Connect with us

Genel

Harran Üniversitesi Dünyanın En Değerli Baharatını Şanlıurfa’ya Yeniden Kazandırdıhaberi

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi bilim adamlarının yürüttüğü çalışmalar sonucu Şanlıurfa ve çevresinde yetiştirilmeye çalışılan "Safran Bitkisini" bir adım daha ileriye götürerek bilim dünyasına tanıttı.

Published

on

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi bilim adamlarının yürüttüğü çalışmalar sonucu Şanlıurfa ve çevresinde yetiştirilmeye çalışılan "Safran Bitkisini" bir adım daha ileriye götürerek bilim dünyasına tanıttı.

 

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kaan Erden’in yürütücülüğünü yaptığı proje kapsamında safran bitkisi daha kaliteli ve verimli özelliklere getirildi, hastalık ve zararlılardan ari tohumu kullanılarak safran üretimine başlandı.

 

Safran Bitkisi tohumu, bağışıklık sistemi bozuklukları, iltihap, yaşa bağlı zihinsel gerilik gibi hastalıklarda tedavi alanların yanı sıra modern ve alternatif tıpta ve ilaç sanayisinde kullanılan oldukça öneme sahip tıbbi aromatik bitkilerin üretiminde kullanılmaktadır. Bölge ve ülke ekonomisi için çok önemli katkılar sağlayacak 1913 yılına kadar Şanlıurfa’da yetiştiriciliği yapılan ve tarımı unutulmaya yüz tutan Safran bitkisi, Harran Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen ‘Bazı Safran (Crocus sativus L.) Hatlarından Çeşit Adayı Geliştirilmesi ve Nitelikli Tohumluk Üretimi’ isimli projeyle yuvasına geri döndü.

 

2000 yılından beri safran bitkisine sahip çıkan Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesinde yapılan bu projeyle, üreticiler istediği özelliklere sahip tohumluğa erişim sağlayabilecekler. Çalışmalarını bir adım daha ileriye götürerek ülkenin en çok ihtiyaç duyduğu kalite ve verim özellikleriyle öne çıkan, hastalık ve zararlılardan ari tohumluk üretimine başlanan safran tarımı hakkında eğitici kitapçık hazırlanarak, safran tarımının gelişmesine katkıda bulunulacak.

 

Proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Kaan Erden, dünyanın en pahalı baharatı olan safranın, tıpta, kozmetik sektöründe ve doğal boya olarak kullanılmakta olduğunu belirterek, Şanlıurfa için kültürel değeri olduğunu bildirdi.

 

Dr. Öğr. Üyesi Kaan Erden; “Yüzyıllar boyunca, dünyanın en kaliteli safranı, Şanlıurfa topraklarında yetişti ve 1. Dünya Savaşı ile geçici bir ayrılık yaşandı. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak 2000 yılından bu yana yürüttüğümüz çalışmalarla, Safran bitkisinin bu topraklara yeniden kavuşmasını sağlayıp hasreti dindirdik.

 

Artık yeni hedefimiz, ülke tarımına yeni ve verimli safran çeşitleri kazandırmak. Tek yıllık, yumrulu, otsu yapıda olan safranın çiçeklerinden elde edilen 2,5-3 cm uzunluğundaki dişicik tepesi, kendisinin 100 000 katı hacimdeki sıvıyı boyayabilme gücüne sahiptir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinde çok sevilen geleneksel Zerde ve İç Pilav safranla yapılır. Safranın, tedavi edici özellikleri de var.  Uyarıcı, iştah açıcı, afrodizyak, kalp-damar hastalıklarına ve kansere karşı koruyucu, sivilce giderici ve gençleştirici da safrandan yararlanılmaktadır. Kuru, kıraç, verim gücü düşük arazilerde de rahatlıkla yetiştirilebilen safran, Şanlıurfa koşullarında sulama yapılmadan da üretilebilmektedir.

 

İklim değişikliği nedeniyle yaşanan kurak dönemlerde buğday, arpa ve mercimeğin dahi ürün vermediği yıllarda , safran bitkisi hayatta kalmakta ve ürün vermeye devam etmektedir. Birim alandan getirisi yüksek olduğu için, ülkemizde birkaç dekar alanda tarım yapmaya çalışan küçük ölçekli tarım işletmelerinin hayatta kalması ve köyden kente göçün önlenmesi açısından da büyük önem taşımaktadır.

 

Yoğun emekle tarımı yapılan bitkiden ülkemiz koşullarında 300-600 gram/dekar verim alınmakta. Projede kalite ve verim özellikleri belirlenecek çeşit adayı hatların, verimin artırılması ve daha ekonomik üretim yapılmasına katkıda bulunması planlanmaktadır. Üreticilerin toptan safran satış fiyatının 20-25 bin TL, perakende satış fiyatının ise 60 bin TL düzeylerinde olduğu düşünüldüğünde;  1 kg/da safran veriminin üreticiye 20-25 bin TL stigma gelir getirebileceği söylenebilir. Bunun yanında, ülkemizde eksikliği çekilen tohumluk safran yumrusu üretiminden de gelir elde etmek mümkündür. 2002 yılı itibariyle kaliteli safran yumruları iriliğine göre 120-250 TL/kg fiyatla satılmaktadır. Üretici koşullarında, kendisi için gerekli tohumluk ayrıldıktan sonra satışı yapılabilecek 40-50 bin TL/dekar tutarında safran yumrusu sahibi olunabilir.

 

Harran Üniversitesi, ihtiyaç duydukları konularda, çiftçilerimizle işbirliği yapmaya ve  danışmanlık hizmeti vermeye hazırdır. Üretim yapmak isteyen çiftçilerimizi ZiraatFakültemize bekliyoruz ” diye konuştu.

 

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesinde devam eden projeyi yerinde incelemelerde bulunarak proje yürütücüsü Ziraat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Kaan Erden’den bilgiler aldı.

 

Rektör Prof. Dr. Mehmet Çelik’e Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu ve Ziraat Fakültesi akademisyenleri de eşlik etti.

 

Proje ekibini tebrik ederek başarılar dileyen Rektör Çelik, Harran Üniversitesi’nin bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da önder olduğunu söyledi.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Genel

MİG Başkanı Vahap Şehitoğlu’ndan 24 Temmuz Mesajı: “111 Yıl Sonra Hâlâ Basın Özgürlüğünü Konuşuyoruz”

Published

on

MİG Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda basın özgürlüğüne dikkat çekti. İşte o detaylar.

HABER MERKEZİ – Mersin İnternet Gazetecileri Derneği (MİG) Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, 24 Temmuz Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin hiçbir baskı altında kalmadan görev yapabilmesi gerektiğini ifade etti.

“24 Temmuz’u Sadece Kutlamak Yetmez”

24 Temmuz 1908’in Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şehitoğlu, aradan geçen 111 yıla rağmen basın özgürlüğüne ilişkin tartışmaların hâlâ devam etmesinin düşündürücü olduğunu söyledi.

Şehitoğlu açıklamasında, “24 Temmuz 1908’de sansürün kaldırılması, Türk basın tarihi açısından önemli bir kazanımdır. Ancak bugün bu tarihi sadece kutlamakla yetinemeyiz. Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, ekonomik baskılarla karşı karşıya bırakıldığı ve mesleklerini zor şartlar altında sürdürmek zorunda kaldığı yönündeki tartışmaların yaşandığı bir dönemde, basın özgürlüğünü daha güçlü şekilde savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

“Gazetecilik Suç Değildir”

Gazeteciliğin kamu adına gerçekleri araştırmak ve toplumun haber alma hakkını korumak gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Şehitoğlu, basın üzerindeki her türlü baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkını da olumsuz etkilediğini dile getirdi.

“Gazetecilik suç değildir. Gazetecinin görevi; kamu adına gerçekleri araştırmak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın üzerinde oluşan her türlü baskı, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan etkiler.” dedi.

“Basın Özgürlüğü Demokrasinin Güvencesidir”

Şehitoğlu, basın özgürlüğünün herhangi bir kesime ait bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğuna dikkat çekti.

Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği, gazetecilerin kalemleri nedeniyle endişe duymadığı ve eleştirinin suç olarak görülmediği bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğini belirten Şehitoğlu, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

“Temennimiz Özgürce Görev Yapabilen Gazeteciler”

Açıklamasının sonunda 24 Temmuz’un gerçek anlamının yalnızca geçmişte kaldırılan sansürü anmak olmadığını ifade eden Şehitoğlu, günümüzde basın özgürlüğünü güçlendirecek uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“Temennimiz; hiçbir gazetecinin haberinden dolayı yargılanmadığı, baskıya uğramadığı ve özgürce görev yapabildiği bir Türkiye’dir.” ifadeleriyle mesajını tamamladı.

Continue Reading

Genel

CHP’li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

Published

on

 

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Şehitoğlu, kararını kendi özgür iradesiyle aldığını belirterek gerekçelerini kamuoyuyla paylaştı.

CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.

Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk’ün emaneti CHP’den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır.”

Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.

Continue Reading

Genel

Şehitoğlu: ” Saldırıyı haince ve vahşice buluyorum”

Published

on

 

Toroslar Belediye Meclisi’nde uğradığı saldırının yeni görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Vahap Şehitoğlu yaşananları anlattı.

Gazeteciye saldırının yeni görüntüleri yeniden gündeme taşıdı
Toroslar Belediye Meclisi’nin 1 Temmuz’da yapılan toplantısında gazeteci ve belediye meclis üyesi Vahap Şehitoğlu’na yönelik yaşanan saldırıya ait yeni görüntülerin ortaya çıkmasının ardından Şehitoğlu sessizliğini bozdu.
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından açıklama yapan Şehitoğlu, meclis salonunda yaşanan tartışmanın tarafı olmadığını, yalnızca gazetecilik görevini yerine getirerek gelişmeleri kayıt altına almaya çalıştığını söyledi.
“Telefonumu zorla aldılar, görüntü çekmem engellendi”


Şehitoğlu, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın AK Parti Grup Sözcüsü’nün üzerine yürümesiyle başlayan gerginliği görüntülemek isterken DEM Parti Meclis Üyesi Sibel Talmaç’ın telefonunu elinden zorla aldığını ve haber görüntüsü çekmesini engellediğini iddia etti.
Şehitoğlu, olay sırasında DEM Parti Meclis Üyeleri Hıdır Berk ve Yakup Bozon ile DEM Parti Belediye Başkan Yardımcısı ve Meclis Üyesi Erdoğan Ay’ın bulunduğunu belirterek, Erdoğan Ay’ın “Hepiniz saldırın” diye bağırmasının ardından tanımadığı üç kişinin de saldırıya katıldığını öne sürdü.
“Meclis salonundan zorla çıkarıldım”
Şehitoğlu, meclis üyelerinin bulunduğu alandan tanımadığı kişiler tarafından zorla çıkarıldığını, bina dışında da fiziki saldırıya uğradığını ifade etti.
Olay sırasında belediyenin bazı müdürleri ile personelinin yaşananlara tanıklık ettiğini belirten Şehitoğlu, belediye bahçesini gören güvenlik kamerası kayıtlarının ise savcılığa verilmediğini iddia etti.
“Görüntüleri izleyince saldırının boyutunu daha iyi gördüm”
Gazetecilik mesleği boyunca birçok saldırıya maruz kaldığını, bu nedenle çoğu zaman olayları büyütmediğini söyleyen Şehitoğlu, yeni ortaya çıkan görüntüleri izledikten sonra saldırının vahametini daha net gördüğünü dile getirdi.
Şehitoğlu, “Sürü anlayışıyla yapılan bu saldırıyı haince ve vahşice buluyorum. Meclis salonundaki kavgayla hiçbir ilgim yoktu. Yaşanan kargaşadan faydalanılarak hedef seçildim. Bu kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
“Amaç gazetecilere gözdağı vermekti”
Kendisine yönelik saldırının yalnızca şahsını değil, gazetecilik mesleğini hedef aldığını savunan Şehitoğlu, “Bir gazeteciye saldırarak herkesi susturabileceklerini düşünenler yanılıyor. Amaç beni sindirmek ve korku oluşturmaktı.” dedi.
Şehitoğlu, aynı kişilerin daha önce de Başkan Abdurrahman Yıldız ile danışmanlarına yönelik yaşanan bir olayda saldırgan tavır sergilediklerini öne sürerek, o gün CHP Toroslar eski İlçe Başkanı ve bir belediye meclis üyesiyle birlikte araya girerek olası bir darp olayını engellediklerini söyledi.
Yasal süreci başlatıyor
Ortaya çıkan yeni görüntülerin ardından hukuki süreci başlatacağını açıklayan Şehitoğlu, kendisine yönelik saldırıya karıştığını iddia ettiği kişiler hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacağını belirtti.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri