Ekonomi
GPD'nin bir araya getirdiği gıda sektörü, tarımdan lojistiğe, sürdürülebilirlikten insan kaynağına önemli başlıklarda görüşlerini paylaştılarhaberi
Modern gıda perakendesinin temsilcisi Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), 10 Ekim 2023 Salı günü gerçekleştirdiği 9.
Modern gıda perakendesinin temsilcisi Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), 10 Ekim 2023 Salı günü gerçekleştirdiği 9. Ortak Gelişim Kongresi’nde gıda perakendecilerini ve tedarikçilerini bir araya getirdi. 700’ün üstünde profesyonelin Wyndham Grand Levent Istanbul’da buluştuğu kongre, eş zamanlı olarak Digital Network Alkaş’ta yayımlandı.
GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu’nun açılış konuşmasını yaptığı kongrede, gıda arzı güvenliğinin korunması için yapılması gerekenler, sektörün sürdürülebilirlik alanında gerçekleştirdiği projeler, tedarik zinciri yönetiminde verimlilik artırıcı çözümler, insan kaynağında yaşanan sıkıntılar sektör profesyonelleri tarafından ele alındı. Kongrede hızlı tüketim ürünleri pazarının genel durumuna dair güncel veriler paylaşılırken, oturumlarda sektör gündemine dair çalışmalar ve kapanışta da Türkiye ekonomisi ve dönüşüm konusu incelendi.
GPD’nin ana çalışmalarının üç eksene oturtulduğunu belirten Özpamukçu, bu üç başlığın gıda perakendeciliği sektörünün sunduğu sosyo-ekonomik katma değeri artırmak, dünyadaki yenilikçi uygulamaları ülkemize getirerek gıda perakendeciliğinin gelişimiyle tarım sektörünü ve üretimi geliştirmek, sektörün modernleşerek sürdürülebilir büyümesini sağlamak; böylece rekabetçiliğini ve istihdam kapasitesini artırmak olduğunu belirtti.
Perakendenin 1 birim büyümesi, ülke ekonomisine 1,5 – 2 kat olarak yansıyor
Gıda, yiyecek içecek ve temel ihtiyaç maddeleri harcamalarının hane halkı tüketim harcamalarının %50’sinden fazlasını oluşturduğunu, dolayısıyla gıda perakendecileri ile üretici ve tedarikçilerin ekonomik öneminin arttığını ifade eden Özpamukçu; “Gıda perakendesini rakamlarla belirtirsek, 2022 yıl sonu itibariyle ülkemizdeki toplam gıda perakendesi pazarının büyüklüğü 1,6 Trilyon TL olarak ölçülüyor. Bunun içinde modern yani organize kanalın büyüklüğü 550 milyar TL seviyesinde. Rakamsal verilerin yanı sıra, ekonomiye etkimizi gösteren diğer bir gösterge ise sektörün ekosistemini de geliştirmesiyle ilintili olan çarpan etkisi. Perakende sektörünün çarpan etkisi gıda perakendesinde 1,3 iken, perakendenin diğer kolları da dahil edildiğinde söz konusu etki 2 civarında görülüyor. Başka bir deyişle, perakendenin 1 birim büyümesi, genel ülke ekonomisine 1,5 – 2 kat olarak yansıyor. Hal böyle olunca, içinde bulunduğumuz perakende sektörünün ülke ekonomisi içinde ne kadar önemli bir konumda olduğunu görüyoruz.” dedi.
Modern perakende payı ile enflasyon ilişkisine değinen Özpamukçu; “Modern perakende ne kadar gelişirse, payı ne kadar artarsa o ülkedeki enflasyon oranı daha düşük oluyor. Ancak Türkiye’de modern perakende gelişmiş ülkelerin halen çok gerisinde: Ciro bazında modern perakende %45’lerde seyrediyor. Avrupa’da %70 ila %90 arasında bu oranlar. Modern perakendemizi gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarmamız halinde çok yüksek olan kayıtdışılık oranımız azalacak, ülke ekonomimiz büyüyecek ve halkımızın refahı artacak.” dedi.
Modernleşmenin kaçınılmaz bir süreç olduğunu, bu sürecin tüketicinin de talebiyle şekillendiğini belirten Özpamukçu, bu değişime hakkını vererek yatırım yapabilmenin yolu perakendecilerin büyümesinden, yerel zincirlerin büyüyerek ulusallaşması ve gelişiminden geçtiğini vurguladı.
Enflasyonla mücadelede tedarikçilerin desteği şart
Enflasyonla mücadelenin ve fiyat istikrarının sadece zincirin son halkası olan gıda perakendecilerinin değil, tedarik zincirinde yer alan bütün oyuncuların topyekûn mücadelesini gerektirdiğini yineleyen Özpamukçu, GPD üyesi perakendecilerin her zaman taşın altına elini koyduğunu ve bu mücadeleyi desteklediklerini dile getirdi. Ticaret Bakanı’nın çağrısına da tüm marketlerde indirim ve kampanyalarla cevap verildiğini belirten Özpamukçu; “Borsaya kote firmalarımızın rakamlarından da açıkça görülebileceği gibi sektörümüz oyuncuları ekonomik modelimiz gereği %2-3,5 bandında çok düşük net karlılıklarla çalışmakta. Bu sebeple bu mücadeleyi tedarikçilerimizin desteği olmadan yapamayız. Tüm paydaşlarımızdan enflasyonla topyekün mücadele kapsamında ülkemizin orta vadeli planına uyumlanma, maliyetlerinde verimlilik ve yaptığımız ve yapacağımız indirimlerde destek beklediğimizi açıkça ifade etmeliyim.” dedi.
Perakendenin tüm konuları Yüzde 100 Perakende başlığı altında görüşüldü
Cumhuriyetin yüzüncü yılında, gelecek yüz yılı planlarken daha güçlü bir ülke ekonomisi için çözümün daha planlı üretmekte ve daha gelişmiş bir tedarik zincirinde yattığına vurgu yapılan kongrede “Yüzde 100 Perakende” temasıyla “Daha güçlü bir ülke ekonomisi için büyüyen PERAKENDE” mottosu işlendi.
Kongrede sektörün merakla beklediği değerli araştırmaların sonuçları da paylaşıldı.
Gelecek 100 Yılda Sürdürülebilir Bir Dünya için Sürdürülebilir Perakende oturumunda NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü, Orta Doğu ve Afrika Analitik Lideri Didem Şekerel Erdoğan ve NielsenIQ Türkiye Perakende Hizmetleri Direktörü Serhat Sükan, hızlı tüketim ürünleri pazarının güncel durumuna ve sürdürülebilirlikle ilgili çalışmaların sonuçlarına dair verileri paylaştılar.
Türkiye tütün ve alkol hariç FMCG pazarının 2023’ün ilk 8 ayında hacim olarak %5,0, ciro olarak da %85,5 oranında büyüme kaydettiğinin altını çizen NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü, Orta Doğu ve Afrika Analitik Lideri Didem Şekerel Erdoğan, Türkiye’nin bu güçlü performansla Avrupa ve Global ortalamadan pozitif olarak ayrıştığını vurguladı. Büyümeyi hem hacim ve hem de ciro bakımından öne çeken kategoriler arasında Ev Temizlik, Kişisel Bakım, İçecekler ve Atıştırmalıklar kategorilerinin öne çıktığını belirten Şekerel Erdoğan, 2023’ün ilk 8 ayında yüksek büyüme performansıyla ciro payını en çok arttıran ilk 3 kategorinin Gazlı İçecekler, Çerez ve Kuruyemiş olduğunu paylaştı.
Didem Şekerel Erdoğan’la birlikte sahneyi paylaşan NielsenIQ Türkiye Perakende Hizmetleri Direktörü Serhat Sükan ise, FMCG E-Ticaret pazarının gelişimine ilişkin verileri paylaştı. Serhat Sükan, 2022’deki normalizasyon döneminden sonra E-Ticaret’in 2023’te güçlü büyümesini sürdürdüğünü ve FMCG kategorilerinin %131’lik güçlü bir ciro büyümesi kaydettiğini paylaştı. Sükan, FMCG E-Ticaret pazarında 2023’ün ilk 8 ayında en çok ciro büyümesi kaydeden ilk 3 kategorinin Ev Temizleyicileri, Sabun ve Duş Jelleri ile Buzlu Çay olduğunu paylaştı.
Türkiye’de Gıda Arzı Güvenliği: Yeni Bir Yaklaşım ve Yeni Bir Model oturumunda Boğaziçi Üniversitesi Makro Ekonomi ve Uygulamalı Ekonometri Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökhan Özertan’ın sunumuyla planlı üretim, üretimin desteklenmesi ve zincirin koordinasyonu için bir model önerisi ele alındı. Gıda Arzı Güvenliği Sistem Detayları oturumunda önerilen sistemin detayları Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın moderatörlüğünde Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Tekgüç ve Taze Süt Kurucu Ortağı Murat Bolat tarafından görüşüldü. Fiyat istikrarının sağlanması ve gıda arzı güvenliğinin tespiti için özel sektör çalışmaları ise Sektör Çözüm Önerilerini Konuşuyor oturumunda A101 İcra Kurulu Üyesi ve COO’su Aziz Şahin moderatörlüğünde Balkan Süt Genel Müdürü Halil Durmaz, Yayla Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gümüş ve Bain & Company Türkiye Yardımcı Ortağı Onur Candar tarafından ele alındı.
Unilever Türkiye Satış ve Müşteri Geliştirmeden Sorumlu Başkan & Orta Asya Genel Müdürü Bilgehan Çevik, Coca-Cola İçecek Kurumsal İlişkiler ve Sürdürülebilirlik İcra Kurulu Üyesi Burçun İmir, PepsiCo Türkiye Satış Başkan Yardımcısı Ergün Günay ve Migros Ticaret A.Ş. Perakende Genel Müdürü Mustafa Bartın’ın katıldığı Sürdürülebilir Çözümlerle Yeni Perakende oturumunda, sektördeki sürdürülebilirlik çalışmaları ile bu çalışmaların gelişime ve tüketici tercihlerine etkisi görüşüldü. BİM, CEO’su Haluk Dortluoğlu, TAB GIDA, Co-CEO’su Özgür Çetinkaya ve P&G Türkiye CEO’su Tankut Turnaoğlu, Rota Yeniden Oluşturuluyor: Tedarik Zinciri Yönetimi oturumunda tedarik zincirini daha verimli hale getirmek için sürdürülen çalışmaları ve ortak çözüm önerilerini ele aldılar. Sektörün En Önemli Kaynağı / Sorunu: İnsan başlıklı oturumda Caffè Nero Türkiye CEO’su Ahmet Yanıkoğlu ve CarrefourSA Genel Müdürü Kutay Kartallıoğlu, sektörde insan kaynağının önemine değinerek, güncel durumda yaşanan sıkıntılara çözüm önerilerini görüştüler.
Kongrenin kapanış oturumunda İletişim ve Finans Danışmanı Dr. Artunç Kocabalkan moderatörlüğünde Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Prof. Dr. Ege Yazgan ve Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu Türkiye Ekonomisi ve Rasyonel Dönüşüm başlığı altında ekonomik değerlendirmelerde bulunarak, yeni politikaların sektöre yansımalarının nasıl olacağını görüştüler.
9. Ortak Gelişim Kongresi destekçileri arasında Platin Sponsorlar olarak Coca Cola İçecek, Fairy, Henkel, PepsiCo ve Unilever yer aldı. Hayat Kimya, Nestle ve Ülker Altın Sponsor olurken, CBN Logistics, IFCO, LilaKağıt ve Nielsen Gümüş Sponsor desteği verdiler. Kongrenin Bronz Sponsorları Evyap, LaLorraine, Tomra, Obase ve PlusScope oldu.
GPD Hakkında:
2012 yılında kurulmuş olan Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), ulusal, bölgesel ve yerel modern gıda perakendecileri ile hızlı restoran ve kahve zincirlerinin temsilcisi konumunda. GPD üyesi marketler ve gıda servis zincirleri 40 bin satış noktasında 450 bini aşkın kişiyi istihdam ederek kayıtlı ekonomiye büyük katkı sağlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış
Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.
SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.
Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.
SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.
SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
