Sağlık
Narsistik Nedir ?
Narsistik Nedir ?
Egoizmin bir davranış kalıbı, narsisizmin ise kişilik biçimi olduğunu kaydeden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, herkesin içinde narsistik bir çekirdek olduğunu söyledi. Psikanalist Prof. Otto Kernberg’in narsisizm için kötü parça dediğini hatırlatan Tarhan, “Bu narsistik parça kötü parçadır. ‘Hep ben’ der. O içimizdeki bencil parçadır. Halk arasında narsistikler kibirli olarak bilinir. Kibir, narsistiklerin en büyük özelliğidir.” dedi. Tarhan, kişinin içindeki narsisizmi yenmesi için sebepsiz iyilikler yapması gerektiğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, narsisizm ve ego hakkında değerlendirmede bulundu. Egonun kişiliğimizin bir parçası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişiliğimizin 3 ana parçası vardır. Bunlar ego, süper ego ve iddir. Hepsinin farklı özelliği vardır. Süper ego denetleyicidir, düzenleyicidir. Ego da uyum sağlayıcıdır. Adaptasyonu sağlar. İd ise bencildir, her istediğini talep eder.” dedi.
Ego kaptan köşkü gibidir
Sağlıklı bir insandaki egonun kişilik yapısında kaptan köşkü gibi olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ego son karar vericidir ve direksiyonda oturur. İd sadece bizim kültürümüzde nefs olarak geçen aşırı isteyen, aşırı talep eden konumundadır. Böyle kişilik tipleri, ego ile id arasındaki sınırı çizememiş insandır.” dedi.
Sıfır ego mümkün mü?
Sıfır egonun mümkün olamayacağını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Sıfır ego olduğunda insan bitkiselleşir ya da diğer canlılar gibi olur. Ego bizim için uyum sağlayıcı yani kontrol edici sistemdir. Beynimizin ön bölgesinin en önemli fonksiyonu ego fonksiyonudur. Bu diğer canlılarda yoktur. Ego ben demektir. Bizim kültürümüzde ben, benlik, enaniyet, ene olarak geçer. Eski Türkçe’de ene, enaniyet olarak geçer. Benliğe enaniyet denir, bene ise ego denir.” dedi.
Süper egoda vicdan vardır
Süper egoda ise kişinin hayatta yaşadıkça çevreden öğrendiği vicdan olarak da tanımlanabilen doğuştan gelen bir parça olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Süper egoda egomuzun bir parçası vardır. Süper ego, kişinin büyüdüğü ortamda ve ailede denetleyici, düzenleyici bir mekanizma olarak çalışır. İnsan sadece ve devamlı egosunun etkisinde kalırsa hep dünyanın merkezinde olmak ister. Her istediği olan bir kimse ise narsistik bir kişi oluyor.” dedi.
Şizofrenide sekonder narsisizm var
Şizofrenide sekonder narsisizmin olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Şizofrenik kişiler sadece ben der. Mesela yanında birine kötülük yapılsa ilgilenmez. Birileri bir şeyler konuşuyordur. ‘Benim aleyhimde konuşuyorlar’ diye düşünür. Kendilerini özel ve üstün görürler. Tıpkı çocuk gibi ben ve diğerleri diye ayırırlar. Şizofrenide hastalık sebebiyle çocuk gibi primer narsisizme dönüyorlar.” dedi. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Egoizm bir davranış kalıbıdır. Narsisizm ise kişilik biçimidir. Her narsist egoisttir ama her egoist narsist değildir. Herkes zaman zaman egoist olabilir ama narsisist demek için diğer kişilik özelliklerinin de kişide olması lazım. Bu primer narsistir.” dedi.
Kendini elçi ya da mehdi olarak gören kişilerde narsisizmin patolojik hale gelmiş olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişi kendini bir elçi, tanrı ya da mehdi gibi tanımlıyorsa bu klinik vaka oluyor. Bunlar bazen çok zeki kişiler de oluyor. Etrafına takipçi de topluyor. Etkileyici tipler, büyüleyici özellikleri de olabiliyor, etkiliyorlar.” dedi.
Narsistik kişiler empati yapamaz
Narsistik kişiliklerin empati yapamadıklarını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu kişiler empati yapamadıkları için hep övgüyle beslenirler. Bu kişilerin çevresine de hep bir müddet sonra kendini öven kişiler toplanır. Kimi zaman sabırlı oldukları da gözlemlenebilir. Çünkü hedefine ulaşmak için çile çekerler, zorluklara katlanırlar. Başarısız olmaktansa ölmeyi tercih ederler. Başarılı olurum ya da ölürüm mantığıyla hareket ettikleri için böyle davranırlar. ” dedi.
Kibir en büyük özelliğidir
Herkesin içinde narsistik bir çekirdek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Psikanalist Prof. Otto Kernberg’in narsisizm için kötü parça dediğini belirterek “Bu narsistik parça kötü parçadır. ‘Hep ben.’ der. O içimizdeki bencil parçadır. Halk arasında narsistikler kibirli olarak bilinir. Benciller mesela kibirli olarak bilinmeyebilir. Çok mütevazı da gözükebilir ama narsistik kişiler kibirli olarak bilinir. Hatta bizim kültürümüzde ‘Bütün kötülükleri bir odaya doldursanız kapısını kibir açar’ şeklinde bir söz vardır. Onun için kibir narsistiklerin en büyük özelliğidir. Bu aynı zamanda şeytani bir özelliktir.” dedi.
Narsistik insanın aslında içindeki yetersizliği bastırmak için büyüklük rolü oynadığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişinin büyüklük rolü oynamaya ihtiyacı varsa kendinde eksiklik ya da yetersizlik, değersizlik, aşağılık duyguları var demektir. Duygularıyla savaşırken kendini büyük olarak koruyor.” dedi.
Anne ve babadan empati öğrenemeyen çocuk kendini sevmeye başlıyor
Narsisitik kişilerin çocukluk dönemi araştırıldığında annenin sakinleştirici etkisinin zayıf olduğunun görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Annenin sakinleştirici etkisinin zayıf olduğu çocuklarda çok oluyor çünkü çocuk anneyle ve babayla aynalama yapar. Eğer çocuk anneden ve babadan empatiyi öğrenemiyorsa çocuk kendini sevmeye başlıyor, içine kapanıyor. Kendini korumak için kendini büyük görerek ancak ayakta kalmaya çalışıyor. Eğer annenin kişiliği de babanın kişiliği de kardeşlerin kişiliği de aradaki sosyal sınırlar içerebiliyorsa çocuk kendi büyüklüğüyle başkasının büyüklüğü arasındaki sınırları öğrenir ve sınır ihlalleri yapmaz. Onun için narsisizmi terbiye etmek, aslında benin egonun sınırları öğrenmesidir.” dedi.
İçimizdeki narsisizmi nasıl düzeltebiliriz?
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Hepimizin içerisinde narsisizm eğilimi vardır ve bu hayatın sonuna kadar sürer. Bir kişi ‘Ben artık ben oldum, ben iyilerdenim, ben artık narsistik değilim’ diyorsa kördür. Burnunun dibini görememesi gibi kendisini göremiyordur. Kişi kendi narsisizmini düzeltmek istiyorsa hap önerimiz var. Kişiye sessiz iyilik yap diyoruz. Göstere göstere değil, kimse görmeden duymadan sessiz iyilik yapmayı kendine kabul ettirirse başarılı olabiliyor. Çünkü narsistikler, övgü ile besleniyor. Kişi bir elin verdiğini, bir diğeri görmesin felsefesi yaparsa kendi narsistliğini terbiye etmesi konusunda önemli bir adım atar.” dedi.
Köle – efendi ilişkisine hayır denilmeli
Narsistik kişinin evlilikte köle efendi ilişkisi istediğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ““Mesela bir evlilikte narsistik bir eş varsa diğer eşi ezebiliyor. Özellikle çocuklarına çok değer verip onları kaybetmekten korktuğu için yaşadıklarına katlanıyor. Narsistik kişiyle beraber yaşayan kişinin kendini ezdirmemesi lazım. Özellikle kadınlardan karşı tarafı idare etmesi, fedakatlık yapması beklenir. Kadın sürekli verir ancak sonunda depresyona girer, hekime gelir. Buna izin verilmemelidir. Böyle narsistik bir eşi olan kişi, eşine ‘Seni seviyorum, sana değer veriyorum ama ben senin kölen değilim. Benim özelim var, kişiliğim var. Bana bu şekilde davranmanı istemiyorum’ şeklinde düşüncesini ifade etmelidir. Kişinin hayır deme becerisinin kazanması gerekiyor.” dedi.
Narsisizm duygu temelli toplumlarda beslenir
Bu durumun 50 yaşından sonra boşanmanın sebeplerinden biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu nedenle benzer durumlara karşı evliliğin ilk başında kişilik sınırlarını çizmek lazım. Kadında fedakârlık eşiği yüksektir. Fedakârlık yapmak fıtri olarak vardır. Biyolojik doğasında vardır. Annelik duygusunun gereği anne olarak fedakâr olsun ama eş olarak dozunu ayarlasın. Narsistik kişilerin kendini büyük gören tarafının beslenmemesi lazım. Bu kişileri eleştirirken haklı eleştirilerin olması gerekir. Duygu temelli toplumlarda narsisizm besleniyor. Bireyleri kutsallaştırma bizim doğu kültürünün en büyük hatasıdır. Batı kültürü düşünce temelli olduğu için filozofların çoğu Batıdan çıkmış ama şu anda Doğu ile Batının birbirine ihtiyacı var. Batının da kalbe ihtiyacı var.” dedi.
Narsisizm savaş çıkaran bir patolojidir
Narsisizmin savaş çıkaran bir patoloji olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Tarihsel kişiliklerden Napolyon narsisisttir, İskender narsisittir. Napolyon’un o meşhur elini göğsüne tutması, narsisistik yanının göstergesidir. Narsisist kişi ya başarılı olurum ya ölürüm diyor. Başarısız olmayı ya da başarılı olmayı yaşam sebebi gibi görüyor. ‘Başarısız olacaksam yok olayım’ diyor. Narsistik kişiler başarısız olmaktan korkarlar.” dedi. (BSHA)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Entertainment9 yıl agoMod turns ‘Counter-Strike’ into a ‘Tekken’ clone with fighting chickens
