Yazar: editor

  • Türkiye'nin ilk yerli endüstriyel 5G mobil şebekesi   Barcelona'da dünyaya tanıtılacak haberi

    Türkiye'nin ilk yerli endüstriyel 5G mobil şebekesi Barcelona'da dünyaya tanıtılacak haberi

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, yerli teknoloji firmaları i2i Systems, NaraXR ve IQVizyon iş birliği ile Ankara’nın sanayi bölgesi OSTİM’de hayata geçirilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli endüstriyel 5G mobil şebeke ve Endüstri 4.0 uygulamaları projesini, mobil teknoloji endüstrisinin en prestijli organizasyonlarından biri olan ve her yıl İspanya’nın Barcelona kentinde düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtacak. 

     

    Türk Telekom’un teknoloji birikimini değer yaratma vizyonuyla hayatın her alanına yansıtmayı görev edindiklerini belirten Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek yeni nesil teknolojiler için uygun altyapıyı yerli ve milli ekosistemimizle sağlayan 5G endüstriyel mobil şebeke projesini hayata geçirdiğimiz için gururluyuz. Bu proje ile OSTİM ekosisteminde bulunan KOBİ’lerin dijital dönüşümüne öncülük ederek üretimde verimliliği ve kaliteyi artırmaya katkı sunmayı hedefliyoruz” diye konuştu. 

     

    Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom, Türkiye Yüzyılı’nı ‘dijitalin yüzyılı’ yapma kararlılığıyla yeni nesil teknolojilerin hayata geçirilmesine öncülük ediyor. 5G’ye geçiş sürecinde yerli ürün ve çözüm geliştirme çalışmalarına odaklanan Türk Telekom; yerli altyapı yazılım şirketi i2i Systems ve Ankara’nın sanayi bölgesi OSTİM ile önemli bir iş birliğine imza attı. Türk Telekom’un desteklediği Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi’nin yürütücüsü Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) şirketlerinden i2i Systems’in 5G çekirdek şebeke sistemleri yazılım kabiliyeti ve yerli teknoloji şirketleri NaraXR ile IQVizyon’un uygulamalar konusundaki deneyimi ile desteklenen endüstriyel 5G şebeke çözümü ilk olarak OSTİM Teknopark’ta bulunan PROTA Teknoloji Üretim Atölyesi’nde gösterildi. KOBİ’lere; ürün geliştirmeden ticarileşmeye kadar olan süreçlerde; eğitim, mentorluk, ürün tasarımı ve prototipleme gibi alanlarda destek veren PROTA’da deneyime hazır hale gelen 5G endüstriyel mobil şebeke çözümü, yapay zekâ destekli IoT ve AR/VR kontrollü drone teknolojileri kullanılarak KOBİ’lerin üretim süreçlerinin gerçek zamanlı izlenmesi ve analizi ile üretim hatlarının performans takibini destekleyecek. Türk Telekom, bu proje ile OSTİM ekosistemindeki 6 bin 500 firmaya üretimde verimliliği, esnekliği ve kaliteyi artırmayı hedefleyen yeni nesil Endüstri 4.0 uygulamalarını deneyimleterek sanayide dijitalleşme sürecine yeni bir vizyon kazandırmayı amaçlıyor. Türk Telekom, i2i Systems ve OSTİM iş birliğiyle hayata geçirilen yerli ve milli 5G endüstriyel mobil şebeke projesi, 26-29 Şubat tarihlerinde Barcelona’da gerçekleştirilecek GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde dünyaya tanıtılacak. 

    Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, konuyla ilgili “Türk Telekom olarak, ülke ekonomisine katma değer yaratacak ve milli kalkınmayı hızlandıracak yerli ürün ve projeler geliştirme konusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Herkes için yüksek hızda internet mottosuyla Türkiye’yi fiberle donatıyoruz. 5G’ye geçişte yerli ve milli unsurların ana aktör olarak rol alması için iş birliği ve projelerimizle ekosistemi destekliyoruz. İşletmelerin ve KOBİ’lerin küresel rekabette öne çıkmaları için onların dijitalleşme süreçlerine liderlik ediyoruz. Bu hedefle ilk defa çözüm ortaklarımızdan i2i Systems tarafından geliştirilen yerli 5G mobil şebeke ve yerli teknoloji şirketleri olan Nara XR ve IQVizyon’un geliştirdiği Endüstri 4.0 uygulama platformlarını kullanarak kapsamlı bir Endüstriyel Mobil Şebeke kurulumu gerçekleştirmiş olduk. Bu sayede hem şebeke hem de uygulama katmanında yerli teknoloji girişimleriyle güçlü iş birlikleri sağlayarak onları küresel arenaya taşıyoruz. Ülkemizin önde gelen sanayi bölgelerinden ve dijitalleşme alanında önemli çalışmaları olan OSTİM ile Endüstriyel 5G projesi kapsamında gerçekleşen bu iş birliğinin ülkemizin yerli teknolojiler ile dijitalleşmesi için önemli bir adım olarak görüyoruz.” diye konuştu. 

    OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, “KOBİ’lere örnek, yenilikçi uygulamanın bölgemizde yapılmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu çalışmada emek veren başta Türk Telekom olmak üzere i2i Systems, NaraXR ve IQVizyon firmalarını başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ediyoruz. Bundan sonra da onların bu çalışmalarına katkı sağlayacağımızı belirtmek istiyorum. Haberleşme sektörü, savunma sanayi kadar kritik bir alan. Bu alanda milli teknolojilerin üretilmesi, ülkemizin geleceği adına önemli. Bir platform teknolojisi olan 5G, tüm diğer dikey endüstrileri değiştirecek ve dönüştürecek imkânlar getiriyor. Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi’nde ürünleri görmek bizler için kıymetli. Projeye destek veren tüm kurumlara ve emek veren tüm firmalara şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

     

    i2i Systems CEO’su Ayhan Kapusuz, “2017 yılında TÜBİTAK ve Türkiye’deki mobil operatörlerin desteği ile 5G çekirdek şebeke ve diğer 5G teknolojilerine yatırım yapmaya başladık. Devlet desteği ve öz kaynak yatırımlarımız sayesinde 2021 yılında ilk sürüm 5G çekirdek şebeke çözümümüz Türk Telekom ile birlikte test edilerek büyük başarı ile geliştirildi. Şimdi bu ürünümüzü, iş ortaklarımızla birlikte dünyanın birçok ülkesindeki mobil operatörlerin kullanımına sunuyoruz. OSTİM’de kurulan i2i Systems 5G Özel Şebekesi ve üzerindeki endüstriyel uygulamalar, teknoloji devrimi niteliğindedir. Bu çözüm yakın gelecekte, üretim yapan ve hizmet veren tüm endüstri alanlarında verimliliği ve kaliteyi artıran vazgeçilmez teknolojik telekom altyapısı olacaktır. i2i Systems, stratejik yatırımını 5G çözümlerine yapmaya ve dünya çapındaki müşterilerine yüksek kaliteli ve güvenilir çözümler sunmaya devam edecektir. Yerli ve milli teknolojilere verdiği destek için Türk Telekom’a teşekkür ediyoruz.” dedi. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone Discover Genç Yetenek Pragramı'na Başvurular Başladıhaberi

    Vodafone Discover Genç Yetenek Pragramı'na Başvurular Başladıhaberi

    Vodafone’un 2008’den bu yana sürdürdüğü Discover Genç Yetenek Programı’nda yeni dönem başlıyor. Bu yıl yaklaşık 70 gencin Vodafone Türkiye’de tam zamanlı çalışma imkânına sahip olacağı programa başvurular Mart sonuna kadar sürecek. 

    Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, geleceğin teknolojilerine yön verecek genç yetenekleri bünyesine katmaya devam ediyor. Vodafone’un 2008 yılından beri sürdürdüğü Discover Genç Yetenek Programı’nda yeni dönem başvuruları, LinkedIn ve Vodafone Kariyer web sitesi üzerinden başladı. Başvurular, Mart sonuna kadar sürecek. Programla bu yıl yaklaşık 70 genç Vodafone Türkiye’nin ticari, teknoloji ve kurumsal ekiplerinde tam zamanlı çalışma imkânına sahip olacak. Her yıl binlerce başvurunun alındığı programla bugüne kadar 770’i aşkın genç istihdam edildi. 

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler, şunları söyledi:

    “Vodafone’da geleceğin liderleri olarak gördüğümüz genç yetenekleri keşfetmeyi ve organizasyonumuza katmayı önemsiyoruz. Yeni mezun işe alımlarımızı, Vodafone’un global ölçekte tüm ülkelerinde uyguladığı Discover Genç Yetenek Programı aracılığıyla gerçekleştiriyoruz. Bundan 17 yıl önce 3 kişi alarak başlattığımız bu program sayesinde, yüksek potansiyele sahip gençleri Vodafone’a kazandırarak, lokal ve global kariyer olanaklarından faydalanmalarına, eğitim-gelişim programları ile desteklenmelerine olanak tanıyor ve aynı zamanda Vodafone Türkiye’nin yetenek havuzunu genişletmeyi amaçlıyoruz. Her yıl artan bir ivmeyle istihdama katkımızı sürdürdüğümüz bu programla bugüne kadar 770’i aşkın genci bünyemize kattık. Kariyerine Discover olarak başlayan ve şu an Vodafone Liderlik Ekibimizde yer alan çok sayıda çalışma arkadaşımız bulunuyor. Tüm gençleri, programımızın yeni dönemi için başvuruda bulunmaya davet ediyoruz.”

    Teknoloji ve oyun bir arada

    Vodafone Discover Genç Yetenek Programı’nda bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem online ön değerlendirme hem de yüz yüze yapılacak ikinci değerlendirme süreçlerinde “oyunlaştırma” yaklaşımından yararlanılacak. Yüz yüze yapılacak değerlendirmede sanal gerçeklik gözlükleriyle grup mülâkatı gerçekleştirilecek. 

    Geçen yıl 70 genç kabul edildi

    Geçen yıl Türkiye’nin dört bir yanından 5 bini aşkın gencin başvurduğu Discover Genç Yetenek Programı’na 24 farklı üniversiteden 70 genç kabul edildi. Programa katılanların %59’unu kadın çalışanlar oluşturdu. Genç Discover’ların %50’si ticari, %37’si teknoloji, %13’ü de kurumsal ekiplerde kariyer yolculuklarına başladı.

    Tüm Vodafone ülkelerinde uygulanıyor

    Discover Genç Yetenek Programı; üniversite 4. sınıf öğrencileri, yeni mezunlar ve en fazla bir yıl tam zamanlı iş tecrübesi bulunanlar için özel hazırlanmış bir kariyer programı. Tüm Vodafone ülkelerinde uygulanan, adayların aynı standart işe alım sürecinden geçtiği bu global program kapsamında, Vodafone bünyesine katılan genç yetenekler için yoğun bir eğitim ve gelişim programı uygulanıyor. Gençler, ilk yıl farklı bölümlerde iki rotasyon yaparak hem teknoloji/telekomünikasyon sektörünü, hem de Vodafone’u yakından tanıma ve kariyerlerine daha bilinçli tercihler yaparak başlama imkânı buluyorlar. Vodafone içinde yayınlanan ilanlar aracılığıyla farklı lokal ve global fırsatları değerlendirebiliyorlar.

    Tüm birimlerde çalışıyorlar

    Genç Discover’lar, bakış açılarını ve dinamizmlerini organizasyonun tüm birimlerine yansıtmaları amacıyla şirketin neredeyse tüm fonksiyonlarında konumlandırılıyor. Buna göre, şirketin satış, pazarlama, teknoloji, finans, insan kaynakları fonksiyonlarında tam zamanlı çalışma imkânına sahip oluyor. Özellikle organizasyondaki dijital rollerde ve yeni iş kollarını oluşturan ekiplerde Discover’lara yer veriliyor. 

    Beceri odaklı yaklaşım uygulanıyor

    Discover Genç Yetenek Programı kapsamında 4 yıldır beceri odaklı yaklaşım uygulanıyor. “Kendine yatırım yap, yeni fikirler üret, dene-yanıl, sorgula” anlayışına dayanan beceri odaklı yaklaşımla yarattığı uzmanlık patikalarının rotasyon ve eğitimlerle zenginleştiği bir program tasarlayan Vodafone, çalışanların kendilerini farklı açılardan geliştirebilmesi için zaten bildiklerinin üstüne yeni bilgiler ekleyebilecekleri eğitim programları, yeniden beceri kazanma ve beceride derinleşme patikaları sunuyor. Bu kapsamda bu yıl da yeni mezunların beceri kazanması için 7 patika içinde 7 farklı gelişim yolculuğu, bu yolculuk boyunca 2 farklı rotasyon sunulacak.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Mobil Görüntülemede Yeniliklere Öncülük Edecek Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü Tanıtıldıhaberi

    Mobil Görüntülemede Yeniliklere Öncülük Edecek Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü Tanıtıldıhaberi

    Küresel teknoloji devi Xiaomi ve Leica yeni bir iş ortaklığına imza attı ve mobil görüntülemede çığır açacak yeniliklere öncülük edecek Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü’nü tanıttı. 

    Küresel teknoloji devi Xiaomi ve Leica Camera AG, Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü’nü hayata geçirdiklerini açıkladı. Bu enstitünün kuruluşu, akıllı telefon sektöründe önemli bir kilometre taşına işaret ediyor. Merkezinde optik teknolojilerin yer aldığı enstitü, dijital görüntüleme ve yapay zeka teknolojileri dahil olmak üzere, pek çok entegre disiplinler arası bilimi bir araya getirmeye hazırlanıyor.

    Daha önce yaptığı iş birliklerini de baz alan Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü, mobil cihazlarda optik performansta çığır açacak bir endüstri standardını birlikte geliştiriyor. Böylelikle hem teknoloji hem de kullanıcı deneyimi açısından çıtayı yükseltiyor. Girişim, felsefe, teknoloji ve kullanıcı deneyimine büyük önem veriyor. Mobil görüntüleme alanında yeni bir amiral gemisi olması hedeflenen Xiaomi 14 Ultra, bu standardın gelişiminde ilk kilometre taşı olarak görev yapacak ve mobil görüntüleme konusunda benzersiz bir optik performans sunacak.

    Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü teknolojik inovasyonları teşvik ediyor

    Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü, mobil fotoğrafçılık çağında gelişmiş bir mobil görüntüleme optik sistemi oluşturmayı amaçlayarak optik teknolojisinde kapsamlı inovasyonları sürekli olarak teşvik ediyor. Hem Leica hem de Xiaomi’nin güçlü yönlerinden yararlanan enstitü, kompakt bir form faktöründe ultra hassas optik lensler tasarlamak, hesaplamalı fotoğrafçılıkta ideal performansa ulaşmak, lensler için en katı optik standartları korumak ve en son optoelektronik teknolojisinin araştırma ve uygulamasını yapmak olmak üzere dört ana teknik faktöre odaklanıyor.

    Bu hedefe ulaşmak için önemli kaynaklara yatırım yapan Xiaomi ve Leica, 200’den fazla uzmandan oluşan ortak bir ekip kurdu. Bu kapsamda, Noctilux ve APO serisi gibi ikonik tasarımlar da dahil olmak üzere, Leica’nın dördüncü nesil lenslerinin arkasındaki efsanevi optik tasarımcı Peter Karbe, Optik Uzman olarak görev yapacak. Xiaomi Group Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Xiaomi Cep Telefonu Departmanı Başkanı Zeng Xuezong, Direktör olarak görev yapacak. Xiaomi Group Yazılım Teknik Ekibi Başkanı Yi Yan ve Xiaomi Kamera Departmanı Genel Müdürü Wang Xuanran ise Direktör Yardımcıları olarak görev yapacak.

    Enstitü, her iki markanın da güçlü yönlerinden destek alıyor 

    Xiaomi, enstitüye yoğun Ar-Ge kaynağı desteği sağlıyor. Şirket bu doğrultuda, Pekin’de kamera donanımı, görüntüleme ve objektif ve subjektif görüntü kalitesi değerlendirmesine odaklanan üç büyük laboratuvar kurmayı planlıyor. Toplam 2644m²’lik bir alanı kaplayan bu laboratuvarlar, en iyi, en büyük ve en otomatik kamera laboratuvarları arasında yer alacak.

    Xiaomi Group Ortağı ve Başkanı William Lu, “Leica, yüz yılı aşkın bir süredir, hassas optik mühendislik tasarımını ve mükemmel üretim işçiliğini temsil eden birinci sınıf optik lensler üretiyor. Xiaomi, ‘ışığın görüntünün temeli’ olduğuna ve ‘gerçekliğe derinlik hissi vermenin’ çekirdeği ve temel taşı olduğuna inanıyor. Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü aracılığıyla, her iki tarafın güçlü yönlerinden daha fazla yararlanacak, mobil görüntüleme optik yeteneklerinin sınırlarını sürekli olarak genişletecek ve mobil görüntüleme çağına sürekli olarak öncülük edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Leica Camera AG CEO’su Matthias Harsch, “Xiaomi ile son iki yıldır gerçekten kayda değer bir iş ortaklığımız var. Birlikte tasarladığımız Leica Summilux optik lenslerimizle örneklediğimiz ikonik Leica fotoğrafçılık deneyimini mobil görüntüleme dünyasına başarıyla entegre ettik. Xiaomi 14 Ultra’daki optik sistem, bugüne kadar mobil cihazlarda kullanılan en iyi Summilux lensler olarak yeni nesil mobil optik görüntülemeye öncülük edecek. Bu da iş birliğimizde en yeni dönüm noktamızı temsil ediyor. Yüzyılı aşkın bir mirasa sahip olan Optics, Leica’nın teknik mirasını somutlaştırıyor. Xiaomi x Leica Optik Enstitüsü’nün hayata geçmesiyle, optik alanında her iki taraftan en üst düzey ekipleri bir araya getiriyoruz. Birlikte, mobil görüntüleme alanında yeni bir çağa öncülük etmeye, mobil görüntülemenin sınırlarını zorlamaya ve çağımıza uygun gelişmiş bir mobil görüntüleme optik sistemi oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • HUAWEI, MateBook D14'ü Huawei Online Mağazası'nda Satışa Sunduhaberi

    HUAWEI, MateBook D14'ü Huawei Online Mağazası'nda Satışa Sunduhaberi

    HUAWEI, yeni HUAWEI MateBook D14’ün piyasaya sürüldüğünü duyurdu. 12. Nesil Intel Core işlemcinin yanı sıra HUAWEI tarihindeki en güçlü Metaline Wi-Fi anteni ve bir dizi akıllı konferans özelliği ile kullanıcılar, sistem darboğazlarından etkilenmeden verimliliğinin keyfini çıkarabilir. İster mobil ofis çalışması ister multimedya eğlencesi olsun, yeni nesil HUAWEI MateBook D14, kullanıcıların ihtiyaçlarını her düzeyde önceliklendiriyor ve karşılıyor.

     

    Şık ve hafif HUAWEI MateBook D14, yalnızca yeni Intel işlemcilerle değil, aynı zamanda dizüstü bilgisayarın çok çeşitli karmaşık görevleri kolaylıkla yerine getirmesini sağlayan Intel UHD grafik kartı ile donatıldı. HUAWEI MateBook D14 ayrıca Super Device, yükseltilmiş PC Manager ve yeni Kişisel Ses Geliştirme teknolojisi gibi yenilikçi teknolojiler de sunuyor.

     

    Daha Fazla Güç: Geliştirilmiş Hız ve Performans

    HUAWEI MateBook D14, 12. nesil Intel Core i5-12450H işlemci ile donatılmıştır, kullanıcıların karmaşık uygulama senaryolarıyla başa çıkmasına yardımcı olur. Intel UHD grafik kartı ile donatılmış olan bu işlemci olağanüstü grafik işleme performansı sergiler. 

    HUAWEI MateBook D14, belirli kullanıcı senaryolarında farklı kullanıcıların farklı işlemci ihtiyaçlarını karşılamak için iki mod seçeneğiyle birlikte gelir. Standart Mod, kullanıcıların günlük ofis görevlerini yerine getirmeleri için tasarlanırken, Performans Modu ağır işler ve profesyonel yazılımlar için uygundur. Performansı artırma seçeneği ile kullanıcılar, daha büyük boyutlu uygulamaların daha sorunsuz kullanımı için işlemcilerini güçlendirebilir, gecikmeleri azaltabilir.

     

    Daha İyi Wi-Fi Bağlantısı Deneyimi Yaşayın

    HUAWEI MateBook D14, HUAWEI Metaline anteni ile yükseltilmiş bir Wi-Fi deneyimi sunuyor. Yıllar süren araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda ortaya çıkan HUAWEI Metaline anten, metamateryal anten tasarımı için bir dizi benzersiz yöntem ve patent birikimi olan optimize edilmiş üç katmanlı parazit koruma sistemi ile üretilmiştir. Sonuç, 270 metreye kadar ultra uzun mesafeli bağlantıdır. 

     

    Olağanüstü Görüntüler, Gözlere Rahatlık

    Yeni HUAWEI MateBook D14, 14 inç 1080p Full HD IPS parlama önleyici ekrana sahip.  Ayrıca, yüzde 90 ekran-gövde oranı ve son derece sürükleyici bir görüntüleme deneyimi ile seleflerinin FullView tasarımını koruyor. TÜV Rheinland Low Blue Light ve DC Dimming Flicker Free sertifikalarına da sahip olan ekran, uzun süreli görüntülemeden kaynaklanan görsel yorgunluğu etkili bir şekilde gidererek bilimsel göz koruması sağlıyor.

     

    Geliştirilmiş Akıllı Konferans Özellikleri: Kişisel Ses Geliştirme

    Yükseltilmiş Kişisel Ses geliştirme, toplantı hoparlörünün etrafındaki ortam gürültüsünü bastırarak ve kullanıcının sesini geliştirerek dikkat dağıtıcı unsurları azaltır. Bu, konuşmacının sesinin otantik akustik parmak izinin yapay zeka tarafından tanımlanmasıyla mümkün olur ve daha sonra bu makine öğrenimi modelleri aracılığıyla işlenir ve ses çıkışında izole edilir. Bu özellik ayrıca kablosuz ve Type-C kulaklıklar için de destek sağlıyor.

     

    Süper Cihaz: Çoklu Cihaz İş Birliği

    Önceki sürümlerde olduğu gibi, HUAWEI MateBook D14 de kullanıcıların dizüstü bilgisayarı diğer cihazlara bağlamaları için daha uygun bir yol sağlamak için Super Device’ı destekliyor. Super Device, kullanıcılara daha hızlı ve zahmetsiz bir eşleştirme yöntemi sunuyor. Sezgisel ve tüm senaryolara uygun deneyimi, telefonlar, tabletler, monitörler vb. dahil olmak üzere diğer HUAWEI ürünleriyle sorunsuz bir şekilde iş birliği yapmanın daha kolay yollarını PC’ye getiriyor. Kullanıcılar artık gün boyunca herhangi bir cihazlarında ilham verici anları yakalayabilir ve bir senkronizasyon işlemi ile hepsini bilgisayarlarında merkezileştirebilir. Cihazlar arası Akıllı Arama özelliği, kullanıcıların dosya dizinlerine bilgisayarları, tabletleri, akıllı telefonları vb. üzerinden kablosuz olarak erişebilmelerini sağlıyor. Ya da çalışmalarını önizlemek ve cihazlar arasında aktarılan dosyaları, belgeleri ve görüntüleri basit bir sürükle ve bırak ile düzenlemek isteyenler için üç adede kadar aktif pencereye izin veren Çoklu Ekran İş Birliği, olağanüstü çoklu görev performansı sunar. Video aramaları da dizüstü bilgisayardan başlatılabilir ve dizüstü bilgisayar çevre birimleriyle gerçekleştirilebilir, böylece arama aktifken kullanıcıların elleri serbest kalır.

     

    HUAWEI MateBook D14, 22.999 TL fiyatla HUAWEI Online Mağaza üzerinden satışa sunuluyor. Fiyata 999 TL değerinde Bluetooth Mouse ve 2.999 TL değerinde 1 yıl uzatılmış garanti hediyesi dahilken, ayrıca AMBD14PR kupon kodu kullanılarak 600 TL daha indirim yapılıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung Galaxy Buds Serisi, Yeni Güncellemeyle Sürükleyici ve Akıllı Ses Deneyimleri Sunuyorhaberi

    Samsung Galaxy Buds Serisi, Yeni Güncellemeyle Sürükleyici ve Akıllı Ses Deneyimleri Sunuyorhaberi

    Galaxy Buds ve Galaxy S24 Serisi, yapay zeka destekli çeviri özellikleriyle dil bariyerlerini aşarak kültürlerarası iletişimi yeniden tanımlıyor. En yeni güncellemeyle Galaxy Buds, kullanıcılarına kristal netliğinde ses deneyimi ve Samsung ekosistemindeki cihazlar arasında sorunsuz bağlantı sunuyor. Gerçek zamanlı çeviri, Auracast, 360 Ses ve Otomatik Geçiş gibi özelliklerle, her yerde ve her zaman üst düzey bir deneyim vadediyor.

    Kısa süre önce piyasaya sunulan Galaxy S24 Serisi, Galaxy AI platformunun çığır açan yetenekleriyle kültürler arasında bağlantı kurmanın yeni imkanlarını sundu. Cihaz üzerinden sağlanan güvenli yapay zeka özellikleri sayesinde dil bariyerlerini kaldırmak mümkün hale geliyor. En yeni güncellemeyle Galaxy Buds Serisi, bu akıllı özellikleri daha da kusursuz hale getiriyor.

    Yapay zeka destekli ve eller serbest kullanılan özelliklere sahip Galaxy Buds’ın aldığı güncellemeler, kullanıcıları yalnızca kristal netliğinde bir ses deneyiminin merkezinde konumlamakla kalmıyor, aynı zamanda Samsung ekosisteminin de kalbinde yer almalarını sağlıyor. Galaxy S24 Serisi, Samsung TV’ler ve diğer cihazlarla entegre çalışan Galaxy Buds kulaklıklarının gelişmiş, kullanışlı ve akıllı özellikleri, kullanıcıların çevresindeki dünyayla daha uyumlu bir şekilde etkileşim kurmasına olanak tanıyor.

    Galaxy Buds ile Bariyerleri Ortadan Kaldıran İletişim

    Çeviri sırasında söylenenleri kaçırma sorununa son veren Galaxy S24 Serisi’nin gerçek zamanlı çeviri özellikleri, dünyanın her yerinde herkesle iletişim kurulmasını sağlıyor ve bu deneyim, Galaxy Buds kulaklıklar ile daha da iyileşiyor, iletişimdeki bariyerler ortadan kalkıyor.

    Sesli Çevirmen: Sesli Çevirmen, Galaxy S24 Serisi ürünlerde gerçek zamanlı çeviri sağlayarak iletişimi geliştiriyor. Bu özellik Galaxy Buds kulaklıklarla eşleştirildiğinde, konuşma esnasında sesleri ayrıştırarak hizmeti optimize ediyor. Kulaklıklar aracılığıyla çevirileri dinlerken, karşı tarafın söyledikleri telefonun hoparlöründen aktarılıyor; bu, konuşmaya daha fazla odaklanmayı sağlıyor. Artık, cihazı ileri geri hareket ettirmeye gerek kalmadan, konuşma sırasını kulaklıklara dokunarak kolayca değiştirmek mümkün. Bu da sohbetleri daha akıcı hale getiriyor.

    Samsung Ekosistemiyle Kurulan Gelişmiş Bağlantı 

    Galaxy Buds’a sunulan en yeni güncellemeler, yalnızca daha zengin ve daha etkileyici bir ses elde edilmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Samsung cihazları arasında sorunsuz bağlantılar kurulmasına da imkan veriyor.

    Auracast: Geçen yıl Samsung, Galaxy Buds2 Pro kulaklıklara Samsung Smart TV’lerde kullanılan Auracast desteği sundu. Bu özellikle, TV’ler birden fazla Buds kulaklığa ses iletebilen ortak bir radyo istasyonuna dönüşme yeteneği kazandı. Şimdi en yeni güncellemeyle bu özellik, Galaxy S24 Serisi de dahil olmak üzere telefon ve tabletlere de sunuluyor.

    360 Ses: En iyi ses deneyimi kullanıcıları aksiyonun merkezine yerleştiriyor ve 360 Ses özelliği, kullanıcıyı her yönden saran bir ses sunuyor. Daha önce telefon ve tabletlerde desteklenen 360 Ses, artık TV’lerde de kullanılabilecek ve evlerde sinema benzeri bir ses deneyimi sunacak. Galaxy Buds kulaklıklar ayrıca, kullanıcının etrafını saran bir ses ortamı yaratmak için kullanıcının baş hareketini de takip edebilecek.

    Otomatik Geçiş: Galaxy Buds kulaklıkla Samsung TV’yi izlerken bir çağrı geldiğinde, Otomatik Geçiş özelliği, bağlantıyı otomatik olarak Galaxy telefona yönlendiriyor ve arama sona erdiğinde bağlantıyı eski haline getiriyor. Yeni güncelleme sayesinde Samsung cihazlarında birinci sınıf ses özelliklerinin keyfini rahatça çıkarmanızı sağlıyor.

    Gelecek Açık ve Net

    Galaxy AI özelliklerine gelen son güncellemelere ek olarak gelişmiş bağlantı yetenekleri sunan bu yeni yazılım güncellemesi, Şubat sonundan itibaren[4] Galaxy Buds2 Pro, Buds2 ve Buds FE’ye aşamalı olarak sunulacak. Samsung, her zaman, her yerde ve her bağlantı durumunda, sınıfının en iyisi, akıllı ve sorunsuz bağlantıyla iletilen ses deneyimleri yaşatmak için Galaxy Buds Serisi’ni geliştirmeye devam edecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone Freezone, Fut Esports Ana Sponsorluğunu Bir Yıl Daha Uzattıhaberi

    Vodafone Freezone, Fut Esports Ana Sponsorluğunu Bir Yıl Daha Uzattıhaberi

    Oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biri olan Vodafone FreeZone, ana sponsoru olduğu FUT Esports ile işbirliğini bir yıl daha uzattı. Vodafone FreeZone, bu işbirliği kapsamında gençlerin oyun ihtiyaçlarını ve espor tutkularını desteklemeye devam edecek.

    Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, gençlik markası Vodafone FreeZone ile oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biri olmaya devam ediyor. Gençlerin oyun ihtiyaçlarını ve espor tutkularını desteklemeyi sürdüren Vodafone FreeZone, ana sponsoru olduğu FUT Esports ile işbirliğini bir yıl daha uzattı. FUT Esports işbirliğiyle hem esporu takip eden gençleri hem de espor ekosistemini destekleyen Vodafone FreeZone, bu kapsamda bir yandan oyun endüstrisini geliştirecek yeni ve faydalı içerikler üretiyor, bir yandan da oyun turnuvaları ve Twitch yayınlarında hem takımın hem esporseverlerin yanında yer alarak ülkemizdeki espor ekosisteminin gelişmesine katkıda bulunuyor.

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin şunları söyledi: 

    “Oyun ve espor dünyası her geçen gün daha da büyüyor. Vodafone FreeZone markamızla 8 yıl önce adım attığımız espor pazarına yaklaşık 63 milyon TL’lik yatırım yaptık. Esporu destekleyen marka olarak baktığımızda, sektörümüzde birinci sıradayız. Hem Vodafone’lu müşterilerimiz için sunduğumuz Gamer ek paketleri, hem de yeni gelen genç müşterilerimize sunduğumuz FreeZone Güzellikleri ile gençlere internetinden yemeyen uygulamaların yanı sıra her ay oyun dünyasına ait hediyeler kazanma şansı sağlıyoruz. Gaming portföyümüzle 2018 yılından bu yana 1 milyonu aşkın kullanıcıya ulaştık. Geçen yıl başlattığımız FUT Esports işbirliğiyle daha geniş bir oyuncu kitlesine ulaşma imkânı bulduk. Bu işbirliğini bir yıl daha uzatmaktan memnuniyet duyuyoruz. Yeni dönemin her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyoruz.” 

    FUT Esports Kurucu Ortağı Cesur Sünnetçioğlu ise şöyle konuştu: 

    “2022 senesinde Vodafone FreeZone markası ile uzun soluklu bir yola çıkma hayali ve hedefi içerisindeydik. Kısa süre içerisinde ekiplerimiz kaynaştı ve sanki beraber tek marka yönetiyormuş gibi bir sinerji yakaladık. Bu tarz partnerlikler başarıyı ve keyifli içerikleri de beraberinde getiriyor. Vodafone FreeZone markasını gururla göğsümüzde taşımanın yanında sanki kendi şirketimizmiş gibi sahiplendik. Tüm zaferlerde birlikte seviniyoruz, tüm turnuvaları beraber takip ediyoruz, tüm içerikleri FUTHOUSE’ta 30-35 kişi bir arada büyük bir keyifle çekiyoruz. Sonuç da ortada; 2023 senesinde tam 4 dünya şampiyonası finallerine katılımı ile ilklere, büyük bir özenle ürettiğimiz içerikler ile ise milyonlarca izlenmeye imza attık. 2024 senesinde de ana sponsorumuz olan Vodafone FreeZone ile beraber yeni başarı hikayeleri ve keyifli içeriklere imza atmak için sabırsızlanıyoruz.”

    Esporda önemli işbirliklerine imza attı 

    Vodafone, espor alanında bugüne kadar pek çok sponsorluk gerçekleştirdi. 2017’de esporun güçlü takımlarından Bahçeşehir SuperMassive Esports iş ortaklığıyla ilk adımını atan Vodafone, 2018’de Riot Games ile daha kapsamlı ve büyük bir adım atarak, Türkiye’deki en büyük profesyonel espor ligi Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi’ne isim sponsoru oldu. 2019 sonunda Türkiye Espor Federasyonu’nun düzenlediği ilk resmi espor turnuvası TESFED Vodafone FreeZone Türkiye Kupası’na ismini veren Vodafone, 2021’de oyun portföyüne Riot Games’in mobil oyunu Wild Rift’i kattı. Aynı yıl Lokum Games ile beraber Zula FreeZone CUP 2021’i gerçekleştiren Vodafone, 2022’nin ilk aylarında Free Fire 5G Turnuvası’nı düzenledi. Vodafone, Kasım 2022’de ise FUT Esports’un ana sponsoru oldu.

    Genç oyunseverlerin 29 Ekim coşkusuna ortak oldu

    Vodafone, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in 100. yılı vesilesiyle ESA Esports Arena’da düzenlenen ve FUT Esports ile BBL Esports’un hem kadın hem de erkek takımlarının karşı karşıya geldiği 100. Yıl VALORANT Gösteri Maçı’nda da yer aldı. Katılımcıları FreeZone güzellikleriyle buluşturan Vodafone, çeşitli etkinlikler ve FreeZone faydaları ile genç oyunseverlerin 29 Ekim coşkusuna ortak oldu. Sosyal medya paylaşımlarıyla maçın toplam erişimi 3 milyona ulaştı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TOMRA, atık analizi start-up'ı PolyPerception'ın yüzde 25 hissesiyle yapay zekâ alanındaki konumunu daha da güçlendiriyorhaberi

    TOMRA, atık analizi start-up'ı PolyPerception'ın yüzde 25 hissesiyle yapay zekâ alanındaki konumunu daha da güçlendiriyorhaberi

    Ayıklama çözümlerinde lider olan TOMRA ve atık analizinin önde gelen start-up’ı PolyPerception, yapay zekâ alanındaki stratejik iş birliklerini genişletiyor.

    Toplama ve ayıklama çözümlerinde lider olan TOMRA, yapay zekâ tabanlı atık akışı izleme alanında öncü start-up şirketlerinden PolyPerception’ın yüzde 25 hissesini satın alarak yapay zekâ alanındaki konumunu daha da güçlendiriyor. TOMRA, Aralık 2022’de PolyPerception ile iş birliğine başladı ve şirkete yapılan bu yatırım, TOMRA’nın en son teknolojiyle kaynak geri kazanımı yolculuğunda başka bir adım oluyor.   

    TOMRA Recycling Başkanı Dr. Volker Rehrmann, konu ile ilgili olarak: “PolyPerception ile iş birliğimiz sayesinde gelişmiş malzeme ayıklama sistemlerimizi ve bulut tabanlı izleme çözümümüzü şirketin yenilikçi malzeme analiziyle birleştirebiliriz. Bu sinerji, tüm süreç ve malzeme akışını optimum şekilde geliştirmemizi sağlayarak müşterilerimize önemli bir avantaj sunuyor. Ayrıca, makinelerimizi kesintisiz olarak geliştirirken PolyPerceptions’ın verilerinden ve yapay zekâ uzmanlığından yararlanmamızı sağlayacak” diye belirtiyor.

    PET geri dönüşüm ve ayıklama tesisleri için atık analizi

    PolyPerception, PET geri dönüşüm ve ayıklama tesisleri için atık analizi çözümü sunuyor. Şirket, ayıklama sürecindeki önemli noktalarda verileri ölçerek veriye dayalı kararları mümkün kılmak için tesis operatörlerinin, ayıklama akışlarının kalitesini ve kalan akıştaki iyi malzeme kaybını düzenli olarak değerlendirmesine yardımcı oluyor. Ayrıca otomatik bir uyumluluk sistemi olarak da işlev görerek, gıdaya uygun geri dönüşümü düzenleyen zorunlu yönetmeliklere ve yerel mevzuatlara uyumu sağlıyor. Yönetmelikler giderek daha sıkı hale gelirken PolyPerception, sundukları dönüşüm teknolojisine yönelik pazardaki talebin artacağını öngörüyor.

    PolyPerception’ın kurucu ortağı ve CEO’su Nicolas Braem, şunları ekliyor: “Önemli bir stratejik ortak ve distribütör olarak TOMRA ile iş birliğimizi güçlendirmekten mutluluk duyuyoruz. TOMRA’nın pazardaki lider konumu ve geniş sektör deneyimi sayesinde, teknolojimizin gelişimini hızlandırabilir ve ticari gücümüzü arttırmak için daha fazla pazar görünürlüğü elde edebiliriz. Ayrıca, ayıklama süreçlerini daha hızlı otomatikleştirme misyonumuzu ilerletmek için ek iş birliği fırsatlarını keşfetme konusunda da heyecanlıyız. Bu bir kazan-kazan iş birliği!”

    TOMRA’nın merkezinde yapay zekâ ve veriler

    TOMRA için yapay zekâ ve veriler, makine öğrenimi, tanıma ve altyapı kapsamındaki belirli uygulamalarla uzun zamandır şirket Ar-Ge faaliyetlerinin ve ürün portföyünün ayrılmaz bir parçası. 

    TOMRA, 2019 yılında atık ayıklamaya yönelik sektörün ilk derin öğrenme teknolojisini tanıttı: Bu yenilik, derin öğrenme teknolojisini TOMRA’nın geleneksel sensörleriyle birleştirerek PE silikon kartuşların polietilen (PE) akışlarından ayrıştırılması gibi sınıflandırılması zor malzemelerin ayıklanmasını sağlıyor. 

    Bu gelişmelerin akabinde TOMRA, yapay zekâ ve makine öğreniminin bir alt kümesi olarak kabul edilen derin öğrenmenin geliştirilmesine yatırım yapmaya devam etti. 2022’de ağaç cipsi sınıflandırması için bir uygulama geliştirildi. Rehrmann; “Yapay zekânın kendini ispatlamış sensörlerimizin gücüyle birlikte malzeme döngüselliğini büyük ölçüde artıracağına inanıyoruz. Şirketimiz bünyesinde görevli Ar-ge ekiplerimiz kesintisiz olarak çalışıyor. 2024’ün ilk yarısında bu konuda TOMRA’dan daha fazla yenilik duyacaksınız” şeklinde açıkladı. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Metro Türkiye, Coğrafi İşaret Tesciline Aday Mersin Kan Portakalı'nın İzinde!haberi

    Metro Türkiye, Coğrafi İşaret Tesciline Aday Mersin Kan Portakalı'nın İzinde!haberi

    Türk mutfağını değerleriyle birlikte koruma ve gelecek nesillere aktarma misyonuyla çalışan Metro Türkiye; ‘Yerelin İzinde’ projesi kapsamında, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünlere dikkat çekerek mutfaklarda kullanımının artırılmasında önemli rol oynuyor.

    “Yerelin İzinde” projesine, Türk mutfağının önde gelen profesyonellerinden Şef Murat Deniz Temel iş birliğiyle devam eden Metro Türkiye, yerli üreticiyi destekleyerek, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünleri yerinde ziyaret ediyor. Kültürel miras olan bu ürünlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için farkındalık artıran Metro Türkiye, ürünlerin geçmişte kullanılan reçetelerini de keşfederek gastronomik değerini ortaya koyuyor. Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve Şile ormanlarındaki yerel mantarların ardından gastronomi keşif yolculuğunun beşinci durağında, Mersin Kan Portakalı’nın izi sürüldü.

    1990 yılından beri faaliyet gösterdiği ülkemizde, Türk mutfağının değerlerini korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla büyük ölçekli projeler hayata geçiren Metro Türkiye, “Yerelin İzinde” projesiyle yerelleşme alanında farkındalık yaratmaya devam ediyor. Özgün doğa koşullarında yetiştirilen Coğrafi İşaret tescilli ürünleri korumayı, mutfaklarda daha fazla kullanılmasını ve , yerel olanı ulusal ve global çapta tanıtmayı amaçlayan proje, yerel üreticiye ve ülke ekonomisine katkı sunuyor.

    “Yerelin İzinde” projesinin beşinci durağında, Coğrafi İşaret tescil adayı olan Mersin Kan Portakalı’nın ağaçtan sofraya tüm yolculuğuna şahit olmak için Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesi ziyaret edildi. Mersin ve Tarsus’un çok kültürlü mutfağı, Mersin Kan Portakalı’nın üretimi, tarihi ve kullanım alanları gezinin gündemiydi. Geziye portakal bahçesinde başlayan katılımcılar, Mersin Kan Portakalı’nın yok olmaması için yapılan çalışmaları ve Coğrafi İşaret tescil adayı ürün olma yolculuğunu dinleyerek olgunlaşan portakalları hasat etti. 

    “Metro Türkiye ile yollarımız kesişmeseydi 250 dönümlük arazimizdeki kan portakalı ağaçlarını sökmüş olabilirdik.”

    Metro Türkiye’nin Mersin Kan Portakalı tedarik ettiği Üretici Ramiz Çavaş ve oğlu Toygun Çavaş, bölgedeki kan portakalı üretimini ve yerel halka sağladığı ekonomik katkısını anlattı: “Kan portakalı, ilk kez 1937’de İtalya ve İspanya bölgesinden Mersin’e getirilerek yetiştirilmeye başlanıyor. Yonca Tarım olarak Mersin Kan Portakalı’nın üç kuşaktır tarımını, iki kuşaktır da fidancılığını yapıyoruz. Metro Türkiye ile yollarımız ilk kez 4 sene önce kesişti. Ürünü satacak pazar bulamadığımız için maddi zorluklar yaşadığımız ve 250 dönümlük arazimizdeki tüm kan portakalı ağaçlarını sökmeye karar verdiğimiz bir dönemdi. Metro Türkiye’nin bu kıymetli meyvenin yok olmaması için verdiği %100 alım garantisi ve ürüne sağladığı katma değer ile ağaçlarımızı koruduk, kan portakalının unutulup kaybolmaması için yetiştirmeye devam ettik.”

    Sinem Türüng: “Amacımız Türk mutfağının bugünkü lezzetinin gelecek nesillere kavuşması’’

    Yerelleşmenin ve geleneksel lezzetlerin sürdürülebilirliğinin ancak Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin korunmasıyla mümkün olacağını vurgulayan Metro Türkiye CEO’su Sinem Türüng, “Yerelin İzinde adını verdiğimiz projemizde Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve ülkemizin topraklarında yetişen yerel mantarların ardından, Mersin Kan Portakalı’nın izini sürüyoruz. Metro Türkiye olarak, üreticiler zorlu bir ürün olması ve bu sebeple oluşan talep yetersizliğiyle kan portakalından vazgeçmek üzereyken verdiğimiz %100 alım garantisiyle, bu ürünün belki de kaderini değiştirmiş olduk. Verdiğimiz alım garantisiyle birlikte, kesilen kan portakalı ağaçlarının yerine tekrar yenileri dikildi. Ürünün 

    korunmasının zorlu olması üzerine çalışarak, tüm yıl tüketilebilmesi için kan portakalının kurusunun geliştirilmesine ön ayak olduk. Bugün itibariyle raflarımızda taze sıkılmış kan portakalı sularına yer vermeye başladık. Böylece hem ürüne katma değer sağladık hem de kadın kooperatifinin desteklenmesine vesile olduk. Bununla da yetinmeyerek, kan portakalının Coğrafi İşaret ile tescillenmesi için Mersinden Kadın Kooperatifi’nin başvurusuna destek verdik. 2,5 yıl önce yapılan başvuruda artık mutlu sona ulaşıyoruz. Çok yakın zamanda Mersin Kan Portakalı, Coğrafi İşaret tesciline kavuşacak ve hem ürün hem üretici bundan kazançlı çıkacak” dedi. 

    Metro Türkiye olarak, Türk mutfağının potansiyeline olan inançla, değerlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesini sağlamak amacıyla çalıştıklarını kaydeden Türüng, “Şef Murat Deniz Temel ile devam ettiğimiz ‘Yerelin İzinde’ yolculuğu Türk mutfak kültürünü koruma misyonumuza hizmet ediyor. Coğrafi İşaretli Ürünler projemizin bir devamı niteliğinde olan bu çalışmada, yerel değerlerimizin şef dokunuşuyla geleneksel ve modern yorumlarını hem keşfetme hem de deneyimleme fırsatı buluyoruz. Aynı zamanda yeme içme sektöründe ve tüketicilerde yerel ürün algısının artışını, kooperatifleşmenin önemini ve bu yerel ürünlerin sofralarda yeniden yer almasını sağlamayı amaçlıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; yerli ürün sürdürülebilir olmazsa, Türk mutfağının sürdürülebilirliği söz konusu olamaz.’’ dedi.

    Mersin Kan Portakalı’nın kullanım alanlarının çeşitliliğine değinen Şef Murat Deniz Temel, “Yerel ürünlerimize mutfaklarımızda daha fazla yer açmamız gerektiğine inanıyorum. Coğrafi İşaret tescilli ürünlerin kullanımı hem mutfak kültürümüzü zenginleştiriyor hem de biz şeflere ilham veriyor. Metro Türkiye ile bu değerli ürünlerimizi korumanın ve tanıtmanın büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bugün Mersin Kan Portakalı’nın izinden memleketime gelmenin anlamı benim için çok büyük. Ben bir Yörüğüm, yaratım sürecimde yerel malzeme ve köklerimden beslenerek yol aldım. Bu bölgenin çok kültürlülüğü, hazırladığım bu menüde beni bir uçtan diğer uca sürükledi. Lezzet kontrastlarını, Mersin Kan Portakalı’nın kabuğundan rengine bölge mutfağına kattığı değeri deneyimleyelim istedim. Bu coğrafyanın bereketini, tariflerde yer alan şaşırtıcı malzeme eşleşmesini ve orijinal reçeteli geleneksel tatları içeren bir menü hazırladım ve açık ateşte tüm bölge kültürünü harmanlayarak pişirdim” dedi.

     

    Kan Portakalı Menüsü: Dağlılar, Ovalılar ve Mübadele Göçmenleri

    Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesinde başlayan etkinlikte katılımcılar önce Şef Murat Deniz Temel ve Slow Food Tarsus ekibi tarafından hazırlanan kahvaltıda bölgenin çok kültürlü ve geleneksel lezzetlerini tattı. Ardından olgunlaşan kan portakallarını hasat eden davetliler, Şef Murat Deniz Temel ile birlikte Tarsus tarihini öğrendikleri, tarihi yapıları inceledikleri ve yerel lezzetlerin peşine düştükleri rehberli bir yürüyüşe çıktı. Katılımcılar, bölgenin yerel lezzetlerinden Kuşgözü Lahmacun ve Humusçu Orhan’da Humus Paçası tadımı yaptı. Ardından Akvaryum Kazandibi ve Sütlaç’ın geleneksel üretim merkezini ziyaret ederek tatlıları deneyimlediler. Yürüyüşte, şeflerin en önemli enstrümanı olan kaşık figürünün bina mimarisinde kullanılmasından adını alan tarihi Kırkkaşık Bedesteni’nin ardından Nilgün Hanım Konağı’nı ziyaret eden katılımcılar burada; Şef Murat Deniz Temel’in bölgenin geleneksel lezzetlerini yorumladığı ve Mersin Kan Portakalı’nı entegre ettiği özel menüyü deneyimledi. Tarsus mutfağının 3 temel öğesi olan ‘Dağlılar, Ovalılar ve Mübadele Göçmenleri’ konseptiyle başlayan menüde; Vardabit Paçası, Batırık, Övelemeç ve Tarsus Kebabı gibi geleneksel lezzetler modern yorumlarıyla yer aldı.

     

    3 kat daha fazla antioksidana sahip!     

    Mersin Kan Portakalı, bu coğrafdaki sıra dağların konumu, toprağın yapısı ve sıcaklık süresi ile kendine has bir renk, koku ve aromaya sahip. Bu özelliğiyle diğer tüm portakallardan ayrılan bu çok özel ürünün bir başka özelliği ise 3 kat daha fazla antioksidan ve C vitamini bulundurması. Raf ömrü çok uzun olmayan Mersin Kan Portakalı, faydalarını bilen bölge halkı tarafından ev bahçelerinde aile içi tüketim 

    için yetiştiriliyor ve kurutularak daha uzun süre saklanabiliyor. Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından üretilen kan portakalının kurusuna raflarında yer veren Metro Türkiye, son olarak Mersin Kan Portakalı suyunu da tüketicilerle buluşturmaya başladı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 22 Şubat'ta A101'de Teknoloji Ürünleri Fırsatlarıhaberi

    22 Şubat'ta A101'de Teknoloji Ürünleri Fırsatlarıhaberi

    Türkiye’nin 81 ilinde 12.000’i aşkın marketiyle her hafta hesaplı teknolojik ürünleri tüketicilerle buluşturan A101, 22 Şubat günü birçok avantajlı teknolojik ürünü müşterilerine sunacak.

    Türkiye’nin 81 ilinde ve her ilçesinde, 500’ün üzerinde tedarikçisi ile perakende sektörünün öncü şirketleri arasında yer alan A101, 22 Şubat’ta çeşitli teknolojik ürünleri satışa sunacak.

    Yeni Nesil Akıllı Televizyonlar Bu Hafta A101’de

    ONVO OV55500 55” Ultra HD WEBOS 2.O Smart LED TV 11.999 TL, TOSHIBA 55QA4263DT 55’’ Ultra HD QLED Android TV 19.999 TL, TOSHIBA 50UL2163DT/2 50UL2363DT 50″ Ultra HD Smart TV 12.499 TL, TOSHIBA 43UA2263DT/ 43UA2363DT 43″ UHD Android LED TV 10.999 TL, ONVO 42OV6000F 42” Full HD Android 13 Smart LED TV ise 6.799 TL’ye satışa sunulacak.

    Avantajlı Beyaz Eşyalar 22 Şubat’ta A101 Mağazalarında Yerini Alacak

    A101 mağazalarında bu hafta SEG Mekanik Silindirik Termosifon 65 L 4.799 TL, SEG CM 1212 E 12 kg Çamaşır Makinesi ise 13.499 TL’lik fiyatla satışta olacak.

    İçerisinde ankastre fırın, ankastre ocak ve ankastre davlumbaz bulunduran REGAL Beyaz Cam 3’lü Ankastre Set, 10.999 TL fiyatla haftanın satışa sunulan beyaz eşyaları arasında yerini alacak.

    Avantajlı Fiyatlarla Cep Telefonu ve Aksesuarlar A101’de

    128 GB dahili hafızalı TCL 30 SE Cep Telefonu, 4.799 TL’ye alıcılarını bekleyecek.

    PIRANHA 2209 Bluetooth Kulaklık 249 TL, PIRANHA 9946 Bluetooth Kulaklık 219 TL, LENOVO Tws X15 Pro Bt Kulaklık ise 499 TL’ye müzikseverlerle buluşacak.

    Uygun Fiyatlı Küçük Ev Aletleri de A101 Reyonlarında Satışa Sunulacak

    KIWI KCC4320 Koltuk ve Halı Yıkama Makinesi 3.999 TL, KIWI KVC 4105 Elektrikli Süpürge 1.199 TL, KIWI KSI6344 Seramik Tabanlı Ütü 459 TL, HOMEND Royaltea Çay Makinesi 999 TL, KIWI KCJ1807 Katı Meyve Sıkacağı 999 TL, KIWI KHB 4440 El Blender Seti 649 TL, HOMETECH Elektrikli Katlanabilir Çelik Cezve ise 349 TL fiyatıyla satışa çıkacak.

    Kişisel Bakım Ürünlerinde de Adres A101

    APRILLA AHC 5036 Şarjlı Saç Kesme Makinesi 349 TL’lik fiyatıyla raflarda olacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Boyner Büyük Mağazacılık Satış Departmanında Yeni Yapılanmahaberi

    Boyner Büyük Mağazacılık Satış Departmanında Yeni Yapılanmahaberi

    40 şehirde 111 mağazasıyla faaliyet gösteren, kurumsal fonksiyonlarını ve organizasyonlarını sürekli geliştirme vizyonu ile hareket eden Boyner, satış birimini iki farklı genel müdür yardımcılığına bağlı şekilde, “Satış” ve” Satış Operasyon” olarak ikiye ayırdı. Bu atılan adımla Satış Direktörü Altan Erçel “Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” olurken, Satış Operasyon Direktörü Egemen Kocaoğlu “Satış Operasyon Süreçlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” olarak göreve başladı. 

    Yeni nesil ve yaşam tarzı odaklı mağazacılık yaklaşımıyla sürekli büyüyen, benzersiz müşteri deneyimi ve mutluluğu hedefleriyle perakende sektöründe öncü rol oynayan Boyner, satış organizasyonunun verimini ve etkisini bir üst seviyeye çıkarmak amacıyla satış departmanını yeniden yapılandırdı. Sekiz yıldır Boyner’de kariyer hayatına devam eden Egemen Kocaoğlu bu yapılanmanın sonucunda “Satış Operasyon Süreçlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” olurken on üç yıldır Boyner’de görev alan Altan Erçel “Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” oldu. 

    “Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” Altan Erçel

    Altan Erçel, mağazacılık sektörüne 2007 yılında IKEA’da “Müşteri Hizmetleri Takım Lideri” olarak başladı. 2009 yılında Media Markt’ta “Satış Müdürü” olarak kariyerine devam eden Erçel, 1 Temmuz 2011 itibarıyla Boyner’e katıldı. Boyner’deki iş yaşamı sırasıyla “Akasya Acıbadem Mağaza Müdürü”, “Satış İş Geliştirme Müdürü”, “Bölge Satış Müdürü” ve “Satış Müdürü” rollerinde devam etti. 1 Şubat 2020’den bu yana “Satış Direktörü” görevini başarıyla sürdüren Erçel, 2024 yılı Şubat ayı itibarıyla “Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” olarak görevine devam edecek.

    “Satış Operasyon Süreçlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” Egemen Kocaoğlu

    2008 yılında Mars Entertainment Group’ta “Kalite ve İç Denetim Uzmanı” olarak çalışmaya başlayan Egemen Kocaoğlu 2012 yılında Demsa Group’ta “İç Denetim Uzmanı”, 2014 yılında LC Waikiki’de “Uluslararası Kayıp Önleme Uzmanı” ve 2015 yılında Defacto’da “Kayıp Önleme ve Süreç Yönetimi Müdürü” olarak kariyer hayatına devam etti. Ağustos 2016’da Boyner’e katılarak “İç Kontrol ve Kayıp Önleme Müdürü” ve “İç Kontrol ve Süreç Geliştirme Direktörü” rollerinde yer aldı. Şubat 2020’de “Satış Operasyon Direktörü” olarak görevine devam eden Kocaoğlu, Şubat 2024 itibarıyla “Satış Operasyon Süreçlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” ünvanının sahibi oldu. 

    Boyner Büyük Mağazacılık satış departmanı, artık Satış Operasyon Süreçlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Egemen Kocaoğlu ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Altan Erçel tarafından yönetilecek. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı