Sağlık
Otizmde Dil Gelişiminde Gecikme Görülüyor!
“Sosyal etkileşim, iletişimde yetersizlikler, sınırlı tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi alanları ile kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluk” şeklinde tanımlanan otizmde etkilenen alanların başında iletişim ve etkileşim geliyor.
Otizmi olan çocukların, dil edinimi sürecinde yaşıtlarına göre gecikme ve edinilen dil becerilerinin kaybolması gibi sorunlar yaşayabileceğini belirten uzmanlar, erken müdahalenin önemini vurguluyor. Uzmanlar, normal dil gelişimi gösteren bebeklerden farklı olarak otizmli bebeklerde babıldama döneminin görülmediğini, 0-2 yaşta sessiz kalma ya da sınırlı sözcük kullanımı görüldüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlar, bazı durumlarda edinilen dil becerilerinin 12-24 ay arasında kaybolmasının da gözlenebildiğini belirtiyor. Hazel Ezgi Dündar, Otizm Farkındalık ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada otizmli çocukların yaşadığı dil ve konuşma sorunlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Konuşmada gecikme görülebilir
Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, “Otizmi olan çocuklar, dil edinimi sürecinde yaşıtlarına göre gecikme, edinilen dil becerilerinin kaybolması, sınırlı/anlamsız/konuya uygun olmayan/tekrarlı sözcük kullanımı, sohbete uygun şekilde jest-mimik ve ses tonu kullanımında veya bunları anlamlandırmada zorluklar yaşayabilirler. Belli bir konuya veya nesneye aşırı odaklanıp sohbetin bağlamına uyamamanın yanında sohbeti başlatma veya sürdürmede de güçlük çekebilirler.” dedi. Bunların yanı sıra konuşabilen otizmli çocukların sıkça günlük dili, deyim ve atasözlerini, esprileri anlamakta ve dolayısıyla kullanmakta zorluk çektiklerinin görülebileceğini kaydeden Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, “Dilbilgisi kurallarına, zamirlerin kullanımına dair zorluklar da sıkça rastlanan dil ve konuşma sorunları arasında sayılabilir.” dedi.
0-2 yaş döneminde sessiz kalıyorlar
Otizmli çocuklarda dil ve konuşma becerilerinin gelişiminde bazı farklılıkların görülebileceğini kaydeden Hazel Ezgi Dündar, şunları söyledi: “Normal dil gelişimi gösteren bebeklerden farklı olarak babıldama döneminin görülmemesi, 0-2 yaşta sessiz kalma ya da sınırlı sözcük kullanımı görülür. Bunun yanında bazı durumlarda edinilen dil becerilerinin 12-24 ay arasında kaybolması da gözlenebilir. Bilimsel çalışmalara göre, otizmi olan çocukların yarısına yakınında konuşma sınırlı gelişebilir ya da gelişme görülmeyebilir. Konuşma gelişimi gösterenlerin ise okul öncesi dönemde yaşına uygun iletişim becerilerini geliştirememesine sıkça rastlanır.
Erken dönemde destek çok önemli
Dil ve konuşma becerisi basamaklı olarak ilerler dolayısıyla erken dönemde bahsedilen zorlanmaları yaşayan çocuklar gerekli desteği almadıklarında sonrasında edinmeleri gereken dil becerilerinde de zorluk yaşamaya devam edebilirler. Yetişkinlik döneminde dahi dili kurallarına uygun konuşmakta, mecaz ve dolaylı anlatımları anlamakta ve kullanmakta, sohbeti kişiye/yere/konuya uygun başlatmakta ve sürdürmekte, akranlarına benzer bir dil kullanmakta zorlanmaya devam edebilirler.”
Akranlarına göre farklılık gözlemlendiğinde dikkat!
Otizmli çocukların dil ve konuşma becerilerinde ortaya çıkan sorunların zaman kaybetmeden aşılabilmesinin önemini vurgulayan Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, “Çocuğunuzun dil ve iletişim becerilerinde akranlarına göre bir farklılık olduğunu düşündüğünüzde yapılması gereken ilk ve en doğru hareket bir dil ve konuşma terapisti ile görüşmek olacaktır. Her çocuk tanıdan bağımsız olarak özgündür. Çocuğunuzun dil, konuşma ve iletişim becerilerinin konunun uzmanı tarafından değerlendirilmesi hem ihtiyaç var ise terapi almak konusunda gecikmemek hem de çocuğunuzun gelişimini birlikte geçireceğiniz zamanda en verimli şekilde desteklemek için size doğru bir yol haritası sunar.” dedi.
Dil ve konuşma terapisti ailelere yol gösteriyor
Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, dil ve konuşma terapistinin ailelere değerlendirme ve terapi sürecinde çeşitli yönlendirmelerde bulunabileceğini belirterek bunları şöyle sıraladı:
- “Çocuğunuzla dil gelişimini destekleyecek şekilde oyun oynamayı ve onu oyuna teşvik etmeyi,
- Çocuğunuzun başta sizinle olmak üzere çevresindekilerle nasıl etkileşim kurabileceğini,
- Etkileşimin ve oyunun hem çocuğunuzun yararına hem de hepiniz için keyifli olabilmesi için yapılabilecekleri,
- Çocuğunuzu taklit edebilmeyi ve onun sizi taklit ederek dili edinmesi için öncül koşulları sağlayabilmeyi,
- Çocuğunuzun sözlü olmasa da sizinle kurduğu iletişimi görüp ona anlaşıldığını hissettirerek etkileşimlerini pekiştirmeyi,
- Çocuğunuzla sizi takip edebileceği, taklit edebileceği hızda, sadelikte ve ilgisini çekebilecek şekilde iletişim kurabilmeyi,
- Çocuğunuza bir şeyler öğretmeyi hedefleyerek değil iletişimi temel alıp ona da konuşma fırsatları yaratarak etkileşim kurmayı,
- Çocuğunuzun ilgisini nasıl takip etmeniz gerektiğini ve bu durumda onu nasıl destekleyebileceğinizi detaylı olarak anlatır, size model olur ve bu süreçte sizinle iş birliği içinde olur.”
- Çeşitli yöntem ve yaklaşımlar kullanılabiliyor
- NP Feneryolu Tıp Merkezi Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, otizmli çocukların konuşmayla ilgili sorunlarında kullanılan yöntemlere ilişkin olarak da şu bilgileri verdi:
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
