Yazar: editor

  • Pasifik Teknoloji Titra Teknoloji'nin Yüzde 51'ini Satın Aldıhaberi

    Pasifik Teknoloji Titra Teknoloji'nin Yüzde 51'ini Satın Aldıhaberi

    Pasifik Teknoloji, Türkiye’nin ilk insansız helikopteri Alpin ile adını duyuran Titra Teknoloji A.Ş.’nin yüzde 51’ini, hazırlatılan değerleme raporu kapsamında tespit edilen 478.197.000 TL bedel ile satın aldı.

    İnşaat ve gayrimenkulden uluslararası lojistiğe, gıdadan imalat sanayiine, enerjiden madenciliğe kadar farklı sektörlerde önemli başarılara imza atan Pasifik Grubu bünyesinde bulunan ve 13 Şubat’ta Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlayan Pasifik Donanım ve Yazılım Bilgi Teknolojileri A.Ş. (Pasifik Teknoloji), bu satın almayla ürün ve hizmet kapsamını genişletmeyi hedefliyor. 

    Pasifik Grubu CEO’su F. Nusret Dur, halka arz sürecinde de belirttikleri gibi şirket satın alma ve birleşmeler ile Pasifik Teknoloji’nin hem ürün ağını geliştirmek hem de yeni pazarlara açılmak için yatırımlarına devam ettiğini söyledi. Ankara merkezli Titra Teknoloji’nin yüzde 51 oranındaki hissesini 478 milyon 197 bin TL bedel karşılığında satın aldıklarını ifade eden Dur, şunları söyledi:

    “Titra, Türkiye’nin ilk insansız helikopteri olarak envantere alınan Alpin ile adını duyuran bir şirket. Askeri ve sivil kullanıma uygun insansız hava araçları sistemleri, akıllı sağlık sistemleri, akıllı şehirler, yapay zeka, siber güvenlik teknolojileri, büyük veri (big data) analizi gibi alanlarda inovatif projeler üretiyor. Titra Grup şirketleri bilişim alanında entegratörlük ve saha bakım hizmetleri, envanter yönetimi gibi alanlarda da kurumsal müşterilere ve çeşitli kamu kurumlarına hizmet sunuyor.”

    Söz konusu satın almayla birlikte teknoloji sektöründeki güçlerini önemli ölçüde artıracaklarını anlatan F. Nusret Dur, satın almanın ardından Titra Teknoloji’nin kurucu ortağı olan M. Selman Dönmez’in de Pasifik Teknoloji’nin Genel Müdürü olarak atandığını duyurdu. 

    “Önemli işlere imza atacağız”

    Pasifik Teknoloji Genel Müdürü M. Selman Dönmez, Pasifik Teknoloji çatısı altında Titra Teknoloji’nin çok önemli işlere imza atacağına inancının tam olduğunu söyledi. “Güvenlik ve savunma alanında Türkiye’nin ilk insansız helikopteri Alpin’in yanı sıra DELİ Taktik Kamikaze Sistemi, PARS Gözcü İHA ve sürü yeteneklerinin eklendiği insansız sistemler son 3 yılda geliştirdiğimiz önemli ürünler arasında yer alıyor” diye konuşan Dönmez, Titra’nın öne çıkan ürün ve hizmetleri hakkında şu bilgileri verdi:

    “Son 10 yılda insansız hava araçlarının askeri ve sivil alanlarda kullanımlarının artması ile birlikte gelişen teknolojilerin etkisiyle, insansız araçlar hayatımızda daha da aktif olarak yer almaya başladı. Sivil alanda taşımacılık başta olmak üzere afetlerle mücadeleden güvenlik amaçlı kullanımlara kadar birçok alanda kullanılmak üzere geliştirilmeye devam eden insansız sistemlerin, özellikle taşımacılıkta üstleneceği rol çok büyük. Tedarik zincirinin gelecekte en önemli ayaklarından biri de insansız lojistik olacak. Sürdürülebilirliğin kaçınılmaz olduğu her alanda yazılım ve robotik teknolojilerin hayatımıza girmesi gibi taşımacılık ve lojistik alanında da insansız hava araçları çok önemli bir rol alacak. Pasifik Teknoloji çatısı altında bu teknolojileri yerli olarak geliştiriyor olmamız, bize stratejik avantajlar sağlıyor. İnsansız teknolojilerde birçok dost ve kardeş ülkeyle birlikte çalışmak için görüşmelerimiz devam ediyor. Bu yıl içerisinde bu görüşmelerin ihracatımıza çok büyük katkılar sunacağına inanıyorum.” 

    Genç, yetenekli, gelişime açık 387 kişilik bir ekip olduklarını ifade eden Dönmez, “Sadece savunma alanında değil, sağlık teknolojileri, yapay zeka sistemleri, bilişim ve akıllı şehirler alanlarında da ürün geliştiriyoruz. Bu alandaki çalışmalarımızla da ülkemizin önemli projelerine katkı sağlıyoruz” diye konuştu. 

    M. Selman Dönmez, satın almanın tamamlanmasının ardından Pasifik Teknoloji çatısı altında mevcut ürün ve hizmetleri daha da geliştireceklerini ve teknoloji alanında hem ulusal hem de uluslararası arenada çok güçlü bir oyuncu olacaklarını söyledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sistem Global: “Veri güvenliği önlemleri düzenli denetim ve güncellemelerle sağlamlaştırılmalı"haberi

    Sistem Global: “Veri güvenliği önlemleri düzenli denetim ve güncellemelerle sağlamlaştırılmalı"haberi

    Şirketlere büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, veri sorumlusu veya veri işleyen kurumların iş süreçlerini Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü gibi veri koruma regülasyonlarına uyumlu hale getiriyor. Sistem Global Yönetici Ortağı Sertel Şıracı, yerli ve yabancı şirketlerin veri ihlali risklerine karşı alabileceği önlemlere yönelik açıklamalarda bulundu. 

    Teknoloji, mühendislik ve üretim şirketleri başta olmak üzere, katma değerli üretim hedefleyen her ölçekten şirkete büyüme odaklı iş servisleri ve danışmanlığı sunan Sistem Global, şirketlerin iş süreçlerinde kullandığı yeni yazılım teknolojilerinde kullanıcı haklarının belirlenmesi gibi KVKK uyum işlemlerinin yapılması, ilgili denetimlerin sağlanması, işletmelerde KVKK uyumluluğunu sağlamakla görevli birimlerin ve yetkililerin iş süreçlerinin kolaylaştırılması gibi hizmetlerle, işletme verilerinin olası sızıntı ve ihlallere karşı güvence altına alınmasını sağlıyor. Yerli şirketlerin yanı sıra yabancı şirketlerin de Türkiye’deki regülasyonlara uyum sağlamalarına yönelik hizmetler sunan Sistem Global ayrıca, hedef pazarı Avrupa Birliği olan işletmelerin Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne (GDPR) uyum ve Veri Koruma Görevlisi (DPO) atama işlemlerini gerçekleştiriyor. 

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Sistem Global Yönetici Ortağı Sertel Şıracı, “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 2016 yılında tüm hükümleriyle yürürlüğe girdiğinden bu yana, yüzlerce firmanın uyum işlemlerine destek olduk. Bu firmalar arasındaki onlarca yabancı firmanın Türkiye’de temsilci atama işlemlerini ve Veri Sorumluları Sicili’ne (VERBİS) kayıt işlemlerini gerçekleştirdik. Ağırlıklı olarak yazılım, teknoloji, sanayi, kimya ve sağlık sektörlerinden olmak üzere Türkiye’nin önde gelen şirketlerine KVKK danışmanlığı hizmetleri veriyoruz. Bu hizmetler, regülasyon uyumluluğunun sağlanması, şikayetlere ve yaptırıma maruz kalma ihtimallerinin minimize edilmesi gibi avantajlarının yanı sıra firmalardaki süreçlerin sadeleştirilmesi ve optimize edilmesi gibi önemli avantajlar da sağlıyor. İdari ve teknik güvenlik önlemlerinin zamanında alınması, kurum içinde farkındalık eğitimlerinin düzenli aralıklarla gerçekleştirilmesi, uyumlu hale getirildiği düşünülen süreçlerin denetimlerle gözden geçirilmesi gibi önleyici çalışmalar, riskleri minimize etmede en etkili çalışmalar olarak ön plana çıkıyor. Güncel yönetmelikler takip edilmeli ve alınan önlemler, düzenli denetim ve güncellemelerle sağlamlaştırılmalı” dedi.

     

    KVKK’da yeni düzenlemeler olacak

    Açıklamasında güncel yasal düzenlemeler hakkında da bilgi veren Şıracı: “Şu an gündemde bulunan 8. Yargı Paketi, uzun süredir değişiklik beklediğimiz bazı KVKK hükümlerine dair yeni düzenlemeler içeriyor. Örneğin, firmalar çalışanların sağlık izin sürelerini bordrolama sürecinde kullanırken çalışandan rıza almak zorunda kalıyor. Yine kişisel verilerin mail altyapısı veya yabancı menşei çevrim içi toplantı yazılımı gibi teknolojilerin kullanımı dolayısıyla yurt dışına aktarılması rıza şartına tabi. Önümüzdeki dönem bu konuda yeni uygulamalar devrede olacak. Sürecin firmalar tarafından yakından takip edilmesi gerekiyor” dedi. 

     

    Firmalar KVKK’yı bir itibar meselesi olarak görüyor”

    KVKK uyumluluğunun şirketler için yasal yükümlülüğün ötesinde bir anlam ifade ettiğine değinen Şıracı, “Veri temelli teknolojilerin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte, bu teknolojilerin kötü niyetle ve yasal olmayan yollarla kullanımına yönelik bireysel farkındalıklarımız da artıyor. Kişisel verilerin güvenliği meselesi, bugün artık tüketicilerin hizmet aldıkları kurumlarla arasındaki ilişkinin en önemli boyutlarından biri haline geldi. Dolayısıyla KVKK’nın yasalaştığı ilk yıllarda, uyumluluk süreçleri firma yetkilileri için yerine getirilmesi gereken yasal bir yükümlülük olarak görülmekteyken, bugün artık o firmaya duyulan güvenin ve itibarın en önemli kaynaklarından biri olarak görülüyor” dedi. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Avrupa Yakası'nda taşınma hareketi son 6 yılın en düşük seviyesine geriledihaberi

    Avrupa Yakası'nda taşınma hareketi son 6 yılın en düşük seviyesine geriledihaberi

    CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in 2016 yılından bu yana düzenli olarak açıkladığı “Gayrimenkulün Enerjisi” Raporu’nun 2023 sonuçlarına göre İstanbul Avrupa Yakası’nda taşınma hareketi son 6 yılın en düşük seviyesini gördü. Mega kentte 2022 yılına göre taşınma oranı yüzde 6,5 gerileyerek 457 bin 907’e indi.

    2023 yılı sonu itibarıyla 4 milyon 649 bini aşan müşteri sayısıyla Türkiye’nin en fazla elektrik abonesine sahip bölgesi İstanbul Avrupa Yakası’nda hizmet veren CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in abonelerinin yüzde 4,5’ini yabancılar, yüzde 4’ünü ise Sivaslılar oluşturdu. İlçe bazında Kağıthane, Sultangazi, Bağcılar, Sarıyer, Esenyurt, Bahçelievler, Şişli, Eyüpsultan ve Esenler’de Sivaslılar, İstanbullulardan sonra ikinci sırada geldi. 

    CK Enerji Boğaziçi Elektrik; İstanbul Avrupa Yakası’ndaki taşınma hareketi başta olmak üzere, elektrik tüketimi, abonelerin memleketi ve yaş dağılımı ile kentsel dönüşüm rakamları gibi pek çok değerli veriyi içeren “Gayrimenkulün Enerjisi Raporu”nun 2023 yılı sonuçlarını açıkladı. Teknolojiye yaptığı yatırımlarla müşterilerini anlık olarak izleyen ve taleplerine hızla yanıt veren CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in, abonelerin başvuru ve ikamet bilgilerini baz alarak, 2016 yılından bu yana düzenli olarak açıkladığı Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre, Avrupa Yakası’nda 2023 yılında taşınma sayısı yüzde 6,5 düşerek 457 bin 907’ye geriledi. Bu rakam pandemi dönemi dâhil 2018 yılından bu yana görülen en düşük seviye oldu.

    2018-2023 ARASI AVRUPA YAKASI’NDA 3,3 MİLYON TAŞINMA OLDU

    Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nun sonuçlarını değerlendiren CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, Türkiye’nin en fazla elektrik abonesine sahip bölgesi İstanbul Avrupa Yakası’nda hizmet veren görevli tedarik şirketi olarak, yüksek müşteri memnuniyeti hedefi ile çalıştıklarını belirterek, “Türkiye’nin mega kenti İstanbul’un Avrupa Yakası’nda müşteri sayımız her geçen gün artıyor. 2018 yılında 4 milyon 294 bin müşterimiz varken bu sayı 2023 sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 8 artarak 4 milyon 649 bini aştı. Aradan geçen 6 yılda 355 bine yakın yeni aboneye daha hizmet vermeye başladık. Gayrimenkulün Enerjisi raporlarımızı biz adeta İstanbul Avrupa Yakası’nın bir röntgeni gibi görüyoruz. Raporumuzda da yer aldığı gibi 2018 yılından 2023 sonuna kadar geçen sürede 3,3 milyondan fazla abonemiz taşındı. Yani çok büyük bir hareket söz konusu. CK Enerji Boğaziçi Elektrik olarak bu yoğun harekete çok hızlı yanıt vermekten, müşterilerimizin ihtiyaç ve taleplerine çözümler sunmaktan gurur duyuyoruz” dedi. 

    İKİNCİ EL GAYRİMENKULDE DÜŞÜŞ YÜZDE 12

    CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in 2023 yılı verilerini içeren Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre konut ve kira fiyatlarındaki hareketlilik Avrupa Yakası’nda taşınma hareketini yavaşlattı. Yılın ilk yarısında özellikle ikinci el gayrimenkullerde taşınmalarda yaşanan yüzde 27’ye varan düşüş ikinci yarıda bir miktar toparlasa da bir önceki yıla göre taşınma hareketi yüzde 12 kayıpla 311 bin 456 seviyesinde kaldı. Özellikle nisan ayında ikinci el gayrimenkuldeki taşınmalarda yılın dip noktası görüldü. Yıl içinde taşınmaların en yüksek olduğu ay ise ağustos oldu. 2023 yılında yeni gayrimenkule geçişlerde ise yüzde 7’lik bir artış gözlendi. 2022 yılında ilk kez kapılarını açan yeni gayrimenkul sayısı 136,7 bin iken 2023’te bu sayı 146,4 bine ulaştı. Yıl içinde her gün ortalama 401 abone yeni gayrimenkulüne geçti.  2018’den bu yana 887 bin 142 abone yeni gayrimenkule, 2 milyon 507 bin 902 abone de ikinci el gayrimenkule geçiş yaparken Avrupa Yakası’ndaki toplam taşınma sayısı 3 milyon 395 bini aştı. En fazla geçiş hareketi 753 bin 323 taşınma ile 2019 yılında yaşandı. 

    MESKENLERDE ELEKTRİK TÜKETİMİ YÜZDE 5,5 ARTTI

    2023 yılında İstanbul Avrupa Yakası’nda meskenlerin elektrik tüketimi bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 5,5 oranında arttı. Avrupa Yakası’nda yıl içinde tüm ilçelerde meskenlerin elektrik tüketimi yükselirken ilk sırada yüzde 11 ile Arnavutköy yer aldı. Onu yüzde 9 ile Silivri ve yüzde 8 ile Çatalca izledi. Tüketimin en az arttığı ilçe yüzde 2 ile Güngören olurken Fatih ve Bakırköy’deki mesken abonelerinin elektrik tüketimi yüzde 3 yükseldi. Avrupa Yakası’nda meskenlerin elektrik tüketiminde Türkiye’nin en büyük nüfusa sahip ilçesi Esenyurt yüzde 9’un üzerinde bir oranla ilk sırada yer aldı. 

    ESENYURT’TAKİ ABONELERİN YÜZDE 22’Sİ 35 YAŞINDAN KÜÇÜK

    Avrupa Yakası’ndaki abonelerin yaş gruplarına göre dağılımına bakıldığında, en büyük grubu yüzde 33 ile 35-49 yaş arasındakiler oluşturdu. İlçeler bazında Bakırköy yüzde 30 ile 64 yaş ve üzeri abonelerin en yoğun olduğu ilçe olarak önce çıkarken onu Beşiktaş takip etti. Rapora göre 64 yaş üzeri abone oranı en az ilçe ise yüzde 10 ile Esenyurt. Türkiye’nin en büyük ilçesi unvanına sahip Esenyurt’ta ise abonelerin yüzde 22’si 35 yaşından küçük. 

    ABONELERİN YÜZDE 4’Ü SİVASLI

    CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in abonelik verilerinden hareketle hazırlanan raporda İstanbul Avrupa Yakası’ndaki mesken abonelerinin memleketlerine göre dağılımında toplam 4 milyon 649 bin abonenin yaklaşık yüzde 18’ini yani 680 bin 633’ünü İstanbul nüfusuna kayıtlı vatandaşlar oluşturdu. İstanbulluları toplam içinde payı yüzde 5 olan, 190 bin 412 abonelik ile Sivaslılar izledi.  Listede üçüncü sırada 147 bin 983 ile Kastamonulular ve dördüncü sırada ise 125 bin 142 Tokatlılar geldi. 

    İlçe bazında bakıldığında Kağıthane, Sultangazi, Bağcılar, Sarıyer, Esenyurt, Bahçelievler, Şişli, Eyüpsultan ve Esenler’de Sivaslılar ikinci sırada yer aldı. Kastamonuluların Bağcılar, GOP, Esenler ve Kağıthane’de Tokatlıların ise Esenyurt’ta yoğun olarak ikamet ettiği görüldü. Yine rapora göre Malatyalılar; Esenler, Küçükçekmece ve Bağcılar’da, Giresunlular; Gaziosmanpaşa, Eyüpsultan ve Bağcılar Ordulular; Esenyurt ve Bağcılar ve Kağıthane’de, Samsunlular; Esenyurt ve Küçükçekmece’de Sinoplular, Küçükçekmece ve Esenyurt’ta yoğunlukta. 

    İstanbul Avrupa Yakası’nda 170’in üzerinde farklı ülkeden abonesi bulunan CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in 2023 yılında yabancı abone sayısında ise yüzde 9,5’lik bir düşüş gözlendi. 2022 sonu itibarıyla yabancı abone sayısı 230 bin 562 iken bu rakam 2023’te 208 bin 707’e indi. Avrupa Yakası’ndaki toplam abonelerin yaklaşık yüzde 4,6’sını yabancılar oluşturdu. 

    KENTSEL DÖNÜŞÜMDE 2018’DEN BU YANA GÖRÜLEN EN YÜKSEK RAKAM

    CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nda kentsel dönüşüm rakamları da yer aldı. 2022 yılında kentsel dönüşüm nedeniyle toplam 27 bin 399 olan başvuru sayısı 2023 yılında yüzde 23 artarak 33 bin 641’e ulaştı. Bu, 2018 yılından bu yana görülen en yüksek rakam olarak kayıtlara geçti. 

    Kentsel dönüşüm çerçevesinde tahliye edilen abonelerin 23 bin 324’ü mesken, 10 bin 195’i ticarethane ve 51’i aydınlatmadan geldi. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında başvurularda rekor artış gözlendi.   2023 yılında İstanbul Avrupa Yakası’nda aylık tahliye başvuru sayısı ortalama 2 bin 803 olarak gerçekleşti. 2018-2023 yılları arasındaki 6 yıllık dönemde ise kentsel dönüşüm nedeniyle tahliye olan toplam abone sayısı 171 bin 875 oldu. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • ING Türkiye ve KAGİDER'in “Kadın Girişimcilere Turuncu Destek" projesine başvurular devam ediyorhaberi

    ING Türkiye ve KAGİDER'in “Kadın Girişimcilere Turuncu Destek" projesine başvurular devam ediyorhaberi

    ING Türkiye, geçtiğimiz sene yaşanan depremin ardından Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasını desteklemeye yönelik projeler hayata geçiriyor. Bu kapsamda, ING Türkiye ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle hayata geçirilen “Kadın Girişimcilere Turuncu Destek” projesi kapsamında, Kahramanmaraş’ta kadın girişimcileri desteklemeye yönelik bütünsel bir Girişimcilik Eğitim Programı oluşturulacak. Projeye 15 Mart tarihine kadar KAGİDER web sitesi üzerinden başvuru yapılabiliyor.

    Toplumsal yatırımlarında kadınların güçlendirilmesini destekleyen ING Türkiye, geçtiğimiz sene yaşanan depremin ardından Kahramanmaraş’ın yeniden kalkınmasına katkı sağlamaya yönelik projeleri önceliklendiriyor. 11 yıl önce kurduğu Operasyon ve Çağrı Merkezi ile Kahramanmaraş’ta güçlü bir varlığı bulunan ING Türkiye, bölgedeki kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla yeni bir projeyi hayata geçiriyor. ING Türkiye ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle hayata geçirilen “Kadın Girişimcilere Turuncu Destek” projesi kapsamında kadın girişimcileri desteklemeye yönelik bütünsel bir Girişimcilik Eğitim Programı oluşturulacak. 

    Depremden etkilenen kadın üreticiler, kadın girişimciler ve girişimci adaylarına yönelik gerçekleştirilecek projede, depremlerden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen kadınların eğitim ve mentorluk destekleri ile üretim sürecine dahil olmalarına katkıda bulunulması ve sosyal güçlenmeye destek verilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda yürütülen araştırma ile bölgedeki ihtiyaçlara göre eğitim içeriğinin oluşturulması hedefleniyor. Projeye başvuruda bulunan ve katılmaya hak kazanan kadın girişimci ya da girişimci adayları eğitim ve mentorluk programından faydalanacak. Projeye 15 Mart tarihine kadar KAGİDER web sitesi üzerindeki projeler sayfasından başvuru yapılabiliyor. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • BİM'den Hatay'a 21 Yeni Mağaza  “Bölgenin güçlenerek ayağa kalkması için çalışmaya devam ediyoruz”haberi

    BİM'den Hatay'a 21 Yeni Mağaza “Bölgenin güçlenerek ayağa kalkması için çalışmaya devam ediyoruz”haberi

    BİM, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve 11 şehirde büyük yıkıma neden olan deprem felaketinin yaralarını sarmak için bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor. Depremin ilk gününden itibaren bölgenin ayağa kalkması için destek veren BİM, Hatay’da 21 yeni mağaza açılışı gerçekleştirdi. 

    Deprem sonrasında kalıcı kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla yerel kooperatif ve kadın girişimcilerle birlikte geliştirdiği iş modellerini de devreye alan BİM, yeni mağazalarıyla birlikte bölgedeki 127 mağazasında yerel ekonomi ve istihdama da can suyu olmayı hedefliyor.

    Asrın felaketi olarak dünya tarihine giren 6 Şubat depremlerinin birinci yılında BİM, yaraları sarmak için çalışmalarını depremin etkilediği 11 ilde aralıksız sürdürüyor. Yıkıcı depremin ardından bölgede farklı alanlarda çalışmalar yürüten BİM, Hatay’da depremde yıkılan mağazalarının yerine 21 yeni mağaza açılışı gerçekleştirdi. BİM Hatay’da depremden sonra açtığı 25 mağazayla birlikte 1 yıl içinde toplam 46 mağaza açmış oldu. 

    “TOPLUMUN BİR PARÇASIYIZ”

    6 Şubat 2023’ün ülkemiz ve vatandaşların hayatında derin izler bıraktığını belirten BİM CEO’su Haluk Dortluoğlu, “Ülkemiz, birlik ve beraberlik ruhuyla yaralarını hızlıca sarmaya başladı. Depremin ilk gününden itibaren BİM olarak bölgeye olan desteğimizi sürdürmek için hiç durmadık. Böylesi bir dönemde bölgenin güçlenerek ayağa kalkması için tüm gücümüzle çalışmak öncelikli görevimiz oldu” dedi.

    Geride bırakılan bir yıllık süreçte hem bölgenin yaralarını sarmak hem de özellikle kadınların ekonomiye katılmalarını sağlamak için çalışmaya devam ettiklerini belirten Haluk Dortluoğlu, “Bizim için en değerli olan, toplumumuzun her bir ferdi için adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek. Açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni mağazalar ile istihdama da katkı sağlayacak olmaktan mutluyuz” açıklamasını yaptı.

    Geçen sene açılan mağazalardan 3 tanesi ve yeni açılanlardan 7 tanesi olmak üzere toplam 10 mağazanın konteyner kentlerin hemen yanında yer aldığını sözlerine ekleyen Dortluoğlu, “Konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak için yeni mağazalar büyük önem taşıyor. Bu sayede vatandaşlarımız, ihtiyaç duydukları ürünlere daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilecekler” dedi.

    “RAFLARIMIZI YEREL ÜRETİCİLERE AÇTIK” 

    Yeni açılan mağazalarda bölgeye mevcuda ek olarak yaklaşık 100 kişilik daha istihdam sağlanacağını ve son 1 yıl içinde açılan mağazalarla toplamda yaklaşık 225 kişiye istihdam sağladıklarını belirten Haluk Dortluoğlu şöyle konuştu: “Bu süreçte yerel üreticilerimize verdiğimiz desteği de artırmak istedik. Bölgenin toparlanması ve güçlenmesine kalıcı destek sunmak adına Aşhane’de kadınların ürettiği kurabiye çeşitlerini Hatay’daki mağazalarımızda satmaya başladık. Yakın zamanda Antakya BİM mağazalarında satılan günlük simitleri de yine Aşhane’den tedarik etmeye başladık ve Aşhane Antakya Kooperatifi’nin en büyük destekçisi konumuna geldik. Yaşanan felaketten en çok etkilenen kesim de kadınlar oldu, onların hayata kalıcı iş modelleriyle tutunması toplumun yeniden ayağa kalkması için önemli bir unsur.”

    Bölgede kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmalarının sürdüğünü belirten Dortluoğlu: “Aşhane ile başladığımız yerel güçlendirme yolculuğumuz bugün yeni ve tamamen kadınların girişimiyle kurulmuş bir kooperatifle devam ediyor. Erzin Kadıneli Kadın Girişimi Üretimi ve İşletme Kooperatifi’nden tedarik edeceğimiz reçel, zahter gibi yöresel ürünlere de Hatay bölgesindeki mağazalarımızda yer vereceğiz. Bu sürecin herkes için hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum. Yaralarımızı tek yürek, hızlıca saracağız” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TÜİK: Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü %8,8 arttıhaberi

    TÜİK: Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü %8,8 arttıhaberi

    Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2023 yılı IV. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen yapıların bina sayısı %7,9, daire sayısı %16,0 ve yüzölçümü %8,8 arttı.

    Toplam yüzölçümün %55,9’u konut alanı olarak gerçekleşti

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen yapıların toplam yüzölçümü 60,3 milyon m² iken; bunun 33,7 milyon m²’si konut, 12,8 milyon m²’si konut dışı ve 13,8 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

    En yüksek yüzölçüm payı %71,2 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen yapıların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 42,9 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 4,3 milyon m² ile bir daireli binalar izledi.

    Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların yüzölçümü %10,5 azaldı

    Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2023 yılı IV. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların bina sayısı %7,0, daire sayısı %8,9 ve yüzölçümü %10,5 azaldı.

    Toplam yüzölçümün %56,5’i konut alanı olarak gerçekleşti

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların toplam yüzölçümü 37,2 milyon m² iken; bunun 21,0 milyon m²’si konut, 8,5 milyon m²’si konut dışı ve 7,7 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

    En yüksek yüzölçüm payı %72,1 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu
     

    Belediyeler tarafından 2023 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 26,8 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 2,2 milyon m² ile bir daireli binalar izledi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TÜİK: Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %3,5 arttı, ithalat %22,0 azaldıhaberi

    TÜİK: Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %3,5 arttı, ithalat %22,0 azaldıhaberi

    İllere göre dış ticaret istatistikleri 2002 yılından beri Türkiye İstatistik Kurumu tarafından üretilmekte ve yayımlanmaktadır.

    Özellikle valilikler, yerel yönetimler, kalkınma ajansları, yerel düzeydeki iş çevreleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından araştırma ve raporlarda yoğun olarak kullanılan veriler konusunda kullanıcıların geri bildirimlerinden, illerin fiili durumunu daha iyi yansıtan verilere ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bu nedenle, Türkiye İstatistik Kurumu, Ticaret Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı işbirliği ile 2023 yılı başından itibaren yürütülen faaliyet iline göre ihracat verilerinin üretilmesine yönelik çalışmalar tamamlandı.

    Bu bağlamda, üretilen yeni veriler, Dış Ticaret İstatistikleri Ocak 2024 haber bülteniyle birlikte yayımlanmaya başlandı. Faaliyet iline göre ihracat verilerine istatistiksel tablolarda yer verilmektedir. Konuyla ilgili detaylı metodolojik açıklamalar bülten ekinde yer almaktadır.

    Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %3,5 arttı, ithalat %22,0 azaldı

    Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2024 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,5 artarak 19 milyar 991 milyon dolar, ithalat %22,0 azalarak 26 milyar 218 milyon dolar olarak gerçekleşti.

    Ocak ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %3,0 arttı, ithalat %6,2 azaldı       
             
    Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2024 Ocak ayında %3,0 artarak 18 milyar 44 milyon dolardan, 18 milyar 592 milyon dolara yükseldi.

    Ocak ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %6,2 azalarak 19 milyar 886 milyon dolardan, 18 milyar 660 milyon dolara geriledi.

    Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ocak ayında 68 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %1,8 azalarak 37 milyar 251 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %99,6 oldu.

    Dış ticaret açığı Ocak ayında %56,4 azaldı

    Ocak ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %56,4 azalarak 14 milyar 290 milyon dolardan, 6 milyar 227 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak ayında %57,5 iken, 2024 Ocak ayında %76,2’ye yükseldi.

    Ocak ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %93,0 oldu

    Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Ocak ayında imalat sanayinin payı %93,0, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %5,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,5 oldu.

    Ocak ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %73,2 oldu

    Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Ocak ayında ara mallarının payı %73,2, sermaye mallarının payı %14,0 ve tüketim mallarının payı %12,6 oldu.

    Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

    Ocak ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 762 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 224 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 97 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 22 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 999 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,5’ini oluşturdu.

    İthalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı

    İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Ocak ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 324 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 893 milyon dolar ile Çin, 1 milyar 918 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 402 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 187 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %44,7’sini oluşturdu.

    Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %5,1 azaldı

    Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Ocak ayında bir önceki aya göre ihracat %5,1, ithalat %4,8 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %0,4 artarken, ithalat %23,6 azaldı.

    Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,5 oldu

    Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ocak ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,0’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,5’dir.

    Ocak ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %75,3’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,7’dir.

    Özel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Ocak ayında 17 milyar 928 milyon dolar oldu

    Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Ocak ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %2,5 artarak 17 milyar 928 milyon dolar, ithalat %22,1 azalarak 24 milyar 809 milyon dolar olarak gerçekleşti.

    Ocak ayında dış ticaret açığı %52,0 azalarak 14 milyar 344 milyon dolardan, 6 milyar 880 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak ayında %54,9 iken, 2024 Ocak ayında %72,3’e yükseldi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • CoinTR ve Huawei'den Türkiye'de Web3 inovasyonunu desteklemek için stratejik ortaklıkhaberi

    CoinTR ve Huawei'den Türkiye'de Web3 inovasyonunu desteklemek için stratejik ortaklıkhaberi

    Dijital Geleceğin Merkezi olma hedefi ile globaldeki gücünü Türkiye’nin blokzinciri ve Web3 girişimlerini desteklemek için kullanan CoinTR, bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısı ve akıllı cihazlar alanında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Huawei ile Barselona’da 2024 Mobil Dünya Kongresi’nde stratejik ortaklıklarını duyurdu. Bu iş birliği, Türkiye’de Web3 altyapısının geliştirilmesini ve sektörler tarafından daha fazla benimsenmesini amaçlıyor.

    CoinTR, Türkiye’nin gelişen dijital dünyada yerini alabilmesi, güvenli, verimli ve lider bir dijital altyapı oluşturabilmesi için Huawei ile güçlerini birleştirdi. Sürdürülebilir ve yenilikçi bir gelecek için imza atılan iş birliğiyle CoinTR’nin Web3 alanındaki uzmanlığı ile Huawei’in bulut konusundaki teknolojik uzmanlığını ile bir araya getiriyor. Web3 teknolojilerinin benimsenmesini teşvik edecek bu iş birliğiyle CoinTR ve Huawei, projelerin gelişimine gerekli altyapı ve desteği sağlayarak startupların ve girişimcilerin, Web3’ün avantajlarından yararlanmalarını amaçlıyor.

    CoinTR CEO’su Ali Eşelioğlu yaptığı açıklamada, “Blockchain, Web3 ve dijital teknoloji altyapısını geliştirmeyi amaçladığımız Huawei Cloud iş birliğinden büyük memnuniyet duyuyoruz. İkinci yıldönümümüzü kutlarken, küresel teknoloji ve finans topluluklarıyla önemli ortaklıklar kurduk. CoinTR, İstanbul merkezli olmasına rağmen, ulusal sınırları aşan vizyona sahip. Misyonumuz, Türkiye’nin bir finans merkezi olmasına katkıda bulunmak, kripto ve blok zinciri alanında eğitim ve yeniliği teşvik ederek, yerel ekosistemi desteklemektir. Eğitimin önemine inanıyor, üniversiteler, kurumlar ve STK’larla iş birliği içinde, kripto okuryazarlığını ve dijital teknolojilerin anlaşılmasını aktif olarak teşvik etmek için çalışıyoruz.”

    Huawei Cloud Türkiye Başkanı¬¬¬ Frank Ma ise yaptığı değerlendirmede, “Web3 ve bulut inovasyonu özelinde CoinTR ile iş birliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Gelecekte, işletmelerin değerini en üst düzeye çıkarmak için Web3’ün avantajlarını birlikte keşfedecek ve yenilikler yapacağız. Teknolojinin en büyük cazibesi herkese fayda sağlamak ve dijital dünyada kimseyi geride bırakmamaktır. Bir bilim ve teknoloji kuruluşu olarak, her yeni teknoloji ve yeni endüstri için, Tech for Good vizyonuna inanıyoruz. Huawei Cloud’u tercih ettiği için CoinTR’ye teşekkür ediyor, bu stratejik işbirliğinin gelecekteki projelerimiz için de iyi bir başlangıç olacağına inanıyoruz” dedi.

    CoinTR ve Huawei’nin hayata geçirdiği bu iş birliği, yeni Web3 uygulamaları ve çözümlerinin yaygınlaşması ve geliştirilmesi açısından da teşvik edici bir ortam yaratıyor. Bu ortaklık, eğitim ve altyapının gelişimiyle, herkesin dijital ekonomiye daha fazla katkı sağlayabilmesinin de önünü açıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kanser tanısında zaman kaybına sonhaberi

    Kanser tanısında zaman kaybına sonhaberi

    Kanser tanısının konulmasında ve tedavi planlamasında önemli bir adım olan biyopsi sürecinde zaman zaman alınan örnekteki yetersiz hücre nedeniyle tekrar biyopsiye ihtiyaç duyulabiliyor. “Hasta Başı Yeterlilik Değerlendirmesi” ile hastaların bu süreci tekrar yaşamalarına, yeniden biyopsi yaptırmalarına gerek kalmadığını paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, “Tiroit nodüllerinde, akciğer kanserlerinde, meme kanseri hastalarında, pankreas ve safra yollarında tanı koymak için yapılan biyopsilerde hasta başı yeterlilik değerlendirmesine başvurulabiliyor. Bu, tanı sürecinde zaman kaybını ortadan kaldıran bir yöntem. Böylece hastaların biyopsi sonucunu beklerken yaşadıkları stres de azalmış oluyor” dedi.

    Genellikle kanser şüpheli lezyonlara tanı için uygulanan ince iğne aspirasyon biyopsisi her ne kadar ağrısız, güvenilir ve kısa süreli bir işlem olsa da şüphesiz pek çok hasta için endişeli bir bekleyiş anlamına geliyor. Alınan biyopsi materyalinin bazı durumlarda yetersiz olması halinde biyopsinin tekrar yapılması istendiğinde, “Acaba kanser miyim?” gerginliğinin katlanarak büyüdüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, “Zaman ayırıp yeniden randevu almak ve tüm süreci tekrar yaşamak hastalar için yıpratıcı bir hale dönüşebiliyor. Ancak ince iğne aspirasyon biyopsisi uygulamalarında, hastaya aynı işlemin tekrar yapılmasını önlemeyi hedefleyen ve başarılı sonuç veren bir ‘Hasta Başı Yeterlilik Değerlendirmesi’ uygulaması var” açıklamasında bulundu.

    Hasta başı yeterlilik değerlendirmesinin kanser şüphesi olan durumlarda, hastadan ince iğne aspirasyon biyopsisi ile alınan örneğin, işlem esnasında patolog tarafından değerlendirilmesi ve tanı için yeterli hücre alındığına karar verilmesi işlemi olduğunu anlatan Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, “Bu değerlendirme işlemi ise 5 dakika gibi kısa bir süre içinde gerçekleştiriliyor. Alınan örneğin yetersiz olduğu durumlarda yeterli örnek elde edilene kadar işlem tekrarlanıyor. Bu durumda da süre bir miktar daha uzayabilse de biyopsinin tekrarlanmasına ihtiyaç kalmıyor” diye konuştu.

    Hasta başı yeterlilik değerlendirmesinin 4 önemi

    Hasta başı yeterlilik değerlendirmesinin özellikle hasta yararına odaklanan 4 avantajıyla öne çıktığını vurgulayan Patoloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, “Yöntem ilk olarak biyopsi işleminde patolojik tanı için yeterli miktarda örnek alınmasını sağlıyor. İkincisi, hastanın tekrar biyopsi yaptırmasını ve aynı süreçleri yeniden yaşamasını önlüyor. Üçüncüsü kesin tanı için olası zaman kayıplarının önüne geçerek erken tanıyı kolaylaştırıyor. Çünkü bu durum özellikle kanser hastalarında tedavinin erken başlaması açısından önem taşıyor. Dördüncüsü de bu uygulama, hasta özelinde en doğru tedavinin belirlenmesine katkı sunuyor. Yeterli miktarda örnek tümör tanısı ve tipi dışında, tümörün moleküler özelliklerine yönelik testlerin de yapılması ile tedavinin şekillenmesine yardımcı oluyor” dedi.

     

    Biyopsi tekrarı olasılığı neredeyse “0” 

    İnce iğne aspirasyon biyopsilerinde, hasta başı yeterlilik değerlendirmesi yapılmadığında merkezden merkeze değişiklik göstermekle birlikte, yüzde 15-20’lere varabilen oranlarda yetersiz hücre miktarı nedeniyle tanı konamadığını ve biyopsi işleminin tekrar yapılması ihtiyacı doğduğunu hatırlatan Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, “Değerlendirme yapıldığında ise biyopsinin tekrar yapılma olasılığı yüzde 1’in altına kadar düşüyor” bilgisini verdi.

    Patoloji uzmanı da biyopsi işlemine katılıyor

    Hasta başı yeterlilik değerlendirmesinin biyopsi işlemi sırasında yapıldığının ve istisnai durumlar dışında sadece 5-10 dakika gibi çok kısa bir sürede tamamlandığının altını çizen Prof. Dr. Zafer Küçükodacı, “Bu süreç biyopsi işlemini yapan doktora, patoloji uzmanının da mikroskop ve boyama seti ekipmanlarıyla eşlik etmesiyle gerçekleştiriliyor. Biyopsi işlemi esnasında hastadan alınan sıvı materyal, hızlı bir boyama işleminden geçiriliyor ve patolog tarafından yapılan mikroskobik değerlendirme ile tanı için yeterli olup olmadığına karar veriliyor. Sonuç olarak yeterli hücre miktarına ulaşana kadar biyopsi işlemine devam ediliyor ve uygun miktarda örnek alınması sağlanıyor. Böylece işlem bir kerede bitiriliyor, hastanın yeniden benzer bir süreç yaşamadan tek seferde tanı alması sağlanıyor” şeklinde konuştu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Uzmanı önerdi! Ağız kokusunu gidermek için dilinizi de fırçalayın!haberi

    Uzmanı önerdi! Ağız kokusunu gidermek için dilinizi de fırçalayın!haberi

    Ağız kokusunun ağız içinin durumundan kaynaklandığını dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Ağız kokusu olan kişilere ilk tavsiyemiz dilin fırçalanmasıdır. Satılan dil kazıyıcı temizleme ürünleri ile dil arkadan öne doğru kazınır.” dedi.

    Ağız kokusunun yüzde 90 ağız kaynaklı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kalan yüzde 10’luk kısım ağız dışı kaynaklı olabilir. Hastanın reflüsü olabilir, karaciğer kaynaklı olabilir, geniz problemleri geniz akıntısı ağız kokusu yapabilir.” diye konuştu.

    Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, temiz nefes için ağız bakımı hakkında bilgi verdi.

    Her gün düzenli ağız temizliği yapan kişilerde ağız kokusu geçer

    Ağız kokusunu ‘Kişinin karşısındakini rahatsız edecek kadar ağzından koku gelmesi’ olarak tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kişi bunu kendi de fark edebilir başkaları tarafından da söylenebilir. Burada temeldeki durum ağız içidir. Birikim yüzeyi dildir. Ağız kokusu olan kişilerde ilk tavsiyemiz dilin fırçalanmasıdır. Satılan dil kazıyıcı temizleme ürünleri ile dil arkadan öne doğru kazınır. Bunun dışında ağızda bulunan protezler, uyumsuz dolgular varsa bunlarda da mikroorganizma birikintisi olabilir. Ağızda bulunan bu kısımların temizliğinin yapılması gerekir. Her gün düzenli ağız temizliği yapan kişilerde ağız kokusu geçer.

    Ağız kokusu yüzde 90 ağız kaynaklı

    Ağız kokusunun yüzde doksan ağız kaynaklı olduğunu da kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Kalan yüzde 10’luk kısım ağız dışı kaynaklı olabilir. Hastanın reflüsü olabilir, karaciğer kaynaklı olabilir, geniz problemleri geniz akıntısı ağız kokusu yapabilir. Ağız içi tüm bakımlar düzenli olarak yapıldıktan sonra koku devam ediyorsa ekstra oral bir durumdan şüphelenilebilir. Bunun için de gaz kromatografisi dediğimiz cihazlar vardır ölçümler yapılarak ağız kokusunun sebebi anlaşılır.” diye anlattı.

    Ağız kokusunun kronikleşmesi iyileşmeyeceği anlamına gelmiyor

    Ağızda yemek yemeyle birlikte diş yüzeyinde dental plak denilen bir yüzey oluştuğunu tüm diş problemlerine bu plakların sebep olduğunu kaydeden Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bu plağın ağız içinden eliminasyonunu sağladıktan sonra günlük ağız bakımının önemli bir kısmını yapmış oluruz. Ağız kokusunun kronikleşmesi durumu iyileşmeyeceği anlamına gelmez. Ağız temizliğinin sağlanması sonrasında ağız kokusu gider.” dedi.

    Kişi her gün ağız bakımını gerçekleştirdiği sürece temiz bir ağızla hayatına devam eder

    Ağız içerisindeki plakların günlük olarak oluştuğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Bunun temizliği hastanın görevidir. Kişi her gün ağız bakımını gerçekleştirdiği sürece temiz bir ağızla hayatına devam eder.  Ancak bazı insanların tükürük yapısıyla ilgili olarak plak üzerinde çok hızlı mineraller birikir. Bu mineraller sonucunda diş taşı birikimi olur. Yine hastanın ağız içi mikroorganizma dengesine bağlı olarak bazı diş eti enfeksiyonları hızlı bir şekilde ilerleyebilir. Hasta kök yüzeyi ve diş taşı rahatsızlıklarının temizliği kendisi yapamaz. Bunlar için diş eti hastalıkları uzmanı tarafından tedavi edilmesi gerekir. Burada detertgraj ve kretergraj dediğimiz diş eti üstü, diş eti altı temizliği yapıldıktan sonra hasta kendi günlük bakımına devam edebilir.” diye konuştu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı