Connect with us

Sağlık

Egeli akademisyenler kadına yönelik şiddet konusunda sağlık profesyonellerini eğitecekhaberi

Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Doç.

Published

on

Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ruşen Öztürk’ün yürütücülüğünü üstlendiği “Sağlık Profesyonellerinin Şiddet Mağduru Olan Kadınlara Müdahalede Bilgi, Tutum ve Şiddeti Yönetme Konusundaki Hazıroluşluklarının Artırılmasına Yönelik Eğitim Programı Geliştirilmesi Ve Etkinliğinin Değerlendirilmesi” başlıklı proje TÜBİTAK 3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Doç. Dr. Öztürk ve ekibi proje kapsamında sağlık profesyonellerinin şiddet mağduru olan kadınlara yönelik ilk müdahalelerinde şiddeti tanımlamaya ve yönetmeye hazır olup olmadığını değerlendirilerek, eğitim programı geliştirilecek. 

Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Kadına yönelik şiddet, insan haklarının ağır bir ihlali olmasının yanı sıra acil eylem gerektiren önemli bir halk sağlığı sorunudur. Akademisyenlerimizin böylesi hassas bir konuda geliştirdikleri projeyi çok kıymetli buluyorum. Başta proje yürütücüsü Doç. Dr. Ruşen Öztürk ve ekibi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

Dünya çapında kadınların yaklaşık üçte biri şiddete maruz kalıyor

Kadına yönelik şiddete ilişkin açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Öztürk, “Şiddet; gelir düzeyi veya sosyal statüsü ne olursa olsun, tüm sosyoekonomik, dini ve kültürel, ırksal ve etnik ve cinsel yönelim gruplarında meydana gelmekte, her yaştan kadını ve kız çocuğunu etkilemekte, kadınların toplumsal hayata ve ekonomiye tam ve eşit katılımı da engellemektedir. Aile içi şiddet olarak da adlandırılan eş-partner şiddeti, kadına yönelik şiddetin en yaygın biçimlerinden biridir ve partnerin fiziksel, cinsel ve duygusal istismarını ve davranışlarını kontrol etmeyi içerir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan küresel tahminler, dünya çapında kadınların yaklaşık üçte birinde yaşamları boyunca fiziksel veya cinsel şiddet yaşadığını gösteriyor. Küresel olarak, kadın cinayetlerinin yüzde 38’i partner tarafından işleniyor. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kapsamında kamu alanları ve özel alanlarda, bütün kadınlara ve kız çocuklarına yönelik, kadın ticareti, cinsel ve her türlü istismarı da kapsayan şiddetin her türünün ortadan kaldırılması hedefleniliyor ” dedi.

Şiddetin önlenmesi ve tespit edilmesinde sağlık profesyonellerinin rolünün önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Öztürk, “Kadına yönelik şiddet ele alınırken, hizmet sağlayıcıların şiddete maruz kalan kadınları yeterince tanımlaması ve vakalara yaklaşımının önünde birçok engel olduğu bilinmektedir. Sağlık profesyonelleri için yakın partner şiddeti eğitiminin, şiddete uğrayan kadınlara verilen bakımdaki engellerin üstesinden gelinmesine yardımcı olabileceğinin altı çizilmektedir. Ülkemizde sağlık profesyonellerimize yönelik kadına yönelik şiddeti kültüre özgü ele alan ve uygulamadaki uzun dönem etkilerini kinik bazda incelenmesini kapsayan, uluslararası bir araştırmacı ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) işbirliği ile geliştirilmiş eğitim programı ve bunun etkisini inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma, ilk kez kamu kurumları ve üniversite iş birliğini içerecek şekilde planlanmasının yanı sıra, eğitim içeriğinin oluşturulmasında yeni bir yöntem kullanılması literatüre katkı sağlayacak” dedi.

ŞÖNİM ile iş birliği yapılacak

 Doç. Dr. Öztürk, “Proje ile eğitim müfredatının planlanması ve oluşturulmasında ülkemizde şiddetle mücadelede merkezi konumda yer alan ŞÖNİM ile işbirliği yapılacak olması mevcut yasal durumun ve kültüre özgü sosyal yapının tam olarak yansıtılması açısından önem taşırken, mevcut sistemde var olabilecek eksik ya da daha doğru uygulamalarının da uluslararası bir uzman tarafından tamamlanması ile de eğitim müfredatının zenginleşmesini sağlanacak. Yine her iki yaklaşımın bütünleştirilmesi şiddetle mücadelede yeni bir eğitim modelinin ortaya çıkarılmasını sağlarken, çalışma sonuçları ile de yeni çıktılar ve yeni projelerin planlanmasını mümkün kılacak” dedi.

Doç. Dr. Öztürk, “Proje ile sağlık profesyonellerin, şiddete yönelik bilgilendirme ve yönetme konusundaki hazıroluşluklarının artırılmasına yönelik ihtiyaç analizinin gerçekleştirilmesi, tasarım tabanlı araştırma yöntemi ile ‘Şiddete Yönelik Bilgilendirme ve Yönetme Konusundaki Hazıroluşluk’ eğitim programının geliştirilmesi ve program kapsamında verilecek eğitimin öncesi ve sonrasında katılımcılar arasındaki bilgi ve tutum düzeylerine etkisinin incelenmesini hedefliyoruz” dedi.

Yürütücülüğü Doç. Dr. Ruşen Öztürk’ün üstlendiği proje ekibinde Prof. Dr. Şenay Ünsan Atan, Doç. Dr. Sezer Er Güneri, Araş. Gör. Ruken Yağız Altıntaş, Araş.Gör Sümeyye Bakır, Doç. Dr. Tina L. Bloom ve Dr.Öğr. Üyesi Hakan İslamoğlu yer alıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri