.

 

 

 

Müstahsil makbuzu birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ve kazancı basit usulde olan çiftçiler, gerçek usul vergiye tabi olmayanlardan aldıkları mallar için iki nüsha makbuz düzenlemek zorundadır. Bunlardan birini imzalayıp karşı tarafa, diğerini de imzalatarak kendine alır. EDM Bilişimin elektronik yazılım sistemleri sayesinde E-Müstahsil makbuzları otomatik entegrasyonlar sayesinde karşı tarafa iletilmektedir. 2018 yılından itibaren dileyen satıcı ve alıcılar, belirli şartların dışındaysa kendi isteklerine bağlı olarak e-müstahsil kullanıcısı olabilirler.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri