Connect with us

Sağlık

Ramazanda İlaç Kullanımını İhmal Etmeyin!haberi

Sağlıklı bir yetişkin belirli bir dönem oruç tutmaya dayanabiliyor.

Published

on

Sağlıklı bir yetişkin belirli bir dönem oruç tutmaya dayanabiliyor. Ancak uzmanlar, hasta ve aşırı yaşlıların, vücutlarında bozukluk veya yetersizlik olması nedeniyle, ilaçlarını aksatmaları durumunda oruç tutmaya dayanamayabileceği veya bozukluk ve yetersizliklerinin daha da artabileceğine dikkat çekiyor.

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turgay Çelik, Ramazan ayında doğru ilaç kullanımına ilişkin bilgi vererek ilaç kullanımın aksatılmaması uyarısında bulundu. 

Hasta ve yaşlı kişilerin Ramazanda ilaç kullanmamasının hastalıkların alevlenmesine veya yeni hastalıkların tetiklenmesine, tedavinin durmasına, hastalıkların tekrar başlamasına yol açabileceğine dikkat çekti. Turgay Çelik, “Özellikle, yaşlılık, hamilelik ve emzirme gibi bazı özel sağlık durumlarında ve hastalıkların iyileşme dönemlerinde oruç tutma başka bir zamana ertelenebilir. Aksi durumda, orucun, sağlık durumunu kötüleştirebileceği veya hastalık dönemini uzatabileceği unutulmamalıdır” dedi. 

“İlacı Saatinde Almak Hayati Önem Taşıyabilir”

Hekimlerin hastanın ilacını “vücutta hastalığı tedavi edecek miktarda olmasını sağlayacak şekilde” yazdığını ifade eden Turgay Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
 “İlaç alım saatinin ertelenmesi, vücuttaki ilaç miktarını azaltır. Ramazanda, özellikle kalp, şeker, hipertansiyon, astım, tiroid, romatizma, kanser, epilepsi gibi kronik hastalıkları olan kişilerin ilaçlarını aksatmadan almaları hayati önem taşır. Kronik hastalığa bağlı sürekli ilaç kullanması gereken kişilerin, ilaç saatlerini değiştirirken mutlaka doktorlarına danışması gerekir. Bu durumlarda, öncelikle doktorunuzun sağlığınızın oruç tutmaya müsait olup olmadığını ortaya koyması gerekir. Doktorunuzun oruç tutmanıza izin vermesi halinde, ilaç saatleri onun önerisine göre planlanmalı ve sürdürülmelidir. Ayrıca, dengeli ve ölçülü beslenmeye ve yeterli sıvı almaya da özen gösterilmelidir.”  

Mutlaka Oruç Tutmak İstiyorsanız Doktorunuza Danışın

“Eğer hastalığınız tedavi edildiyse, daha iyi hale geldiyse, o zaman hekiminizle konuşarak, sahurda ve iftarda ilaçlarınızı kullanarak orucunuzu tutabilirsiniz” diyen Turgay Çelik, şunları kaydetti:

“Ancak oruç tutmak hastalığı artırıyorsa ve farklı hastalık belirtileri göstermeye başladıysa, kesinlikle oruç tutmayı ertelemek veya bırakmak gerekir. Günde 2 veya 3 defa alınan ilaçlarla süren tedavilerde, bunların yerini değiştirmek mümkün olmadığı için orucu bırakmak gerekir. İlaçlar belirli saatlerde belirli aralıklarla alınmak zorundadır. Gün içinde alınan ilaç varsa veya sıkıntılar ortaya çıkmaya başladığında alınan ilaçlar varsa, o zaman oruç kesinlikle ertelenmeli veya bırakılmalıdır. Her şeye rağmen oruç tutma isteği var ise hekim kontrolünde hastalık durumu ve ilaç dozajı gözden geçirildikten sonra oruca başlanmalıdır.”

“Oruç Bebek Gelişimine Zarar Veriyor”

Hamileler ve emzirenlerin oruç tutmasına ilişkin de uyarılarda bulunan Prof. Dr. Turgay Çelik, “Hamileyseniz veya emziriyorsanız oruç tutmamalısınız. Oruç tutmayı doğum sonrasına veya emzirme dönemi sonrasına erteleyebilirsiniz. Çocuk ve kendisi için annenin, iyi ve gıda değeri yüksek besinleri alması ve su tüketmesi gerekir. Hamilelerin oruç tutmasının, bebek gelişimi üzerinde ciddi sağlık sorunları oluşturduğu değerlendirilmektedir. Anne-bebek sağlığı ve gelişimi için bu dönemlerde oruç mutlaka ertelenmelidir” diye konuştu.

Yine de oruç tutmayı tercih edenler için de önerilerde bulunan Turgay Çelik, şöyle devam etti:

“Doktor kontrolünde güneş batımı ile doğumu arasında gıda değeri yüksek yemek ve yeterli içecek almaya çok özen gösterilmesi gerekir. Özellikle, oruçlu dönemde aşırı fiziksel aktivitelerden uzak durmaya özen gösterilmelidir. Bu dönemde bebek hareketlerinde azalma, baş dönmesi, yorgunluk, bulantı veya kusma belirtileri gözlendiğinde oruç bırakılmalı ve hemen hekim kontrolü ve desteğine geçilmelidir. Bu arada hamilelik döneminde zaten iyi beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesine özen gösterilmeli ve gerekirse ilgili uzman hekimlerden yardım alınmalıdır.”

Oruç Tutarken Bunları Yaşıyorsanız Mutlaka Doktora Başvurun

Oruç tutarken açlık nedeniyle rahatsızlık hissedilebileceğini ancak bazı durumların hastalık belirtisi olabileceğini belirten Prof. Dr. Turgay Çelik, şu durumlarda doktora başvurulması gerektiğini kaydetti:   

  • İstirahatle azalmayan yorgunluk, baş dönmesi varsa, düşük tansiyona bağlı olabilir.

  • Bulantı, baş dönmesi ve odaklanma sorunu varsa, susuz kalmaya veya ve az sıvı alımına bağlı olabilir. 
  • Ramazanda az sıvı alımına bağlı böbrek taşı oluşma riski ve belirtileri artabilir.
  • Oruç sırasında kabızlık, kötü sindirim ve mide ekşimesi gibi belirtilerle sık olarak karşılaşılır. Bunların sıklığını azaltmak için sağlıklı ve doğru beslenme gerekir.
  • Çoğu kişi oruç tutarken baş ağrısı ve migren gibi belirtilerin olduğunu belirtir: Bu belirtilerin geçmemesi ve artması halinde doktora başvurulmalı.
  • Oruç sırasında aşırı spor ve fiziksel aktiviteden uzak durmak gerekir. Buna rağmen, spor yapılması gerekli ise günün sonunda hafif spor yapılması tavsiye edilir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri