Sağlık
Eğitimin Yüz Yüze, Kesintisiz ve Sağlıklı Sürdürülmesi İçin Gerekli Önlemler Hızla Alınmalıdır
Eğitimin Yüz Yüze, Kesintisiz ve Sağlıklı Sürdürülmesi İçin Gerekli Önlemler Hızla Alınmalıdı. TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu konu hakkında açıklama yaptı.
Türkiye Vaka Sayısında Dünyada 6. Sırada
Ülkemizde COVID-19 tedbirlerinin 9 Nisan 2022 tarihindeki genelge ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarında kaldırılmasının ardından, 26 Nisan’da Bilim Kurulu toplantısı sonrası okullar da dahil kapalı alanlarda maske zorunluluğunun kaldırıldığı duyuruldu. Bakanlık kendisini gündemden çekip tweetler ile “kişisel sorumluluk “ve “COVID ile yaşamayı öğrenmek” telkinlerini sürdürürken; vaka sayılarında Omicron varyantlarına bağlı dikkat çekici bir artış görülmeye başlandı, 27 Haziran-3 Temmuz haftasında günlük vaka sayısı 8 bini aştı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) de haftalık durum raporuna göre; 11-17 Temmuz haftasında vaka sayısı bir önceki haftaya göre 5,8 milyondan 6,3 milyona, ölüm sayısı ise 9.872’den 11 bine çıktı. Dünya genelinde yapılan sekanslamalara göre Omicron BA.5 oranı %53,6 idi. Haziran ayı ortasında yeni bir zirvenin habercisi olmaya başlayan artış ardından Sağlık Bakanlığı 11-17 Temmuz verileri; haftalık vaka sayısının %93 arttığını, günlük vaka sayısının ise 32 bini geçtiğini göstermiştir. Haftalık ölüm sayısı ise temmuz ayında nisan ayı sonuna geri dönmüştür. Sağlık Bakanlığı 8-14 Ağustos haftası verilerine göre ise; günlük ortalama vaka sayısı 20.540, günlük ortalama ölüm sayısı ise 49 olup son dört haftada açıklanan vaka sayısıyla Türkiye dünyada altıncı sırada yer almıştır.

Türkiye’de Salgın Yönetimi Kendi Haline Bırakılmıştır
“Pandeminin yeni zirvesi ile karşı karşıya kaldığımız bu süreçte ülkemizde salgın yönetimi kendi haline bırakılmış ise de bilim insanları pandemi önlemlerine geri dönülmesi ve aşılama oranlarının artırılması konularında ısrarcıdır” denilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı,
“TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu olarak geçtiğimiz süreçte yaşanan eğitim kesintilerinin yaşanmaması ve öğrencilerin maruz kaldığı eşitsizliklerin, yaşadıkları fiziksel, sosyal ve psikolojik kötü etkilenimlerin derinleşmemesi için okullar açılmadan önce Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’na sorularımız ve önerilerimiz var:
Soru: ABD başta olmak üzere birçok ülkede 5-11 yaşı aşılamaları yapıldı. Bizde ise bu yaş grubuna aşı tanımlanmadığı gibi 12 yaş üstü aşılama oranlarına ilişkin veriler açıklanmadı. 12-18 yaş grubuna tanımlanan aşılama oranları nedir?

Öneriler:
- 5 yaş üzeri tüm çocuklara aşı tanımlanmalı, tüm gruplara hızlı bir aşılama kampanyası yapılmalıdır. COVID-19 aşısı ile ilgili bir ulusal kampanya başlatılmalıdır. Kamu spotu, sosyal medya kanalları üzerinden yapılacak duyurular vb. ile aşı ile ilgili bilgilendirme yapılmalıdır.
- Gezici aşı birimleri ile mesleki eğitim merkezleri ve engelli eğitim merkezleri de dahil tüm okullarda aşı kampanyaları yapılmalıdır. Okul aşılamalarında önceden bildirim yapılarak çocuklar aşılanmalıdır. Okul aşılaması, bütün çocukların akranlarıyla birlikte aynı anda aşı olacak olması, aşı için ebeveynlerin randevu alma ya da sağlık merkezine götürme gibi ilave bir çaba göstermesini gerektirmemesi nedeni ile pek çok çocuğun hızlı bir şekilde aşılanmasını sağlayacaktır. Ülkemizin bağışıklama hizmetleri ile ilgili tecrübesi ve kapasitesi yeterlidir.
- Öğretmenlerin ve okul çalışanlarının aşı takvimleri okul idarelerince kontrol edilerek tüm çalışanların tam aşılı olması sağlanmalıdır.
Soru: Okulların tatilde olduğu yaz aylarında fiziksel koşullar gözden geçirilerek düzenlemeler yapıldı mı? Havalandırma koşulları iyileştirildi mi?
Öneriler:
- Tüm sınıfların mevcudu 30 kişiyi geçmeyecek şekilde ayarlanmalı, açılmayan penceresi olan sınıf kalmamalıdır. Omicron varyantı ile enfekte olanlarda bulaştırıcılık üç kat daha fazladır, bu nedenle kapalı alanların havalandırması çok daha fazla önem kazanmıştır.
Soru: Hijyen uygulamaları açısından temizlik personeli eksik olan ya da temizlik malzemesi ulaşamayan okullar tespit edildi mi, personel açığı giderildi mi?
Öneriler:
- Temizlik personeli olmayan okul kalmamalı, eğitim döneminde okullara düzenli temizlik malzemesi temin edilmelidir.
- Vaka sayılarındaki artış ve DSÖ’nün acil durum uyarısı göz önüne alınarak okullar açıldığında kapalı ortamlarda maske uygulamasına geri dönülmelidir.
- Okullarda HES kodu sorgulaması yapılmalı, riskli kişiler hiçbir şekilde okul alanına alınmamalıdır.
- Okullarda fiziksel mesafe kuralları özenle uygulanmalı, kalabalık, çocukların iç içe olduğu etkinliklerden kaçınılmalıdır.
- Okul çağındaki semptomlu her öğrencinin PCR testi yaptırması sağlanmalıdır.
- Okullarda ücretsiz hızlı tarama testleri uygulaması başlatılmalıdır.
- Okul yönetimleri, sağlık ve rehberlik birimleri her yerde kurallara uyulması konusunda aileler ile işbirliği yapmalı, seminer ve eğitimler hazırlamalıdır.
- Sağlık Bakanlığı okullar açılmadan önce uygulamalara ilişkin pandemi rehberini yayımlamış olmalıdır.
- COVID-19 enfeksiyonuna ilişkin tüm verilerle birlikte okullar açıldığında okullara ilişkin epidemiyolojik veriler de (vaka sayıları, yaşa ve bölgelere göre dağılımı gibi) düzenli olarak açıklanmalı, şeffaf bir politika izlenmelidir.

TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu olarak, yüz yüze eğitimin çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimindeki önemini bir kez daha vurguluyor; 1,5 yıllık eğitim kesintisinin yaraları henüz sarılmamışken enfeksiyonun yeni zirvesini yaşadığımız ve okulların tatilde olduğu bu süreçte yetkilileri gereken düzenlemeleri yapmaya, önlemleri almaya, eğitimi sağlıklı bir şekilde, kesintisiz olarak, yüz yüze devam ettirmeyi sağlamaya davet ediyoruz. (BSHA)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
