Sağlık
21-27 kasım avrupa hıv testi farkındalık haftası türkiye'de de hayata geçiriliyor haberi
HIV ALANINDA TEST FARKINDALIĞIYLA BİRLİKTE YARINLARA! 21-27 KASIM AVRUPA HIV TESTİ FARKINDALIK HAFTASI TÜRKİYE’DE DE HAYATA GEÇİRİLİYOR HIV alanında test farkındalığının artırılmasını hedefleyen ve her yıl Kasım ve Mayıs aylarında yılda iki kez olmak üzere gerçekleşen Avrupa HIV Testi Farkındalık Haftası, Türkiye’de de hayata geçiriliyor.
HIV ALANINDA TEST FARKINDALIĞIYLA BİRLİKTE YARINLARA!
21-27 KASIM AVRUPA HIV TESTİ FARKINDALIK HAFTASI
TÜRKİYE’DE DE HAYATA GEÇİRİLİYOR
HIV alanında test farkındalığının artırılmasını hedefleyen ve her yıl Kasım ve Mayıs aylarında yılda iki kez olmak üzere gerçekleşen Avrupa HIV Testi Farkındalık Haftası, Türkiye’de de hayata geçiriliyor. Hafta boyunca, ücretsiz ve kimlik bilgisi vermeden test yaptırabilecek yerler ve bilgileri paylaşılarak, Sağlık Bakanlığı’nın toplumu HIV enfeksiyonuna yönelik risklerden koruma hedefine hizmet edilecek. Haftanın hayata geçirilmesi kapsamında Gilead’ın ev sahipliği, Okan Bayülgen’in moderatörlüğünde hekim dernekleri ve konuyla ilgili STK’lar, DADA Sahne’de düzenlenen özel bir etkinlikte bir araya geldi.
35 yılı aşkın süredir yenilikçi tedaviler geliştirmeye odaklanarak HIV enfeksiyonunun ölümcül olmaktan çıkıp, yönetilebilir hale dönüştürülmesi için çalışan Gilead, HIV ile mücadelede hekim dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, Avrupa HIV Test Farkındalığı Haftası’nın ülkemizde de hayata geçirilmesine öncülük ediyor. Gilead Türkiye; AIDS ve CYBHD, EKMUD, GUNIDER, HAKED, HIVEND, KLIMIK hekim dernekleri ve konunun önemli paydaşı olan Pozitif-iz, Pozitif Yaşam, TAPV* ile bir araya gelerek 21-27 Kasım Avrupa HIV Testi Farkındalık Haftası’nı bu yıldan itibaren ülkemize kazandırıyor. Bu vesileyle hayata geçirilecek “Bugününü Test Et, Yarınını Tanı Kampanyası” ile de toplumdaki farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Avrupa HIV Testi Farkındalık Haftası kapsamında, 2013 yılından bu yana, toplum, sağlık çalışanları ve karar vericilerde HIV testinin önemi konusunda farkındalık yaratılması amaçlanıyor. Avrupa’da olduğu gibi artık Türkiye’de de 21-27 Kasım Avrupa HIV Test Farkındalığı Haftası olarak etkinliklerle geçen bir haftaya dönüşüyor. Hafta boyunca düzenlenen etkinliklerde HIV testinin yanı sıra erken tanı ve tedaviye erişimin öneminin de anlatılması hedefleniyor. Ayrıca hafta kapsamında, test yaptırmak isteyenlerin ücretsiz ve kimlik bilgisi vermeden test yaptırabilecekleri yerler ve bilgileri paylaşılarak, Sağlık Bakanlığı’nın toplumu HIV enfeksiyonuna yönelik risklerden koruma hedefine hizmet edilecek.
ERKEN TANI VE ETKİN TEDAVİYLE HIV ARTIK KRONİK BİR DURUM
1980’lerin başında ortaya çıkan HIV, geliştirilen tedavi yöntemleri ile günümüzde tedavi edilebilen kronik bir enfeksiyon halini aldı. Erken tanı ve etkin tedavi yöntemlerinin kullanılması ve geniş çaplı kontrol programlarının kararlılıkla uygulanması sayesinde günümüzde HIV, artık ölümcül bir enfeksiyon olmaktan çıkıp kontrol altına alınabilir bir hale geldi. HIV ile yaşayan kişilerin, doğru tedaviyle işlerine, okullarına, yaşamlarına devam edebildiği, bulaştırma risklerinin kalmadığı ve doğal yollarla çocuk sahibi olabildikleri biliniyor.
Buna rağmen toplumun çok geniş bir kesiminde halen HIV ve tedavi edilmediği takdirde dönüştüğü AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) ile ilgili yeterli bilgi ve farkındalık mevcut değil. Bilgi ve farkındalığın olmayışı, HIV testi yaptırma konusunda da bilinçsizliğe yol açarak enfeksiyonun ilerlemesine ve yayılmasına yol açıyor. Türkiye, tedaviye erişim ve tedavide başarılı ancak, test ve tanıda hedeflerin gerisinde kalıyor.
Bu doğrultuda harekete geçen Gilead öncülüğünde Türkiye’nin HIV alanında çalışan önemli kuruluşları bir araya gelerek “Birlikte HIV’den Daha da Güçlüyüz” platformu hayata geçmişti. Platformda; Gilead Türkiye, AIDS ve CYBHD, EKMUD, ENFEKDER, GUNIDER, HAKED, HIVEND, KLIMIK hekim dernekleri ve konunun önemli paydaşı olan Pozitif-iz, Pozitif Yaşam, Kırmızı Kurdele İstanbul, sivil toplum kuruluşu TAPV* ve dijital çözüm ortağı Albert Health yer alıyor. Gilead, HIV alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, HIV ile yaşayan kişiler ve diğer paydaşlarla ortak bir amaç çerçevesinde güçlerini birleştirerek mümkün olan en fazla sayıda kişiye ulaşmayı hedeflediği ‘Tek Ses’ projesini de geçen yıl Dünya AIDS Günü vesilesiyle lanse etmişti.
Bu yıl da Avrupa HIV Testi Farkındalık Haftası kapsamında Gilead’ın ev sahipliğinde, hekim dernekleri ve konuyla ilgili STK’lar, DADA Sahne’de düzenlenen özel bir etkinlikte bir araya geldi. Okan Bayülgen’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; HIV alanında uzman hekimler ve dernek sözcüleri, Türkiye’de ve dünyada HIV alanında güncel durum, doğru bilinen yanlışlar, kadın ve çocuk sağlığı açısından önemi, test ve tanıya erişim, yayılımı engellemek için atılması gereken adımları ele aldı. Ayrıca, anonim test merkezleri, dünyada HIV test sürecinin nasıl işlediği, toplumsal damgalanma konuları, HIV tanısı alan kişilerin nasıl bir yaşam sürdüğü, nelere ihtiyaç duyduğu gibi çok önemli noktalar üzerinde duruldu.
HIV ALANINDA UZMAN HEKİM VE DERNEKLERDEN HAFTAYA ÖZEL MESAJLAR
Gilead Türkiye Medikal Direktörü Dr. Serhan Sevgi:
“Dünyada 36. Türkiye’de 16. yılımızı kutluyoruz. Gilead, yenilikçi tedaviler geliştirme ve her basamakta tedaviye ulaştırma konularına odaklı bir şirket. Kuruluş felsefesinden aldığı ilhamla HIV’in ‘ölümcül’ bir enfeksiyon olmaktan çıkıp, kronik bir enfeksiyona dönüşmesine öncülük etti. Türkiye’de toplum genelinde HIV bilinci hâlâ çok düşük seviyelerde. Sosyal farkındalık yaratmak için ortak akıl ve bilinçle hareket etmek ve bunu sürdürülebilir kılmak için doğru iş birlikleri yapmak kilit rol oynuyor. Gilead olarak biz de toplum sağlığı sorunu olan HIV ile mücadeleye, birleştirici ve sürdürülebilir yaklaşımlarıyla öncü olmaya devam ediyoruz. Diğer yandan sadece farkındalık alanında değil HIV ile yaşayan kişilerin ve risk altındaki kişilerin uzun dönem sağlık yönetimini kolaylaştırmak ve yenilikçi çözümlerle yaşam kalitesini artırmaya yönelik dijital araçlar üzerinde de çalışıyoruz.”
Dr. Asuman İnan (KLİMİK / Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği):
“Geçmiş yıllarda dünya çapında artmış olan HIV enfeksiyonunun yayılımı, erken tanı ve etkin tedavi yöntemlerinin kullanılması ve geniş çaplı kontrol programlarının kararlılıkla uygulanması sayesinde günümüzde pek çok ülkede kontrol altına alındı. Artık biliyoruz ki viral yük belirlenemeyen düzeydeyse HIV’in cinsel yolla bulaşma olasılığı yoktur. Buna Belirlenemeyen=Bulaştırmayan diyoruz. Bu sayede HIV ile yaşayan kişilerin virüsü bulaştırma risklerinin neredeyse sıfıra indiği ve doğal yollarla çocuk sahibi olabildikleri kanıtlanmıştır.”
Dr. İftihar Köksal (ENFEKDER / Enfeksiyon Hastalıklarından Korunma ve Savaşım Derneği):
“Dünyanın pek çok ülkesinde, HIV’in yayılmasına yönelik önlemler ile, yıllık yeni vaka sayısı son 10 yılda sabit kalmış veya azalma trendine girmişken, Türkiye’de yıllık yeni vaka sayısı hala belirgin şekilde artış göstermektedir. Türkiye, tedaviye erişim ve tedavide başarılı ancak, test ve tanıda hedeflerin maalesef gerisinde. Ayrıca dünya çapında azalma trendine girdiği halde ülkemizde hala yayılma eğiliminde HIV enfeksiyonunun genç yaşlarda da saptandığını görüyoruz”. Hekimler olarak enfeksiyonun yayılımını önlemek için en öncelikli aksiyonun tanı koymak olduğuna inanıyoruz. Ülkemizde sağlık kuruluşlarında HIV testi güvenle yapılmaktadır. Bununla birlikte, test yaptıran veya tanı alan kişiler damgalanmaya maruz kalmaktan çekinebildikleri için testlerin anonim şekilde yani kimlik bilgisi paylaşmadan da yapılabiliyor olması çok önemli. Her ne kadar artış gösteren bir enfeksiyon olsa da HIV’in tedavisi mümkündür. Bu noktada HIV enfeksiyonunun önlenmesi ve HIV’den korunma için ilk basamak, farkındalıktır. HIV şüphesi taşıyan kişiler mutlaka sağlık birimlerine giderek test yaptırmalı. Avrupa’da da gerçekleştirilen Test Farkındalığı haftasının bu farkındalığın artmasına katkıda bulunmasını hedefliyoruz. ”
Dr. Hayat Kumbasar (HIVEND / HIV Enfeksiyonu Derneği): “HIV enfeksiyonu; halen toplumda ölümü, farklı cinsel yönelim/kimlik, tedavisi olmayan bir hastalığı çağrıştırarak ayrımcılığa neden olsa da, gerçekte tüm toplumu etkileyebilen, tedavi ile uzun süreli ve kaliteli yaşamın mümkün olduğu kronik bir sağlık durumu olarak tanımlanabilir. HIV enfeksiyonu, temelde korunmasız cinsel temasla, kan ve kan ürünleri ile ve önlem alınmazsa anneden bebeğe gebelikte, doğumda ve emzirme yolu ile bulaşabilmektedir. Toplumda korunma yöntemlerinin doğru şekilde uygulanması ve HIV ile yaşayan kişilerin erken tanı ve tedavisi ile enfeksiyonun yayılımının önüne geçmek mümkündür. Bu nedenle; toplumu test konusunda bilinçlendirmek ve teste teşvik etmek, belki de bu konudaki en önemli toplum sağlığı politikası olmalıdır. HIV enfeksiyonuna cinsiyet bazlı bakacak olursak, aslında en savunmasız grubu kadınlar oluşturmaktadır. Tanı çoğunlukla gecikmekte, tanısını bilmeyen – dolayısıyla tedavi almamış gebe kadınlar HIV ile enfekte bebekler hayata getirebilmektedir. Dolayısıyla kadınlar bilinçlendirilmeye en fazla ihtiyacı olan hedef gruplardan birisidir.”
Dr. Yeşim Taşova (HAKED&GÜNİDER/ HIV AIDS Korunma ve Eğitim Derneği & Güneydoğu Nöroloji İnfeksiyon Derneği):
UNAIDS tarafından dünya çapında yıllık yeni vaka sayılarının 2000’li yılların başlarından itibaren düşüşe geçtiği tahmin edilirken, T.C. Sağlık Bakanlığının yayınladığı verilere göre, Türkiye’de yeni vaka sayılarının artmaya devam ettiği gözlemlenmektedir. Yakın zamanda yapılmış olan bir çalışmada halihazırda yaklaşık %40 olarak tahmin edilen HIV pozitif durumunu bilme oranının %90 seviyesine çıkarılması durumunda, 2040 yılına gelindiğinde olası vakaların önemli ölçüde önlenmiş olacağı varsayılmaktadır. Çünkü bireyler HIV pozitif durumunu bilip tedavi altında olduklarında, viral yükleri belirlenemeyen düzeydeyse HIV’in cinsel yolla bulaşma olasılığı yoktur. Bu nedenle bugünden başlayarak test farkındalığını ülkemizde artırmayı önemsiyoruz.
Dr. Hüsnü Pullukçu (EKMUD / Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği):
“Türkiye HIV/AIDS Programı (2019-2024), 3 temel amaç doğrultusunda şekillendirilmiştir. HIV/AIDS yeni vaka sayısının ve enfeksiyona bağlı ölümleri azaltmak, HIV/AIDS’e yönelik sağlık hizmetlerinin kapasitesini genişletmek ve HIV ile yaşayan bireylere yönelik ayrımcılığı ve mahremiyet ihlallerini önlemek. Bu noktada toplumun HIV’I tanıması, bulaş yollarını öğrenmesi son derece önemli.Günlük sosyal yaşamsal faaliyetlerle HIV bulaşmaz diyoruz. Örneğin, HIV’in öpüşmekle ya da aynı çatal bıçağı kullanmakla bulaşmayacağı bilgisi dahi ne yazık ki toplumda yeterince özümsenmiş değil. Dünya AIDS günü ve HIV Test Farkındalığı Haftası gibi özel gün ve haftalar vesilesiyle bu bilincin artırılması önemli bir ihtiyaç.”
Dr. İlkay Akbulut (ACYBHD/AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği): “Ülkemizde tüm sağlık kurumlarında HIV testi yapılıyor. İstanbul, İzmir, Ankara ve birkaç şehirde daha bulunan gönüllü danışmanlık ve test merkezlerinde ise anonim olarak HIV testi yaptırabiliyorsunuz. Bu merkezlerde HIV testi yaptırdığınızda kimlik bilgilerini vermek zorunda değilsiniz. Tanı pozitif çıkarsa; kişinin anonimliği korunarak bir kodla Sağlık Bakanlığı’na bildiriliyor. HIV’de erken tanı çok önemli. Çünkü HIV enfeksiyonu, tedavisi olan bir enfeksiyon. Ancak tanı alınmadığı ve tedavi edilmediği zaman ağır sonuçları olabiliyor. Türkiye’de bir kez tanı aldıktan sonra tedaviye erişim olanaklarımız çok gelişmiş. Toplumda bulaşı azaltmak için mutlaka tanı koyabilme yüzdemizi artırmamız ve tanı alan bireyleri bir an önce tedavi altına almamız gerekli. Bunun için de başta risk altındaki kişilere yönelik olmak üzere teste erişim olanaklarını kolaylaştırmalı, genişletmeli ve güçlendirmeliyiz.”
Çiğdem Şimşek (Pozitif-iz Derneği): “Erken dönemde HIV tanısı almak çok önemli. Çünkü HIV, tedavisi olan bir enfeksiyon. Kişiler AIDS evresinde dahi tanı alsa uygun tedaviler sayesinde geri dönebiliyorlar. Hiç kimse test yaptırmaktan çekinmesin. Evli veya bekâr demeden herkesin test yaptırması çok önemli. HIV tanısı alanlar bazen internetten bazen de hekimlerin yönlendirmesiyle bize başvuruyor. HIV tanısı alan kişiler ilk zamanlarda kaygı yaşayabiliyor. Tam da bu noktada bizler HIV ile yaşayan dostlarımıza elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz. Bugün, HIV ile yaşayan kişiler herkes gibi sağlıklı ve uzun bir ömür sürdürebiliyor. Çalışabiliyor, evlenebiliyor ve enfekte olmayan bebek sahibi olabiliyor. Hayatın her alanında var olmaya devam edebiliyor.”
Canberk Harmancı (Pozitif Yaşam Derneği): “Türkiye’de yılda 8 milyon HIV testi yapılıyor ama bu testlerin 18-45 yaş arası aktif cinsel hayatı olan kişilere yapılması önemli bir nokta. Partnerinizin kim olduğunun bir önemi olmaksızın korunmasız tüm cinsel ilişkiler HIV ile karşılaşmanıza neden olabilir. Bugün HIV’e dair en zayıf noktamız enfeksiyonla karşılaşma riskini bilmeyen veya yanlış bilen kişilerin korunmayı ihmal etmesi. Bu konuda farkındalık çok önemli. Biz onlara elimizden gelen desteği sunuyoruz. Ancak tedavi protokollerinin psiko-sosyal desteği de içermesi gerekiyor. Tanı alıp doğru tedaviye ulaşmanız hayatınızı hiç değiştirmeden sağlıkla yaşamanızın anahtarı olacaktır.”
Nurcan Müftüoğlu (TAPV / Türkiye Aile Sağlığı Planlaması Vakfı): “TAP Vakfı olarak amacımız, sürdürülebilir kalkınma sürecinde koruyucu sağlık perspektifi ile ailelerin üreme sağlığı, ana-çocuk sağlığı ve cinsel sağlık koşullarını iyileştirerek bireylerin özellikle gençlerin ve kadınların yaşam kalitesini yükseltmektir. Bu doğrultuda biz de vakıf olarak HIV konusunda toplumda farkındalık yaratılması için her türlü desteği veriyoruz.”
TR-COR-0341
RESİM SANATÇISI MERAL ÇELİK HIV’İN GELECEĞİNE DAİR UMUDU RESMETTİ
Haftanın kamuoyuna duyurulması nedeniyle düzenlenen toplantının başında salonda resim sanatçısı Meral Çelik siyah-beyaz bir tablo üzerinde çalışmaya başladı. Sanatçı, HIV testi yaptırarak tanı alan bir kişinin içindeki kuşkuyu sona erdirerek geleceğe umutla bakmasını resmetti. Etkinlik sırasında katılımcılar geleceğe dair umut dolu mesajlarını yazdı. Etkinlik sonunda ise renkli, umut dolu yarınlara gönderme yapılan eser, katılımcıların mesajlarıyla tamamlandı.
AIDS ve CYBHD- AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği
EKMUD- Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği
ENFEKDER- Enfeksiyon Hastalıklarından Korunma ve Savaşım Derneği
GUNIDER- Güneydoğu Nöroloji ve İnfeksiyon Derneği
HAKED- HIV/AIDS Korunma ve Eğitim Derneği
HIVEND- HIV Enfeksiyonu Derneği
KLIMIK- Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği
*TAPV- Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı
Ref: COVID-19 Sonrası HIV Politikaları
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
