Sağlık
Dr. Öğr. Üyesi Hatice Balcı: “Türkiye'de Geçtiğimiz Sene 750 Erkeğe Meme Kanseri Teşhisi Konuldu"haberi
DR.
DR. ÖĞR. ÜYESİ HATİCE BALCI: “TÜRKİYE’DE GEÇTİĞİMİZ SENE 750 ERKEĞE MEME
KANSERİ TEŞHİSİ KONULDU”
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre meme kanserinin %1’i erkeklerde
görülüyor. Kadınlarda meme dokusu, erkeklerde bulunandan daha fazladır. Bu nedenle
meme kanserine esas olarak kadınlarda daha sık rastlanıyor ancak erkeklerde bu
hastalığa yakalanabiliyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık
Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Balcı, erkeklerde görülen
meme kanseri riskine karşı önemli bilgiler aktardı.
“Kitle Tespit Edildiğinde Mutlaka Uzmana Başvurulmalıdır”
“Pek çok kişi, erkeklerde meme dokusu bulunduğunun ve meme kanserine
yakalanabileceklerinin farkında değildir” diyen KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri
Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Balcı; “Meme kanseri, memeyi oluşturan
dokularda bulunan bazı hücrelerin kontrolden çıkmasıyla oluşur. Meme kanseri, memenin farklı
yerlerinden başlayabilir. Çoğu meme kanseri, sütü meme ucuna taşıyan kanallarda, bazıları ise
anne sütü yapan bezlerde ortaya çıkar. Normalde işlevsel olmasalar da erkeklerde de bu kanallar
ile bezler bulunur ve meme kanseri bu dokularda başlar. Bu kanallar ve bezlerin yanında diğer
meme hücresi dokularında da görülen meme kanseri türleri vardır. Her ne kadar birçok meme
kanseri türü memede kitle oluştursa da hepsi bu duruma neden olmaz. Memede bir kitle tespit
edildiğinde mutlaka bir sağlık uzmanına başvur gerekmektedir. Bu durum, meme kanseri dışında
farklı meme hastalıklarının da belirtisi olabilir” şeklinde konuştu.
“Aile Üyelerinde Meme Kanseri Var İse Gelişme Olasılığı Yüksek Oluyor”
Çoğu meme kitlesinin iyi huylu olduğunu ve kanser olmadığını anlamanın önemli
olduğunu söyleyen Balcı; “İyi huylu meme tümörleri anormal büyümelerle kendini gösterir
ancak meme dışına yayılmazlar ve yaşamı tehdit etmezler. Memede herhangi bir şişliğin veya
değişikliğin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu ve gelecekte kanser riski oluşturup
oluşturmayacağını belirlemek için mutlaka bir sağlık uzmanı tarafından kontrol edilmelidir.
Kalıtsal meme kanserinde sadece anne, anneanne, teyze gibi anne tarafı değil, baba tarafındaki
hala veya babaanneden aktarılan genler de aynı riski oluşturuyor. Bu gibi aile üyelerinde meme
kanseri var ise meme kanseri gelişme olasılığı yüksek oluyor” ifadelerine yer verdi.
“Her 100 Meme Kanserinden Biri Erkeklerde Görülüyor”
Erkeklerde görülen meme kanseri için temel istatistiklere değinen Balcı; “Amerikan
Kanser Derneğinin 2023 yılı için Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan erkeklerde meme
kanseri görülmesine ilişkin tahminlerine göre yaklaşık 2.8 yeni meme kanseri vakasının
olacağı ve yaklaşık 530 erkeğin meme kanserinden öleceği öngörülüyor. Türkiye’de ise
geçtiğimiz sene 750 erkeğe meme kanseri teşhisi konuldu. Bu istatistiklere dayanarak her 100
meme kanserinden birinin erkeklerde görüldüğünü söyleyebiliriz. Erkeklerde meme kanseri
teşhis edildiğinde ileri evreye gelinmiş veya kanser yayılım göstermiş olabiliyor. Bu nedenle elde
edilen verilerden de yola çıkarak söyleyebiliriz ki; erkeklerin de meme kanserinin erken teşhis
edilebilmesi için kontrollerini yaptırmaları önem arz ediyor” dedi.
“Ülkemizde 40 Yaşının Altında Meme Kanseri Görülme Riski %20”
Erkeklerde meme kanserinin nedenlerini, risk faktörlerini ve erken teşhisin öneminden
bahseden Balcı; “Meme kanseri konusunda kadınlarda bir farkındalık oluşturabildik fakat
erkekler için böyle bir durum henüz söz konusu değil. Erkekler de meme kanserinin nedenlerini
ve belirtilerini bilirse, erken teşhis ile süreç daha iyi yönetilecektir. Özellikle 50 yaş üzeri ve daha
da ilerleyen yaşlarda risk artıyor. Ancak ülkemizde 40 yaşının altında da meme kanseri görülme
riski %20 oranlarına ulaştı. Kişinin ailesinde meme kanseri öyküsünün bulunması, kalıtsal gen
mutasyonları, göğüs bölgesinde radyasyona maruz kalma, obezite gibi çeşitli tıbbi durumlar
nedeniyle memede büyüme olması ve bazı hormonal dengesizlikler, erkeklerde meme kanseri
riskini artıran nedenler arasında sayılabilir” şeklinde konuştu.
“Şeffaf-Kanlı Akıntı, Hastaların %80’inde Kanser Belirtisi Olarak Görülüyor”
Erkeklerde meme kanserinin belirtilerinin, kadınlardaki belirtilere benzediğinin altını
çizen Balcı; “Memede yumru, bir veya birden çok kitle olması, meme dokusunda, meme başında,
renginde yaşanan değişimler erkeklerde meme kanseri belirtileri olarak sayılabilir. Erkek meme
kanseri hastalarının hemen hemen tümünde görülen ortak belirti meme başının arkasındaki
kitledir. Sert, ağrısız, düzensiz kenarlı, meme başı dairesinin sadece bir kısmında yer alan bu
kitle ile birlikte meme başından şeffaf-kanlı akıntı olması, hastaların yüzde 80’inde kanser
belirtisi olarak görülmektedir. Bu belirtilere ek olarak, meme derisinde çökme ve kabuklanma da
görülebilir.
“Erken Teşhis, Hayat Kurtarır”
Erkekler, meme kanserinin öncelikli risk grubu olmadıkları için erken belirtilerini
değerlendirmekte geç kalabiliyor. Meme başından gelen kanlı akıntı, meme kanserinin en ayırt
edici semptomlarından biri olmasına karşılık, kanserin ilerlemiş evre belirtilerindendir. Yani
erkekler bu semptomu beklemeden, meme bölgesinde form değişiklikleri izlendiğinde hekime
başvurulmalıdır. Unutmayalım ki; erken teşhis hayat kurtarır” diyerek erken teşhisin önemine
dikkat çekti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
