Connect with us

Sağlık

Sigaranın Yol Açtığı Buerger Hastalığının 6 Önemli Belirtisihaberi

SİGARANIN YOL AÇTIĞI BUERGER HASTALIĞININ 6 ÖNEMLİ BELİRTİSİ   Dünyada sigaranın doğrudan neden olduğu bilinen ve kanıtlanmış bir rahatsızlık Buerger hastalığı, genellikle bacak atardamarlarındaki kan akışını durdurarak zamanla ağrıya neden oluyor.

Published

on

SİGARANIN YOL AÇTIĞI BUERGER HASTALIĞININ 6 ÖNEMLİ BELİRTİSİ

 

Dünyada sigaranın doğrudan neden olduğu bilinen ve kanıtlanmış bir rahatsızlık Buerger hastalığı, genellikle bacak atardamarlarındaki kan akışını durdurarak zamanla ağrıya neden oluyor. Tedavide geç kalındığı takdirde kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen Buerger hastalığı uzuv kaybına neden olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Faruk Cingöz, Buerger hastalığı ve tedavi yöntemleri konusunda bilgi verdi.

 

Budama hastalığı olarak da biliniyor

 

Buerger hastalığı, orta ve küçük çaplı damarlarda lokalize olan, tıkayıcı, mikropsuz iltihaplı, nedeni belli olmayan, iyileşme ve tekrar hastalanma ile seyreden (episodik), daha çok gençlerde görülen bir hastalıktır. Yapılan araştırmalarda bu hastalıkta bağışıklık sisteminde görülen anormallikler nedeniyle immünolojik damar iltihabı olduğu belirlenmiştir. Hekimlikte tromboanjiitis obliterans, halk arasında ‘budama’ (spontan ampütasyon) hastalığı olarak bilinir. Buerger hastalığı, kol ve bacaklardaki arter ve damarların nadir görülen bir hastalığıdır. Tromboangiitis obliterans olarak da adlandırılan Buerger hastalığında, kan damarları iltihaplanır, şişer ve kan pıhtılarıyla (trombüsler) tıkanabilir. Buerger hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. Ancak tütün kullanımı Buerger hastalığının gelişiminde açıkça rol oynamaktadır. Tütünün içindeki kimyasalların kan damarlarının iç yüzeyini tahriş ederek şişmelerine neden olduğu düşünülmektedir. Ayrıca bazı kişilerin hastalığa genetik yatkınlığı olabileceğinden şüphelenilmektedir. 

 

Bu belirtiler arsa vakit kaybedilmemeli

  1. Hastalığın aktif olduğu dönemlerde ilgili damar bölgesi hassas ve ağrılıdır.
  2. Hastada genel bir kırgınlık, halsizlik yorgunluk ve ateş vardır. İlk belirti olarak ortadan kaybolan ayak terlemesi de olabilir. Parmaklarda soğukluk ve hissizlik oluşur.
  3. Bazen ilk bulgu terleme kaybı yerine yürümekle ayaklarda oluşan hissizliktir. Çoğu zaman toplardamarlarda dolgunluk azalması dikkat çekici olabilmektedir.
  4. Zamanla yürümede topallama gelişebilmektedir. Genellikle baldır bölgesinde ağrı ayırıcı bir özelliktir.
  5. Hastalık ilerledikçe ayaklarda morarmalar başlar. Sonrasında geceleri artan istirahat ağrıları ile birlikte parmaklarda yaralar ortaya çıkar.
  6. Müdahale edilmediğinde kangrenleşme oluşarak kişi önce parmaklardan başlayıp yukarılara doğru ilerleme yapan uzuv kaybına uğrar.

 

Sigara içen erkekler risk altında

 

En çok 25-40 yaş arasındaki sigara içen genç erkekler arasında görülmektedir. Buerger hastalığı Türkiye’de damar hastalıkları grubunun % 7-10 kadarını oluşturur. Kadınlarda görülme olasılığı ise vakaların % 2’si kadardır. En önemli nedeni sigara içenlerde nikotin metaboliti olan cotinine’in (nikotinin vücuda girdikten sonra dönüştüğü madde) tetiklediği damar duvarına karşı vücudun geliştirdiği aşırı hassasiyettir. Homosistein yüksekliğine bağlı serbest oksijen radikallerin artışı da damar duvarlarını hassas hale getirmekte ve reaksiyonu başlatabilmektedir. Bunun yanında, sık soğuğa maruz kalma, sosyoekonomik düzeyin düşüklüğü, kötü beslenme, hepatit B sarılığı geçirme, fibrinojen yüksekliği, pıhtılaşmaya meyil nedenleri arasında sayılabilir.

 

5 kritere göre teşhis konulabiliyor

 

Klinik olarak 5 ana kriter (shionaya) esastır. Sigara içilmesi, 50 yaş altı, diz altı tutulumu, atheroskleroz risk faktör yokluğu ve üst ekstremite tutulumundan 4’ünün varlığı teşhis için yeterlidir. Hastanın şikayetleri üzerine atardamar muayenesinde çoğunlukla yukarıdaki kriterlere göre tanı konulmaktadır. Muayene sonrası sıklıkla tıkanıklığın yeri ve derecesini belirlemek için ultrasonografik ve doppler çalışmaları yapılmalıdır. Hastalığın arter ağacındaki tutulumu için tomografik anjiyografi gerekmektedir. Böylelikle tıkanıklığın yeri, tıkama miktarı, uzunluğu, parmaklara kan akış yolu ve en önemlisi yardımcı (kollateral) kan damar varlığı saptanır. Tedavide bu çok önemlidir. Bazı durumlarda istenen klasik anjiyografi ise hem tanı hem de tedavi amaçlıdır.

 

Tedavi için sigaranın bırakılması gerekiyor

 

Öncelikle sigara kesinlikle bırakılmalıdır. Buerger hastalığı, sigaraya karşı gelişen alerji olarak değerlendirildiği için alerjen yani sigara bırakmak tedavinin ilk başlangıcı ve olmazsa olmazıdır. Çünkü alerjen ortadan kalkarsa hastalıkta da ortadan kalkacaktır. Sigarayı bırakan Buerger teşhisi konmuş hastaların yaklaşık % 90’nında ayakta yara bile olsa iyileşme görülmektedir. Sürdürülebilir ve düzenli bir egzersiz programı zorunludur. Azami ölçüde soğuk havalardan ve soğuk travmasından korunulmalıdır. İlaç tedavisinde ise ağrı kesici, damar genişletici, pıhtı eritici ve engelleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar devamlı ve kesintisiz kullanılması gerekir, asla bırakılmaz. Yara varsa; lokal tedavinin yanı sıra ozon, yüksek basınçlı oksijen, PRP ve kök hücre uygulamaları yapılabilmektedir. Günlük kullanımdaki ağrı kesiciler ne yazık ki ağrıyı kısmen azaltsa da çoğu zaman etkisiz kalmaktadır. Bu durumda uzman hekim uyuşturucu nitelikli ağrı kesiciler verebileceği gibi epidural anesteziyi yani kısmı anesteziyi gerekli görebilmektedir. Bu tedavilere cevap alınamazsa öncelikle anjiyografik olarak damarın açılması amaçlanmaktadır. Yine de sonuç alınamazsa hasta uzvu besleyen damarları daraltan sempatik sinirlerle birlikte açık rekonstrüktif damar ameliyatları yapılır. Bunlara da cevap alınmazsa ne yazık ki ilgili bölgenin kesilme kararı verilmektedir. İyileşme ve tekrar hastalık oluşması ile birlikte hastalık ilerler daha önce kesilen yerin üzerinden kesilmesiyle süreç devam eder gider. Ancak hastaların büyük çoğunluğunda alışkanlıklarını damar sağlığı yönünde değiştiren ve geliştiren, ilaçlarını düzgün kullanan ve kontrollerini aksatmayan hastalarda klinik durgunluk oluşarak kişi kötü tablolardan kurtulabilir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri