Sağlık
Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!haberi
Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil! Mevsimsel grip (influenza) hastalığı ülkemizde sonbaharın kendini göstermesiyle başlayıp kış aylarında da devam ediyor.
|
Çocuklara Grip Aşısı Yaptırmak İçin Hala Geç Değil!
Mevsimsel grip (influenza) hastalığı ülkemizde sonbaharın kendini göstermesiyle başlayıp kış aylarında da devam ediyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. E. Manolya Kara, influenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu belirterek 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önemine işaret etti. Grip aşısı yapılması için en uygun zamanın henüz sezonun başlamadığı eylül-ekim ayları olduğunu, bununla birlikte kış aylarında da yapılan grip aşısının koruma sağladığının bilindiğini ifade etti.
İnfluenza A veya B virüslerinin neden olduğu, her yıl dünya çapında salgınlar halinde ortaya çıkan mevsimsel grip hastalığı ülkemizin de sahip olduğu ılıman iklimlerde kış mevsimlerinde ortaya çıkıyor. Tüm çocukları yakından ilgilendiren bu sorunun özellikle riskli grup olarak kabul edilen iki yaş altı çocuklar için daha çok önem kazandığının altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, influenza nedeniyle hastaneye yatış oranının 5 yaş altı çocuklarda, 5 yaşın üste çocuklara oranla daha fazla olduğunu söyledi.
INFLUENZA ÇOCUKLARIN YAŞAMINI TEHDİT EDEBİLİYOR! Dünya genelinde, yılda yaklaşık bir milyar mevsimsel grip vakası gözlendiği ve bunların 3 ila 5 milyon kadarında ciddi hastalık tablosu geliştiğine dikkat çeken Doç. Dr. Kara, “influenzayla ilişkili solunum yolu komplikasyonları nedeniyle yılda 290.000 ila 650.000 kişi hayatını kaybediyor. Kronik hastalığı olanlarda risk daha fazla olmakla birlikte, çocukluk döneminde influenza ilişkili yaşam kayıplarının yaklaşık yarısı, herhangi bir sorun olmayan sağlıklı çocuklarda meydana gelmektedir.” diye konuştu.
“GRİP BELİRTİLERİ KARIŞTIRILMAMALI” Grip belirtilerinin genellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırıldığını hatırlatan Doç. Dr. Manolya Kara, grip belirtilerinin virüsü taşıyan bir kişinin enfekte olmasından yaklaşık iki gün sonra başladığını söyleyerek şunları anlattı: “Ani başlangıçlı yüksek ateş, genellikle kuru öksürük şeklinde görülen öksürük, baş ağrısı, kas ve eklem ağrısı, şiddetli halsizlik, kendini iyi hissetmeme, boğaz ağrısı ve burun akıntısı gibi bulgular gözlenebilir. Ateş ortalama 2-5 gün devam eder. Hastalık seyrinde sinüzit, orta kulak iltihabı, zatüre, miyozit (kas iltihabı), kusma, ishal, daha nadir olarak da bilinç kaybı ve komaya gidebilen nörolojik bulgular gözlenebilir. Öksürük şiddetli olabilir ve 2 hafta veya daha uzun sürebilir.”
GRİP AŞISI NE ZAMAN YAPTIRILMALI? İnfluenza (grip) aşılarının önümüzdeki sezonda en yaygın olacağı öngörülen influenza virüsü alttiplerine karşı koruma sağlayan aşılar olduğunu ve 6 ayın üzerindeki herkese mevsimsel grip aşısı yapılmasının önerildiğini belirten Doç. Dr. Kara, “Bununla birlikte grip hastalığına bağlı komplikasyon (ağır hastalık) gelişme riski yüksek olan kişilere mutlaka grip aşısı yapılmalıdır. Aşı, tercihen grip vakaları görülmeye başlamadan en az iki hafta önce yapılmış olmalıdır. Ülkemizde grip vakalarının artmaya başladığı bu günlerde, henüz aşı yaptırmayanlar mutlaka aşılanmalıdır” diye konuştu.
GRİP AŞISI ÇOCUKLARDA HAYAT KURTARICIDIR! 5 yaşın altındaki çocukların (özellikle 2 yaşından küçükler) grip ilişkili ciddi hastalık açısından risk altında olduğunu anlatan Doç. Dr. Manolya Kara, 2022’de yapılan bir araştırmada, grip aşısının çocuklarda yaşamı tehdit eden ciddi gribe yakalanma riskini yüzde 75 oranında azalttığının gösterildiğini söyledi. Aşının altı aydan büyük çocuklara güvenle uygulanabileceğini anlattı. Grip aşısının etkinliğinin mevsimsel virüs tipine ve aşı olan kişinin bağışıklık sistemi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğini belirten Doç. Dr. Manolya Kara, sözlerine şöyle devam etti: “Grip aşısı, kişileri özellikle “ağır hastalık tablosundan” ve “hastane yatışından” korumaktadır. Örneğin; COVID-19 salgını öncesindeki son grip sezonu olan 2019-2020’de grip aşısının, tahmini 7,5 milyon grip hastalığını ve 6.300 kişide griple ilişkili yaşam kaybını önlediği tahmin edilmektedir. 2021’de yapılan bir araştırma, grip nedeniyle hastaneye kaldırılan yetişkinler arasında aşılı hastaların, aşılanmamış olanlara kıyasla yoğun bakım ünitesine yatma riskinin yüzde 26, ve gribe bağla yaşam kaybı riskinin yüzde 31 daha düşük olduğunu göstermiştir.”
AŞI FARKLI SOLUNUM HASTALIKLARINA KARŞI KORUMA SAĞLAMAZ “Birçok kişi, mevsimsel grip aşısı yaptırmalarına karşın yine de hastalandıklarını söyleyerek aşının etkili olmadığını düşünüyor” diyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, bu soruyu şöyle yanıtladı: “Bir kişinin grip (influenza) aşısı olduktan sonra grip belirtileri göstermesinin birkaç nedeni vardır: İlk olarak; bu kişi gribin yanı sıra rinovirüsler veya COVID-19 gibi başka bir solunum yolu virüsüyle de hastalanabilir. Diğer solunum yolu virüsleri gribe benzer semptomlara neden olabilir. Grip aşıları yalnızca gribe karşı koruma sağlar, diğer hastalıklara karşı koruma sağlamaz. Ayrıca aşılanan kişi, aşılamadan hemen önce ya da aşının koruması için gereken iki haftalık süre içinde virüsle karşılaştıysa hastalık gelişimi önlenemez.”
|
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
