Connect with us

Yerel Haber

Mobbing uygulayanların 3 özelliği

Published

on

Bezdiri ya da yıldırma olarak da isimlendirilen mobbingin genellikle iş hayatında yaşandığını kaydeden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mobbingin planlanmış ve sistemli bir eylem olduğunu belirterek “Mobbingde kişiye zarar verilmesi hedeflenir.” dedi. Kaliteli yönetim anlayışının olmadığı sistemlerde adil bir işleyişin de olmadığını kaydeden Tarhan, “Lider odaklı sistemlerde zorbalığa sık rastlanır. Eğer sistem odaklı bir yapı varsa zorbalık azalıyor.” dedi. Prof. Dr. Tarhan, mobbing uygulayan kişilerin benmerkezci, Makyavelist ve mükemmelliyetçi kişiler olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mobbingde sistematik duygusal taciz olduğunu söyledi.

Mobbingin bezdiri yani yıldırma olarak da adlandırıldığını kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan,  “Mobbing bir kişinin ya da bir grup insanın, bir kimseye veya başka bir gruba bezdirici eylemlerde bulunmasıdır. Mobbingde duygusal taciz ve bunun sistematik bir şekilde yapılması vardır. Yani bir anda saman alevi gibi öfkelenme, mobbing olarak değerlendirilemez. Mobbingde kişiyi yıldırmak amacıyla yani belli bir hedefe ulaşmak, kişiye zarar vermek amacıyla çeşitli davranışlarda bulunulur. Elbette burada niyet unsuru ön plandadır. Burada mobbing yapma niyetinin olması önemlidir. Niyet olmadan yani kişinin karakterinin gereği olarak böyle davranması mobbing anlamına gelmeyebilir.” dedi.

Mobbinge genel olarak iş hayatında rastlandığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İş yerlerinde zaman zaman karşılaşılabilir. ‘Ya bu buna taktı’, ‘Bu kişi diğer kişiyle uğraşıyor, onu süründürecek’ gibi bir izlenim elde edildiyse yani özellikle yönetici kişi tarafından bu davranışların bir çalışana yönelik olduğu görülüyorsa o kişi mobbinge uğruyor demektir.” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, psikolojik zorbalık konusunda uyardı.

Genellikle gücü elinde bulunduran ancak ikna etme konusunda sosyal becerileri zayıf olan idarecilerin mobbing uyguladığını ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Karşı tarafı ikna ederek vazgeçirme, strateji geliştirme becerileri zayıf kişilerin anlaşma becerileri, müzakere becerileri, çatışma çözümü becerileri azdır, sabırsız davranabilirler. Bu özelliklere sahip liderler ya da aceleci ve sabırsız yöneticiler, psikolojik zorbalık geliştirebilirler. Yani bir insana takarlar, bu kişiyi uğraştırırlar mesela bu kişilere herkesin önünde bağırıp çağırabilirler. Ancak bazen de fiziksel bir istismar ya da fiziksel bir taciz gibi davranmazlar ama ona selam vermezler, elini sıkmazlar, yok sayarlar. Bu kişiyle göz teması bile kurmazlar. Bu kişiye fazla iş verirler, onu dayanamaz hale getirmeye çalışırlar. Kimi zaman da planlı bir şekilde hata yapmasına zemin hazırlar. Topluluk içerisinde kişi hata yapınca da ‘Bak zaten bu böyle’ der. Kişinin üzerine gider. Bunu tasarlayarak planlı bir şekilde yapar.” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mobbingin planlanmış ve sistematik olması gerektiğini belirtti.

Mobbingin hem insanlık suçu hem de hukukta tanımlanmış bir suç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ancak mobbingin ispatı kolay değildir. Planlanmış ve tasarlanmış olması önemlidir. Sistemlidir ve kişiye zarar vermesi hedeflenir. Bu tarzdaki mobbingler çok ustaca yapılır. Kaliteli yönetim anlayışının olmadığı sistemlerde adil işleyiş olmuyor çünkü ilişki sınırları net olmuyor. Öyle olunca da güçlü olan zayıfı eziyor. Makyavelist bir lider varsa hedefe ulaşmak için her yolu mübah görüp sadece kendi çıkarını düşünüyorsa ve bu sistem içerisinde bu kişiler çoğunluksa sistem bencili yükseltiyorsa orada barışçıl olmayan rekabet başlıyor.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, sistem odaklı yapılarda zorbalığın azaldığına değindi.

Lider odaklı sistemlerde zorbalığın çok olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Eğer sistem odaklı bir yapı varsa zorbalık azalıyor. Lider odaklı sistemde herkes lidere yaranmaya çalışır. Sistem odaklı yapılarda ise işi en iyi yapanın önü açılır oysa lider odaklı sistemlerde, liderin gözüne girenin önü açılır, barışçıl olmayan bir rekabet oluşur. Herkes birbirinin altını oymaya başlar, lidere hoş gözükmeye çalışır, liderin zaaflarına göre davranır. Böyle durumlarda yatay mobbing ortaya çıkıyor. Yani şefler arasında yöneticinin hoşuna gitmek amacıyla mobbing yapılabiliyor.” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mobbing ya da zorbalığın hakkaniyetin ve adil işleyişin olmadığı iş yerlerinde görüldüğünü, ayrımcılık ve adam kayırmanın olduğu yerlerde de mobbinge rastlanabildiğini söyledi.

Barışçıl rekabetin iyi olduğunu, gelişmeyi sağladığını ancak barışçıl olmayan rekabetin yıkıcı ve tahripkar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Barışçıl olmayan rekabetin hakim olduğu yerde herkes bir hedefe ulaşmak yerine arkadaşına çelme takmaya çalışır. Paçasından çekme anlayışının olduğu kültürlerde zorbalık yani mobbing daha çoktur. Mobbing maalesef bizim kültürde de vardır. Ne söylediğin kadar nasıl söylediğin de önemli. Nasıl söyleyeceğini bilmeyen, iş birliği kurmasını bilmeyenler farkında olmadan zorbalık yapıyorlar.” dedi.

Tarhan, mobbing uygulayan yöneticilerin üç özelliği olduğunu vurguladı.

Mobbing uygulayan kişilerin bazı özelliklere de sahip olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Sistemdeki yönetici ya da liderin karakteri, kendisi gibi düşünmeyen herkesi düşman gibi görüyorsa sadece kendi çıkarının etrafına topluyorsa mobbing yapma potansiyelleri yüksektir. Bu tip liderlerin üç özelliği vardır: Benmerkezcidirler, sadece kendini merkez olarak alır. Makyavelisttirler yani ‘Hedefe ulaşmak için her şey caizdir’ derler. Üçüncüsü de mükemmeliyetçidirler, beklentileri yüksektir. Hedefe ulaşmak için kendilerini de zorlarlar başkalarını da zorlarlar. Hak adalet kavramına önem vermezler, devamlı doğru değiştirirler, ilkesizdirler. Benmerkezci olduklarından sisteme odaklı değildirler, bunun için de kurumsal yapı oluşmamıştır. Grupta kurbanlar vardır ve orada sık sık iş değiştirmeler yaşanır.” dedi.

Mobbingin kimi zaman asttan üste doğru da olabildiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Böyle durumlarda da çalışan işi sabote eder. ‘Evet’ der ancak yapmaz. ‘Peki efendim’ der ama talimatlara uymaz. Kasti yanlış yapar. Yöneticisine hata yaptırır ve zor durumda bırakır. Hakkında asılsız söylentiler çıkarır. Hatta bazen bilgi saklar.” dedi.

Tarhan, zihin okuma yapmaktan kaçınılması gerektiğini açıkladı.

Mobbinge uğradığını düşünen kişilerin üçüncü kişilerden görüş almasını tavsiye eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu kişiler niyet okumadan mobbingi tespit etmeye çalışmalı. Üçüncü kişiden görüş almalı. Her hareketi mobbing olarak algılamasın. Kimi zaman mobbinge uğradığını düşünen kişiler niyet okurlar. Diyelim ki yöneticinin o gün yüzü gülmüyordur. ‘Bana taktı da ondan gülmüyor’ der hâlbuki yöneticinin başka bir şeye canı sıkılmıştır, ondan gülmüyordur. Böyle durumlara karşı zihin okuma yapmamak gerekiyor. Zihin okuyan kişiler hem mobbing yaparlar hem de kurban olurlar.” uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mobbinge mutlaka karşı koyulması gerektiğini belirtti.

“Mobbinge karşı kendini savunamayan kişiler varsa mobbing artıyor” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, mobbingle mücadele etmek için kişinin mobbinge uğradığını düşündüğünde o kişiyle mutlaka konuşması gerektiğini söyledi. Tarhan, “Mobbinge uğrayan kişinin hayır demesi çok önemli. Yöneticisinin mobbing uyguladığını düşünen kişi, bunu uygun olan bir dille anlatıp ‘Bana herkesin içinde yaptığınız davranış ya da söylediğiniz şeylere çok incindim, çok üzüldüm. Bilmenizi isterim’ diyebilmesi önemli burada. Bunu dediği zaman karşı taraf ‘Bu kişinin niyeti benim düşündüğüm gibi değilmiş’ diyebilir. Eğer bu kişi zihin okuyorsa kafasındaki ön yargı dağılır. Zorbalığın gücü kurbanın kabullenmesinden kaynaklanıyor, gözdağına karşı koymamasına dayanıyor.” dedi.

Hibya Haber Ajansı

Continue Reading

Yerel Haber

Mersin Erdemli’de Yüzakı Bir Başhekim

Published

on

Göreve geldiği günden bu yana bir dakika durmayan ve 7/24 Erdemli halkı için, başında bulunduğu hastanede gece gündüz demeden çalışan Uz.Dr.Mehmet Deliktaş, Hastanenin çehresini değiştirdiği gibi, hastaneyi kazanca da geçirdi. 

Göreve geldiği günden bu yana bir dakika durmayan ve 7/24 Erdemli halkı için, başında bulunduğu hastanede gece gündüz demeden çalışan Uz.Dr.Mehmet Deliktaş, Hastanenin çehresini değiştirdiği gibi, hastaneyi kazanca da geçirdi.

Daha önce Mut ilçesi Başhekimliğini de başarı ile yapan ve orayı da canlandıran Uz.Dr. Mehmet Deliktaş, ardından 2022 yılında geldiği Erdemli ilçesi Devlet hastanesini de pırıl pırıl bir çehreye ve donanıma kavuşturdu.
Üstelik bunların çoğunu BAĞIŞ ve YARDIMLAR ile hayırseverlerin yardımıyla yaptırdı. Devletin kör kuruşunu heba etmeyen, Başhekim ve kadrosu olmayacak işleri başarı ile tamamladılar.
2022 – 2024 YILLARI ARASINDA BAŞHEKİM VE İDARİ KADROSUNUN YAPTIĞI İŞLERİN BAZILARI
Acil servisin 5000 m2 olan alanı zemin duvar seramik ve pvc ile kaplanıp yenilenirken, Acil servisin tuvaletleri 5 yıldızlı otelin tuvaletlerini aratmayacak ölçüye kavuşturuldu.
Diğer yandan Acil servis müşahede odaları yenilenerek pırıl pırıl hale getirildi. Bu arada Acil servise Bebek emzirme ve bakım alanı yapıldı. Acil serviste vatandaşın oturacağı tüm koltuklar yenilenerek, yine Acil servisin yeşil alan muayene odası ikiye çıkarılarak yaşanan hasta yoğunluğu hafifletildi. Acil Servis Çocuk Müşahede Kısmı Ayrıldı.
Daha sonra, Radyoloji birimi zemin ve duvar seramik ile kaplanarak, tavan aydınlatmaları yenilendi. Kemik dansitometri ve mamografi odasının standartları yükseltilerek yeni odalara taşındı. Ameliyathaneler tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona değişti. Bu arada Yoğun Bakım Ünitesi tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona yenilenirken, ayrıca Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi ve Doğumhane tüm alt yapı ve teknik donanımıyla baştan sona yenilendi.
Öte yandan, Morg zemin ve duvar tadilatı yapılarak seramik ile kaplanarak pırıl pırıl bir hale getirildi. Laboratuvar doktor odası zemin ve tavan tadilatı yapılarak modern bir hale kavuşturuldu. Atık çöp odasının zemin tadilatı yapılarak hijyen hale getirildi. Bu arada eskiyen ve hor hale gelen İdari birimler giriş tabelası yenilenerek, bu alana birde engelli vatandaşlarımız ve özel gereksinimli çocuklarımız için modern görünümlü engelli rampası yapıldı. Hastanenin boş alanları ve diğer kısımları değerlendirilerek ihtiyaç olan birimlerin açılmasına olanak sağlandı. Hastane de bulunan özel odalardan biri mahkum odasına çevrilerek, mahkumu bekleyen jandarma ve polisler için tertemiz bir bekleme alanı oluşturuldu.
YAPIMI DEVAM EDEN KISA SÜRE SONRA BİTECEK OLAN HİZMETLER İSE ŞUNLAR
Türkiye’de bir ilk olacak olan Özel Gereksinimli Çocuk Polikliniği, Özel gereksinimli çocuklarımız için özel tasarlanacak olan çocuk kan alma odası ile bu arada İdari bina önünde bulunan boş alanlar değerlendirilerek 23 aracın sığabileceği otopark haline dönüştürülmesi, 150 Motosikletin sığabileceği motosiklet park alanının yapılması, Hastanenin poliklinik ve servis girişi zemin tadilatı işlemleri, Çocuk acil servisin ayrılması için gerekli çalışmaların hızla yapılarak, Çocuk acil servis girişinin diğer girişlerden ayrılması, Poliklinik girişinin ayrılarak hastane içerisinde oluşan ayaktan hasta yoğunluk sirkülasyonunun azaltılması ve  MHRS ve vezne odasının ulaşımı kolay bir alana alınması işlemleri çok hızlı şekilde bağış ve yardımları ile devam ediyor.
YAPILMASI PLANLANAN ÇALIŞMALAR İSE ŞÖYLE
Psikolog ve Diyetisyen Odası, Çocuk Kan Alma Odası yeni yerlerine hazır hale getirilecek.
HASTANEYE YENİ ALINAN CİHAZLAR ŞUNLAR
5 Adet Hemodiyaliz Cihazı, Fizik Tedavi Ünitesi İçin 1 Adet ESWT Cihazı, 2 Adet Temizlik Makinesi. 5 Adet Buzdolabı. 1 Adet Difriz. 3 Adet Televizyon, 10 Adet Vantilatör, Konsept değişikliği nedeniyle Mut Halkbankası ve Erdemli Halkbankası demirbaşları ayrıca bağış karşılığı hastaneye alınarak hastane mükemmel bir hale getirildi.
İŞTE HASTANEDE YENİLENEN BAZI YERLERİN GÖRÜNTÜLERİ
1 – Acil servis öncesi sonrası


2-  Acil servis tuvaletleri


3 – Bebekler için ayrılan özel yerler


4-  Hastane vatandaş oturma koltukları


5-  Yeşil alan arttırılan yer


6 – Çocuk müşahede alanı ayrıldı


7-  Radyoloji bölümü zemin ve duvarlar


8 – Yoğun bakım ünitesi son hali


9- İdari bina girişi ve hastane kadrosu


10 – Yapılan oto parklar


11-  Başhekim Uz.Dr.Mehmet Deliktaş


12 – İdari kadro hep bir arada yenilen idari kapıda

Continue Reading

Yerel Haber

Gürtat’ın Ulukent’teki dev şarküteri mağazası açıldı

Published

on

Baba Halis Özkan’ın girişimci ruhu ve vizyonu ışığında; beş kardeşin işi birlikte yöneterek ve başarıyla büyüterek üç farklı firmayı tek çatı altında toplamaları sayesinde bugünkü Özkan Peynircilik doğdu. Başarı, hem üretici hem de perakendeciliği doğru analiz etmeleri ile geldi.

Başlangıçta küçük bir işletme olarak kurulan şirket, Baba Halis Özkan’nın miras vizyonu ile stratejik kararlar alarak sektörde fark göstermeyi başardı. Yatırımlar, kalite odaklı hizmet anlayışları, üreticiden tüketiciye direk temas eden güven akımı ve müşteri memnuniyetine verilen önemleri, şirketin hızla büyümesini sağladı.

Firma, zaman içinde sektördeki Gürtat ve Egeli Kuruyemiş gibi başarılı işletmeleri satın alarak genişleme stratejisini benimsedi. Bu sayede, farklı alanlardaki uzmanlıkları birleştirerek daha güçlü ve çeşitli bir yapı oluşturdu. Birleşmenin getirdiği sinerji, şirketin rekabet avantajını artırdı ve pazar payını genişletmesine yardımcı oldu.

Beş kardeş babalarının meslek mirasına sahip çıkarak birlikte çalışmaya her zamankinden daha çok önem vermişlerdir. Her biri kendi uzmanlık alanında sorumluluk alarak şirketin daha da büyüyüp İzmir’in en büyük şarküteri zinciri olmasında büyük katkı sağladı.

Düzenli şube açılışlarının yanı sıra en son geçtiğimiz günlerde 22. Şubelerini Menemen Ulukent’te İzmir’in en büyük metrekareye sahip mağazasını, içinde yeni projelerinden biri olan Gürtat Kasap konsepti ile açmaları da bunu kanıtlar nitelikte. Aynı zamanda, aile değerlerini koruma ve şirketin devamlılığını sağlama konusundaki kararlılıkları, aile şirketini gelecek nesillere taşıma çabalarını gösteriyor.

Günümüzde müşteri talepleri ve beklentileri sınırsız. Hangi firmalar üretimdeki kaliteyi ve perakendedeki müşteri memnuniyetini birinci amaç belirlerse, o firmalar ön plana çıkacaktır. Özkan Peynircilik; Dikili’deki Üretim Tesisi’nde sütün tesise girişinden, peynir olup insanların sofrasına çıkana kadar her aşamada gerekli kontrolleri yapıp kaliteden ödün vermemeyi;
Gürtat’ta ise müşteri beklentilerinin hem tazelik, hem kalite hem de uygun fiyat ile karşılandığı bir sistemle çalışmakta ve bundan sonraki her adımında bunu sürdürmeyi amaç edinmiştir.

Continue Reading

Yerel Haber

Trabzon Fındığı mı, Samsun Fındığı mı?

Published

on

 

 

Bunun nedeni, Trabzon fındığının daha büyük, daha yuvarlak ve daha yağlı olmasıdır. Ayrıca, Trabzon fındığı daha az tatlıdır ve daha yoğun bir aromaya sahiptir.

Samsun haber ve samsun ile gelişmeleri. Habergazetesi.com.tr. den. Takip edebirlsiniz

Samsun fındık da kaliteli bir fındık türüdür. Ancak, Trabzon fındığına göre daha küçük, daha oval ve daha az yağlı olma eğilimindedir. Ayrıca, Samsun fındığı daha tatlı ve daha az yoğun bir aromaya sahiptir.

İşte Trabzon fındığı ile Samsun fındığı arasındaki bazı temel farklar:

Özellik Trabzon Fındığı Samsun Fındığı
Boyut Daha büyük Daha küçük
Şekil Daha yuvarlak Daha oval
Yağ oranı Daha yağlı Daha az yağlı
Tat Daha az tatlı Daha tatlı
Aroma Daha yoğun Daha az yoğun

Sonuç olarak, Trabzon fındığı daha iyi bir fındık türü olarak kabul edilmektedir. Ancak, Samsun fındığı da kaliteli bir fındıktır ve kişisel tercihlere göre daha iyi bulunabilir. Fındık Fiyatları için  Habergazetesi.com.tr ziyaret edebilesiniz.

 

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri