Yazar: editor

  • TÜİK: İstihdam endeksi yıllık %2,3 arttıhaberi

    TÜİK: İstihdam endeksi yıllık %2,3 arttıhaberi

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %0,9 azaldı, inşaat sektöründe %11,1 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %2,5 arttı.

    Çalışılan saat endeksi yıllık %1,5 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,5 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %1,2 azaldı, inşaat sektöründe %9,7 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %1,4 arttı.

    Brüt ücret-maaş endeksi yıllık %109,9 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %109,9 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %104,6, inşaat sektöründe %135,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %110,3 arttı.

    İstihdam endeksi çeyreklik %0,1 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %0,7 azaldı, inşaat sektöründe %1,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %0,4 arttı.

    Çalışılan saat endeksi çeyreklik %0,6 azaldı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,6 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %1,1 azaldı, inşaat sektöründe %1,1 arttı ve ticaret-hizmet sektörlerinde %0,7 azaldı.

    Brüt ücret-maaş endeksi çeyreklik %16,2 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %16,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %16,6, inşaat sektöründe %18,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %15,6 arttı.

    Saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık %108,8 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %108,8 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %108,7, inşaat sektöründe %116,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %109,4 arttı.

    Saatlik kazanç endeksi yıllık %106,9 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %106,9 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %107,0, inşaat sektöründe %114,8 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %107,3 arttı.

    Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi yıllık %119,5 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %119,5 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %117,5, inşaat sektöründe %124,4, ticaret-hizmet sektörlerinde %121,6 arttı.

    Saatlik işgücü maliyeti endeksi çeyreklik %16,6 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %16,6 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %17,5, inşaat sektöründe %17,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %16,1 arttı.

    Saatlik kazanç endeksi çeyreklik %16,9 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %16,9 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %17,9, inşaat sektöründe %17,3 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %16,4 arttı.

    Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi çeyreklik %15,2 arttı

    Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı lV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %15,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %15,9, inşaat sektöründe %18,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %14,4 arttı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Tasarruf sahipliği yeniden yükselerek yüzde 23.3 oranına ulaştıhaberi

    Tasarruf sahipliği yeniden yükselerek yüzde 23.3 oranına ulaştıhaberi

    ING Türkiye tarafından gerçekleştirilen Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2023 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarına göre, tasarruf sahipliği bir önceki çeyreğe göre 3 puan artışla yüzde 23.3 seviyesine yükseldi. Bu oran araştırmanın yapılmaya başlandığı 2011 yılından bu yana tasarruf sahipliğinde görülen ikinci en yüksek tasarruf sahipliği oranı oldu. Tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı geçen çeyrekle benzer düzeyde yüzde 69 oranında gerçekleşti. Tasarrufu olanların tasarruf aracı tercihlerine bakıldığında, hisse senetleri 2023 yılından bu yana 9 puan artış gerçekleştirerek yüzde 14 oranıyla üçüncü sırada yer aldı.  Tasarruf araçları tercihi sıralaması kadın ve erkekler arasında hemen hemen aynı kalırken, sahiplik davranışı oransal olarak değişiklik gösterdi. Kadınların erkeklere göre daha çok tercih ettiği tasarruf araçları yastık altı altın ve nakit,  sistem içi altın ve vadesiz hesap olurken, erkeklerin kadınlara göre daha çok tercih ettiği tasarruf araçları ise hisse senedi ve döviz vadeli hesap oldu.

    ING Türkiye’nin, kentsel yerleşim bölgelerinde yaşayan yetişkin bireylerin tasarruf eğilimlerini izlemek amacıyla 2011 yılından bu yana IPSOS iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın (TTEA) 2023 yılı dördüncü çeyrek sonuçlarına göre, tasarruf sahipliği yüzde 23.3 düzeyinde gerçekleşti. Böylece araştırmanın yapılmaya başlandığı 2011 yılından bu yana tasarruf sahipliğinde görülen ikinci en yüksek tasarruf sahipliği oranı oldu. Dördüncü çeyrekte çocuklu bireylerde tasarruf sahipliği yüzde 19 ile aynı düzeyde kalırken, çocuksuz bireylerde tasarruf sahipliği 5 puan artarak yüzde 29’a yükseldi. 

    Tasarruf sahibi her 10 bireyin 7’si düzenli tasarruf yapıyor

    Araştırmaya göre, tasarruf sahipleri içinde düzenli tasarruf yapanların oranı bu çeyrekte de yüzde 69 ile geçen çeyrek ile benzer seviyede gerçekleşti.  Erkeklerde düzenli tasarruf yapanların oranı bir önceki çeyreğe kıyasla 3 puan artışla yüzde 74’e yükselirken, kadınlarda bu oran yüzde 61’e düştü. Tasarrufu olanların tasarruf yapma gerekçeleri arasında “geleceğe yatırım” 6 puan artışla son çeyrekte 62’ye yükselerek yine ilk sırada yer alırken, “çocuklarım için” unsuru ise yüzde 17 ile ikinci sırada yer aldı. Tasarrufu olmayanlar için yakın gelecekte tasarruf yapmayı planlayanların oranı yüzde 38.5’tan yüzde 40.8’e yükseldi. 

    Tasarruf araçları tercihinde hisse senetleri yükselişini sürdürüyor

    Tasarrufu olanların tasarruf aracı tercihlerinde, yastık altı altın ve nakit son çeyrekte yüzde 26 ile birinci sırada yer alırken,  sistem içi altın yüzde 16 ile ikinci sırada yer aldı.  Hisse senetleri 2023’ün ilk çeyreğinden beri yükseliş göstermeye devam etti, üçüncü çeyreğe göre 2 puan ve ilk çeyreğe göre toplamda 9 puanlık bir artışla yüzde 14 ile en çok sahip olunan üçüncü tasarruf aracı oldu. Erkekler hisse senedini yine kadınlara oranla daha çok tercih etti. Tasarruf araçları tercihi sıralaması kadın ve erkekler arasında hemen hemen aynı kalırken, sahiplik davranışı oransal olarak değişiklik gösterdi. 2023 dördüncü çeyreğinde kadınların erkeklere göre daha çok tercih ettiği tasarruf araçları  5 puan farkla yastık altı altın ve nakit, sistem içi altın ve  6 puan farkla vadesiz hesap oldu. Erkeklerin kadınlara göre daha çok tercih ettiği tasarruf araçları ise 9 puan farkla hisse senedi ve borsa ve 7 puan farkla döviz vadeli hesap oldu. Bireysel emeklilik fonlarının tercih edilme oranı yüzde 8 olarak gerçekleşirken, bu oran TL vadeli hesapta yüzde 6 oldu.  Kripto para fonlarının tercih edilme oranı ise yüzde 6’dan yüzde 4’e geriledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Telekom START kariyer yolculuklarında gençlerin yanında!haberi

    Türk Telekom START kariyer yolculuklarında gençlerin yanında!haberi

    Türk Telekom’un Genç Yetenek Programı ‘START’ın 2024 başvuruları başladı. Programa katılan genç yetenekler START Genç Yetenek Programı ile hem deneyim kazanacak hem de Türk Telekom’un çeşitli birimlerinde staj imkanlarıyla kariyerlerinde önemli bir adım atma şansı bulacak. Staj programını başarıyla tamamlayan genç yetenekler uzun dönem yarı zamanlı çalışma fırsatı, uzun dönem stajları devam ederken mezun olan yetenekler ise tam zamanlı çalışma fırsatı yakalayacaklar. Türk Telekom START Stajım Programı başvuruları 12 Mart 2024 tarihine kadar devam edecek. 

    Türk Telekom, erken dönem kariyer fırsatları sunan programlarıyla yeteneklerini daha da ileriye taşımak isteyen gençlerin kariyer yolculuğunu destekliyor. Geleceği tasarlama yolculuğunda gençlerin yanlarında olan Türk Telekom’un, bu yıl “Yeteneklerinle Geleceğe START Ver” sloganıyla yeni dönemini başlattığı genç yetenek programı ‘Türk Telekom START Stajım’ın başvuru süreci devam ediyor.

    Programla ilgili açıklama yapan Türk Telekom İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Aslan“Türk Telekom olarak Türkiye’nin en çok istihdam sağlayan markalarından biriyiz. Bu görev anlayışından yola çıkarak gençlerimize yaptığımız her yatırımı, ülkemizin geleceğine yatırım olarak görüyoruz. ‘START Stajım’ dahilinde gençler güçlü bir deneyim şansı elde ederken ülkemizin en büyük kurumsal okullarından biri olan Türk Telekom Akademi ile yeteneklerini ve kariyerini geliştirme fırsatına sahip oluyor.  ‘START Stajım’ ile dört haftalık öğrenme ve gelişim yolculuğu, uzun dönem staj, İnovasyon Proje Yarışması gibi fırsatları içeren dopdolu ayrıcalıklar sunuyoruz. Ayrıca, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının merkezindeki Bilgi Teknolojileri, Network ve Erişim, Veri Analitiği ve Büyük Veri, Ürün ve Segment, Dijital Kanallar, Müşteri Deneyimi, Finans, İnsan Kaynakları olmak üzere toplam 8 alana başvuru yapabilecekler. Program dahilinde kısa dönem stajından mezun olan ve uzun dönem staj programına katılmaya hak kazanan genç yetenekler, uzun dönem stajı sonrasında Türk Telekom’da çalışmaya hak kazanacak. Türk Telekom olarak genç yeteneklerimize iş fırsatı sunmaya ve güçlü bir gelişim programıyla onları geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz” dedi.

    Program kapsamında; üniversitelerin üçüncü sınıf öğrencileri START Stajım’a başvuruda bulunabiliyor. ‘START Stajım’a kabul edilen gençler, dört hafta boyunca alanında uzman profesyoneller tarafından sunulan kapsamlı eğitim ve staj programı ile Türk Telekom’un teknoloji, iletişim, telekomünikasyon gibi alanlarda fark yaratan uygulamalarına yenilikçi fikirleriyle değer katma ve işin geleceğine yön verme şansı elde edecek. Başvuru adımlarını ve değerlendirme aşamalarını tamamlayan genç yetenekler, stajlarına uzun dönem devam etme şansına sahip olabilecekler. 

    “Yeteneklerinle Geleceğe START Ver” sloganıyla gençlerin kariyerine fırsatlar sunan programın değerlendirme sürecinin detayları ve başvuruları turktelekomkariyer web sitesi üzerinden 12 Mart 2024 tarihine kadar yapılabilecek.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • MediaMarkt Yeni Mağazasını Atlaspark AVM'de Açıyorhaberi

    MediaMarkt Yeni Mağazasını Atlaspark AVM'de Açıyorhaberi

    Avrupa’nın açık ara bir numaralı elektronik perakendecisi MediaMarkt, tüketicileriyle yeni mağazalarda buluşmaya devam ediyor. İstanbul’daki 29. mağazasını Atlaspark AVM’de 23 Şubat tarihinde açacak olan MediaMarkt, açılışa özel kampanyalar da gerçekleştirecek.

    Geniş ürün yelpazesiyle teknolojiseverlere konforlu alışveriş keyfi sunan MediaMarkt, İstanbul Sultanbeyli Atlaspark AVM’de 1.184 metrekarelik yeni mağazasının açılışını 23 Şubat Cuma günü gerçekleştirecek. Kadın istihdamını artırma taahhüdünü sürdüren MediaMarkt’ın Atlaspark AVM’deki mağazasında görev alacak olan 29 personelin yüzde 44’ünü kadınlar oluşturuyor. 

    On binlerce elektronik ürünün sergileneceği yepyeni mağazada, akıllı telefonlardan hoparlör ve kulaklıklara, akıllı bileklik ve saatlerden bilgisayar ve tabletlere, elektrikli ev aletlerinden beyaz eşya, televizyon, ses sistemleri ve oyun konsollarına kadar birçok kategoriden ürün, tüketicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

    MediaMarkt Türkiye, İstanbul Sultanbeyli Atlaspark AVM’deki mağazasının açılışına özel çeşitli kategorilerde, 2 gün sürecek bir açılış kampanyası da gerçekleştirecek. 

    23-24 Şubat tarihlerinde geçerli olacak açılış fırsatları kapsamında;

    • Apple MacBook Air M1 Dizüstü Bilgisayar 26.999 TL’den
    • Apple iPhone 13 128GB Akıllı Telefon 36.499 TL’den
    • Apple AirPods 2. Nesil Kablosuz Kulaklık 3.499 TL’den
    • Apple iPad 9. Nesil 64GB Tablet 9.999 TL’den
    • Samsung UE55CU7000UXTK SS5 UHD LED TV 17.999 TL’den
    • Samsung GALAXY A54 256 GB Akıllı Telefon 15.999 TL’den
    • HP VICTUS 7N9T3EA Dizüstü Bilgisayar 27.999 TL’den
    • Huawei WATCH GT3 46MM Akıllı Saat 4.499 TL’den
    • Philips Tam Otomatik Kahve Makinesi 9.999 TL’den
    • Tefal EY801D EASY FRY Fritöz 5.999 TL’den
    • XIAOMI Mi Robot Vacuum-Mop 2 Pro Robot Süpürge 7.999 TL’den satışa sunulacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ramazan'da Bereketli Sofralar İçin  BİM Doğru Seçimhaberi

    Ramazan'da Bereketli Sofralar İçin BİM Doğru Seçimhaberi

    Çalışanlarının, müşterilerinin, iş ortaklarının, sevdiklerinin, ihtiyaç sahiplerinin Ramazan ayı mutluluğunu artırmak isteyenlerin tercihi bu yıl da BİM Hediye Kart ve BİMPARA uygulaması olacak.

    BİM, Hediye Kart ve BİMPARA ile on bir ayın sultanı Ramazan ayında iftar ve sahur sofralarının bereketini artıracak. 

    Yüklenebilir bakiyeli olan ve tüm BİM mağazalarında geçerli olan “Hediye Kart” lara en az 200 TL olmak üzere istenilen miktarda yükleme yapılabiliyor. Hem kurumsal hem bireysel müşteriler istedikleri sayıda Hediye Kart sipariş verebiliyor ve bunları sevdiklerine, çalışanlarına, müşterilerine ya da ihtiyacı olanlara dağıtabiliyor.

    Ramazan ayında BİMPARA uygulaması da kolaylık sağlıyor

    Ramazan ayında kurumsal firmaların ve bireysel müşterilerin diğer tercihi de BİMPARA uygulaması oluyor. Ramazan ayının bereketini paylaşmak isteyenlere BİMPARA uygulaması büyük kolaylık sağlıyor. 

    Tek seferde en az 50 TL ve en fazla 10.000 TL olmak üzere istenilen tutarda BİMPARA gönderilebiliyor. Temassız ödeme ve transfer uygulaması BİMPARA sayesinde kredi kartı veya nakit paraya ihtiyaç duymadan cep telefonundan QR kod veya ödeme kodu ile işlemler yapılabiliyor. 

    BİMPARA uygulamasını indirmek ve kullanmak çok kolay!

    Android (Play Store) ve IOS (App Store) mağazalarından indirilebilen BİMPARA uygulamasının kurulumu tamamlandıktan sonra telefon numarası yazılarak giriş yapılıyor. SMS ile gelen doğrulama kodu girişi yapılıp, KVKK metni onaylandıktan sonra hesap kullanıma açılıyor.

    Uygulama üzerinden BİMPARA gönderimi yapılabiliyor. Gönderilen kişilere de SMS yolu ile bilgi mesajı ulaşıyor. Alıcı telefonuna gelen kod aracılığıyla BİMPARA’yı tek seferde kullanabileceği gibi mobil uygulamasının indirilmesi ile parçalı kullanımlar da sağlayabiliyor. 

    Ramazan’a özel lezzetler uygun fiyatlarla BİM mağazalarında

    Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan hurma çeşitlerinin yanı sıra güllaç, kadayıf, revani, şekerpare, kemal paşa tatlısı gibi tatlılar da uygun fiyatlarla BİM mağazalarında satışa sunuluyor.

    Türkiye’nin dört bir yanındaki BİM mağazalarında, vatandaşlar iftar ve sahur sofraları için ihtiyaçları olan meyve, sebze, şarküteri ürünleri, bakliyat ve atıştırmalıkları en uygun fiyatlarla bulabilecekler.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dördüncü: “Önümüzdeki dönemde hedeflerimiz: Sorumlu şirketlerin sayısını artırmak, daha fazla şirketin somut ve iddialı hedefler belirlemesini ve bu hedeflerdeki ilerlemeyi şeffaf bir şekilde raporlamasını sağlamak".haberi

    Dördüncü: “Önümüzdeki dönemde hedeflerimiz: Sorumlu şirketlerin sayısını artırmak, daha fazla şirketin somut ve iddialı hedefler belirlemesini ve bu hedeflerdeki ilerlemeyi şeffaf bir şekilde raporlamasını sağlamak".haberi

    İş dünyasını sürdürülebilir kalkınma yolunda destekleyen UN Global Compact’in Türkiye Yerel Ağı Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları Derneği, 2. Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirdi. Toplantının ardından UN Global Compact Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Orta Asya Lideri Anita Lebiar bir konuşma yaptı. Toplantının son bölümünde UN Global Compact’in iş dünyasını 5 alanda harekete geçirmek için başlattığı “Daha Hızlı, Daha İleri (Daha Hızlı, Daha İleri)” girişimi hakkında bir panel düzenlendi. 

    Ülkemizde iş dünyasını sürdürülebilir kalkınma yolunda destekleyerek UN Global Compact’in 10 İlke’sinin yaygınlaşmasını, sorumlu iş uygulamalarının artırılmasını ve iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren UN Global Compact Türkiye, 2023 yılında “Küresel İlkeler Sözleşmesi İmzacıları Derneği” adıyla tamamladığı dernekleşme sürecinin ardından, ikinci genel kurul toplantısını 21 Şubat’ta The Marmara Otel Taksim’de gerçekleştirdi. 

    Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü konuşmasında, “Önümüzdeki dönemde hedeflerimiz: “sorumlu şirketlerin sayısını artırmak, daha fazla şirketin somut ve iddialı hedefler belirlemesini ve bu hedeflerdeki ilerlemeyi şeffaf bir şekilde raporlamasını sağlamak. Bu hedeflerimizi hem İstanbul hem de İstanbul dışında hayata geçirmek üzere çalışmalarımızın stratejisini belirliyoruz. Bu sene herkese açık gerçekleştireceğimiz etkinlikler ve eğitimlerle daha çok şirketin bilgi ve farkındalık seviyesini artırmayı planlıyoruz.” dedi. Şirketleri somut adımlar atmaya yönelik çağrıda bulanan Dördüncü “üye şirketlerimize hedef belirleme ve yol haritası oluşturma süreçlerinde destek olarak somut aksiyonu hızlandırmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde “İklim Değişikliği ve Çevre, İnsan Hakları ve Çalışma Standartları, Sürdürülebilir Finans, Yönetişim, Raporlama ve SKA’ların iş süreçlerine entegrasyonu” alanlarına odaklanacağız. Bu alanlarda şirketlerimizi destekleyecek hızlandırma programlar, eğitimler, deneyim paylaşım grupları, etkinlikler düzenlemeye ve yayınlar hazırlamaya devam edeceğiz.” dedi.

    Genel Kurul toplantısının ardından UN Global Compact Orta Doğu, Doğu Avrupa ve Orta Asya Lideri Anita Lebiar da bir konuşma yaptı. Lebiar konuşmasında, “Sadece derneğe katılan şirket sayısıyla değil, aynı zamanda belirledikleri iddialı hedeflerle de istikrarlı bir şekilde büyüyen ve şirketlerin 2030 Gündemi’ni gerçekleştirme yolunda daha hızlı ilerlemelerini sağlayan UN Global Compact’in Türkiye Yerel Ağı’nı desteklemek üzere İstanbul’da bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.” dedi.

    Konuşmanın ardından UN Global Compact tarafından, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın tümüne yönelik ilerlemenin hızlanması için   iş dünyasını iklim değişikliği, toplumsal cinsiyet eşitliği, geçim ücreti, sürdürülebilir finans ve suyun korunması alanlarında harekete geçirmek amacıyla başlatılan Daha Hızlı Daha İleri (Forward Faster) girişimine yönelik bir panel düzenlendi. Panelde Arçelik Resmi ve Sektörel İlişkiler Direktörü Canan Ergün Tavukçu; EREKS – Blue Matters Yönetim Kurulu Üyesi Ece Müftüoğlu Narcy; Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Direktörü Cem Tanır ile Zorlu Enerji Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Funda Küçükosmanoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar; Sürdürülebilir Kallkınma Amaçları’na ulaşma yolunda taahhüt vermenin önemi, taahhüt verme ve bu taahhütleri takip etme süreçlerini paylaştılar. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kültürlerarası İş Birliğinde Yeni Bir Sayfa Açıyorhaberi

    Kültürlerarası İş Birliğinde Yeni Bir Sayfa Açıyorhaberi

    Veri, kalite ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışma prensipleriyle perakende sektöründe başarılı projelere imza atan Pozitera Grup ve çeyrek asırdır Türk ve Çin kültürleri arasında köprüler kuran Türk Çin Kültür Derneği’nin bir araya gelmesi, kültürel mirasın korunması ve kültürel diyaloğun desteklenmesi gibi ortak hedeflere ulaşılması için güçlü bir başlangıç kabul edildi. 

    Pozitera Grup’un 18 yıllık sektörel deneyimi ile Türk Çin Kültür Derneği’nin 25 yıllık köklü geçmişi, yapılan iş birliğine sağlam bir temel ve derin bir perspektif sunarken; iş birliğinin bir parçası olarak Türk Çin Kültür Derneği’nin prestijli yayını Kuşak ve Yol Dergisi, 2024 yılı ve ötesinde gerçekleştirilecek ortak kültürel projelerin bir platformu olarak hizmet verecek. 

    Pozitera Grup ve Türk Çin Kültür Derneği, bu ortaklıkla birlikte sadece kültürel değerlerin korunmasıyla kalmayıp, aynı zamanda farklı toplumlar arasında anlayış ve iş birliğini güçlendirerek küresel bir vizyonun parçası olmayı, bugünün değil, geleceğin değişen dünyasında kültürel çeşitliliği ve diyaloğu destekleyerek daha kapsayıcı bir gelecek inşa etmeyi hedefliyorlar. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası'ndan Türkiye Sosyal Etki Ekosisteminde bir ilk daha: Buğday Fiyatına Endeksli Sukuk İhracıhaberi

    Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası'ndan Türkiye Sosyal Etki Ekosisteminde bir ilk daha: Buğday Fiyatına Endeksli Sukuk İhracıhaberi

    Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, yürüttüğü yatırım bankacılığı faaliyetleri çerçevesinde tarım tedarik zincirinde faaliyet gösteren ve tarım ekosistemini teknolojiyle buluşturan dijital tarım platformu Tarfin ile Türkiye’de bir ilk olan buğday fiyatına endeksli sukuk (kira sertifikası) ihracını gerçekleştirdi.

    Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında Türkiye Etki Finansmanı Ekosistemini geliştirmeye hız kesmeden devam eden Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, finansal danışmanlığını yaptığı Tarfin ile birlikte buğday fiyatına endeksli sukuk ihracını gerçekleştirdi. Kalkınma Yatırım Varlık Kiralama Şirketi’nin ihraççı olduğu 30 milyon TL tutarındaki ihraç, Vakıf Katılım’ın satış aracılığıyla tamamlandı. İSFA’nın danışma komitesi olarak yer aldığı ihraç, buğday fiyatına endeksli getiri modeli ile Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor.

    Gerçekleştirilen sukuk ihracı ile tarım sektörü adına önemli bir iş birliğine imza attıklarını belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Enerji sektörü gibi tarım ve gıda da öncelikli sektörlerimiz arasında yer alıyor. Dünya nüfusu hızla artarken, ülkemizin de 2050 yılında 105 milyon nüfusa ulaşması bekleniyor. Bu nedenle tarımsal üretimi teşvik etmek, yatırımcılara finansal danışmanlık vermek ve destek olmak bizim için oldukça kıymetli. Daha önce Tarfin’in yanı sıra Altınmarka Gıda, Tarım Kredi Holding, CarrefourSA, Tarım Kredi Tedarik, Tiryaki Agro gibi tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren çeşitli şirketlerin borçlanma aracı ihraçlarını gerçekleştirmiştik. Yine ülkemizde bir ilki gerçekleştirerek dijital tarım platformu Tarfin ile buğday fiyatına endeksli sukuk ihracına imza attık. Ülkemizin bugünü ve yarınları için sorumluluk almaya, katma değeri yüksek projeleri desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

    Buğday fiyatına endeksli sukuk ihracıyla finansman kaynaklarını çeşitlendirdiklerini söyleyen Tarfin CEO’su Mehmet Memecan, “Tarfin olarak tarımı desteklemeye ve güçlü bir ekonominin en önemli yapı taşı olan çiftçilerin yanında olmaya devam ediyoruz. Kamu tarafında bu alanda etki alanı geniş projelere imza atılırken tarımın gelişimi için özel sektöre de büyük görev bir görev düşüyor. Tarfin olarak biz de bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyor, bu alanda değerli paydaşlarımız Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Vakıf Katılım ile birlikte sektörde bu denli önemli bir adımı atmış olmanın gurunu yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

    Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben ise gerçekleştirilen ihraç ile ilgili, “Vakıf Katılım olarak müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını karşılayacak yeni kaynaklar oluşturmak ve fonlama kaynaklarımızı çeşitlendirmek amacıyla birçok çalışma yürütüyoruz. Yürüttüğümüz faaliyetlerde de ülkemizin gelişiminde hayati öneme sahip sektörlere sermaye sağlamayı, stratejik ve teknolojik projeleri finanse etmeyi önceliklendiriyoruz. Bu doğrultuda, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Tarfin arasında gerçekleşen buğday fiyatına endeksli ilk sukuk ihracına satış aracılığını faizsiz bankacılık ilkeleri çerçevesinde başarıyla tamamlamış olmaktan, üreten ve çalışan çiftçilerimize kaynak oluşturmaktan dolayı mutluyuz.  Önümüzdeki dönemde de sermaye piyasalarına destek olmaya, iş birlikleri ve dijitali odağına alan yeni ürünlerimizle hizmet yelpazemizi genişletmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    İhraçtan elde edilecek fon ile çiftçilerin tarımsal üretim süreçlerinin desteklenmesi ve hasat dönemleriyle uyumlu vadeler dikkate alınarak üretim girdilerinin tedarik edilmesi hedeflenmektedir. Söz konusu ihraç, çiftçiler için buğday fiyatında oluşabilecek fiyat artışı riskine karşı finansal koruma sağlarken yatırımcılar için buğday fiyatına endeksli yeni bir yatırım aracı sunmaktadır. İhraç ile birlikte hem tarım sektörünün gelişimine ve çiftçinin finansmanına, hem de sermaye piyasalarının gelişmesine ve yeni ürünler kazandırılmasına katkı sağlanmaktadır.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akut Lösemi Çoğunlukla Viral Bir Enfeksiyon Sonrası Görülüyor!haberi

    Akut Lösemi Çoğunlukla Viral Bir Enfeksiyon Sonrası Görülüyor!haberi

    Halk arasında kan kanseri veya kemik iliği kanseri olarak da bilinen lösemi, çocukluk çağında dünyada ve ülkemizde en sık görülen bir kanser türü. Öyle ki çocukluk döneminde tüm kanserlerin yüzde 30-35’ini lösemi oluşturuyor. Ülkemizde her yıl 1200-1500 çocuğa lösemi tanısı konulmakla birlikte, bilinmeyen vakalar da göz önüne alındığında, yaklaşık olarak yılda 2000 çocuğun bu hastalığa yakalandığı tahmin ediliyor. Lösemi tedavi edilmediğinde ölümcül olabiliyor. Ancak bilimsel gelişmeler ışığında, uygulanan güncel tedavi protokolleriyle, çocukluk çağı lösemileri umutsuz değil, aksine yüksek oranlarda tam iyileşmenin sağlanabildiği bir hastalık haline geldi. Tedaviden etkin sonuçlar alınmasında ise erken teşhis ve tedavi kilit rol üstleniyor.  Acıbadem Ataşehir Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, erken teşhis için ebeveynlerin bazı belirtilerde zaman kaybetmeden hekime başvurmaları gerektiğine işaret ederek,  “Örneğin, erişkinlerden farklı olarak, sağlıklı olan bir çocuk yorulmaya veya aşırı hareketli olmasına bağlı olarak; bacak ağrısı, bel ağrısı veya eklem ağrısından şikayet etmez. Eğer çocukta kemik ağrısı varsa, mutlaka ciddiye alınmalıdır” diyor. 

     

    En yaygın akut lösemi görülüyor

    Lösemiler; kemik iliğindeki öncü hücrelerin gelişimlerinin duraklamaları ve kontrolsüz çoğalmaları sonucunda kemik iliğini, periferik kanı ve bazen diğer organları istila ederek normal kan hücrelerinin oluşmasını engelleyen bir hastalık grubu. Çocukluk çağında gelişen lösemilerde en yaygın akut lösemiler görülüyor. Çocukluk çağı lösemilerinin yüzde 70-75’i akut lenfoblastik lösemi, yüzde 25-30’u akut myeloblastik lösemi, çok daha az kısmı da juvenil miyelomonositik lösemi ve kronik miyeloid lösemiden oluşuyor. Akut lenfoblastik lösemi 2-5 yaş arasında, akut miyeloblastik lösemi ise 0-2 yaş ve adolesan dönem olmak üzere iki dönemde daha sık gözleniyor. Çoğunlukla viral bir enfeksiyon sonrasında geliştiği için bu yaş grubunda löseminin sık görülmesinin bir nedeni olarak, okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda enfeksiyon sıklığının fazla olması gösteriliyor. 

     

    Bu belirtilerde zaman kaybetmeyin! 

    Lösemide erken teşhis büyük öneme sahip. Zira gecikme olursa, tedavi sürecinde zorluklara ve hayati risklere sebep olabiliyor. Lösemi genellikle ani başlayan belirtiler ile ortaya çıksa da, bir kısmı sinsi ve yavaş ilerliyor, aylar süren seyir izleyebiliyor. Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, lösemi hastalığına özgü belirti olmadığını belirterek, çocuklarda görülen ve hekime mutlaka başvurulması gereken uyarıcı işaretleri şöyle sıralıyor:  

    • Sık tekrarlayan enfeksiyonlar
    • Anemi kaynaklı halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, solukluk 
    • Uzun süre devam eden ve inatçı ateş ve enfeksiyonlar 
    • Ciltte kırmızı noktalar, kolay morarma ve kanama  
    • İştah kaybı ve istemsiz kilo kaybı 
    • Gece terlemeleri
    • Karın ağrısı ve şişkinlik 
    • Kemik ağrısı ve eklem ağrısı 
    • Lenf bezlerinde şişme veya hassasiyet  

     

    Pek çok etken yol açabiliyor, ancak…  

    Son yıllarda tedavilerdeki ilerlemelere rağmen lösemi sıklığında artış olması, bu hastalığın sadece genetik etkilenme sonucu değil, çevresel etmenlere de bağlı olabileceğini destekliyor. Radyasyon, bazı ilaçlar, petrol ürünleri, benzen gibi organik maddeler, böcek öldürücü ilaçlar nedeniyle oluşan çevresel kirlenme, gıda maddelerindeki katkılar ile bazı kimyasal maddelerin lösemiye yol açtığı biliniyor. Bazı genetik sendromlar da (en sık Down sendromu) lösemiye sebep olan faktörler arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra löseminin enfeksiyona yanıt olarak da ortaya çıkabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, “Bebeklik döneminde enfeksiyonlardan korunma amaçlı aşırı izolasyona bağlı olarak enfeksiyonların geç çocukluk döneminde geçirilmesi, bağışıklık sisteminin anormal yanıt vermesine yol açabilir. Bu durumun da lösemi riskini arttırabildiği düşünülmektedir. Tüm bu etkenler lösemi riskini yükseltseler de çocuklarda lösemi gelişiminde her zaman kesin bir neden saptanamayabilir” bilgisini veriyor. 

     

    Tedavi edilebilen bir hastalık

    Lösemi umutsuz değil, aksine günümüzde uygulanan güncel tedavi yöntemleri sayesinde gün geçtikçe artan tedavi başarısıyla  yüksek oranlarda iyileşmenin sağlanabildiği bir hastalık. Tedavi, löseminin tipine ve tanımlanan risk gruplarına göre; kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapiler, psikososyal destek ve kemik iliği nakli bileşenlerinden oluşuyor. Çocukluk çağında görülen akut lenfoblastik lösemi hastalarının yüzde 80-90’nında uzun dönem sağ kalım sağlanıyor. Akut miyeloblastik lösemide ise son 40 yıl içinde sağ kalım oranı yüzde 10’dan yüzde 50’lere kadar yükselmiş durumda. Doç. Dr. Sema Aylan Gelen, lösemili hücreleri yok etmenin temel yolunun kemoterapi olduğunu belirterek, “Bazı lösemi türlerinde hastalığın beyine yayılmasını önlemek veya yayılım varsa tedavi etmek için radyoterapi (ışın tedavisi) verilir. Akut lenfoblastik lösemi hastalarının yaklaşık yüzde 10’unda, akut miyeloblastik lösemide ise  yüzde 30-50’sinde kök hücre nakli gerekir. Yüksek risk grubundaki hastalar ve kanserin nüks ettiği hastalar kemik iliği nakli adayıdır” diyor.  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Çocukluk çağında başlayan bu rahatsızlık yaşam boyu sürüyor!haberi

    Çocukluk çağında başlayan bu rahatsızlık yaşam boyu sürüyor!haberi

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, çocukluk çağında başlayan ve erişkinlik döneminde yaşam boyu devam eden bir rahatsızlık olduğunu belirten uzmanlar, çocukluk çağında tanı almamış bireylerin, erişkinlik çağında tanı alabildiğini söylüyor.

    Tanı ne kadar erken koyulursa tedavi etmenin o kadar kolay olduğunu kaydeden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, “Genellikle bu kişilerin hayatında çocukluk çağından beri olan odaklanamama, sabırsızlık, sakarlık, dürtüsellik, okul başarısında düşüklük, dikkat eksikliği, potansiyelin altında kalma gibi sorunlar meydana gelebiliyor.” dedi.

    NP Feneryolu Tıp Merkezi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, erişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) konusu hakkında bilgi vererek, tedavi yöntemlerini anlattı.

    “Çocukluk çağında başlayan ve yaşam boyu devam eden bir rahatsızlık”

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, çocukluk çağında başlayan ve erişkinlik döneminde yaşam boyu devam eden bir rahatsızlık olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, “Çocukluk çağında tanı almamış bireyler, erişkinlik çağında tanı alabiliyorlar. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun birçok tanı kriteri vardır. Bu tanıları psikiyatri hekimleri koyuyor. Kişiden aldığımız öyküye dayalı klinik tanı koyma sistemiyle, bir takım yardımcı testler yaparak tanı koyuyoruz. Genellikle bu kişilerin hayatında çocukluk çağından beri olan odaklanamama, sabırsızlık, sakarlık, dürtüsellik, okul başarısında düşüklük, dikkat eksikliği, potansiyelin altında kalma gibi sorunlar meydana gelebiliyor.” dedi.

    “Bir takım psikometri testleri de uygulanarak bütüncül bir tanı konuluyor”

    Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunda hastanın detaylı olarak muayene edildiğini, öyküsünün alındığını ve aynı zamanda bir takım psikometri testleri uygulanarak bütüncül bir tanı konulduğunu anlatarak, “Tanı ne kadar erken koyulursa tedavi etmek o kadar kolay olur. Genellikle ilaçlardan faydalanıyoruz, diyetler uygulanabilir, TMS (Transkraniyal manyetik stimülasyon) yapılabilir, bilişsel davranışçı terapiler yapılabilir, bütünsel bir tedavi yaklaşımıyla kişinin hayatı daha işlevsel hale gelebilir, işlerini daha iyi organize edebilir, günlük hayata daha kolay adapte olabilir, trafik cezaları azalır, sakarlıkları azalır, alkol-madde kullanımında azalma olur. Tedavi ile kişinin hayatında olumlu değişiklikler olur.” diye konuştu.

    Başlıca tedavi yöntemleri nelerdir?

    Tanı kesin ve net ise ilaç tedavisi uygulandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, “İlaç tedavisi için 2 grup ilaç vardır. Biri stimulan ilaçlar diğeri nonstimülan ilaçlar. Bunlarda FDA onayı olan belli başlı moleküller var. Genellikle kişinin yaşına, yaşam tarzına, ek hastalıklarına, geçmişte fayda gördüğü ilaçlara göre bir anamnez alıp kişi için en uygun ilaç tedavisine başlıyoruz.” dedi.

    Tek başına ilaç tedavisinin yeterli olmadığını da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Emine Yağmur Zorbozan, “Bunun yanında bir takım davranışsal öneriler veriyoruz. Bilişsel davranışçı terapi uyguluyoruz, günü düzenleme, kişinin kendini tanıması, işlerini organize etmesi için yardım alması gibi durumlarda, terapi ile destekliyoruz. Bir takım özel diyet yöntemleri, araştırılan alternatif yöntemler, neurobiofeedback (kişinin kendi bedenini kontrol altına alarak, üzerinde bazı değişiklikler yapabilmesi), TMS bunlar da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisinde kullanılabiliyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı