Sağlık
Uzmanından uyarılar… Kilo verme süreçleri yaşam tarzına uygun olmalı!haberi
Kilo almanın temelinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile hormonal değişiklikler ve zamanın ilerlemesiyle beraber metabolizma hızının yavaşlamasının yer aldığını dile getiren uzmanlar, ihtiyacı olmadığı halde kilo verme sonunun ölüme kadar giden çok ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebildiğini söylüyor.
Kilo almanın temelinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile hormonal değişiklikler ve zamanın ilerlemesiyle beraber metabolizma hızının yavaşlamasının yer aldığını dile getiren uzmanlar, ihtiyacı olmadığı halde kilo verme sonunun ölüme kadar giden çok ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebildiğini söylüyor. Diyet kavramının çok yanlış empoze edildiğini vurgulayan Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Müge Arslan, “Beslenme süreci kişinin yaşam arkadaşıdır. Uygulanan beslenme listelerinin yaşam tarzına paralel olarak hazırlanıp yürütülmesi gerekiyor.” dedi.
Doç. Dr. Arslan: “Eğer gerçekten sağlıklı kilo vermek ve verilen kilo tekrardan geri alınmak istenmiyorsa diyetisyenlere gidilerek destek alınmalı.”
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Müge Arslan, sağlıklı beslenme ve diyet konusunu değerlendirdi.
“Kilo almanın temelinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile hormonal değişiklikler yer alıyor”
Kilo almanın temelinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile hormonal değişiklikler ve zamanın ilerlemesiyle beraber metabolizma hızının yavaşlamasının yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Müge Arslan, “Nasıl ki yetersiz ve dengesiz beslenme paralelinde obezite sorununu getiriyorsa, ortoreksiya nevroza denilen sağlıklı beslenme takıntısı sorunuyla da karşıyayız. İdeal ağırlığında olmasına rağmen biraz daha, biraz daha, biraz daha ile gelip daha sonrasında çok ciddi bir sağlık problemine yol açan bir olay karşımıza çıkıyor. Bazı kişilerde vücut ağırlığı ideal olsa bile yine de biraz daha vermek istiyorum şeklinde yanlış düşünce oluyor. Beynin eğitilmesi denilen bir süreçten bahsediyoruz. Öncelikle vücut analizi yapılıp, kişinin gerçekten kilo vermeye ihtiyacı var mı, yok mu? Bunun çok iyi analiz edilmesi gerekiyor. Daha sonra bir uzman eşliğinde yeterli ve dengeli beslenme önemli. İhtiyacı olmadığı halde kilo verme süreçleri beraberinde hormonal değişikliklerden tutun, sonu ölüme kadar giden çok ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor.” dedi.
10 kilo verdiyse 20 kilo geri alıyorlar…
İnsanların doğru ya da yanlış birtakım yöntemler uygulayarak kilo verdiklerine dikkat çeken Doç. Dr. Müge Arslan, şunları dile getirdi:
“Zayıflıyorlar demiyorum, kilo veriyorlar. Fakat sonrasında 10 kilo verdiyse 20 kilo geri alıyor. 5 kilo verdiyse 10 kilo belki daha fazlasında geri alıyor. Yanlış uygulanan her metot, metabolizmaya bir çarpı koyuyor ve sonrasında daha fazla kilo olarak geliyor. ‘Hocam 3 ay boyunca sizin her dediğinizi yapacağız, egzersize çok fazla yoğunluk vereceğiz, aç kal deyin, aç kalacağız’ diyenler var. Temeldeki hata bu. Yetersiz ve dengesiz beslenme çözüldüğü zaman kilo alma gibi bir sorun olmuyor.”
“Diyet kavramı çok yanlış empoze ediliyor”
Diyet kavramının çok yanlış empoze edildiğine de dikkat çeken Arslan, “Diyet denince insanlar yetersiz beslendiklerini, yalnızca tek bir besin grubuna yönelik ya da sadece protein ağırlıklı sebze, meyve ağırlıklı besleneceklerini, aç kalacaklarını düşünüyorlar. Beslenme süreci kişinin yaşam arkadaşıdır. Bu nedenden ötürü yaşam arkadaşınızla birlikte hareket edebilmek çok önemli. Uygulanan beslenme listelerinin yaşam tarzına paralel olarak hazırlanıp yürütülmesi gerekiyor.” diye anlattı.
Yıllarca makarna yiyen birine sen makarna yemeyeceksin demek gerçekçi değil!
Yıllarca makarna yiyen bir insana ‘sen makarna yemeyeceksin’ demenin gerçekçi olmadığına işaret eden Doç. Dr. Müge Arslan, “Önemli olan makarnayı da yaşam tarzına adapte ederek sağlığını bozmayacak şekilde pişirilme yöntemleriyle beslenme sürecine dahil etmek.” dedi.
Popüler diyetlere de işaret eden Doç. Dr. Müge Arslan, “Çeşitli diyetler uygulanıyor. Atkins vardı, taş devri diyeti çıktı. Ketojenik diyet var. Glutensiz diyet bir ara çok modaydı. Fakat bunların tamamı Gastrointestinal (sindirim) sistemin mikrobiyotasını bozuyor ve çok ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor.” diye konuştu.
Kilo alma ya da verme sadece tartıdaki görülen rakam değil…
Doç. Dr. Müge Arslan, kilo verme sürecinin nasıl olduğuna vakıf olmak gerektiğini kaydederek, “Zaten bu oturduğu zaman, o vermesi gereken kiloyu verdikten sonra daha fazla kilo vermek istiyorum düşüncesi ortadan kalkıyor ve sağlıklı bir süreç geliyor. Nedir bu? Öncelikle ideal ağırlığın ne olduğunun analiz edilmesi lazım. Sadece beden kitle indeksini düşünerek ‘ben kiloluyum, obezim, şişmanım’ diye insanlar kendine komut veriyor. Fakat beden kitle indeksi boy ve kiloya endeks alarak ortaya çıkan bir ortalamadır. Yağı hesaba katmayan bir kriterdir. Bu nedenden ötürü insanlar kilo alma ya da verme eylemlerini sadece tartıdaki gördükleri rakamın düşüklüğü ya da yüksekliği olarak algılıyorlar. Bu nedenden ötürü kişinin beynine ideal ağırlığını, ideal vücut yağını ve buna göre nasıl bir yolda ilerleyeceğini söylemesi lazım.” şeklinde konuştu.
Yağ ideale gelmediği sürece o verilen kilo tekrardan geri geliyor…
İnsanların çok hızlı bir şekilde ve kısa sürede kilo verme hedefi içerisinde olduklarını, bunun da çok yanlış bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Müge Arslan, “Çünkü kilo verme süreci kişiye göre değişir. Morbid obez denilen aşırı derecede şişman olan bir birey, fazla miktarda vücut ağırlığı olduğu için daha hızlı kilo verirken, zayıf diye kategorize edilen vücut ağırlığının altında olan ya da ideal vücut ağırlığında olan kişiler çok daha yavaş kilo verebilirler. Nedir bunun ortalaması? Literatür, bunu haftada yarım kiloyla bir kilo arası der. Ama kişiye göre değişen bir süreçtir. Bir manken danışan haftada 300 gram veriyor. Bu onlar için iyi bir sayı. Fakat çok aşırı kilolu dediğimiz morbid obez danışan haftada 4 kilo 5 kilo verebiliyor. Bu su kaybı oluyor. Verilen kilonun geri alınması konusu da bu. Yani vücut ağırlığınız iniyor aşağıya. Siz kilo verdim diyorsunuz, ama yağ ideale gelmediği sürece o verilen kilo tekrardan geri geliyor.” dedi.
“Kilo alma ya da verme süreci sadece beslenmeyle alakalı değil”
Kilo alma ya da verme sürecinin sadece beslenmeyle alakalı olmadığını da belirten Doç. Dr. Müge Arslan, şöyle devam etti:
“Egzersiz de önemli bir yere sahip. Yani alınan enerji ve harcanan enerjinin dengesiyle alakalı bir süreçten bahsediyoruz. Yaşın, ciddi bir önemi var. Zamanın ilerlemesiyle beraber her 10 yılda bir bazal metabolizma yavaşlıyor. Spesifik süreçler var menopoz süreci gibi. Özel dönemler var hamilelik süreci gibi, emzirme süreci gibi. Bazı hastalıkların araya girdiği süreçler var hipotiroidi gibi haşimato gibi. Endokrinolojik birtakım hastalıklar gibi. Bunların hepsi aslında kilo alma sürecini tetikliyor.
Fakat egzersiz olmayan bir hayat da oldukça önemli. Bunun için insanlar çalışma hayatında çok aktif oldukları için özellikle masa başı çalışanlara, pratik önerilerde bulunuyoruz. Mesela arabalarını iş yerlerinden birazcık daha uzağa çekerek yürümek gibi, asansör kullanmamak gibi. Hafta sonları sahil kenarında ya da parkta, bahçede yürüyüş gibi… Bunlar hayatı hareketlendirebilecek küçük ip uçları. Beslenmenizi de düzelterek bunlara dikkat ettiğinizde kilo almanın önüne geçiyorsunuz.”
“Beslenme sadece tek besin grubuna yönelik bir şey değil”
Beslenme sürecinin pazar haline geldiğini, besin destekleri ve zayıflama pazarı denilen bir süreç haline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Müge Arslan, şunları söyledi:
“Beslenme sadece tek besin grubuna yönelik bir şey değildir. Kişinin aldığı karbonhidrat, protein ve yağ miktarıdır. Kişi karbonhidrat da almalı, protein de almalı ve yağ da almalı. Bu denge o bireye özgü ayarlanmalı. Yapılan en büyük hatalardan bir tanesi bir kişinin zayıfladığı listeyi birçok kişinin uygulaması… Eğitimsiz insanların çok fazla basında göz önünde olması ve bunların beslenmeye yönelik tüyo vermesi. Yanlış ve yetersiz beslendiğinden dolayı yaşamını kaybeden çok fazla insan var. Sağlık sorununa neden olan çok fazla insan var.
Eğer gerçekten sağlıklı kilo vermek ve verilen kilo tekrardan geri alınmak istenmiyorsa diyetisyenlere gidilerek destek alınması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Beslenme uzmanı ve diyetisyenler tarafından vücut analizi yapılarak beslenme süreçlerinin ayarlanması oldukça önemli.”
Temeldeki sorun yaşam tarzına adapte edilmemiş diyet listeleri…
Doç. Dr. Müge Arslan, tek başına diyet ya da tek başına egzersizin etkili olamayacağını ifade ederek, “Bunların ikisi de bir bütün. Temeldeki sorun yaşam tarzına adapte edilmemiş diyet listeleri ve yaşam tarzını adapte edilmemiş egzersiz programları ile başka bir hayata bürünmek.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
