Ekonomi
Küçük Ölçekli İşletmelerin Metro Türkiye Desteği ile Yetiştirdiği Alabalıklar, Artık Raflarda!haberi
Metro Türkiye’nin sürdürülebilir balıkçılık vizyonu doğrultusunda küçük ölçekli geleneksel aile balıkçılığını desteklemek amacıyla Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği iş birliği ile “Ölçekte Küçük, Değerde Büyük’’ sloganıyla hayata geçirdiği proje kapsamında verilen eğitimler ve teknik desteğin ardından yetiştirilen alabalıklar, raflarda yerini almaya başladı.
Metro Türkiye’nin sürdürülebilir balıkçılık vizyonu doğrultusunda küçük ölçekli geleneksel aile balıkçılığını desteklemek amacıyla Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği iş birliği ile “Ölçekte Küçük, Değerde Büyük’’ sloganıyla hayata geçirdiği proje kapsamında verilen eğitimler ve teknik desteğin ardından yetiştirilen alabalıklar, raflarda yerini almaya başladı.
Küçük ölçekli üreticilerden tedarik ettikleri alabalıkları raflarına taşıdıklarını ifade eden Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “İlk yılını geride bırakan projemiz sayesinde hem ticari motivasyonu sağlayarak üreticilerimizin desteklenmesine hem de sürdürülebilirliğe katkı sağladık. Mart ayından bu yana küçük ölçekli üreticilerden temin ettiğimiz 30 tona yakın alabalığı tüketicilerle buluşturduk. Şimdi ise raflara taşıdığımız alabalıkların profesyonel mutfaklarla buluşturulmasına ve böylece restoran işletmeciliği ekosisteminde de tüketiminin artmasına odaklandık” dedi.
1990’dan bu yana gerçekleştirdiği tüm faaliyetlerinin merkezine sürdürülebilirliği koyan Metro Türkiye, sürdürülebilir balıkçılığı destekleme ve balık tüketimini artırmak adına önemli çalışmalara imza atıyor. Sürdürülebilir balıkçılığı mümkün kılmak amacıyla küçük ve geleneksel aile balıkçılığını destekleyen Metro Türkiye, bu kapsamda geçen yıl “Ölçekte Küçük, Değerde Büyük’’ sloganıyla yeni bir projeyi hayata geçirdi. Bileşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2022 yılını “Uluslararası Geleneksel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yılı (IYAFA)” ilan etmesinin ardından BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen proje ile küçük üreticilere eğitimler verilirken, teknik destek ve danışmanlık desteği de sağlandı. Mart ayında ilk mahsullerini vermeye başlayan proje kapsamında yetiştirilen alabalıklar, Metro Türkiye mağazalarında yerini alırken üç ay gibi kısa bir sürede 30 tona yakın balık restoranlarla ve tüketicilerle buluştu.
Metro Türkiye olarak 33 yıldır tüm çalışmalarını sürdürülebilirlik odağıyla gerçekleştirdiklerini ifade eden Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, “Biz Metro Türkiye olarak, izlenebilirlikten hayvan refahına, gıda atıklarının önlenmesinden sürdürülebilir balıkçılığa ve yerel üreticilerin ve ürünlerin desteklenmesine kadar birçok alanda sektörümüze öncülük eden çalışmalar yürütüyoruz. Balığı yalnızca ticari bir ürün değil, gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak görüyoruz. Denizlerimizdeki balıkların sürdürülebilir olması için kültür balıkçılığının da önemli bir başlık olarak ele alınması gerekiyor. Bu nedenle balıkçılıkta sürdürülebilirliğin sağlanması adına hem denizlerimizdeki hem de çiftliklerdeki balıklara yönelik imza attığımız birçok önemli projemiz var. ‘Kızına Bak Anasını Al’, ‘Palamutlar Nerede?’, ‘Bugünün Balığını Yarına da Bırakalım’ ve ‘Yediği Önünde Yemediği Yarında’ projelerimiz ile denizlerdeki balık stoklarının ve türlerinin korunması amacıyla sürdürülebilir balıkçılığı 2010 yılından beri satın alma politikamızın odağında tutuyoruz” diye konuştu.
Küçük ve Geleneksel Aile Balıkçılığı Destekleniyor
Şimdiyse, geçen yıl ilk adımı atılan projenin sonuçlarını almaya başladıklarını vurgulayan Alkaç, “Üretime yönelik projelerde üretici birlikleri ve kooperatiflerle birlikte yol alındığında çok daha fazla verim sağlandığına inanan bir şirket olarak bu projemizi de FAO ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği ile iş birliği ile hayata geçirdik. IYAFA 2022 kapsamında başlattığımız bu ortak projemiz ile küçük ve geleneksel aile balıkçılığını, balıkçılık ve su ürünleri kaynaklarını sorumlu ve sürdürülebilir kullanımı yoluyla daha sağlıklı gıda sistemlerinin kurulmasına yönelik katkılarını sürdürmek için destekliyor ve korunmasına katkı sağlıyoruz. Küçük ölçekli geleneksel balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, iklim değişikliği, çevresel bozulma gibi faktörlerden olumsuz etkilenirken ticari açıdan da daha fazla motivasyona ihtiyaç duyuyor. IYAFA 2022 kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu proje ile onlara bu konularda destek olmaktan ve bu vesileyle farkındalık yaratmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.
Gıda Güvenliği ve Sosyal uygunluk eğitimleri verildi
Eğitimler ve saha gezileri ile başlatılan proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Alkaç, şöyle devam etti:
“Küçük ve geleneksel aile balıkçılığını korumak ve alabalığa sektörde hak ettiği değeri vermek amacıyla oluşturulan proje kapsamında öncelikle bölgedeki 25 küçük ölçekli alabalık üreticisine bir gün boyunca eğitimler verdik. ‘Balık ve Balıkçılık Ürünlerinde Gıda Güvenliği ve Kalite’ eğitimi kapsamında; güvenli gıda tanımı, su ürünlerinin önemi, iyi kültür balıkçılığı uygulamaları, personel hijyeni, temizlik ve sanitasyon, zararlı kontrolü, ağ kontrolleri, biyogüvenlik önlemleri, yem yönetimi, tesis ve ekipman bakımı, tedavi, balık sağlığı ve refahı, hasat, paketleme, ürün işleme ve atık yönetimi gibi konularda eğitim verildi. ‘Alabalık Değer Zincirinde Sosyal Uygunluk’ eğitimi kapsamında ise başlıklarımız; işletmelerde çalışanların dahil edilmesi ve korunması, örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme hakları, ayrımcılık yapılmaması, adil ücret, insana yakışır çalışma saatleri, iş sağlığı ve güvenliği, çocuk işçiliğinin önlenmesi, güvencesiz çalışmanın önlenmesi, çevrenin korunması ve etik iş davranışı gibi temel sosyal uygunluk prensipleri oldu. Tüm bu eğitimlerinin üreticilerimize önemli katkılar sağladığına inanıyoruz. Bununla birlikte yetiştiriciliğe yönelik teknik destek ve danışmanlık desteği de sağlandı. Direkt satın alımlar ve alım garantisi ile üreticilere katkıda bulunmayı, geleneksel yöntemlerle yapılan yetiştiriciliğe kalite standartları getirerek geleneksel balıkçılığın sürdürülebilirliğine destek olmayı hedefledik.”
Proje 5 geleneksel işletme ile devam ediyor
İlk etapta pilot olarak 4 üretici ve 1 paketleme tesisi olmak üzere 5 küçük işletme ile devam ettiklerini kaydeden Deniz Alkaç, “Bu işletmelerin gıda güvenliği ve sosyal uygunluk seviyelerini belirlemek amacıyla ön denetimler düzenlendi. Ön denetimlerde belirlenen eksiklerin giderilmesi amacıyla işletmelere 5 gün boyunca birebir yerinde ve sahada Metro Türkiye kalite güvence yetkili yöneticileri tarafından eğitimler ve teknik bilgi desteği sağlandı. Bununla birlikte adil çalışma koşullarının sağlanması ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının yerine getirilmesi amacıyla da alınması gereken önlemler belirlendi ve işletmelerde uygulamaya geçirildi. Ardından gıda güvenliği ve sosyal uygunluk olmak üzere takip denetimleri organize edilerek, işletmelerin denetimlerden başarı ile geçmesi sağlandı. Ayrıca ürünler raf ömrü ve yasal gıda güvenliği kriterlerine uygunluk açısından Metro Türkiye tarafından bağımsız akredite laboratuvarlarda analiz ettirildi” bilgisini verdi.
İşletmelerin, mevcut sistemlerini ileriye taşıyarak Metro tedarikçisi olabilmek için gerekli kalite, hijyen, gıda güvenliği ve çalışma koşulları kurallarını karşılamış olduklarını vurgulayan Alkaç, “Verdiğimiz bu destekler sonucu seçilen üreticilerden alabalığı Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği üzerinden tedarik etmeye başladık. Gıda güvenliği ve sosyal uygunluk denetimleri ile uygunluğu garanti altına alınan alabalıklar, Metro Türkiye mağazalarında yerini almaya başladı. Mart ayından bu yana tüketicilerimize 30 tona yakın alabalık lezzeti sunduk. Bu koşulları sağlayan işletmelerin sadece Metro değil iç piyasada ve ihracatta yer alabilmesinin önü açılmış oldu. Böylelikle hem ticari motivasyon sağlayarak üreticilerimizin desteklenmesine hem de sürdürülebilirliğe katkı sağladık. Üretici Birliği ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma ile aslında sadece 4 üreticinin değil, Birliğe bağlı her üreticinin standardını yükseltmiş oluyoruz. İlerleyen dönemde talebe bağlı olarak daha fazla üretici ile çalışmaya da açığız” dedi.
Profesyonel mutfaklarda alabalık tüketimi artırılacak
En büyük hedeflerinin küçük ölçekli üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması olduğunu ifade eden Alkaç, “Gelecek nesillere bırakmamız gereken değerlerden biri de alabalık. Gastronomi sektörünün en yakın iş ortaklarından biri olarak, şimdi de küçük üreticiden temin ederek raflara taşıdığımız alabalıkların profesyonel mutfaklara da daha fazla girmesine ve böylece ekosistemde bilinirliğinin ve kullanılırlığının artmasına odaklandık. Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olarak bünyemizde 8 yıl önce hayata geçirdiğimiz Gastronometro’da şeflerimiz, yeme – içme sektörüne bu konuda yol göstermek amacıyla alabalık kullanarak özel tarifler hazırlıyorlar. Profesyonel mutfaklarda geleneksel tariflerin yanı sıra modern tariflerin kullanımının artması, alabalık yetiştiriciliğine önemli bir katkı sağlayacaktır. Alabalığın en leziz tariflerle kısa sürede daha fazla profesyonel mutfakta yer bulacağına eminiz” dedi.
FAO’dan alabalık yetiştiricilerine tam destek
Metro Türkiye ile proje paydaşlıklarına değinen FAO Kıdemli Program Koordinatörü Özcan Türkoğlu ise, “IYAFA 2022’nin lider kuruluşu FAO olarak geçtiğimiz yıl birçok farklı etkinliğe imza attık. Bu kapsamda Muğla ilinde alabalık alanında küçük ölçekli balıkçıların desteklenmesi ve alabalık yetiştiriciliğinin potansiyelini ortaya çıkarmak için Metro Türkiye ile bir araya geldik. Küçük ölçekli balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, küresel ve yerel gıda sistemlerinin bir parçası olarak sağlıklı, güvenli, uygun fiyatlı ve besleyici su ürünleri tüketimine önemli bir katkıda bulunuyor. Bu çerçevede, FAO olarak küçük ölçekli balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinde yakın ve uzak pazarlara erişim, üretim ve lojistik altyapısı ve kapsayıcı değer zincirlerinin oluşturulması gibi sektörel konuları önemsiyoruz. Buradan hareketle balıkçıların, balık avcılarının ve işçilerinin uygun fiyatlı yüksek kaliteli balık ürünlerini tedarik ederek yerel ekonomik kalkınmayı teşvik etmelerini ve ilave istihdam yaratmalarını değerli buluyoruz. FAO ve Metro Türkiye ile geçen yaz burada alabalık üreticilerine verdiğimiz “Küçük Ölçekli Alabalık Yetiştiriciliğinde Gıda Güvenliği ve Sosyal Uygunluk Eğitimi” ile küçük ölçekli alabalık çiftliklerinin sürdürülebilirliğine destek sağladık. Proje kapsamında aile işletmelerine ait küçük ölçekli alabalık çiftliklerinin bu konuda bilgilerini artırarak sürdürülebilirlik konusundaki farkındalıklarını artırdık. FAO olarak Türkiye’nin en önemli su ürünlerinden biri olan alabalığın hak ettiği ilgiyi görmesi ve her kesimden tüketicinin tercih sebebi olmasına katkı sağladığımız için mutluyuz’’ açıklamasında bulundu.
Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Yıldırım ise şunları söyledi: “Bu proje üreticiden tüketiciye uzayıp giden gıda arz zincirinde küçük ölçekli aile işletmelerinin geleneksel üretimlerinin pazara uygun hale getirilmesi anlamında oldukça faydalı oldu. Metro Türkiye ve FAO ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ve küçük aile işletmelerini kapsayan “Ölçekte Küçük, Değerde Büyük” sloganıyla hayata geçirdiğimiz projemiz, ilerleyen süreçte de küçük işletmelerin sosyo-ekonomik ve teknik kapasitelerinin iyileştirilmesini sağlayacaktır. Uzun vadede ise; proje, ülkemiz alabalık yetiştiriciliğinin genişlemesine yol açacağı gibi su ürünleri üretiminin çevre, insan ve toplum odaklı dönüşümüne üretici organizasyonları penceresinden katkı sağlayacaktır.’’
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış
Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.
SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.
Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.
SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.
SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
