Ekonomi
Türkiye ve Çin İş Dünyası Dijital Dönüşümün Geleceği için İstanbul'da buluştuhaberi
DEİK, TÜSİAD ve Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) tarafından düzenlenen, ATA Holding ve TFI TAB Gıda Yatırımlarının Ana Sponsorluğu ve Alternatif Bank’ın Gümüş Sponsorluğunda gerçekleştirilen Türkiye-Çin İş Konferansı’nda iki ülke iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımlarıyla “Dijital Dönüşüm ve Geleceği Tasarlamak” teması konuşuldu.
DEİK, TÜSİAD ve Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) tarafından düzenlenen, ATA Holding ve TFI TAB Gıda Yatırımlarının Ana Sponsorluğu ve Alternatif Bank’ın Gümüş Sponsorluğunda gerçekleştirilen Türkiye-Çin İş Konferansı’nda iki ülke iş dünyasının önde gelen isimlerinin katılımlarıyla “Dijital Dönüşüm ve Geleceği Tasarlamak” teması konuşuldu.
T.C. Çin Büyükelçisi Dr. İsmail Hakkı Musa, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin, DEİK Başkanı Nail Olpak, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Türkiye Yuvarlak Masası Eş Başkanı Çağatay Özdoğru, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) Başkan Yardımcısı Zhang Shaogang, DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi ve TÜSİAD Çin Çalışma Grubu Başkanı, TFI TAB Gıda Yatırımları Yönetim Kurulu Başkan Vekili & CEO’su ve ATA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Korhan Kurdoğlu ile 160’ın üzerinde iş insanının katılımıyla düzenlenen konferansta, Türkiye ve Çin’de dijitalleşme alanındaki iş yapma tecrübelerinin yanı sıra iki ülke arasındaki iş birliği fırsatları, başarı öyküleri ve dijital dönüşümün geleceği ele alındı.
İki ülke iş dünyasının zirvesini bir araya getiren Türkiye – Çin İş Konferans’ında, CCPIT ile DEİK ve TÜSİAD arasında, Pekin’de gerçekleştirilecek 1. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı’na (CISCE) desteği ve iş birliklerinin artırılmasını vurgulayan Mutabakat Zaptı (MoU) imzalandı.
Musa: “Tarihi İpek Yolu dijital dönüşüm ile birlikte dijital İpek Yolu’na evriliyor”
Türkiye Cumhuriyeti Pekin Büyükelçisi Dr. İsmail Hakkı Musa ise, bu sene üç etkinliği birlikte kutladıklarını ifade ederek, “Bu sene hariciye teşkilatımızın kuruluşunun 500. yıl dönümü. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılı. Diplomatik ilişkilerimizin tesis edilişinin de 52. yıl dönümü. Türkiye-Çin ilişkilerinin geçmişi, cari durumu ve geleceğine dair tarihe baktığımızda ülkelerimiz arasındaki diyalog asırlar öncesine dayanıyor. Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler son yıllarda önemli bir ivme kazandı. Covid-19 salgınına rağmen bu ivme diplomatik temas ve ziyaretlerle korundu. Bizim arzumuz ilişkilerimizin çok daha geniş bir perspektifte ilerleyerek gelişmesi. Bölgesel ve küresel meselelere bakışımızın büyük ölçüde Çin ile örtüşmesi doğrultusunda ilişkilerimiz de güçleniyor. Devlet liderlerimiz arasında yakın bir diyalog ve iş birliği var. Bu irade, somut projelerle birlikte adım adım hayata geçti. Tarihi İpek Yolu üzerindeki ortaklığımız dijital dönüşüm ile birlikte dijital İpek Yolu’na evriliyor” dedi.
Shaobin: ”Türkiye’deki kaliteli ürünleri Çin’e taşımamız büyük önem taşıyor”
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Liu Shaobin, Türkiye ile Çin’in geleceği birlikte tasarlamak için pek çok fırsata sahip olduğuna dikkat çekerek, “Günümüz dünyası küresel ekonomi açısından büyük değişimler yaşıyor. Korumacılık, tek taraflılık, soğuk savaş, resesyon ve enflasyon gibi pek çok gelişme aynı anda yaşanıyor. Ülkeler yeni döneme dair kritik bir tercih sürecindeler. Biz de ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerimizi geliştirmek için bir aradayız. Bugüne kadar tarihi İpek Yolu üzerinde bağlarımızı koruduk ve artık ikili ilişkilerimizi daha da canlandırabiliriz. Yarım asırlık diplomatik ilişkilerimiz, devlet başkanlarımızın önderliğinde atılan somut adımlarla yeni başarıları beraberinde getiriyor. Çin’in 20. Ulusal Kongre’sinde ülkemizin geleceği için bir vizyon ortaya koyduk. Türkiye Cumhuriyeti’nin Yeni Yüzyıl vizyonu ortada. Dolayısıyla ikili ilişkilerimizi ve ticaret hacmimizi her alanda geliştirmek için büyük bir fırsat söz konusu. Geleceğe dönük bir bakış açısıyla dijital ekonomi ve dijital dönüşüm alanlarında geleceği birlikte tasarlayabiliriz. İkili ticaretimizde Türkiye ile daha dengeli rakamlara ulaşmak istiyoruz. Büyükelçilik olarak biz de üzerimize düşen her görevi üstlenmeye hazırız. Çin ekonomisi dünyanın ekonomik istikrarında en büyük oyunculardan biri. Dünya ekonomisine katkımız yüzde 30’un üzerinde bir seviyede. Geçmiş beş yılda Ar-Ge ve teknolojinin katkı payı yüzde 60’ın üzerine çıktı ve GSMH ise 4,2 trilyon dolara yükseldi. Türkiye’deki kaliteli ürünleri Çin’e taşımamız da son derece önem taşıyor” dedi.
Olpak: “Çin ile ticareti dengeleyerek yeni fırsat alanlarına odaklanmalıyız”
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, ikili ilişkilerin gelişmesinin ve son dönemde ivme kazanan dijitalleşme kavramının konferansın odak noktaları olduğuna dikkat çekerek, “DEİK ailesi olarak Çin ile olan ilişkilere büyük önem veriyor ve Çin’in dünyanın en önemli ekonomilerinden biri olduğu bilinciyle daha fazla ticaret için çalışıyoruz. RCEP’in sürükleyicisi, ‘Kuşak ve Yol Girişiminin,’ planlayıcısı ve baş aktörü Çin ile ilişkiler önemli. Dengeli ticari ilişkilerin önemli olduğunu da vurgulamak istiyorum. Türkiye tarafından baktığımızda Çin ile karşılıklı ticari ilişkiler dediğimizde bizim aklımıza hemen cari açık geliyor. Türkiye aleyhinde bir asimetri söz konusu. Bu noktada da sadece karar alıcılardan ya da siyasilerimizden bir aksiyon beklemek de yeterli değil. İş dünyası olarak bizim de üzerimize düşen çok fazla görev olduğunu düşünüyorum. Elbette kısa vadede hemen çözüm bulmak kolay değil. İkili ticaretimizi dengeleme çalışmalarına devam edeceğiz. Her sektörde üretimi, lojistiği, ticareti, tüketimi, dev şirketleri ve KOBİ’leri ve nihayetinde devletleri derinden etkileyen bir zincirden, yani dijital ekonomiden bahsediyoruz. DEİK olarak bu çerçevede 9 alt komitesiyle Dijital Teknolojiler İş Konseyimizi kurduk. Çin’in dijitalleşme, yapay zeka, 5G’den e-ticarete kadar ne tür çalışmalar yaptığını hepimiz biliyorsak, bugünkü konferans ve bundan sonraki faaliyetler içerisinde sadece ikili ticaretin dışındaki alanlardan da kendimize katma değer nasıl oluşturabiliriz sorusuna odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Özdoğru: “Çin, önemli bilimsel ve teknolojik başarılara imza attı”
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Türkiye Yuvarlak Masası Eş Başkanı Çağatay Özdoğru ise, “Çin, TÜSİAD’ın uluslararası gündeminde uzun yıllardan beri yer alan öncelikli bir ülkedir. 1980’lerden bu yana Çin, bilim ve teknoloji alanında hızlı bir gelişme yaşamış ve önemli bilimsel ve teknolojik başarılara imza atmıştır. Eğitim, altyapı, yüksek teknolojili üretim, akademik yayıncılık, patentler ve ticari uygulamalar gibi alanlarda önemli ilerlemeler kaydetmiştir ve şu anda bazı alanlarda dünya lideri konumundadır. Geçtiğimiz aylarda TÜBİSAD ile birlikte Türkiye’nin 2. Yüzyılında Yüksek Teknoloji için Eylem Çağrısı raporunu hazırladık ve kamuoyuyla paylaştık. Raporumuz, yüksek teknoloji ve dijital dönüşümle kalkınma hedefini gerçekleştirmek için gerekli adımları geniş bir perspektifte ele alıyor. Bu yolda büyük aşama kaydetmiş olan Çin’den tecrübe, best practice uygulamaları ve belli alanlarda ortak çalışmalarla ülkemizin bu yolculuğunda beraber çalışabilecek çok alan vardır. Biz de TÜSİAD olarak DEİK ile birlikte bu arayışları yürütebiliriz. Çin ile iş birliğimizin, bu toplantıyla daha da güçleneceğine, dijitalleşme çalışmalarımızda, bu konuda dünya lideri olan Çin’den destek almamızın önemli faydalar sağlayacağına yürekten inanıyoruz” dedi.
Kurdoğlu: ”Dijitalleşme ve teknolojide Türkiye ile Çin arasındaki know-how transferi önemli”
DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi, TÜSİAD Çin Çalışma Grubu Başkanı, TFI TAB Gıda Yatırımları Yönetim Kurulu Başkan Vekili & CEO’su ve ATA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Korhan Kurdoğlu ise, dijitalleşmenin, artık işletmelerin sürdürülebilirliği ve rekabet gücü için hayati bir faktör olduğunu vurgulayarak, “Kurucu Ortağı ve CEO’su olduğum ve bugün dünyanın en büyük 4 restoran işletmecisinden biri olan TFI TAB Gıda Yatırımları, 10 yılı aşkın süredir Çin’de faaliyet gösteriyor. Burger King’in Çin operasyonunu devralmamızla başlayan süreç bugün bizi 200’ü aşkın şehirde yaklaşık 1.500 restoran ve 30 bin çalışan seviyesine taşıdı. Türkiye’deki patates fabrikamızdan Çin’e her ay ciddi miktarda işlenmiş patates ihracatı gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda ATA Holding bünyesinde Çin’de bir teknoloji şirketinin sahibiyiz. Türkiye, Çin’den gelecek know-how ile özellikle smart manufacturing, healthTech, big data, IoT dahil dijitalleşme konusunda pek çok ortak proje hayata geçirilebilir. Kazan-kazan olarak görülecek projeler, Türkiye’nin Avrupa ile iç içe girmiş bağları ile Çin’i Avrupa’ya daha da yaklaştıracaktır. Çin de Türkiye için Ticaret Bakanlığımızın “Uzak Ülkeler” stratejisi kapsamındaki odak ülkelerden biri olarak, Asya ülkelerine açılan bir kapı niteliğinde. Çin’in küresel ticaretteki ağırlığının, tedarik zincirinde teknoloji ve Ar-Ge alt yapısına dayanan politikaları ve 100’ün üzerinde ülke ekonomisini etkileyen “Kuşak ve Yol Girişimi” ile artarak süreceği tahmin ediliyor. Çin, 800 milyon dijital kullanıcısı ve 400 milyon orta sınıfı ile ürettiği kadar tüketen bir ülke olarak, Türkiye için önemli bir pazar ve aynı zamanda büyük bir potansiyel barındıran bir ticaret ortağı. Gelecekte büyük ölçekli ileri teknoloji ve dijitalleşme temelli yatırımların karşılıklı olarak her iki ülkede de yapılması ve Türkiye’nin kendine özgü ürünlerinin Çin’e ihraç edilmesi gibi gelişmelerle Türkiye ve Çin arasındaki karşılıklı ticaret ve yatırımların artacağına inanıyorum” dedi.
Shaogang: “Orta Koridor ile Kuşak Yol Girişimi’nin uyumlulaştırılması alanında birlikte çalışabiliriz”
Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) Başkan Yardımcısı Zhang Shaogang ise, Türk iş dünyasının dijital dönüşüm sürecinde Çin ile yeni iş ortaklıklarına istekli olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu belirterek, “Ülkelerimizin arasındaki siyasi güvene dayalı sıcak ilişkiler sayesinde ekonomik iş birliklerimizin artacağına inanıyoruz. Dijital ekonomi alanında yatırımlar iki ülke için de büyük önem taşıyor. Kuşak ve Yol Girişimi’nin de 10. yılını yaşarken Çin, Türkiye ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeye hazır konumda. Üretim kapasitesi, finansal erişim, Türkiye’nin coğrafi konumu, dijital dönüşüm ile birlikte akıllı ve yeşil ürünler odağında çalışabiliriz. İki ülke alanında akıllı şehirler, yenilenebilir teknoloji, dijital hizmetler, yapay zeka ve 5G gibi alanlarda iki taraf için de büyük fırsatlar bulunuyor. Türk firmalarının Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı için ülkemize bekliyoruz“ dedi.
Konferansta, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol video konferans ile sunum gerçekleştirirken, Çin Uluslararası Fuar Merkezi Grubu Başkanı Lin Shunjie ise Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı’nın (CISCE) tanıtım sunumunu yaptı. ÇİNSİAD Başkanı Zhou Yanquan, CGCC Sekreter Yardımcısı Li Xiangbo ve CCFA Başkanı Pei Liang’ın söz aldığı “Türkiye-Çin İş Birliği Fırsatları” başlığı altındaki gerçekleştirilen sunumlarda ise, Çin Halk Cumhuriyeti’nde Türk iş dünyası açısından yatırım anlamında öne çıkan sektörler ve fırsatlar ele alındı.
Türk markalarının Çin’deki başarı hikayeleri mercek altına alındı
TÜSİAD Çin Çalışma Grubu Üyesi, DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi ve ATA Holding Koordinatörü Tuncer Köklü’nün moderatörlüğünde düzenlenen “Türkiye-Çin İş Birliği Başarı Hikayeleri” paneli ise, iş dünyasının önemli isimlerini buluşturdu. Netaş CEO’su Sinan Dumlu, Burger King China CEO’su Atakan Bozkurt, Trendyol İcra Kurulu Üyesi Ozan Acar, Bank of China Türkiye Başkanı Gao Xiaoming, Alternatif Bank Genel Müdür Yardımcısı Didem Şahin Çakmak ile TÜSİAD Şanghay Ağı Koordinatörü ve BEKO Çin Pazarlama ve Ürün Yönetim Müdürü Onur Türkmen’in katıldığı panelde, Türk markalarının Çin’deki başarı hikayeleri üst düzey yöneticiler tarafından paylaşıldı.
Türkiye ve Çin iş dünyasının zirvesindeki yöneticiler dijitalleşmenin geleceğini masaya yatırdı
Türkiye-Çin İş Konferansı’nın iş insanları tarafından büyük ilgiyle takip edilen oturumlarından biri de “Dijitalleşmenin Geleceği” paneli oldu. Cerembrum Tech Kurucu CEO’su ve DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Recep Erdem Erkul’un moderatörlüğünde düzenlenen Dijitalleşmenin Geleceği Paneli’nde TÜSİAD Yeni Nesil Sanayi Çalışma Grubu Başkanı ve MEXT Teknoloji Merkezi Başkanı Efe Erdem, ATP China CEO’su Onur Yavuz, Tencent Perakende Başkanı David Su, Alibaba Uluslararası Dijital Ticaret Grubu Politika Araştırma Direktörü Xiong Tao, Alipay CEO’su Ying Rui (videokonferans ile) ve Medianova, Kurucu ve CEO’su; DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkan Yardımcısı Serkan Sevim söz alırken, hayatın her alanında dijitalleşen dünyada ekonomi ve ticaretin geleceği konuşuldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış
Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.
SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.
Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.
SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.
SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
