Genel
Nilüfer’de kentsel gıda politikası için ilk adım atıldıhaberi
Nilüfer Belediyesi, Nilüfer’in kentsel gıda politikasını oluşturmak için ilk adımı attı.
Nilüfer Belediyesi, Nilüfer’in kentsel gıda politikasını oluşturmak için ilk adımı attı. Akademisyenler, üreticiler, tüketiciler, sivil toplum kuruluşları ve akademik odaların temsilcileri ve birçok paydaş, kentin gıda politikasının nasıl olması gerektiğini “Nilüfer Kentsel Gıda Politikası Çalıştayı”nda çok yönlü olarak ele aldı.
Tarım Yılı ve Gıda Yılı’nda yaptığı çalışmalar ve gerçekleştirdiği projelerle sağlıklı gıdanın, herkes için eşit, ulaşılabilir ve adil olması gerektiğine dikkat çeken Nilüfer Belediyesi, bu kez Nilüfer’in kentsel gıda politikasını oluşturmak için çalışmalara başladı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen, gıda ve doğal kaynakları konu edinen FUSILLI projesinde Türkiye’den yer alan ilk ve tek belediye olan ve bu projeye uygun çalışmalar yapan Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) iş birliğiyle “Nilüfer Kentsel Gıda Politikası Çalıştayı” düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Nikah Evi Kuvars Salon’daki Çalıştaya katılan çeşitli üniversitelerden akademisyenler, üreticiler, tüketiciler, sivil toplum kuruluşları, akademik odalar, ticaret ve sanayi odası ile esnaf odası, Nilüfer’deki kadın dernekleri, ihracatçı birlikleri ve üretici derneklerinden temsilciler, kentin gıda politikasının nasıl olması gerektiği üzerine görüş alışverişinde bulundular.
Çalıştayın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, yaşam tarzlarının değiştiğini, bu değişimin de her canlıyı etkilediğini ifade etti. Hızlı kentleşmenin ve doğa ile uyumlu olmayan yaşam tarzlarının, ekolojik dengeye zarar verdiğini vurgulayan Başkan Erdem, sürdürülebilir kentsel gıda politikalarının geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Başkan Erdem, “Topraktan beslenen insan, topraktan ne kadar uzaklaşırsa, bizler ve özellikle de gelecek kuşaklar kıtlık ve gıda krizine o kadar yaklaşıyoruz. Bütün bu değişimleri görmek ve buna göre çözümler üretmek zorundayız. Kaynaklar sınırlı ama nüfus hızlı artıyor, yetersiz beslenmeden kaynaklanan sorunlar ve salgın hastalıklarla yüz yüzeyiz” dedi.
Bunun küresel bir sorun olduğunu ve pekçok ülkenin bu konuda çözüm üretme çabasında olduğunu kaydeden Başkan Erdem, “Bugün pek çok ülkede, kent sakinlerinin kendi gıdalarını evlerinde yetiştirmelerini teşvik eden, kullanılmayan arazilerde topluluk destekli tarımla gıda yetiştirilmesini hedefleyen, kamusal alanları meyve bahçelerine dönüştüren uygulamaları görüyoruz. Biz de Nilüfer’de hem kentsel, hem kırsal alanda üretimi teşvik etmek için çok yönlü çaba harcıyoruz. Bu çabalarımızı çeşitlendirmeli ve artırmalıyız. Bugün artık ne yapıp edip; kendini doyuran, kendini besleyen üretken kentler yaratmalıyız. Kentsel yaşamın ekonomik yükünü azaltmak ve yoksulluğun hafifletilmesi için çareler düşünmeliyiz. Her yaştan insanı ama özellikle çocukları bilinçlendirmeliyiz” dedi.
Nilüfer Kent Konseyi’nin, önemli bir sorumluluk üstlenerek Nilüfer’de gıda politikalarının belirlenmesine ve yürütülmesi noktasında katkı sağlayacağını belirten Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Neslihan Binbaş da, sosyal ve ekolojik öncelikleri göz önüne alarak, sağlıklı ve iyi gıdaya herkesin erişebileceği bir gıda sistemini Nilüfer de yaratmayı amaçladıklarını söyledi. Bu hedeflere ulaşmak için yapılması gerekenleri de paylaşan Binbaş, Nilüfer’in gıda politikalarını belirlemeye yönelik bu çalıştayın bir başlangıç olduğunu ifade etti.
Nilüfer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü FUSILLI Projesi Yürütücüsü Mehmet Can Yılmaz da yaptığı sunumla, FUSILLI projesinin detaylarını ve bu çerçevede yaptıkları çalışmaları katılımcılarla paylaştı. Gıda sistemlerinin karmaşık ve her toplumda farklılık gösteren sistemler olduğuna değinen Yılmaz, şehirlerin sürdürülebilir gıda sistemleri geliştirmede ve sağlıklı gıdayı teşvik etmede önemli rolleri olduğunu belirtti. Mehmet Can Yılmaz, gıda sistemlerinin sürdürülebilir olması için pek çok bileşenle, çok disiplinli bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
“ Kentlerin gıda politikası olmalı”
Çalıştayda İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Karakaya Ayalp de, “Kentsel Gıda Politikaları” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Türkiye’de kentlerin gıda sisteminin sürdürülebilir yönde dönüştürülmesi için çalışma yapan çeşitli belediyeler olduğunu belirten Ayalp, bu belediyeler içinde de ürettiği strateji ve ilkeyi, eyleme dönüştürüp hiyerarşik ilişki içinde sunan tek yerel yönetimin Nilüfer Belediyesi olduğuna dikkat çekti.
2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 66’sının, kentlerde yaşamasının beklendiğini ifade eden Ayalp, yaşam alanlarının tamamının yığılma sistemine dönüştüğünü, üretimin olmadığı, ekosistemle bağın koparıldığı ve sürekli atık üreten bir yaşam biçimi olduğunu belirtti. Kentlerin, kendi gıda sistemini yöneterek, bir gıda politikasına sahip olması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Ayalp, “Biyoçeşitlilik, tarımsal üretim ve bunu yapma şekli, yerele dair bir şey. Burada hem kentleşmenin getirdiği baskı hem de sağlıklı yaşanabilir ve insan onuruna yaraşır kentlerin kurulması için iklim krizinin gıdaya etkisi tartışılırken, gıdanın da iklim krizi üzerindeki etkisini göz ardı etmememiz gerekiyor. Bu da bizi gıda politikasına götürüyor” dedi.
Çalıştayda NİLKOOP Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ziraat Yüksek Mühendisi Arca Atay da Nilüfer Belediyesi’nin, NİLKOOP iş birliğiyle hayata geçirdiği tarım ve gıda odaklı çalışmaları katılımcılarla paylaştı.
Konuşma ve sunumların ardından katılımcılar 4 ayrı çalışma grubuna ayrılarak, Yönetişim ve Atık, Üretim ve Atık, Tüketim ve Atık, Dağıtım ve Atık masalarında, Nilüfer’in gıda sisteminden beklentilerini ve Nilüfer’in kentsel gıda politikasının nasıl olması gerektiğini çok yönlü olarak tartıştılar.
İki oturumda gerçekleşen çalıştayın ardından Demir Enerji Sürdürülebilirlik Danışmanı ve Proje Yöneticisi Gonca Akgül, İzmir Demokrasi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sevim Pelin Özkan ile Dr. Ferah Sargın ve Doç. Dr. Emel Karakaya Ayalp, masalardan çıkan sonuçların sunumunu yaptı. Nilüfer Kentsel Gıda Politikası Çalıştayı’nın sonunda da Demir Enerji Strateji ve Politika Uzmanı Dr. Baha Kuban, çalıştayın değerlendirmesini katılımcılarla paylaştı.
Gıda sisteminin dönüştürülmesi en zor sistemlerden biri olduğunu belirten Baha Kuban, Nilüfer’de bu konuya ciddi bir şekilde yaklaşan yerel yönetimin olmasının, büyük avantaj olduğunu söyledi. Çalıştayın verimli geçtiğini belirten Kuban, “Sistemin büyüklüğünü karmaşıklığını kabul edip, yapılabileceklerin sınırını bilip ona göre davranılmalı. Çeşitli analizler yapılarak, veriler elde edilmeli. Bu, uzun soluklu bir süreç. Çalıştay bunun ilk ayağıydı” diye konuştu. Nilüfer Kentsel Gıda Politikası Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinin en yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.
Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı
Genel
ANKA-DER 33’ten Tarafsızlık ve Kalkınma Vurgusu
Anamur Kalkınma ve Dayanışma Derneği (ANKA-DER 33) Yönetim Kurulu, derneğin duruşu ve çalışma prensipleri hakkında kamuoyunu bilgilendiren önemli bir duyuru yayımladı.
Yönetim Kurulu kararıyla yayınlanan metinde, derneğin hiçbir siyasi partiyle organik bir bağı bulunmadığı net bir dille ifade edildi.
“Anamur’un Kalkınması Ortak Paydamızdır”
ANKA-DER 33 yönetimi tarafından yapılan açıklamada, derneğin temel kuruluş amacının Anamur’un kalkınması ve hemşeriler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi olduğu vurgulanan duyuruda, bu hedefler doğrultusunda hareket eden dernek, toplumsal fayda odaklı çalışmalarını sürdüreceklerini belirtildi.
Siyasi Partilerle İlişkilerde İstişare Kültürü
Derneğin siyasi tutumuna ilişkin detayların paylaşıldığı açıklamada; “Derneğimiz, Anamur’umuzun kalkınması ve hemşerilerimizin dayanışması için DEM Partisi hariç olmak üzere, tüm siyasi partilerle istişare ve bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Bu istişare süreci, derneğimizin projelerini ve Anamur’un geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları kapsayan, objektif bir zemin üzerinde yürütülmektedir.” Denildi.
Üyelerin Siyasi Görüşlerine Tam Saygı
Yönetim kurulu, üyelerinin farklı siyasi görüşlere sahip olabileceğini hatırlatarak, dernek bünyesinde herkesin siyasi tercihine büyük bir saygı duyulduğunu belirtti. Bu yaklaşımın sadece teoride kalmayacağı, tüm çalışma ve uygulamalara yansıtılacağı taahhüt edilen açıklamada, ANKA-DER 33 Yönetim Kurulu, derneğin birleştirici gücünü ve Anamur’a hizmet etme kararlılığını bir kez daha yineleyerek, tüm faaliyetlerinde şeffaflık ve tarafsızlık ilkesini esas alacaklarını kamuoyuna duyurdu.
Genel
Veni Vidi Göz Grup’tan Oftalmolojiye Bilimsel Katkı: “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” Sempozyumu Gerçekleştirildi
Veni Vidi Göz Grup, göz sağlığı alanındaki bilimsel gelişmeleri desteklemek ve hekimler arası bilgi paylaşımını güçlendirmek amacıyla, 16–17 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” sempozyumunu gerçekleştirdi.
İki gün süren sempozyum, Veni Vidi Göz Grup’un 6 ilde hizmet veren 14 merkezindeki hekimlerin ve üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirildi.
Güncel oftalmoloji yaklaşımları ele alındı
Sempozyum kapsamında oftalmolojinin farklı alanlarına yönelik güncel konular değerlendirildi. Programda; refraktif cerrahi, katarakt cerrahisi, presbiyopi düzeltici lensler, glokom cerrahisi ve vitreoretinal cerrahi gibi başlıklarda bilimsel sunumlar gerçekleştirildi.
Oturumlarda özellikle;
• Kişiye özel refraktif cerrahi yaklaşımları
• Yeni nesil diagnostik yöntemler
• Trifokal ve EDoF lenslerde hasta uyumu
• Katarakt cerrahisi sonrası refraktif sonuçlar
• Glokomda cerrahi yaklaşımlar
• Vitreoretinal cerrahide klinik uygulamalar
ele alındı.
“Bilimsel paylaşım, hizmet kalitesini güçlendirir”
Sempozyuma ilişkin değerlendirmede bulunan Veni Vidi Göz Grup Medikal Direktörü Op. Dr. Ertan Sunay, bilimsel toplantıların hekimler arası deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunu belirtti.
Op. Dr. Ertan Sunay, şunları söyledi:
“Göz sağlığı alanında bilimsel gelişmeleri yakından takip etmek ve bu bilgileri klinik deneyimlerle birleştirmek büyük önem taşıyor. ‘VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz’ sempozyumu ile 6 ildeki 14 merkezimizden hekimlerimizi ve yöneticilerimizi bir araya getirdik. Amacımız, güncel yaklaşımları değerlendirmek, farklı klinik deneyimleri paylaşmak ve oftalmoloji alanındaki bilgi birikimimizi sürdürülebilir şekilde güçlendirmek.”
Sürdürülebilir bilimsel yaklaşım vurgusu
Veni Vidi Göz Grup, düzenlediği bu sempozyum ile yalnızca mevcut bilgi birikimini paylaşmayı değil; aynı zamanda göz sağlığı alanındaki yenilikleri yakından takip eden, bilimsel gelişmeleri değerlendiren ve kurum içi bilgi paylaşımını güçlendiren bir platform oluşturmayı hedefledi.
İki gün süren etkinlik, farklı merkezlerde görev yapan hekimlerin klinik deneyimlerini paylaşmasına, güncel tedavi yaklaşımlarını tartışmasına ve ortak bilimsel bakış açısının geliştirilmesine katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.
Veni Vidi Göz Grup, bilimsel toplantılar ve eğitim programlarıyla göz sağlığı alanında sürdürülebilir bilgi paylaşımını desteklemeye devam ediyor.
Genel
İş Süreçlerinde Entegre Yönetim Yaklaşımı
Günümüz işletmeleri, müşteri ilişkilerinden finansal süreçlere, satıştan operasyon yönetimine kadar birçok farklı alanı aynı anda yönetmek durumunda kalıyor. Bu süreçlerin ayrı sistemlerde yürütülmesi ise veri dağınıklığına ve operasyonel zorluklara yol açabiliyor. Bu nedenle tüm iş süreçlerini tek çatı altında toplayan çözümler daha fazla önem kazanıyor.
Bu noktada Microsoft Dynamics 365, işletmelerin satış, pazarlama, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik süreçlerini entegre şekilde yönetmesine yardımcı olan kapsamlı bir platform olarak öne çıkar. Bulut tabanlı yapısı sayesinde farklı departmanlar arasında veri akışını düzenleyerek daha bütüncül bir iş yönetimi sağlayabilir.
Dynamics 365 Nedir ve Ne Sağlar?
Dynamics 365, ERP ve CRM yeteneklerini bir araya getiren modüler bir iş uygulamaları platformudur. İşletmeler, ihtiyaçlarına göre farklı modülleri kullanarak kendi yapılarına uygun bir sistem oluşturabilir.
Amaç, tüm iş süreçlerini tek bir veri modeli üzerinde toplayarak daha hızlı, şeffaf ve verimli bir yönetim yapısı oluşturmaktır.
Neden Önemli Bir İş Çözümüdür?
İşletmeler büyüdükçe veri yönetimi daha karmaşık hale gelir. Farklı departmanların ayrı araçlar kullanması, bilgi kopukluklarına ve süreç gecikmelerine neden olabilir. Dynamics 365, bu farklı sistemleri entegre ederek tek bir platform üzerinden yönetim imkânı sunabilir.
Bu sayede karar alma süreçleri daha hızlı ve veri odaklı hale gelir.
Dynamics 365, çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Satış yönetimi, müşteri ilişkileri (CRM), finansal planlama, insan kaynakları yönetimi ve tedarik zinciri süreçleri en yaygın kullanım alanları arasında yer alır.
Ayrıca müşteri deneyimi yönetimi ve pazarlama otomasyonu gibi alanlarda da etkin şekilde kullanılabilir.
Entegre bir yapı sunması sayesinde manuel veri girişini azaltabilir ve süreçleri otomatikleştirebilir. Bu durum hem zaman tasarrufu sağlar hem de hata oranını düşürebilir. Ekipler arası iletişim daha güçlü hale gelirken, iş süreçleri daha düzenli ilerleyebilir.
Dijital Dönüşümde Stratejik Bir Platform
Microsoft Dynamics 365, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde merkezi bir rol oynayan çözümlerden biridir. Doğru yapılandırıldığında, şirketlerin daha çevik, verimli ve veri odaklı bir yönetim modeline geçmesine katkı sağlayabilir.
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
