Connect with us

Sağlık

Parkinson hastalığı 20'li yaşlarda da görülebiliyorhaberi

Parkinson hastalığı 20’li yaşlarda da görülebiliyor   Parkinson erkeklerde daha sık görülüyor   Kuyu suyu, sigara kullanımı, tarım ilaçları hastalığı tetikleyebiliyor   Çoğu hastada tek taraflı elde titreme olarak başlayan Parkinson hastalığının genellikle 60 yaştan sonra belirtilerinin görüldüğünü kaydeden uzmanlar, tek taraflı başlayan hastalığın yaklaşık bir buçuk yıl sonra karşı tarafa geçtiğini söylüyor.

Published

on

Parkinson hastalığı 20’li yaşlarda da görülebiliyor

 

Parkinson erkeklerde daha sık görülüyor

 

Kuyu suyu, sigara kullanımı, tarım ilaçları hastalığı tetikleyebiliyor

 

Çoğu hastada tek taraflı elde titreme olarak başlayan Parkinson hastalığının genellikle 60 yaştan sonra belirtilerinin görüldüğünü kaydeden uzmanlar, tek taraflı başlayan hastalığın yaklaşık bir buçuk yıl sonra karşı tarafa geçtiğini söylüyor. Parkinson hastalığı kişinin genetiğinde var ise 25-40 yaşlarında da görülebildiğini vurgulayan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, genetik gen ile geçen Parkinson hastalığı daha erken ortaya çıktığını kaydetti. Prof. Dr. Tarlacı, “Lifli gıdalar tüketilmeli, kemikleri sert tutmak için yoğurt yenilmeli. Haftada iki kere bakla yenilmesi de olumlu etki oluşturuyor” dedi.

 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığı hakkında bilgi vererek, hastaların nasıl beslenmesi gerektiğini anlattı. 

Tek taraflı başlayan hastalık yaklaşık bir buçuk yıl sonra karşı tarafa geçiyor

Parkinson hastalığının hareketlerde yavaşlamayla giden nörolojik bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Göz kırpmada yavaşlama, yutma sıklığında azalma, bağırsak hareketinde yavaşlama, düşünce akışında yavaşlama olarak belirtileri görülebiliyor. Parkinson hastalığı çoğu hastada tek taraflı elde titreme olarak başlıyor. Titreme olan tarafta yürürken olan kol salınımı duruyor. Yürüme esnasında öne doğru kamburluk görülüyor. Parkinson hastalığı yaşla ilgili bir hastalık ve genellikle 60 yaştan sonra belirtileri görülüyor. Tek taraflı başlayan hastalık yaklaşık bir buçuk yıl sonra karşı tarafa geçiyor. Tükürük bezinden örnek alındıktan sonra tanı yüzde 70 oranında konulabiliyor. Parkinson vücudun sistemini etkileyen bir hastalık.” dedi.

Parkinson hastalığı gençlerde görülüyor mü? 

Parkinson hastalığı kişinin genetiğinde var ise 25-40 yaşlarında da görülebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığı için her yıl 2-3 tane gen bulunduğunu, şu an sayısı 27’e varan parkin genin olduğunu anlattı. Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu genler kişide var ise genetik olarak taşınabilmektedir. Genetik wazqsile geçiş oranı yüzde 10 ile yüzde 15 arasındadır. Genetik ile geçen Parkinson hastalığı daha erken ortaya çıkmaktadır.” şeklinde konuştu.

Parkinson’da kök hücre tedavisi 

Kök hücre tedavisinin 1960’dan beri Parkinsonlu hastalarda denendiğini dile getiren Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Kök hücrenin geçici bir etkiye sahip olduğu izlenilmiştir. Günümüz açısından değerlendirince şu anda onaylanmış bir kök hücre tedavisi yoktur.” dedi.

Dopamin ve Parkinson hastalığı ilişkisi 

Beynin dopamin ile ilgili olan 3 tane merkezi bulunduğunu ve dopamin 15-30 yaş arasında yüksek olduğunu anlatan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Dopamin, Parkinson ve benzeri hastalıklar için altın standardında bir ilaçtır. Fakat dışarıdan alınan dopamin doğrudan beyine geçmiyor. Dopaminin Parkinson hastaları üzerinde hareket kısıtını azaltan etkileri var. Hastanın tedaviye yanıtına, yan etkiye hassasiyetine göre ayarlamak gerekiyor.” dedi.

Dopamin hücrelerinin kaybolduktan sonra yenilenmesinin mümkün olmadığını da ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, rezervin de hastalığın yılı arttıkça azaldığını söyledi.

Parkinson hastaları lifli gıdalar, yoğurt ve taze bakla tüketmeli

Parkinson hareketleri yavaşlatan bir hastalık olsa da sistemik bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Parkinson hastalarının özellikle beslenmelerine dikkat etmeleri gerekiyor. Kabızlık Parkinson hastalarında sıkça görülür çünkü bağırsakları yavaşlatıyor o yüzden lifli gıdalar tüketilmeli, kemikleri de sert tutmak için yoğurt yenilmelidir. Haftada iki kere bakla yenilmesi olumlu etki oluşturur ama ilaç yerine geçmez. Aynı zamanda bisiklet sürmek Parkinson hastalığında önemli yer tutar.” diye konuştu.

Erkeklerde daha sık görülüyor 

Parkinson hastalığına erkeklerde kadınlara göre daha çok rastlandığını da belirten Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi:

“Başlangıçta tek elde titreme ile başlar. Tıbbi olarak tremor adlandırıyoruz. Bu titreme dışardan görülerek anlaşılıyor, elde titreme başladıktan bir iki yıl sonra hastanın hareketlerinde yavaşlama, oturup kalkarken yavaşlık, kolları sallamama daha ilerleyen zamanlarda günlük faaliyetlerin de dışarıya bağlılık halini alabiliyor. Yaşlanmayla ilgili bir hastalık. Beynin hareket sisteminde bazı insanlarda belli sebeplerle ortaya çıkan çabuk yaşlanma.

Parkinson hastalığına sebep olan bazı etmenler var, bunlar içerisinde erkek cinsiyeti, kuyu suyu, sigara kullanımı, tarım ilacına fazla maruz kalma hastalığı tetikleyebiliyor. Kahve tüketimi Parkinson riskini azaltıyor. Yaşlılarda ortaya çıkan düşmeler Parkinsonun belirtileridir, denge sorunu yaşarlar.”

Beyin pili etkili sonuç verebiliyor

Parkinson hastalığında erken tanının yaşam kalitesini arttırma açısından önemli olduğunu anlatan Tarlacı, “Maalesef hastalığın sürecini yavaşlatmak için günümüzde bir çözüm bulunmuyor. Ancak Parkinson tedavi edilebilir bir hastalıktır. 1960’larda hiçbir tedavisi olmayan Parkinson hastalığı günümüzde ilaçlarla tedavi edilebiliyor. Değişik tedavi yöntemlerimiz var, hekimler hastanın klinik tablosuna göre tedavi yöntemini belirliyor. Bazı hastaların beynine pil takılması tedavi açısından olumlu etki oluşturuyor.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri