Yazar: editor

  • Uzmanından uyarılar… Kilo verme süreçleri yaşam tarzına uygun olmalı!haberi

    Uzmanından uyarılar… Kilo verme süreçleri yaşam tarzına uygun olmalı!haberi

    Kilo almanın temelinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile hormonal değişiklikler ve zamanın ilerlemesiyle beraber metabolizma hızının yavaşlamasının yer aldığını dile getiren uzmanlar, ihtiyacı olmadığı halde kilo verme sonunun ölüme kadar giden çok ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebildiğini söylüyor. Diyet kavramının çok yanlış empoze edildiğini vurgulayan Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Müge Arslan, “Beslenme süreci kişinin yaşam arkadaşıdır. Uygulanan beslenme listelerinin yaşam tarzına paralel olarak hazırlanıp yürütülmesi gerekiyor.” dedi.

    Doç. Dr. Arslan: “Eğer gerçekten sağlıklı kilo vermek ve verilen kilo tekrardan geri alınmak istenmiyorsa diyetisyenlere gidilerek destek alınmalı.”

    Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Müge Arslan, sağlıklı beslenme ve diyet konusunu değerlendirdi.

    “Kilo almanın temelinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile hormonal değişiklikler yer alıyor”

    Kilo almanın temelinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile hormonal değişiklikler ve zamanın ilerlemesiyle beraber metabolizma hızının yavaşlamasının yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Müge Arslan, “Nasıl ki yetersiz ve dengesiz beslenme paralelinde obezite sorununu getiriyorsa, ortoreksiya nevroza denilen sağlıklı beslenme takıntısı sorunuyla da karşıyayız. İdeal ağırlığında olmasına rağmen biraz daha, biraz daha, biraz daha ile gelip daha sonrasında çok ciddi bir sağlık problemine yol açan bir olay karşımıza çıkıyor. Bazı kişilerde vücut ağırlığı ideal olsa bile yine de biraz daha vermek istiyorum şeklinde yanlış düşünce oluyor. Beynin eğitilmesi denilen bir süreçten bahsediyoruz. Öncelikle vücut analizi yapılıp, kişinin gerçekten kilo vermeye ihtiyacı var mı, yok mu? Bunun çok iyi analiz edilmesi gerekiyor. Daha sonra bir uzman eşliğinde yeterli ve dengeli beslenme önemli. İhtiyacı olmadığı halde kilo verme süreçleri beraberinde hormonal değişikliklerden tutun, sonu ölüme kadar giden çok ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor.” dedi.

    10 kilo verdiyse 20 kilo geri alıyorlar…

    İnsanların doğru ya da yanlış birtakım yöntemler uygulayarak kilo verdiklerine dikkat çeken Doç. Dr. Müge Arslan, şunları dile getirdi:

    “Zayıflıyorlar demiyorum, kilo veriyorlar. Fakat sonrasında 10 kilo verdiyse 20 kilo geri alıyor. 5 kilo verdiyse 10 kilo belki daha fazlasında geri alıyor. Yanlış uygulanan her metot, metabolizmaya bir çarpı koyuyor ve sonrasında daha fazla kilo olarak geliyor. ‘Hocam 3 ay boyunca sizin her dediğinizi yapacağız, egzersize çok fazla yoğunluk vereceğiz, aç kal deyin, aç kalacağız’ diyenler var. Temeldeki hata bu. Yetersiz ve dengesiz beslenme çözüldüğü zaman kilo alma gibi bir sorun olmuyor.” 

    “Diyet kavramı çok yanlış empoze ediliyor”

    Diyet kavramının çok yanlış empoze edildiğine de dikkat çeken Arslan, “Diyet denince insanlar yetersiz beslendiklerini, yalnızca tek bir besin grubuna yönelik ya da sadece protein ağırlıklı sebze, meyve ağırlıklı besleneceklerini, aç kalacaklarını düşünüyorlar. Beslenme süreci kişinin yaşam arkadaşıdır. Bu nedenden ötürü yaşam arkadaşınızla birlikte hareket edebilmek çok önemli. Uygulanan beslenme listelerinin yaşam tarzına paralel olarak hazırlanıp yürütülmesi gerekiyor.” diye anlattı.

    Yıllarca makarna yiyen birine sen makarna yemeyeceksin demek gerçekçi değil! 

    Yıllarca makarna yiyen bir insana ‘sen makarna yemeyeceksin’ demenin gerçekçi olmadığına işaret eden Doç. Dr. Müge Arslan, “Önemli olan makarnayı da yaşam tarzına adapte ederek sağlığını bozmayacak şekilde pişirilme yöntemleriyle beslenme sürecine dahil etmek.” dedi.

    Popüler diyetlere de işaret eden Doç. Dr. Müge Arslan, “Çeşitli diyetler uygulanıyor. Atkins vardı, taş devri diyeti çıktı. Ketojenik diyet var. Glutensiz diyet bir ara çok modaydı. Fakat bunların tamamı Gastrointestinal (sindirim) sistemin mikrobiyotasını bozuyor ve çok ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor.” diye konuştu.

    Kilo alma ya da verme sadece tartıdaki görülen rakam değil…

    Doç. Dr. Müge Arslan, kilo verme sürecinin nasıl olduğuna vakıf olmak gerektiğini kaydederek, “Zaten bu oturduğu zaman, o vermesi gereken kiloyu verdikten sonra daha fazla kilo vermek istiyorum düşüncesi ortadan kalkıyor ve sağlıklı bir süreç geliyor. Nedir bu? Öncelikle ideal ağırlığın ne olduğunun analiz edilmesi lazım. Sadece beden kitle indeksini düşünerek ‘ben kiloluyum, obezim, şişmanım’ diye insanlar kendine komut veriyor. Fakat beden kitle indeksi boy ve kiloya endeks alarak ortaya çıkan bir ortalamadır. Yağı hesaba katmayan bir kriterdir. Bu nedenden ötürü insanlar kilo alma ya da verme eylemlerini sadece tartıdaki gördükleri rakamın düşüklüğü ya da yüksekliği olarak algılıyorlar. Bu nedenden ötürü kişinin beynine ideal ağırlığını, ideal vücut yağını ve buna göre nasıl bir yolda ilerleyeceğini söylemesi lazım.” şeklinde konuştu.

    Yağ ideale gelmediği sürece o verilen kilo tekrardan geri geliyor…

     İnsanların çok hızlı bir şekilde ve kısa sürede kilo verme hedefi içerisinde olduklarını, bunun da çok yanlış bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Müge Arslan, “Çünkü kilo verme süreci kişiye göre değişir. Morbid obez denilen aşırı derecede şişman olan bir birey, fazla miktarda vücut ağırlığı olduğu için daha hızlı kilo verirken, zayıf diye kategorize edilen vücut ağırlığının altında olan ya da ideal vücut ağırlığında olan kişiler çok daha yavaş kilo verebilirler. Nedir bunun ortalaması? Literatür, bunu haftada yarım kiloyla bir kilo arası der. Ama kişiye göre değişen bir süreçtir. Bir manken danışan haftada 300 gram veriyor. Bu onlar için iyi bir sayı. Fakat çok aşırı kilolu dediğimiz morbid obez danışan haftada 4 kilo 5 kilo verebiliyor. Bu su kaybı oluyor. Verilen kilonun geri alınması konusu da bu. Yani vücut ağırlığınız iniyor aşağıya. Siz kilo verdim diyorsunuz, ama yağ ideale gelmediği sürece o verilen kilo tekrardan geri geliyor.” dedi.

    “Kilo alma ya da verme süreci sadece beslenmeyle alakalı değil”

    Kilo alma ya da verme sürecinin sadece beslenmeyle alakalı olmadığını da belirten Doç. Dr. Müge Arslan, şöyle devam etti:

    “Egzersiz de önemli bir yere sahip. Yani alınan enerji ve harcanan enerjinin dengesiyle alakalı bir süreçten bahsediyoruz. Yaşın, ciddi bir önemi var. Zamanın ilerlemesiyle beraber her 10 yılda bir bazal metabolizma yavaşlıyor. Spesifik süreçler var menopoz süreci gibi. Özel dönemler var hamilelik süreci gibi, emzirme süreci gibi. Bazı hastalıkların araya girdiği süreçler var hipotiroidi gibi haşimato gibi. Endokrinolojik birtakım hastalıklar gibi. Bunların hepsi aslında kilo alma sürecini tetikliyor. 

    Fakat egzersiz olmayan bir hayat da oldukça önemli.  Bunun için insanlar çalışma hayatında çok aktif oldukları için özellikle masa başı çalışanlara, pratik önerilerde bulunuyoruz. Mesela arabalarını iş yerlerinden birazcık daha uzağa çekerek yürümek gibi, asansör kullanmamak gibi. Hafta sonları sahil kenarında ya da parkta, bahçede yürüyüş gibi… Bunlar hayatı hareketlendirebilecek küçük ip uçları. Beslenmenizi de düzelterek bunlara dikkat ettiğinizde kilo almanın önüne geçiyorsunuz.”

    “Beslenme sadece tek besin grubuna yönelik bir şey değil”

    Beslenme sürecinin pazar haline geldiğini, besin destekleri ve zayıflama pazarı denilen bir süreç haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Müge Arslan, şunları söyledi:

    “Beslenme sadece tek besin grubuna yönelik bir şey değildir. Kişinin aldığı karbonhidrat, protein ve yağ miktarıdır. Kişi karbonhidrat da almalı, protein de almalı ve yağ da almalı. Bu denge o bireye özgü ayarlanmalı. Yapılan en büyük hatalardan bir tanesi bir kişinin zayıfladığı listeyi birçok kişinin uygulaması… Eğitimsiz insanların çok fazla basında göz önünde olması ve bunların beslenmeye yönelik tüyo vermesi. Yanlış ve yetersiz beslendiğinden dolayı yaşamını kaybeden çok fazla insan var. Sağlık sorununa neden olan çok fazla insan var. 

    Eğer gerçekten sağlıklı kilo vermek ve verilen kilo tekrardan geri alınmak istenmiyorsa diyetisyenlere gidilerek destek alınması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Beslenme uzmanı ve diyetisyenler tarafından vücut analizi yapılarak beslenme süreçlerinin ayarlanması oldukça önemli.”

    Temeldeki sorun yaşam tarzına adapte edilmemiş diyet listeleri…

    Doç. Dr. Müge Arslan, tek başına diyet ya da tek başına egzersizin etkili olamayacağını ifade ederek, “Bunların ikisi de bir bütün. Temeldeki sorun yaşam tarzına adapte edilmemiş diyet listeleri ve yaşam tarzını adapte edilmemiş egzersiz programları ile başka bir hayata bürünmek.” dedi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Mustafakemalpaşa Belediyesi Bölge Tiyatrosu, sezon açılışı yaparak seyircileri kahkaha dolu bir serüvene davet ediyorhaberi

    Mustafakemalpaşa Belediyesi Bölge Tiyatrosu, sezon açılışı yaparak seyircileri kahkaha dolu bir serüvene davet ediyorhaberi

    Bölge Tiyatrosu “Kaynanam Nasıl Kudurdu” oyunuyla sahnenin tozunu atacaklar.

    Mustafakemalpaşa Bölge Tiyatrosunun aile komedisi türünde sahnelenecek olan oyunu gönüllü oyunculardan oluşuyor. Sezonun ilk oyunu 25 Şubat Pazar Saat 20:30’da Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi’nde seyircilerini bekliyor.

    Tiyatro tutkunlarını ile Pazar akşamı buluşmak istediklerini dile getiren Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Kanar, ‘’ Bölge tiyatromuz sanatın kalbi Kültür Merkezi’mizde tüm tiyatro severleri bekliyor. Kültürün ve sanatın kalbi Mustafakemalpaşa’da atmaya devam edecek. Tüm hemşehrilerimiz davetlidir.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sevilen Suç Draması Sessiz Tanık Yeni Sezonuyla Geri Dönüyorhaberi

    Sevilen Suç Draması Sessiz Tanık Yeni Sezonuyla Geri Dönüyorhaberi

    Sevilen suç draması Sessiz Tanık, yepyeni sezonunda cevaplanması gereken soruları ve gizem dolu vakalarıyla 3 Mart Pazar günü saat 21.00’de BBC First ekranlarında başlıyor. 

    Uzun yıllardır ekranlarda olan Sessiz Tanık, hayranlarını sevindirmeye geliyor ve birbirinden gizemli bölümleriyle geri dönüyor. 27. sezonunda da aksiyonun dur durak bilmeden devam ettiği dizide Lyell Centre’daki ekibi yine macera dolu vakalar bekliyor. 

    Ünlü İngiliz oyuncu Emilia Fox’un canlandırdığı Patalog Dr. Nikki Alexander, adli tıp uzmanı Jack Hodgson (David Caves) ve kendilerini işlerine adamış ekipleriyle tüyler ürpertici vakaları çözmeye çalışıyor. Terk edilmiş bir kilisede bulunan ceset, eski korkuları yirmi yıl sonra tekrar ortaya çıkarıyor. Derme çatma toplu mezarda bulunan yeni cesetlerse herkesi dehşete düşürüyor. Kimse kendini güvende hissetmezken cevap bulunması gereken soruların ardı arkası kesilmiyor.  

    Gerçeği ortaya çıkarmaya çalışan ekip kendi sınırlarını zorluyor. Jack’ten tavsiye isteyen Gabriel, iş yerinde gardını düşürmesinin sonuçlarını yaşıyor. Velvy ailesi için doğru olanı yapmaya çalışırken Cara, Londra’daki öğrenci hayatında dost ve düşmanlar ediniyor. 

    Kariyerlerinin en zor davalarından biriyle uğraşan Nikki ve Jack’in ilişkisi hiç olmadığı kadar güçleniyor. Dizide oldukça beğenilen ikiliden Jack karakterini canlandıran David Caves ile çalışmayı çok sevdiğini belirten Emilia Fox şu ifadeleri kullanıyor “On yılı aşkın bir süredir birlikte çalışıyoruz ve eğlenerek çalıştığımız için zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. İşe aynı profesyonel tutumla yaklaşıyoruz ve ikimiz de olabileceğimizin en iyisi olmayı istiyoruz”. Jack ve Nikki’nin ilişkisindeki güzelliği anlatan David Caves “Jack ve Nikki’nin ilişki dinamikleri oldukça farklı. İş ve romantik ilişkilerini birbirinden ayırt edebilme yeteneğine sahipler. Bu yüzden de çok güzel anlar yaşıyorlar ve bu da izleyicilere yansıyor” ifadelerini kullanıyor. 

    Gizem dolu yepyeni sezonuyla “Sessiz Tanık” (Silent Witness) 3 Mart Pazar günü saat 21.00’de BBC First ekranlarına geri dönüyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye'de daha güçlü bir bulut bilişim ekosistemi için  Huawei Cloud ve Logosoft'tan stratejik ortaklıkhaberi

    Türkiye'de daha güçlü bir bulut bilişim ekosistemi için Huawei Cloud ve Logosoft'tan stratejik ortaklıkhaberi

    Dünyanın lider bulut bilişim servis sağlayıcısı Huawei Cloud, Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen bilişim distribütörlerinden Logosoft ile bulut bilişimin bölgedeki etkisini ve gelişimini artıracak bir iş ortaklığına imza attı. 21 Şubat’ta İstanbul’da duyurulan iş ortaklığıyla, işletmelerin dijital dönüşümüne daha fazla katkı sağlanması amaçlanıyor. 

    Bu iş birliği ile Logosoft, Huawei Cloud’un Türkiye ve Avrupa Bölgesi’ndeki ilk ve tek distribütörü olarak konumlanıyor. Türkiye’ye yatırım yapan ilk Hyperscaler olan Huawei Cloud’un bölgede son teknoloji bir veri merkezi kurması, dijitalleşme devrimini hızlandırma konusundaki kararlılığının da altını çiziyor. Logosoft, değer odaklı dijital dönüşüme olan bağlılığıyla, Huawei Cloud hizmetlerinin birincil distribütörü olarak konumlandı ve iki şirket, Türkiye’de bulut teknolojisini ilerletme konusundaki ortak kararlılıklarını bu imza ile pekiştirmiş oldu.

    Huawei Cloud bu iş birliği ile kapsamlı bulut çözümleri sunma taahhüdünün altını çizdi. Logosoft’un dijital dönüşüme değer katma ve iş ortakları ile son kullanıcıları yeni teknolojilerle buluşturma vizyonu da bu ortaklığın önemini artıran bir etken olarak öne çıktı. 

    Bulut yatırımının artırılması: Bu ortaklık, Türkiye’de bulut yatırımlarının artması anlamına da geliyor ve her ölçekten işletmenin bulut teknolojisinin çevikliği, ölçeklenebilirliği ve maliyet verimliliğinden yararlanmasını hedefliyor.

    Verilere daha hızlı erişim: Türkiye’de bir Huawei Cloud veri merkezinin bulunması, yerel kullanıcılar için daha hızlı veri erişimi ve daha düşük gecikme süresi sağlayarak, günümüzün veri odaklı dünyasında kritik bir ihtiyacı karşılıyor.

    Daha güçlü iş ortaklıkları: Logosoft, Türkiye ve Avrupa’daki tek Huawei Cloud distribütörü olarak, Huawei Cloud hizmetlerinin erişimini genişletmede ve iş ortaklarının bu imkanları müşterilerine sunmaları sürecinde önemli bir rol üstleniyor.

    Huawei Cloud Türkiye Genel Müdürü Frank Ma yaptığı açıklamada, “Logosoft ile ortaklık kurmaktan ve Türkiye’nin dijital geleceğine olan bağlılığımızı gösteren yerel bir veri merkezine yatırım yapmaktan heyecan duyuyoruz. Bu iş birliği, işletmeleri son teknoloji bulut çözümleriyle güçlendirecek ve dijital dönüşüm yolculuklarını hızlandıracaktır” dedi. 

    Logosoft CEO’su Nejat Saldanlı yaptığı değerlendirmede, “Huawei Cloud’un Türkiye ve Avrupa’daki ilk distribütörü olmaktan gurur duyuyoruz. Bu ortaklık, işletmelere yenilikçi teknolojiler sunma misyonumuzla önemli ölçüde örtüşüyor. Birlikte bölgedeki bulut ekosistemini şekillendireceğimize ve Türkiye’nin dijital devrimini güçlendireceğimize inanıyoruz” dedi.

    2024 stratejisi ve iş hedefleri

    Huawei Cloud ve Logosoft ortaklığı, 2024 yılı için önemli hedefleri de beraberinde getiriyor:

    Logosoft, Türkiye ve Avrupa’daki bulut ekosistemini genişleterek, Huawei Cloud hizmetlerini sunmak üzere en az 500 iş ortağını bünyesine katacak.

    İş ortaklarıyla düzenli olarak gerçekleştirilecek çalıştaylar, Huawei Cloud hizmetlerini etkili bir şekilde konumlandırmak için şirketlerin daha donanımlı olmalarını sağlayacak. İş ortaklarının profesyonel ekiplerine satış ve teknik eğitim desteği sağlanarak, Huawei Cloud çözümleri konusundaki uzmanlıkları artırılacak.

    Teknisyenleri eğitmek ve bilgi paylaşımını daha da derinleştirmek için ‘Huawei Bulut Akademisi’ ağı kurulacak.

    Mevcut genel bulut iş ortakları için satış eğitimleri ve teknik eğitim çalıştayları düzenlenecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Tehditler cebinizde: Mobil siber tehditler Türkiye'de %120 oranında arttı!haberi

    Tehditler cebinizde: Mobil siber tehditler Türkiye'de %120 oranında arttı!haberi

    Kaspersky, Cyber Security Weekend – META etkinliğinde Orta Doğu, Türkiye, Afrika (META) bölgesinde yer alan ülkelerdeki mobil siber tehdit dinamiklerine ilişkin yeni veriler yayınladı. Kullanıcılar kişisel verilerini paylaşmak ve kurumsal ağlara bağlanmak için mobil cihazlarına giderek daha fazla güvenirken, META bölgesinde tespit edilen mobil tehditlerin sayısı 2023’te 2022’ye kıyasla %22 arttı. Orta Doğu’daki mobil tehditlerdeki artış %40 ve Afrika’da %10 olurken, Türkiye’de oran %120’ye kadar tırmandı. Söz konusu tehditlerin tamamı Kaspersky mobil çözümleri tarafından engellendi.

    İstatistikler Android cihazlarda çalışan Kaspersky çözümlerinden geldi. Android mobil işletim sistemi Orta Doğu, Afrika ve Türkiye’de baskın bir pazar payına sahip. Apple cihazları da siber tehditlere karşı bağışıklı olmasa bile (Kaspersky tarafından ortaya çıkarılan Triangulation saldırısı bunun en son örneği), işletim sisteminin özellikleri nedeniyle izlenmesi oldukça zor.

    Kötü amaçlı yazılım bulaşma vektörleri büyük bir çeşitlilik gösteriyor. Kullanıcılar genellikle resmi olmayan kaynaklardan program yüklediklerinde kötü amaçlı yazılımlarla karşılaşabiliyorlar, ancak bazen kötü amaçlı uygulamalar mobil pazarlarda da bulunabiliyor. Saldırganlar, kurbanı kötü amaçlı bir uygulamayı indirmeye ikna etmek için çeşitli yemler kullanıyor ve bunu yararlı veya iyi bilinen bir uygulama kılığında gizlemeyi tercih ediyor. META bölgesinde siber suçlular tarafından en fazla kullanılan yemleme teknikleri, kötü amaçlı yazılımları WhatsApp veya Chrome uygulama modları, müzik indiriciler, reklam engelleme yazılımları ve sistem uygulamaları kılığında konumlandırmaktı. Kullanıcılar bu uygulamaları orijinal kopyalarıyla karıştırdığında cihazlarına zararlı yazılım bulaşmalarına sebep oluyor.

    Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki mobil cihazlarda tespit edilen en yaygın mobil tehditler arasında reklam yazılımları, casus yazılımlar ve mobil bankacılık Truva atları yer aldı. Reklam yazılımları görünüşte zararsız bir şekilde davransa da kullanıcıyı reklamlarla spamlayabiliyor, pili tüketebiliyor ve hatta hassas verilere erişebiliyor. Casus yazılımlar, özellikle de META bölgesinde aktif bir Truva atı olan CanesSpy, virüs bulaşmış akıllı telefondan veri çalabiliyor, cihazdaki kişilerin ve kullanıcı hesap bilgilerinin bir listesini, belgeleri alabiliyor ve ayrıca alacağı bir komut üzerine cihazın mikrofonundan kayıt yapabiliyor.

    Kaspersky Rusya ve BDT Kaspersky GReAT Başkanı Dmitry Galov, şunları söylüyor: “Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde gözlemlenen mobil kötü amaçlı yazılım türlerinden biri de Truva atlarıdır. Bunlar genellikle meşru uygulamalar olarak gizlenen uygulamalardır. Genel olarak Truva atlarının işlevselliği, ait oldukları kötü amaçlı yazılım türüne bağlı olarak farklılık gösterir. Truva atları kurbanların cihazlarından veri çalabilir, istenmeyen abonelikler ekleyebilir ve zorla para alabilir. 2024 yılında mobil cihazlara yönelik gelişmiş saldırıların sayısının artacağına inanıyoruz, çünkü saldırganlar sürekli olarak kötü amaçlı yazılım sunmak için yeni yollar arıyor ve kötü amaçlı yazılımlar daha karmaşık hale geliyor. Sonuç olarak, saldırganlar çabalarından para kazanmanın yeni yollarını arıyor. Apple kullanıcıları için App Store’u atlayarak iOS’a jailbreak yapmadan alternatif mağazalardan uygulama yüklemek mümkün hale geldiğinde, mobil siber tehdit ortamının nasıl değişeceğini gözlemlemek ve analiz etmek önem kazanacak.”

    Kaspersky, kendinizi mobil tehditlerden korumanız için şunları öneriyor:

    • Uygulamaları yalnızca Apple AppStore, Google Play veya Amazon Appstore gibi resmi mağazalardan indirin. Bu marketlerdeki uygulamalar %100 güvenli değildir, ancak en azından moderatörler tarafından kontrol edilirler ve bazı filtreleme sistemleri vardır. Her uygulama bu mağazalara giremez. Bir uygulamanın işlevselliği hakkında herhangi bir olumsuz geri bildirim olup olmadığını görmek için kullanıcı yorumlarına bakın.
    • Kullandığınız uygulamaların izinlerini kontrol edin ve özellikle Erişilebilirlik Hizmetleri gibi yüksek riskli izinler söz konusu olduğunda uygulamaya izin vermeden önce dikkatlice düşünün.
    • Kaspersky Premium gibi güvenilir bir mobil güvenlik çözümü, kötü amaçlı uygulamaları ve reklam yazılımlarını cihazınızda kötü davranışlar göstermeye başlamadan önce tespit etmenize yardımcı olur.
    • Güncellemeler kullanıma sunulduğunda işletim sisteminizi ve önemli uygulamaları güncelleyin. Birçok güvenlik sorunu, yazılımların güncellenmiş sürümleri yüklenerek çözülebilir.
    • Kaspersky, mobil sektörü özel siber güvenlik hizmetleri sunarak kullanıcılar için güvenlik de dahil olmak üzere her düzeyde siber korumayı geliştirmeye çağırıyor. Kaspersky Consumer Business Alliances, şirketleri Kaspersky’nin global desteği ve uzmanlığı ile destekleyerek müşterilerine eksiksiz siber güvenlik portföyleri sunmalarını sağlıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Acer, Ryzen AI özelliğine sahip AMD Ryzen 8040 Serisi İşlemcilerle Donatılan Yeni Swift Serisi Dizüstü Bilgisayarlarını Satışa Sunduhaberi

    Acer, Ryzen AI özelliğine sahip AMD Ryzen 8040 Serisi İşlemcilerle Donatılan Yeni Swift Serisi Dizüstü Bilgisayarlarını Satışa Sunduhaberi

    Yeni Swift Edge 16 ve Swift Go 14 dizüstü bilgisayarlar üst düzey yapay zeka deneyimlerini, Windows 11’de Microsoft Copilot’ı ve OLED ekranları, ince ve hafif tasarımlarla buluşturuyor 

    Acer yapay zekanın gücünü ve yenilikçi özellikleri şık, ince ve hafif bir cihazda bir araya getiren yeni Acer Swift Edge 16 ve Acer Swift Go 14 dizüstü bilgisayarlarını tanıttı. AMD Radeon™ 780M’ye kadar grafik kartı içeren AMD Ryzen™ 8040 Serisi işlemciler1 ve Ryzen AI2 ile donatılan yeni Swift serisi cihazlar, çok yönlü performans sunuyor ve Acer PurifiedVoice™, Acer PurfiedView™ ve yeni Acer LiveArt fotoğraf düzenleme gibi Acer’ın yeni yapay zeka destekli uygulamalarını destekliyor.

    AcerSense™ uygulaması ve özel olarak atanmış tuşlar aracılığıyla anında erişilebilen Windows Copilot sayesinde yapay zeka uyumlu bilgisayarlar, sezgisel kontrol ve sorunsuz kullanımı mümkün kılıyor. Kullanıcılar ayrıca OLED dizüstü bilgisayarların ekranlarında çalışırken veya video izlerken net görüntülerin ve zengin renklerin keyfini çıkarabiliyor. Cihazla birlikte varsayılan olarak etkin bir şekilde gelen Microsoft Pluton teknolojisi ise kullanıcıların kişisel verilerinin ve şifreleme anahtarlarının güvende olmasına yardımcı oluyor. 

    AMD Ryzen 8040 Serisi İşlemcilerle Yapay Zekanın Gücünden Yararlanın

    Günlük kullanıma yönelik üstün yapay zeka deneyimleri ve güvenilir performans sunmak üzere tasarlanan Swift Edge 16 ve Swift Go 14 dizüstü bilgisayarlar, Ryzen AI teknolojisine sahip AMD Ryzen 8040 Serisi işlemcilerden güç alıyor. AMD’nin en yeni işlemcileri, yerleşik yapay zeka teknolojisiyle yapay zeka iş yüklerinin NPU, GPU ve CPU üzerindeki hızlandırıcılar arasında verimli bir şekilde dağıtılmasını sağlayarak kullanıcı deneyimini geliştiriyor. AMD’nin sekiz çekirdeğe kadar “Zen 4” işlemci mimarisinden yararlanan ve 16 iş parçacığına kadar işlem gücü sunan ultra ince Swift dizüstü bilgisayarlarda içerik üreticileri ve diğer kullanıcılar yüksek hız, güç verimliliği ve daha uzun pil ömrü gibi avantajlardan faydalanıyor. 

    Yapay zeka desteği, Swift dizüstü bilgisayarların farklı kullanıcı kitleleri ve işlevlere yönelik cazibesini ve kullanılabilirliğini daha da artırıyor. Kullanıcılar günlük yapay zeka desteğine, Copilot için özel atanmış tek bir tuşla erişebiliyor ve çalışma veya içerik üretme gibi görevlere harcanan zamanı optimize edebilmek için yapay zekanın gücünden faydalanabiliyor. Acer PurifiedView ve Acer PurifiedVoice gibi yapay zeka destekli çözümler konferans oturumlarını daha da zengin bir hale getirirken, Acer QuickPanel ise video konferans araçlarına hızlı ve kolayca erişilmesine olanak tanıyor. AcerSense yardımcı uygulaması, kullanıcıların özel AcerSense tuşuyla sistemlerini tek bir tıklamayla kontrol etmelerine ve yönetmelerine yardımcı oluyor. Yeni Acer LiveArt özelliği, cihazda bir görsele erişildiğinde veya ekran görüntüsü alındığında anında ortaya çıkan bir kontrol paneli ile görüntülerin yapay zeka teknolojisiyle hızlı bir şekilde düzenlenmesini sağlıyor. 

    Acer Swift Edge 16: Performans Mobiliteyle Buluşuyor 

    Taşınabilirlikten ödün vermeden optimum performans sunmak için tasarlanan Acer Swift Edge 16, yalnızca 1,23 kg ağırlığı ve 12,95 mm ölçüsü ile ultra ince ve hafif; magnezyum ve alüminyum alaşımlı kasaya sahip şık tasarımıyla öne çıkıyor. Cihaz, günümüzün yapay zeka ihtiyaçlarını karşılayabilecek güçlü bir donanıma ev sahipliği yapıyor. Gücünü AMD Radeon 780M grafik kartı ve AMD Ryzen AI1 teknolojisini içeren entegre sekiz çekirdekli AMD Ryzen 7 8840U işlemcidenalan cihaz, 32 GB’ye kadar LPDDR5 RAM ve 2 TB’ye kadar PCIe 4.0 SSD depolama alanı desteği sunuyor. Acer’ın kendi yapay zeka çözümleriyle eşleşen dizüstü bilgisayar, günlük bilgi işlem görevlerini yerine kolayca yerine getiren donanımıyla yapay zeka teknolojisini kullanıcılara daha da yakınlaştırıyor. 

    Swift Edge 16, 120 Hz yenileme hızı ve  yüzde 100 DCI-P3 renk gamı desteğine sahip 16 inç 3,2K OLED ekranıyla muhteşem görselleri ve renk tonlarıyla dikkat çekiyor. Bu OLED dizüstü bilgisayar, dar çerçevesi, 0,2 milisaniyeden düşük tepki süresi ve VESA DisplayHDRTM True Black 500 sertifikasıyla olağanüstü bir görsel netlik sunuyor.  

    Cihaz, 5,8 Gbps’ye kadar yüksek ağ hızı ve 2 milisaniyenin altında düşük gecikme süresi sağlayan Wi-Fi 71,3 uyumluluğuyla kullanıcılara bağlantı avantajı sunuyor. Güvenli çekirdek özelliğine sahip dizüstü bilgisayarda yerleşik olarak bulunan Microsoft Pluton, cihazı modern siber tehditlere karşı koruyor. Swift Edge 16, bir HDMI 2.1, iki USB Type-C (40Gbps hızlarında USB4®, DisplayPort ve USB şarj desteği) ve iki USB Type-A bağlantı noktası gibi gerekli tüm bağlantı noktalarının yanı sıra bir MicroSD Kart yuvası da içeriyor. 

    Acer Swift Go 14: Hareket Halindeyken Dahi Yapay Zekanın Kilidini Açıyor 

    En zorlu iş yüklerinin üstesinden kolaylıkla gelen güçlü bir cihaz olan Acer Swift Go 14, sekiz çekirdekli AMD Ryzen 9 8945HS işlemci1, AMD Radeon 780M grafik kartı1 ve kullanıcılara hareket halindeyken gelişmiş yapay zeka deneyimi sunmak için bir önceki nesle kıyasla4 yüzde 60’a kadar iyileştirilmiş yapay zeka performansı sunan Ryzen AI teknolojisini içeriyor. 32 GB’ye kadar LPDDR5X bellek ve 2 TB’ye kadar PCIe Gen 4 SSD1 desteğine sahip olan cihaz, Acer’ın kendi yapay zeka teknolojileriyle bir arada çalışarak kullanıcılara sorunsuz bir deneyim sunuyor. İşlemcilere ayrıca Windows 11 bilgisayarların hassas veri ve bilgileri koruma özelliğini daha da güçlendiren Microsoft Pluton güvenlik işlemcisi de entegre durumda. 

    Kullanıcılar, 2,8K’ya kadar çözünürlük sunan OLED ekran ve 90 Hz yenileme hızına sahip 14 inç dizüstü bilgisayarda akıcı ve göz alıcı görsellerin tadını çıkarabiliyor. Ekrana dokunmayı ve kaydırmayı tercih eden kullanıcılar için ayrıca dokunmatik IPS LCD (1920×1200) ekran seçeneği bulunuyor. Görsel estetiğine katkıda bulunan ince ve hafif alüminyum gövdesiyle cihaz, dinamik yaşam tarzlarına yönelik uygun tasarımıyla dikkat çekiyor. 180 o açılabilen menteşeye ve yüzde 44 daha geniş5 alana sahip OceanGlass™ dokunmatik yüzey, her ortamda çalışmayı ve kaydırmayı kolaylaştırıyor. 

    Swift Go 14, ayrıca 1440p QHD web kamera, hızlı şarj özelliğine sahip 100W pil, Wi-Fi 6E uyumluluğu ve USB4, DisplayPort ve USB şarj özelliğini de destekleyen çift USB Type-C bağlantı noktası, bir HDMI 2.1 portu, Bluetooth 5.3 ve MicroSD yuvası gibi temel bağlantı özellikleri ile üretkenliği en üst düzeye çıkaran teknolojilere de ev sahipliği yapıyor. 

    Fiyat ve Bulunabilirlik

    Acer Swift Edge 16 (SFE16-44) EMEA bölgesinde nisan ayından itibaren 1.249 eurodan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.

    Acer Swift Go 14 (SFG14-63) nisan ayından itibaren 949 eurodan başlayan fiyatıyla EMEA bölgesinde satışa sunulacak. 

    Kesin özellikler, fiyatlar ve bulunabilirlik bölgeye göre değişiklik gösterebilir. Belirli pazarlarda bulunabilirlik, ürün özellikleri ve fiyatlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen acer adresinden size en yakın Acer ofisi ile iletişime geçin.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Narenciye ihracatında tarihi rekor… Narenciye ihracatı 1 milyar doları aştıhaberi

    Narenciye ihracatında tarihi rekor… Narenciye ihracatı 1 milyar doları aştıhaberi

    Sonbahar ve Kış mevsimlerinde soğuk algınlıklarına karşı C vitamini deposu olan narenciye ürünlerinde Türkiye’nin 2023 yılı ihracatı yüzde 23’lük artışla 903 milyon dolardan, 1 milyar 112 milyon dolara yükseldi. Dünya’nın C vitamini ihtiyacını Türk narenciye sektörü karşıladı.

    Türkiye Cumhuriyetimizin 100. yılında narenciye ürünleri ihracatında ilk kez 1 milyar doları aşma başarısı gösterdik.

    Türkiye’nin narenciye ürünleri ihracatı miktar bazında 2022 yılında 1 milyon 940 bin ton iken, 2023 yılında dünyanın dört bir tarafına 1 milyon 950 bin ton narenciye ürünleri gönderdik.

    Uçak: “Dünya’ya şifa dağıttık”

    Gıda güvenliği ve kaliteyi esas alan bir yaklaşımla Türk ihracatçılarının 2023 yılında narenciye ürünlerimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştırarak 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla başarılı bir yılı geride bıraktıklarını anlatan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, C vitamini deposu ürünlerle dünyaya şifa dağıttıklarını ifade etti.

    Mandalina narenciye ihracatının zirvesinde

    Türkiye’nin 2023 yılında 3 milyar 491 milyon dolarlık taze meyve sebze ihracatına imza attığı bilgisini veren Uçak, “Narenciye ürünleri taze meyve sebze ihracatımızdan yüzde 32 pay aldı. Mandalina 577 milyon dolarlık tutarla narenciyel ürünleri arasında ihracat liderliğini sürdürdü. Mandalina sadece narenciye ürünlerimiz arasında değil, yaş meyve sebze ürünlerimiz arasında da ihracat şampiyonu oldu. Limon ihracatımız yüzde 30’luk artışla 272 milyon dolardan 355 milyon dolara yükseldi. Portakal ihracatımız yüzde 15’lik ilerlemeyle 98 milyon dolardan 112 milyon dolara çıktı. Greyfurt ihracatımız ise; 68 milyon dolar olarak kayıtlara geçti” şeklinde konuştu.

    Rusya, Irak ve Ukrayna ihracatımızda ilk üç ülke

    Narenciye ihracatında Rusya Federasyonu’nun 428 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunu dillendiren Başkan Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Irak’a yaptığımız narenciye ürünleri ihracatı yüzde 165’lik rekor artışla 68 milyon dolardan 181,5 milyon dolara yükseldi ve ikinci basamağa yerleşti. Ukrayna’ya ihracatımız yüzde 20’lik artışla 84 milyon dolardan 101 milyon dolara çıktı. İlk üç ülkeyi 57 milyon dolarla Polonya, 49 milyon dolarla Romanya, 30 milyon dolarla Sırbistan, 26 milyon dolarla Bulgaristan, 19 milyon dolarla Suudi Arabistan, 15 milyon dolarla Beyaz Rusya ve 14 milyon dolarla Moldavya izledi. Narenciye ürünleri ihracatında Ege Bölgesi’nden yapılan ihracat 50 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Bölgesi’nden yapılan narenciye ihracatında Rusya 17 milyon dolarla zirvede yer alırken, Ukrayna’ya 10 milyon dolarlık, Polonya’ya 3 milyon dolarlık narenciye ürünleri ihraç ettik. İzmir, Muğla, Manisa, Aydın ve Denizli en çok narenciye ürünleri ihraç eden 20 ilimiz arasında yer aldı.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Başkent EDAŞ Çankırı'yı Bakım ve Yatırımlarıyla Aydınlatthaberi

    Başkent EDAŞ Çankırı'yı Bakım ve Yatırımlarıyla Aydınlatthaberi

    Sektöre öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden Başkent EDAŞ, Çankırı’da kesintisiz elektrik dağıtımı kapsamında 2023 yılında bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini hız kesmeden sürdürdü.

    Elektrik dağıtımını dijitalleşme odaklı projeler ve yatırımlar ile gerçekleştiren Başkent EDAŞ, Çankırı’da 2023 yılında müşteri ve çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde başarılı çalışmalara imza attı. 

    Başkent EDAŞ, Çankırı’da hizmet verdiği 2.045 trafo ve 9.922 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.

    Daha aydınlık bir Çankırı için ilçe ve köylerde bulunan 4.326 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri, bölgede 134 pano ile 38 trafo ve 27 dağıtım merkezini de elden geçirdi.

    Başkent EDAŞ, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Çankırı’da hizmet verdiği 144 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 190 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 1.545 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 129 elektrik panosu ile 33 trafo ve 3 dağıtım merkezi montajı da tamamlandı.

    Söz konusu bakım, onarım ve yatırım rakamları ile Başkent EDAŞ 2023 yılında koymuş olduğu hedefleri başarıyla gerçekleştirdi.

    Müşteri odaklı yaklaşımla 7/24 hizmet sunan Başkent EDAŞ, baskentedas, Başkent 186 Mobil Uygulaması, 0(312) 186 00 00 numaralı WhatsApp İhbar Hattı ve 186 numaralı Müşteri Hattı’ndan tüm müşterilerinin soru ve sorunlarını dinleyerek çözüm bulmaya devam ediyor. 

    Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Toroslar EDAŞ ve Ayedaş ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Bartın, Kastamonu, Zonguldak ve Karabük illerinde faaliyetlerini sürdürüyor.

    Başkent EDAŞ’ın Çankırı’da bakım ve yatırım çalışmaları hız kesmeden sürecek. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türkiye'de Fintek Sektörünün Öncüleri Aranıyor Dijital Finansın Liderleri IFW'da Belli Olacakhaberi

    Türkiye'de Fintek Sektörünün Öncüleri Aranıyor Dijital Finansın Liderleri IFW'da Belli Olacakhaberi

    Finans sektörü, yapay zekânın (AI) yükselişiyle yeni bir çağın eşiğinde. Yakın gelecekte üretkenliği yaklaşık yüzde 20-30 ve gelirler düzeyini ise yüzde 6 oranında artırması beklenen yapay zekâ, finansal hizmetlerin çehresini değiştirmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ destekli danışmanlık ve varlık yönetimi, kişiselleştirilmiş finansal tavsiyeler ve yatırım önerileri sunarak, müşteri deneyimini zenginleştiriyor ve finansal hizmetleri daha erişilebilir hale getiriyor.

    Sektör bir yandan yeni çağı karşılarken, yapay zekanın eski sistemlerle entegrasyonu ve veri yönetimindeki ihtiyaçlar gibi zorluklarla da karşı karşıya. Bununla birlikte, açık bankacılık tarafından kolaylaştırılan daha işbirlikçi bir yaklaşıma doğru kayan ve finansal hizmetler manzarasını yeniden tanımlayan bulut teknolojilerinin benimsenmesi de trend bayrağını elinde taşıyor.

    Tüketicilerin dijital finansal hizmetlere olan beklentileri arttıkça, dijital ödeme yöntemlerinin kullanımı ve açık bankacılık ekosistemlerinin genişletilmesi gibi alanlarda da yenilikler devam ediyor. Bu gelişmeler, siber güvenliğin de önem kazanmasına yol açıyor. Dijital-öncelikli, kişiselleştirilmiş ve güvenli finansal deneyimler sunmayı önceliklendiren finansal kuruluşlar, finansta dijital dönüşüm çabalarına öncülük ediyor.

    Blokzinciri (blockchain) teknolojisi ise, sınır ötesi ödemelerden ticaretin finansmanına kadar finansal işlemlerde şeffaflık ve güvenlik sağlamaya aday. DeFi gibi blokzincir tabanlı alternatif finansal hizmetler, geleneksel finansal kurumlarla rekabet ya da işbirliği, özellikle kredi verme ve borç alma gibi alanlarda gelişmeye devam ediyor. Bu teknolojik ilerlemeler, finansal hizmetlerin daha güvenli, şeffaf ve etkili bir şekilde sunulmasını sağlayarak, fintech sektörünün dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Bir yandan da Bitcoin ETF’lerin onaylanması, ile finans gündemine oturan Spot ETF’ler, yatırımcılara doğrudan kripto para birimi sahibi olmadan Bitcoin’e yatırım yapma imkanı sunarken, bu, daha büyük bir yatırımcı havuzunun piyasaya girmesine neden olabilecek. Bitcoin ETF ve halving’in fintech sektörüne etkisinin de yatırımcı ilgisinin ve piyasa dinamiklerinin değişmesine neden olabileceği ihtimalleri finans gündeminin başlıkları arasında. Bu, yatırım stratejilerinin ve finansal teknoloji çözümlerinin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.

    Başvurular için son gün 8 Mart!

    Bu gelişmeler ışığında, Türkiye’nin fintech ekosistemini desteklemek amacı ile düzenlenen “Dijital Finansın Öncüleri” ödül programı da bu sene yedi kategoride geliştirildi. Öncü Banka, Vizyoner Banka, İş Birliğine En Açık Banka, Küresel Öncü Fintech, Yükselen Fintech, Yenilikçi Fintech ve Finansal Kapsayıcılık kategorileri dünyadaki Web2, Web3 ve yapay zeka rüzgarlarının birlikte esmeye başlamasından yola çıkarak dizayn edildi. Türkiye’nin finans sektöründe inovasyonun öncülerini araştıran ödül programı; Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği (FINTR) ve KPMG Türkiye tarafından bu yıl ikinci kez düzenleniyor ve bu alanda çalışan fintech şirketleri ile bankaların başvurularını 8 Mart tarihine kadar bekliyor. 

    Fintek ekosisteminin karşı karşıya olduğu farklı başlıkları doğru metriklerle değerlendirebilmek adına bir araya gelen ve bu seneki başvuruları değerlendirecek Dijital Finansın Öncüleri jüri üyeleri arasında; CCW Teknoloji Yatırımları A.Ş. Kurucusu ve Finansal Kurumlar Birliği Eski Başkanı Adem Duman; Brighton Üniversitesi İşletme ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceylan Onay; İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Tunçalp; FINTR Yönetim Kurulu Başkanı Demet Zübeyiroğlu; WinningCircle300 Kurucusu Efe Bulduk; Girişimci, Melek Yatırımcı Mentor Nevzat Aydın ve KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk yer alıyor.

    FINTR iş birliğiyle bu yıl ikincisini gerçekleştireceğimiz Dijital Finansın Öncüleri Ödül Programı ile inovasyonda öncü finans kuruluşlarını ve fintekleri ödüllendirerek sektördeki en iyi uygulamaları teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Geçtiğimiz yıl da oldukça yoğun ilgi gören programımız, finans sektöründeki yenilikçi girişimleri destekleyerek, Türkiye’nin dijital geleceğine ışık tutuyor. Böylelikle iş birliğine dayalı bir ekosistem oluşturarak sektörün gelişimine ivme kazandırmayı hedefliyoruz. Bu heyecan verici yolculukta, tüm finans ve teknoloji liderlerini programımıza başvurmaya davet ediyoruz” açıklamalarını yapan KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri KPMG Sinem Cantürk, fintekteki en iyi uygulamaları teşvik amacıyla bu ödül programının düzenlenmesinin altını çizerken; ekosistemin inovasyonla büyüyeceğine vurgu yapan FINTR Yönetim Kurulu Başkanı Demet Zübeyiroğlu ise, Dijital Finansın Öncüleri hakkındaki düşüncelerini şu şekilde paylaştı:  “Fintech ekosistemini besleyen en önemli şey, inovasyon. Ülkemizde bu anlamda çok yüksek potansiyele sahip kurum ve kişiler var. Dijital Finansın Öncüleri Ödül Programı ile bunları öne çıkarmayı, globalleşme yolculuklarına destek olmayı amaçlıyoruz. Programın ilk yılında gördüğü büyük ilgi ve gelen projelerin niteliği, fintech sektörü için gayet umut vericiydi. Bu yıl da yine bankaların ve fintek şirketlerinin yoğun katılımı var. 8 Mart’ta başvurular tamamlandıktan sonra değerlendirme süreci başlayacak. Ardından 16 Nisan’da ödül kazananların heyecanını hep birlikte paylaşacağız” dedi.  

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 2023'ün en yüksek getirili 6 fonundan 3'ü HDI Fibaemeklilik'inhaberi

    2023'ün en yüksek getirili 6 fonundan 3'ü HDI Fibaemeklilik'inhaberi

    Bireysel Emeklilik ve Sigortacılık sektöründe birçok ilki hayata geçiren HDI Fibaemeklilik, 2023 yılında fon performansıyla da dikkat çekti. 2022’deki HDI Fiba Emeklilik ve Hayat A,Ş. hisse senedi grup emeklilik yatırım fonu (BBH) yüzde 275.17 yıllık getiriyle sektöründe en çok kazandıran fon olmasının ardından, 2023 yılında da sektörde en yüksek getiri sağlayan 6 fondan 3’ü HDI Fibaemeklilik fonları oldu. Konuya ilişkin açıklama yapan HDI Fibaemeklilik Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Salih İleri, “Müşterilerimize sunduğumuz fonlar, 2022 yılındaki başarımızın ardından, 2023 yılında da oldukça üstün bir performans sergiledi. Sektörde en yüksek getiri sağlayan 6 fondan 3’ü HDI Fibaemeklilik fonları oldu. Kurucusu olduğumuz bu 3 fonu müşterilerimize sunmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu. 

    GELİŞMİŞ teknolojik altyapısı ve yenilikçi anlayışıyla, tüm çalışmalarıyla sektörde fark yaratan HDI Fibaemeklilik, fon getirisindeki başarısını sürdürmeye devam ediyor. 2023 yılında en çok kazandıran 6 emeklilik yatırım fonu içerisinde 3 fonu bulunan HDI Fibaemeklilik’in, HDI Fibaemeklilik Inveo Portföy Fon Sepeti EYF (FFZ) yüzde 126.76, HDI Fibaemeklilik Teknoloji Sektörü Değişken EYF (FFC) yüzde 111.37 HDI Fibaemeklilik  Re-Pie Değişken EYF (FJG) fonları yüzde 108.98 getiri sağladı. 

    ‘2024 yılında da fonlarımızın performansının sürdürülebilirliği için, piyasa fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğiz’

    Konuya ilişkin açıklama yapan HDI Fibaemeklilik Genel Müdür Yardımcısı Salih İleri şunları söyledi: 

    “Uzun dönemde bireysel emeklilik sistemi hep kazandırdı ve kazandırmaya devam edecek. Son yıllardaki enflasyonist ortama rağmen, HDI Fibaemeklilik olarak sunduğumuz fonlarla pozitif bir getiri sağlamayı başardık. Fon getirisinde sektör genelinde yüzde 63.27 kazanç elde edilirken, HDI Fibaemeklilik sektörün yüzde 1.89 üzerinde performansla yüzde 65.06 kazanç getirdi. Böylece HDI Fibaemeklilik fonları 2023’te diğer yatırım enstrümanlarından fazla getiri sağlamış oldu. 2022’deki Fiba Hisse Grup EYF (BBH) yüzde 275.17 yıllık getiriyle sektöründe en çok kazandıran fon olmasının ardından, 2023 yılında da sektörde en yüksek getiri sağlayan 6 fondan 3’ü HDI Fibaemeklilik fonları oldu. Böylece son dönemlerde getiri-performans oranında üst sıralarda yer almaya devam ettik. Kurucusu olduğumuz bu 3 fonu müşterilerimize sunmanın gururunu yaşıyoruz. Öte yandan 2023’te BEFAS’ta en çok işlem gören ilk 10 fonun 3’ü yine HDI Fibaemeklilik fonları oldu. Sektörümüze katkı sağlamak ve müşterilerimizin birikimlerini daha iyi değerlendirmelerine imkan tanımak için 2024 yılında da çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de, fonlarımızın performansının sürdürülebilirliği için, piyasa fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğiz.

    ‘Müşterilerimize yüksek getiri fırsatlarından yararlanmak için kolaylıklar ve alternatifler sunuyoruz’

    Salih İleri ayrıca, müşterilerine yatırımlar konusunda sundukları imkanlara ilişkin olarak; müşterilerin yatırım tercihlerine göre, teknoloji fonundan özel sektör tahvilleri (ÖST) fonlarına kadar 11 farklı portföy yönetim şirketi 43 emeklilik yatırım fonu ile çok geniş yelpazede alternatifler sunduklarını belirtti. Fon dağılım değişikliği konusunda da bilgiler paylaşan İleri, “Müşterilerimize risk profillerine göre fon tavsiyelerimiz ile hedefledikleri yatırım stratejilerine uygun alternatifler sunarken, ayrıca isteyen müşterilerimize yılda 12 kez olan fon dağılım değişikliği hakkını etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacı ile fon dağılımı değişiklik ve yönetim hakkını portföy yönetim şirketlerimize devredebilme imkanı da sunuyoruz. Böylece uzman portföy yönetim şirketlerimiz, finansal piyasaların değişen koşullarına göre pozisyon alarak katılımcılarımızın getiri avantajlarından en yüksek seviyede yararlanmalarına imkan sağlıyor” diye konuştu.

    HDI Fibaemeklilik’ten müşterilerine her hafta bülten

    HDI Fibaemeklilik ayrıca, müşterilerine uzun süredir sunduğu fon tavsiyelerinin de yer aldığı haftalık fon bültenlerini Ocak 2024’ten itibaren düzenli olarak mail ve sms ile göndermeye başladı. Güncel piyasa koşulları dikkate alarak katılımcılara sunulan emeklilik yatırım fonlarıyla en uygun olan fon modelini belirleyebilme, risk eğilimine ve yatırım tercihine göre emeklilik fonunu seçebilme imkanı sunuluyor. Bültenlerde ayrıca piyasa gelişmeleri/öngörüleri, HDI Fibaemeklilik’in fon getirileri/fon performansları, fon tavsiyeleri, ön sırada yer alan fonları gibi birçok başlıkta bilgilendirmeler yer alıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı