Yazar: editor

  • Diyetisyen Tabak, “Engelli bireylere yönelik özel beslenme stratejileri belirlenmeli"haberi

    Diyetisyen Tabak, “Engelli bireylere yönelik özel beslenme stratejileri belirlenmeli"haberi

    Ege Üniversitesi (EÜ) Engelsiz Ege Birimi Koordinatörlüğü tarafından “Engelli Bireylerin Karşılaştığı Beslenme Sorunları” konulu söyleşi düzenlendi. EÜ Engelsiz Ege Birimi Koordinatör Yardımcısı ve EÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuğba Eskişar Tefçi’nin moderatörlüğünü yaptığı söyleşide Diyetisyen Göksu Tabak konuşmacı olarak yer aldı. Çevrimiçi gerçekleştirilen söyleşiye akademisyenler ve öğrenci katıldı.

             Engelli bireylerin yemek yeme becerilerini etkileyen durumlar hakkında bilgi veren Diyetisyen Göksü Tabak, “Engelin türü ve derecesine bağlı olmadan engelli bireyler kendi kendilerine yemek yiyebilirler. Ancak motor ve sinir sisteminin zedelenmesi, ağız boşluğu ya da kaslardaki yapısal anormallikler, dikkat problemleri, özel diyet gereksinimleri, yetersiz öğrenme ve öğretmen çocuk oranı yemek yeme becerilerinin gelişimini engelleyebilir” dedi.

             Down Sendromu bireylerin yaşadığı beslenme problemlerine değinen Diyetisyen Tabak “Down Sendromu olan bireyler her yaşta yeme içme veya yutma güçlüğü yaşayabilir. Bu sorunlar zamanla ve terapi yardımıyla düzelebilir. Ancak bazı durumlarda bu problemler ömür boyu da devam edebilir. Beslenme tedavisinin temel önerilerinde su tüketiminin artırılması, iş yerindeki ve okuldaki süpervizörlerin tedavi alanına dahil edilmesi, evde yemek hazırlanması, yiyecekleri ödül olarak kullanılmaması, kişinin ilgi ve becerilerine uygun günlük egzersiz rutinin oluşturulması yer alıyor” diye konuştu.

    Otizm-spektrum bozukluğunda beslenme

             Otizm-spektrum bozukluğu olan bireylerin beslenme alışkanlığı ile alakalı bilgiler veren Diyetisyen Tabak, “Otizmi olan bireyler, ışığa, dokunmaya, sese ve tada karşı bir hassasiyet yaşarlar. Bu da besinlerin çeşitliliğini etkiler. Otizm durumunda beslenme gereksinimlerinde herhangi bir farklılık yoktur ve dengeli beslenme sağlık ve gelişim için önemlidir” diye konuştu. Diyetisyen Tabak, otizimli bireylerde meydana gelen beslenme sorunları hakkında bilgi vererek, “Otizm-spektrum bozukluğu, bireylerde yemek zamanlarında rutine ihtiyaç duyulması, kokulara, görüntülere ve seslere karşı hassasiyet, konsitipasyon, diyare gibi sindirim rahatsızlıkları, besinlere aşırı duyarlılık ve sınırlı bir diyet gibi beslenme sorunları görülür” dedi.

             Engelli bireylere özel olarak uygulanması gereken beslenme stratejilerinden bahseden Diyetisyen Tabak, “Engellilik türüne bağlı olarak bireyin enerji ihtiyacı farklılık gösterebilir. Örneğin hareket kısıtlığı olan bireylerin enerji harcamaları daha düşük olabilir. Bireylerin sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için protein, vitamin ve mineral ihtiyaçları dikkatlice planlanmalıdır. Engelli bireylerin beslenmesi konusunda temel prensip, kişinin bireysel ihtiyaçlarına ve sağlık durumuna özel beslenme stratejilerinin belirlenmesidir. Bu nedenle bireyin sağlık durumu ve ihtiyaçlarına yönelik olarak beslenme uzmanları tarafından kişiselleştirilmiş beslenme planları oluşturulmalıdır” dedi.

             Diyetisyen Göksu Tabak, söyleşi sonunda katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir: Çocukların Dişlerinin Çürümemesi İçin Bunlara Dikkathaberi

    Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir: Çocukların Dişlerinin Çürümemesi İçin Bunlara Dikkathaberi

    Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir çocuklarda diş çürüklerinin engellenmesinde öne çıkan konu başlıklarını aktardı. Çocuklarda diş çürüklerinin engellenmesinde altın kuralın doğru ürünler ile doğru fırçalama olduğunun altını çizen Dt. Nurgül Demir üzerinde durulması gereken konuları şöyle sıraladı.

    “Dişlerin günde iki sefer, çocukların yaşına ve çürük risk durumuna göre profesyonel olarak seçilmiş ağız bakım ürünleri kullanılarak, doğru teknikle fırçalanması büyük önem taşıyor” açıklamasında bulunan Dt. Nurgül Demir “Ancak, çocuklarda, ağız hijyeni alışkanlıklarının devamlılığının getirilebilmesi ve yeterli diş temizliğinin sağlanması maalesef her zaman mümkün olmuyor.   Diş fırçalamaya ek olarak uygulanabilecek, diş çürüklerinin önlenmesinde etkili olan koruyucu tedavilerin de üzerinde durmakta fayda var. Diş çürüklerinin oluşumunu önleme ve ilerlemesini durdurmada bilinen en güçlü ajan ise flor” dedi. Tedavisi yapılmayan diş çürüklerine bağlı oluşabilecek ileri düzey enfeksiyon riskinin genel vücut sağlığı açısından zararlarından da bahseden Dt. Nurgül Demir “Kalp hastalığı, diyabet gibi farklı sistemik hastalıklar sebebiyle takip altında olan çocuk hastalarda ağız hijyeninin korunmasının önemini göz önünde bulundurduğumuz zaman, florün dişler üzerindeki koruyucu ve hatta tedavi edici etkisinin gerekliliği tartışılamaz. Flor, hekim tarafından uygulanabilecek profesyonel preparatlarla diş yüzeyine uygulandığı zaman; çürük bakterisinin zarar vermeye başladığı diş minesi yüzeyindeki yapısal bozulmayı durdurarak, tamir sürecini başlatır. Ağız hijyeni alışkanlıklarının doğru teknikle ve ‘flor içeren’ bir diş macunuyla devamlılığının sağlanması, topikal olarak uygulanan florun etkisini arttıracağı gibi; henüz herhangi bir çürük oluşumu görülmeyen, ağız hijyeni iyi olan bireylerde, hastanın kendine uyguladığı, koruyucu sayılabilecek tedavileri sürdürmesini sağlar. 3 yaşa kadar pirinç tanesi, 3 yaştan 6 yaşa kadar bezelye tanesi büyüklüğünde diş macunu kullanılması yeterlidir ve bebeğin ilk dişleri çıkmaya başladıktan sonra florlu macun kullanılmaya başlanmalıdır. Macunun hangi konsantrasyonda flor içermesi gerektiğini, çocuğun çürük riski durumuna göre, çocuk diş hekimi belirlemelidir” açıklamasında bulundu.

    Ebeveyn kontrolü şart

    Florun, önerilen dozlarının üstünde tüketiminin, akut veya kronik yan etkilere sebep olabileceğinin altını çizen Dt. Nurgül Demir “Ebeveyn kontrolünde diş fırçalanması ve macunun tükürtülmesi veya yapılamıyorsa macunun diş yüzeylerinden silinerek uzaklaştırılması, evde bulunan flor preparatlarının çocukların ulaşamayacağı yerlerde muhafaza edilmesi ve ilgili hekimin çocuğun kullandığı gıda takviyeleri, flor içerikli ürünler hakkında eksiksiz bilgilendirilmesi oluşabilecek riskli durumların önlenmesinde yeterli olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Profesyonel Olarak Uygulanabilecek Koruyucu Tedaviler

    Flor vernik preparatlarının, ağızdaki tüm diş yüzeylerine sürülerek uygulanan ve uzun süredir yaygın olarak kullanılan koruyucu tedavi ürünleri olduğunu aktaran Dt. Nurgül Demir “Fissür örtücü yani koruyucu dolgu olarak da bilinen; özellikle daimi dişlerinin çıkmaya başladığı dönemde, dişlerin girintili çıkıntılı olan çiğneyici yüzeylerini örterek; bakteri tutulumunu engelleyen ve temizlenmenin zor olduğu bölgeleri çocuğun diş fırçalama alışkanlığı kazandığı döneme kadar koruma altına almaktadır. Koruyucu dolgular, özellikle çürük riski yüksek çocuklarda önerilen dolgulardır. Yeni nesil fissür örtücüler de flor içermektedir. Son zamanlarda giderek popülerleşen ‘gümüş diamin florid’ uygulamaları ise, başlangıç aşamasında olan çürüklerin ilerlemesini durdurmada etkisi kanıtlanmış olan bir koruyucu tedavi şeklidir. Özellikle küçük yaştaki çocuklarda, başlangıç aşamasındaki çürüklerin durdurulabilmesi; uyutularak diş tedavisi yapılmasına gerek kalmadan, çocuğun koltukta işlem yapılmasına uyum göstereceği döneme kadar ağız hijyeninin kontrol altında tutulmasını sağlar” diyerek öne çıkan diğer başlıkları şu şekilde aktardı:

    1. Çocuklarda beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, çürük oluşumunun önlenmesinde en önemli unsurlardan biridir. Karbonhidrattan uzak bir beslenme düzeni, özellikle çürük riski yüksek olan çocuklarda koruyucu tedavilerin ilk adımı sayılabilir.
    2. Hekim tarafından önerilen miktarda ve doğru fırçalama tekniği ile günde 2 kez uygulandıklarında, florlu diş macunları çürük riskini kesinlikle azaltmaktadır. 
    3. Profesyonel kullanım için üretilen flor preparatlarının yılda 2 kez çocuk diş hekimi tarafından uygulanması, çürük oluşumuna karşı dişleri korur.
    4. Fissür örtücüler, dişlerin girintili çıkıntılı olan çiğneyici yüzeylerini örterek; bakteri tutulumunu engeller ve temizlenmenin zor olduğu bölgeleri çocuğun diş fırçalama alışkanlığı kazandığı döneme kadar koruma altına alarak dişleri çürümeye karşı korur.
    5. Son dönemde giderek popülerleşen ‘Gümüş diamin florid’ uygulamaları ise, başlangıç aşamasında olan çürüklerin ilerlemesini durdurmada etkisi kanıtlanmış olan bir koruyucu tedavi şeklidir. Özellikle küçük yaştaki çocuklarda, başlangıç aşamasındaki çürüklerin durdurulabilmesi; uyutularak diş tedavisi yapılmasına gerek kalmadan, çocuğun koltukta işlem yapılmasına uyum göstereceği döneme kadar ağız hijyeninin kontrol altında tutulmasını sağlar. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Büyülü Orkestra 17 Mart'ta! Duayen Orkestra Şefi Hikmet Şimşek'e Adanmış Bir Çocuk Eserihaberi

    Büyülü Orkestra 17 Mart'ta! Duayen Orkestra Şefi Hikmet Şimşek'e Adanmış Bir Çocuk Eserihaberi

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu, 90’lı yıllarda Türkiye’de milyonlarca insanı klasik müzikle tanıştıran duayen orkestra şefi Hikmet Şimşek’e adanmış “Büyülü Orkestra” adlı senfonik masalın İstanbul prömiyerine ev sahipliği yapacak. 17 Mart Pazar günü saat 14.00’te gerçekleşecek Büyülü Orkestra’nın müzikleri, besteci ve orkestra şefi Tolga Taviş tarafından yazıldı. Eserin hikâyesi, keman sanatçısı ve yazar Gündüz Öğüt’e ait. Anlatıcı ve Hikmet Şimşek rolünde ise viyola sanatçısı ve komedyen Efdal Altun yer alıyor. Eserin görsellerini hazırlayan ve sunan ise keman ve fotoğraf sanatçısı Tolga Akın. İlkokul öğrencilerine yönelik hazırlanan müzikli masal, çocuklara senfoni orkestrasını ve çalgıları tanıtmanın yanı sıra müziğin ve sanatın erdemlerini ve yararlarını interaktif olarak da anlatmayı amaçlıyor.

    “Büyülü Orkestra”, 45 dakikalık süresi boyunca, orkestra ve senfonik müzikle ilgili derin bir hikâye sunarken, müzik ve sanatın çocuklar ve genel izleyici üzerindeki pozitif etkilerine odaklanıyor. 

    Eserin hikayesi şöyle: Büyülü Orkestra, efsanevi orkestra şefini kaybedince yeni gelen şef “Kazava” herkesin beğenisini kazanır. Ancak Kazava’nın şeytani planları anlaşılmaya başlayınca işler karışır. Şehrin çocukları, severek izledikleri orkestranın üzerine bir çeşit kara büyünün çöktüğünü üzülerek öğrenir. Yardım gecikmeyecek, üstelik hiç beklenmedik bir yerden gelecektir.

    İlkokul öğrencileri başta olmak üzere, geleceğin büyüklerine müzik eğitimi vermek, onlara sanatın ve müziğin değerlerini öğretmek amacıyla tasarlanan bu interaktif müzikli masal, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata ve müziğe dair görüşlerini yansıtan bir eser olarak öne çıkıyor.

    CRR Konser Salonu, “Büyülü Orkestra” ile müziğin, eğitimin ve sanatın gücünü bir araya getirerek, küçük müzikseverlere klasik müziğin evrensel dilinde bir araya gelme ve ilham alma fırsatı sunuyor. 

    Büyülü Orkestra’nın tekrarı 14 Nisan Pazar saat 14.00’te bir kez daha izleyiciyle buluşacak.

    Konserin biletleri 30 TL olarak CRR gişesi ve Biletix’te satışa sunuldu.

    Etkinlik Detayları:

    Etkinlik Adı: Büyülü Orkestra – Senfonik Masal

    Tarih: 17 Mart Pazar

    Saat: 14.00

    Yer: CRR Konser Salonu

    Besteci – Orkestra Şefi: Tolga Taviş

    Metin Yazarı: Gündüz Öğüt

    Anlatıcı: Efdal Altun

    Barkovizyon: Tolga Akın

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Tarihe ışık tutanlar Afrodisias'ı anlattıhaberi

    Tarihe ışık tutanlar Afrodisias'ı anlattıhaberi

    Arkeologlar Derneği İzmir Şubesi ve Afrodisias’ı Sevenler Derneği’nin düzenlediği  ‘’Tarihe Işık Tutanlar Afrodisias’ı Anlatıyor’’ konulu konferans dizisi Bornova Belediyesi Altındağ Atatürk Kültür Merkezi Sivil Toplum Kuruluşları Yerleşkesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginliğin Afrodisias Antik Kenti özelinde ele alındığı ve 4 ayrı günde yapılan konferanslar da kazılarda görev alan uzman ve akademisyen arkeolog, sanat tarihçi, mimar, restoratör, müzeci ve bilim insanları elde edilen bilgileri katılımcılara anlatarak bu zenginliğin tanınmasını sağladı.

    Bornova Belediyesi Altındağ Atatürk Kültür Merkezi Sivil Toplum Kuruluşları Yerleşkesi’nde gerçekleşen konferanslarda  Afrodisias’ı Sevenler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Funda Akpamuk proje tanıtımı yaparken, Arkeologlar Derneği Îzmir Şube Başkanı Ela Fatma Baltutan  da ‘’Arkeolog Elinde Bir Eserin Yolculuğu’’ ve ardından da Afrodisias Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Serra Somersan ‘’Afrodisaias’ta Güncel Araştırmalar’’ konulu sunumları gerçekleştirdi. Milli Saraylar’dan emekli sanat tarihçi ve restoratör Dr. Ferhan Tekinmirza’’Afrodisias Antik Kenti Süslemeleri’’, emekli Öğretim Görevlisi Dr. Çiğdem Alas ‘’Roma Uygarlığında Sanat-Teknik-Estetik ve Afrodisias’’ konularında katılımcıları bilgiler aktardı.

    Etkinlik dizisi Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Müzecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Remzi Yağcı’nın ‘’Arkeoloji ve Müzecilik’’ konusunda yapılan çalışmaları tarihsel süreç içerisinde geçirilen aşamaları ve bir eserin kazıdan müzeye kadar gelişini örneklerle paylaştığı konferans ile son buldu. Etkinliklere dernek üyeleri, İzmir Rehberler Odasından turist rehberleri, sanat tarihçiler, restoratörler, Anadolu Üniversitesin’den Kültürel Miras ve Turizm uzmanları, Dokuz Eylül Üniversitesi Müzecilik Bölümü öğrencileri, çeşitli üniversitelerden arkeoloji bölümü öğrencileri, öğretmenler, turizmciler ve  çok sayıda arkeoloji meraklısı katıldı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TireTech Uygulaması'nın Yeni Sürümü ile Daha İyi Hizmet, Daha Fazla Kullanıcı Memnuniyetihaberi

    TireTech Uygulaması'nın Yeni Sürümü ile Daha İyi Hizmet, Daha Fazla Kullanıcı Memnuniyetihaberi

    Lastik hizmetlerinin dijitalleşmesine öncülük eden Continental, TireTech uygulamasını güncelledi.

    Güncelleme 39 ülke için kış lastiği önerileri, 20 dil seçeneği, lastik hasar teşhisi, diş açma kılavuzu ve ideal lastik hava basıncı hesaplayıcısını içeriyor.

    Premium lastik üreticisi ve teknoloji şirketi Continental, TireTech uygulaması ile filo yöneticileri, sürücüler, lastik bayileri ve tamircilerin mümkün olan en iyi lastik performansını ve en yüksek filo verimini yakalamalarına yardımcı oluyor. Uygulama, maliyet odaklı bir iş olan filo araçlarına daima optimum basınçta doğru lastiklerin takılması temeline dayanıyor. Continental EMEA Bölgesi Teknik Müşteri Hizmetleri-Kamyon Lastikleri Müdürü Hendi Wijaya, lastik hizmetlerinin dijitalleşmesi yönünde önemli bir adım olan TireTech uygulamasını katma değerli ve daha da kullanıcı dostu hale getiren çok sayıda yeni özellikle güncellediklerini belirtti. Wijaya, “Bu geniş kapsamlı güncelleme ile müşterilerimize filo verimliliğini sürekli olarak arttırma ve lastik işletme maliyetlerini düşürme konusunda artık daha fazla destek verebiliyoruz. Ayrıca, kullanıcı grubunu van segmentini de içerecek şekilde genişlettik” dedi.

    Kamyon ve otobüs lastikleri için ek fonksiyonlar

    TireTech uygulamasının mevcut fonksiyonları, kamyon ve otobüs lastikleri için ek özelliklerle desteklendi. Güncellemeyle birlikte, Continental’in her sonbahar yayınladığı güncel kış lastiği önerileri artık uygulamada yer alıyor. Bu sayede filo yöneticileri, otobüs ve kamyon sürücüleri, 39 ülkede mevcut kış lastiği yönetmeliklerine hızlıca göz atarak araçlarını yeni mevsime hazırlayabiliyor. Daha kolay bir kullanım için uygulamadaki tüm bilgiler 20 dilde sunuluyor. Ayrıca uygulamaya yeni lastik arıza teşhisi modülü eklendi. Bu modül, kamyon ve otobüs lastiklerindeki hasarları aında tespit ederek bunların çözümü için öneriler getiriyor. Bu öneriler, lastik kullanım mrü, güvenlik ve yakıt tüketimine odaklanıyor. Bir diğer yenilik olan diş açma modülünde ise lastik tamircileri, Continental ticari araç lastikleri için gerekli diş açma kılavuzunun yanı sıra diğer faydalı bilgileri bulabiliyor.

    Çevrimdışı kullanım rahatlığı

    Bir yolculuk sırasında lastik bilgilerine ihtiyacınız olduğunda ağ kapsama alanında değilseniz ne yaparsınız? Continental, böyle bir ihtimali düşünerek TireTech uygulamasını çevrimdışı kullanılacak şekilde geliştirdi. Kullanıcılar, uygulamayı çalıştırmak için gerekli bilgileri akıllı telefonlarına indirip çevrimdışı modda da veri bağlantısı olmadan kullanabiliyor.

    TireTech: Tüm lastik müşterileri için tavsiye uygulaması

    Lastik bayileri, filo yöneticileri, profesyonel sürücüler ve teknik elemanlar için bir teknik tavsiye aracı olan Continental TireTech uygulaması, iOS ve Android için ücretsiz olarak indirilebiliyor. Uygulama, Continental’in tüm zirai ve ticari araç, ve Van lastikleri ile ilgili güncel ürün ve servis bilgilerine hızlı ve kolay erişim sağlıyor.

    Daha düşük emisyon: Doğru lastik basıncı için Basınç-Yük Hesaplayıcı

    Continental TireTech uygulamasının özellikleri arasında entegre basınç-yük hesaplayıcısı da yer alıyor. Bu hesaplayıcı, kullanıcıların aks yüküne ve lastik ebadına uygun şişirme basıncını belirlemelerine yardımcı oluyor. Doğru lastik basıncı yuvarlanma direncini azalttığı için Tire Tech, bu yolla emisyonların düşürülmesine katkıda bulunuyor. Bu da Continental TireTech uygulamasını Continental’in En Düşük Toplam Sürüş Maliyeti (LODC) yaklaşımının önemli bir öğesi haline getiriyor. Teknik lastik verilerinden oluşan veri tabanı ve destekleyici görseller kütüphanesi de uygulamanın diğer güçlü fonksiyonları arasında yer alıyor. Ayrıca iletişim formu aracılığıyla müşteriler Continental’in teknik müşteri hizmetleri ekibine doğrudan ulaşabiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Hefa Group Üretim Kapasitesiyle Sektördeki Lider Konumunu Güçlendirmeye Devam Ediyorhaberi

    Hefa Group Üretim Kapasitesiyle Sektördeki Lider Konumunu Güçlendirmeye Devam Ediyorhaberi

    Sektörde 69 yıllık tekstil ve suni deri mazisine sahip olan Hefa Group; 2 üretim tesisinde toplam 32.500 m² kapalı alanı ile faaliyetlerini sürdürüyor, sektörde adından başarı ile söz ettiriyor.

     

    Hefa Group, kalitesi ve yenilikçi yaklaşımıyla tanınan bir suni deri ve kumaş üreticisi olarak sektördeki liderliğini pekiştirmeye devam ediyor. Suni deri üretim tesisinde 2 üretim hattı ile aylık 1.500.000 m (3.360.000 m²) üretim kapasitesine, kumaş üretiminde ise aylık 900 ton kumaş boyama ve 230 ton üretim kapasitesine sahip olan marka, müşteri taleplerine daha hızlı ve etkili bir şekilde cevap verebilmek amacıyla üretim kapasitesini genişletiyor.

    Yatırımları ve sürekli iyileştirme çabaları doğrultusunda, Hefa Group, sadece üretim kapasitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de önem veriyor.

    ‘Tesislerimiz aylık 1.500.000 metrelik bir kapasiteye ulaşıyor.’

    Üretim ve üretim kapasitesi hedefleri hakkında konuşan Hefa Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat Şahinler: Üretim kapasitemizi sürekli geliştirme ve müşterilerimize en iyi hizmeti sunma konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Suni deri ve kumaş alanında sahip olduğumuz teknolojik altyapı ve uzman kadromuzla, sektördeki konumumuzu güçlendirmekte kararlıyız. Suni deri üretiminde, 2 üretim hattı, vakum gofraj, demir gofraj, empirme ve gemata gibi son teknoloji ekipmanlarla donatılmış tesislerimizle aylık 1.500.000 metrelik bir kapasiteye ulaşıyoruz. Bu kapasite, döşemelikten ayakkabılığa, giyimlikten çantalığa kadar geniş bir yelpazede müşterilerimize çeşitlilik sunmamızı sağlıyor.

    Kumaş ve boyahane alanında ise çözgü örme (raşel) ve yuvarlak örme makinaları ile birçok kalitede kumaş üretimini gerçekleştiriyoruz. Ayrıca, yüksek kapasiteli boya kazanlarımızla aylık 900 ton kumaş boyama kapasitesine sahibiz. Şardon hatlarımızda polishing, traş, kâğıt zımpara, karbon fırça tamburlarımız mevcuttur. Reaktif ve dispers dijital baskı makinelerinin yanı sıra laminasyon ve bronzing hatlarımızla da müşterilerimizin ihtiyaçlarına cevap veriyoruz. Müşterilerimizin taleplerini karşılamak için sürekli olarak üretim süreçlerimizi iyileştirme ve teknolojiyi takip etme gayreti içindeyiz.

    Laboratuvarlarımızda yaptığımız detaylı kalite kontrol ve renk uyumu çalışmalarıyla, müşterilerimizin beklentilerini en iyi şekilde karşılamak için çaba gösteriyoruz. Laboratuvarlarımızda onaylanmayan hiçbir ürün müşterilerimize sevk edilmiyor. Hefa Group olarak, kalite ve müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımızı sürdürerek sektördeki liderliğimizi pekiştirmeyi hedeflemekteyiz. Ayrıca üretim süreçlerimizi optimize ederek atık ve enerji tüketimini minimum seviyeye indiriyor, doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyoruz. ‘sözlerine yer verdi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Eminevim 2024'te 150 bin yeni müşteri hedefliyorhaberi

    Eminevim 2024'te 150 bin yeni müşteri hedefliyorhaberi

    Tasarruf finansman sektörünün lideri Eminevim “Elbirliğiyle Gelecek Emin Ellerde” teması ve ülke çapındaki 119 şubesinde görev yapan yöneticileriyle İstanbul’da gerçekleştirilen strateji toplantısında 2024 hedeflerini masaya yatırdı. 

    Kurucusu olduğu tasarruf finansman sektörünün lideri Eminevim, İstanbul’da düzenlenen toplantıda, genel müdürlüğünde ve ülke çapındaki 119 şubesinde görev yapan müdür ve yöneticiler ile bir araya gelerek 2024 yılı strateji ve hedeflerini paylaştı. Toplantının açılış konuşmasında, uzun yıllardır tasarruf finansmanının gelişimine yön veren Eminevim’in lider konumuna dikkat çeken Eminevim Yönetim Kurulu Başkan Vekili Musab Üstün “Finansmanını sağladığımız ev, taşıt ve iş yeri sayısı 2023 sonu itibariyle yaklaşık 260 bin oldu. Ancak sadece kendi sektörümüzdeki liderliğe odaklanmıyor; katılım finans ekosistemine de önemli bir zenginlik kattığımıza inanıyoruz. Bu kapsayıcı ekosistemin zirvesinde Eminevim’i görebilmek için stratejik adımlar atmaya devam edeceğiz” dedi. 

     

    Hedef 2024’te 150 bin yeni müşteri

    Sektörel verilerin, Eminevim’in paylaşımcılığı ve katılımcılığı savunan hizmet modelinin toplumdaki karşılığını net bir şekilde ortaya koyduğunun altını çizen Eminevim Genel Müdürü Mustafa Mutlu Çalışkan ise konuşmasında yeni müşteri ediniminin önemine değinerek “Uzun yıllara dayanan açık ve şeffaf müşteri memnuniyeti politikamızın, sektörü ilk kez deneyimleyen yeni müşterilerimiz nezdinde de olumlu geri dönüşler alması bize güç verdi. 2024 için yeni müşteri hedefimizi iki katına çıkartarak 150 bin yeni tasarruf sahibini daha portföyümüze eklemeyi istiyoruz. Ülke çapındaki 1.400’ü aşkın çalışanımızla sektörü büyütmeye ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi. 

     

    Dijital dönüşüme yapılan yatırım 2 katına çıktı

    Konuşmasında finans sektöründe şubenin çok önemli bir müşteri temas noktası olduğunu ancak dijitalleşmenin her sektör gibi tasarruf finansman sektörü için de kaçınılmaz olduğunun altını çizen Strateji ve Finanstan Sorumlu Baş Genel Müdürü Yardımcısı Murat Ayyıldız “Dijital dönüşümü bir IT projesi olarak değil, bunu bir iş modeli değiştirme ve değer yaratma projesi olarak gördüğümüz için bu alandaki yatırımlarımızı 2023 yılında iki katına çıkarttık. Finans, operasyon, satın alma, insan kaynakları gibi tüm merkezi birimlerin ve bu birimlerin iş süreçlerinin otomatize edilmesi, daha verimli bir çalışma ortamı sağlıyor ve bu da müşteri sayılarımıza yansıyor” dedi.

     

    Yeni rekor için hedef 300 bin teslimat

    Sektörde açık ara fark ile yakalanması zor bir teslimat sayısına sahip olduklarının altını çizen Eminevim Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nuh Suat Karataş ise yeni hedeflerinin 300 bin teslimata ulaşmak olduğunu söyleyerek “Bugüne kadar on binlerce aileye dokunurken yüz binlerce kişinin hedeflerine ulaşmasını sağlarken odağımız sadece belli bir rakama ulaşmak olmadı. Müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını en üst seviyede karşılayabilmek amacıyla her bir personelimize yıl boyunca ortalama 36 saatin üzerinde eğitim verdik. Teslimat öncesi ve sonrasında özenle yürüttüğümüz operasyonel süreçlerin ardından gerçekleştirdiğimiz anketlerde yüzde 90 olarak çıkan müşteri memnuniyetimizi destekleyen bu yatırımlar sayesinde, müşterilerimizden aldığımız şikayetlerde de yüzde 36 oranında bir azalma yakalamış olduk” dedi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Teknopark İstanbul'un 4 firması kompozit sektörünün dev buluşması JEC World Fuarı'nda büyük ilgi gördühaberi

    Teknopark İstanbul'un 4 firması kompozit sektörünün dev buluşması JEC World Fuarı'nda büyük ilgi gördühaberi

    Paris’te her yıl düzenlenen, kompozit sektörünün buluşma platformu JEC World Fuarı’na Teknopark İstanbul, bünyesinde çalışmalar yürüten 4 firma ile katılarak ürünlerini dünyaya tanıttı. Titanyum alaşımdan üretilen ve yakın zamanda uzaya gönderilen roket parçalarından, WAAM teknolojisiyle üretilen kompozit robotik kollara, Teknopark İstanbul firmalarının Ar-Ge içerikli çalışmaları fuarda tanıtıldı.

    Kompozit malzemeler ve uygulamalarına yönelik dünyanın önde gelen küresel ticaret fuarı JEC World 2024, Fransa’nın başkenti Paris’te kapılarını açtı. Sektör profesyonellerine global ölçekte inovasyon, iş ve ağ oluşturma olanakları sunan fuara ilgi büyük oldu. Türkiye Milli Katılımı 2013 yılından itibaren İstanbul Ticaret Odası tarafından gerçekleştirilen JEC World 2024 Kompozit Fuarı’na, Teknopark İstanbul firmaları Alloy Additive, Adente, Plustechno ve Promakim inovatif ürünleriyle katıldı. Firmalar, İstanbul Ticaret Odası platformunda kendilerine ayrılan bölümlerde tecrübe ve inovasyon sonucu geliştirdikleri ürünler hakkında bilgi vererek görüşmeler gerçekleştirdi.

    “İTO olarak savunma sanayindeki gücümüzün perçinlenmesine katkıda bulunuyoruz”

    İTO Başkanı ve Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili Şekib Avdagiç, İTO’nun, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte kurucularından olduğu Teknopark İstanbul ile Türkiye’nin savunma sanayindeki gücünün perçinlenmesine katkıda bulunduğunu söyledi. 

    Avdagiç, küresel ölçekte tanınan bir derin teknoloji merkezi haline gelen Teknopark İstanbul’un 2024 yılı itibarıyla 552 firma, 3 bin 494 milli proje ve 9 bin 997 Ar-Ge mühendisine ev sahipliği yaptığı bilgisini verdi.

    Avdagiç, “İTO olarak girişimcilikte ortaya koyduğumuz perspektifi de Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ile zirveye taşıyoruz” dedi. 

    Her firma farklılaştırmış çözümler sunuyor

    Fuara katılan Teknopark İstanbul bünyesindeki firmalardan Alloy Additive, Havacılık, Savunma, Uzay, Petrokimya, Otomotiv, Kompozit Kalıpçılığı gibi birçok endüstri için başta titanyum ve nikel gibi egzotik alaşımlarla 3D büyük boyutlu metal parçalar üretiyor.

    Adente, HP-RTM, Filaman Sarma ve Pultrüzyon gibi zorlu kompozit süreçlerindeki tecrübelerini kullanarak yeni mühendislik teknolojileri geliştirip uyguluyor. Müşterinin istekleri doğrultusunda özelleştirilmiş ürün ve makina çözümleri sunuyor. 

    Plustechno, yapı kimyasalları/malzemeleri alanında kendi know-how’ını üretip, patentli ürünleriyle çimento, beton ve seramik sektörüne hizmet veriyor.

    Promakim’in ise dijital üretim ve baskı sistemleri çözümlerindeki hizmetlerinin yanı sıra Endüstriyel 3B Üretim Sistemlerinde yatırımları bulunuyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • IGLO Architects'ten Koç Grubu İçin Sürdürülebilir Tasarım: Arçelik Content Studiohaberi

    IGLO Architects'ten Koç Grubu İçin Sürdürülebilir Tasarım: Arçelik Content Studiohaberi

    IGLO Architects, Koç Grubu bünyesindeki markaların reklam ve tanıtım ihtiyaçlarına inhouse çözümler üretilmesi amacıyla planlanan ve Çayırova’daki mevcut kampüs içerisinde bulunan eski bir bakım binasının kurumun sürdürülebilirlik ilkelerine uygun olarak dönüştürülmesiyle hayata geçirilen “Arçelik Content Studio” tasarımına imza attı. 

    Birbirinden farklı ölçeklerde ve fonksiyonlarda ödüllü mimari ve iç mimari projelere imza atan Mimar Zafer Karoğlu ve Mimar Esen Akyar ortaklığındaki IGLO Architects, Koç Grubu için kurumun sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda eski bir bakım binasından dönüştürülen bir içerik stüdyosu tasarladı. “Adaptive re-use” olarak da adlandırılan bir yeniden kullanım projesi olan Arçelik Content Studio, grubun reklam giderlerinde önemli bir tasarruf sağlamasının yanı sıra çevreye duyarlı bir uygulama örneği olarak da değer görüyor. Geri dönüşüm ve yeniden kullanım yoluyla yapı üretiminde kaynak tasarrufunun ve atık miktarının azaltılmasının mümkün olabileceğini kanıtlayan proje, kurumlara sürdürülebilirlik ilkelerinin ticari bir ortamda nasıl başarıyla uygulanabileceğini gösteren bir ilham kaynağı niteliği taşıyor.

    IGLO Architects, Arçelik Content Studio’nun tasarımında, kampüsün depolarında bulunan atık çelik malzemeleri, kafesleri ve kullanılabilir durumdaki tüm diğer materyalleri tespit ederek stüdyonun ihtiyaçlarına uygun şekilde plan çözümlerine adapte etti. Böylece mümkün olduğunca geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımıyla ana kriter olan sürdürülebilirlik prensibine uygun hareket edilerek örnek bir tasarım ve uygulama gerçekleştirilmiş oldu.

    Platolar tasarlanırken; farklı fotoğraf ve video çekimlerine yönelik ihtiyaçları karşılayabilecek şekilde, 1200 metrekarelik bu yapının çekimler için gelecek yerli/yabancı ekipler, oyuncular ve set kadrolarının ihtiyacı olan ideal alanların oluşturulması ve ofis çalışanlarının firma standartlarına uygun şartlarda çalışabilmeleri önemsendi.  Teknik donanımlar ve dekor malzemeleri için ulaşımı kolay depolar, yoğun kullanılacak teknolojik altyapılar için teknik alanlar, araç girişine olanak verecek geniş mekanlar programda yer aldı. Sosyalleşme ve yemek alanları, ıslak hacimler, makyaj odaları ve geçici kullanıcılara çalışabilecekleri ofis şartları sağlanması keyifli çalışılabilecek mekanların elde edilmesine dikkat edildi. Aynı anda üç markanın sabit dekorlarının olabileceği, ayrıca serbest çekimler de yapılabilecek esnek platolar tasarlandı.

    IGLO Architects, yapının mevcut çelik makaslarını ve çatısını güçlendirilerek yenilerken, duvarlar ve zeminleri akustik ihtiyaçlara uygun şekilde yeniden tasarladı. Farklı çekim senaryolarına göre uyarlanabilen çok fonksiyonlu ve dönüştürülebilir platolar oluşturuldu. Yapı cephesi; malzeme depoları, teknik alan ve misafir girişlerini dış şartlardan ve binanın önündeki yolun hareketli trafiğinden korunacak şekilde geriye çekilerek davet ederken; dış ünite ve istenmeyen detayların maskelendiği çift yüz kafes çerçeveler kullanıldı.

    IGLO Architects tarafından markanın kurumsal kimliğine uygun nitelikte yenilenen cephe tasarımında yine geri dönüştürülmüş malzemelere yer verilirken sanayi yapısına çağdaş bir görünüm kazandırılmış oldu. Kullanılan tüm ses ve aydınlatma sistemlerinin enerji tasarrufu sağlayacak şekilde seçilmeleri yapının karbon ayak izini azaltan uygulamalardan bir diğeri oldu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Magdeburger Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu;  “Zorunlu Trafik Sigortalarında Serbest Tarifeyi Destekliyoruz"haberi

    Magdeburger Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu; “Zorunlu Trafik Sigortalarında Serbest Tarifeyi Destekliyoruz"haberi

    Zorunlu trafik sigortalarında 2017 yılından beri yürürlükte olan tavan fiyat uygulaması, son yıllarda sektörün gündemindeki en önemli konulardan biri olmaya devam ediyor.

    Magdeburger Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, zorunlu trafik sigortası poliçelerinden çoğu firmanın teknik olarak zarar ettiğini belirterek, serbest tarifeye geçişin önemini vurguladı. 

    Hancıoğlu “Trafik sigortalarında uzun yıllardır süregelen prim yetersizliği sorunu sektörün üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Serbest tarifeye geçiş bu yükün hafifletilmesi yolunda ciddi bir adım olacaktır. Rekabetin artması, hem sigorta şirketlerinin daha iyi hizmet sunmasına hem de vatandaşların daha uygun fiyatlı trafik sigortalarına erişmesine imkan sağlayacaktır. Serbest tarife ile sigorta şirketleri risk profiline göre fiyatlandırma yapabilecek, bu sayede riskli sürücüler daha yüksek prim öderken, dikkatli ve güvenli sürücüler daha düşük primlerden yararlanabilecektir. Bu da hem sektörün sürdürülebilirliğini sağlayacak hem de vatandaşlara daha adil bir fiyatlandırma imkanı sunacaktır” dedi.

    “Serbest tarife ile hedefe ulaşabiliriz”

    Hancıoğlu “Vatandaşımıza yönelik zorunlu bir sigorta olduğu için biz sistemi para kazanmaktan ziyade para kaybetmemek üzerine kuruyoruz. Bu yüzden serbest tarife diyoruz. SEDDK’nın da (Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu) serbest tarifeye geçiş konusunda istekli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, yakın gelecekte trafik sigortalarında serbest tarifeye geçileceğine inanıyoruz. Mevzuat koyucunun 1 Mayıs 2024 itibariyle poliçelere uygulayacağı yeni sepet artış sistemi olayı bir matematiğe oturtacak ve bu sektörümüz için çok yararlı olacaktır. Böylece artış oranlarında bir şeffaflık sağlanacak ve artış vatandaşa daha kolay anlatılabilecektir.” şeklinde konuştu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı