Connect with us

Sağlık

Çocuklarda Elektrikli Diş Fırçası Kullanımı Doğru Mu?haberi

  Çocuklarda Elektrikli Diş Fırçası Kullanımı Doğru Mu? ÇOCUKLARDA DİŞ FIRÇASI SEÇİMİNDE BUNLARA DİKKAT! Bebeklerin genellikle 6-12 aylıkken çıkmaya başlayan ilk süt dişleri ile dişlerinin fırçalanmaya başlanması bazı dikkat edilmesi gereken hususları da beraberinde getiriyor.

Published

on

 

Çocuklarda Elektrikli Diş Fırçası Kullanımı Doğru Mu?

ÇOCUKLARDA DİŞ FIRÇASI SEÇİMİNDE BUNLARA DİKKAT!

Bebeklerin genellikle 6-12 aylıkken çıkmaya başlayan ilk süt dişleri ile dişlerinin fırçalanmaya başlanması bazı dikkat edilmesi gereken hususları da beraberinde getiriyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, süt dişlerinin düşme yaşına kadar ağızda tutulması ve genç erişkinlik döneminde daimî dişler tamamlanana kadar estetik ve fonksiyonel görevlerini yerine getirebilmeleri açısından önemine dikkat çekiyor. 

Bebeklik döneminde çürük bakterisiyle tanışan çocuklarda, alınan anne sütü veya hazır mamaların diş çürümelerinde etkin rol oynayabileceğini aktaran Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, İlk süt dişlerini ağızda görür görmez diş fırçalamaya başlanması gerektiğini vurgulamakta fayda olduğunu belirtti. Piyasadaki marka ve ürün çeşitliliğine bakarak, ‘bebeklerde hangi diş fırçasını tercih etmeliyiz?’ ya da ‘çocuklar için kullanacağımız diş fırçalarının sahip olması gereken özellikler neler?’ gibi, ebeveynlerin sıklıkla sorduğu soruların cevapları yanıtlayan Demir şunlara dikkat çekti: “Bebeklik döneminde diş fırçalamak, tamamen ebeveynlerin devamlılığını sağlamaları gereken bir sorumluluktur. Bebekler için üretilen diş fırçalarının temizleyici uçları, kıl veya silikon yapıdadır. Bebeğin ağız yapısına uygun olarak, kıl uçlu soft/ultra soft diş fırçalarının veya silikon uçlu parmak fırçaların her ikisi de tercih edilerek; çürük risk durumuna göre çocuk diş hekiminin önerdiği tür ve miktarda bir diş macunu ile kullanılabilir. Silikon parmak fırçaları, yeni dişlerin çıkmaya başladığı bölgelerde, diş etlerine masaj yaparak bölgeyi rahatlatabilir ve kanlanmayı arttırarak diş çıkarma sürecinin hızlanmasına, sürecin daha kolay geçmesine yardımcı olabilir.”

Sevdirilerek alışkanlık kazandırılmalı

“Çocukluk döneminde ise, diş fırçalamak, hem çocuklara sevdirerek alışkanlık kazandırmaya çalıştığımız bir sağlık öğretisi, hem de ebeveynlerin takibinden sorumlu oldukları bir ev ödevi gibidir” diyen Dt. Nurgül Demir “Bu dönemde, seçilecek olan diş fırçasına, çocuğun zevklerine, sevdiği renklere ve çizgi film karakterlerine göre; çocuğun da diş fırçası seçimine dahil olmasını sağlayarak karar vermek; diş fırçalamayı eğlenceli bir etkinlik olarak algılaması ve hevesle alışması için önemli bir adımdır. Ebeveynlere düşen görev, çocuğun, yaşı için uygun olarak üretilen diş fırçaları arasından, en ideal seçimi yapmasında yönlendirici olmaktır.”

Diş fırçası ağız yapısına uygun olmalı

Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken durumun diş fırçası başlığının çocuğun yaşı ve ağız yapısına uygun seçilmesi olduğuna dikkat çeken Dt. Nurgül Demir sözlerini şöyle sürdürdü: “Fırça başlığının olası diş eti yaralanmalarına engel olacak şekilde yuvarlak kenarlı olması, fırça kıllarının yumuşak, temizlenebilir olması ve fırça sapının çocuğun kolay kavrayabileceği yapıda tercih edilmesidir. Bu özelliklerin çoğu, piyasada çocuklar için üretilen diş fırçalarında mevcuttur ve çocuk diş fırçalarının üzerinde kullanılması önerilen yaşlar genellikle yer alır.”

 Elektrikli diş fırçası ne zaman kullanılmalı?

 ‘Elektrikli diş fırçası kullanmaya ne zaman başlayalım? Çocuklar için uygun mu?’ gibi soruları da yanıtlayan Dt. Nurgül Demir “Manuel diş fırçalarına göre daha kısa sürede temizlediği düşünülen elektrikli diş fırçaları; diş yüzeyi genişliği, sesli ve ışıklı tasarımları ile el becerilerinin gelişmeye devam ettiği dönemde çocuklarda daha etkili diş temizliği yapabileceği düşüncesi ile ön plana çıkıyor. Ancak, burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, diş fırçalamaya yeni yeni alışmaya çalışan çocuklarda; çocuğun döner diş fırçası başlığı ile uyguladığı kontrolsüz basınç veya başlığın dönme hareketinin oluşturabileceği bir travma oluşturmasıdır. Bu durum diş etlerinde ciddi yaralanmalara sebebiyet verebilmektedir. Özellikle karma dişlenme döneminde olan, süt dişlerinin düşüp daimi dişlerin çıkmaya başladığı hastalarımızda, diş etleri daha hassastır. Elektrikli diş fırçasına, bu dönemde, daimi dişler tamamlanana kadar, ara vermek doğru bir yaklaşım olacaktır. Diğer taraftan, çocuk, fırça başlığının dönme hareketini yönlendiremeyeceği ve otomatik fırça hareketlerinin temizleme etkisini öngöremeyeceği için, diş etlerine zarar vermese dahi, etkili fırçalama ve yeterli temizlik sağlayamayabilir. Dişlerinde konum bozukluğu olan, yer darlığı sebebiyle dişlerde çarpık, sıkışık dizilim gördüğümüz çocuk hastalarda bu durum daha fazla önem kazanır. Bu nedenle, çocuklarda elektrikli diş fırçası mutlaka ebeveyn kontrolünde kullanılmalıdır.”

 İşte Diş Fırçası ile İlgili Bilmeniz Gerekenler… 

1.Bebeklik döneminde ilk süt dişleri çıkmaya başladığı andan itibaren, dişler, bebekler için uygun olan bir diş fırçası ve diş macunu ile günde 2 sefer fırçalanmaya başlanmalıdır.

2.Çocuklar için tercih edilecek diş fırçasının; başlığı çocuğun yaşı ve ağız yapısı için doğru büyüklükte seçilmeli, köşeleri yuvarlak olmalı, kılları yumuşak ve temizlenebilir olmalı, sapı çocuğun kolay kavrayabileceği yapıda tercih edilmeli ve mutlaka 3 ayda 1 değiştirilmelidir.

3.Çocuklara, dişlerini kendilerinin fırçalamasına izin vererek, küçük yaşlardan itibaren diş fırçalama alışkanlığı kazandırılmalı, ancak etkili diş fırçalama mutlaka ebeveynler tarafından yapılmalıdır.

4.Çocukların doğru teknik ve yeterli etkinlikte diş fırçalamaya başlayabilecekleri, ortalama 8-10 yaşına kadar, dişler ebeveynlerin kontrolünde fırçalanmalıdır.

5.Elektrikli diş fırçaları daimi dişlerin tamamlandığı döneme kadar ebeveynlerin kontrolünde kullanılmalıdır.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri