Sağlık
Eğitim, Üretim Ve İstihdam Meb Pasaj’da Bir Araya Geliyor
Olgunlaşma enstitüleri, mesleki ve teknik eğitim okulları, halk eğitimi merkezleri ile özel eğitim meslek okullarında üretilen ürünlerin PttAVM aracılığıyla tüm dünyaya açılmasını sağlayan MEB Pasaj platformu, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katıldığı törenle kamuoyuyla paylaşıldı.
MEB Pasaj projesi; eğitim kurumlarının kapasitesinin genişlemesi, yaparak öğrenme sürecinin üretime dönüşmesi, kadınların ve özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin desteklenmesi ve üretim döngüsüne katılması, kültürel mirasın dünyaya tanıtılması amacıyla hayata geçirildi.
Proje kapsamında olgunlaşma enstitüleri, mesleki ve teknik eğitim okulları, halk eğitim merkezleri ile özel eğitim meslek okulları bünyesindeki 541 mağaza PttAVM bünyesindeki MEB Pasaj sistemine kaydedildi ve tüm mağazalara PTT tarafından e-ticaret eğitimi verildi. Meb Pasaj’da yaklaşık 5 bin ürün paylaşıldı.

MEB, İhtiyaç Duyduğu Tüm Ürünleri Kendi Okullarında Üretebiliyor
Bu bağlamda mesleki eğitimin kendisine ayrı bir sayfa açılmasını hak ettiğini kaydeden Özer, mesleki eğitimde yapılan döner sermaye kapsamındaki üretimin yaparak, üreterek öğrenme becerilerinin kalıcı kalcı hâle gelmesi için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Mezuniyet öncesinde elde edilen becerilerin istihdam edilebilirliği artırdığını, öğrenci ve öğretmenlerin döner sermaye kapsamındaki üretimlerden pay aldığını da aktaran Bakan Özer, Millî Eğitim Bakanlığının ihtiyaç duyduğu tüm ürünleri kendi okullarında üretebildiğinin altını çizdi.
Bu dört faydayı dikkate alarak mesleki eğitimin üretim kapasitesini çok ciddi bir şekilde artırdıklarını belirten Özer, 2018 yılında 200 milyon olan cironun bugün 2022 yılının 11 aylık döneminde 2 milyar lira üretim kapasitesine ulaştığının altını çizdi. Özer, bu üretimden elde edilen yaklaşık 100 milyon liralık kısmının öğrencilere, 200 milyon liranın da öğretmenlere katkı payı olarak dağıtıldığını belirtti.
Özer şunları söyledi: “Meslek lisesi öğrencileri bir taraftan eğitim alırken iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu insan kaynağını giderme bağlamında önemli bir boşluğu dolduruyor. Aynı zamanda eğitim aşamasında gelir elde eden, emekle hakkaniyetli bir ilişki kuran ve değerler eğitimiyle ilgili de çok önemli bir süreçten geçmekte. Bu, uzun vadede bizim ülkemiz için gerçekten çok büyük kazanım olacak. Biz üretimi ne kadar tüm süreçlerimizin merkezine koyabilirsek ülkemiz çok daha güçlü bir şekilde geleceğe bakabilecek.”
Kovid-19 salgınının tüm dünyaya üretim yapılamıyorsa paranın varlığının önemli olmadığını gösterdiğinin altını çizen Özer, bu nedenle her alanda üretimi merkeze alan bir yaklaşımla süreçleri değerlendirmek zorunda olduklarını belirtti. Özer sözlerini şöyle devam ettirdi:
“Biz bu bağlamda eğitimde üretim ve istihdamla bağlantıyı sağlayacak şekilde mekanizmalarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Bunun bir sonraki adımını da fikrî mülkiyetle ilgili attık. Hepinizin malumu. Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Külliye’de mesleki eğitimde 50 AR-GE merkezi açtık. Şu anda AR-GE merkezlerinin sayısı 55’i geçti. Yani artık Millî Eğitim Bakanlığı, özellikle mesleki eğitimde fikrî mülkiyet, patent, faydalı model, marka ve tasarım tescilleriyle ilgili kültürü tüm eğitim birimlerine yaygınlaştırmaya çalışıyor ve bunun sonuçlarını çok kısa sürede gördük. Millî Eğitim Bakanlığının son on yılda yıllık ortalama tescillediği ürün 2,9’du. 2022 yılında 8 bin 300 ürünün tescilini aldık. Bu ürünlerin 162’sini ticarileştirdik. Yani artık ortaöğretimde, temel eğitimde öğrencilerimiz inovatif yaklaşımlar, fikrî mülkiyet, sınai haklar, kültür yetişmeye başladılar. Gerçekten bu ülkemizin geleceği açısından çok önemli bir fırsat hamlesi olarak görüyoruz.”
Meslek liselerinin artık yurt dışına ihracat yapmaya başladığını anlatan Bakan Özer, “Meslek lisesi öğrencileri sadece ürün ihracatını yapmıyor. İhracat yaptığı ürünleri üreten makinayı da üretiyor. Onun için bu hamle gerçekten uzun vadede çok önemli katkısı olacak bir hamle.” diye konuştu.
Pek çok ülkenin maske temininde zorlandığı Kovid-19 salgını sürecinde mesleki eğitimin üretim kapasitesi artırılarak maske, dezenfektan, tek kullanımlık önlük, solunum cihazı, maske makinası gibi ihtiyaçların hızlı bir şekilde üretilerek ücretsiz olarak özellikle sağlık çalışanlarına ve Türkiye’nin her noktasına ulaştırıldığını belirten Özer, ” Bu mütevazı üretim kapasitesi Türkiye’nin Kovid-19 salgınını çok rahat bir şekilde atlatmasında en önemli katkıyı sağladı.” diye ifade etti.
Üretim kapasitesinin yalnızca mesleki eğitimde olmadığını kaydeden Özer, “Özel yürekli çocukların mesleki eğitim aldığı meslek okullarımız var. Orada da üretim kapasitesi var. Yine geçmişten tüm üretim kapasitelerini günümüze taşıyan olgunlaşma enstitüleri var. Her biri tarihî olarak çok önemli misyonu taşıyan, geçmiş üretim hafızasını günümüze taşıyıp şu anda yeni yaklaşımlarla, inovatif yaklaşımlarla, o ürünleri bir süs eşyasından çıkarıp günlük eşya, kullanılan eşyaya dönüştürme çabalarının merkezini teşkil eden olgunlaşma enstitüleri üretim kapasitesini artırmaya başladı.”
“MEB’in Üretim Kapasitesini Yükseltmek İçin Adım Atıyoruz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde olgunlaşma enstitülerindeki inovatif yaklaşımın ilk olarak Bohça markasıyla İstanbul İstiklal Caddesi’nde açılmasıyla üretim motivasyonunun arttığını belirten Özer, “Yine 1000 halk eğitimi merkezimizde çok ciddi üretimler yapılıyor. Bu üretim kapasitesini farklı bir evreye taşımada bugün yeni bir adım daha atıyoruz. Artık PTT AVM’nin içinde ilk kez Millî Eğitim Bakanlığının ürettiği ürünleri e-ticaret kanalıyla tüm Türkiye’ye aynı zamanda PTT yurt dışıyla da bağlantılı olduğu için yurt dışına da ulaştıracağız. Böylece eğitim-üretim çevrimini çok daha güçlü bir şekilde genişletme, kapasitesini artırma fırsatını elde etmiş olacağız.” diye konuştu.

“MEB Pasaj, Diğer Bir Deyişle Sosyal Sorumluluk Projesi”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da yaptığı konuşmada, günümüzde dijitalleşmenin yoğun ve hızlı bir şekilde gelişmesi sonucu elektronik ticaretin de her yıl katlanarak arttığına işaret ederek, elektronik ticarette tüketicilerin 24 saat boyunca istedikleri anda istedikleri ürüne kolayca ulaşabildiğini kaydetti. Karaismailoğlu, bu kapsamda MEB Pasaj sayesinde eğitimden üretime, özel çocukların ve kadınların istihdamına da katkı sağlanacağını bildirdi.
Karaismailoğlu, “MEB Pasaj bizler için de çok kıymetli, aslında bir sosyal sorumluluk projesi bir bakıma. İnşallah, Millî Eğitim Bakanlığı ile yapmış olduğumuz bu ortak çalışmayla özel üretilen ürünlerin vatandaşlara, tüketiciye ulaşması için önemli bir görev ifa edilecek.” diye belirtti.
“Özel Eğitim Kurumlarının Mağazalarından 6 Ay Komisyon Ve Kargo Ücreti Alınmayacak”
Karaismailoğlu şöyle devam etti: PTT Avm’de özel eğitim kurumlarımıza açtığımız mağazalardan, PTT bunu kimseye yapmıyor, protokol tarihinden itibaren 6 ay geçerli olmak üzere komisyon ücreti ve kargo ücreti alınmayacak. İstihdamı güçlendireceğine inandığımız bu adımdan ötürü son derece memnunuz. Arkadaşlarımızı tebrik ediyor, projemizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah, gelişen süreçte sistem oturdukça bu katkıdan hem öğrencilerimiz hem okullarımız hem de vatandaşlarımız faydalanacaktır. Tabii bu projenin ortaya çıkması ve uygulanmasında Sayın Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e çok teşekkür ediyorum. PTT Genel Müdürlüğümüze ve PTT çalışanlarına da son derece teşekkür ediyorum.” dedi. (BSHA)
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
