Yazar: editor

  • Türk Telekom karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050'de de Net Sıfır'a ulaşmayı hedefliyorhaberi

    Türk Telekom karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050'de de Net Sıfır'a ulaşmayı hedefliyorhaberi

    Sürdürülebilir bir gelecek için teknoloji alanındaki birikimini hayatın tüm alanlarına yansıtan Türk Telekom, çevresel ve sosyal alanlarda öncü adımlar atıyor. Sürdürülebilirlik ilkelerini iş stratejilerinin merkezine yerleştiren, iklim riski yönetimine katkıda bulunmak amacıyla çalışmalarını yürüten ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UNGC) 10 temel evrensel ilkesine uygun davranacağına dair taahhüt veren Türk Telekom, karbon emisyonlarını 2030 yılına kadar %45 azaltmayı, 2050’de ise ‘Net Sıfır’ı hedeflediğini açıkladı. 

     

    Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aktan, “Türk Telekom olarak çevresel sürdürülebilirlik konusunda öncü adımlar atıyor, gelecek nesillere yaşanabilir, daha yeşil bir dünya bırakma hedefiyle iklim riski yönetimine katkı sağlayan proje ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yolculukta, karbon ayak izimizi azaltmak ve çevresel sürdürülebilirliğe katkımızı artırmak için somut adımlar atıyoruz. Sürdürülebilirlik Komitemizin aldığı karar ve Yönetim Kurulumuzun destekleriyle; 2030 itibarıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızda 2020 baz yılına nispeten yüzde 45’lik bir azaltım yapmayı, Türkiye ve GSMA hedefleri ile uyumlu olacak şekilde, 2050 yılında ise Net Sıfır’ı hedefliyoruz” dedi. 

     

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma vizyonunu tüm iş süreçlerine yansıtıyor. Teknoloji birikimini hayatın tüm alanlarına aktararak Türkiye’yi geleceğe taşıyan çalışmalara imza atan Türk Telekom, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamak adına somut adımlar atmaya devam ediyor. 

     

    Türk Telekom Finans Genel Müdür Yardımcısı Kaan Aktan, “Türk Telekom olarak sürdürülebilirlik en önemli odak konularımızın başında geliyor. Sadece bugünün ihtiyaçları için değil, yarınların sürdürülebilirliği için önemli adımlar atıyoruz. Bu yolculukta, karbon ayak izimizi azaltmak ve çevresel sürdürülebilirliğe katkımızı artırmak için somut adımlar atıyoruz. Bu kapsamda, Yönetim Kurulumuza bağlı Sürdürülebilirlik Komitemizin aldığı karar ile 2030 itibarıyla Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızda 2020 baz yılına nispeten %45’lik bir azaltım yapmayı, Türkiye ve GSMA hedefleri ile uyumlu olacak şekilde, 2050 yılında ise Net Sıfır’ı hedefliyoruz. Verdiğimiz sözün, rakamlardaki azalışı ifade eden bir hedefin ötesinde, Türk Telekom olarak sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için duyduğumuz sorumluluğun göstergesi olduğuna inanıyoruz” dedi. 

     

    Yakın zamanda küresel sürdürülebilirlik standartlarına uygun olarak “Bilim Temelli Hedefler Girişimi”ne (SBTi) dahil olup taahhüdünü yineleyecek olan Türk Telekom’un bu adımı; sürdürülebilirlik taahhütlerini pekiştirirken, geleceğe yönelik stratejilerinin bilimsel temellere dayandığına işaret ediyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Winordie, Tulpar PROTALITY EMEA TOUR'un şampiyonu oldu!haberi

    Winordie, Tulpar PROTALITY EMEA TOUR'un şampiyonu oldu!haberi

    Winordie, PUBG: BATTLEGROUNDS turnuvası PROTALITY’nin, 2024 yılındaki ilk etkinliği Tulpar PROTALITY EMEA TOUR ile, Türkiye’de başlayıp Avrupa sahnesine taşınan PUBG PROTALITY Serisi’nin ilk EMEA şampiyonu olarak taçlandırıldı.

    Bu sezon EMEA bölgesi elemeleri ve verilen iki Wildcard sayesinde şampiyon winordie’nin yanı sıra ikinci NAVI ve üçüncü Young Danes de 15 Mart’ta başlayacak PUBG EMEA Championship Spring 2024’ün Playoff aşamasına EMEA bölgesindeki turnuvanın Wildcard hakkı sahipleri olarak katılmayı garantiledi.

    Yüksek performanslı dizüstü bilgisayarlar ve çevre birimi ürünleri alanında faaliyet gösteren Monster Notebook, global markası Tulpar’la PUBG: BATTLEGROUNDS turnuvası PROTALITY’nin global ana sponsoru oldu. eSports360 tarafından hazırlanan ve 5. yılında da büyümeye devam eden PROTALITY, mücadeleyi bir üst seviyeye taşıdığı Tulpar PROTALITY EMEA TOUR’da tüm EMEA bölgesinin en iyi iki takımını belirledi.

    Her şey 21-22-23-24-25 Şubat tarihlerinde 256 takımın 16 farklı Açık Eleme lobisinde birbirleriyle eşleşmesiyle başladı. Açık Elemelerin Ro16 aşamasında, en iyi 7 takım Tulpar PROTALITY EMEA TOUR Üst Grup aşamasına geçti ve burada davetli 9 takımla karşılaştı. Ro16 aşamasında sıradaki 8 takım Lower Bracket’a gitti. Tulpar PROTALITY EMEA TOUR Üst Grup maçlarının ardından ilk 8’e giremeyerek Büyük Final’e kalamayan takımlar, Tulpar PROTALITY EMEA TOUR Alt Grup maçlarında son kez şanslarını denedi. Büyük Final’de 256 katılımcı takımdan 16’sı ve 9 davetli takım yer aldı.

    Tulpar Notebook’un ana sponsor olduğu turnuvada 8.000$’lık ödül havuzu ilk 8 takım arasında aşağıdaki şekilde paylaştırıldı:

    • winordie – 2.500 USD
    • NAVI – 1.500 USD
    • Young Danes – 1.000 USD
    • Entropiq – 800 USD
    • Acend Club – 700 USD
    • MadBulls – 600 USD
    • FaZe Clan – 500 USD
    • FUT Esports – 400 USD

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akbank, Dış Ticarette Sürdürülebilir Büyüme Hedefiyle İhracatçı Buluşması'nı Gerçekleştirdihaberi

    Akbank, Dış Ticarette Sürdürülebilir Büyüme Hedefiyle İhracatçı Buluşması'nı Gerçekleştirdihaberi

    Akbank İhracatçı Buluşması, Türkiye’nin dış ticaret hedeflerine hizmet edecek yeni çözüm yolları ve iş birliği fırsatları odağıyla İstanbul’da gerçekleşti. 400’ü aşkın ihracatçının katıldığı buluşmada sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve e-ihracat kapsamında dış ticarette rekabet avantajı sağlayacak somut adımlar ele alındı.

    Türkiye’nin ihracata dayalı ekonomik büyüme modeline dış ticaret alanındaki ürün ve hizmetleriyle destek olan Akbank, düzenlediği “Akbank İhracatçı Buluşması” ile 400’ü aşkın ihracatçı ile bir araya geldi. 

    Etkinliğin açılış konuşmasını Akbank Genel Müdürü Kaan Gür gerçekleştirdi. Buluşmanın panel bölümünde ise Hakan Güldağ moderatörlüğünde Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Akbank Başekonomisti Çağrı Sarıkaya, BCG Group Yönetici Ortağı Lale Dağlı Ertok ve Megamerchant Kurucusu ve CEO’su Yaman Alpata panelistler olarak yer aldılar. Panelde Türkiye’nin ekonomik durumu, ihracatçıların sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmak için atması gereken somut adımlar, küresel ticarette markalaşmanın önemi ve e-ihracat gibi konular değerlendirildi. Panel sonrasında farklı sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçılar bir araya gelerek deneyimlerini paylaşma fırsatı buldu.

    Akbank İhracatçı Buluşması’nı Türkiye’nin ihracatının daha da gelişmesi bakımından çok değerli bulduğunu belirten Akbank Genel Müdürü Kaan Gür; “Ülkemizin refahı için, dünya ticaretinde güçlenmemiz ve rekabet avantajı kazanmamız kritik önem taşıyor. Biz de ihracatçılarımızın hayatlarını kolaylaştıracak ve çalışmalarına ivme katacak çözümleri sunmayı önemli bir görev olarak görüyoruz. Bu amaçla bu ekosistemdeki önemli oyuncularla iş birliği içerisinde çalışmaya devam ediyoruz. İhracatçılarımızın güncel ihtiyaçlarına odaklanarak, kurumsal internet şubesinin dönüşümü, dış ticaret ekosisteminde yer alan fintek’ler ile iş birlikleri ve yeni teknolojiler üzerinde çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz” dedi.

    Konuşmasında gelecek dönem hedeflerini de paylaşan Kaan Gür, sözlerine şöyle devam etti; “Sürdürülebilir finansman çözümlerimizle de müşterilerimizin her zaman yanındayız. 2023 yılsonunda 226 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hacmine ulaşarak 2030 yılına kadar 200 milyar TL sürdürülebilir finansman sağlama hedefimizi aştık. Bu başarı sonucunda hedefimizi 800 milyar TL’ye yükselttik. Ayrıca AB yeşil mutabakatı gibi düzenlemeler konusunda ihracatçı firmaların bilgi ve farkındalıklarını artırmak üzere eğitimler ve çalıştaylar düzenliyoruz. 2024 yılında da ürün ve hizmetlerimizle, müşterilerimizin ticarette rekabet gücünü korumalarına destek olmaya ve yeşil dönüşüm sürecini hızlandırmaya devam edeceğiz.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk şirketler iklim değişikliğini önemsiyor ama harekete geçmekte yavaşlarhaberi

    Türk şirketler iklim değişikliğini önemsiyor ama harekete geçmekte yavaşlarhaberi

    Türkiye’de sürdürülebilirlikten sorumlu üst düzey yöneticilerin katılımıyla hazırlanan EY Sürdürülebilir Değer Çalışması’na göre; şirketlerin sadece yüzde 27’si emisyonlarını yüzde 45 veya daha fazla azaltmayı planlıyor ve sadece yüzde 55’inin 2030 yılına kadar bir emisyon azaltma taahhüdü bulunuyor.

    Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman ve vergi şirketi EY (Ernst & Young), iklim değişikliği odaklı çalışmalar yürüten ve temel sürdürülebilirlik olgunluğuna sahip şirketlerin katıldığı 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışmasını yayımladı. Dünya çapında 520 katılımcıyla hazırlanan EY Sürdürülebilir Değer Çalışması; iklim değişikliği çalışmaları konusunda ilerlemenin yavaşladığını, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında ortalama %30’dan %20’ye düşüş yaşandığını ve iklim hedeflerine ulaşmak için belirlenen tarih olan 2036’dan 2050’ye bir gecikme söz konusu olduğunu ortaya koyuyor. 

    Türk şirketler taahhütte önde, aksiyonda yavaş

    Türkiye’de sürdürülebilirlikten sorumlu 105 üst düzey yöneticiden elde edilen bilgilerle düzenlenen EY Sürdürülebilir Değer Çalışması Türkiye ise, Türk şirketlerinin iklim taahhüdü verme konusunda küresel şirketlere göre daha önde olduğunu ancak taahhütleri yerine getirme ve aksiyon almada küresel şirketler kadar hızlı olmadıklarını gösteriyor. Araştırmaya katılan şirketlerin %90’ının kamuya açık iklim değişikliği taahhüdü bulunuyor. Şirketler emisyonlarını ortalama olarak %34 azaltmayı planlıyor, ancak şimdiye kadar sadece %23 azaltıldığını belirtiyor. Dünyanın; 1.5°C emisyon azaltım hedefini yakalayabilmesi için 2030 yılına kadar %45’lik azaltıma ihtiyaç duyuluyor. Ancak mevcut taahhütler bu hedefe ulaşma konusunda yetersiz kalıyor. Şirketlerin sadece %19’u karbon negatif ve %12’si net sıfır karbon taahhüdünde bulunurken; %27’si emisyonlarını %45 veya daha fazla azaltmayı planlıyor ve sadece %55’inin 2030 yılına kadar bir emisyon azaltma taahhüdü bulunuyor. Şirketler taahhütleri aksiyona dönüştürmenin ilk aşamalarında, en fazla ilerleme ise ölçüm ve yönetişim konularında kaydediliyor. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki şirketler hükümetler ile özel sektör iş birliğinin iklim değişikliği hedeflerine ulaşma konusunda yeterli olmadığını düşünüyor.

    Çalışmada öne çıkan bir diğer konu; iklim değişikliği kapsamında alınan aksiyonların şirketlerin finansal performansını da arttırdığı. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum kapsamındaki girişimlerinin finansal performansı olumsuz etkileyeceği (%36) veya yakın vadede piyasada rekabet etme kabiliyetlerini azaltacağı (%20) endişelerine rağmen şirketlerin iklim değişikliği yatırımları birçok boyutta beklenenden daha fazla değer sağlıyor.  Katılımcıların yüzde %40’ı iklim değişikliği girişimlerinin kuruluşlarının finansalları üzerinde olumlu bir etki yaratacağını belirtiyor, olumsuz bir etki yaratacağını düşünenlerin oranı ise %15 olarak ölçülüyor. Her 10 kuruluştan 6’sı iklim değişikliği konusunda geçtiğimiz yıla kıyasla daha fazla yatırım yapmayı planlıyor. Şirketlerin iklim değişikliği girişimlerine yatırım yapması için en önemli motivasyonu ise (%63 oranında) gelecekte oluşabilecek risklere karşı dayanıklılığının artırılması olarak belirtiliyor.

    Dünya çapında iklim değişikliği hedefleri geriledi 

    EY Sürdürülebilir Değer Çalışmasına göre dünyanın bu yıl 1,5°C’lik ısınmayı aşması riski söz konusu. Dış baskılar birçok şirketin sürdürülebilirlik ilerlemesini yavaşlatıyor. Devam eden enflasyon ve tedarik zincirleri üzerindeki önemli baskıyla birlikte mevcut jeopolitik çalkantılar, beş şirketten birinin son 12 ay içinde iklim taahhütlerini revize etmesine yol açan faktörler arasında. Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, kuruluşlar arasında giderek artan bir kutuplaşma görülüyor. İklim değişikliği konusunda en fazla eyleme geçen “lider” şirketler ile “gözlemciler” yani en az eylemde bulunanlar arasındaki fark önemli ölçüde artıyor. Bu konuda önemli adımlar atan kuruluşların %95’i kamuoyu ile paylaşılmış iklim taahhütlerine sahip olmaya devam ederken, gözlemciler arasında bu oranın %94’ten %67’ye düştüğü görülüyor.

    Küresel sıcaklık artışını 2099 yılına kadar 1,5°C ile sınırlı tutmak için küresel CO₂ emisyonlarının 2034 yılına kadar net sıfıra ulaşması gerekiyor. Ancak EY 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışmasından elde edilen sonuçlar, sürdürülebilirlik konusundaki ilerlemenin küresel hedeflere ayak uydurmak için gerekenin gerisinde kaldığını gösteriyor.

    EY Türkiye iklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin konuyla ilgili; “Biz, 2023 Sürdürülebilir Değer Çalışması ile Türkiye’deki şirketlerin iklim değişikliği kapsamında yürüttükleri çalışmaları, belirledikleri hedefleri ve bu hedeflere ulaşmada karşılaştıkları zorlukları ortaya koymayı amaçladık. COP 28’den çıkan sonuçlar da küresel çabalarda gerekli hızlanma olmadığı takdirde, sera gazı emisyonlarının bu yıl tarihi bir zirveye ulaşacağını göstermekte. Bununla birlikte Türkiye, 2022 yılında 400 milyon ton karbon emisyonu ile küresel olarak en yüksek emisyona sahip ülkeler sıralamasında 15. olarak yer alıyor. Hızla büyümeye ve tüketmeye devam ederken küresel ölçekte ortaya çıkan birçok krizle mücadele etmek zorundayız. Bazı krizleri durdurmak alınacak önlemlerle mümkünken, maalesef iklim krizini ancak yavaşlatmak mümkün. Hükümetler seviyesinde açıklanan stratejiler ve atılan adımlar, kurumları dönüştürmekte önemli bir itici güç olarak görülüyor. Ancak yapılan analizler bu hedeflerin iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini önlemek için yetersiz olduğunu gösteriyor. Bu noktada kurumlara düşen sorumluluk çok büyük. Risklerini ve fırsatlarını doğru belirlemek ve buna göre ileriye dönük stratejiler kurgulamak işin başlangıç noktası olmalı. Geç kalmadan dönüşüm adımları atılmalı. Vakitlice bu dönüşümü sağlayıp adapte olmayı başaranlar ise artan rekabet gücü, marka imajı ve finansal performansları ile krizi fırsata dönüştürmüş olacak” değerlendirmesini yaptı.

    Araştırma sonuçları iklim değişikliği kapsamında yürütülen çalışmaları geliştirmek adına olmazsa olmaz 5 adımın atılması gerekliliğine vurgu yapıyor;

    • İklim değişikliği ile mücadele konusunda koyulan hedefleri gerçekleştirmek için gerekli aksiyonların planlanması. 
    • Sera gazı emisyonlarının hesaplanmasında veri kalitesinin kritik olduğu göz önünde bulundurularak veri takibinin düzenli olarak yapılması. 
    • Sektörel ve sektörler arası iş birliklerinin geliştirilmesi. 
    • Şirketlerin tedarik zinciri kapsamında tedarikçileri ve alt yüklenicilerinin sürdürülebilirlik performanslarının ölçülmesi ve/ veya iyileştirilmesi için teşvikte bulunması. 
    • Sürdürülebilirlik odağında uzmanların işe alınması ve yetenek gelişimine yatırım yapılması. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Borusan Limanı Genel Müdürü Hamdi Erçelik TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı olduhaberi

    Borusan Limanı Genel Müdürü Hamdi Erçelik TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı olduhaberi

    Borusan Grup şirketlerinden Borusan Limanı Genel Müdürü Hamdi Erçelik, Borusan’daki görevine ek olarak Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nde Yönetim Kurulu Başkanı oldu.

    Borusan Grup şirketlerinden olan ve bu sene 40. yılını kutlayan Borusan Limanı’nın Genel Müdürü Hamdi Erçelik, aynı zamanda 3 yıldır Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nde Sürdürülebilirlik faaliyetlerinden sorumlu Başkan Yardımcılığı yapmaktaydı. Erçelik, 8 Mart 2024 tarihindeki Genel Kurul’da Yönetim Kurulu Başkanı oldu.

    ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra kariyerine Borusan Grup’ta başlayan Hamdi Erçelik, 1996 yılından itibaren Birlik Galvaniz, Kerim Çelik ve Borçelik şirketlerinde farklı pozisyonlarda görev aldı. 2014 yılında eTA şirketinin Genel Müdürü olarak atanan Erçelik, 2019 ve 2021 yılları arasında Borusan Lojistik Endüstri ve Gıda İçecek Sektörü Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. 2021’den bu yana Borusan Lojistik Liman Hizmetleri, liman, gemi kiralama ve proje, proje ve ağır taşımacılık iş birimleri Genel Müdürlük görevini yürütüyor. 3 yıldır Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Erçelik, sürdürülebilirlik konularında çalışmalar yürütmektedir. Hamdi Erçelik, evli ve 2 çocuk babasıdır.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Emirates, Hong Kong Uluslararası Havalimanı'ndaki Dinlenme Salonunu Yeniledihaberi

    Emirates, Hong Kong Uluslararası Havalimanı'ndaki Dinlenme Salonunu Yeniledihaberi

    Emirates’in Hong Kong Uluslararası Havalimanı’ndaki yenilenen dinlenme salonu, bu ay göz kamaştırıcı şıklığıyla yolcularına kapılarını açtı. Yeniden tasarlanan dinlenme salonu, havayolunun Hong Kong’dan Dubai’ye günlük iki direkt uçuşunda ve Bangkok üzerinden üçüncü günlük uçuşunda seyahat eden premium yolcularını, uçuş öncesinde sıcak bir şekilde karşılayarak beklentileri aşan bir deneyim sunuyor.

    7. katta, 40 no’lu kapının yanında yer alan 643 metrekarelik genişlikteki Emirates Dinlenme Salonu, havayolunun kendine özgü tarzını yansıtan şık ve modern bir tasarıma sahip olmasıyla öne çıkıyor. Yenileme çalışması, havayolunun “İyisiyle Uçun” vaadinin yanı sıra göklerde ve yerde müşteri deneyimini her açıdan geliştirmeye yönelik kararlılığıyla da kusursuz bir şekilde uyum sağlıyor.

    Emirates’in tüm First Class ve Business Class yolcularının yanı sıra uygun statüye sahip olan Emirates Skywards üyeleri de yenilenen dinlenme salonuna ücretsiz erişim hakkına sahip olacak. Hareketli havalimanı ortamından çıkarak, modern tasarım unsurlarının Orta Doğu esintileriyle harmanlandığı dinlenme salonuna giren yolcular, kendilerini huzurlu bir ortamda buluyorlar. Yolcular, yenileme çalışmalarının ardından 132 kişilik kapasiteye ulaşan dinlenme salonunda, uçuş öncesinde en üst düzey konfora sahip lüks ve rahat koltuklarda dinlenebiliyorlar.

    Rahatlık ve kalite odaklı olarak tasarlanan dinlenme salonunda yolcular, ücretsiz Wi-Fi ve ferahlatıcı duş imkânlarından özel mescitlere kadar birçok ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar.

    Emirates Dinlenme Salonu, yolcuların damak zevkini tatmin edecek baştan çıkarıcı yemek seçenekleriyle de eşsiz bir deneyim sunuyor. Yolcular, yerel ve oryantal lezzetlerden oluşan açık büfenin tadını çıkarırken, tadı damaklarda kalan klasik Hong Kong tatlıları da uçuş öncesi yemeklerine leziz bir dokunuş katarak menüyü tamamlıyor.

    Yenilenmiş dinlenme salonu deneyimine ek olarak Emirates, yakın zaman önce ücretsiz özel şoförlü transfer hizmetini Hong Kong’daki Business Class yolcularını da kapsayacak şekilde genişletmişti. Özel check-in kontuarları ve ödüllü uçak içi hizmetiyle birlikte, Emirates’in premium yolcuları artık havalimanına ayak bastıkları andan varış noktalarına ulaşıncaya kadar çok daha kusursuz ve konforlu bir yolculuğun tadını çıkarabilecekler. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Müzik Evinde 2 güzel konuk  2 özel sohbethaberi

    Müzik Evinde 2 güzel konuk 2 özel sohbethaberi

    Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde’de her hafta birbirinden özel konuklar yer alıyor.

    Dream Türk TV’nin sevilen programı Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde’nin bu haftaki konuğu başarılı oyuncu Sitare Akbaş ve başarılı şarkıcı Irmak Arıcı oldu. Sea Production’un yapımcılığını üstlendiği Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya’nın sunduğu bol müzikli ve bol kahkaha dolu program Müzik Evinde yayın hayatına 7. bölümle hız kesmeden devam ediyor.

     

    ‘Sipariş üzerine şarkı yazıyorum’

    Gelen konuklardan güzel oyuncu Sitare Akbaş, 30 yaşından sonra şarkı yazmaya başladığını söyledi. “30’dan sonra şarkı yazmaya başladım ve çok sevdim. En son Ceren İpar için bir şarkı yazdım. Yapımcılığını da kendim üstlendim. Mistik elektronik şarkı yazmayı çok seviyorum. Sadece insana olan aşkı değil her şeye olan aşkı yazmayı seviyorum. İyi bir yazar olmak için empati duygusunun çok gelişmesi gerekiyor. Sipariş üzerine Ramo dizinin bir şarkı yazmıştım. Bütün şarkıları sipariş üzerine yazdım” dedi.

     

    Türkan Şoray heyecanı 

    Türkan Şoray’a olan sevgisinden de bahseden güzel oyuncu bir anısını da anlattı. “Altın Koza Türkan Şoray umut vaat eden kadın oyuncu ödülünü almadan iki hafta önce Türkan Şoray ile ilgili bir açıklama yapmıştım. Açıklamamda Türkan Şoray Türk Sineması’nın devrimcisidir. Oyunculuğu, yazarlığı, yönetmenliği hepsi bir devrimdir demiştim. Bu röportajımı Türkan Şoray okumuş. Beni bir gün basın danışmanı aradı. Türkan Şoray seninle konuşmak istiyor numaranı verdim dedi. Ondan sonra kayıtlı olmayan her aramayı Türkan Şoray arıyor sandım her telefon çaldığında heyecanlandım. Bir gün arabada giderken telefon çaldı ve arayan Türkan Şoray’dı. Hayatımda hiç bu kadar heyecanlanmıştım. Heyecandan kazağımın yakasını kemirmişim arkadaşım o anlarımı telefona çekmiş. Bana ‘Biz meşaleyi size devrettik artık siz taşıyacaksınız’ dedi. Hayatımda konuştuğum en naif insan” dedi.

     

    Marka yüzü kendisi olacak 

    Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde programına konuk olan güzel şarkıcı Irmak Arıcı, girişimci olduğu ortaya çıktı. Veterinerlik mezunu olan ve gönlünü müziğe kaptıran şarkıcı, “Pandemi döneminde takı markası oluşturmuştum. Kendi tasarımlarımı yaptım güzel de gidiyordu ama konserler yeniden başlayınca ilgilenemedim. Şimdi de kozmetik markası oluşturuyorum. Ürün araştırmalarına devam ediyorum marka ismi henüz belli değil ama yüzü ben olacağım” dedi.

     

    Oyunculuk yaparım dersem haksızlık olur 

    Müziği çok sevdiğini söyleyen başarılı şarkıcı, oyunculukla ilgili de konuştu. Oyunculuk mesleğinin zorluğuna değinen Arıcı, “Bir müzisyen olarak dizide yada filmde üzerime düşeni yapmak isterim ama hiç kolay bir iş değil. Provaları, set saatleri falan çok zor. Oyunculuk yaparım diyerek senelerini bu mesleğe veren sanatçı dostlarıma haksızlık yapmış olurum” dedi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Binlerce Vatandaş Hamsi Festivali için Kent Meydanında Bir Araya Geldihaberi

    Binlerce Vatandaş Hamsi Festivali için Kent Meydanında Bir Araya Geldihaberi

    Geçtiğimiz hafta Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından açılışı yapılan, Menteşe Kent Meydanı bu yıl 6’ncısı düzenlenen Uluslararası Hamsi Festivaline ev sahipliği yaptı. 

    Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından geçtiğimiz günlerde hizmete açılan Kent Meydanı, Hamsi Festivali ile ilk büyük etkinliğine ev sahipliği yaptı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Karadenizliler Derneği tarafından düzenlenen Hamsi Festivaline büyük destek verirken festivalde binlerce vatandaş bir araya geldi. Etkinliğe katılan vatandaşlara hamsi ve Muğla tarhanası ikram edilirken festival renkli görüntülere sahne oldu.

    Gürün; “Burada horon ile zeybek, tarhana ile hamsi bir araya geldi”

    Festivale katılan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, burada vatandaşlara seslendi. Muğla’nın barış, sevgi ve hoşgörü kenti olduğunu belirten, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün farklı kültürlerin bir araya geldiğini vurgulayarak “Karadenizliler Derneği Başkanı ve Yönetim kurulu üyelerine bu festivali yıllardır düzenledikleri için teşekkür ediyorum. Görüyorum festival bu meydan da daha güzel olmuş. Hamsi Festivaline başladığımızda en önemli amacımı herkesin bir araya gelmesiydi. Ülkemiz barışa, sevgiye ve huzura çok ihtiyaç duyuyor. Muğla barış, sevgi ve hoşgörü kenti olarak, gerçekten Türkiye’ye örnek olabilecek bir şehir. Karadenizliler Derneği, zeybekle horonu, Muğla tarhanası ile hamsiyi bir araya getirdi. Burada farklılıklarımızdan çok zenginlikler çıkartmamız lazım. Menteşe Kent Meydanın açılışından sonra ilk büyük etkinliğe ev sahipliği yapmış oldu” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Büyükşehir'in Kadın Festivalinde Filistinli Kadınlar Unutulmadıhaberi

    Büyükşehir'in Kadın Festivalinde Filistinli Kadınlar Unutulmadıhaberi

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel düzenlediği Anne Şehir Kadın Festivali, Kongre Merkezinde Başkan Tahir Büyükakın’ın katılımıyla gerçekleşti. Kadınların ve ailelerin hayatına değer katan Büyükşehir, festivalde çeşitli atölyelerle, söyleşiler ve etkinliklerle unutamayacakları bir program hazırladı. Anne Şehir Kadın Festivaline Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Aydınlık ve vatandaşlar katıldı.

    ANNELERDEN “FİLİSTİNDE KADIN” RESİM SERGİSİ

    Kocaeli Kongre Merkezinde gerçekleşen Anne Şehir Kadın Festivali’nde kadınlar oldukça keyifli unutamayacakları deneyimler yaşadı. Atölyelere katılan kadınlar ücretsiz kuaförlük hizmeti aldı. Çeşitli atölyelerde çiçek buketi, makromeden suple, bileklik, sirke yapımı, waffle yapımı yer aldı. Festivalde kadınlar toksinlerden arınma standında farklı tatlar tadarken kumda kahve ikramıyla unutulmaz bir lezzet deneyimi yaşadı. Ruha şifa müzik dinletisiyle ellerine hint kınası yaptırdı ve karikatürlerini çizdirerek mutlu oldu. Kutsal emanetler standında Peygamberimiz Hz. Muhammet ve ashabının emanetlerini görme şansı buldu. Anne Şehir Merkezine katılan üyelerin yaptığı “Filistin’de kadın” konulu resim sergisi dikkat çekti.

    SUFİ İLMİNDE NEFES ALIP VERME TEKNİĞİ

    Programa katılan alternatif tıp eğitmeni ve nefes egzersizi uzmanı Vuslat Özlem Ersan doğru nefes alma tekniklerinin öneminden bahsetti, sufi nefes alış verme tekniklerini gösterdi. Ersan, “Ağızdan nefes almak çene kaymasına ve çocuklarda da zekâ geriliğine yol açabiliyor. Bu sebeple burundan nefes alıp burundan nefes verilmesine önem verilmeli” dedi. Daha sonra doğru nefes alma teknikleri konulu söyleşi gerçekleştirdi. Programda katılımcılar atölye etkinliğindeyken çocuklar ise güvenli çocuk oyun alanında akıl ve zekâ oyunları oynayıp film izledi.

    8 MART’TA FİLİSTİNLİ KADINLARI ANIYORUZ

    Programa katılan Başkan Büyükakın festivalde yaptığı konuşmada bu yıl 8 Mart’ta Filistinli kadınların unutulmamasının önemine dikkat çekti. Başkan Büyükakın, “8 Mart esasen 150 yıl önce zor şartlarda çalışan kadınların hak arayışı mücadelesi sırasında bir fabrikada çıkan bir yangında hayatlarını kaybetmesi sonucu çıkıyor. Kutlama günü değil bir anma günü olarak ortaya çıkan dünya kadınlar gününde bu yıl Filistinli kadınları anıyoruz. Dünyanın gözü önünde Filistin’de katledilen çocukları, kadınları, masum sivilleri hatırlamak, hatırlatmak insanlığın farkına varmasını sağlamak, unutturmamak için bir araya geldik. Dünya sarı saçlı, renkli gözlü, beyaz tenli olmayana gözlerini kapatıyor. Üç maymunu oynamayı tercih ediyor” dedi.

    TÜRKİYE, İSRAİLE SESİNİ YÜKSELTİYOR

    Yoğun katılımda kadınlar açtıkları “Kocaeli’nin kadınları dünya kadınlar gününü kutlamıyor, Filistinli kadınları anıyor” pankartıyla dünyaya mesaj verdi. Pankartı okuyan Başkan Büyükakın, kadınlara hassasiyetleri için teşekkür etti. Başkan Büyükakın, “Bu çok güzel, sizler bu konuya sahip çıkmalı, unutmamalı, unutturmamalısınız. Bu yüzden bakın Türkiye giderek güçleniyor. Daha şimdiden onlara karşı sesimizi yükseltiyoruz. Daha güçlü ekonomimiz olduğunda sesimizi yükseltmekle kalmayacağız. Bizler o zamana kadar Filistinli kadınları, çocukları hatırlatmak için bu etkinliklerin sayılarını arttırmalı sesimizi daha çok yükseltmeliyiz. Hassasiyetiniz ve duyarlılığınız için her birinize yürekten teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Başkan Büyükakın daha sonra sivil toplum kuruluşlarının açmış olduğu stantları gezdi.

    KADIN YA DA ERKEK DEĞİL ÖNCE İNSAN OLMAK

    Festivalde söyleşi öncesi sanatçı Oğuz Kızıklı tarafından kum sanatıyla çeşitli resimler yapılarak görsel şölen sergilendi. Ardından oyuncu ve program sunucusu Ceyda Düvenci moderatörlüğünde Dilek Cesur “Nasıl mutlu oluruz” konulu söyleşi gerçekleştirdi. Dilek Cesur söyleşide, ‘’İnsanca davranış bekliyorsanız aynı şekilde davranmayı öğrenmeliyiz, insan olmanın önemi de bu’’ diye belirtti. Cesur, “Kadın önce kendinin farkına varmalı ne istediğini bilmeli kadın olmak ne, erkek olmak ne bunların hepsinin önüne geçen ise insan olmak ne, bunu bilmeli. İnsanca davranış bekliyorsa karşındakine de aynı şekilde davranabilmeli gerektiğinde elini tutabilmeli, gerektiğinde de elini bırakabilmeli” dedi.

    ÇOCUK İÇİN SAÇ SÜPÜRÜLMEZ

    Ceyda Düvenci kadınlara önerilerde bulunarak ,“Çocuklarınıza ben sana saçımı süpürge ettim demek çok yanlış. Çocuk için saç süpürülmez. Büyüdüğünde ben mi senden bunu istedim diyebileceğini düşünmeli. Biz kadınlar her şeyi önce kendimiz için yapmalıyız. Birileri bizleri sevsin diye değil. Kimse bizi sevmese de bizim sevgimiz bize yeter bunu bilmeliyiz” diyerek kadınların kendine önem vermesine dikkat çekti.

    MUTLU OLMANIZIN ÖNÜNE HİÇBİRŞEY GEÇMESİN

    Söyleşide Cesur, “İnsan bu hayatta bazı acılarla sınanınca maddi zorlukta, duyduğu yalanda, uğradığın ihanette önemsiz geliyor. Babam öldüğünde ben bir daha gülemem dediğimi biliyorum ama bugün burada sizlerle gülüyorum. Yani acıyan yerle, acıkan yer ayrı olduğunu gördüm. Bu yüzden hayatı yaşayın size anlam katacak şekilde yaşayın mutlu olmanızın önüne hiçbir şey geçmesin” ifadesini kullandı. 

    BUGÜN KENDİNİZİ KEŞFEDİN

    Moderatör Düvenci ise “Bir günün kısa bir zaman dilimini kendinize ayırın. Hiç yapmadığınız şeyleri yapmaya çalışın. Ben kendim için ne yaptım, neler yapmak istiyorum. 2 günlük ömrün kalsa ne yapardın düşünerek not alın. İnanın bu size çok şey katacak duruşunuz değişecek” diye önerilerde bulundu

    KENDİNİZİ OLDUĞUNUZ GİBİ KABUL EDİN

    Anne Şehir Kadın Festivalinde gerçekleşen söyleşinin sonunda program sunucusu Ceyda Düvenci ile eğitimci yazar Dilek Cesur son sözleriyle kadınlara seslendi. Düvenci son söz olarak, ‘’İyi ki kadınsınız, güçlüsünüz, gücünüzü asla değiştirmeyin” dedi. Cesur ise ‘’Kendinizi olduğunuz gibi sevin ve kendinizi olduğunuz gibi kabul edin’’ sözleriyle programı hazırlayan ekibe teşekkürlerini iletti. Program sonunda telefonla toplu öz çekim yapıldı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Büyükşehir, 8 Mart'ta Hiç Sinemaya Gitmeyen Kadınları Sinema İle Buluşturduhaberi

    Büyükşehir, 8 Mart'ta Hiç Sinemaya Gitmeyen Kadınları Sinema İle Buluşturduhaberi

    Muğla Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında kırsal mahallelerde daha önce hiç sinemaya gitmeyen kadınları sinema ile buluşturdu. Büyükşehir ekipleri Kadınlar Gününü farklı etkinliklerle kutlamaya devam ediyor.

    Muğla Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde farklı ilçelerde kadınları bir araya getirdi. Menteşe, Milas, Köyceğiz ve Fethiye’de kahvaltı etkinliğinde buluşan kadınlar daha sonra birlikte sinemaya gittiler. Kırsal mahallelerde yaşayan ve daha önce hiç sinema deneyimi yaşamamış kadınlar keyifli vakit geçirdi. İl genelinde 130 kadınla gerçekleşen etkinlikler sonrası kadınlara Yerkesik Kalkınma kooperatifinin üretmiş olduğu içeriğinde lavanta şampuanı, Lavanta sabunu, lavanta kolonyası, lavanta kesesi ve lavanta kremi bulunan paketler hediye edildi.

    Başkan Gürün; “Biz kadınlarımıza, onların yeteneklerine, becerilerine çok güveniyoruz.”

    Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde düzenlenen kahvaltı etkinliğinde konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün kadınların doğuran, üreten, birleştiren toplumun temel taşı olduğunu söyledi ve toplumsal barışın sağlanabilmesi için en büyük etkenin, yine kadınlar olduğunu belirtti.

    Başkan Gürün; “Türk kadını Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimizle hep baş tacı edildi. Bizleri dünyaya getiren, öğreten, birleştiren, evde kısıtlı imkanlarla tencerenin kaynamasını sağlayan hep kadınlarımızdır. Büyükşehir Belediyemizde de en önemli ve üst görevlerde hep kadınlarımız görev almaktadır. Biz kadınlarımıza, onların yeteneklerine, becerilerine çok güveniyoruz. Yeni nesilleri sevgi dili ile hoşgörüyle barış için yetiştirecek olan da hep kadınlarımızdır. Toplumsal barışın sağlanması da siz kadınlarımız sayesinde olacak. Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”

    “Fark Yaratan Karyalı Kadınlar” Etkinliği 20 Mart’ta

    Muğla Büyükşehir Belediyesi Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında 20 Mart’ta “Fark Yaratan Karyalı Kadınlar” 101. Yıl 101 sanatçı Görsel Sanatlar ve Şiir etkinliği düzenliyor. Prof.Dr. Şadan Gökovalı’nın İzinde Karya söyleşisi ve Şiir dinletisinde Hamdi Topçuoğlu, Sadettin Özbek, Nail Ongun, Mahmut Ünal, dinletide TURSANDER Başkanı piyanist Mustafa Köker vatandaşlarla buluşacak. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı