Sağlık
Uzmanı uyarıyor! Bone ve kadın çorabı ile filtre kahve yapılmazhaberi
Uzmanı uyarıyor! Bone ve kadın çorabı ile filtre kahve yapılmaz Kadın çorabı, saç bonesi gibi malzemelerin üretimi sırasında toz, tüy, saç, ufak böcek, sinek gibi istenmeyen yabancı maddelerin bu malzemelerin üzerine kolayca gezebildiğini ifade eden Gıda Teknolojisi Öğr.
Uzmanı uyarıyor!
Bone ve kadın çorabı ile filtre kahve yapılmaz
Kadın çorabı, saç bonesi gibi malzemelerin üretimi sırasında toz, tüy, saç, ufak böcek, sinek gibi istenmeyen yabancı maddelerin bu malzemelerin üzerine kolayca gezebildiğini ifade eden Gıda Teknolojisi Öğr. Gör. Öznur Eyilcim, “Üretilen bu malzemelerin çevreye temas ederek kirlenip üzerinde yabancı maddeleri taşıması insan sağlığı açısından büyük risk oluşturur.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Öğr. Gör. Kimya Mühendisi Öznur Eyilcim, artan maliyetler nedeniyle bazı işletmelerin filtre kahve yapmak için bone ve kadın çorabı gibi materyaller kullanmasını gıda güvenliği açısından değerlendirdi.
Gıda güvenliği tüketiciyi korumayı amaçlıyor
Maliyetlerdeki artışın kolay ve ucuz üretim yolu aramada önemli bir neden olduğuna işaret eden Kimya Mühendisi Eyilcim, “Gıda güvenliğindeki en büyük amaç, tüketicileri gıda kaynaklı tehlikelere karşı koruyarak; sağlığa zararlı olacak ve güvenliğini tehdit edecek unsurları ortadan kaldırmak ya da önlemektir. Bone ve kadın çorabı gibi kişisel ürünlerin herhangi bir gıda ürünü ile teması kesinlikle çok önemli bir gıda güvenliği sorunudur.” şeklinde konuştu.
Kadın çorabı, saç bonesi gibi malzemelerin üretimindeki şartlar…
Gıdanın fiziksel, kimyasal ve biyolojik risk etmenlerine açık olduğunu, bunun da halk sağlığını tehdit ettiğini vurgulayan Öğr. Gör. Öznur Eyilcim, şöyle devam etti:
“Filtre kahvede bone ve kadın çorabı gibi malzemelerin kullanımı fiziksel tehlike olarak incelenecek olursa; gıda güvenirliğine kesinlikle uygun değildir. Şu şekilde örneklemek gerekirse, kadın çorabı, saç bonesi gibi malzemelerin üretimi sırasında toz, tüy, saç, ufak böcek, sinek gibi istenmeyen yabancı maddeler bu malzemelerin üzerine kolayca gezebilir. Sterilizasyon işleminin gıdalar için önemli olduğu düşünüldüğünde, bu yabancı maddelerin gıdalarla temas edecek malzemeler üzerinde olması ya da üretilen bu malzemelerin çevreye temas ederek kirlenip üzerinde yabancı maddeleri taşıması insan sağlığı açısından büyük risk oluşturur.”
Kimyasal açıdan da riskli!
Elverişsiz koşullar altında üretilen tekstil ürünlerinin biyolojik riskler oluşturabileceğini dile getiren Kimya Mühendisi Eyilcim, şunları kaydetti:
“Virüs, parazit, bakteri gibi biyolojik risklere sebep olan etkenler, insan sağlığını önemli ölçüde etkileyecektir. Son olarak gıda güvenliği açısından incelendiğinde, saç bonesi ve kadın çorabının filtre kahve yapımında kullanılması kimyasal açıdan en büyük riske sahiptir. Saç bonesi ve kadın çorabı gibi birçok giysinin yapısı, naylon adını verdiğimiz poliamid bazlı sentetik liften, polyesterden veya akrilikten oluşabiliyor.
Bu maddelerin yüksek sıcaklıklara maruz kalmaları yapısal bozulma sonucu çözünmeye neden olabilir. Dahası tüm bu maddeler zararsız olsalar dahi, saç boneleri ve kadın çoraplarının üretimi esnasında renk vermek amacıyla sentetik boyalar ve ağartma amacıyla zararlı yardımcı kimyasallar da kullanılır.”
Dezenfeksiyona uygun müslin kullanılabilir
Filtre kahve yapımı sırasında saç bonesi ve kadın çorabının kullanılmasının, kimyasal maddelerin sıcak suda çözünmesine ve kanser gibi birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olabileceğini ifade eden Öğr. Gör. Öznur Eyilcim, “Kahve filtresi işlemi için tek kullanımlık özel filtre kağıtlar ya da tekrar kullanım ve dezenfeksiyona uygun müslin yüzde 100 pamuklu yeni nesil filtreler gibi gıda için uygun malzemeler kullanılabilir. Kadın çorabı, bone gibi ürünler kişisel kullanım dışında asla kullanılmamalı.” diye konuştu.
Eldiven kullanılmadan gıda ürünleri hazırlanmamalı
Öğr. Gör. Öznur Eyilcim, kafe ve restoranlarda insan sağlığını tehdit edecek en büyük riskin çapraz kontaminasyondan kaynaklı olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
“Bu kontaminasyon ile biyolojik etmen olan zararlı bakteriler, virüsler bir yüzeyden diğer yüzeye geçer. Bu kontaminasyonun kaynağı çalışanlar, çalışma yüzeyleri, kullanılan ekipmanlar, cihazlar, temizlik aparatları olabilir. Çalışanlar özelinde bakıldığında, eller gıda ile birebir temas halindedir ve eldiven kullanmadan hazırlanan gıda ürünlerinde kontaminasyon çokça görülür. Ellerin yeterince dezenfekte edilmemesi ya da el temizliği için kullanılan çeşitli bezler halk sağlığı için büyük risk teşkil eder.
Bunun dışında çalışma yüzeylerinin yeterince temizlenip dezenfekte edilmemesi, kullanılan kaşık, bıçak gibi ekipmanların veya kesme tahtalarının birden fazla gıda için temizlenmeden kullanılması gibi birçok işlem kontaminasyona neden olur.”
Çalışanlara gıda sağlığı ve güvenliği eğitimi şart
Halk sağlığını tehdit eden unsurların ortadan kaldırılması için önlemler alınması gerektiğini kaydeden Kimya Mühendisi Öznur Eyilcim, sözlerini şöyle tamamladı:
“Öncelikle işletmelerin düzenli olarak denetimleri gerçekleştirilmeli ve mevzuata uygun olmayan durumların tespitinde gerekli işlemler uygulanmalı. Çalışan kişilerin gıda sağlığı ve güvenliği konusunda eğitilmesi de bir diğer önemli husus.
Kafe ve restoranlarda gıda güvenliğine uygun olmayan ve halk sağlığını tehdit eden malzemelerin kullanımına şahit olan tüketicilerin, mutlaka ALO174 Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Gıda Hattını arayarak ihbar ve şikâyette bulunmaları gerekir.” Doi numarası: https://doi.org/10.32739/uha.id.42725
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
