Connect with us

Sağlık

Sıcaklarda Susuz Kalmak Böbrekleri Yoruyor!

Published

on

Sıcaklarda Susuz Kalmak Böbrekleri Yoruyor!

Sıcak havaya bağlı vücudumuzda terleme ve akciğerlerimizden nefes alıp vermekle sıvı kaybı olur. Böbreklerimiz bunu su emilimini arttırarak dengelemeye çalışır. Uzun süre yeterli suya ulaşılamaması durumunda akut olarak böbrek hasarı gelişebileceğine işaret eden Nefroloji uzmanı Prof. Dr. Abdullah Özkök, hem sağlıklı hem de böbrek hastalığı olan kişiler için önemli uyarılarda bulundu.

Susama hissinin insandaki en güçlü reflekslerden biri olduğunu ve doğrudan beyin tarafından yönetildiğini hatırlatan Nefroloji uzmanı Prof. Dr. Abdullah Özkök, özellikle sıcak havalarda yeterli sıvı alımının tüm organlar için önemli olmakla birlikte özellikle böbrek sağlığı açısından çok daha önemli olduğunu söyledi.

Susuzluğa bağlı böbrek hasarı geliştiğinde bulantı, kusma, halsizlik, kas ağrıları gibi belirtiler gelişebildiğini anlatan Prof. Dr. Abdullah Özkök, bu durumda özellikle böbrek hastalığı olan kişilerin böbrek fonksiyon testlerinin kontrol edilmesi, gerekirse damardan sıvı verilmesinin gerekebileceğine işaret etti.

böbrek

Susuz Kalmak Riskli

Özellikle kronik böbrek hastalarının sıcaklarda daha dikkatli olması gerektiğine işaret eden Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji uzmanı Prof. Dr. Özkök, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Kronik böbrek hastalarının böbrekleri normal insanlara göre daha hassastır ve daha çabuk bozulabilir. Dolayısıyla susuzluk bu hastalar için daha tehlikelidir. Bu nedenle kronik böbrek hastalarına özellikle yazın çok sıcaklarda güneş altına çıkmamalarını ve sıvı alımlarını arttırmalarını öğütlüyoruz. Bunun yanında kalp yetersizliği olan ve yüksek doz idrar söktürücü ilaç kullanan hastalarımızın da yazın çok sıcaklarda sıvı dengesini sağlamaları daha zordur. Bu hastaları takip eden hekimler tarafından idrar söktürücü ilaç dozları ayarlanacaktır. Böbrek taşı olan kişiler ise susuz kaldıklarında böbrek taşı problemlerini daha sık yaşayabileceğini unutmamalı. Dolayısıyla özellikle bu hastalarımız günde 2-2.5 litre idrar yapacak şekilde bol su içmeli.”

Diyalize Giren Böbrek Hastaları Sıvı Kısıtlaması Yapmalı

Böbrek hastaları için her ne kadar sıvı tüketimi önemli olsa da diyalize giren kişilerde bu durumun tam tersi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Abdullah Özkök, bu grup hastalar için uyarılarını şöyle sıraladı:

“Diyalize giren hastalarımızın birçoğunun idrar çıkışları olmadığı için bu hasta grubunda normalde sıvı kısıtlaması öneriyoruz. Çünkü çok sıvı alınması durumunda vücutta biriken fazla sıvıya bağlı hipertansiyon ve kalp problemleri yaşanabiliyor. Bunun yanında yüksek sıcaklarda bu hastaların çok fazla dışarı çıkmamasını öneriyoruz ve sıvı kısıtlamasını bir miktar gevşetiyoruz. Böbrek nakli hastalarımız ise bağışıklık sistemi baskılanmış olduğu için mutlaka içtikleri suyun temizliğinden emin olmalı ve mümkünse şişelenmiş ve kapalı su tüketmeliler. Ayrıca böbreknakli hastalarımızın güneş altında ve sıcakta uzun süre kalmalarını istemiyor ve mutlaka koruyucu güneş kremi kullanmalarını öneriyoruz.”

mide

Şekerli İçeçek İçmeyin

Sıcak havalarda susuzluğu şekerli içeceklerle gidermeye çalışmanın böbrek hasarını artırabileceğini söyleyen Prof. Dr. Abdullah Özkök, bu konuyla ilgili olarak uzun süre sıcakta çalışan Orta Amerika çiftçileri üzerinde yapılan bir araştırmayı örnek gösterdi. “Orta Amerika’da şeker pancarı tarlalarında aşırı sıcak altında uzun süre çalışan insanlarda böbrek yetersizliği sıklığının çok artması üzerine araştırmalar yapılmış ve bu hastalarda böbrek hastalığının tekrarlayan sıcak stresine bağlı olabileceği bulunmuş. Bu durum yazın açık havada uzun süre çalışan inşaat işçileri ve diğer çalışanlar için de geçerli olabilir. Bununla birlikte çiftçilerinin şekerli içecekler ile susuzluklarını gidermeye çalışmasının böbrek hasarını çok arttırdığı gösterilmiştir. Sıcak havalarda çok şekerli, fruktoz-glukoz şurubu içeren meşrubatları kesinlikle tercih etmemeliyiz. Temiz saf su en iyi içecektir.”

Suyu Çam Şişeden İçin 

Ayrıca plastik şişelerden su içine geçebilecek mikroplastiklerin de sağlığa zararlı olabileceğini hatırlatan İç Hastalıkları ve Nefroloji uzmanı Prof. Dr. Özkök, bu nedenle mümkünse cam şişe veya cam damacanadan su içmenin uygun olduğunu söyledi. Susuzluğu gidermek için gün içinde içilebilecek sıvılar arasında sodanın bulunabileceğini belirten Prof. Dr. Özkök, “Fakat günde 1 şişeden fazla içilmemeli. Özellikle hipertansiyon ve böbrek taşı olanların düşük sodyum içeren sodaları tercih etmesi gerekir” diye konuştu.

Suyun Fazlası da Zararlı

“Su meselesinde de ifrat ve tefrit söz konusudur” diyen Prof. Dr. Abdullah Özkök, “Çok su içmek sağlıklıdır” ifadesinin de yanlış olduğunu belirterek konuyu şöyle açıkladı: “Bahsettiğim gibi insanda susama hissi çok güçlü bir dürtüdür. Susadıkça yeterince su içen bir kimsede susuzluğa bağlı böbrek hastalığı beklemiyoruz. Ancak suyun fazlası da kesinlikle zararlıdır. “Su zehirlenmesi” sonucu klinikte hiponatremi dediğimiz ciddi durumlarla karşılaşabiliyoruz.  Bu konuda da aşırılıklardan kaçınmalıyız. Susadıkça su içiyorsanız ve günde 2-2.5 litre civarında idrar yapıyorsanız vücudunuz için yeterli hidrasyonu sağlıyorsunuz diyebiliriz.” (BSHA)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri