Connect with us

Sağlık

Bebeğinizin Uyumamasının 5 Önemli Nedenihaberi

Bebeğin dünyaya gözlerini açtığı ilk dönemler olarak bilinen 0-12 ay arasında gün içinde ağlaması oldukça doğal karşılanıyor.

Published

on

Bebeğin dünyaya gözlerini açtığı ilk dönemler olarak bilinen 0-12 ay arasında gün içinde ağlaması oldukça doğal karşılanıyor. Kelime dağarcığı henüz oluşmamış bebekler bu dönemde isteklerini el işaretleri, göz teması, surat ifadeleri ve bilindik şekli ile ağlama sayesinde elde edebiliyor. Ancak bebeklerde ağlamanın sık ve süreklilik içerisinde görülmesi ebeveynlerde bebeğin sağlığına dair şüphelere ve paniğe yol açıyor. Bebeklerde uyumama nedeni birbirinden farklılık gösterebiliyor. Ancak çok az bebek nedensiz uyumama durumunu yaşıyor. Uyku probleminin altında ise mutlaka bebeği huzursuz edecek bir neden oluyor. Diyarbakır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mehmet Celaloğlu, bebeklerde ortaya çıkan uyku problemlerinin önemli nedenlerini paylaştı.

Sağlıklı gelişim için uyku şart 

Uyku ve gelişim birbirinden koparılamayan iki önemli unsur olarak bilinmektedir. Bebeklik döneminde yeteri kadar uyku fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimin desteklenmesi hususunda önem arz eder. Sağlıklı gelişimin önemli bir parçası olan uykunun yeteri kadar gerçekleşmesi gerekmektedir. Bebek için yeteri kadar beslenme ve uyku zeka gelişimini destekleyecektir. Aynı zamanda bebekte ortaya çıkan uyku problemli yalnızca bebeği değil, ebeveynleri de oldukça olumsuz etkilemektedir. Bu süreçte huzursuz olan ebeveynler uyku düzenin oluşması için bazı bitkisel yöntemler veya ilaçlar denemesi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Hekim önerisi dışında bu tür ilaçlar kişi tavsiyesi üzerine alınmamalıdır. Burada en önemli basamak bebeğin uyku probleminin temelinde yatan sorunu bulmaktır. Sorun odaklı çözümler ile ilerlemek sağlıklı bir uyku düzeninin oluşturulmasına da yardımcı olacaktır. 

Uyku probleminin nedeni bu durumlar olabilir

Bebeğin uyumama nedeni veya nedenleri kısaca şu şekilde sıralanabilir;

Diş çıkarma: Bebeklerde 6. ay ve sonrasında yavaş yavaş diş çıkarmaya başladığından bu dönemde asabi ve huzursuz olabilirler. Ağzından salya akması ve ağzını kaşımaya çalışması diş çıkarma belirtileri arasındadır. Bu dönemde ishal, emme isteğinin azalması, uyumama veya uykudan ağlayarak uyanma sık görülen belirtilerdir. Hekim onaylı ateş düşürücü ilaçlara ek olarak kaşınan yerler parmağa takılan bebek diş fırçaları ile fırçalanarak ağrıyı azaltma önerilir. Soğuk bir bez ya da kaşıyıcı oyuncak yardımı ile kaşınan dişlerin kaşınması ağrı ve acıyı azaltacaktır. 

Yeme isteği: Bazı bebekler anne sütü emmeyi ve ek gıda tüketmeyi reddeder. Bazı bebeklerde ise az az sık sık emme isteği ve yeme isteği görülebilir. Özellikle ilk aylarda neredeyse tüm bebeklerde açlık nedeniyle uykusuzluk görülebilir. Aç karna uyumayı sevmeyen bu bebekler hızlı doyduğu gibi hızlıca da acıkabilir ve özellikle geceleri emme isteği ile uyanabilir. Uyandıktan sonra beslenmesine rağmen uyumayabilir. Bu süreçte sabırlı davranarak bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak ve sakin kalmak sürecin kolay atlatılması ve bebeğin huzurlu olması oldukça önemlidir. Anne ne kadar gergin ve rahatsız olursa bebek de kadar gergin olacaktır. 

Uyku düzeni: Gündüz ve gece ayrımı olmayan bebeklerin gün içerisinde uyanık olması ebeveynler için pek sorun olmayabilir. Ancak gece hiç uyumayan ve sürekli ağlayan bebek bu dönemde ebeveynleri zorlayabilir. Bu duruma eşlik eden farklı bir sağlık sorunu yoksa, bebeğin uyku düzeninin oluşması için gün içerisinde tam anlamıyla uyumaması doğumdan sonra ilk dönemde gündüz 6 saat olmak ile birlikte yavaş yavaş bu sürenin azaltılarak gece uykularına eklenmesi önerilir. 

Alt ıslaklığı: Alt bezi temiz olmadığında veya değişim süresi geldiğinde bebekler rahatsız olur. Bu rahatsızlık uyku kaçırma ve ağlama nöbetleri ile sonuçlanır. Devam eden bir ıslaklık ve bunun getirdiği soğukluk rahatsız etmekle kalmaz, aynı zamanda dışkıda ya da idrarda yer alan bakterilerin ve zararlı mikroorganizmaların hastalığa neden olmasıyla sonuçlanır. Temiz ve aralıksız bir uyku için alt ıslaklığı kontrol edilmelidir. 

Oda sıcaklığı: Soğuk ve sıcak kavramını algılayamayan ve anlatamayan bebeğiniz çareyi ağlayarak ya da uyanık kalarak anlatmaya çalışmakta bulur. Yetişkinler nasıl giyiniyorsa bebeklerde de giyim şekli onlara yakın olmalıdır. 

Deliksiz bir uyku için yapılması gerekenler

Bebeğinizin deliksiz bir uyku çekebilmesi için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanabilir;

  • Bebeğinizin az gürültü bir ortamda uyutulması önemlidir. Çok sessiz ortamlarda uyku düzenini oluşturmak daha sonrasında hafif gürültülü ortamlarda dahi bebeğin uyumamasına ve huzursuz olmasına neden olabilir.
  • Alt bezinin temiz olması önemlidir.
  • Beslenme ihtiyacının karşılanmış olması gerekir. Aç karna uyuyamayacağı gibi midesinin aşırı şiş olmaması gerekir.
  • Anne asabi ve gergin olmamalıdır. Anne sütü emen bebek bu huzursuzluğu hisseder ve gerginleşir. 
  • Uygun oda sıcaklığı gereklidir. Sıcak hava terleme ve bunalma hissi yaratacağından soğuk hava ise üşüme kaynaklı uykusuzluk yapabilir.
  • Ninni, şarkı söylenebilir,
  • Ayakta ve beşikte sallanabilir. Ancak sık sık uygulanması alışkanlık haline getirebilir,
  • Uyku öncesi banyo yaptırılması rahatlatıcı olacaktır.
  • Gece gündüz ayrımının anlaşılabilmesi için ortamın karanlık olması gerekir.
  • Bebek yağı ile baş, boyun, bacaklara ve sırta masaj yapılması uykuya rahatlıklar geçmeye yardımcı olur.
  • Uyku arkadaşı pelüş ayı, bebek vb. uykuya geçişi kolaylaştırıcı olacaktır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri