Connect with us

Sağlık

Daha dengeli dünya için 'Tek Sağlık'haberi

Daha dengeli dünya için ‘Tek Sağlık’ ‘Tek Sağlık’ yaklaşımına dikkat çekmek amacıyla organize edilen Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu’nda, insan, hayvan, çevre etkileşimi arasında denge kurmanın önemi vurgulandı.

Published

on

Daha dengeli dünya için ‘Tek Sağlık’

‘Tek Sağlık’ yaklaşımına dikkat çekmek amacıyla organize edilen Nilüfer Tek Sağlık

Sempozyumu’nda, insan, hayvan, çevre etkileşimi arasında denge kurmanın önemi

vurgulandı.

3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü dolayısıyla Nilüfer Belediyesi, Bursa Diş Hekimleri

Odası, Bursa Eczacı Odası, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı,

Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi işbirliğinde

Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu yapıldı. Alanında uzman kişilerin konuşma yaptığı program

3 oturumda gerçekleşti.

Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) yapılan sempozyuma Nilüfer Belediye

Başkanı Turgay Erdem’in yanısıra, akademisyenler, akademik oda temsilcileri ve vatandaşlar

katıldı. Sempozyumun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, sağlık

kavramına bakışın pandemiden sonra farklılık kazandığını kaydetti. İnsan sağlığının çevre

sağlığından, çevredeki diğer canlıların sağlığından, hatta yaşadığımız gezegenin sağlığından

bağımsız bir kavram olmadığı ve konuya bütüncül bir yaklaşım göstermek gerektiğinin fark

edildiğini belirten Erdem, “Yani pandemi deneyiminden sonra ‘Tek Sağlık’ kavramının önemi

daha iyi anlaşılmış oldu” dedi.

Nilüfer Belediyesi olarak sağlık kavramına bakışın her zaman bütüncül bir yaklaşım

içerdiğini vurgulayan Başkan Erdem, bu yaklaşımla; Nilüfer’de uzun yıllar kentin havasını,

suyunu, gürültü ve elektromanyetik alan kirliliğini izleyip, risk faktörlerini kamuoyuyla

paylaştıklarını hatırlattı. Temizlik ve çevre sağlığı hizmetlerini önemsediklerinin altını çizen

Başkan Erdem, yeni nesilde çevre duyarlılığı yaratmak için okullarda çevre eğitimleri, atık

yağ ve atık pil toplama gibi kampanyalar yaptıklarını anımsattı. İklim krizine karşı farkındalık

çalışmaları yaptıklarını da aktaran Başkan Erdem, “Kentte kompost kültürünü

yaygınlaştırmaya ve her yaştan insanı bu çabaya katmaya çalışıyoruz. İnsana yönelik sağlık

hizmetlerindeki eksiği kapatmak için yeni aile sağlığı merkezleri yapıyor, hizmete

kazandırıyoruz. Koruyucu sağlık hizmeti yaklaşımıyla, kendi sağlık ekibimizle kırsaldaki

vatandaşlarımızın ayağına gidiyor; tansiyon, şeker ölçümleri yapıyoruz. ‘Sağlıklı

Yaşlanıyoruz’ sloganıyla yaz aylarında özellikle yaşlıların evlerine kadar gidip, genel sağlık,

beslenme ve ilaç kullanımı gibi konularda bilgilendirme yapıyoruz” diye konuştu.

Toplumun bütün kesimleriyle ilgilendikleri gibi ayrıca sokak hayvanlarını da

unutmadıklarını vurgulayan Başkan Erdem, onların sağlığı ve yaşamsal ihtiyaçları için de

gerekeni yaptıklarını kaydetti. Nilüfer Belediyesi’nin ‘Tek Sağlık’ yaklaşımında da öncü bir

belediye olduğunu anlatan Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanıyorum pandemi sürecinde

de bu yaklaşımla iyi bir sınav verdik. Pandemi sürecinde biz bir belediyenin görev tanımında

olmasa da halk sağlığı için ne gerekiyorsa onu yaptık. Maske ihtiyacını karşılamak için

belediyede maske atölyesi kurarak, halka ücretsiz maske dağıttık. Bulaş riskini azaltmak için,

kapanma sürecinde hizmetlere ulaşmayı kolaylaştırmak için ne gerekiyorsa yaptık. Sağlık

çalışanlarına destek vermeye çalıştık. Bu özenli çabalarımız sonucu huzurevimizde sıfır vaka

ile sürecin tamamlanması Dünya Sağlık Örgütü’nün de dikkatini çekti.”

‘Tek Sağlık’ kavramının farklı disiplinlerin işbirliği içinde çalışması olduğunu anlatan

Bursa Eczacı Odası Başkanı Adnan Erakın ise, farkındalık yaratmak için 2016 yılında 3

Kasım tarihinin belirlendiğini hatırlattı. Erakın, böyle bir programın gerçekleşmesinde emeği

geçenlere teşekkür etti. Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Levent Tufan Kumaş, açılış

konuşmalarının ardından ‘Çerçeve Sunuş’ oturumunu gerçekleştirdi. İnsanın doğaya çok fazla

müdahalede bulunduğunu ifade eden Kumaş, pandemi sürecinde yaşanan zorluklara da dikkat 

çekti.

Programın 2 oturumu Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr.

Alpaslan Türkkan moderatörlüğünde ‘Sağlıklı, Eşit ve Ulaşılabilir Gıda’ başlığında

gerçekleşti. Kent Yoksulluğu ve Gıdaya Erişim Başlığı’nda konuşma yapan İnsan Hakları

Savunucusu Hacer Foggo, son OECD rakamlarına göre Türkiye’nin gıda enflasyonunda

neredeyse 1 sırada geldiğini aktardı. Gıdaya erişememenin daha fazla sorun haline geldiğini

söyleyen Foggo, “Aynı zamanda bir gurup açlıkla mücadele ederken, bir gurup da gereğinden

fazla gıdaya erişim sonucu inanılmaz eşitsizlik, gittikçe derinleşen yoksulluk oldu” diye

konuştu.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr Pınar Okyay ise

Gıda Güvencesi ile ilgili konuşma yaptı. Pandemi ile birlikte yoksulluk ve erişebilirliğin çok

ciddi sorun haline geldiğini belirten Okyay, dünya genelinde 43 ülkede ciddi açlık sorunu

olduğuna dikkat çekti. İklim krizi, çatışmalar ve savaşın önemli sağlık sorunu olduğunu

anlatan Okyay, “Dünyada kıtlık değil, asıl sorun paylaşma, bölüşme sorunu” diye konuştu.

Programın son oturumunda ise Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden

Prof. Dr. Ebru Yalçın moderatörlüğünde ‘Tarım, Gıda ve Hayvansal Gıda Güvenliği’ ele

alındı. Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Fevzi Çakmak, Gıda Mühendisleri

Odası Bursa Şubesi Başkanı Serkan Durmuş ve Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı

Melike Uysal alanları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri