Yazar: editor

  • Mesut Çetinkaya'dan Ereğlispor'a destekhaberi

    Mesut Çetinkaya'dan Ereğlispor'a destekhaberi

    AK Parti ve Cumhur İttifakı Karamürsel Belediye Başkan Adayı Mesut Çetinkaya, spora da destek oluyor. Çetinkaya, haftasonu Ereğlispor ile Dumlupınarspor arasında oynanan futbol müsabakasını tribünden izledi. Karamürsel İlçe Stadyumunda, kulüp yöneticileri ve ekibi ile birlikte maçı izleyen Başkan Adayı Çetinkaya, Ereğlisporlu futbolcu ve yöneticilere başarılar diledi. Kulüp yöneticileri, Mesut Çetinkaya ve ekibine destekleri için teşekkür etti.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu İngiltere Hull City, “Tigers On Tour" Kampı için Antalya'ya Geliyorhaberi

    Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu İngiltere Hull City, “Tigers On Tour" Kampı için Antalya'ya Geliyorhaberi

    Hull City ve taraftarları Corendon Airlines’ın Hull City için özel tasarladığı uçak ile
    18 Mart’ta Antalya’ya gelecek 

    Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu İngiltere Championship ekibi Hull City, hazırlık kampı ve dostluk maçları için “Corendon Airlines”ın Hull City için özel tasarladığı uçak ile Antalya’ya geliyor. 

    Antalya’da 18-23 Mart tarihleri arasında kamp yapacak olan Hull City takımını taraftarları yalnız bırakmayacak. Acun Ilıcalı, Hull City’nin 100 taraftarını da Antalya’ya getiriyor. Hull City’nin resmi hesabından yapılan “Tigers on Tour” kampıyla ilgili paylaşım ise sosyal medyada büyük ilgi gördü.

    Hull City taraftarları, 2022 yılından bu yılında takımın seyahat sponsoru olan Corendon Airlines’in özel olarak hazırlattığı kaplan giydirmeli uçakla Antalya’ya gelerek hem doyasıya tatil yapacak hem de takımının kamp programını yakından takip edecek. Hull City kulübü, İngiltere ve Türkiye arasında kültürel köprü olmaya devam ediyor. 

    Hull City, “Tigers on Tour” kapsamında karayip ada ülkesi olan Curaçao’nun aynı dönemde Antalya’da kamp yapacak olan Curaçao Milli Takımı ile dostluk maçı yapacak. Hull City, 23 Mart’a kadar Antalya’da kamp yapmaya devam edecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Runtalya Maratonu Sona Erdi, Kampanyaya Bağışlar Devam Ediyorhaberi

    Runtalya Maratonu Sona Erdi, Kampanyaya Bağışlar Devam Ediyorhaberi

    “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ilköğretim çağındaki çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), bu yıl 3 Mart’ta Antalya’da düzenlenen Runtalya Maratonu’na katıldı.

    TEGV adına maratona katılan 96 koşucu “Bir Çocuk Değişir Türkiye Gelişir” kampanyasıyla adımlarını nitelikli eğitim desteğine dönüştürdüler. Koşucular adımlarını iyiliğe dönüştürerek şu ana kadar topladıkları bağışlarla 385 çocuğun eğitim giderlerine destek oldu.

    Çocuklara nitelikli eğitim desteği için yürütülen kampanyaya bağışlar ise devam ediyor. Runtalya kapsamında açılan “Bir Çocuk Değişir Türkiye Gelişir” kampanyasına 18 Mart’a kadar destek olunabilecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • WhatsApp, Ramazan ayına özel çıkarma paketini duyurduhaberi

    WhatsApp, Ramazan ayına özel çıkarma paketini duyurduhaberi

    Aile ve arkadaşlarla bir araya gelmek için öne çıkan bir ay olan Ramazan ayı, insanları hem yakınlarındaki hem de dünyanın farklı köşelerindeki sevdikleriyle bağlantı kurmaya teşvik ediyor.

    Bu doğrultuda WhatsApp insanların Ramazan ayını kutlarken birbirleriyle bağlantı kurma yollarını daha eğlenceli hale getirmek amacıyla yeni bir çıkartma paketi yayınladı.

    Bugün kullanıma sunulan yeni paketteki çıkartmalar, kullanıcıların bir topluluğun parçası olmasına katkı sağlamak üzere tasarlandı.

    Türkiye’de mevcut çıkartmaları, WhatsApp yazışmalarınızdaki metin kutucuğundaki çıkartma simgesi ardından + sembolüne dokunarak kullanmaya başlayabilirsiniz.  

    WhatsApp’taki tüm kişisel mesajlarınızda olduğu gibi çıkartmalar da uçtan uca şifrelenir. Uçtan uca şifreleme, mesajlarınızı başka kimsenin okuyamayacağı anlamına gelir.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Siber güvenlik uzmanları, bilgi eksikliğinin iş yerinde hatalara yol açtığını itiraf ediyorhaberi

    Siber güvenlik uzmanları, bilgi eksikliğinin iş yerinde hatalara yol açtığını itiraf ediyorhaberi

    Kaspersky tarafından yaptırılan yeni bir küresel araştırmaya göre, son iki yıldaki tüm siber olayların yaklaşık üçte ikisine insan hataları neden olurken, siber güvenlik uzmanlarının %50’sinden fazlası kariyerlerinin başlarında teorik veya pratik bilgi eksikliği nedeniyle hata yaptıklarını kabul ediyor. Bu tür hataları kabul eden katılımcıların oranı, bu alanda iki ila beş yıllık deneyime sahip olanlar arasında yaklaşık %60’a yükseliyor. Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesinde tüm katılımcıların %43’ü bu tür hatalar yaptığını itiraf ediyor.

    Kaspersky’nin yakın zamanda yaptığı bir araştırmaya göre, son iki yılda kuruluşlar nitelikli siber güvenlik personeli eksikliği nedeniyle en az bir siber olay yaşadı. Daha nitelikli siber güvenlik personeli tedarik etmek bu sorunun üstesinden gelmek için çözümlerden biri olsa da, dünya çapındaki işletmeler bilgi güvenliği (InfoSec) profesyonellerinin eksikliğiyle karşı karşıya. Mevcut tahminlere göre, siber işgücü açığı yaklaşık 4 milyonu buluyor.

    Siber güvenlik becerilerindeki genel boşluk, endüstride yeni başlayan birçok kişinin pratik ve teorik bilgi eksiklikleriyle başa çıkması gerektiği gerçeğiyle birlikte geliyor. Bu da başlangıçta zorluklar yaşamalarına ve işlerinde hatalar yapmalarına neden oluyor. META bölgesindeki InfoSec profesyonellerinin kariyerlerinin başlarında yaptığı en yaygın hatalardan bazıları, zayıf veya tahmin edilebilir şifrelerin kullanılması (%52), kimlik korumasının uygulanmaması (%48), güncellenmemiş güvenlik önlemlerinin kullanılması (%35) olduğu görülüyor. Önemli verilerin yedeklerinin alınmaması (%34), siber güvenlik uzmanlarının kariyerlerinin başında yaptığı yaygın bir hata olarak ortaya çıkıyor.

    Siber güvenlik uzmanları, sektöre giriş yaptıklarında gerekli beceri setine ve uygulamalı deneyime sahip olmadıklarını kabul ederken, bazıları kariyerlerine hız kazandırmak için ek zorluklara işaret etdiyor. Siber endüstrinin sürekli olarak işgücü açığı bildirmesine rağmen, katılımcıların %34’ü bir InfoSec rolü için seçilmeden önce üç veya daha fazla başarısız mülakat geçirdiklerini iddia ediyor. META bölgesinde, işlemler daha sorunsuz olup, sadece %21’i mülakatlardan birden fazla veya iki kez geçmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. 

    Kaspersky İnsan Kaynakları Müdürü Marina Alekseeva, “Resmi eğitim programlarının sektördeki gelişmelere ayak uydurmakta zorlandığı bir sır değil ve bu durum özellikle siber güvenlik alanı için geçerli” diyor ve ekliyor: ” Piyasadaki birçok çalışanın sınırlı pratik becerilere veya bilgi eksikliklerine sahip olabileceği gerçeği, akran öğrenimine odaklanan kapsamlı bir işe alım sürecinin önemini vurguluyor ve şirketlerin çalışanlarının becerilerini geliştirmeye daha fazla önem vermesi gerektiği anlamına geliyor. Kaspersky için çalışanlar en değerli varlıklardır, bu nedenle şirketin kurumsal personelinin eğitimine sürekli yatırım yapıyor, çalışanların yeteneklerini geliştiriyor ve bir öğrenme ve sürekli gelişim kültürünü teşvik ediyoruz. Ayrıca BT profesyonelleri için sektör lideri bireysel ve kurumsal eğitim kursları sağlayarak mevcut siber güvenlik yetenek açığının kapatılmasına katkıda bulunuyoruz.”

    InfoSec profesyonelleri kendilerini rahat hissetmiyor

    Siber güvenlik uzmanlarının sektöre katıldıklarında karşılaştıkları ilk zorluklar, dünya genelindeki InfoSec profesyonellerinin neredeyse yarısının (%46) ve META bölgesindeki her üç kişiden birinin (%32) ilk siber güvenlik rollerinde kendilerini rahat hissetmelerinin neden bir yıldan fazla sürdüğünü açıklayabiliyor. Katılımcıların %31’i işlerini bir ya da iki yıl içinde kavramayı başarırken, katılımcıların %9’u bu sürecin iki ila üç yıl, %6’sı ise üç yıldan fazla sürdüğünü belirtiliyor. META’da ilgili rakamlar %21, %7 ve %4.

    Raporun tamamına ve siber güvenlik uzmanlarının eğitim geçmişlerine ve kariyerlerinde karşılaştıkları ilk zorluklara ilişkin daha fazla bilgiye bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

    Kaspersky, bilgi açığının üstesinden gelmek ve siber güvenlik iş gücünün iş akışına daha sorunsuz bir şekilde entegre edilmesini sağlamak için hem önleyici hem de reaktif bir dizi önlem öneriyor:

    1. Eğitim düzeyinde, eğitim programları güncellenmeli ve daha esnek ve çevik hale gelmelidir; bu da sektördeki oyuncular ve uzmanlarla işbirliği yapılarak sağlanabilir. Kaspersky, üniversiteler için siber güvenlik uzmanlığını entegre eden, program katılımcılarına derslere, eğitim oturumlarına ve en son teknolojilere erişim sunan özel bir program (Kaspersky Academy Alliance) yürüterek bu sürece katkıda bulunuyor.

    2. Siber güvenlik alanına katılmayı planlayanlar, bir bilgi güvenliği veya araştırma ve geliştirme departmanında staj yaparak gerçek hayattaki siber güvenlik senaryolarının ele alınması konusunda deneyim kazanabilirler. Pratik becerileri artırmak için bir diğer fırsat da uluslararası yarışmalara veya Capture the Flag etkinliklerine katılmaktır. Kaspersky’nin LinkedIn sayfasındaki haberleri takip ederek şirketin staj programındaki açık pozisyonları ve Secur’IT Cup öğrencileri için düzenlenen küresel yarışmayla ilgili güncellemeleri ilk öğrenen siz olun.

    3. İşletmeler, kurumsal personelleri için beceri geliştirme programlarına yatırım yaparak yeni bilgi ve beceriler edinmelerine ve rekabetçi kalmalarına yardımcı olabilir. Kaspersky, bilgi güvenliği profesyonelleri için hem bireyler için profesyonel eğitim hem de kurumsal eğitim sunan çok çeşitli özel eğitim programları sağlar

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TECNO SPARK 20 Pro Türkiye'de Satışa Sunulduhaberi

    TECNO SPARK 20 Pro Türkiye'de Satışa Sunulduhaberi

    Yenilikçi teknoloji markası TECNO, fiyatının ötesinde bir deneyim sunan en yeni telefonu SPARK 20 Pro’yu Türkiye’de piyasaya sürdü.

    TECNO SPARK 20 Pro, 6,78 inç FHD+ ekran, 120Hz ekran yenileme hızı, 108MP ana kamera, DTS ve Yüksek Çözünürlüklü ses teknolojisi gibi sektörde ilk olan bir dizi özellik ve üstün tasarım unsurlarıyla öne çıkıyor. TECNO SPARK 20 Pro, MediaMarkt, Vatan, Teknosa, Vodafone, Turkcell, Türk Telekom mağazaları ve online satış noktalarından satın alınabiliyor. Telefon KDV dahil 11.999 ve 12.256 TL fiyatlarla satışa sunuluyor.

    Piksel ışık hassasiyetinde %900 artış ile TECNO SPARK 20 Pro, yüksek performanslı görüntü işleme sunuyor

    TECNO SPARK 20 Pro’da bulunan dikkate değer 9-in-1 teknolojisi, her pikselin daha fazla ışık toplamasına olanak tanıyor. Düşük ışıklı fotoğrafçılıkta yaygın sorunları ve donuk renkler sorununu ele alan TECNO, çığır açan 9-in-1 teknolojisini tanıtarak zorlu ışık koşullarında kullanıcıların görüntü yakalama yöntemlerini devrimci bir şekilde değiştiriyor. Bu sistem, Tetracell teknolojisinin gelişmiş bir versiyonu olan 9-in-1 piksel birleştirme özelliğiyle mükemmel detaylar ve renk doğruluğu sunuyor. Bu, kamera piksellerinin birleştirilmesine ve böylece boyutlarının artmasına olanak tanıyor. Bu yenilik, bireysel piksel ışık hassasiyetinde dikkate değer bir oran olan %900’lük bir artışla sonuçlanıyor. Özellikle Super Night Mode’da 9-in-1 teknolojisi ile çekilen fotoğraflar olağanüstü netlik, parlaklık ve canlılık sergiliyor. Bu sayede, SPARK 20 Pro, kullanıcılara gelişmiş bir fotoğrafçılık deneyimi vadediyor, her kare canlı, keskin, canlı hatta loş ortamlarda bile dolu oluyor.

    108MP ana kamera ile Üstün Kamera Deneyimi

    TECNO SPARK 20 Pro, hem fotoğraf hem de video çekiminde birinci sınıf performans sunarken, film moduyla sinematik görüntüler yakalamaya da olanak tanıyor. Telefonun çift video özelliği, hem ön hem de ana kameraları aynı anda kullanarak yaratıcı içerik oluşturmayı desteklerken, geniş açılı selfie modu muhteşem manzaraları tamamlamak için daha geniş bir perspektif sağlıyor. 108MP ana kamera ile donatılan SPARK 20 Pro, fotoğrafçılık deneyimini başka bir seviyeye taşıyor. Ana kamera, 3X sensör içi ve 10X dijital yakınlaştırma ile mesafe ne olursa olsun kusursuz netlik sunarken, f/1,75 ultra geniş diyafram açıklığı ve 1/1,67″ ultra geniş sensör, farklı aydınlatma koşullarına uyum sağlamak için daha fazla ışık yakalıyor. TECNO SPARK 20 Pro’nun olağanüstü 32MP ön kamerası ile içerik oluşturma deneyiminizi daha da geliştirebilirsiniz. İster çarpıcı selfie’ler çekiyor ister çift kameralı video kaydı yapıyor olun, bu yüksek çözünürlüklü ön kamera net, ayrıntılı görüntüler ve videolar sunuyor. Bu özelliği yaratıcı çalışmalarınıza sorunsuz bir şekilde entegre ederek kalabalıktan sıyrılan sürükleyici ve büyüleyici içerikler elde edebilirsiniz. Yapay zeka destekli kamera özellikleri sayesinde çekim sırasında otomatik olarak en iyi sonuçlar elde edilebiliyor. Arka kameralar 2K 30fps video kaydını destekliyor, kullanıcılar bu sayede üstün kamera deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.

    Fotoğrafçılıkla sınırlı kalmayan TECNO SPARK 20 Pro, ön kamera flaşı ve donanıma gömülü çift flaşı ile düşük ışık koşullarında bile canlı fotoğraflar ve videolar çekilmesine olanak tanıyor. Üç farklı seviye ve ton seçeneği ile kullanıcılar flaş parlaklık seviyesini ve tonunu kişiselleştirebiliyor. Bu esnek ayarlar, her ortamda en uygun aydınlatmayı sağlayarak her çekimin en iyi şekilde sonuçlanmasını ve kullanıcıların yaratıcı sınırlarını zorlamasını sağlıyor.

    Şık Tasarım, Üstün Dayanıklılık

    Geniş 6,78 inç FHD+ ekrana sahip olan TECNO SPARK 20 Pro, 2460 x 1080 piksel ekran çözünürlüğü ile net ve canlı görüntüler sağlıyor. Ayrıca, pürüzsüz 120Hz ekran yenileme hızı, kullanıcıların akıllı telefonlarıyla daha akıcı bir şekilde etkileşime girmelerini olanak tanıyor.

    TECNO SPARK 20 Pro sadece kamera özellikleriyle öne çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda yeniden tasarlanan tasarımıyla da dikkat çekiyor. Şeffaf DECO tasarımıyla çevrelenen metal çerçeveler ve alüminyum alaşımlı malzemeden üretilen kamera modülü, modern ve şık bir görünüm sunuyor. Bu tasarım detayı telefonu estetik açıdan güzelleştirmekle kalmıyor, kullanıcıların da gözdesi haline geliyor.

    TECNO SPARK 20 Pro’nun yenilenen tasarımında daha ergonomik hatlar yer alıyor ve telefonun kullanımı daha rahat hale geliyor. Özellikle kamera modülünde yapılan tasarım değişikliği, telefonun öne çıkan özelliklerinden biri haline geliyor. Yenilikçi tasarımı ve gelişmiş kamera özellikleriyle TECNO SPARK 20 Pro, kullanıcıların beklentilerini karşılamak üzere tasarlanmış bir akıllı telefon olarak öne çıkıyor.

    SPARK 20 Pro, selefi TECNO SPARK 10 Pro’ya kıyasla tamamen yenilenmiş tasarımıyla görsel açıdan da dikkat çekiyor. Daha ergonomik hatlara sahip olan telefon, özellikle kamera modülünde kullanıcıları yepyeni bir tasarımla tanıştırıyor.

    Üç farklı renk seçeneğiyle kullanıcılara sunulan cihaz, buzlu fildişi ay ışığı siyahı ve gün batımı allığı renkleriyle göz dolduruyor.

    Üstün Performans

    G99 ultra boost işlemci ve çift oyun motoruna sahip olan cihaz, orta sınıf bir oyun telefonu arayanlar için ideal bir seçenek olarak ortaya çıkıyor. Sekiz çekirdekli 6nm işlemci ve 256 GB depolama alanı ile donatılan TECNO SPARK 20 Pro, yalnızca sorunsuz oyun performansı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda uygulama kullanımı için de sorunsuz bir deneyim sunuyor. Geniş depolama alanı, kullanıcıların fotoğrafları, videoları ve diğer tüm verileri kolaylıkla depolamasına olanak tanıyor. Ayrıca, genişletilebilir RAM kapasitesi ile donma ve gecikme gibi sorunlar ortadan kalkıyor. Telefon, 16 GB RAM (8 genişletilmiş RAM), 12 GB RAM (9 genişletilmiş RAM) ve 256 GB’a kadar genişletilebilir depolama alanı ile birlikte geliyor ve kullanıcıların büyük miktarda veri depolamasına ve akıllı telefonlarını sorunsuz bir şekilde kullanmasına olanak tanıyor.

    5000mAh’lik geniş batarya kapasitesi ve 33W hızlı şarj özelliği ile telefon gün boyu kesintisiz kullanım sağlıyor. Bu pil kapasitesi, kullanıcıların pil seviyesi konusunda endişelenmeden telefonlarını rahatça kullanabilmelerini sağlarken, hızlı şarj özelliği de telefonlarını hızlı ve güvenli bir şekilde şarj edebilmelerine olanak tanıyor. Bu özellikler, kullanıcıların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için ideal bir denge kuruyor.

    Sürükleyici Ses, Yeniden Tasarlanmış Estetik ve Geliştirilmiş Dayanıklılık

    DTS ve Hi-Res Stereo Ses Sistemi ile donatılmış TECNO SPARK 20 Pro, kullanıcılara video izlerken, oyun oynarken veya müzik dinlerken benzersiz bir ses deneyimi sunuyor. Altta ve üstte bulunan çift hoparlörler hem DTS hem de Hi-Res için onaylanmış durumda ve kullanıcıların ses ve müziğin en ince ayrıntılarını deneyimlemelerine olanak tanıyor. Ayrıca, çift hoparlörün yön algılama teknolojisi sayesinde kullanıcılar telefonu tuttukları yön veya açıdan bağımsız olarak herhangi bir kayıp olmadan stereo ses deneyiminin keyfini çıkarabiliyor. Telefonun ses yetenekleri arasında dikkat çeken bir diğer özellik ise Volume Plus. Kullanıcılar, gelen aramalar sırasında ses açma düğmesine basılı tutarak mevcut ses seviyesini %200’e kadar artırabiliyor.

    Her Açıdan Yeniden Tasarlandı

    TECNO SPARK 20 Pro’da bulunan yapay zeka yazılımı ile benzersiz duvar kağıtları oluşturulabiliyor. Yapay zeka, kullanıcıların sadece birkaç saniye içinde en benzersiz duvar kağıtlarını oluşturmasını sağlıyor. Ayrıca, dinamik rozet özelliği ile telefon daha kişisel hale geliyor. Özellikle aramalar sırasında ekranda küçük bir çıkıntı olarak görüntülenen dinamik rozet, TECNO’nun tescilli yazılımı ile geliştiriliyor.

    TECNO SPARK 20 serisindeki tüm telefonlar, suya ve toza dayanıklılık için IP53 sertifikasına sahip ve günlük zorluklara karşı dayanıklılık sunuyor. TECNO SPARK 20 Pro, MediaMarkt, Vatan, Teknosa, Vodafone, Turkcell, Türk Telekom mağazaları ve online satış noktalarından satın alınabiliyor. Telefon KDV dahil 11.999 ve 12.256 TL fiyatlarla satışa sunuluyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kamu Sektöründe Etkili Siber Güvenliği Sağlamanın 5 Yoluhaberi

    Kamu Sektöründe Etkili Siber Güvenliği Sağlamanın 5 Yoluhaberi

    Dijitalleşme bir bütün olarak bürokratik süreçlerde devrim yarattı. Diğer sektörler gibi dünya çapındaki kamu kurumları da operasyonlarının verimliliğini artırmak için web tabanlı yazılım ve destekleri benimsemeye devam ediyor.

    Ancak sağladığı birçok faydaya rağmen bu geçiş aynı zamanda kamu sektörünü siber suçlular için ilgi çekici bir hedef haline getiriyor. KnowBe4 raporuna göre 2023 yılının ikinci çeyreğinde kamu kurumlarına yönelik saldırılarda % 40’lık bir artış görüldü. Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, kamu kurumlarının siber güvenlik sistemlerini güçlendirmek için uygulaması gereken 5 temel önlemi sıralıyor. 

     

    Faaliyet gösterdikleri toplulukların günlük yaşamını kolaylaştırmayı amaçlayan kamu hizmetleri, vatandaşların veri mahremiyetinin ve güvenliğinin korunması noktasında da ciddi sorumluluklara sahip. Bir siber saldırının yalnızca kurumun kendisine değil genel olarak topluma verebileceği zarar göz önüne alındığında, kamu sektörünün vatandaş verilerini korumak için güncel ve gelişmiş siber güvenlik sistemleri kullanması önem teşkil ediyor. KnowBe4 raporuna göre 2023 yılının ikinci çeyreğinde kamu kurumlarına yönelik saldırılarda görülen % 40’lık artış, kamu sektörünün siber suçlular için ilgi çekici bir hedef haline geldiğini gösteriyor. Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard’ın Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, kamu kurumlarının siber güvenlik sistemlerini güçlendirmek için uygulaması gereken 5 temel önlemi sıralıyor. 

     

    1. Güvenlik duvarı yükleyin. Güvenlik duvarı, ağa giren bağlantıları filtrelemeyi mümkün kılarak kötü niyetli kişilerin ağa girmesini engeller. Bir kuruluşu potansiyel siber saldırılara karşı korumaya yönelik temel bir araçtır ve bu nedenle tüm kamu kurumları için zorunludur. 

     

    2. Yazılımı güncel tutun. Eski bir sistem güvenlik ihlallerine neden olabilir ve bu da onu siber suçlular için ideal hedef haline getirebilir. Siber güvenlik sistemlerinin güncel olmasını sağlamak bir önceliktir. Daha etkili veri koruması elde etmek için ortaya çıkabilecek güvenlik açıklarının düzenli olarak izlenmesi de önemlidir. Dahili bir ekip çalıştıracak kaynaklara sahip olmayan kuruluşlar için en iyi seçenek, güvenlik yaması yönetimi görevini harici uzmanlara devretmektir.

    3. Yedek kopyalar oluşturun. Sistemlerin ve verilerin düzenli olarak yedeklenmesi, veri hırsızlığıyla mücadelede temel adımlardan biridir. Kopyaların ayrı bir ağda veya çevrimdışı olarak saklanması, yedeklerin şifrelenmiş kötü amaçlı yazılımlar tarafından yok edilmesini önler.

    4. Hassas bilgilere erişimi sınırlandırın: Kamu hizmeti kurumları, kullanıcı gizliliğini sağlamak için veri korumasını ve bunlara kimlerin eriştiğini kontrol etmeyi bir öncelik haline getirir. Hassas bilgiler içeren dosyalara erişimin sınırlandırılması, ihmalden kaynaklanan veri hırsızlığı veya harici aktörler tarafından yetkisiz erişim olasılığını azaltır. Bu nedenle erişimi kısıtlayan ve kullanıcıların yalnızca görevleri için kesinlikle gerekli olan bilgilere erişmesine izin veren sıfır güven yaklaşımını öneriyoruz. 

    5. Kötü amaçlı bağlantıları önleyin DNS hizmetleri çevrimiçi sitelere erişim için gerekli olsa da tehditlere karşı savunmasızdır. Potansiyel olarak tehlikeli bağlantıları tespit edip engelleyebilecek bir çözümün dahil edilmesi, bir kuruluşun ağlarını ve kullanıcı verilerini korumak için iyi bir yol olabilir. WatchGuard’ın DSNWatch çözümü, yönetimi daha basit ve daha az maliyetli hale getiren Bulut tabanlı bir sistem aracılığıyla güvensiz bağlantıların tespit edilmesini, engellenmesini ve izlenmesini sağlar.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Telefonunuzu elinizden bırakamamanızın 5 nedenihaberi

    Telefonunuzu elinizden bırakamamanızın 5 nedenihaberi

    Araştırmalar, dijital cihazsız kalma korkusunun yani  nomofobinin yüzde 90’ımızdan fazlasını etkilediğini gösteriyor. İnsanlar telefonları yanlarında olmadan ya da telefonlarının çekmediği bir yere gitmek istemiyor. 

    ESET, dijital yardımcıların kullanıcıları çok daha fazla şekilde ekrana bağlı tutmak için nasıl tasarlandıklarını inceledi. Akıllı cihazlara sağlıksız bir şekilde bağlanmanın kişisel gizlilik ve güvenlik için ne tür etkileri olabileceğini araştırdı. 

    1. Kolaylık 

    Dünya genelinde yaklaşık yedi milyar akıllı telefon bulunuyor ve bu rakam 8 milyarlık küresel nüfusun yaklaşık yüzde 85’ini oluşturuyor. Bir akıllı telefonun yapabileceği farklı işlevleri düşündüğünüzde, bu kadar popüler olmaları pek de şaşırtıcı değil. Piyasadaki çok sayıda uygulama sayesinde, bu avuç içi büyüklüğündeki cihaz günlük hayatınızın stresini basitleştirebilir, can sıkıntısını ortadan kaldırabilir ve sizi bağlantıda tutabilir. Hatta yapay zekayı kullanarak telefonunuzdan romantik bir ilişkinin tamamını yaşayabilirsiniz! Mobil oyunlar, uzun tren yolculuklarında ve yalnız geçirdiğiniz gecelerde bulmacaları çözerek ve puan toplayarak kendinizi eğlendirmenizi sağlayabilir.  Liste sonsuz ve bu da sorunun bir parçası. Neden bu güçlendirici araçları daha zinde olmak, daha güçlü bağlantılar kurmak ve o uzun, zorlu yolculukları daha keyifli hale getirmek için kullanmak istemeyelim ki?  Farkında olmadığımız şey, bu uygulamaların daha fazlası için ekranlarda kalmamızı sağlamak üzere tasarlanmış belirli özelliklere sahip olduğudur. Ortalama bir insanın her gün akıllı telefonunda üç saatten fazla zaman geçirdiği düşünüldüğünde, uygulama kullanımımız gerçekten faydalı olanın ötesine geçiyor olabilir. 

    2.Sonsuz içerik akışı 

    Dijital alanınızda neler olup bittiğini görmek için ‘hızlı bir kontrol’ olarak başlayan şey, içeriklerde kaybolmanıza neden olabilir. Diğer haberler, gönderiler ve ilgi çekici videolar, ilginizi canlı tutmak için siz ekranınızı kaydırdıkça otomatik olarak görünür. Daha fazlasının yüklenmesini beklemeden, kolayca zamanın nasıl geçtiğini anlamayabilirsiniz.  Gördüklerinizin daha önce etkileşimde bulunduğunuz gönderilere ve içeriğe benzer olmasını sağlayan şaşırtıcı algoritmalarla kendinizi ekrana bakmaktan alıkoyamayabilirsiniz. TikTok ile ortalama bir kişinin uygulamada günde 90 dakika geçirmesi bunun kanıtı sayılabilir.

    3.Anlık memnuniyet 

    İnternette paylaştığınız bir şey takipçilerinizden çok sayıda “beğeni” ve “yorum” aldığında hissettiğiniz o sevince muhtemelen aşinasınızdır. Bu duygu sizi daha fazlasını istemeye teşvik eder. Bu sosyal onay, beyinde dopamin salgılayarak belirli davranışları güçlendiren karmaşık bir ağ olan ödül sistemini tetikler. 

     4.Durmak bilmeyen bildirimler 

    Koşu takip cihazınızı bir süredir kullanmıyor musunuz? Endişelenmeyin, uygulamanız rakibinizin sabah koşusundaki en son rekorunu size bildirecektir. Bu bildirim cihazınızda belirdiğinde, onu daha fazla keşfetmek isteyeceksiniz. Sonra, FOMO’dan (Fear of Missing Out) kaçınmak için daha sonra kendi koşunuzu takip etmek ve karşılaştırmak için uygulamaya geri döneceksiniz.  Bildirimler, bu durumda olduğu gibi bir dereceye kadar sağlıklı alışkanlıkları teşvik edebilirken, diğer durumlarda, örneğin arkadaşınızın yeni bir Instagram hikayesi yayımladığını belirten bir bildiriminin açılması, sizi içerikte gezinerek saatler kaybettiğiniz o dopamin geri bildirim döngüsüne geri götürebilir. 

    5.Kaçış 

    İster en son dizileri art arda izlemek ister en sevdiğiniz tatil beldesinin fotoğraflarında kaybolmak olsun, akıllı cihazların günlük stresten kaçmak için heyecan verici bir portal sunduğu inkâr edilemez. Günün getirdiği olumsuz duygulardan kurtulmanızı, daha fazla dopamin salınımını uyarır ve bu da kaçışınızı daha da kolaylaştırabilir. Bu durum bazı insanlar için kafa dağıtmak ve stres atmak için iyi hatta gerekli olsa da gerçek hayattaki heyecanları kaçırdığınız, konsantre olmakta zorlandığınız ve daha az üretken olduğunuz bir aşamaya geldiğinizde durumunuzu gözden geçirmenizi gerektirebilir.   

    Teknolojiye olan sağlıksız bir bağlılık, kişisel güvenliği ve gizliliği ihmal etmenize, riskli çevrimiçi davranışlarda bulunmanıza neden olabilir.  Yorgunsanız ve odaklanmakta zorlanıyorsanız, gelen kutunuza ikna edici ancak kötü niyetli bir mesaj geldiğinde tıklamadan önce düşünmeme veya tercih ettiğiniz sosyal medya platformlarında fazla bilgi ifşa etme olasılığınız yüksektir. Doğru önlemleri almadan ücretsiz Wi-Fi ağlarını kullanmak gibi başka durumlarda da gardınızı düşürebilir ya da çevrimiçi hesaplarınızın çoğunda aynı parolaları kullanmaya daha yatkın olabilirsiniz. Aynı şey, şüpheli bir uygulamayı indirmek için de geçerlidir. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone'dan 5G'ye Giden Yolda “Fiber Kalitesinde" Ev İnterneti Testihaberi

    Vodafone'dan 5G'ye Giden Yolda “Fiber Kalitesinde" Ev İnterneti Testihaberi

    Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, şebeke altyapısını 5G’ye hazırlamaya devam ediyor. Şirket, 5G’nin farklı frekans bantlarını kullanarak, baz istasyonuna çekilen fiber altyapıyla, her binaya fiber çekmeden, müşterilerine ev ve ofislerinde “fiber kalitesinde” internet deneyimini hangi mesafelerde sağlayabileceğini görmek ve söz konusu servisin sınırlarını tespit etmek üzere çeşitli testler gerçekleştirdi. 5G Sabit Kablosuz Erişim (FWA) teknolojisinin kullanıldığı testlerde “fiber kalitesinde” 5G deneyimini hem bireysel hem de kurumsal müşterilerin kullanımına hazır hale getirmek amaçlandı. 

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi:

    “Vodafone olarak, 5G’ye giden yolda şebekemizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, son yaptığımız testlerde, çeşitli 5G frekanslarıyla, her yere fiber çekmeden ‘fiber kalitesinde’ internet deneyimini müşterilerimize sağlayıp sağlayamayacağımızı ve sağlanabilecek servisin sınırlarını görmeyi hedefledik. Burada 5G Sabit Kablosuz Erişim (FWA) teknolojisini kullandık. 5G FWA, fiber internette olduğu gibi düşük gecikme süreleri ve yüksek hızlara erişme olanağı sağlıyor. 5G FWA ile sabit internetin iyileştirilmesinin hem bireysel hem de kurumsal müşterilerimize etkisi olacak. 5G FWA sayesinde her binaya fiber çekmeye ihtiyaç olmadan, sadece baz istasyonuna fiber bağlantısı yapılarak fiber hızında internet deneyimini müşterilerimiz yaşayabilecek. 5G modemin tak-çalıştır çalışma prensibi sayesinde kurulum için beklemek gerekmeyecek. Böylece, müşterilerimizin yüksek hızlı internet servisine erişimini kolaylaştırarak Türkiye’nin dijitalleşmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Daha verimli olan yeni teknolojilere geçiş, 3G’nin artık yerini 4.5G ve 5G’ye bırakması ve frekans tahsisi, yalnızca bizim şebekemiz üzerinden sunduğumuz hizmetleri bir üst seviyeye taşımamıza değil, aynı zamanda ekonomi genelinde bir büyüme etkisini tetiklememizde de rol oynayacak. Bu bakımdan, sektörümüzün 5G’yi de kapsayan yeni teknolojilere geçiş ve etkin spektrum kullanımı ile ilgili yol haritasına ihtiyacı var.”

    1 Gbps+ hızlara erişildi

    Kullanıcı ile baz istasyonu arasında çok sayıda bina bulunan İstanbul’un merkezinde yapılan testlerde, 5G frekanslarından C-band (3500 MHz) ile 1 km’ye kadar, C-band’a göre daha yüksek frekans olan ve daha yüksek kapasite sunan mmWave (26 GHz) frekans bandı ile ise 500 m’ye kadar olan mesafelerde 1 Gbps+ hızlara erişildi. Testlerde hız testi uygulamaları kullanılarak kapsamanın en uç noktalarında dahi minimum 100 Mbps+ (ortalama fiber hızı) hızlara erişilirken, 10 ms’den düşük gecikme sürelerinin yaşandığı görüldü. 

    İki tip modem kullanıldı

    Testler, her iki frekans için de hem indoor (bina içi) hem de outdoor (cam kenarı) tipi modemler kullanılarak gerçekleştirildi. Buna göre, baz istasyonuna yakın evlerde indoor tipi modemler kullanılarak servis verilebilirken, baz istasyonundan uzaklaştıkça outdoor modemlerin kullanıma daha elverişli olduğu gözlemlendi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • IBM yaratıcılığı ve verimliliği artırma yolunda Generative AI ile yeni iş yapış biçimlerini konu alan bir basın toplantısı gerçekleştirdihaberi

    IBM yaratıcılığı ve verimliliği artırma yolunda Generative AI ile yeni iş yapış biçimlerini konu alan bir basın toplantısı gerçekleştirdihaberi

    Şirketler Yapay Zekaya Nasıl Bakıyor?

    Günümüzde yapay zeka alanında eşsiz bir dönemdeyiz; teknoloji, iş yapış biçimlerini ve yaşamımızı dönüştürüyor. IBM Küresel Yapay Zeka Benimseme Endeksi, şirketlerin yüzde 42’sinin yapay zekayı kullanmaya başladığını, yüzde 40’ının ise araştırma veya deneme aşamasında olduğunu gösteriyor. Son beş yılda, yapay zeka benimseme oranı ikiye katlandı. Şirketler, personellerini eğitirken ve yapay zekayı üretim süreçlerine entegre ederken yapay zekaya öncelik veriyorlar. Şirketlerin yapay zeka odaklı bir yaklaşım benimsemeleri, başarıya ulaşmalarını sağlıyor. Öncelikli kullanım durumları arasında insan kaynakları, müşteri hizmetleri iş akışları ve bilgi teknolojileri süreçleri bulunuyor. Ancak, yapay zeka uygulamalarının önündeki engeller arasında beceri eksikliği, veri karmaşıklığı ve güven gibi faktörler yer alıyor. 2024, bu engellerin aşılmasına odaklanan bir yıl olacak.

    Watsonx’in İçeriği

    IBM, güvenilir veriyle yapay zekanın etkisini ölçeklendirme ve hızlandırma konusunda ön saflarda yer alıyor. Watsonx.ai, verilerin hazırlanmasını, model oluşturmayı ve güvenliğini sağlayarak yapay zeka uygulamalarını destekliyor. IBM’in çeşitli sektörlerdeki başarı hikayeleri, yapay zekanın iş ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkisini gösteriyor.

    Watsonx.ai: Yapay zeka modellerinin eğitilmesini, doğrulanmasını, ayarlanmasını ve dağıtılmasını sağlar.

    Watsonx.data: Tüm verilerin yapay zeka iş yüklerinin ölçeklendirilmesini sağlar. 

    Watsonx.governance: Sorumlu, şeffaf ve açıklanabilir veri ve yapay zeka iş akışlarının etkinleştirilmesini sağlar.

    Watsonx ile Veriler ve Öngörüler Yaratıcılığın ve Güvenin Temelinde

    IBM, verilerin ve öngörülerin yaratıcılarına ait olduğu, güven ve şeffaflık ilkelerini temel alan yapay zeka yeteneklerinin geliştirilmesine odaklanıyor. İlk kurumsal veri ve yapay zeka platformu olan Watsonx güvenilir veri ile yapay zekanın etkisini ölçeklendiriyor ve hızlandırıyor. Müşteriler, IBM’in modelleri, kendi modelleri ve açık kaynak modellerinin bir kombinasyonunu kullanarak üretken yapay zekanın hibrit bir şekilde kullanılacağını öngörüyor. IBM İş Değerleri Enstitüsü (IBV) verilerine göre, CEO’ların yüzde 75’i rekabette üretken yapay zekanın etkili olacağını belirtirken, yüzde 50’den fazlasının veri güvenliği konusunda endişeleri bulunuyor.

    Üretken Yapay Zeka: Karar Alma ve İş Yapış Biçimlerimizdeki Değişim ve Sürdürülebilirlik

    Günümüzde, üretken yapay zeka iş yapış biçimlerimizi ve karar alma süreçlerimizi ezber bozan yeniliklerle dönüştürüyor. Özellikle, nihai kullanıcılar artık kişiselleştirme ve verimlilik arayışında bulunuyor, bu da yeni müşteri deneyimi standartlarını sürekli yükseltiyor. Bankacılık, perakende gibi birçok sektördeki oyuncuların rekabetçi kalabilmesi için üretken yapay zeka alanına yönelmesi gerekiyor. 

    Günümüzün en önemli başlıklarından bir diğeri ise sürdürülebilirlik. Şirketler, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için verinin gücünden faydalanmak zorunda. Geçtiğimiz hafta açıklanan IBM İş Değerleri Enstitüsü’nün (IBV) Araştırmasına göre, yöneticilerin yüzde 75’i sürdürülebilğin  iş sonuçlarına olumlu bir etkisi olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, sürdürülebilik verilerini otomatik olarak elde eden kuruluşların sayısı sınırlı. Yapay zeka, işletmeler için dönüştürücü değişim sağlayabilir; rutin iş süreçlerinin otomasyonunu destekleyen güvenilir bir yapay zeka ve yeniliği teşvik eden yaratıcı bir ortak olarak hizmet veren yapay zeka olmak üzere iki farklı şekilde faaliyet gösteriyor. 

    İnsanların rutin  görevlerinin üstesinden gelmeye yardımcı olan yapay zeka çözümleri, çalışanlara daha yüksek değerde işler üstlenme fırsatı sunuyor. Örneğin, IBM’in İK departmanı, sistemleri otomatikleştirerek 12.000 saate yakın tasarruf sağladı, bu da işletmelerin verimliliğini artırmak ve daha bilinçli kararlar almak için önemli bir adım.

    Yapay Zeka ve Sektörel Uygulamalar

    IBM’in yapay zeka teknolojileri, farklı sektörlerde çeşitli uygulamalara yönelik çözümler sunuyor. Örneğin, futbolcu transferlerindeki belirsizliği azaltmak amacıyla geliştirilen Scout Advisor, insan merkezli ve veri odaklı izleme arasındaki boşluğu kapatıyor. Sevilla Futbol Kulübü, yetenek avcılarına destek olmak üzere, oyuncu alım sürecini geliştirmek için IBM’in watsonx platformu üzerine inşa edilen Scout Advisor’ı kullanıyor ve 200.000 scouting raporu üzerinden teknoloji destekli içgörülerden faydalanıyor. Londra Metrosu “en az yakıt harcanarak maksimum sayıda insan nasıl taşınır?” sorusuna cevap araken IBM’den destek alıyor. IBM Maximo, Londra Metrosu operasyonlarını verimli bakım ve erken müdahale sistemleri geliştirmek için düzenliyor, böylece 21 Milyon Sterlin tasarruf öngörülüyor. NASA, metin ve sensör verileri için yapay zeka uygulamaları oluşturmayı kolaylaştırmak, doğal tehlikeleri tespit eden ve bitki örtüsü ve vahşi yaşam habitatındaki değişiklikleri izleyen modelleri etkinleştirmek ve IOT verilerini organize etmek için Watsonx.ai geospatial modellerinden yararlandı.

    Kaybedecek Zamanımız Yok: Yetenek Açığının Önüne Geçmeliyiz

    Teknolojideki hızlı değişime ayak uydurmak için sürekli öğrenme kültürünü teşvik ediyoruz. IBM SkillsBuild eğitim programı ile dünya çapında 30 milyon kişiye beceri kazandırma taahhüdümüzü sürdürüyoruz. Türkiye’deki projelerimiz aracılığıyla gençlerin siber güvenlikten kodlamaya geniş bir yelpazede beceri kazanmasını sağlıyoruz. Bu kapsamda IBM, 2026 sonuna kadar 2 milyon öğrenciye yapay zeka eğitimi vermeyi hedefliyor.

    IBM ve AI Alliance: Sorumlu Yapay Zeka İnovasyonunu Hızlandırma Çabaları

    Yapay zeka alanında etik endişelerin giderek artması ve bu teknolojinin yaşamın çeşitli alanlarına potansiyel etkisinin artmasıyla birlikte, IBM, karar alma süreçlerinde bireyleri veya toplumları etkileyebilecek durumlarda bu endişeleri yönetmeye büyük önem vermektedir. Bu noktada, Uluslararası bir topluluk olan AI Alliance’ın, sorumlu ve etik yapay zeka kullanımını teşvik etme misyonunda önemli bir rolü bulunmaktadır. IBM, AI Alliance aracılığıyla hükümet, akademi, endüstri ve sivil toplum paydaşlarıyla iş birliği yaparak etik endişeleri ele almak ve sorumlu yapay zeka gelişimi ve uygulanmasını teşvik etmektedir. AI Alliance, güven, etik, esneklik ve sorumluluk ilkelerine dayalı açık inovasyonu teşvik ederken, IBM de benzer düşünceye sahip kuruluşlarla bir araya gelerek güvenli, sorumlu ve bilimsel olarak titiz bir yapay zeka ekosistemi oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu işbirliği, yapay zeka inovasyonunu hızlandırmayı ve güvenlik endişelerini ele alarak küresel ihtiyaçları karşılayan çözümler geliştirmeyi amaçlamaktadır.

    “Kodluyoruz” ile Yeni Yeteneklerin Yetiştirilmesine Destek Olacağız

    IBM SkillsBuild platformu yapay zeka, siber güvenlik, veri analizi, bulut bilişim ve mesleki beceriler gibi konularda birçok eğitim fırsatı sunarken Türkiye’de de bu anlamda birçok proje yürüttük ve yürütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Kodluyoruz Derneği ile binlerce kişiye ulaşacak bir eğitim programını başlatıyoruz. Bu program ile siber güvenlikten kodlamaya geniş bir yelpazede beceri kazanımı elde etmeyi hedefliyoruz.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı