Yazar: editor

  • Akbank'tan Doktorlara Özel Kampanyahaberi

    Akbank'tan Doktorlara Özel Kampanyahaberi

    Akbank’ın başlattığı kampanya kapsamında mobilden Akbanklı olan doktorlar, nisan ayı itibarıyla yapacakları kredi kartı harcamalarının yüzde 50’sini iade olarak kazanacak. Kampanya kapsamında ayda en fazla 1.000 TL, toplamda 5.000 TL’ye varan iade kazanılabilecek.

    Farklı meslek gruplarına yönelik sunduğu ürün ve hizmetlerle sektöründe fark yaratan Akbank, doktorlara özel ayrıcalıklar sunan kampanyasıyla da öne çıkıyor. 28 Mart 2024 Perşembe gününe kadar 1019DKTR kodu ile Akbank Mobil’den Akbanklı olan ilk 500 doktorun nisan ayı itibarıyla 5 ay boyunca yapacakları kredi kartı harcamalarının yüzde 50’si hediye olarak kartlarına geri yüklenecek. Kampanya kapsamında her ay en fazla 1.000 TL, toplamda ise 5.000 TL’ye varan iade kazanılabilecek. 

    Bunun yanı sıra Akbank, doktorlara sunduğu birçok ayrıcalıkla bankacılık ürün ve işlemlerinde de kolaylık sağlıyor. Akbanklı doktorlara avantajlı doktor POS, Axess veya Wings kredi kartında ömür boyu kart aidat muafiyeti, ücretsiz para transferi, kiralık kasada %50 indirim, yurt dışı nakit çekim ücreti muafiyeti, kasko veya konut sigortası alımında %10’u iade olmak üzere doktorlara birçok indirim ve ayrıcalık sunuluyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • ING Türkiye ve Habitat Derneği'nin “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi" başvuruları başladıhaberi

    ING Türkiye ve Habitat Derneği'nin “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi" başvuruları başladıhaberi

    ING Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile depremin ardından Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasına destek olmak amacıyla “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” hayata geçiriliyor.

    Proje kapsamında “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” adında bir ortak bir çalışma alanı açılacak ve depremden etkilenen, çalışma ofisi olmayan girişimciler, girişimci adayları ve öğrenciler bu alandan yararlanabilecek.  Bu ofiste aynı zamanda Habitat Derneği, iş dünyasına ve girişimciliğe yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek. Projeden yararlanmak isteyenler 31 Mart 2024 tarihine kadar Habitat Derneği web sitesinden başvuru yapabiliyor.

    Geçtiğimiz sene yaşanan deprem felaketinin ardından toplumsal yatırımlarında deprem bölgesini önceliklendiren ING Türkiye, Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. 11 yıl önce  kurduğu Operasyon ve Çağrı Merkezi ile Kahramanmaraş’ta güçlü bir varlığı bulunan ING Türkiye, bölgenin gelişimini destekliyor. Bu doğrultuda, ING Türkiye ve Habitat Derneği iş birliği ile hayata geçirilen “İş Hayatına Turuncu Destek Projesi” kapsamında Kahramanmaraş’ta deprem sonrası bölgesel kalkınmaya destek sağlanması hedefleniyor. 

    “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” ortak çalışma alanı açılacak

    Proje kapsamında ING’nin Kahramanmaraş Operasyon ve Çağrı Merkezi binasında “Kahramanmaraş Turuncu Ofis” adında bir ortak çalışma alanı açılacak ve depremden etkilenen, çalışma ofisi olmayan girişimciler, girişimci adayları ve öğrenciler bu alandan yararlanabilecek. Böylelikle depremden etkilenen hedef kitleye ortak çalışma alanı sunularak bölgesel kalkınmaya destek olmak ve dolaylı olarak yeni istihdam olanakları oluşmasını desteklemek amaçlanıyor.

    Habitat Derneği eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek

    Kahramanmaraş Turuncu Ofis’te aynı zamanda Habitat Derneği, iş dünyasına ve girişimciliğe yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları düzenleyecek. Böylece hedef kitleye yeni nesil bilgilerin aktarılması, iş dünyasında rekabet edebilmelerini sağlayacak yetkinliklerin kazandırılması, afetler sonrası girişimciliğin teşvik edilmesi ve bölgenin kalkınmasını desteklemek hedefleniyor.

    Projeye başvuruda bulunan ve projede yer almaya hak kazananlar Kahramanmaraş Turuncu Ofis ortak çalışma alanından yararlanabilecek ve Habitat Derneği’nin eğitim ve kapasite geliştirme programlarından faydalanabilecek. Projeden yararlanmak isteyenler 31 Mart 2024 tarihine kadar Habitat Derneği web sitesinden başvuru yapabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İçimizdeki Sinsi ve Ölümcül Tehlikeye Dikkat!haberi

    İçimizdeki Sinsi ve Ölümcül Tehlikeye Dikkat!haberi

    Vücudumuzdaki damar yapısını bir ağaca benzetirsek; bu ağacın ana gövdesini oluşturuyor aort damarı. Bir yandan vücudumuza temiz kanı taşıyarak hayat veriyor ama bir yandan da sinsi ve ölümcül bir tehlikeyi içinde gizliyor! Hastalığın adı, aort anevrizması! Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Rıza Türköz, özellikle 59-59 yaşları arasındaki erkeklerde çok daha fazla görülen hastalığın genellikle hiçbir şikayete yol açmadan tesadüfen fark edildiğini belirterek “Damarda yırtılma oluşmadan önce ameliyat edilen hastalarda hayati risk yüzde 1-3 olurken, yırtılma sonrası yapılan ameliyatlarda ise yüzde 90’ın üzerine çıkıyor. Bu ani ölüm riskini almak yerine modern görüntüleme yöntemleriyle erken tanı konulup tedaviye başlanması mümkün” diyor. Prof. Dr. Rıza Türköz bu sinsi ve ölümcül hastalığı ve korunmanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

    Aort damarı, kalbin sol karıncığından çıkan ve tüm damarların köken aldığı vücudumuzun en büyük damarının adı. Bu damarın genişlemesine ‘Aort Anevrizması’ deniliyor. Özellikle 59-69 yaş arasındaki erkeklerde çok daha fazla görülen ve çoğunlukla damar aniden yırtılıncaya kadar belirti vermeyen bu hastalığı “Beklenmedik, sinsi ve ölümcül bir hastalık” olarak tanımlayan Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Rıza Türköz “Erişkin bir insanda göğüs duvarının içindeki aort damarı çapı yaklaşık 3 cm’dir. Bu çap kişinin boy, kilo ve yaşına bağlı olarak 3.5-4.4 cm’ye kadar normal kabul edilir. Ancak sıklıkla aort damarı çok genişlemiş olsa bile (5 cm ve üzeri) hiçbir bulgu ve yakınmaya yol açmayabilir ki anevrizmanın büyümesi ile yırtılma riski orantılıdır!” diyor.

    Erken teşhis ve tedavi hayat kurtarıyor!

    Sinsice ilerlediği ve aniden yırtılana dek hiçbir belirti vermeyebildiği için aort anevrizması genellikle başka bir sebeple yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanabiliyor. Bu tesadüfi teşhisin tam anlamıyla hayat kurtarıcı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Türköz “Çünkü genellikle 5 cm çapında bir genişleme aortun aniden yırtılmasına ve ölüm riskinin artmasına neden olur! Bu nedenle düzenli muayene ve tetkiklerle hastalığın erken teşhis edilip tedaviye başlanması hayati öneme sahiptir. Hiçbir yakınması ve hastalık bulguları olmayan kişilerde  rutin tetkikler sırasında ekokardiografide kalpten çıkan aortanın normalden büyük olarak görülmesi ile ön tanı konulabilir. Yine akciğer grafilerinde aortun genişlemesi saptanabilir. En kesin ve doğru tanı bilgisayarlı tomografi ile konulur. Eğer aort damarında genişleme tespit edilirse, belirli aralıklarla radyolojik incelemeler tekrarlanarak hasta takip edilir. Genellikle bilgisayarlı tomografi ile takip edilir. Çap kritik düzeye ulaşıyorsa veya çapta yıllık hızlı büyüme varsa bu önemlidir. Günümüzde çıkan aort çap kritik düzeye geldiği zaman elektif dediğimiz uygun şartlarda ameliyat edilen hastalarda ameliyat riski yüzde 1-3 arasındadır. Aort damarının yırtılması sonrası ameliyat edilen hastalarda ise hayati risk yüzde 90’ın üzerine çıkmaktadır! diye konuşuyor. 

    Sigara içenler ve hipertansiyon hastaları dikkat!

    Aort damarının ileri genişlemesine (anevrizmanın büyümesi) tansiyon yüksekliği eşlik ediyorsa hastalığın hipertansiyona bağlı bulgularla ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Türköz, bazen de damarın genişlemesi sonucu çevre dokulara bası oluşturup ağrı şikayetleri ile kendini gösterebildiğini söylüyor. Sigara içilmesi ve hipertansiyonu olup tedavi görülmemesinin  anevrizmanın hızlı büyümesine ve yırtılma riskinin artmasına neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Türköz erken teşhis ve tedavi sayesinde aortun tehlikeli çapa ulaşmadan uygun şartlarda ameliyat edilmesinin, aort anevrizmalarına bağlı ani ve beklenmedik ölümleri önleyebildiğini vurguluyor. Önde gelen bilim insanlarından Albert Einstein’in 1955 yılında anevrizmaya bağlı aort yırtılması nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyen Prof. Dr. Türköz ailesinde aort anevrizması öyküsü veya akrabalarında açıklanamayan ani ölüm olanların da yakından takip edilmesi gerektiğini söylüyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ramazan'da sindirim problemi yaşamamak için 8 önerihaberi

    Ramazan'da sindirim problemi yaşamamak için 8 önerihaberi

    Ramazan ayında sahuru atlamak veya iftarda çok hızlı ve yağlı yiyecekler tüketmek sindirim sorunlarına yol açabiliyor. Yağlı ve hızlı yemek yemekle birlikte yüksek kalorinin boş mideye bir anda alınmasının hazımsızlık, şişkinlik gibi sindirim problemlerinin yaşanmasına neden olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, Ramazan ayında sindirim problemi yaşamamak için 8 öneride bulundu: 

    1. İftarınızı açarken 2 bardak oda ısısında su ile 4-5 zeytin veya 1-2 hurma tüketin. Bu sayede kan şekeriniz yavaş yavaş yükselmeye ve vücudun sıvı dengesi sağlanmaya başlar.
    2. Sindirim için en önemli kural iftarınızı ikiye bölün. Önce başlangıç sonra ana yemek tüketin. 
    3. Başlangıç menüsünde sindirimi kolay besinler olmalı. Örneğin 1 kâse çorba, 4-5 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği ile 1 dilim tam buğday ekmeği tüketilebilir.
    4. Başlangıç menüsü ile ana yemek arasında 15 dakika dinlenilmeli ve bu sayede başlangıç menüsünde tüketilen besinlerin sindirimine zaman tanınmalı. 
    5. Ana yemekte ise mutlaka et, tavuk, balık, kurubaklagiller gibi protein içeriği yüksek besinler tüketilmeli. Bu sayede vücudun protein ihtiyacı karşılanmalı.
    6. Ramazan ayı birlik ve beraberlik ayıdır. İftar ve sahur yapılırken sohbet ederek yemekler yavaş tüketilmeli ve iftar sofrasında uzun kalmaya özen gösterilmeli.
    7. İftar 1-2 saat sonrasında vücudun kan şekerini dengeleyerek tatlı ihtiyacını kesen, vitamin deposu meyve tüketimi mutlaka olmalı. Meyve ile kefir tüketerek sindirim sisteminize katkı sağlayabilirsiniz.
    8. Sindirim problemi yaşamamak için siyah çay yerine 1 fincan rezene, nane, zencefil çayı tüketilebilir. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Böbrek hastalığı, sağlıklı yaşamla önlenebilir, erken teşhis ve tedavi ile yavaşlatılabilirhaberi

    Böbrek hastalığı, sağlıklı yaşamla önlenebilir, erken teşhis ve tedavi ile yavaşlatılabilirhaberi

    Abdi İbrahim Otsuka (AİO) Medikal Direktörlüğü; Dünya Böbrek Günü vesilesiyle kritik bilgileri ve hastalarda yaşam kalitesini arttıracak ipuçlarını derledi. Kronik böbrek hastalığı oranı %16’ya yakındır. Böbrek hastalığında erken teşhis büyük önem taşır ancak düşük farkındalık oranı ve hastalığın sinsi şekilde ilerlemesine bağlı olarak son dönem böbrek yetmezliği gelişmekte ve yaşam kalitesi bozulmaktadır.

    Uluslararası Nefroloji Derneği (ISN) ve Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonu – Dünya Böbrek İttifakı’nın (IFKF-WKA) ortak girişimi olan ve her yıl mart ayının ikinci perşembe günü idrak edilen Dünya Böbrek Günü’nün (WKD) temel amacı, böbreklerimizin önemi konusunda farkındalık yaratmaktır. Abdi İbrahim Otsuka (AİO) Medikal Direktörlüğü de bu çerçevede hassas ve önemli bilgileri derledi. 

    Türkiye’de kronik böbrek hastalığı oranı %16

    Böbrekler, bizi sağlıklı tutmak için birçok temel görevi yerine getiren karmaşık ve muhteşem organlardır. Kronik böbrek hastalığı dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunudur. Nitekim Türk Nefroloji Derneği tarafından yapılan bir tarama çalışmasına göre ülkemizde kronik böbrek hastalığı oranı %16’ya yakındır. 

    Böbrek hastalığı erken saptanırsa önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir. Ancak çoğu zaman hastalığın sinsi seyretmesi ve farkındalığının düşük olması nedeniyle erken dönemde tespit edilmesi zordur. Bireylerin hastalığın farkında olmaması nedeniyle son dönem böbrek yetmezliği gelişmekte ve yaşam kalitesi bozulmaktadır. 

    Erken tanı ve tedavi ile ilerlemesi yavaşlatılabilir

    Dünyanın çeşitli bölgelerinde yapılan çalışmalar, hastalığın farkındalığının yüzde 10’un altında olduğunu göstermiştir. Düşük farkındalık nedeniyle hastalık son dönem böbrek yetmezliği evresine ilerlemekte, kötü yaşam kalitesi ile hastanın sağlığını tehdit etmekte, engellilik ve ölüm oranlarının artmasına neden olmaktadır.

    Böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisine ihtiyaç duyan veya böbrek nakli yapılmış olan hastaların %5-10’unda böbrek yetersizliğinin nedeni polikistik böbrek hastalığıdır. Polikistik böbrek hastalığı, kronik, ilerleyici ve kalıtsal bir hastalıktır ve anne veya babadan birinde bu hastalık varsa, çocuğa geçiş riski %50’dir. Böbrekler ve özellikle karaciğer olmak üzere diğer organlarda kist denilen sıvı dolu keselerin çoğalıp büyüdüğü karmaşık bir hastalıktır. Hastalığın erken tanı ve tedavi ile ilerlemesinin yavaşlatması mümkündür. Hastaların çoğunda ortalama 60 yaşından önce böbrek nakli veya diyaliz gereksinimi doğar.

    Polikistik böbrek hastalığında kistlerin büyümesini geciktiren çeşitli ilaçlar ile ilgili çalışmalar sürmektedir. Günümüzde kistlerin büyüme hızını yaklaşık %50 oranında azalttığı ve böbrek yetersizliğinin ilerlemesini belirgin olarak yavaşlattığı ispatlanan bir ilaç Türkiye dahil Japonya, Kanada, Amerika ve Avrupa Birliğine bağlı ülkelerde onaylanmış ve kullanıma girmiştir. 

    Olası belirtileri neler? 

    Yüksek tansiyon, bel ve/veya sırt ağrısı, sık idrar yolu enfeksiyonu, kanlı idrar, sık taş düşürme gibi şikâyetleri olan ya da birinci derece akrabalarında ve ailesinde polikistik böbrek hastalığı bulunan kişilerin, bir nefroloji uzmanına başvurmaları, erken teşhis ve tedavi açısından büyük önem taşıyor.

    Polikistik böbrek hastaları için basit ama etkili öneriler

    Bu hastalarda sağlıklı bir yaşam tarzı böbrek fonksiyonunu korumaya yardımcı olur, kan basıncını düşürür, inme gibi kalp ve damar problemleri (kardiyovasküler hastalık) riskinizi azaltır.

    Sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı için şu basit kurallara uymak büyük önem taşımaktadır:

    – Kilonuzu kontrol edin

    – Susuz kalmamak için yeterli sıvı tüketin

    – Tuzu düşük sağlıklı bir diyet uygulayın

    – Düzenli egzersiz yapın

    – Sigarayı bırakın

    – Kahve tüketimini azaltın

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Umut Akyıldız'ın 'Yana Yakıla'sıhaberi

    Umut Akyıldız'ın 'Yana Yakıla'sıhaberi

    Söz yazarı, besteci ve yorumcu kimliğiyle kısa sürede Türk Pop müziğinin dikkat çekici isimlerinden ve seslerinden olacak ”Umut Akyıldız”; yeni şarkısı ”Yana Yakıla” ile müzikseverlerle duygusal bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor.

    Sözü ve müziği Umut Akyıldız’a, düzenlemesi ise değerli müzik adamı Ozan Bayraşa’ya ait olan ”Yana Yakıla”; ayrılığın, özlemin ve tutkulu aşk hikayelerinin melodisi olarak karşımıza çıkacak.

    ”Umut Akyıldız”ın içten ve samimi sözleriyle dolu olan bu şarkı dinleyicisinin ruhuna temas ederek kalıcı bir iz bırakacak.

    2006 yılında Star Avı adlı ses yarışmasına katılan ve Deniz Seki, Ercan Saatçi, Erol Köse’nin jüri üyesi olduğu yarışmada jüriden ve halktan büyük takdir toplayan ”Umut Akyıldız”, yarışmadan ikincilikle ayrılmıştı. Yarışmadan sonra geçtiğimiz dönemlerde yayınlamış olduğu şarkılarıyla radyo, televizyon ve dijital müzik listelerinde kalıcı bir yer edinen ”Umut Akyıldız”; bu şarkısında iddialı ve sağlam adımlarla yeniden merhaba dedi…

    Şarkının dikkat çekici klibinin yönetmenliğini Luca Pigs üstlendi. Klip; Joker Garaj platosunda hem iç mekan hem de dış mekanda yaklaşık 14 saat süren çekimle, kalabalık bir ekip eşliğinde tamamlanarak şarkının etkileyici atmosferini dinleyicilere yansıttı.

    ”Umut Akyıldız”ın yeni projesi ”Yana Yakıla”; Jayvo Entertaintment etiketiyle tüm müzik platformlarında ve  klibi ”Umut Akyıldız” YouTube kanalında yayında!

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Şahmeran Efsanesi – Tulhan filmi vizyondahaberi

    Şahmeran Efsanesi – Tulhan filmi vizyondahaberi

    Tartışmalarla yayına giren “Şahmaran” dizisiyle ilgili eleştiriler sürerken mitolojinin “Yarı yılan yarı insan” kadınını sinemaya uyarlayan “Şahmeran Efsanesi – Tulhan” filminin galası gerçekleşti.

    Filmin yapımcılığını, yönetmenliğini, kurgusunu ve görsel efektleri yapan  Volkan Zengin filmde Sevil Uyar’la birlikte aynı zamanda başrolde oynadı. Filmin İstanbul Şişli’deki gala gecesine animasyon türündeki yapım izleyenlerden tam not aldı.

    Serenay Sarıkaya’nın başrolünde yer aldığı dizinin aksine mitolojik öğeleri daha fazla kullanan “Şahreman Efsanesi” filminde yarı yılan yarı insan karakterini canlandıran Sevil Uyar kariyeri için özel bir deneyim yaşadığını söylerken yapımcı ve yönetmen Volkan Zengin, “3 bin dolara mal ettiğimiz bir filmin izleyenlerden övgü alması bizi mutlu etti. Şahmeran karakterini yarı insan yarı yılan formuyla görmek izleyenleri şaşırttı” dedi.

    Galaya katılan isimlerden sinema eleştirmeni Murat Soner, “Şahmeran Efsanesi” filmini beğendiğini söylerken Volkan Zengin’in başarılı bir iş çıkardığını dile getirdi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Geleneksel Tiyatromuzun İki Klasiği Meddah ve Ortaoyunu Seyirciyle Buluştuhaberi

    Geleneksel Tiyatromuzun İki Klasiği Meddah ve Ortaoyunu Seyirciyle Buluştuhaberi

    İBB Şehir Tiyatroları, geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli iki formu meddah ve ortaoyunundan örnekleri Müze Gazhane Meydan Sahne’de seyircisiyle buluşturdu. “Vakitlerden Bir Vakit” isimli meddah gösterisi ve “Ödüllü” isimli ortaoyunu, seyirciyi İstanbul’un eski zamanlarına götürdü, gülmecenin klasiğiyle buluşturdu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, geleneksel Türk tiyatrosunun en önemli iki formu olan meddah ve ortaoyunundan iki örneği seyircisiyle buluşturdu. Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği ve meddah rolüyle seyircinin karşısına çıktığı “Vakitlerden Bir Vakit” ve Nihat Altpeki’nin yönettiği ortaoyunu “Ödüllü”, 11 Mart Pazartesi günü ilk gösterimini yaptı.

    18 Mart, 25 Mart ve 1 Nisan Pazartesi günü, “Vakitlerden Bir Vakit” 18.00’de, “Ödüllü” 20.30’da seyirciyle buluşmaya devam edecek.

    İstanbul’un Geleneksel Eğlencesi

    İstanbul Klasiklerle Buluşuyor repertuvarıyla tiyatronun yerli ve yabancı klasiklerini seyircisiyle buluşturan, İstanbul Şiirle Buluşuyor başlığıyla önemli şairlerimizin izini sürerek, sahnede onların şiir evreninde seyirciyi bir yolculuğa çıkaran tiyatromuz, İstanbul’un kadim eğlence klasiği Meddah ve Ortaoyunu’nu da Müze Gazhane Meydan Sahne’de buluşturuyor.

    İBB Şehir Tiyatroları’nın tarihinde Kurucusu Muhsin Ertuğrul’dan günümüze özel bir yeri olan geleneksel Türk tiyatrosu tarzı, bu alanın önemli ustalarının varlığıyla, günümüze kadar farklı etkinlikler ve oyunlarla gelmiştir. Behzat Butak, Vasfi Rıza Zobu, Münir Özkul, Feridun Karakaya, Rauf Altıntak, Sinan Bengier ve Zihni Göktay gibi ustalarımız ve onlardan el alan çıraklar sayesinde bu gelenek tiyatromuzun oyunculuk tarzının önemli bir parçası olmuştur.

    Son olarak Kenan Işık ve Haşmet Zeybek’in yönetiminde sahnelenen “Fotoğrafçı” bu alanın ustalarını buluşturan özel bir gösterimdi. Şimdi bu gösterimin üzerinden geçen 24 yılın ardından, geleneksel Türk tiyatrosunun özel iki tarzından örnekleri seyircisiyle buluştururken, İstanbul geleneksel eğlencesiyle ve dönemin tipleriyle de bu kadim sanatı selamlıyor.

    Sıcak Bir İstanbul Hikâyesi: “Vakitlerden Bir Vakit”

    Fonda İstanbul’un klasik çizgilerinin eşliğinde, sandalyesine oturmuş, elinde bastonu omzunda mendili bir adam, özel bir selamlamanın ardından anlatmaya başlıyor. “Vakitlerden Bir Vakit”, İstanbul’un geçmiş zamanlarında gezdirirken, aynı mahallenin birbiriyle anlaşamayan iki insanının hikâyesinden ibretlik bir ders ve öğüt çıkarıyor. Meddah anlatısının konusu kısaca şöyle: “Eski İstanbul’da, aynı mahallenin insanları olan fakat birbirinden hiç haz etmeyen Ahmet ve Namık’ın karşılaşması sonrası yaşanan komik olaylar naklediliyor. Hiçbir konuda anlaşamayan, tamamen farklı tabiata sahip iki kişi üzerinden ortak değerlerde buluşup kardeşçe yaşamanın güzelliği işleniyor”

    Dramaturjisini Gökhan Aktemur’un, dekor ve kostüm tasarımını Aynur Kopuz’un, ışık tasarımını Mustafa Türkoğlu’nun, efekt tasarımını Aşkın Nuri Özelçi’nin yaptığı, fotoğraflarını Esra Demir’in çektiği hikayede Tarık Şerbetçioğlu rol alıyor.

    Meydan Sahnesi’nde Bir Ortaoyunu: “Ödüllü”

    Geleneksel Tiyatromuzun ustalarından Kavuklu Hamdi ve ekibinin vakti zamanında oynadığı, Cevdet Kudret Solok’un Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi arşivinden derleyip kitabına aldığı “Ödüllü” isimli kanava (Ortaoyunu metni), elimize bütünlüklü bir şekilde oluşan kırk metinden bir tanesi. Bu alanın klasiği olarak kabul edilen, gelenekselin ustalarının üslubundan izler taşıyan metinlerden bir tanesi olan “Ödüllü”, ortaoyununun klasik tiplerini, Kavuklu’yu, Pişekar’ı nefeslendiriyor, geleneksel gülmece üslubuyla bir hikayeyi seyircisiyle paylaşıyor.

    “Ödüllü”nün konusu kısaca şöyle: “Kavuklu bekârdır ve yine işsizdir. Pişekârla yıllar sonra karşılarlar, hal hatır sorulduktan sonra Kavuklu Pişekâr’dan kendisine bir iş bulmasını ister. Pişekâr da varlıklı bir aile dostunun yakın zamanda vefat ettiğini, bekar bir kızı olduğunu ve o kızın bileğini büken erkekle evleneceğini vaat ettiğini söyler. Hikâye bu ya kızın kolunda efsunlu bir pazuband vardır. Kavuklu hemen niyetini ortaya koyar. Kız ile buluşturulur, kız ile kavuklu birbirine vurulur, hemen bilek güreşine tutuşurlar derken herkesin bileğini büken kız kavukluya yenilir. Anne bu durumdan pek hoşnut olmaz. Kız da kavuklunun kendisi için mücadele edip etmeyeceğini ölçmek için pehlivanlarla güreş yapmasını ister. Bu güreş için bir para ödülü konulur. Pişekâr ünlü pehlivanlara mektup yazar ve sırayla pehlivanlar gelmeye başlar; kavuklu sevdiği kıza, pehlivanlar da para ödülüne kavuşmak için güreşe tutuşurlar. Arnavut, Yahudi, Acem, Laz, Kayserili, Matiz gelir ve bizim Kavuklu hepsini tesadüfen! tuşa getirerek yener. Peki, âşıklar kavuşur mu, pehlivanlar para ödülünü nasıl alır?

    “Ödüllü” isimli ortaoyununun dekor ve kostüm tasarımı Aynur Kopuz’a, ışık tasarımı Mustafa Türkoğlu’na, efekt tasarımı Aşkın Nuri Özelçi’ye, müzik düzenlemesi Cihan Kurtaran’a ait. Fotoğraflarını Sadi Ayan’ın çektiği oyunda, Özgür Dağ Kavuklu, Barış Çağatay Çakıroğlu Pişekâr rolünde palangaya çıkarken, Burhan Yeşilyurt (Kayserili), Cihan Kurtaran (Acem), Çağlar Ozan Aksu (Külhanbeyi), Gülsüm Alkan (Anne), Murat Üzen (Yahudi), Seda Yılmaz (Kız), Serkan Bacak (Laz) ve Yılmaz Aydın (Arnavut) taklitleriyle rol alıyor.
    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Bu 'Veda' çok beğenildi haberi

    Bu 'Veda' çok beğenildi haberi

    Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Tiyatro Festivali’nde sahnelenen ‘Veda’ isimli  beğeniyle izlendi. Tiyatro oyununun sonunda Usta Oyuncu Nevra Serezli’nin dans performansı da  büyük alkış aldı.

    Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun (NKT) bu yıl 9’uncusunu gerçekleştirdiği Nilüfer Tiyatro Festivali, değerli oyunlarla devam ediyor. 1984 oyunu ile başlayan, ardından Cadı Kazanı, Şirreti Evcilleştirmek, Kel Diva, Flu Lysistrata ve Geçen Gün’ün oynandığı festivalde son olarak ‘Veda’ isimli oyun sahne aldı.

    Milli mücadele yıllarında İstanbul’daki bir konakta yaşanan acı, tatlı olayları anlatan oyun gerçek hayatta yaşanmış hikayeyi aktarıyor. Tiyatrokare’nin yeni oyunu Ayşe Kulin’in sevilen romanı Veda’yı Nedim Saban uyarlıyor ve yönetiyor. Oyunda usta oyuncu tiyatro sanatçısı Nevra Serezli, alışılmamış bir deli saraylı kompozisyonuyla; genç oyuncu Leyla Feray da yasak bir aşkın kahramanı olarak öne çıkıyor. Fatih Gülnar’ın bir Cumhuriyet aydını Aziz Sarvan’ın Kulin’in dedesi Ahmet Reşat’a hayat verdiği otobiyografik roman, yazarın Osmanlı’nın son maliye nazırı olan dedesinin öyküsünü Kurtuluş Savaşı yılları ve Cumhuriyet’in kuruluşunu sımsıcak bir konak ve aşk hikayesi olarak anlatıyor. Eylül Gürcan, Ayşe Ayter gibi ödüllü tasarımcıların imza attığı oyunda Meral Asiltürk, Alişan Özkan, Zeynep Sevi Yılmaz, Gizemnur Topaloğlu, Gizem Çayhanoğlu da rol alıyor.

    Nâzım Hikmet Kültürevi’nde sahnelenen oyuna tiyatroseverler büyük ilgi gösterdi. Salonu tamamen dolduran sanatseverler, iki perdelik gösterimin finalinde sanatçıları ayakta alkışladı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Beylikdüzü'nde Ramazan Etkinlikleri Başladıhaberi

    Beylikdüzü'nde Ramazan Etkinlikleri Başladıhaberi

    Ramazan ayı Beylikdüzü’ne Karagöz ve Hacivat’ıyla, kukla gösterileriyle, tasavvuf müziğiyle, neşesi ve huzuruyla geldi. Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği birbirinden renkli ve eğlenceli geleneksel Ramazan etkinlikleri ay boyunca tiyatro oyunları, konserler ve sohbetlerle sürecek.

    Beylikdüzü Belediyesi, Ramazan ayı etkinliklerini parklarda, açık alanlarda ve merkezlerde Beylikdüzü halkıyla buluşturuyor. Ramazan ayının simgelerinden meddah, orta oyunu, Karagöz ve Hacivat gösterilerinin yanı sıra tiyatro oyunları, sihirbazlık, kukla ve pandomim gösterilerinde vatandaşlar bir araya geliyor.

    İlçe halkı Ramazan’ın ruhunu bir arada yaşıyor

    7’den 70’e her kesime hitap eden Ramazan programlarının açılışı, Büyükşehir Mahallesi’nde kurulan Gezici Kumpanya ile yapıldı. 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’nda çocuklara keyifli anlar yaşatan kumpanya, 30 gün boyunca aynı saatte Beylikdüzü’nün farklı lokasyonlarında olacak. Yaşam Vadisi 1. Etap ve kültür merkezlerinde gerçekleşen birbirinden renkli ve keyifli etkinliklerde ise ilçe halkı Ramazan’ın ruhunu bir arada yaşayacak.

    Etkinliklerle ilgili ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşlar www.beylikduzu.istanbul adresini ziyaret edebilir.  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı