Connect with us

Sağlık

Tobb İle Mesleki Eğitim Merkezleri Alanında İş Birliği

Published

on

Tobb İle Mesleki Eğitim Merkezleri Alanında İş Birliği Mesleki Eğitim Merkezleri İş Birliği Protokolü, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımı ile gerçekleşen törenle imzalandı.

Kapsama alınan oda ve borsa üyesi işletmelerle mesleki eğitim merkezlerinin eşleştirilmesine yönelik protokolün imza töreninde konuşan Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, mesleki eğitimin ayağa kaldırılmasında ilk hamleyi olan 81 ilde 81 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi projesinin de TOBB ile hayata geçirildiğini, bu paydaşlığın bugüne kadar farklı açılımlarla devam ettiğini söyledi.

Tüm dünyada akademik olarak başarılı öğrencileri mesleki eğitime çekmek için çalışmalar yapıldığını anlatan Özer, Türkiye’de katsayı uygulaması gibi yanlış bir uygulama ile başarılı öğrencilerin mesleki eğitimden uzaklaştığını ifade etti. Katsayı uygulaması sonrasında meslek liselerinin hiçbir liseye yerleşemeyen öğrencilerin gittiği, başarı beklentisi düşük bir okul türü hâline geldiğini hatırlatan Bakan Özer, böylelikle okullar arası başarı farklarının derinleştiğini kaydetti.

Katsayı Uygulaması Kaldırıldı

2012 yılında katsayı uygulaması kaldırıldıktan sonra Millî Eğitim Bakanlığının mesleki eğitimi güçlendirmek için çabaladığını dile getiren Özer, TOBB Başkanı ile TOBB üyeleri ile bir araya gelerek yeni bir modeli hayata geçirdiklerini belirtti. Daha önce iş gücü piyasasının okullara laboratuvar ve atölyeler yaptığını ve sonrasında eğitim sürecinden uzaklaştığını ifade eden Özer, şunları kaydetti: “Başkanımızla birlikte dedik ki biz madem Millî Eğitim Bakanlığı olarak iş gücü piyasasına eleman yetiştiriyoruz. Birlikte süreci yönetelim. Maddi yük bizde… Müfredatı birlikte güncelleyelim. Öğrencilerin işletmedeki beceri eğitimini birlikte planlayalım. Mesleki eğitimin kalitesi için çok kritik olan öğretmenlerin alan ve atölye öğretmenlerinin işbaşı ve mesleki gelişim eğitimlerini birlikte planlayalım. Ama iki şeyi yapalım. Arz talep dengesini rasyonel bir zemine oturtalım ve istihdamda öncelik tanıyalım. İşte bu attığımız adım bir anda siz değerli sektör temsilcileri tarafından müthiş teveccüh gördü.  Çok kısa sürede akademik olarak başarılı öğrencilerin meslek liselerine teveccüh ettiğini gördük. Meslek liseleri artık yüzde 1’lik başarı diliminden öğrenci almaya başladı.”

Üretimden Meslek Lisesi Öğrencileri Pay Aldı

Bu gelişmelerin ardından mesleki eğitimde üretim kapasitesinin artırıldığını anlatan Özer, “Burayı özellikle sizlerin huzurunda biraz daha netleştirmemiz gerekiyor. Mesleki eğitimdeki aslolan şey, yaparak üreterek eğitimdir. Öğrencinin öğrenmesi için gerçek iş ortamında elini üretim bandına koyması lazım. Tüm süreçlerde aktif olarak yer alması lazım. Millî Eğitim Bakanlığının şöyle bir iddiası yok: ‘Biz eğitimi bir kenara bırakalım. Üretim yapalım, piyasayla rekabet edelim.’ Böyle bir derdimiz yok. Bizim derdimiz üretim kapasitesini eğitim- üretim- istihdam çevrimini güçlendirecek şekilde o zincirin bir halkası olarak inşa etmek.” dedi. Kapasite artırımıyla birlikte Türkiye’deki 3 bin 574 mesleki teknik Anadolu lisesinde öğrencilerin eğitimle ilişkilerinin güçlenmeye başladığını aktaran Bakan Mahmut Özer, “Yıllardan beri dezavantajlı öğrencilerin kümelendiği meslek liselerinde öğrenciler üretime yaptığı katkı kadar pay almaya başladılar. 2021 yılında üretimden meslek lisesi öğrencileri pay aldılar.” ifadelerini kullandı. Mesleki eğitimdeki üretim kapasitesinin artırılmasının Kovid-19 salgını gibi olağanüstü süreçlerde maske, maske makinesi, solunum cihazı gibi ürünlerin üretilmesine katkı sağladığını ve meslek liselerinin kara gün dostu olduğunu gösterdiğini aktaran Özer, mesleki eğitim merkezlerine ilişkin bir bilgiyi paylaştı.

50 AR-GE Merkezi Açıldı

Özer şunları söyledi: “Geçmişten gelen alışkanlıklar var. Mesleki eğitim merkezlerinde biliyorsunuz haftada bir gün okula gidiliyor. Dört gün işletmede beceri eğitimi yapan bir dual mesleki eğitim modeli. Bazı mesleki eğitim merkezlerinde üretim yapıldığını gördük. Aslında mesleki eğitim merkezlerinde üretim yapılamaz. Çünkü öğrenci haftada bir gün okula gidiyor. Belli temel dersler alıyor. Üretim mekanizması yok. Onun için bu sene itibarıyla mesleki eğitim merkezlerindeki üretim kapasitesini sıfırlıyoruz. Oralar çünkü üretim yeri değil.” Ülkelerin kalkınmasında, rekabet gücünün artmasındaki en kritik noktanın fikrî mülkiyet ve sınai haklar olduğuna da değinen Özer, bunun için ilk defa meslek liselerinde AR-GE merkezleri kurulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 50 AR-GE merkezi açılışı yaptıklarını, şu anda sayının 55’e ulaştığını anlatan Özer, şöyle devam etti: “Son on yılda Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenci ve öğretmenlerin tescilini aldığı ürün sayısı, 29’dur arkadaşlar… Yani yıllık 2.9 tescile sahip olmuş Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullar. Biz hemen meslek eğitimindeki bu üretim kapasitesini fikrî mülkiyetle ilişkilendirdik. Eğitimler düzenledik. Bir anda meslek liselerindeki başvuru sayıları artmaya başladı ve meslek liselerindeki bu kapasiteyi bilim sanat merkezlerine, fen liselerine, diğer liselerimize, diğer okullarımıza, halk eğitimi merkezlerine, olgunlaşma enstitülerine paylaştırdık. 2022 yılında hedef olarak 7 bin 500 ürünün tescilini almayı hedeflemiştik. Bugün itibarıyla 7 bin 700 tescil aldık. Bakın 2.9… 7. Bin 700… İşte bu kültür tüm okullarda yaygınlaştıkça sadece eğitimin kalitesi artmayacak, aynı zamanda ülke çok daha girişimci ruha sahip olan gençlerle çok daha rekabet gücünü artırarak dünyayla rekabet edebilirlikle iddia sahibi olma yolunda emin adımlarla ilerleyecek.”

Aynı zamanda tescil edilen bu ürünlerin ticarileşmesi için de çalışma yürütüldüğünü belirten Bakan Mahmut Özer, 2022 yılında 74 ürünün ticarileştiğini anlattı. Meslek liselerinin artık dünyaya ihracat yapmaya başladığını duyuran Özer, “En son İstanbul Sanayi Odasıyla birlikte işte yine bu kapsamda, iş birliği kapsamında yürütmüş olduğumuz okulda kâğıt havlu üretimi yapılarak Portekiz’e ihracat yapıldı ve ilk tırı biz uğurladık orada ama sadece kâğıt havlu üretimi yapılmadı. Kâğıt havluyu üreten makinenin üretimi de yapıldı. Bu, gerçekten çok kıymetli bir şey… Bunu bir basamak daha ilerlettik ve sadece Türkiye’nin ihtiyacı olan, iş gücü piyasasının ihtiyacı olan nitelikli eleman kaynağını üretmeyelim. Aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki, Balkanlar’daki insanlar için de mesleki eğitimde bir şekilde örnek olalım, onlara eğitim verip geri gönderelim diye bir adım atarak yedi uluslararası mesleki teknik Anadolu Lisesi açtık.” dedi.

Eğer sorunların kaynaklarına doğru teşhis konulup adımlar atılırsa kısa sürede başarılar ortaya çıktığını belirten Özer, artık meslek liselerinin ülkenin umudu olduğunu söyledi.

“Çırak ve kalfa sayısı 600 bin 888’e ulaştı”

Mesleki eğitim merkezlerine lise diploması imkânı getirildiğini, 25 Aralık 2021’de 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nda yapılan düzenleme ile hem işveren hem de öğrenciler için cazip bir mekanizmanın oluşturulduğunu ifade eden Özer, “Rakamlara yetişemiyoruz. 25 Aralık 2021’de 159 bin olan bu ülkedeki çırak ve kalfa sayısı bugün itibarıyla 600 bin 888’e ulaştı.” dedi.

Yıl sonu itibarıyla hedefin 1 milyon gencin mesleki eğitim merkezleriyle buluşturulması olduğunu kaydeden Özer, meslek liselerinde nasıl ki güzel hikâyeler yazıldıysa mesleki eğitim merkezlerinde de aynı başarılara imza atılacağını dile getirdi. TOBB üyelerine bu sayıyı birlikte artıralım çağrısı yapan Bakan Özer, şunları kaydetti: “Mesleki eğitim merkezine kayıt yaptıran öğrencilerimize biz iki aylık süre veriyoruz. İşletme bulsun diye… Çoğu zaman da çoğu yerde işletme bulmakta sıkıntı yaşıyor gençlerimiz. İşte artık bu iş birliği protokolüyle siz değerli üyelerin, Başkanımızın himayesinde siz değerli oda ve borsa başkanlarının süreçlere doğrudan müdahil olmasıyla, mesleki eğitim merkezlerine kayıt yaptıran öğrencilerimiz doğrudan işletmelerle eşleştirilmiş olacak. Böylelikle sadece ülkenin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmeyeceğini, OECD’nin kritik göstergelerinden olan “ne eğitimde ne istihdamda yer alan genç sayısının yani genç işsizliği”ni azaltılacağını belirten Özer, protokole emek verenlere teşekkür ederek imzaların hayırlı olmasını diledi.

Hisarcıklıoğlu: “İşverenlerimizi mesleki eğitim merkezlerinden öğrenci almaya davet ediyorum”

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise özel sektörün mesleki eğitim merkezlerinden daha çok istifade etmesi gerektiğini belirterek “Ben bu kapsamda gençlerimizi, mesleki eğitim merkezlerine kayıt olmaya, işverenlerimizi de mesleki eğitim merkezlerinden öğrenci almaya davet ediyorum.” dedi. Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada memleketin öncelikli meselesinin eğitim olduğuna inandıklarını söyledi.

TOBB’un eğitim alanında yaptıklarına değinen Hisarcıklıoğlu, “Özel sektör olarak nitelikli çalışan bulamamaktan, mesleki eğitimin ihtiyaçları karşılamamasından şikâyet ediyorduk. Mesleki eğitimde kamu-özel sektör iş birliğini artırmak, özel sektörün rolünü güçlendirmek istiyorduk. Mesleki eğitim, özel sektörün insan kaynağını karşılamada en önemli vasıta olsun istiyorduk. Bu, bizim yirmi senedir gündemimizde olan bir konuydu. Bakanımız Sayın Mahmut Özer’den bu konuda hem büyük destek hem de önemli icraatlar gördük.” diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, mesleki eğitimin, eğitim dünyasında yeniden cazibe merkezi hâline geldiğine işaret ederek Türkiye genelindeki meslek liselerindeki doluluk oranının 2022 LGS’de yüzde 95 olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından protokol, Özer ve Hisarcıklıoğlu tarafından imzalandı. İş birliği protokolü, mesleki eğitim merkezleri ile TOBB’a bağlı oda ve borsaların eşleştirilmesini, söz konusu merkezlerindeki öğrenci sayısının artırılmasını, oda-borsa üyesi şirketlerin bu merkezlerden daha fazla öğrenci almasını öngörüyor. (BSHA)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri