Ekonomi
EY/IIF Küresel Bankacılık Risk Yönetimi araştırması yayımlandıhaberi
Günümüzün üst düzey risk yöneticilerinin sorumluluk alanları artıyor Bankaların CRO’ları artık birçok konuda uzman olmalı EY/IIF Küresel Bankacılık Risk Yönetimi araştırması, bankacılık sektöründe üst düzey risk yöneticilerinin (CRO) günümüzde ve önümüzdeki beş yıl içinde karşılaşacağı en kritik sorunlara ilişkin görüşleri ortaya koyuyor.
Günümüzün üst düzey risk yöneticilerinin sorumluluk alanları artıyor
Bankaların CRO’ları artık birçok konuda uzman olmalı
EY/IIF Küresel Bankacılık Risk Yönetimi araştırması, bankacılık sektöründe üst düzey risk yöneticilerinin (CRO) günümüzde ve önümüzdeki beş yıl içinde karşılaşacağı en kritik sorunlara ilişkin görüşleri ortaya koyuyor. Anket sonuçlarına göre; siber saldırılar, teknoloji dönüşümü ve jeopolitik gelişmeler risk sıralamasında öncelik taşıyor. Bu kapsamda riskleri yönetmek ve önüne geçmek için daha eleştirel düşünme becerisine, daha güçlü analitik yetkinliklere ve daha fazla kurumsal çevikliğe sahip olunması gerekiyor.
Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst & Young) ve Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından 13’üncüsü gerçekleştirilen EY/IIF Küresel Bankacılık Risk Yönetimi araştırmasının sonuçları; küresel çapta bankaların artan risk hacmi ve farklı risklerle karşı karşıya kalmasıyla, bankaların üst düzey risk yöneticilerinin (CRO) kendilerini daha fazla sorumluluk ve daha geniş bir yelpazedeki sorunlarla ilgilendiğini gösteriyor.
Günümüzde bankacılık risk yönetiminin dinamik yapısına vurgu yapan araştırmaya göre; finansal risk konusu yeniden bankacılık sektörü gündeminin üst sıralarına çıktı. Bununla birlikte siber tehditler; teknolojinin, jeopolitik gelişmelerin ve üçüncü taraf risklerinin etkileriyle sürekli olarak dönüşüm geçiriyor.
Bu doğrultuda CRO iş tanımı çok yönlü bir hale gelirken, ilgili araştırmadan elde edilen bulgular, risklerin doğru bir şekilde tanımlanması, etkili bir şekilde yönetilmesi ve verimli bir şekilde raporlanması konusunda atılması gereken yedi adımı ortaya koyuyor.
1) Risk etkilerinin geniş senaryo yelpazesine göre öngörülmesi
Risklerin önüne geçmek için sorulması gereken soruların neredeyse sonu yok. Düzenleyiciler bundan sonra hangi konulara odaklanacak? İleri teknolojilerdeki gelişmelerle beraber siber saldırılar nasıl bir biçim alacak? Hangi ekonomik ve jeopolitik gelişmeler işimizi tehlikeye atabilir? Dönüşüm gündemimiz gelecekteki müşteriler için yeterince uygun mu? gibi sorular sıralanabilir. Dolayısıyla araştırma sonuçları; CRO’ların, gelecekteki riskleri değerlendirirken oldukça geniş kapsamlı düşünmeleri gerektiğini gösteriyor.
2) Geleneksel risk yönetimi ile temel yeteneklerin geliştirilmeye devam edilmesi
Son yıllarda ortaya çıkan tüm “yeni” tehditlere rağmen, CRO’lar operasyonel esneklik de dahil olmak üzere geleneksel risk türlerini de gözden kaçırmamalıdır. Ankete katılanların önemli bir kısmı, daha fazla operasyonel esneklik ve iş sürekliliği becerilerine ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Araştırmaya göre; süregelen makroekonomik belirsizlik, finansal riskin katılımcılar arasında endişe kaynağı olarak yeniden canlanmasına yol açtı. CRO’ların üçte biri, geçen yıl %15 olan likidite riskini önümüzdeki 12 ay için en önemli öncelik olarak gösteriyor. Likidite riski, CRO’ların üçte ikisi (%66) tarafından gelecek yıl için en önemli finansal risk olarak belirlenirken, bunu tüketici veya perakende kredi riski (%56), toptan kredi riski (%52) ve bankacılık defteri için faiz oranı riski (%48) takip ediyor.
3) Acil durumları önlemek için dikkatli izleme yapılması
EY/IIF Küresel Bankacılık Risk Yönetimi araştırmasının sonuçlarına göre siber riskler; CRO’ların ve yönetim kurullarının endişeleri arasında ilk sırada yer alıyor ve önümüzdeki yıllarda da bu listede kalması bekleniyor. Siber; farklı türdeki fidye yazılımı saldırıları, üretken yapay zekâ (GenAI) ve diğer ilişkili riskler dahil olmak üzere çoklu risklerden oluşan bir portföy olduğundan dolayı bu alanda kapsamlı ve düzenli olarak izleme yapılması gerektiğine vurgu yapılıyor. Ayrıca ekonomik stresin neden olduğu dolandırıcılık ve diğer mali suçlardaki artış gibi konuların da göz ardı edilmemesi gerekiyor.
4) Güvenli dönüşüm için bir çerçeve oluşturulması
Bankalar; altyapılarını modernize etmek, tüketici beklentilerine ayak uydurmak ve rekabetçi kalmak için önemli dijital dönüşüm programları yürütüyor. Çoğu durumda, sınırlı kaynaklar ve birbiriyle yarışan öncelikler gibi kısıtlayıcı faktörlere rağmen bu girişimleri hızlandırmanın yollarını arıyor. Bununla birlikte, CRO’ların hem genel iş hedeflerini hem de yeni nesil teknolojilerin beraberinde getirdiği riskleri de net bir şekilde kavraması gerekiyor. Bu kapsamda makine öğrenimi ve yapay zekâ kullanımı, ankete katılanlar tarafından önümüzdeki beş yıl için en önemli ikinci risk kaynağı olarak gösteriliyor.
5) Bankaların en büyük varlığına ilişkin strateji geliştirilerek koruma sağlanması
“Veri”, işletmelerin her bölümü için kritik öneme sahip. Yasal gerekliliklerin yönetilmesi ve müşteri içgörüleriyle büyüme sağlanması için de işletmelerin yüksek kalitede ve yüksen güvenlikte verilere sahip olması gerekir. Ancak önemli olan, güçlü bir koruma sağlarken aynı zamanda işletmenin verileri etkin ve verimli bir şekilde (örneğin, kişiselleştirilmiş müşteri deneyimleri aracılığıyla) kullanma yeteneğini desteklemektir. CRO’ların büyük çoğunluğu (%71) da bankaların veri yeteneklerini ve çerçevelerini aktif olarak geliştirdiği konusunda hemfikir.
6) Küresel jeopolitik gelişmelerin ve potansiyel etkilerinin takip edilmesi
Bankaların üst düzey risk yöneticileri, dünya çapındaki merkez bankalarının açıklamalarını ve politikalarını yakından takip ediyor. Ancak son zamanlarda buna ek olarak uluslararası alanda yaşanan gelişmeler konusunda uzman olmak için daha kapsamlı bir analiz yapmaları gerekiyor. Bu doğrultuda CRO’ların tam %83’ü, jeopolitik risklerin beş yıl içinde bugün olduğundan biraz daha önemli (%35) veya aynı etkiye (%48) sahip olacağını söylüyor.
7) Risklere ilişkin stratejik rehberlik sağlanması
CRO’lar kritik stratejik girişimlere giderek daha fazla dahil oluyor. Neredeyse yarısı (%46) çevre, sosyal ve yönetişim (ESG) konularına ilişkin yeni ürün geliştirme ve büyüme fırsatlarının yanı sıra veri yönetiminde ve kalite çerçeveleri üzerindeki çalışmalarda önemli bir rol aldıklarını söylüyor. Üçte birinden fazlası (%35) dönüştürücü teknolojilerin (ör. yapay zekâ, makine öğrenimi) ilgi duyduğunu belirtiyor ve bu rakamın gelecekte artacağı kesin. Bu kapsamda CRO’ların, işletmenin stratejik danışmanları olarak; yönetim kurulunun ve üst düzey iş liderlerinin kesişen riskleri fark etmesini sağlaması ve dönüşümü desteklemesi büyük önem taşıyor.
EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Vergi Bölümü Şirket Ortağı Levent Atakan ilgili araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak değerlendirmesinde şunları söyledi;
“EY ve Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayımlanan Küresel Bankacılık Risk Yönetimi araştırmasının sonuçlarına göre, bankacılık sektöründe CRO rollerinin yetki alanları genişliyor ve bu da yeni sorumlulukları beraberinde getiriyor. Risk fonksiyonunu verimli bir şekilde çalıştırma baskısı artarken, CRO rolü de daha fazla konuyu kapsayacak şekilde genişledi ve gelişti. Ayrıca CRO’ların risk yönetimi fonksiyonunun hem verimliliğini hem de etkinliğini artırmak için sınırlı kaynakları yönlendirmeleri bekleniyor. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, risk yöneticilerinin temel teknik ve taktik yetenekleri geliştirirken aynı zamanda daha stratejik düşünerek hareket etmeleridir.”
EY Türkiye Finansal Risk Yönetimi Hizmetleri Şirket Ortağı Ezgi İvecan ise araştırma ile ilgili olarak şunları ekledi;
“Son birkaç yılda yaşanan makroekonomik belirsizliğin sonucunda finansal risklerin yeniden endişe kaynağı olarak yükseldiğini görüyoruz. Araştırma sonuçları, CRO’ların işlerinin nasıl daha karmaşık hale geldiğini ve önümüzdeki yıllarda daha kolay hale gelme ihtimalinin neden düşük olduğunu gösteriyor. Dünyada yaşanan gelişmelerden makroekonomik değişimlere, toplumsal mega trendlere, teknoloji dönüşümüne ve yoğun düzenleyici incelemelere kadar birçok farklı konunun bir araya gelmesi, banka CRO’larını aynı anda birden fazla şapka takmaya itti. Bu kapsamda CRO’ların riskleri etkin yönetmek ve önüne geçmek için daha güçlü analitik düşünme becerisine ve daha fazla kurumsal çevikliğe sahip olması gerekiyor”
EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Başkanı ve Şirket Ortağı Gökhan Gümüşlü de araştırmayı aşağıdaki sözlerle değerlendirdi:
“İlgili araştırmanın sonuçları, farklı risk türlerinin kesişimlerinin ve bankacılık sektöründeki kalıcı değişkenliğin üst düzey risk liderleri için nasıl çok yönlülük gerektirdiğini gösteriyor. Örneğin finansal risklerin yanı sıra günümüzde siber riskler, daha karmaşık saldırılardan ve artan güvenlik açıklarından kaynaklanan tehditlerle birlikte CRO’lar için en büyük risk önceliklerinden biri haline geldi. Bu doğrultuda, CRO’ların hem genel iş hedeflerini hem de üretken yapay zekâ (GenAI) dahil güçlü teknolojilerin beraberinde getirdiği riskleri net bir şekilde kavraması gerekiyor. Ayrıca bu riskleri etkili bir şekilde yönetmek için bankaların yeni becerilere ve teknoloji uzmanlarına ihtiyacı olması muhtemel görünüyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekonomi
SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış
Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.
SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.
Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.
SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.
SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
Ekonomi
Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor
Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.
Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.
Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.
Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü
Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.
Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.
Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor
Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.
Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.
Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73
Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.
2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”
Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.
Ekonomi
0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor
Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.
Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.
Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.
0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.
Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.
0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.
İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:
- Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
- Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
- Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
- Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
- Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
- Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.
0xScope Hakkında
200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.
Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:
0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:
Twitter:
Telegram:
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
