Yazar: editor

  • Meme Kanseri Hakkında Doğru Sanılan 8 Hatalı Bilgi!haberi

    Meme Kanseri Hakkında Doğru Sanılan 8 Hatalı Bilgi!haberi

    Dünya Sağlık Örgütü, en sık görülen kanser türünün artık akciğer kanseri değil, meme kanseri olduğunu açıkladı.

    Dünyada her yıl 2 milyon 300 bin kadına meme kanseri tanısı konuluyor. Ülkemizde de kadınlarda gelişen her 4 kanserden 1’ini meme kanseri oluşturuyor. Başka bir deyişle, her 8 kadından 1’i, yani kadınların yüzde 13’ü yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, son yıllarda tanı ve tedavisinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde meme kanserinin artık ölümcül bir hastalık olmaktan çıkarak kronik bir hastalığa dönüştüğüne dikkat çekiyor. Tedaviden başarılı sonuç alınması için kadınların tarama programlarında yer alan  tetkik ve muayenelerini düzenli olarak yaptırmaları ve meme kanserine yönelik belirtilerde zaman kaybetmeden hekime başvurmaları gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “Ancak meme kanseriyle ilgili risk faktörlerinden tedaviye kadar pek çok konuda toplumda doğru sanılan hatalı bilgiler mevcut. Bu hatalı bilgiler hastaların gereksiz kaygıya kapılmalarına, daha da önemlisi hekime geç başvurmaları nedeniyle tedavinin güçleşmesine neden olabilmektedir” diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı,  meme kanseri hakkında toplumda doğru sanılan hatalı bilgileri anlattı; önemli önerilerde bulundu! 

    Aile öyküsü yoksa meme kanseri gelişmez. YANLIŞ! 

    DOĞRUSU: ‘Ailemde meme kanseri yoksa bende de olmaz’ düşüncesi nedeniyle rutin kontroller sıkça ihmal ediliyor. Oysa meme kanserinin yüzde 90’ından fazlası kalıtsal olmayan etkenlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla meme kanseri tanısı alan kadınların çok büyük bir bölümünde aile öyküsü veya genetik bir bozukluk görülmüyor. Bu nedenle aile öyküsü olmayan kadınların da tarama programlarında yer alan mamografi, ultrasonografi ve meme muayenelerini yaptırmaları yaşamsal öneme sahip. 

    Sadece annenin aile öyküsü riski artırır! YANLIŞ!

    DOĞRUSU: Meme kanserinde aile öyküsünden söz edildiğinde aklımıza sadece annede ve 1’nci derece akrabalarda görülen meme kanseri geliyor. Aslında aynı şekilde baba tarafında meme kanseri görülmesi de riski yükseltiyor. Bunun sebebi ise genlerin yarısının anneden yarısının ise babadan gelmesidir. 

    Meme kanseri ağrı yapmaz. YANLIŞ!  

    DOĞRUSU:  Memede ya da koltuk altında ele gelen kitle meme kanserinin en yaygın ve en önemli belirtisi oluyor. Toplumda meme kanseriyle ilgili hatalı bilinen bir başka konu ise meme kanserinde kitlenin ağrı yapmamasına yönelik. Yaygın inanışın aksine, hastaların yüzde 1-2’sinde memede ve meme başında ağrı oluyor. 

    Mamografideki   radyasyon  miktarı çok yüksektir. YANLIŞ!

    DOĞRUSU: Günümüzde kullanılan modern mamografi cihazlarıyla gerçekleştirilen çekimler sırasında maruz kalınan radyasyon miktarı, yaklaşık birkaç saatlik uçak yolculuğunda alınan radyasyon miktarına eş değer oluyor. Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “Tarama ve tanı amaçlı kullanılan mamografi kansere erken tanı konmasını sağlayarak hayat kurtarmaktadır. Dolayısıyla erken tanı için risk altında olmayan her kadının 40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi, ultrasonografi ve hekim tarafından yapılan elle muayeneyi ihmal etmemesi gerekir. Risk altında olan kadınlarda ise bu taramalara daha erken yaşta başlanır.” diyor. 

    Emzirmek meme kanserinden korur. YANLIŞ!

    DOĞRUSU: Yapılan çalışmalara göre; 35 yaş altında doğum yapmak ve bebeğini uzun süre emzirmek meme kanseri riskini biraz düşürüyor. Ancak kadın olmak meme kanseri için tek başına önemli bir risk faktörü. Dolayısıyla erken yaşta doğum yapan ve emziren kadınların da meme kanseri riski taşıdıkları için rutin tetkiklerini aksatmamaları gerekiyor.

    Doğum kontrol ilaçları meme kanserini tetikler. YANLIŞ!

    DOĞRUSU: Doğum kontrol ilaçlarının meme kanseri riskini artırdığına yönelik iddialar da bilimsel olarak kanıtlanmamış. Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “Günümüzde kullanılan doğum kontrol ilaçlarının oldukça düşük dozda östrojen ve progesteron hormonu içermeleri nedeniyle meme kanseri riskini artırmaları beklenmez. Yapılan klinik çalışmalarda da doğum kontrol ilaçları kullanan kadınlarda meme kanseri riskinin yükseldiğini gösteren herhangi bir sonuç alınmamıştır” diyor.

    Kanser tanısı konulan her kadın memesini kaybeder. YANLIŞ! 

    DOĞRUSU: Erken evre meme kanserinin öncelikli tedavisi cerrahi yöntem oluyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, cerrahi işlemlerde yıllar içerisinde ciddi gelişmeler yaşandığına işaret ederek, “Eskiden meme kanserinde genellikle; tümörün yanı sıra meme dokusu, meme altındaki bazı kaslar ve koltuk altında yer alan lenf düğümlerinin çıkarılmasıyla gerçekleştirilen mastektomi ameliyatı uygulanırdı.   Günümüzde ise özel durumlar dışında, kanser tanısı alan kadınların memesi korunabilmekte ve hastalığın tedavisi doğal bir meme görüntüsüne sahip sonuçlar ile gerçekleştirilmektedir” diyor. 

    Biyopsi ve ameliyat kanseri vücuda yayar. YANLIŞ! 

    DOĞRUSU: Toplumdaki yaygın inanışın aksine, memeye biyopsi yapılması kanserin yayılmasına neden olmuyor. Prof. Dr. Metin Çakmakçı, kanserin iğne veya bıçağın değmesiyle vücuda yayılmadığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kanser riski taşıyan her kitleye; ultrasonografi, mamografi veya MR kılavuzluğunda alınan örneğin incelenmesi ile patoloji uzmanları tarafından tanı konulur. Erken evre meme kanseri tedavisinin ilk basamağı da cerrahi yöntemdir. Ameliyatlar kanseri vücuda yaymaz, tam aksine tümörün çıkarılmasını sağlayarak hayat kurtarır. Tedavide kullanılabilen üç farklı aracımız var: Cerrahi, ilaç tedavisi ve ışın tedavisi (radyoterapi). Bunların üçü de farklı şekillerde ve farklı sırayla olsa da hemen hemen her hastada kullanılır. Erken evrelerde ilk tedavi basamağı ameliyatla tümörün yok edilmesi ve koltuk altındaki lenf bezlerinde tümör hücresi olup olmadığının anlaşılmasıdır. Bazı meme kanseri türlerinde evresine bakmaksızın önce ilaç tedavisi ile başlamanın daha iyi sonuç verdiğini biliyoruz. İlaç denilince hemen kemoterapi anlaşılmamalı, bugün elimizde tümör tipi ve evresine göre kullandığımız ve etki mekanizmaları çok farklı ilaçlar var” 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Bu proje ile protein kaçağıyla seyreden hastalıklarda böbrek biyopsisi yapmadan tanı konabilecekhaberi

    Bu proje ile protein kaçağıyla seyreden hastalıklarda böbrek biyopsisi yapmadan tanı konabilecekhaberi

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapan multidisipliner proje ekibi tarafından hazırlanan “Nefrotik Sendromlarda Biyobelirteçlerin Tanı ve Tedaviye Etkisi” başlıklı proje Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) B Grubu Çağrısi kapsamında desteklenmeye uygun bulundu.

     Proje ekibini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, yürüttükleri nitelikli çalışmalarından dolayı proje ekibini tebrik ederek başarılar diledi. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz bilim insanları,  ülkemiz başta olmak üzere tüm insanlığın ihtiyaçları doğrultusunda araştırma alanlarını yoğunlaştırarak, disiplinlerarası önemli projeler hazırlamaya devam ediyorlar. Hepimizin bildiği gibi diyaliz ve böbrek nakli hastalarının varlığı her geçen artmaktadır. Özellikle idrarda protein kaçağı sorunu pek çok sağlık problemini de berberinde getirmektedir.  Üniversitemiz bilim insanları,  protein kaçağıyla seyreden hastalıklarda böbrek biyopsisi yapmadan tanı hakkında fikir sahibi olmayı ve tedavi etkilerini değerlendirme imkanı sunmayı hedefleyen önemli bir projeye imza attılar. Projeleri Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı tarafından desteklenen ekibimizi kutluyorum” dedi.

             Araştırmanın içeriği ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıklar Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Meltem Seziş, “Projemiz ile protein kaçağıyla seyreden hastalıklarda böbrek biyopsisi yapmadan tanı hakkında fikir sahibi olmayı ve tedavi etkilerini değerlendirme imkanı sunmayı hedefliyoruz. Amacımız, erken tanı ve tedaviye ışık tutarak beraberinde getirdiği kamuya ait hastanelerde mali yükü azaltma potansiyeli olan tanı, tedavi ve/veya prognoz öngörücü panel oluşturmaktır. Dünya genelinde böbrek biyopsisi yapılamayan merkezlerde de hastalık tanı ve takibine imkan sunma potansiyeli de mevcuttur” dedi.

    Projede, EÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıklar Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Meltem Seziş ve EÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Banu Sarsık Kumbaracı ve Araştırma Görevlisi Gizem Korkut görev alıyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Cumhuriyetin Yüzü sergisinin belgeseli yayındahaberi

    Cumhuriyetin Yüzü sergisinin belgeseli yayındahaberi

    Borusan Kocabıyık Vakfı’nın Cumhuriyetin 100. yılını kutladığı “Cumhuriyetin Yüzü” sergisinin, hazırlık ve kurulum sürecine dair arka plan hikâyelerini anlatan belgesel yayınlandı. Belgeselde, erken Cumhuriyet döneminin kültür disiplinlerine ve toplumsal yaşama bakışını yansıtan serginin hazırlık sürecinin yanı sıra, koleksiyonerlerden ve uzmanlardan alınan görüşler ve tanıklıklar yer alıyor. 

    Borusan Kocabıyık Vakfı’nın, erken Cumhuriyet dönemindeki çok boyutlu toplumsal dönüşümün kültüre, sanata ve sosyal yaşama izdüşümlerine odaklanan Cumhuriyetin Yüzü sergisi, belgesel filmi ile ekranlara taşındı. 

    Ziyarete açıldığı günden itibaren büyük ilgi gören 700’e yakın orijinal ve dijital eser, belge ve efemeranın yer aldığı sergide, dönemin plastik sanatlar, müzik, edebiyat, grafik ve mimari tasarım, sahne sanatları, müzecilik, arkeoloji, sinema gibi kültürel disiplinlere bakışı, kapsamlı bir içerik ile günümüze taşınıyor. Kurtuluş Savaşı’ndan başlayarak sanatsal yaratının esin kaynağı olan “kuruluş, kurtuluş” temalarına da sergi kapsamında özel bir vurgu yapılıyor. 

    Borusan Contemporary’nin katkılarıyla hayata geçirilen serginin, belgesel projesinin aracılığıyla derinlikli ve kalıcı bir formata taşınması hedeflendi. Yönetmenliğini Selçuk Metin’in üstlendiği, prodüksiyonunu Tolan Films’in gerçekleştirdiği, Zeynep Oral tarafından senaryosu yazılan ve müziklerini Murat Evgin’in bestelediği dokümanter filmde, serginin ortaya çıkış süreci ve hazırlık aşamaları, yapılan röportajlar ve uzman görüşleriyle birlikte ilham veren hikâyelerle anlatılıyor.

    Belgesel ile ilgili görüşlerini belirten Borusan Kocabıyık Vakfı Genel Sekreteri Canan Ercan Çelik “Atatürk’ü ve Cumhuriyet devrimlerinin özünü anlamaya hizmet edeceğine inandığımız Cumhuriyetin Yüzü sergimizi, hazırlanan belgesel film aracılığıyla kalıcı hale getirmekten mutluluk duyuyoruz. En az sergi kadar hazırlık süreci de bizleri heyecanlandıran ve çok kıymetli çabalarla hayata geçirilen serginin ortaya çıkışını, sergiye emek veren değerli uzmanların sergi çerçevesindeki düşünce ve duygularını paylaşmak; diğer yandan sergi içeriğimizi onların görüşleri ekseninde pekiştirmek istedik.” dedi.

    Belgeselin yönetmenliğini yapan Selçuk Metin “Cumhuriyetin Yüzü ülkemizin bugününe ışık tutan bir sergi, etkileyici olduğu kadar geçmişi anlayabilmemiz, ülkemizi yoktan var eden ütopyacıların yeni bir ülkeyi nasıl yarattıklarını merak edenlere de mercek tutan bir anlayışla hazırlanmış. Cumhuriyetin ilk yirmi yılı, en önemli devrimlerin gerçekleştiği yıllar. Cumhuriyet’in Yüzü sergisi de bu yıllara yapılan bir yolculuk. Belgeselimizde bu yolculuğun yaratım süreci gözler önüne seriliyor. Yirmi yılda yapılan köklü değişiklikleri ve devrimleri kırk dakikaya sığdırmak mümkün değil, ancak geçmişten ders çıkarmak ve araştırmak isteyenler için bu belgeselin bir kılavuz olacağını düşünüyorum.” dedi.

    Orijinal eser, belge ve efemera ile dijital deneyimlerin de birlikte tasarlanarak, dönemin ruhunu kapsayıcı içerik bütünüyle izleyicilere sunan Cumhuriyetin Yüzü sergisi, 2 Haziran’a kadar Galataport İstanbul O2 Blok’ta, Pazartesi hariç her gün 11.00-20.00 arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kürekte Şampiyon Köyceğiz'de Belli Olacakhaberi

    Kürekte Şampiyon Köyceğiz'de Belli Olacakhaberi

    Kürek sezonunda Kadınlar ve Erkeklerde şampiyonların belli olacağı Sanmar Denizcilik Büyükler Türkiye Şampiyonası, 2-3 Mart tarihlerinde Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde gerçekleştirilecek. Kupanın sahiplerini bulacağı şampiyonada dereceye giren ekipler, tekne ödüllerinin de sahibi olacak.

    12 KULÜPTEN 150’Yİ AŞKIN SPORCU YARIŞACAK

    Türkiye Kürek Federasyonu tarafından Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde düzenlenecek olan Sanmar Denizcilik Büyükler Türkiye Şampiyonası; 1 Mart tarihinde eleme yarışları, 2-3 Mart tarihlerinde ise final yarışları ile geçilecek. Organizasyonda 12 kulüp ve 150’yi aşkın sporcu şampiyonluğa ulaşmak için mücadele edecek.

    DERECEYE GİREN EKİPLERE TEKNE ÖDÜLÜ

    Şampiyona yarışlarında dereceye giren ekipleri ise büyük ödüller bekliyor olacak. Erkekler kategorisinde dereceye giren ekiplerden birinciye Dört Çifte Teknesi, ikinciye İki Çifte teknesi ve üçüncüye ise bir çift kürek ödülü verilecek. Kadınlar kategorisinde ise dereceye giren ekiplerden birinciye İki Çifte Teknesi, ikinciye Tek Çifte Teknesi, üçüncüye ise bir çift kürek ödülü sahiplerini bekliyor olacak.

    TÜRKİYE KÜREK FEDERASYONU YOUTUBE RESMİ KANALINDAN CANLI YAYINLANACAK

    Görkemli bir ödül töreni ve katılımcılara yönelik düzenlenecek çok sayıda çekiliş etkinliği ile düzenlenecek Sanmar Denizcilik Büyükler Türkiye Şampiyonası, Türkiye Kürek Federasyonu Youtube Resmi Kanalı’ndan naklen canlı yayın ile yayınlanacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • A101 29 Şubat'ta Tiny House Satacakhaberi

    A101 29 Şubat'ta Tiny House Satacakhaberi

    Türkiye’nin 81 ilinde 12.000’i aşkın marketiyle her hafta hesaplı teknolojik ürünleri tüketicilerle buluşturan A101, 29 Şubat günü birçok avantajlı teknolojik ürünü müşterilerine sunacak.

    Türkiye’nin 81 ilinde ve her ilçesinde, 500’ün üzerinde tedarikçisi ile perakende sektörünün öncü şirketleri arasında yer alan A101, 29 Şubat’ta çeşitli teknolojik ürünleri satışa sunacak.

    A101’e Bu Hafta Tiny House Gelecek

    A101’de bu hafta ESCAMP 6500 Flat Tiny House satışta olacak. A101 için özel olarak üretilen ürün 399.990 TL’ye tüketicilerle buluşacak.

    Uygun Fiyatlı Yeni Nesil Televizyonlar A101’de

    TOSHIBA 70UL4C63DT 70’’ Ultra HD 4K Smart LED TV 26.999 TL, ONVO OV65500 65” Ultra HD WEBOS 2.0 LED TV 16.999 TL, PHILIPS 55PUS7608 55” UHD Smart LED TV 21.999 TL, TOSHIBA 55UA2263DT/ 55UA2363DT 55″ Ultra HD Android TV ise 14.999 TL’lik fiyatla beğenilere sunulacak.

    Kaliteli Beyaz Eşyalar A101 Mağazalarında Alıcılarına Sunulacak

    REGAL RGL 90 BT/BT 1001 Büro Tipi Buzdolabı 4.999 TL, SEG ST 283 Buzdolabı 8.999 TL, HYUNDAI EC-107 Alkali Detoks 7 Filtreli Su Arıtma Cihazı ise 2.499 TL fiyatıyla A101 mağazalarında yerini alacak.

    Kaçırılmayacak Teknolojik Ürünler A101’lerde Tüketicileri Bekliyor

    REEDER S19 Max 4/128 GB Cep Telefonu 3.999 TL, GOSMART TWS 15 Bluetooth Kulaklık/Powerbank 239 TL, PIRANHA Bluetooth Speaker 249 TL, NOKIA TWS 521 Bluetooth Kulaklık ise 599 TL fiyatıyla satışa çıkacak.

    Avantajlı Küçük Ev Aletleri Yüzleri Güldürüyor

    FANTOM CC3500 Cyclone Elektrikli Süpürge 2.399 TL, ARZUM Okka Minio Jet Türk Kahvesi Makinesi 1.199 TL, HOMEND Royaltea 1741H Çelik Çay Makinesi 1.499 TL, SINBO SCM-2934 Kahve & Baharat Öğütücü 439 TL, KIWI KSM-2447 Tost Makinesi ise 1.399 TL’ye satışta olacak.

    A101 Kişisel Bakımına Dikkat Edenleri de Unutmuyor

    APRILLA AHC-5019 Erkek Bakım Seti 439 TL, SINBO SHD-7094 Saç Kurutma Makinesi 399 TL, APRILLA AHC-5038 Tıraş Makinesi 239 TL, APRILLA AFM-2892 Şarjlı Sporcu Masaj Aleti 599 TL, ORAL-B D16 Easy Clean Diş Fırçası ise 699 TL’lik fiyatıyla kişisel bakımına özen gösterenlere sunulacak.

    Çeşitli Hırdavat Ürünleri A101 Marketlerinde Yerini Alacak

    PIRANHA Avuç Taşlama 499 TL, PIRANHA Darbeli Matkap 499 TL, PIRANHA Dekupaj Testere 499 TL, PIRANHA 12 V Akülü Vidalama Seti 549 TL, APRILLA Şarjlı Vidalama 55 Parça ise 399 TL.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Türk Telekom ve Netsia'nın geliştirdiği SEBA mimarisi  Zyxel ile dünyaya açılıyorhaberi

    Türk Telekom ve Netsia'nın geliştirdiği SEBA mimarisi Zyxel ile dünyaya açılıyorhaberi

    Teknoloji üreten ve ihraç eden ülke olma vizyonu kapsamında öncü rol üstlenen Türk Telekom, yenilikçi çözümler geliştiren iştirakleri ve global partnerleriyle dünya standartlarını belirleyen çalışmalara imza atıyor. İştiraki Argela ile birlikte yerli mühendislerin öncülüğünde geliştirdiği şebeke teknolojilerinde stratejik önem taşıyan öncü teknoloji SEBA’yı dünyada ilk kez deneyimleyen şirket olan Türk Telekom, Silikon Vadisi’ndeki iştiraki Netsia’nın BB Suite ürünüyle güçlendirilmiş yeni SEBA mimarisini Zyxel ürünleriyle entegre ederek dünya çapındaki kullanıcılar için hazır hale getirdi. 

    Türk Telekom iştiraki Netsia’nın en son teknoloji ürünü BB Suite’i ve Zyxel’in Whitebox OLT’si ile sanallaştırılmış ve ayrıştırılmış genişbant ağ stratejisini hayata geçirdiğini GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’ın katılımıyla Türk Telekom ile Zyxel arasında düzenlenen imza töreninde duyurdu. 

    Teknoloji birikimini değer odaklı yaklaşımıyla, üreten ve ihraç eden Türkiye vizyonuna yansıtan Türk Telekom, sektörün en prestijli organizasyonlarından olan GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde önemli bir iş birliğine imza attı. Yeni nesil teknolojilere yönelik çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Türk Telekom, dijitalin yüzyılı yapma parolasıyla girdiği Türkiye Yüzyılı’nda yenilikçi teknoloji çözümlerini dünyaya ihraç etmeye hazırlanıyor. İştirakleri Argela ve Netsia’nın üzerinde çalıştığı “Yazılım Tanımlı Fiber Genişbant Erişim Sistemi”ni (SEBA) 2021’de ilk kez Türkiye’de deneyimleyen şirket olarak öncü bir çalışmaya daha liderlik eden Türk Telekom, iştiraki Netsia’nın geliştirdiği en son teknoloji ürünü BB Suite ile Open Networking Foundation’ın (ONF) SEBA mimarisini temel alan ilk toplu dağıtımını tamamladı. Netsia BB Suite’i ile Zyxel’in Whitebox OLT’sinin entegrasyonunu başarıyla tamamlayan Türk Telekom, dünya standartlarında, modern, kaliteli ve yüksek hızlı genişbant hizmeti sunmak için hazır hale getirdi. Fiber genişbant alanında devrim niteliğinde ortak bir inovasyon gerçekleştiren Türk Telekom, Netsia ve Zyxel GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde imzalanan sözleşmeyle iş birliğini resmiyete taşıdı. Türk Telekom’un iştiraki Netsia’nın üstün teknoloji çözümünün, imzalanan sözleşme ile Zyxel’in yoğun faaliyette olduğu Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da yaygınlık kazanarak dünya standartlarını belirlemesi bekleniyor.

    Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Bir Telekom operatörü olmanın ötesinde öncü çalışmalarımız ve iş birliklerimiz ile Türkiye’nin teknoloji ihracatında söz sahibi ülke olma hedefine liderlik ediyoruz. Yerelde yaptığımız iş birlikleri ile ülkemizdeki ekosistemi desteklerken, globalde yürüttüğümüz çalışmalarla ülkemize hem prestij hem de katma değer kazandırıyoruz. Yenilikçi çözümler üreten şirketimiz Argela ve ABD’deki iştiraki Netsia’nın geliştirdiği üstün fiber altyapı teknoloji ürünü Zyxel iş birliğiyle dünya standartlarını belirleyecek bir inovasyona dönüştü. Zyxel ile imzaladığımız bu sözleşme ile ülkemizin teknoloji ihraç eden ülke olma vizyonuna katkı sunmaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. 

    Zyxel İletişim Başkanı Karsten Gewecke, “Netsia BB Suite pazardaki en gelişmiş çok yönlü çözümlerden biri ve SDA Serisi Combo ürünümüz ağ ayrıştırma evrimini birlikte ilerletmek için tasarlandı. Satıcıdan bağımsız donanımla açık bir geniş bant erişim ortamı yaratan ve hizmet sağlayıcıları rekabette öne geçiren esnek, geleceğe dönük bir çözüm geliştirmek istedik. Bu alandaki öncü çalışmalar yürüten kurumlar olarak Türk Telekom’un OLT tedarikçilerinden ve SEBA ekosisteminin bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz.” ifadelerini kullandı. 

    Netsia BB Suite 

    Netsia BB Suite, sanallaştırma ve yazılım tanımlı ağ özellikleri aracılığıyla operasyonel maliyetlerin azaltılmasına destek olan ve altyapı revizyonlarına gerek kalmadan çeşitli hizmetlerin sunulmasına olanak tanıyor.   Operatörlerin ağ altyapısı kurulum ve yönetim pratiklerini dönüştüren Netsia BB Suite, en son teknoloji ile ağ yeteneklerini geliştiriyor ve operasyonları kolaylaştırıyor. Zyxel SDA Serisi, Netsia BB Suite’e ölçeklenebilirlik, esneklik ve birlikte çalışabilirlik sağlamak için tam donanımlı, hepsi bir arada bir PON Whitebox OLT sağlıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kadına Sağlık Projesi İle Yarınlar Aydınlıkhaberi

    Kadına Sağlık Projesi İle Yarınlar Aydınlıkhaberi

    PWN İstanbul ve Awen for Us iş birliğiyle hayata geçirilen “Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Programı” mezunlarının başlattığı Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı kadın sağlığı podcast serisi “Kadına Sağlık” tüm bölümleriyle yayında.

    Kadınların sağlık okuryazarlığını artırmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı amaçlayan Kadına Sağlık isimli 18 bölümlük podcast serisi için gönüllü olarak emek verenler 26 Şubat’ta Takeda Türkiye’nin ev sahipliğinde bir araya geldi.

    Sağlık sektöründeki kadınların gelişimini ve liderlik sürecini desteklemek amacıyla 2021 yılında Professional Women’s Network İstanbul (PWN İstanbul) ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliğinde, UN SDSN Türkiye ve Awen for Us desteğiyle “Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Programı”  başlatılmıştı. Bu programdan mezun olan gönüllü kadınlar, Türkiye’nin en kapsamlı ve ilk kadın sağlığı serisi olan “Kadına Sağlık” podcast serisini hayata geçirdi. Kadına Sağlık podcast serisi, kadın sağlığı hakkında farkındalık yaratmayı, kadın sağlığı konusunda toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeyi, kadınları bilinçlendirerek güçlenmelerine katkıda bulunmayı ve kadınların sağlık okuryazarlığını desteklemeyi hedefliyor. 

    Sunuculuğunu ünlü yazar ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan’ın üstlendiği podcast programında alanında uzman gönüllü kadın konuşmacılar ile sağlıklı yaşamdan depresyonla başa çıkma yöntemlerine, infertiliteden kanserle mücadeleye kadar geniş bir yelpazede kadın sağlığına ilişkin konular derinlemesine ele alınıyor. Her bölümü 15 dakika süren ve “Bilgi kadını güçlendirir, kadın toplumu dönüştürür” misyonuyla tasarlanan Podcast serisi, kadınların sağlık okuryazarlığını artırmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı amaçlıyor.

    Tüm podcastlerin canlıya alınması ile 26 Şubat Pazartesi günü Takeda Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Kadına Sağlık bilgilendirme toplantısında Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Programı ve Kadına Sağlık Projesi’nin hikayesi katılımcılarla paylaşıldı. Dünya kadınlar gününe yaklaşırken sektörün lider kadınlarını bir araya getiren bu önemli organizasyonda moderatör Yekta Kopan’a ve 18 gönüllü kadın konuşmacı hekime, kadın sağlığına verdikleri desteklerden dolayı teşekkür sertifikası takdim edildi. 

    “Kadına Sağlık, Yarınlar Aydınlık” sloganıyla hayata geçirilen Kadına Sağlık Podcast serisine Spotify, Youtube ve Apple podcast platformları üzerinden ulaşılabiliyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • En iyi Türkçe ana haberlerden öğrenilirhaberi

    En iyi Türkçe ana haberlerden öğrenilirhaberi

    Dream Türk TV’nin sevilen programı Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde’nin bu haftaki konuğu başarılı oyuncu Alara Bozbey ve ünlü söz yazarı ve şarkıcı Murat Güneş oldu.

     

    En iyi Türkçe haberlerden öğrenilir

    Formatı Sertaç Akkaya’ya ait olan Sea Production’un yapımcılığını üstlendiği Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya’nın sunduğu bol müzikli ve bol kahkahalı program Müzik Evinde yayın hayatına hız kesmeden devam ediyor. 5. bölümüyle sevenlerinin karşısına çıkan Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde’nin bu haftaki konuğu Alara Bozbey ve Murat Güneş oldu. Litvanya doğumlu olan Litvanyalı baba ve Ukraynalı annenin kızları olan Alara Bozbey, çocuk yaşta geldiği Türkiye’de Türkçeyi nasıl öğrendiğini de anlattı. Hiç Türkçe bilmeden geldiği Türkiye’de Türkçeyi ana haber bültenlerini takip ederek öğrendiğini söyleyen Bozbey, “Doğru Türkçeyi doğru diksiyonla öğreneceğiniz en iyi yer haber bültenleri. İlk başlarda o kadar düzgün bir Türkçe ile konuşuyordum ki restoranda sipariş bile verirken kelimeleri birbirine bağlamak için uğraşıyordum çok zorlandım. Bildiğin spiker gibi konuşuyordum” dedi.

     

    Prömiyer gecesi işi bırakmak istedim

    Kızılcık Şerbeti dizisinin Ecem’i Alara Bozbey, kariyerindeki ilk tiyatro oyunundaki heyecanı da anlattı. “İlk tiyatro oyunumda o kadar çok heyecanlandım ki prömiyer gecesinde işi bırakmak istedim. Heyecandan parmak uçlarım bile titriyordu. Beni ikna ettiler ama o geceden hiçbir şey aklımda yok. Nasıl oynadım nasıl sahneye çıktım bilmiyorum” diyerek kariyerindeki yükselişini anlattı.

     

    Medresede klip çekti

    Kaleme aldığı ve seslendirdiği şarkılarla milyonların gönlüne taht kuran Murat Güneş, yeni albümünün müjdesini verdi. Yeni albümünden bir şarkısının da klibinden söz eden Güneş, “Klip Sultanahmet’te Caferağa medresesinde çekildi ve ilk kez açıklıyorum klipte de Alara Bozbey rol aldı” dedi. Hat ve ebru sanatına da olan ilgisinden bahseden Güneş, “Ebru yaptığım Sultanahmet’teki atölyede klip çektik” dedi. Türkiye’de bir ilke de imza attıklarının altına çizen Güneş, albüm kapağını yapay zekaya tasarlattıklarını söyledi.

    Emel Yalçın ve Sertaç Akkaya ile Müzik Evinde her Cumartesi saat 21:00’da Dream Türk TV ekranlarında…

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kutsal Yolculuk: Hicret belgeselinin çekimleri devam ediyorhaberi

    Kutsal Yolculuk: Hicret belgeselinin çekimleri devam ediyorhaberi

     Fatih Karaboğa anlatımıyla Peygamber Efendimiz (S.A.V.) ayak izlerinden Kutsal Yolculuk: Hicret belgeselinin çekimleri tüm hızıyla devam ediyor.  

    Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) Sevr Mağarası’ndan başlayarak çıktığı yolculuğun tüm zorluklarını yeniden yaşayan belgesel ekibi, Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) konakladığı, dinlendiği ve yürüdüğü yolları yeniden yürüyor. 8 günlük zorlu yolculukta Peygamber Efendimiz’in ayak izinden tüm gerçekliği ile yeniden yürüyerek anlatan Fatih Karaboğa ve belgesel ekibi, yolculuğun sonuna yaklaştı. 480 Km’lik yolculuğun büyük kısmını yayan yapan ekip, Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) yaşadığı tüm zorlukları yerinde deneyimledi.

    Uzun ve titiz bir çalışma sonucunda hazırlanan projenin Yapımını No23 Prodüksiyon’un yapımcılığını Tuğba Tuna Bilgin’in üstleniyor. Yönetmen koltuğunda Hakan Karadağ’ın oturduğu Kutsal Yolculuk: Hicret belgeselinin anlatımını ise Fatih Karaboğa üsleniyor.

    Peygamber Efendimiz’in (S.A.V.) Sevr Mağarası’ndan başlayıp 8 günde tamamladığı 480 Km’lik Hicret yolculuğunu konu alan belgeselde, Peygamber Efendimiz ‘in (S.A.V.) konakladığı, yemek yediği ve dinlendiği yerleri gerçekliği ile yeniden yaşanacak.

     

    Konusu:

    Sevr Mağarası’ndan başlayıp Kuba’da son bulan 480 km’lik bir yol, Rasülullah Efendimizle beraber 4 kişi olan bir grup tarafından tamamlandı.  Yolun yarısı tamamıyla çöllerle kaplı olduğu için açık alandaki tehlikelerle baş ettiler. Geriye kalan bölüm ise derin vadiler, sarp geçitlerle doğaya karşı bir mücadele gerçekleştirdiler. Tüm bu koşulların yanı sıra Ümmü Hub, Zî-selem, Mecâh, Rakûbe gibi yerlerden geçip ilerlemek ise çok güçtü. Kutsal Yolculuk: Hicret belgeselinde “Hicret güzergahı, ibn-i İshak, ibn-i Hibbân, Taberî, ibn-i Kesir, Bilâdî, İdrisî, Ensârî gibi ünlü siyer tarihçilerinin eserlerinden yola çıkarak yer isimleri belli olup müşterek zikredilen 41 yeri ihtiva etmektedir”.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • “Ülkemizi yeni nesil teknolojilerde dünyaya yön veren bir konuma getiriyoruz"  haberi

    “Ülkemizi yeni nesil teknolojilerde dünyaya yön veren bir konuma getiriyoruz" haberi

    Türk Telekom, dünyanın önde gelen teknoloji etkinliklerinden biri olan GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, önemli proje ve iş birliklerini duyuruyor. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, kongre kapsamında yaptığı açıklamada, milli teknolojileriyle dışa bağımsız ve teknoloji ihraç eden bir Türkiye için durmaksızın çalıştıklarını ifade ederek, “Ülkemizin en yüksek teknoloji yatırımlarını gerçekleştiriyor ve dijital dönüşümün öncülüğünü üstleniyoruz. Türkiye’de 5G ve yeni nesil teknolojilerin verimli çalışmasına olanak sağlayacak fiber altyapı sürecini başarılı bir strateji ve emin adımlarla yürütürken, teknolojimizle, Türk mühendislerimizin çalışmalarıyla yenilikçi fikirleri destekleyerek küresel sınırları kaldırarak dünyaya açılıyoruz” dedi.  

    Dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını oluşturmaya devam ettiklerini belirten Önal, “Türkiye’de başarılı olmuş ne kadar öncü çalışma varsa orada Türk Telekom vardır. Her zaman olduğu gibi bugün de milli sorumluluk bilinciyle dijital dönüşümde liderliği üstleniyor, yerli iş birlikleri ve alanında güçlü global firmalarla ortak çalışmalar gerçekleştirerek bölgemizin teknoloji sağlayıcısı olmayı hedefliyoruz. Yerli ekosistemi her zaman odağımızda tutarak Türk mühendislerin de içinde bulunduğu çalışmaların katkısıyla, ülkemizin teknoloji üreten ve ihraç eden ülke olma vizyonuna liderlik ediyoruz. Grup şirketimiz Argela ve onun Amerika’daki iştiraki Netsia’nın 5G ve fiber alanlarındaki kazanımları, Türk Telekom Ventures’ın yerli girişimlerimizi küresel oyuncular arasına katan rolü ile ülkemizi yeni nesil teknolojilerde dünyaya yön veren bir konuma getirmek için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu.

    Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen GSMA Mobil Dünya Kongresi kapsamında gazetecilerle bir araya geldi.  Türk Telekom’un iletişim ve teknoloji alanındaki yüksek bilgi birikimi ile Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etmeye devam ettiğini belirten Önal, “Tarih bize bir yatırım misyonu yüklüyor. Bu misyonla ülkemizin dijitalleşmesi için 2005’ten bu yana 20 milyar dolarlık yatırım yaptık. Türkiye’yi geleceğe taşımak için 2023’te de yatırımlarımıza ara vermeden devam ettik. Dijitalleşmenin ön koşullarından biri olan fiberleşme sürecini başarılı bir strateji ile emin adımlarla yürüterek, 2023 yılının sonunda 32,2 milyon haneyi kapsayan fiber altyapımızın uzunluğunu 437 bin km’ye çıkardık. Bağımsız araştırma şirketi Nielsen IQ’nun ‘Reklam ve Marka Sağlığı Araştırması’na göre ‘Sadık Müşteri Yaratma’ oranında, 2023 yılında rakiplerimizi geride bırakarak lider olduk. Ülkemizdeki kullanıcılarımıza en iyi hizmeti sunarken Türkiye Yüzyılı’nda  hedefimiz; teknoloji birikimimizi yerli ekosisteme aktararak bölgemizin teknoloji sağlayıcısı olmak ve Türkiye’yi yeni nesil teknolojilerde dünyaya yön veren bir konuma taşımak” dedi. 

    “5G’de dışa bağımlılığı azaltacak her tür çalışma milli görevimiz” 

    Teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak yerli ekosistemi oluşturmak için çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüklerini ifade eden Önal, “Türk Telekom olarak yenilikçi teknolojilerin öncüsüyüz, 5G’ye en hazır operatör olarak bu alanda birçok ilke imza attık. Hedefimiz 5G’ye olabildiğince yerli unsurlara geçmek. Bu motivasyonla birçok yerli firma ile iş birlikleri yaparken, 5G denemelerimiz ile ülkemizi geleceğe taşıyan pek çok proje ve çalışmanın öncüsü olduk. Halka açık ilk bireysel 5G deneyimini, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’mızın öncülüğünde, İstanbul Havalimanı’nda başlattık. Kırdığımız 5G hız rekorlarının yanı sıra ülkemizin ilk akıllı fabrika uygulaması, ilk özel endüstriyel mobil şebeke, ilk canlı 5G maç yayını, 5G destekli ilk çevrim içi uzaktan ameliyat ve tarımda ilk akıllı traktör kullanımı gibi çok sayıda yenilikçi projeye imza attık” diye konuştu.  

    “Sürdürülebilir yerli ekosistemin geliştirilmesi için çalışıyoruz”

    Önal, Türkiye’yi teknoloji üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna taşımanın Türkiye Yüzyılı’nda en önemli hedeflerinden biri olduğunun altını çizerek, “Global iş birlikleri ile bulunduğumuz bölgenin teknoloji taşıyıcısı olmak ve küresel sınırları kaldırıp dünyaya açılmak bizim ekosistemimizin önemli odak noktaları. Daha değerlisi ise bunu yerli gücümüzle yapabilmek. Grup şirketimiz Argela ve onun Amerika’daki iştiraki Netsia’nın katkılarıyla yenilikçi vizyonumuzu destekleyen teknolojilerimizi inovasyonun kalbinin attığı Silikon Vadisi üzerinden küresel iş birliklerimizle dünyaya kazandırıyoruz. Geliştirdiğimiz bu teknolojileri ürünleştirmek adına, dünyanın sayılı teknoloji şirketlerinden Juniper Networks ve Net Insight ile önemli anlaşmalarımız bulunuyor. Open RAN çözümlerimiz, RIC ve SEBA gibi ürünlerimiz dünyanın dört bir yanında kullanılırken, Netsia’nın 5G alanında geliştirdiği senkronizasyon ürünümüz ticarileşti. Argela ve Netsia’nın; 5G ve fiber alanları dahil 68 adet uluslararası patenti bulunuyor. Bu çalışmalardan aldığımız motivasyonla, bilgi ve iletişim teknolojileri alanında sürdürülebilir yerli ekosistemin geliştirilmesi için ürün ve projeler geliştirmeye odaklanıyoruz” ifadelerinde bulundu.

    “Girişimlerimizin uluslararası boyutta ölçeklenmesi için çalışıyoruz”

    Ekonomik gelişimde kaldıraç rolü gören girişimcilik alanına büyük önem verdiklerini belirten Önal, “Teknoloji yarışında ülkemizi söz sahibi bir konuma getirmek hedefiyle çalışmalarımızı sürdürürken, Kurumsal Girişim Sermayesi şirketimiz Türk Telekom Ventures ve kurumsal girişim hızlandırma programımız PİLOT ile çok daha fazla girişime destek olarak ülkemizden yeni unicorn’lar çıkarmayı hedefliyoruz.  PİLOT ile bugüne kadar 111 girişime toplamda yaklaşık 32 milyon TL nakit desteği sağladık. Bunlardan 52’si yurt içi ve yurt dışından toplam tutarı 35 milyon doları aşan yatırım alarak proje ve fikirlerini geliştirme fırsatı yakaladı” diye konuştu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı