Connect with us

Genel

Folkart, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı

Published

on

UN Global Compact platformu üyesi Folkart, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı.

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) platformu üyesi Folkart, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınladı. “Folkart Sürdürülebilirlik Raporu 2022” isimli çalışma, Folkart’ın 2022 yılında sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ve projelerini anlatıyor.

Folkart Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Ayetullah Mutlu, “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile bütünleştirdiğimiz genel yaklaşımımızı ‘Sürdürülebilir Güçlü Gelecek’ fikriyle şekillendiriyoruz. Bu hedef çizgisinde ilk sürdürülebilirlik raporumuzu yayınladık” dedi.

ÖNCÜ MARKANIN ADIMLARI

Saya Grup çatısı altındaki Folkart, 2021 yılında dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik inisiyatifi Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) platformuna üye olmuştu. Gayrimenkul geliştiricileri arasında bu yönde adımlar atmaya söz veren öncü markalardan biri olan Folkart, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını bir rapor hazırlayarak kamuoyuna sundu. Folkart Sürdürülebilirlik Raporu 2022 isimli çalışma, Folkart’ın “Sürdürülebilir Güçlü Gelecek” mottosuyla yaptığı çalışmaları anlatıyor. Raporda mimari tasarımlardan malzeme seçimine kadar birçok alanda atılan adımlara yer verilirken, sürdürülebilirlik alanındaki hedeflere de dikkat çekiliyor. Rapor, 116 sayfadan oluşuyor. Raporda çevresel önceliklerin yanı sıra müşteri memnuniyeti ve toplumsal sosyal gelişimin de sürdürülebilir olması için yapılan çalışmalar, düzenlenen organizasyonlar da anlatılıyor. Folkart’ın sürdürülebilirlik raporunu linkten inceleyebilirsiniz: https://folkart.com.tr/surdurulebilirlik-raporu

MUTLU: “HEDEFİMİZ GÜÇLÜ GELECEK”

Tedarik süreçlerinden yeni nesil yapı teknolojileri ve satış sonrası hizmetlere kadar her aşamanın sürdürülebilirlik raporuna dahil edildiğini aktaran Ayetullah Mutlu, İzmir’in doğasını korumak ve yarınlara daha temiz bir çevre bırakma misyonuyla hareket ettiklerini söyledi. Mutlu, şöyle konuştu:

“2006 yılında “Hayat Buna Değer” mottosuyla çıktığımız yolda bir inşaat şirketi olarak tek amacımız, sadece kalite, estetik ve konforu en üst düzeyde buluşturan seçkin mimari örnekleri şehre kazandırmak değildi. Bizim amacımız önce güzel İzmir’imizi, sonrasında da bulunduğumuz her lokasyonu sosyo kültürel açıdan değerli kılmak ve sektörümüze nitelikli iş gücü kazandırmaktı. Bizler bu yaklaşım ile değer üretmek için yola çıktık. Bunun için de kuruluşumuzda belirlenen, imzamızı attığımız her işin harcında olan ve ‘Sermaye Ötesi Değerler’ olarak ifade ettiğimiz ‘Güvenilirlik’, ‘Faydalı Olmak’, ‘İnsana Değer’, ‘Liyakat’, ‘Küresel Rekabet’ ilkelerimizden güç aldık. Ve ne mutlu bizlere ki, çıktığımız yolda en büyük ilhamımız olan ekip arkadaşlarımız ile birlikte her zaman daha büyük başarılara imza attık.”

ÇEVRE VE TOPLUM SORUMLULUĞU

Günümüzde işletmelerin performanslarının sadece ekonomik ölçütlere göre değil, aynı zamanda çevreye ve insana karşı sorumluluklarına göre de değerlendirildiğine işaret eden Mutlu, ‘sürdürülebilirlik’ anlayışının zaten kendileri için yeni bir kavram olmadığını vurgulayarak; “Çünkü biz kurulduğumuz günden bugüne kadar tüm projelerimizde insan ve çevre sağlığına özen gösteriyoruz. Bizim iş yapma tarzımızın temelinde sadece ‘karlılık’ hedefi bulunmuyor. Bütün projelerimizde finansal yaklaşımımız ‘sosyal, ekonomik ve çevresel’ sorumluluklarımız etrafında şekilleniyor.” dedi. Ayetullah Mutlu, şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile bütünleştirdiğimiz genel yaklaşımımızı da ‘Sürdürülebilir Güçlü Gelecek’ fikriyle şekillendiriyoruz. Bu çerçevede ‘çevre’, ‘toplum’ ve ‘finans’ kulvarlarında hem paydaşlarımızı destekliyor hem de sürdürülebilir kaynakları projelerimizle entegre etmek için çalışıyoruz.”

FOLKART’IN TEMEL HEDEFLERİ

Folkart’ın Sürdürülebilirlik Raporu kapsamında öncelikli hedefler şu şekilde sıralandı:

Yeşil bina sertifikası (Leed), şantiyelerde yenilenebilir enerji (GES) kullanımı, biyoçeşitliliğin korunması, inşaat bölgelerinde istihdam yaratma, yüksek teknolojinin kullanımı, hafriyat toprağının geri dönüşümünün sağlanması, şantiyelerde su arıtma tesisi kurulup atık suların tekrar kullanılması, enerji verimliliğinin arttırılması, tedarikçi ve paydaşların da düşük karbon salınımlı ve çevreye duyarlı üretim modellerine geçmelerinin desteklenmesi.

RAPORDA NELER VAR?

  • Projelerinde parsel alanının bina dışı kalan yüzde 60’lık bölümünün her 15 metrekaresine bir ağaç dikiliyor.
  • Proje alanlarında ortaya çıkan topraklar, ayrıştırılma işlemine tabi tutularak sahada farklı noktalarda yeniden kullanımını sağlanıyor.
  • İnşaat sahasındaki ağaçlar bilimsel olarak incelenerek, yeşil dokunun korunması için tasarım olabildiğince yeşili koruyacak şekilde ve/veya taşınarak yeniden dikilmesi sağlanıyor.
  • Bina teras alanlarını da ‘yeşil çatılara’ dönüştürülüyor.
  • Yağmur suları toplanarak, damla sulama sistemi ile bahçe sulamasında kullanılıyor.
  • Yıkılan binalardan elde edilen demir, beton gibi materyaller geri dönüştürülmek üzere ayrıştırılıyor.
  • Güneş enerjisi ile şantiyelerde ihtiyaç duyulan enerjinin bir kısmını üretiliyor.
  • Doğaya salınan karbon miktarına eşdeğer sayıda ağaç dikimleri yaparak doğal dengenin korunabilmesi için çalışılıyor.
  • Projelerimizin tamamında gerek inşaat yapımı esnasında gerekse de müşterilerimize teslim ettiğimiz ürünlerde LED olmayan elektrik armatürü kullanılmıyor.
  • Mekanik cihaz seçimlerin de enerji tüketimi az ve verimliliği yüksek ürün ve markalar tercih ediliyor.
  • İnşaatı devam eden 2 projenin her birinde yaklaşık yüzde 20 enerji tasarrufu sağlandı. Bu da yaklaşık 4 bin ağaç dikimine eşit.

 

Kay: BSHA

Continue Reading

Genel

ANKA-DER 33’ten Tarafsızlık ve Kalkınma Vurgusu

Published

on

Anamur Kalkınma ve Dayanışma Derneği (ANKA-DER 33) Yönetim Kurulu, derneğin duruşu ve çalışma prensipleri hakkında kamuoyunu bilgilendiren önemli bir duyuru yayımladı.

Yönetim Kurulu kararıyla yayınlanan metinde, derneğin hiçbir siyasi partiyle organik bir bağı bulunmadığı net bir dille ifade edildi.

“Anamur’un Kalkınması Ortak Paydamızdır”

ANKA-DER 33 yönetimi tarafından yapılan açıklamada, derneğin temel kuruluş amacının Anamur’un kalkınması ve hemşeriler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi olduğu vurgulanan duyuruda, bu hedefler doğrultusunda hareket eden dernek, toplumsal fayda odaklı çalışmalarını sürdüreceklerini belirtildi.

Siyasi Partilerle İlişkilerde İstişare Kültürü

Derneğin siyasi tutumuna ilişkin detayların paylaşıldığı açıklamada; “Derneğimiz, Anamur’umuzun kalkınması ve hemşerilerimizin dayanışması için DEM Partisi hariç olmak üzere, tüm siyasi partilerle istişare ve bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Bu istişare süreci, derneğimizin projelerini ve Anamur’un geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları kapsayan, objektif bir zemin üzerinde yürütülmektedir.” Denildi. 
Üyelerin Siyasi Görüşlerine Tam Saygı
Yönetim kurulu, üyelerinin farklı siyasi görüşlere sahip olabileceğini hatırlatarak, dernek bünyesinde herkesin siyasi tercihine büyük bir saygı duyulduğunu belirtti. Bu yaklaşımın sadece teoride kalmayacağı, tüm çalışma ve uygulamalara yansıtılacağı taahhüt edilen açıklamada,  ANKA-DER 33 Yönetim Kurulu, derneğin birleştirici gücünü ve Anamur’a hizmet etme kararlılığını bir kez daha yineleyerek, tüm faaliyetlerinde şeffaflık ve tarafsızlık ilkesini esas alacaklarını kamuoyuna duyurdu.

Continue Reading

Genel

Veni Vidi Göz Grup’tan Oftalmolojiye Bilimsel Katkı: “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” Sempozyumu Gerçekleştirildi

Published

on

 Veni Vidi Göz Grup, göz sağlığı alanındaki bilimsel gelişmeleri desteklemek ve hekimler arası bilgi paylaşımını güçlendirmek amacıyla, 16–17 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da “VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz” sempozyumunu gerçekleştirdi.

İki gün süren sempozyum, Veni Vidi Göz Grup’un 6 ilde hizmet veren 14 merkezindeki hekimlerin ve üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirildi.

Güncel oftalmoloji yaklaşımları ele alındı

Sempozyum kapsamında oftalmolojinin farklı alanlarına yönelik güncel konular değerlendirildi. Programda; refraktif cerrahi, katarakt cerrahisi, presbiyopi düzeltici lensler, glokom cerrahisi ve vitreoretinal cerrahi gibi başlıklarda bilimsel sunumlar gerçekleştirildi.

Oturumlarda özellikle;

• Kişiye özel refraktif cerrahi yaklaşımları

• Yeni nesil diagnostik yöntemler

• Trifokal ve EDoF lenslerde hasta uyumu

• Katarakt cerrahisi sonrası refraktif sonuçlar

• Glokomda cerrahi yaklaşımlar

• Vitreoretinal cerrahide klinik uygulamalar

ele alındı.

“Bilimsel paylaşım, hizmet kalitesini güçlendirir”

Sempozyuma ilişkin değerlendirmede bulunan Veni Vidi Göz Grup Medikal Direktörü Op. Dr. Ertan Sunay, bilimsel toplantıların hekimler arası deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunu belirtti.

Op. Dr. Ertan Sunay, şunları söyledi:

“Göz sağlığı alanında bilimsel gelişmeleri yakından takip etmek ve bu bilgileri klinik deneyimlerle birleştirmek büyük önem taşıyor. ‘VAlue ile Oftalmolojiye Değer Katıyoruz’ sempozyumu ile 6 ildeki 14 merkezimizden hekimlerimizi ve yöneticilerimizi bir araya getirdik. Amacımız, güncel yaklaşımları değerlendirmek, farklı klinik deneyimleri paylaşmak ve oftalmoloji alanındaki bilgi birikimimizi sürdürülebilir şekilde güçlendirmek.”

Sürdürülebilir bilimsel yaklaşım vurgusu

Veni Vidi Göz Grup, düzenlediği bu sempozyum ile yalnızca mevcut bilgi birikimini paylaşmayı değil; aynı zamanda göz sağlığı alanındaki yenilikleri yakından takip eden, bilimsel gelişmeleri değerlendiren ve kurum içi bilgi paylaşımını güçlendiren bir platform oluşturmayı hedefledi.

İki gün süren etkinlik, farklı merkezlerde görev yapan hekimlerin klinik deneyimlerini paylaşmasına, güncel tedavi yaklaşımlarını tartışmasına ve ortak bilimsel bakış açısının geliştirilmesine katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak öne çıktı.

Veni Vidi Göz Grup, bilimsel toplantılar ve eğitim programlarıyla göz sağlığı alanında sürdürülebilir bilgi paylaşımını desteklemeye devam ediyor.

Continue Reading

Genel

İş Süreçlerinde Entegre Yönetim Yaklaşımı

Published

on

Günümüz işletmeleri, müşteri ilişkilerinden finansal süreçlere, satıştan operasyon yönetimine kadar birçok farklı alanı aynı anda yönetmek durumunda kalıyor. Bu süreçlerin ayrı sistemlerde yürütülmesi ise veri dağınıklığına ve operasyonel zorluklara yol açabiliyor. Bu nedenle tüm iş süreçlerini tek çatı altında toplayan çözümler daha fazla önem kazanıyor.

Bu noktada Microsoft Dynamics 365, işletmelerin satış, pazarlama, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik süreçlerini entegre şekilde yönetmesine yardımcı olan kapsamlı bir platform olarak öne çıkar. Bulut tabanlı yapısı sayesinde farklı departmanlar arasında veri akışını düzenleyerek daha bütüncül bir iş yönetimi sağlayabilir.

Dynamics 365 Nedir ve Ne Sağlar?

Dynamics 365, ERP ve CRM yeteneklerini bir araya getiren modüler bir iş uygulamaları platformudur. İşletmeler, ihtiyaçlarına göre farklı modülleri kullanarak kendi yapılarına uygun bir sistem oluşturabilir.

Amaç, tüm iş süreçlerini tek bir veri modeli üzerinde toplayarak daha hızlı, şeffaf ve verimli bir yönetim yapısı oluşturmaktır.

Neden Önemli Bir İş Çözümüdür?

İşletmeler büyüdükçe veri yönetimi daha karmaşık hale gelir. Farklı departmanların ayrı araçlar kullanması, bilgi kopukluklarına ve süreç gecikmelerine neden olabilir. Dynamics 365, bu farklı sistemleri entegre ederek tek bir platform üzerinden yönetim imkânı sunabilir.

Bu sayede karar alma süreçleri daha hızlı ve veri odaklı hale gelir.

Hangi Alanlarda Kullanılır?

Dynamics 365, çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. Satış yönetimi, müşteri ilişkileri (CRM), finansal planlama, insan kaynakları yönetimi ve tedarik zinciri süreçleri en yaygın kullanım alanları arasında yer alır.

Ayrıca müşteri deneyimi yönetimi ve pazarlama otomasyonu gibi alanlarda da etkin şekilde kullanılabilir.

İş Verimliliğine Katkısı

Entegre bir yapı sunması sayesinde manuel veri girişini azaltabilir ve süreçleri otomatikleştirebilir. Bu durum hem zaman tasarrufu sağlar hem de hata oranını düşürebilir. Ekipler arası iletişim daha güçlü hale gelirken, iş süreçleri daha düzenli ilerleyebilir.

Dijital Dönüşümde Stratejik Bir Platform

Microsoft Dynamics 365, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde merkezi bir rol oynayan çözümlerden biridir. Doğru yapılandırıldığında, şirketlerin daha çevik, verimli ve veri odaklı bir yönetim modeline geçmesine katkı sağlayabilir.

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri