Ekonomi
Solar3GW Türkiye'nin İlk Tarım-Güneş Enerji Santralleri Raporunu Açıkladı!haberi
Solar3GW yeni raporunda, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlık ve kuraklıkla mücadelede Tarım-Güneş Enerji Santralleri’ne (TarımGES) ihtiyacı olduğunu açıkladı Raporda, Türkiye’deki tarım arazilerinin binde 1’ine dahi TarımGES kurulsa, toplamda 11 GW güç elde edileceği belirtiliyor Çalışmada, TarımGES’lerin çoklu faydasına dikkat çekiliyor Türkiye’de giderek daralan tarım arazilerinin korunması için TarımGES’in önemli bir araç olduğu, su kullanım verimliliği ve üretimde fark yarattığı ifade ediliyor Türkiye’de her yıl ‘güneşte 3 GW kurulu güç’ misyonuyla yola çıkan düşünce kuruluşu Solar3GW, ‘Türkiye Güneş Enerjisi Sektörü: TarımGES’ raporunu yayınladı.
- Solar3GW yeni raporunda, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlık ve kuraklıkla mücadelede Tarım-Güneş Enerji Santralleri’ne (TarımGES) ihtiyacı olduğunu açıkladı
- Raporda, Türkiye’deki tarım arazilerinin binde 1’ine dahi TarımGES kurulsa, toplamda 11 GW güç elde edileceği belirtiliyor
- Çalışmada, TarımGES’lerin çoklu faydasına dikkat çekiliyor
- Türkiye’de giderek daralan tarım arazilerinin korunması için TarımGES’in önemli bir araç olduğu, su kullanım verimliliği ve üretimde fark yarattığı ifade ediliyor
Türkiye’de her yıl ‘güneşte 3 GW kurulu güç’ misyonuyla yola çıkan düşünce kuruluşu Solar3GW, ‘Türkiye Güneş Enerjisi Sektörü: TarımGES’ raporunu yayınladı.
Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan ve yönetim kurulu üyelerinin ev sahipliğinde, bugün İstanbul’da düzenlenen toplantıda tanıtılan raporda, Tarım-Güneş Enerji Santralleri ile enerjide dışa bağımlılığı ve iklim değişikliğinin tarıma etkisini nasıl azaltacağı inceleniyor.
Raporda, dünyadaki pek çok ülke gibi Türkiye’nin de pandeminin etkisiyle daha derin hissedilen ekonomik krizle mücadele ederken, diğer yandan enerji arz krizinden de etkilendiği belirtiliyor. Enerjide dışa bağımlılık ve ekonomik krizle baş etmenin en akılcı yolunun ‘öz kaynaklarla en fazla üretimi yapmak’ olduğu işaret edilirken, Türkiye’nin buna imkan veren TarımGes’ten faydalanması gerektiği vurgulanıyor.
TARIMGES’LE ÜÇLÜ KAZANÇ
Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan açılış konuşmasında, 11 ili etkileyen deprem felaketi nedeniyle yaşadıkları üzüntüyü dile getirdi. Depremin ardından sektörün bölgeye yardım için seferber olduğunu hem malzeme hem de kurulum ve onarım için ekip gönderdiğini söyleyen Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “En azından iletişim cihazlarının şarj edilmesi, gece basit led aydınlatmalar için mikro düzenekler kuruldu. Çok acı bir olay yaşadık, yaşıyoruz ama bu bize elektirik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının özellikle güneşin şebeke arz güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz bugüne kadar güneş enerjisinin dağıtık üretime imkan vermesini verimlilik açısından ele alıyorduk ama deprem, afet sonrasında enerjiye ulaşım açısından da dağıtık üretimin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Küçük alanlarda tüketicinin kendi enerjisini üretmesi, olası sorunlara çok hızlı çözüm bulunmasını sağlıyor. Bunun için MikroGES’ler, KöyGES’ler kurulmasını öneriyoruz.”
Turhan ardından rapor hakkında bilgi verdi. TarımGES raporunda, tarım alanları üzerinde kurulacak güneş enerjisi santralleriyle aynı alanda hem elektrik hem de tarım üretimi yapılabileceğini vurgulayan Turhan, “TarımGES projeleri azalan kaynakların yönetimine yenilikçi bir çözüm sunan bir uygulama. Tarlalara kurulacak yeni güneş enerjisi santralleri sayesinde, sertleşen iklim koşullarına karşı mahsüller korunacak ve yüksek verimli ürün elde edilebilecek aynı zamanda elektrik gibi yüksek bir maliyet girdisi optimize edilebilecek. Hatta elektrik üretiminin, tüketimden arta kalan kısmı şebekeye satılarak üçüncü bir gelir kaynağı elde edilebilir” dedi.
Turhan, dünyada ve Türkiye’de yaşanan kuraklığa, giderek daralan kullanılabilir arazilere karşı da TarımGES’lerin kullanabileceğini ifade ederek şunları söyledi: “Ülkelerin ekonomik politikalarına göre farklı şekilde uygulama olanağı sağlayabilecek TarımGES’ler iklim değişikliğine karşı mücadele ederken önemli bir araç olacak. Önemli olan ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda bu aracı en doğru şekilde, uzun vadeli akılcı planlama ile kullanabilmesi.”
TARIM ALANLARINDAN 11 GW ELEKTRİK
Raporda, Türkiye’nin toplam 234 bin kilometrekare tarım alanına sahip olduğu vurgulanıyor. Bu alanların binde 1’ine bugünün teknolojisiyle güneş panelleri kurulduğunda toplamda 11 GW’nin üzerinde güç elde etmek mümkün olacak. Turhan, “Solar3GW’nin de sloganı olan ‘her yıl en az 3 GW güneş gücü’nün, araziye kurulacak kısmı olan 1.350 MW’ın TarımGES uygulaması şeklinde kurulması, her yıl tarım alanlarımızın sadece 10 binde 1’ine kurulum gerçekleştirmemiz anlamına gelir. Bu yolla temiz ve ucuz elektrik üretirken, gittikçe artan ekstrem hava koşullarına karşı ilgili tarım ürününe ek bir koruma sağlanıp, tarımsal verim artırılır” dedi.
ELEKTRİK ÜRETİRKEN TOPRAĞIN VERİMİ ARTACAK
Güneş enerjisi ile tarım arazilerinin eş zamanlı kullanımına yönelik entegre bir sistem olan TarımGES’ler, tüm tarım alanlarında, çayırlar, otlaklar, seralar, hatta balık çiftliklerinde kurulabiliyor. Kenya gibi yoksul Afrika ülkelerinden İsveç gibi, güneşin en az göründüğü topraklara kadar dünyanın her köşesinde TarımGES projeleri uygulanıyor. 2012’de tüm dünyada 5 MW olan TarımGES kurulu gücü, 2022’de 14 GW’ı geçti. Dünyada bu konuda başı çeken ülke Japonya’da bugüne kadar 3 binden fazla uygulama yapıldı.
Yapılan AR-GE çalışmalarında seçilen örnek coğrafyada güneş santrali kurulan tarlalarda acı biber üretiminin üçe katlandığı ortaya konuluyor. Çeri domates üretiminde ise su kullanımının yüzde 65 azaldığı ve toplam üretimin ikiye katlandığı gözlendi. Diğer yandan TarımGES uygulamalarında iki günde bir yapılan sulamalarda toprağın nemi yüzde 15 oranında, her gün yapılan sulamalarda yüzde 5 daha fazla korunuyor.
Raporda, TarımGES projelerinin maliyet olarak küçük ölçekli GES çatı projelerine göre daha avantajlı olduğuna dikkat çekiliyor. Çiftçinin tarlasında üreteceği elektriğin fazlasını satarak öztüketim harcamalarını büyük ölçüde düşüreceği vurgulanıyor. Proje sadece enerjide değil tarımda da dışa bağımlılığın önüne geçebilecek. TarımGES’ler yerinde üretim-tüketim konusunda enerji dönüşümüne uygun çözüm sunuyor. Öncelikle elektrik üretimini, tüketimin olduğu alana yaklaştırılarak artan şebeke verimi sağlıyor, işletme maliyetlerini aşağıya çekiyor. Bu arada tarım için gereken sulama pompası, aydınlatma, ısıtma vb. faaliyetlerde gerekli olan enerji en ucuz şekilde yerinde üretilebiliyor.
MEVZUATTA DEĞİŞİKLİK GEREKİYOR
Raporda, Türkiye’de TarımGES’ler önündeki en önemli zorluğun yasal mevzuatta iki amaçlı alan kullanımının yer almaması olduğu vurgulanıyor. TarımGES uygulamalarının tarım alanlarının bütünlüğünü bozmamakla birlikte, aynı alanı daha verimli kullanmayı amaçlayan ve çiftçinin ekonomisine katkı sağlayan uygulamalar olduğunun altı çizilerek, “Bu konuda yapılacak olan uygulamalarda atıl, üretim yapılmayan tarım arazilerinden yararlanılabileceği gibi, üretim yapılan araziler için ise toprak sahiplerinin inisiyatifinde olacak şekilde TarımGES projeleri geliştirilebilir” tespiti yapılıyor.
Hibrit santraller gibi TarımGES projelerinin de tanım ve kota olarak mevzuatta yer alması, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı konusunda bir kanalı daha kullanılabilir hale getireceği ve tarım ekonomisine fayda sağlayacağına dikkat çekiliyor.
TEŞVİK GÜNDEME GETİRİLMELİ
Çalışmada, Türkiye’de TarımGES’lerin önünün açılması için acil olarak mevzuatta düzenlenme gerektiği belirtiliyor. TarımGES kurulacak alanlarda acil kamulaştırma yapılabilmesi ve kapasite tanımlanması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Aynı zamanda Marmara bölgesi gibi arazi sıkıntısı olan bölgelerde küçük ölçekli tesisler için destek tarifesi oluşturabileceği, büyük ölçekli TarımGES’ler için ise YEKA benzeri ihale yöntemleri uygulanabileceği öneriliyor. TarımGES’ler için kapsamlı AR-GE programları geliştirilmesi ve çiftçilerin bilinçlendirilmesi tavsiye ediliyor.
Toplantıda, Solar3GW Genel Sekreteri Özge Özeke’nin rapor sunumunun ardından panel düzenlendi. Solar3GW Yönetim Kurulu üyesi Gonca Dülge Bedeloğlu moderatörlüğünü üstlendiği panelin konuşmacıları Solar3GW Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bahadır Turhan ve ODTÜ-GÜNAM (Güneş Enerjsi Araştırma ve Uygulama Merkezi) Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Yerci Türkiye’de TarımGES’i tartıştı.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış
Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.
SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.
Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.
SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.
SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
