Connect with us

Sağlık

Dünyada her yıl 6,7 milyon yetişkin diyabet veya komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybediyorhaberi

Novo Nordisk’in Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle açıklama yaptı:    Novo Nordisk Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen, Dünya Diyabet Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, diyabetli bireylerin daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri için doğru zamanda, doğru tedavi ile hedefte kalmanın önemini vurguladı.

Published

on

Novo Nordisk’in Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü nedeniyle açıklama yaptı:

 

 Novo Nordisk Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen, Dünya Diyabet Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, diyabetli bireylerin daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri için doğru zamanda, doğru tedavi ile hedefte kalmanın önemini vurguladı. Dünyada her yıl 6,7 milyon yetişkinin diyabet veya komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybetmesi durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor.

 

Dünyanın en büyük vakfı tarafından yönetilen ve 99 yıllık diyabet mirasıyla yenilikçi tedaviler sunan Danimarka merkezli global sağlık şirketi Novo Nordisk’in Türkiye Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Jens Pii Olesen Dünya Diyabet Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, diyabetin günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri olduğuna dikkat çekti. Jens Pii Olesen, “Diyabet tedavisinde sadece hedefi tutturmak değil, aynı zamanda doğru zamanda doğru tedavi ile hedefte kalmak da diyabetli bireylerin daha sağlıklı bir yaşam sürmeleri açısından oldukça önemli. Diyabetli bireylerin bu yolculukta başta hekimleri, sağlık destekçileri ve aileleriyle birlikte hedefi tutturmalarına destek olmak gerekiyor. Diyabette tedaviye uyum ve devamlılık çok kritik bir rol oynuyor” dedi. 

 

Türkiye 9 milyon diyabetli birey ile Avrupa’da birinci sırada

2021 verilerine göre, dünyada her 5 saniyede 1 kişi diyabet sebebiyle hayatını kaybediyor. Toplam 537 milyon kişi diyabetle yaşıyor, bunun anlamı her 10 kişiden 1’i diyabetli. Türkiye ise toplam 9 milyon diyabetli birey ile Avrupa’da birinci sırada geliyor ve bu rakamın 2045 yılında 13 milyona çıkacağı hesaplanıyor. 

 

Diyabet, beraberinde komplikasyonları da getirebilen bir hastalık; diyabetle yaşayan her 3 kişiden 1’inin kardiyovasküler hastalık ile yaşadığını ve Türkiye’de diyabet komplikasyonlarının toplam sağlık harcamalarında payının yaklaşık 24 olduğunu vurgulayan Jens Pii Olesen, şu değerlendirmelerde bulundu:  

 

“Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun (IDF) açıkladığı verilere göre, 2021 yılında, COVID-19 ile ilişkili ölüm riskleri hariç tutulduğunda, 6,7 milyon yetişkinin diyabet veya komplikasyonları nedeniyle öldüğü tahmin ediliyor. Bu oran, diğer tüm nedenlerden kaynaklanan küresel ölümlerin onda birinden fazla. Diyabet ve obezite pandemi tehlikesi büyümeye devam ediyor. Bu hastalıklar kardiyovasküler hastalıklar ve böbrek yetmezliği gibi diğer sorunları ortaya çıkarıyor. Bu sorunlarla mücadele ciddi bir ekonomik yük de doğuruyor. 2021 yılında, küresel sağlık harcamalarından tahmini olarak 966 milyar ABD doları diyabet için kullanıldı. Bu, son 15 yılda 316'lık bir artış demek. Diyabet yönetiminin günlük yükü hastalar için çok ağır. Diyabetli kişiler günde ortalama bir saatlerini tedavi yönetimi için harcıyor ve normal kan şekeri düzeyini günün ancak yarısında sağlayabiliyor.”

 

Türkiye’de diyabette öncü tedavilerle hayatları iyileştirmek için kararlılıkla çalıştıklarını belirten Novo Nordisk Türkiye Diyabet İş Birimi Kıdemli Direktörü Mert Yıldırım ise diyabette uzman hekimlerle çalışmanın ve hasta eğitiminin gerekliliğinin altını çizerek TURNUDEP araştırması sonuçlarına deyindi: “TURNUDEP araştırması sonuçları diyabet tedavisinde hasta eğitiminin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Tip 2 diyabetli 1.535 hastanın katılımı ile gerçekleştirilen araştırmaya göre diyabet eğitiminin tip 2 diyabetli bireylerin öz-bakım ve glisemik kontrol düzeyleri ile olumlu yönde ilişkili olduğu tespit edildi” dedi.  

 

Toplumda diyabetin doğru tedavi ve aktif bir hayat ile düzgün yönetilmesinin mümkün olduğunu belirten Mert Yıldırım, şu açıklamayı yaptı: “Diyabet tedavisinde hasta-doktor iş birliği ile doğru ve etkin tedaviyi sürdürmek ve hedeflenen değerleri tutturmak çok önemli. Bu nedenle farkındalık projelerine büyük önem veriyoruz. 14 Kasım Dünya Diyabet Günü vesilesi ile diyabeti kontrol altında tutma konusunda farkındalık yaratacak Fazla Şeker isimli yeni bir projeyi hayata geçiriyoruz.”

 

Mert Yıldırım, proje hakkında şu bilgileri paylaştı: “Kan şekerinin kontrol altında olmaması, yani “Fazla Şeker”, dolaşım sisteminde hasarlanmaya sebep oluyor. Etkili glisemik kontrol sağlanamadığında ise nöropati, retinopati, nefropati ve kardiyovasküler hastalıklar gelişirken yaşam kalitesi olumsuz yönde etkileniyor. İleri düzey organ hasarlarını önlemek için etkili kan şekeri kontrolü ile “Fazla Şeker”i kontrol altına almak gerekiyor. Novo Nordisk olarak “Fazla Şeker” kampanyasıyla, diyabetli bireylerin iyi tedavi yönetimi ile “Fazla Şeker”in olası etkilerinden korunmasını ve ilerlemeden tespit edilebilmesi için farkındalığı arttırmayı hedefliyoruz. Bu amaçla hazırlanan dört filmde, diyabetten etkilenen organlar ‘göz, kalp, böbrek ve ayak’ karakterleri Kadir Çöpdemir, Dolunay Soysert, Güven Kıraç gibi usta sanatçıların sesleriyle dile geliyor ve diyabetlilere önerilerde bulunuyorlar. Bu eğlenceli girişi, uzman hekim videoları takip ediyor. Konusunda uzman doktorlar Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli, Prof. Dr. Serpil Salman, Prof. Dr. Özgür Demir, Uzm. Dr. Enver Göncüoğlu devam filmlerinde, diyabetli bireylere istenmeyen etkileri nasıl önleyebileceklerini anlatıyorlar. 

 

Farkındalık projesine ait tüm içeriklere diyabet.com web sitesi ve instagram hesapları üzerinden ulaşılabilecek.  Ayrıca “diyabet.com” web sitesinde “Fazla Şeker” sayfasına giren kişiler diyabet konusundaki bilgilerini test edebilecek, konuyla ilgili makalelere ulaşabilecek ve diyabet farkındalığı oluşturmak amacıyla hazırlanan içerikleri indirerek kendi sosyal medya hesaplarında kullanabilecekler.”

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri