Connect with us

Ekonomi

Emirates, %100 Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı kullanılan test uçuşu ile bir kilometre taşını daha geride bıraktıhaberi

Emirates, tek motoru %100 Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ile çalışan Boeing 777-300ER modeli uçak ile kilometre taşı niteliğindeki ilk test uçuşunu gerçekleştirdi.

Published

on

Emirates, tek motoru %100 Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ile çalışan Boeing 777-300ER modeli uçak ile kilometre taşı niteliğindeki ilk test uçuşunu gerçekleştirdi. Dubai sahil şeridi üzerinde bir saatten fazla süren uçuş, Dubai Uluslararası Havalimanı’ndan (DXB) kalkış yaptı ve Kaptan Pilot Fali Vajifdar ve Khalid Nasser Akram komutasında gerçekleşti. Uçuş mürettebatına Emirates Operasyon Direktörü Adel Al Redha ve Emirates Uçuş Operasyonları Kıdemli Bölüm Başkan Yardımcısı Kaptan Hassan Hammadi eşlik etti.

SAF kullanarak gerçekleştirilen test uçuşu, BAE’nin 2023 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan etmesi nedeniyle özel bir anlam taşıyor. Bu yıl, BAE’nin enerji, iklim değişikliği gibi zorluklara ve sürdürülebilirlikle ilgili diğer sorunlara yenilikçi çözümler arama kararlılığını ortaya koyacak. Uçuş, gelecekte %100 SAF kullanımına imkân vermek ve BAE’nin sürdürülebilirlik hedeflerini ilerletmesine yardımcı olmak için sektörün kolektif çabasına destek oluyor.

Emirates’in Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da bir ilke imza atan %100 SAF kullanılan test uçuşu, sektörün SAF kullanımında ölçeği arttırma hedefine paralel olarak yaşam döngüsü CO2 emisyonlarını azaltmak için geniş çaplı çalışmalara destek sağlıyor. Uçuşlar aynı zamanda gelecekteki SAF testleri için oyunun kurallarını daha ayrıntılı belirlemeye yardımcı olacak ve %100 ikame SAF yakıtın uçaklar için onaylandığı sertifikasyon sürecini destekleyecek. Hâlihazırda, SAF tüm uçaklarda yalnızca konvansiyonel uçak yakıtlarıyla %50’ye varan oranlarda karıştırıldığı takdirde kullanılmak için onaylanmıştır.

Emirates, konvansiyonel uçak yakıtının özelliklerini taşıyan bir SAF karışımı tedarik etmek ve geliştirmek için GE Aerospace, Boeing, Honeywell, Neste ve Virent ile birlikte çalıştı. Her bir karışım oranında, bir dizi kimyasal ve fiziksel yakıt özelliği ölçümleri gerçekleştirildi.  Birden fazla laboratuvar testi ve titiz denemeler sonrası, uçak yakıtının niteliklerini kopyalayan bir karıştırma oranına ulaşıldı. Neste tarafından sağlanan HEFA-SPK (suyla işlenmiş ester ve yağ asitleri ve sentetik parafinli gaz yağı) ve Virent tarafından sağlanan HDO-SAK (suyla oksijeni alınmış sentetik aromatik gaz yağı) içeren 18 ton SAF karıştırıldı. GE90 motorlardan birinde %100 SAF kullanılırken diğer motorda konvansiyonel uçak yakıtı kullanıldı.

Test uçuşu, özel olarak harmanlanmış SAF’nin emniyetli ve güvenilir bir yakıt kaynağı olarak uyumluluğunu ayrıca göstermektedir. Bu girişimin ümit verici sonucu, endüstri verilerinin bütününe ve SAF karışımları hakkındaki araştırmalara katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, jet yakıtının yerini alacak %100 drop-in (ikame yakıt) SAF’nin standardizasyonunun ve gelecekte onaylanmasının yolunu açmaktadır.

Emirates Havayolu Operasyon Direktörü Adel Al Redha şu açıklamalarda bulundu: “Bu uçuş, Emirates için bir dönüm noktası ve sektörümüz için olumlu bir adım teşkil ediyor. En büyük sorunlarımızdan biri olan karbon ayak izimizi azaltmak için birlikte çalışıyoruz. %100 SAF kullanılan bu test uçuşunun gerçekleştiğini görmek için uzun bir yol kat ettik. Emirates, GE motorlardan birinde %100 SAF kullanılan bir Boeing 777 uçuşu gerçekleştiren ilk yolcu taşıma şirketi oldu. Bu gibi girişimler, sektörün SAF ile ilgili bilgisine kritik katkılarda bulunarak ileride yasal onayların alınması için daha yüksek oranda SAF karışımlarının kullanımını ortaya koyan veriler sağlıyor. Bunun gibi dönüm noktası niteliğindeki test uçuşlarının, tedarik zincirinde ölçeğin artırılmasına imkân vererek SAF’yi daha erişilebilir ve ulaşılabilir kılmasına yardımcı olacağını umuyoruz. En önemlisi de, gelecekte sektörde daha geniş çaplı kabul görmesi için uygun maliyetli olmasına yardımcı olmasını umuyoruz.”

GE Aerospace Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Türkiye Global Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aziz Koleilat ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: “GE Aerospace olarak Emirates’i bu büyük başarısından ötürü kutluyoruz. SAF, havacılık sektörünün 2050’ye kadar net sıfır hedefine ulaşmasına yardımcı olmada kritik bir rol oynuyor ve bunun gibi %100 SAF’yi test etmeye yönelik iş birlikleri bu hedefe ulaşmaya bizleri daha da yaklaştıracak. Tüm GE Aerospace motorları bugün onaylı SAF karışımlarıyla çalışabiliyor ve %100 SAF’nin onay ve benimsenme sürecini desteklemeye yardımcı oluyoruz.”

Boeing Company Ortadoğu Ticari Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Omar Arekat şu açıklamada bulundu: “Boeing olarak Emirates’i sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanarak gerçekleştirdiği başarılı uçuş testlerinden ötürü kutluyoruz. SAF, havacılık sektörünün güçlü bir işbirliği gerektiren 2050’ye kadar net sıfır olma taahhüdünde kritik bir rol oynayacak. Bu testlerde Emirates ile ortak çalışmaktan gurur duyuyor ve SAF’nin dünya çapında yaygın şekilde kullanılmasını sağlamak için iş ortaklarımızla çalışmalarımızı ilerletmek için sabırsızlanıyoruz.”

Honeywell Aerospace Ortadoğu Bölgesi Havayolları Direktörü Mosab Alkubaisy ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Teknolojimizin kilometre taşı teşkil eden böyle bir testte kullanılmasından heyecan duyuyoruz. 331-500 yardımcı güç ünitesi (APU) Boeing 777 uçak sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. APU, yerde ve seyir esnasında ana motorun, çevresel kontrolün ve acil durum yedek sistemlerinin çalışmasını sağlar. Ana tahrik motorlarıyla aynı yakıtı kullanır. Hâlihazırda APU sadece %50 SAF ile çalışma sertifikasına sahiptir, dolayısıyla bu test tüm APU işlevlerinin ve kapasitesinin %100 SAF ile çalıştığını göstermesi açısından büyük bir ilk adımdır.”

Neste EMEA Yenilenebilir Enerjiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Jonathan Wood şöyle konuştu: “Sürdürülebilir havacılık yakıtı havayoluyla seyahatten kaynaklanan emisyonların azaltılmasında çok önemli bir rol oynuyor ancak karbonsızlaştırma potansiyelinden tam anlamıyla yararlanmak için %100 SAF kullanımını sağlamamız gerekiyor. Neste MY Sustainable Aviation Fuel ile gerçekleştirilen Emirates uçuşu gibi test uçuşları, %100 SAF sertifikasına giden yolda önemli bir adımdır. Neste olarak, SAF’nin erişilebilirliğini ve kullanımını hızlandırmak için iş ortaklarımızla yakın temas halinde çalışıyoruz ve bu yılın sonuna kadar SAF üretim kapasitemizi yılda 1,5 milyon tona çıkardık. SAF’nin Dubai’ye de tedariğini artırmak için sabırsızlanıyoruz.”

Virent, IncBaş Hukuk Müşaviri ve Başkanı Dave Kettner ise şu bilgileri verdi: “Virent’in teknolojisi, yaygın olarak bulunan bitki bazlı şekerleri geleneksel uçak yakıtıyla karıştırmaya gerek olmadan %100 sürdürülebilir havacılık yakıtını oluşturan bileşenlere dönüştürüyor. Ana şirketimiz Marathon Petroleum Corporation ile birlikte, enerji çeşitliliğine sahip bir geleceğe yatırım yaparak bugünün enerji ihtiyaçlarını karşılamayı taahhüt ediyoruz ve bugünkü uçuş da bu taahhüdün harika bir örneği olarak öne çıkıyor. Emirates, GE Aerospace, Boeing, Honeywell ve Neste bünyesindeki ileri görüşlü meslektaşlarımızla çalışma fırsatını bulmaktan heyecan duyuyor ve bugünkü modern uçak motorlarını veya havacılık sektörüne hizmet eden altyapıyı değiştirmeden sürdürülebilir havacılığa güç sağlayabileceğimizi gösteriyoruz.”

ENOC Grup CEO’su Saif Humaid Al Falasi, BAE Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid en-Nehyan tarafından “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan edilen 2023’te gerçekleşen bu başarıdan övgüyle bahsetti. Bu başarı karbon dioksit emisyonlarını azaltmak ve iklim nötr hedefine ulaşmak açısından da çok önemli bir adım teşkil ediyor.

Saif Humaid Al Falasi konuşmalarına şöyle devam etti: “ENOC olarak, sürdürülebilir havacılık yakıtı için ulusal bir yol haritasını uygulamaya koymak adına stratejik iş ortaklarımızla yakın çalışmaya öncelik veriyoruz. Bu, yalnızca havacılık sektörünün karbondan arındırılmasını hızlandırmayı amaçlamakla kalmıyor, aynı zamanda BAE’nin iklim nötr hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunuyor, yakıt verimliliğini ve tasarrufunu artırmanın yanı sıra BAE’yi sürdürülebilir havacılık yakıtı için bölgesel bir merkez olarak konumlandırıyor. Dubai Havalimanlarına havacılık yakıtı tedarikinde aktif rol oynayan ENOC Grup, sürdürülebilir havacılık yakıtını güvence altına alarak ve harmanlayarak bu başarıya ortak oluyor.”

Emirates, CO2 emisyonlarının en aza indirilmesine yardımcı olan inisiyatifleri desteklemek için kararlılıkla çalışırken, hâlihazırda yakıt verimliliği ve tasarrufunun yanı sıra operasyonel gelişmeler bakımından da büyük atılımlar gerçekleştirdi. Havayolu, ayrıca IATA’nın ortak sektör taahhüdü olan 2050’ye kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefine de destek oluyor ve operasyonel yakıt verimliliği, SAF, düşük karbonlu havacılık yakıtları (LCAF) ve yenilebilir enerjiyi artırma olanaklarını araştırıyor.

Havayolu, operasyonlar açısından elverişli olan durumlarda gereksiz yakıt tüketimini ve emisyonları azaltmak için aktif bir şekilde yollar araştıran ve uygulayan kapsamlı bir yakıt verimliliği programına da sahiptir. Programın en önemli çalışmaları arasında hava navigasyon hizmeti sağlayıcılarıyla ortak çalışarak her bir uçuş için en verimli uçuş planını oluşturan “esnek yollar” veya esnek güzergâhlar uygulaması yer alıyor. Bu çalışmalar 2003’ten beri devam ediyor ve Emirates bu güzergâh sistemini mümkün mertebe tüm dünyada standart çalışma prosedürü olarak hayata geçirmek için IATA ile birlikte çalışıyor.  

Emirates uçak yakıtı ile karıştırılmış SAF kullanarak ilk uçuşunu 2017’de Chicago O’Hare kalkışlı bir Boeing 777 seferiyle gerçekleştirmişti. Havayolu, 2020’de ilk SAF ile çalışan A380 teslimatını aldı ve aynı yıl Stockholm’den yapılan uçuşlar için 32 ton SAF ikmali gerçekleştirdi.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi

SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış

Published

on

Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.

SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.

Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.

SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.

SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Continue Reading

Ekonomi

Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor

Published

on

Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.

Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.

Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.

Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü

Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.

Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.

Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor

Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.

Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.

Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73

Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.

2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”

Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.

Continue Reading

Ekonomi

0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor

Published

on

Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.

Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.

Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.

0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.

Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.

0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.

İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:

 

 

  1. Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
  2. Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
  3. Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
  4. Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
  5. Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
  6. Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.

 

0xScope Hakkında

200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.

Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:

0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:

Twitter:

Telegram:

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri