Yazar: editor

  • Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki şirketlerin neredeyse yarısı InfoSec personeli yetersizliği ile mücadele ediyorhaberi

    Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki şirketlerin neredeyse yarısı InfoSec personeli yetersizliği ile mücadele ediyorhaberi

    Cyber Security Weekend’de açıklanan son Kaspersky araştırmasının  bulgularına göre, dünya genelindeki şirketlerin %41’i nitelikli siber güvenlik uzmanı açığıyla karşı karşıya. Bu sorun Orta Doğu, Türkiye, Afrika (META) bölgesi için daha da hassas hale geliyor ve şirketlerin %43’ü yetersiz personele sahip olduğunu söylüyor. En fazla personel açığı kötü amaçlı yazılım analistleri ve bilgi güvenliği araştırmacıları arasında görülüyor.

    Saldırıların sıklığı ve karmaşıklığının artmasının yanında iş dünyasında InfoSec profesyonellerine olan talep büyüdükçe, şirketin beceri ve uzmanlık düzeyi gereksinimlerini karşılayan çalışanların sayısı azalıyor. Siber güvenlik şirketleri ve uluslararası kuruluşlar tarafından yürütülen çalışmalar, InfoSec profesyonellerinin eksikliğini vurguluyor. (ISC)2 siber güvenlik işgücü çalışması tarafından yürütülen araştırma, 2022 yılında InfoSec çalışanları işgücü açığının neredeyse 4 milyon olduğunu ortaya koyuyor.

    Sektörler genelinde siber güvenlik ihtiyaçlarına bakıldığında, kamu sektörü siber güvenlik çalışanları için en yüksek talebe sahip ve ihtiyaç duyduğu InfoSec rollerinin neredeyse yarısının (%46) doldurulmadığını kabul etmiş durumda. Telekom ve medya sektöründe %39 oranında personel açığı bulunurken, perakende ve toptan satış ile sağlık sektörlerinde %37 oranında personel açığı bulunuyor.

    Kaspersky ICS CERT Güvenlik Evangelisti Vladimir Dashchenko, şunları söylüyor: “Nitelikli InfoSec uzmanlarının eksikliğini azaltmak için şirketler yüksek maaşlar, daha iyi çalışma koşulları ve prim paketleri sunarken, aynı zamanda en son bilgileri içeren güncel eğitimlere yatırım yapıyor. Ancak araştırma sonuçları bu önlemlerin her zaman yeterli olmadığını gösteriyor. Bazı gelişmekte olan bölgelerdeki yerel BT pazarının büyüme hızı o kadar çabuk değişiyor ki, işgücü piyasası bu kadar az sürede gerekli beceri ve uzmanlığa sahip uygun uzmanları eğitmeyi ve yetiştirmeyi başaramıyor. Bununla birlikte gelişmiş ekonomilere ve olgunlaşmış işletmelere sahip bölgeler, büyüme oranları pazar ortalamasının altında olduğu için InfoSec uzmanları konusunda bu kadar ciddi bir eksiklik bildirmiyor.” 

    Kaspersky uzmanları, küresel siber güvenlik personeli açığının olumsuz sonuçlarını en aza indirmek için şunları öneriyor:

    • Ek işe alım yapmadan siber güvenlik uzmanlığı elde etmek için Kaspersky Managed Detection and Response (MDR) ve/veya Incident Response gibi yönetilen güvenlik hizmetlerini benimseyin. Şirketin kendi güvenlik çalışanı olmasa bile bunlar siber saldırılara karşı korunmaya ve olayları araştırmaya yardımcı olur.
    • Personelinizi en son bilgilerle güncel tutmak için ek siber güvenlik kurslarına yatırım yapın. Kaspersky Expert training ile InfoSec uzmanları zorlu becerileri geliştirebilir ve şirketlerini saldırılara karşı savunabilir.
    • Kendi uzmanlığınızı test etmek ve kritik durumlarda nasıl düşündüğünüzü değerlendirmek için interaktif simülatörleri kullanın. Örneğin, yeni Kaspersky interaktif fidye yazılımı oyunu ile şirketin BT departmanının bir saldırıyı nasıl yaygınlaştırdığını, araştırdığını ve yanıt verdiğini gözlemleyebilir ve oyunun ana karakterini yönlendirerek hayati kararlar alabilirsiniz.
    • BT güvenlik ekibinin yükünü azaltmak ve hata yapma olasılığını en aza indirmek için Kaspersky Extended Detection and Response (XDR) gibi merkezi ve otomasyona dayalı çözümler kullanın. Bu çözümler, birden fazla kaynaktan gelen verileri tek bir yerde toplayıp ilişkilendirerek ve makine öğrenimi teknolojilerini kullanarak tehditlerin etkili biçimde tespiti ve hızlı otomatik yanıt olanakları sağlar.

    InfoSec işgücü piyasasının durumuna ilişkin daha fazla bulgu içeren raporun tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Monster Notebook, Intel® 14. nesil işlemcili cihazlarını satışa sunduhaberi

    Monster Notebook, Intel® 14. nesil işlemcili cihazlarını satışa sunduhaberi

    Türkiye’de oyun bilgisayarı denildiğinde akla gelen ilk marka olan Monster Notebook, 14. Nesil Intel Core işlemci mimarisiyle donatılmış güçlendirilmiş ürünlerini satışa sundu. Güç ve performansa dayalı cihazlarıyla sınırları zorlayan Monster Notebook, yüksek işlem gücüne sahip performanslı notebook arayanlara 14. Nesil Intel Core işlemcili Tulpar T6 serisi cihazlarıyla benzersiz bir deneyim sunuyor.

    Monster Notebook, yeni 14. Nesil Intel® Core™ Raptor Lake Refresh işlemci mimarisine sahip, yüksek performansı mümkün kılan ürün serilerini satışa sundu. Monster Notebook’un ince ve hafif tasarıma sahip yeni notebookları, kullanıcılarına yüksek performans sunuyor. 

    14. Nesil Intel® Core teknolojisiyle benzersiz oyun deneyimi

    14. nesil işlemci mimarisini üzerine bulunduran Monster Notebook T6 serisi ürünler, oyunseverlerin en gerçekçi oyun deneyimi yaşamalarını sağlıyor. 4080 Nvidia RTX ekran kartı özellikleriyle kullanıcıların görsel şölen beklentilerine cevap veren ürün serisi, gücün verimli kullanılmasını sağlıyor. 165Hz ekran tazeleme hızı sunan ürünler, oyunlarda anlık tepki verebilmeyi ve eğlenceyi katlamayı mümkün kılıyor.  

    Hem oyunda hem de performans gerektiren işlerde üstün performans

    Türkiye’den global arenaya çıkan laptop markası olan Monster Notebook tarafından satışa sunulan Tulpar T6 V1.2, Intel’in en son işlemci mimarilerinden biri olan Raptor Lake Refresh Core I9 14900HX’e sahip. 16 inç ekrana sahip olan ürün, 2560×1600 oranında çözünürlük, altın oran ve 165Hz tazeleme hızına sahip ekran paneli ile geliyor. 12GB Nvidia GeForce RTX 4080 ekran kartıyla kullanıcılara benzersiz bir deneyim sunan notebook hem oyun hem de performans gerektiren işlerde üstün bir güç sunuyor.

    Sıvı termal macunla efektif soğuma

    Sıvı termal macun destekli soğutmaya sahip Tulpar T6 V1.2, normal bir termal macuna göre %1.700 daha fazla iletkenliğe sahip sıvı metal termal macunuyla hem CPU’da hem GPU’da en zorlu anları kolaylaştırıyor. Katı termal macunlu sistemlere göre 9 dereceye kadar daha iyi soğutma performansı sağlayan macun, efektif bir soğutma gerçekleştiriyor.

    64 GB’a kadar yükseltme imkanıyla hem işte hem oyunda benzersiz bir performans sunan Tulpar, yüksek hızlı PCIe 4.0 uyumlu Gen4 SSD desteği ve DDR5-5600 MHz yüksek bellek frekansıyla hem profesyonel iş akışında hem de yüksek RAM isteyen oyunlarda kesintisiz bir deneyim sağlıyor. 

    Thunderbolt 4 ile hızlı dosya – veri aktarımı, PD (Power Delivery) desteği ve 330W şarj adaptörüne sahip notebook, fan çıkışlarındaki ayarlanabilir RGB LED’le estetik bir görünüm sergiliyor.

    Ömür boyu bakım garantisi ile daha uzun ömürlü 

    Monster Notebook, “Ömür Boyu Ücretsiz Bakım Garantisi” kapsamında ücretsiz bakım hizmeti sunarak üstün müşteri deneyimi politikasının hakkını veriyor. Bu hizmetten yararlanmak isteyen kullanıcılar, anlaşmalı kargo şirketleriyle Monster Notebook’larını ücretsiz olarak teknik servislere gönderebiliyor. Bakım hizmeti kapsamında yapılan fan, toz, klavye, ekran temizliği ve termal macun yenilemesi gibi işlemler cihazların ilk günkü performansını koruyor ve kullanım ömrünü uzatıyor. Monster Notebook, ilk 15 gün içinde koşulsuz iade sağlıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ericsson Araştırma Türkiye, Avrupa'daki 6G Araştırmalarını Geliştirmeye Yönelik ROBUST-6G Projesine Katılıyorhaberi

    Ericsson Araştırma Türkiye, Avrupa'daki 6G Araştırmalarını Geliştirmeye Yönelik ROBUST-6G Projesine Katılıyorhaberi

    • Ericsson Araştırma Türkiye, küresel proje koordinatörü olarak, ROBUST-6G projesine 6G güvenliğinde Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi (AI/ML) kullanımı konusunda katkı sağlayacak.
    • ROBUST-6G projesi, yeni 6G hizmet ve şebekelerinin dinamik yapısının gelecekteki siber-fiziksel süreçlerde yaratacağı zorlukların üstesinden gelmeyi hedefliyor. Projenin, bu doğrultuda, veri odaklı ve AI/ML tabanlı güvenlik çözümleri geliştirilmesine katkıda bulunması planlanıyor.

    Ericsson (NASDAQ: ERIC) Araştırma Türkiye, son Avrupa Akıllı Şebekeler ve Servisler Ortak Girişimi (SNS JU) kapsamında fonlanan ROBUST-6G projesini başlattığını duyurdu. Projeyle, 6G güvenlik teknolojileri için yenilikçi çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor. 

    Ericsson Araştırma Türkiye, konsorsiyumdaki 12 uluslararası ortakla birlikte yürütülecek ROBUST-6G projesinde küresel proje koordinasyonu rolünü üstlenecek. Böylece Ericsson Araştırma Türkiye, Türkiye’de bir Ufuk Avrupa projesinde koordinatörlük görevi üstlenen ilk Bilgi ve İletişim Teknolojileri (ICT) organizasyonu olacak.

    6G şebekelerinin, öngörülen kullanım senaryolarının gerektirdiği zorlu ve çeşitli ihtiyaçları karşılayabilmesi için programlanabilir, uyarlanabilir ve verimli olması gerekiyor. Ancak, verimlilik, programlanabilirlik ve esneklik düzeyindeki artış 6G şebekelerinin yönetilmesini ve işletilmesini karmaşık hale getirecek. Bu karmaşıklığın üstesinden gelmek için de şebeke ve hizmet yönetiminin tamamen otomatikleştirilmesi gerekiyor. Ayrıca, şebeke hizmetlerinin, altyapısının ve verilerin olası siber güvenlik risklerinden korunması elzem hale geliyor.

    ROBUST-6G projesi, 6G şebekelerinin fiziksel, servis ve altyapı katmanlarının bu siber güvenlik risklerine dayanımlı hale getirilmesi için en yeni yaklaşımlarla çözüm getirmeyi amaçlıyor. ROBUST-6G, bu amaca ulaşmak için Sıfır Dokunuş Şebeke ve Servis Yönetimi (Zero-Touch Security and Service Managment, kısaca ZSM) ve Yapay Zeka/Makine Öğrenimi (AI/ML) tekniklerini kullanarak, tam otomatik, uçtan uca akıllı şebeke ve hizmet güvenliği yönetim çerçevesini tasarlayıp uygulayacak.

    ROBUST-6G projesi, dağıtık zeka (Distributed Intelligence), mahremiyet iyileştirmeleri ve AI/ML’deki şeffaflık konularındaki dayanıklılığı inceliyor. Proje, aynı zamanda 6G şebeke tasarımında enerji verimliliği sağlayan sürdürülebilir yapay zeka yöntemlerini de teşvik edecek. ROBUST-6G, AI/ML tabanlı fonksiyonlar için gerekli performansı sağlarken bilişim gereksinimlerini iyileştirip tüketilen enerjiyi en aza indirmeyi hedefliyor vetoplum genelinde sürdürülebilir çözümleri mümkün kılma vizyonunu benimsiyor.

    Avrupa Akıllı Şebekeler ve Servisler Ortak Girişimi (SNS JU), 6G için daha detaylı tasarım ve sistem optimizasyonu hedefine doğru ilerlerken, mikroelektroniği ve sürdürülebilirliği temel unsurlar olarak program kapsamında fonlanan projelere entegre edilmesini teşvik ediyor.  Böylece standardizasyon çabalarına güçlü bir şekilde katkıda bulunacak birinci sınıf 6G teknolojileri oluşturulmasını amaçlıyor.

    Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Kablosuz iletişim teknolojisinin en yeni nesli 6G, her yerde kablosuz zeka sunabilme özelliğiyle devrim yaratma potansiyeline sahip. Yapay zekanın, hem gelecekteki teknolojik gelişmeleri desteklemesi  hem de bu teknolojilerin güvenilirliğinin sağlanmasında kritik bir rol oynaması bekleniyor. Aynı zamanda şebekelerdeki yapay zeka bileşenlerinin güvenilirliği de büyük önem taşıyor. ROBUST-6G projesinin bir parçası olarak, yapay zeka destekli 6G güvenliği araştırmalarına katkıda bulunacağımız için gurur duyuyoruz. 6G, iletişim teknolojilerinin geleceğini temsil ediyor ve bu teknolojilerin dünyada gerçek bir fark yaratma etkisi olduğuna inanıyoruz.”

    Yeni SNS JU Proje Portföyüne İlişkin Genel Değerlendirme

    Program kapsamında fonlanan her proje, 6G araştırma alanının büyük bir bölümüne yayılan yenilikçi yaklaşımları inceliyor. Bağımsız dış uzmanlardan oluşan bir değerlendirme komitesi tarafından ele alınan proje teklifleri, uygulamanın mükemmellik düzeyi, etkisi, kalitesi ve verimlilik kriterleri üzerinden değerlendiriliyor. Konu ve kapsam olarak çeşitlilik gösteren projeler, 6G’ye ilişkin zorlukların çok yönlü bir yaklaşımla ele alınmasını sağlayıp geniş bir yelpazede yenilikçi çözümler vaat ediyor:

    • Sistem Mimarisi: 6G şebekelerinin temel yapısının daha fazla dayanıklılık, uyarlanabilirlik ve verimlilik sağlayacak şekilde güçlendirilmesine öncelik veriyor.
    • Kablosuz İletişim Teknolojileri ve Sinyal İşleme: Terahertz iletişim ve entegre iletişim-algılama paradigmaları gibi gelişmeler inceleniyor.
    • İletişim Altyapı Teknolojileri ve Cihazları: Fiziksel ve sanal altyapının yeni 6G teknolojilerini destekleyecek şekilde güçlendirilmesi ve genişletilmesini kapsıyor.
    • Güvenilir Servisler ve Akıllı Güvenlik: Kullanıcı verilerinin korunmasına ve mahremiyetine öncelik veren 6G’ye güvenli bir şekilde geçiş sağlanmasını kapsıyor. 
    • 6G Şebekeleri için Mikroelektronik Tabanlı Çözümler: 6G şebekelerine yönelik ileri mikroelektronik çözümlerin geliştirilmesi ve doğrulanması için çalışılıyor.
    • AB-ABD 6G Araştırma & Uygulama İş birliği: 6G’nin bütünsel bir şekilde geliştirilmesi amacıyla endüstriler, akademi ve düzenleyici kurumlar arasındaki sinerji teşvik ediliyor.
    • Tamamlayıcı SNS Deneysel AB Çapında Federasyon Altyapısı: Uçtan uca 6G mimarisinin doğrulanmasını amaçlayan, AB ölçeğinde deneysel altyapının kurulması ve yaygınlaştırılması hedefleniyor. 
    • SNS Toplumsal Zorluklar: Teknolojik gelişmeleri toplumsal ihtiyaç ve faydalarla uyumlu hale getirmek amacıyla 6G’nin geniş ölçekli toplumsal etkileri ele alınıyor.
    • Dikey Sektörleri Kapsayan Geniş Ölçekli Deneme ve Pilot Çalışmalar: 6G teknolojilerinin bağlantılı ve otomatik mobilite, sağlık hizmetleri, akıllı şehirler, eğitim ve tarım gibi sektörlerde gerçek dünya uygulamalarına aktarılmasını kapsıyor.

     

    ROBUST-6G, SNS JU tarafından fonlanan Ocak 2024 itibariyle faaliyete geçecek 27 yeni araştırma, inovasyon, test ve demonstrasyon projesi arasında yer alıyor. Tüm projeler, çığır açan yenilikler, deneysel platformlar ve büyük ölçekli çalışmalar sunuyor, dünya standartlarında araştırmaları teşvik ediyor ve böylece dünyanın dijitalleşen geleceğini şekillendirerek akıllı şebekeler ve hizmetler geliştirme yolunda önemli bir adımı temsil ediyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Xiaomi 14 Serisi Bütün İhtişamıyla Uluslararası Pazarlarda Satışa Sunulduhaberi

    Xiaomi 14 Serisi Bütün İhtişamıyla Uluslararası Pazarlarda Satışa Sunulduhaberi

    HyperOS ile güçlendirilen ve yeni nesil Leica optik özellikleriyle donatılan Xiaomi 14 Serisi ve ekosistem ürünleri uluslararası pazarlarda satışa sunuldu.

    Küresel teknoloji lideri Xiaomi, Barselona’da düzenlenen özel bir lansman etkinliğiyle en yeni amiral gemisi akıllı telefonlarından oluşan Xiaomi 14 Serisini duyurdu. Lansman, Xiaomi’nin küreselde tüketicilerine benzersiz deneyimler sunma konusundaki kararlılığında önemli bir kilometre taşına işaret ediyor.

    Stratejik ortaklıklarını 2022 yılında resmileştiren Xiaomi ve Leica, mobil görüntüleme sektöründe devrim yaratmaya devam ediyor. Xiaomi, durmak bilmeyen mükemmellik arayışıyla sunduğu her ürün neslinde sektör standartlarını sürekli olarak yeniden tanımlıyor. Leica Summilux optik özelliklerini bünyesinde barındıran Xiaomi 14 Serisi, iş birliğinin zirvesini temsil ediyor. Yapılan kombinasyon, en gelişmiş optik konseptleri ve ürün tasarımlarını gözler önüne sererek Xiaomi’nin mobil görüntüleme inovasyonunda küresel bir lider olarak konumunu sağlamlaştırıyor.

    Profesyonel görüntüleme alanının amiral gemisi Xiaomi 14 Ultra, eşsiz performans ve yenilikçi tasarım sunuyor

    Geleneksel kamera estetiğinden ilham alan Xiaomi 14 Ultra, aerodinamik düz arka tasarıma sahip kendine özgü dairesel bir kamera modülü sergiliyor ve uluslararası pazarlarda Siyah ve Beyaz olmak üzere iki klasik renkte sunuluyor.5

    Xiaomi 14 Ultra’nın tasarımı, yüksek mukavemetli alüminyum çerçeve, Xiaomi nano teknoloji vegan deri ve Xiaomi Shield Glass’tan oluşan sağlam Xiaomi Guardian Structure etrafında şekilleniyor. Tek bir alüminyum bloktan üretilen Xiaomi 14 Ultra, 1,38 kat daha iyi çerçeve gücü sunuyor. Yeni geliştirilen bir formüle sahip olan Xiaomi nano teknoloji vegan deri, 6 kat daha iyi aşınma direnciyle daha ince ve daha hafif bir yüzey sağlıyor.1 Xiaomi Shield Glass kullanan Xiaomi 14 Ultra’nın yenilikçi “All Around Liquid” ekranı, tüm kenarlarda ve köşelerde tutarlı bir kavis oluşturarak ekranı yeniden tanımlıyor ve düz bir ekranın görsel çekiciliğini kavisli bir kenarın dokunsal etkileşimiyle kusursuz bir şekilde harmanlıyor. Ayrıca çarpıcı WQHD+ (3200 x 1440) çözünürlük, 522 ppi piksel yoğunluk ve değişken 1-120Hz yenileme hızına sahip olan Xiaomi’ye özel C8 WQHD+ 6,73 inç AMOLED ekran sürükleyici bir deneyim sunarken 3000 nit gibi etkileyici bir tepe parlaklığı ile destekleniyor.

    Xiaomi 14 Ultra, 12 mm’den 120 mm’ye kadar uzanan kayda değer bir odak uzaklığı aralığına sahip dört kameradan oluşan profesyonel bir kurulum içeriyor. ƒ/1.63-ƒ/4.0 kademesiz değişken diyafram açıklığı ile donatılan ana kamerası, çeşitli senaryolarda kusursuz pozlama ayarları sunuyor. 14EV’ye kadar dinamik aralığa sahip ultra büyük entegre 1 inç LYT-900 görüntü sensörü, zorlu ortamlarda bile olağanüstü görüntü kalitesi sağlıyor. Dörtlü kamera kurulumunu Leica 75 mm hareketli bileşenlere sahip telefoto kamera, Leica 120 mm periskop kamera ve Leica 12 mm ultra geniş kamera tamamlıyor.

    Xiaomi 14 Ultra, dört kameranın tamamında 8K 30fps çekim desteği ile mobil görüntüleme alanına öncülük ediyor. Leica optik özellikleri ve 50 MP sensörüyle 8K videolarda benzersiz netlik yakalayarak profesyonel post prodüksiyon düzenlemelerini kolaylaştırıyor. Ana kamerası 4K 120 fps çekim desteği sunuyor ve 5x ağır çekim efektlerine uyum sağlayabiliyor. Ayrıca 4K çözünürlükte, 60 fps’de tam aralıklı yakınlaştırma özelliği içeriyor. Cihaz ayrıca 4K 60 fps’de Dolby Vision®️ destekli çekim imkanı sunuyor ve akıcı videolar için sabitleme özelliğini bünyesinde barındırıyor. Hem çevreleyen hem de yönlü ses kaydı sağlayan 4 mikrofon içeren bir dizi oluşturmak için cihaza bir mikrofon daha eklendi.

    Yeni Film modu, 2,39:1 en boy oranı ve 180° deklanşör kuralı gibi sinema sektörüne özgü uygulamalarla otantik bir sinema görünümüne ve hareket bulanıklığına sahip çekimlere imkan tanıyor ve profesyonel bir videografi deneyimi sunuyor. Tamamen yeni MasterCinema, özellikle HDR ekranlarda önceki 8 bit BT.709 standardını aşarak daha zengin ayrıntılar, vurgular ve gölgeler elde etmek için HDR videoları 10 bit Rec.2020’de kodluyor. Yönetmen modu, gelişmiş parametre kontrolleri ve esnek post prodüksiyon için Log formatında kayıt ile profesyonel düzeyde arayüz sunuyor. Xiaomi 14 Ultra sürükleyici bir prodüksiyon deneyimi için harici monitörler olarak diğer Xiaomi cihazlarıyla entegre edilebiliyor.

    Xiaomi 14 Ultra ile birlikte tanıtılan ve fotoğraf ve videografi meraklıları için tasarlanan Xiaomi 14 Ultra Photography Kit, özel tutacak ve kılıfıyla daha fazla özellik sunuyor. İki kademeli deklanşör düğmesi, yakınlaştırma kolu, özelleştirilebilir video kayıt düğmesi ve ek bir özel kadran içeriyor. Ayrıca 1500 mAh pil ömrü sağlayan harici bir güç kaynağı olarak da işlev görüyor. Bu aksesuar ayrı olarak satılıyor.

    Ödün vermeyen deneyimle Xiaomi 14, kompakt yapı ve öncü görüntü teknolojilerini hayata geçiriyor

    Yalnızca 152,8 mm x 71,5 mm x 8,20 mm boyutlarında olan Xiaomi 14, kompakt bir günlük arkadaş olarak tasarlandı.1 Hafif kavisli arka paneli, rahat ve güvenli bir tutuş sağlayarak uzun süreli kullanıma olanak tanıyor. Hoparlörün ekrana ve kızılötesi bağlantı noktasının kamera decosuna yerleştirilmesiyle minimalist bir estetik elde edilirken, üst ve yan çerçevelerde daha sade bir görünüm sunuluyor. Ultra ince çerçeve tasarımı, panel devrelerini ekrana entegre etmek için gelişmiş FIAA teknolojisini kullanıyor ve sonuç olarak sürükleyici bir görüntüleme deneyimi için 1,71 mm’lik ince bir alt çerçeve elde ediliyor.1

    Xiaomi 14, 14 mm’den 75 mm’ye kadar geniş bir odak aralığını kapsayan çok yönlü bir fotoğrafçılık deneyimi sağlayan bir üçlü kamera kurulumu ile birlikte geliyor. Ana kamerada Light Fusion 900 görüntü sensörüyle birleştirilen yükseltilmiş ƒ/1.6 diyafram açıklığına sahip Leica Summilux optik lenslerle tasarlanan Xiaomi 14, 13.5 EV’ye kadar dinamik aralık sunuyor. Ayrıca çözünürlüğü 50MP’ye yükseltilen Leica 14 mm ultra geniş kameranın yanı sıra 10 cm minimum odak mesafesiyle beğeni toplayan Leica 75 mm hareketli bileşenlere sahip telefoto lensi de içeriyor.

    Xiaomi 14, 6,36 inç CrystalRes AMOLED 1.5K (2670 x 1200) çözünürlüğe sahip etkileyici bir ekranla birlikte geliyor. Piksel yoğunluğu 460 ppi’ye yükseltilen ekran, her zamankinden daha fazla ayrıntı sunuyor. Olağanüstü 3000 nit tepe parlaklığı ile canlı renkler sunuyor ve görseller doğrudan güneş ışığı altında bile netliğini koruyor. Ayrıca, 1 ila 120Hz arasında değişen yenileme hızı, internette gezinme, okuma ve oyun oynama gibi çeşitli etkinliklerde sorunsuz ve kesintisiz görüntüleme deneyimini garanti ediyor.

    Maksimum performans kapasitesini ortaya çıkaran ödünsüz donanım 

    Xiaomi 14 Serisi, son teknoloji işlemcileri, soğutma teknolojisindeki önemli gelişmeleri ve uzun pil ömrünü bir araya getirerek kusursuz bir şekilde optimize edilen akıllı telefon deneyimi sunuyor.

    Xiaomi 14 ve Xiaomi 14 Ultra, önceki nesle kıyasla1 %32’lik etkileyici bir CPU performans artışı ve %34’lük güç tüketimi düşüşü ile birlikte %34’lük olağanüstü bir GPU performans artışı ve %38’lik güç tüketimi düşüşüne sahip olan lider Snapdragon®️ 8 Gen 3 Mobil Platformu ile destekleniyor. Xiaomi 14 Serisi ayrıca, 320MHz bant genişliğiyle dikkat çekici Wi-Fi 72 özellikleri sunan Qualcomm FastConnect 7800 ile donatıldı. Xiaomi 14 Ultra, High Band Simultaneous (HBS) Multi-Link teknolojisiyle bir adım öteye geçerek mevcut en geniş kanal sayısını ve en düşük gecikme süresini sağlayarak yüksek hızlı çoklu cihaz bağlantısında devrim yaratıyor.

    Xiaomi IceLoop soğutma sistemi ile desteklenen her iki cihaz da video kaydı, hesaplamalı fotoğrafçılık, gerçek zamanlı yapay zeka ve yoğun oyun oynama gibi zorlu senaryolarda benzersiz bir akıcılık seviyesi sergiliyor. Xiaomi 14 Ultra, daha akıcı fotoğrafçılık ve videografi için kamera modülüne özel ikinci bir termal kanal ekleyen yeni Xiaomi Dual-Channel IceLoop sistemi ile çıtayı bir üst seviyeye taşıyor.

    Pil ve şarj açısından, Xiaomi Surge pil yönetim sistemi ile donatılan her iki cihaz da gün boyu uzun süreli performansı garanti ediyor. Xiaomi 14, 90W HyperCharge ve 50W kablosuz HyperCharge ile desteklenen 4610mAh pil içeriyor. Xiaomi 14 Ultra ise en yeni 80W kablosuz HyperCharge teknolojisinin yanı sıra 90W HyperCharge özellikli daha büyük bir 5000mAh pil içeriyor.3

    Xiaomi HyperOS akıllı ekosistemin geleceğini şekillendiriyor 

    Xiaomi 14 Serisi, Xiaomi’nin yedi yıllık özel geliştirme çalışmalarının bir sonucu olan son teknoloji Xiaomi HyperOS işletim sistemini içeriyor. Dört ana hedefe odaklanan bu insan merkezli sistem, “İnsan X Araba X Ev” akıllı ekosistemi dahilinde kapsamlı yeniden yapılandırma, cihazlar arası akıllı bağlantı, proaktif zeka ve uçtan uca güvenlik olarak tasarlandı. Xiaomi HyperOS ile Xiaomi 14 Serisi kullanıcıları, gelişmiş dosya ve bellek yönetimi özellikleri, grafik alt sistemiyle zenginleştirilen yenilenmiş bir kullanıcı arayüzü, cihazlar arasında sorunsuz ve güvenli bağlantılı bir deneyim sağlayan kapsamlı güvenlik ve gizlilik özellikleriyle maksimum sistem performansı deneyimliyor.

    Google Fotoğraflar ile yeni entegrasyon, kullanıcıların fotoğraflarını ve videolarını Xiaomi Galeri üzerinden Google Fotoğraflar’a güvenli bir şekilde yedeklemelerine olanak tanıyacak. Kullanıcılar ayrıca Google Fotoğraflar’da yedeklenen içerikleri doğrudan Xiaomi Galeri’den sorunsuz bir şekilde görüntüleyebilecek, düzenleyebilecek ve paylaşabilecek. Bu özellik, 2024 İlkbaharından itibaren dünya genelinde tüm Xiaomi cihazlarında kullanılabilir olacak.

    Xiaomi 14 Serisi, kullanıcılara daha akıllı bir yaşam sunmak için Xiaomi HyperOS tarafından desteklenen en son yapay zeka teknolojilerini içeriyor. Çeşitli sistem uygulamalarına entegre edilen büyük yapay zeka modelleri, daha akıcı ve akıllı özellikler sağlıyor. AI Subtitles (yapay zeka destekli altyazılar), video konferanslar sırasında konuşulan içeriğin gerçek zamanlı olarak yazıya dökülmesini sağlıyor. Doğal dil işleme yöntemini kullanan AI Album Search (yapay zeka ile albüm arama), kullanıcıların aradıklarını tarif ederek fotoğraf koleksiyonlarındaki belirli görüntüleri bulmalarına olanak tanıyor. AI Portraits (yapay zeka portreleri), önceden var olan görüntülerden türetilen yeni portre kompozisyonları oluşturmak için gelişmiş algoritmalar kullanıyor. Ayrıca AI Expansion (yapay zeka ile genişletme), mevcut görüntü içeriğinin gerçekçi şekilde genişletilmesini kolaylaştırarak yeni yaratıcı olasılıklar sağlıyor.

    Proaktif Zeka, cihazların kullanıcı ihtiyaçlarını proaktif olarak anlamasını ve buna göre hareket etmesini sağlayan Xiaomi HyperMind ile elde ediliyor. Xiaomi HyperMind, kullanıcı tercihlerini öğrenmek ve cihazları kullanıcıların ihtiyaçlarına göre otomatik olarak uyarlamak için cihazların dört algısal yeteneğini (çevre, görüş, ses ve davranış) kullanıyor. Örneğin, bir kullanıcı akıllı kapı kilidini açtıktan sonra oturma odasının ışığını açmayı alışkanlık haline getirmişse, Xiaomi HyperMind, kullanıcının onayını aldıktan sonra bu kalıbı öğrenerek odayı otomatik olarak aydınlatıyor.

    Geçtiğimiz yılın Ekim ayında Xiaomi, grup stratejisinde kapsamlı bir güncelleme yaparak “Akıllı Telefon x AIoT “den “İnsan x Araba x Ev” akıllı ekosistemine geçtiğini ve otomobillerin Xiaomi’nin stratejik odağının yeni ve önemli bir bileşeni haline geldiğini açıklamıştı. Xiaomi HyperOS tarafından desteklenen ve bağlantılı hale getirilen Xiaomi 14 Serisi, yeni IoT cihazlar ve Xiaomi SU7’nin küresel lansmanıyla şirketin teknolojik inovasyondaki öncü rolünü daha da pekiştiriyor. Bu portföydeki yenilikler, Xiaomi’nin inovasyon ve olağanüstü kullanıcı deneyimine olan kararlı bağlılığının altını çiziyor.

    Ürün bulunabilirliği

    Xiaomi 14’ün Siyah, Beyaz ve Yeşim Yeşili renk seçenekleri bulunuyor. 12GB+512GB versiyonu 49,999 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla 4 Mart itibariyle Türkiye’de satışa sunulacak. Xiaomi 14 ön satışa özel 400 TL indirim fırsatıyla mi.com/tr adresinde ön satışa sunuldu. Xiaomi 14 Ultra ise çok yakında Türkiye’deki kullanıcılarıyla buluşacak. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Xiaomi, AIoT Serisini Yeni Akıllı Yaşam Ürünleriyle Yenilediğini Duyurduhaberi

    Xiaomi, AIoT Serisini Yeni Akıllı Yaşam Ürünleriyle Yenilediğini Duyurduhaberi

    Küresel teknoloji devi Xiaomi, heyecan verici donanımlarıyla en yeni giyilebilir cihaz serisi Xiaomi Smart Band 8 Pro, Xiaomi Watch S3 ve Xiaomi Watch 2’yi uluslararası kullanıcıların beğenisine sundu. 

    Küresel teknoloji devi Xiaomi, en yeni giyilebilir cihaz serisinin küresel lansmanını gerçekleştirdi. Xiaomi 14 Serisi ile birlikte tanıtılan Xiaomi Smart Band 8 Pro, Xiaomi Watch S3 ve Xiaomi Watch 2 gibi heyecan verici giyilebilir cihazlardan oluşan seri, kullanıcıların spor, sağlık ve zinde yaşam tarzlarının her yönüne yönelik deneyimlerini geliştirmeye hazırlanıyor.

    Xiaomi Smart Band 8 Pro sporu modayla buluşturuyor

    Xiaomi Smart Band 8 Pro iyileştirilmiş kişiselleştirme, profesyonel spor takibi, kapsamlı sağlık durumu takibi ve diğer akıllı özelliklerini günlük kullanımla harmanlayan olağanüstü bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

    Xiaomi Smart Band 8 Pro, geliştirilmiş 60Hz yenileme hızına ve 336×480 piksel çözünürlüğe sahip 1,74 inç büyüklüğünde yeni AMOLED ekranıyla dikkatleri üzerine topluyor. İnanılmaz derecede ince ve hafif olan akıllı bileklik yalnızca 9,99 mm kalınlığında ve 22,5 g ağırlığında.¹ Gövdesi şık bir metalik çerçeveye sahip olan bileklik, Corning® Gorilla® Glass Victus® ön cam ile korunuyor. 

    Cihaz ayrıca, ortam ışığı parlaklığını otomatik olarak ayarlamayı destekleyen bir ışık sensörü içeriyor ve ekranın çeşitli aydınlatma koşullarında kolayca görülebilmesini sağlıyor.

    Kullanımı kolay ve son derece şık olan Xiaomi Smart Band 8 Pro’nun, gövdesinin her iki tarafında kayışın hızla çıkarılabilmesine olanak tanıyan mekanizmalar bulunuyor. Kullanıcıların akıllı bilekliğin görümünü kendi zevklerine göre kişiselleştirebilmeleri için çeşitli kayış malzemeleri içeriyor. Bilekliğin siyah ve gümüş olmak üzere iki renk seçeneği bulunuyor.² Bireysel tercihlere hitap etmek için Xiaomi Smart Band 8 Pro, kullanıcıların deneyimine eğlenceli bir dokunuş katan oyun temalı seçenekler dahil olmak üzere 200’den fazla saat yüzü seçeneği sunuyor.³

    Xiaomi Smart Band 8 Pro ayrıca, aralarından seçim yapılabilen 150’den fazla spor modundan oluşan kapsamlı seçeneklerle spor aktivitelerinin profesyonel düzeyde takibine olanak tanıyor. Çeşitli egzersiz seçeneklerine ve bireysel tercihlere hitap ediyor. Koşu meraklıları için akıllı koşu işlevi, kullanıcıların koşmadan önce istedikleri koşu hızını ayarlamalarını ve hız hatırlatıcıları ile yolda planladıkları şekilde ilerlemelerini sağlıyor. Cihaz ayrıca 10 farklı koşu parkuru sunarak egzersizler sırasında bilimsel ve sezgisel koşu rehberliği sunuyor. Ayrıca, yerleşik 3D egzersiz animasyonu, egzersizden önce ısınma ve esneme için net görsel rehberlik sağlayarak yaklaşan antrenmana daha iyi hazırlanılmasına olanak tanıyor.⁴

    Akıllı bileklik sağlık izleme işlevleri de içeriyor. Yeni 4 kanallı kalp atış hızı izleme modülü ile güncellenen ileri teknoloji, gün boyunca kalp atış hızını sürekli olarak izlemek ve sağlık verilerini gerçek zamanlı olarak kaydetmek için birden fazla sensör kullanıyor.⁵

    Xiaomi Smart Band 8 Pro, selefine kıyasla %23 daha uzun güç ömrü sağlayan 289mAh pil barındırıyor. Normal kullanımda 14 güne kadar dayanabiliyor, önceki nesle kıyasla 2 gün daha fazla dayanıyor ve sık sık şarj etmeden uzun süreli kullanım imkanı tanıyor.⁶ Akıllı bileklik dahili GNSS konumlandırma özelliğiyle kullanıcıların telefonları olmasa bile konumları hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlıyor. 5ATM sertifikalı Xiaomi Smart Band 8 Pro, Alexa sesli asistan ve “cep telefonunu bul” özelliği gibi çok çeşitli kullanışlı araçlar içeriyor ve kullanıcıların günlük yaşamlarına kolaylık katıyor.

    Tarzınızı konuşturun: Xiaomi Watch S3

    Klasik saat tasarımına sahip Xiaomi Watch S3, kullanıcıların hem moda hem de pratik ihtiyaçlarını karşılayabilen çok işlevli bir akıllı saat olarak öne çıkıyor.

    Büyük yuvarlak 1,43 inç AMOLED ekrana ve hafif alüminyum alaşımlı çerçeveye sahip Xiaomi Watch S3, klasik saatlerin tasarımlarını yansıtıyor. Xiaomi Watch S3, değiştirilebilir çerçeveler ve kayışlarla kullanıcılara yeni bir kişiselleştirme düzeyi sunuyor. Kullanıcılar çerçeveyi çevirerek yerine oturtabiliyor ve ana ekranda söz konusu çerçeveye özel benzersiz bir kadran görüntüleyebiliyor.⁷ Saat ayrıca portre otomatik tuşlama özelliğiyle kullanıcıların portre fotoğraflarına bilgi verilerini yerleştirerek 180’den fazla ücretsiz saat kadranına ek olarak benzersiz bir kişisel saat kadranı oluşturmalarını sağlıyor.⁸ 

    Xiaomi Watch S3, daha hızlı bağlantılar ve daha iyi bilgi senkronizasyonu sağlayan güçlü yeni Xiaomi HyperOS sistemi sayesinde üstün performans ve gelişmiş bir kullanıcı deneyimi sunuyor. 15 güne kadar dayanabilen ultra uzun pil ömrüne sahip olan saat, kullanıcıları hareket halinde tutuyor. Ayrıca hızlı şarj oluyor ve yalnızca 5 dakikalık şarjla iki güne kadar kullanım sunuyor.⁹ Kullanıcılar, Xiaomi Watch S3’te Xiaomi’nin bir ilk olma özelliğini taşıyan bir başka işlevi de kullanabiliyor. Bu işlev, kullanıcıların tek elle kişiselleştirilmiş işlemler yapabilmesini sağlıyor. Kullanıcılar, bileklerini çeşitli şekillerde çevirerek aramaları reddetme, hava durumunu kontrol etme veya fotoğraf çekme gibi işlemleri yapabiliyor.¹⁰

    Spor takibi söz konusu olduğunda Xiaomi Watch S3, kullanıcılara aralarından seçim yapabilecekleri 150’den fazla spor modu sunuyor. Yeni kış sporları modları ilk kez Xiaomi Watch S3’ün global versiyonunda kullanıma sunuluyor. Kullanıcılar, hassas konumlandırma sağlayan L1+L5 çift bantlı GNSS sayesinde gelişmiş anten alım performansı ve gelişmiş konumlandırma doğruluğu ile kayak modunu en iyi şekilde deneyimleyebiliyor. Cihaz ayrıca, ister zinde kalmayı ister yağ yakmayı hedeflesinler, farklı seviyelerdeki koşucuların performanslarını optimize etmelerine yardımcı olan 10 farklı koşu parkuru içeriyor.

    Akıllı saat, kalp atış hızını önceki nesil cihazlardan daha doğru bir şekilde ölçen 12 kanallı bir kalp atış hızı izleme modülü sayesinde gelişmiş sağlık izleme özellikleri de sunuyor.⁵ Cihaz ayrıca bir uyku hayvanı işlevi de içeriyor. Eğlenceli bir ek özellik olarak, saat yedi gün üst üste takıldıktan sonra, 7 günlük uyku düzenine dayalı olarak kullanıcının uyku durumunu en iyi şekilde temsil eden bir “Uyku Hayvanı” oluşturuyor.

    Her kullanımda daha akıllı: Xiaomi Watch 2

    Xiaomi’nin en yeni AIoT serisinin bir parçası olan Xiaomi Watch 2, kapsamlı işlevselliği ve şık tasarımıyla kullanıcılara sıra dışı bir deneyim sunuyor.

    Google Wear OS ile donatılan Xiaomi Watch 2, kullanıcılara sorunsuz ve istikrarlı bir akıllı saat deneyimi sunuyor. En sık kullanılan 5 uygulamayı içeren cihaz, kullanıcılara aralarından seçim yapabilecekleri geniş bir uygulama yelpazesi sunarak 200’den fazla üçüncü taraf uygulamasını da destekliyor. Xiaomi Watch 2, hızlı ve verimli performans sağlamak için gücünü Snapdragon® W5+Gen 1 Wearable platformundan alıyor. Çift çekirdekli mimari, yüksek performanslı ve düşük güç tüketimli otonom geçiş sağlıyor. 495mAh pil ve geniş 32G depolama alanı ile normal kullanımda 65 saate kadar pil ömrü sunuyor⁶.

    Xiaomi Watch 2, şık ve sofistike tasarımı ve 1,43 inç AMOLED ekranı ve alüminyum alaşımlı orta çerçevesiyle öne çıkıyor. Yaklaşık 37g ağırlığındaki bu akıllı saat, spor aktiviteleri sırasında veya uyurken rahatça takılabiliyor. Akıllı saat, siyah veya gümüş kayış seçenekleriyle sunuluyor ve görünümünüzü tamamlamak için çeşitli kutu dışı malzeme seçenekleri sunuyor.

    İlk kez uzaktan kamera kumanda işlevine sahip olan Xiaomi Watch 2, kullanıcıların fotoğraf çekmek ve video kaydetmek için mobil kameralarını doğrudan bileklerinde önizlemelerine olanak tanıyor.¹¹ Bu pratik özellik özellikle fotoğraf meraklıları için oldukça kullanışlı bir özellik olarak dikkat çekiyor.

    Xiaomi Watch 2, yeni kış sporları modları da dahil olmak üzere 160’ın üzerinde spor modunu destekliyor. Kayakla kayarken her mesafeyi ve ortalama hızı kaydedebiliyor ve hatta kullanıcının kayak pistlerinin haritasını çıkarabiliyor. Çift bantlı L1+L5 GNSS, kullanıcıların karda veya diğer zorlu ortamlarda konumlarını doğru bir şekilde belirlemelerine yardımcı oluyor. Xiaomi, Strava ile yaptığı ortaklığın ardından Xiaomi Watch 2 için Suunto ile iş birliği yaparak çalışmalarını genişletti. Bu, kullanıcıların spor ve uyku verilerini Mi Fitness ile uygulamalar arasında kolayca senkronize etmelerini sağlayarak Xiaomi Watch 2’yi kullanırken kesintisiz veri kaydı yapılmasına olanak tanıyor.

    Xiaomi Watch 2, geliştirilen 12 kanallı kalp atış hızı izleme modülü ile gelişmiş ve son derece doğru sağlık izleme deneyimi sunuyor.⁵ İyileştirilen uyku izleme algoritması, kapsamlı analiz ve sağlıkla ilgili daha doğru veriler için kandaki oksijen ve nefes verilerini entegre ediyor. Ayrıca, Mi Fitness uygulaması ilgi çekici Uyku Hayvanları özelliğini de sunuyor. Saati yedi gün üst üste taktıktan sonra, 7 günlük uyku düzenine göre kullanıcının uyku durumunu en iyi şekilde temsil eden bir “Uyku Hayvanı” oluşturuyor.

    Ürün bulunabilirliği

    25 Şubat ve 3 Mart tarihleri arasında ilk satışa özel Xiaomi Smart Band 8 Pro 2199 TL, Xiaomi Watch S3 ise 4999 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla raflarda yerini alırken Xiaomi Watch 2 yakında Türkiye’deki kullanıcılarıyla buluşacak. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ak Portföy 500 milyar eşiğini aşarak liderliğini sürdürüyor!haberi

    Ak Portföy 500 milyar eşiğini aşarak liderliğini sürdürüyor!haberi

    Ak Portföy, yönettiği 500 milyar TL üzerinde varlık büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük portföy yönetimi şirketi ünvanını koruyor. 

    Ak Portföy, Sermaye Piyasası Kurulu verilerine göre Şubat 2024 tarihi itibarıyla yönettiği 500 milyar TL varlık büyüklüğü ile Türkiye’nin en büyük özel portföy yönetim şirketi. 

    Dünyanın en büyük 500 portföy yönetim şirketi arasında da yer alan Ak Portföy, Türkiye’nin gururu olmayı sürdürüyor. 

    Gücümüzü yatırımcılarımızdan alıyoruz.

    Ak Portföy’ün sektörde her alanda lider olduğunun altını çizen Ak Portföy Genel Müdürü Mehmet Ali Ersarı, “Gücümüzü ve enerjimizi, ülkemizin ve sermaye piyasalarımızın geleceğine inanmaktan, dönüşümüne öncülük yapmaktan ve yatırımcılarımızın ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirme heyecanımızdan alıyoruz. Geleceğin inşasında sermaye piyasalarının rolü büyük önem taşıyor. Ülkemizde finansal kurumlar içinde portföy yönetim şirketleri, varlık büyüklükleriyle uzun vadeli yatırım havuzunu yöneten kurumlar olarak öne çıkıyor. Biz de bu doğrultuda, yatırımcılarımızın değişen ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlayan ve yenilikçi ürünlerle bu ihtiyaçları karşılayan bir kurum olarak dünya standartlarında yeni nesil ürün ve hizmetler geliştiriyoruz. 

    Türkiye’de yatırım kültürünü dönüştürmek, sektörümüze pek çok ilki kazandırmak, büyük başarılar elde etmek ve tasarruf sahiplerinin bize olan güvenlerini hissetmek, bizim için çok önemli bir motivasyon kaynağı.

    Zaman içinde ülkemizde tasarruf sahiplerinin birçok yeni varlık sınıfına kolayca yatırım yapabilmesini mümkün kılan rakipsiz bir ürün gamı ve yatırım fonu çeşitliliği yarattık; sonuç olarak yönettiğimiz 500 milyar TL büyüklük ile Sermaye Piyasası Kurulu verilerine göre Türkiye’nin en büyük özel portföy yönetim şirketiyiz. 

    Bu yıl ayrıca, World Finance tarafından düzenlenen ‘Investment Management Awards 2023 – Yatırım Yönetimi Ödülleri’ kategorisinde art arda beşinci kez “Türkiye’nin En İyi Yatırım Yönetimi Şirketi” unvanını almanın da gururunu yaşıyoruz. Bu gelişmeler gurur kaynağımız olduğu gibi bizleri her zaman çok daha iyisini gerçekleştirmeye teşvik ediyor” diye konuştu. 

    Temel stratejimiz yatırımcıların ihtiyaç ve beklentilerini dinleyerek anlamak ve yenilikçi ürünlerle bu ihtiyaçları karşılamak üzerine kurulu. 

    Ak Portföy’ün kurulduğu günden bu yana ana misyonunun tasarruf sahiplerinin birikim ve yatırımlarına değer katarak, sermaye piyasalarının gelişimini ve derinleşmesini desteklemek olduğunun altını çizen Ersarı konuşmasını şöyle sürdürdü:  

    “Biz temel stratejimizi, yatırımcıların değişen ihtiyaç ve beklentilerini anlayan ve yaratıcı ürünlerle bu ihtiyaçları karşılayan yenilikçi ve çevik bir şirket olmak olarak belirledik. Bu kapsamda, yerli ve ileri teknolojilerden, yenilenebilir enerjiye, sağlıktan turizme kadar ‘Yatırımın Geleceği’ çatısı altında farklı temalarda ürünler geliştirerek yatırımcılarımıza sunduk. Bu temaların yanı sıra ülkemizin ihracatçı şirketlerinden yerli teknoloji temalarına, yüksek kar payı ödeyen şirketlerinden bankacılık sektörüne kadar, Türkiye’nin büyüme ve değer odaklı en geniş hisse senedi yatırım evrenine sahibiz. 

    Türkiye’de ilk kez Ak Portföy tarafından kurulmuş olan GSYF’lerimiz ve benzeri birçok ürünümüz ile de ülkemizin potansiyeli yüksek seçilmiş teknoloji şirketlerine yatırım yapma imkanı sunuyoruz. Sektörde her zaman ilkleri gerçekleştiren öncü bir kurum olarak, yatırımcılarımıza daha fazla katma değer yaratabilecek yeni ürün ve hizmetler geliştirmeye aynı heyecan ve sorumluluk duygusuyla devam edeceğiz. Bu tarihi başarıda en büyük paya sahip tüm çalışma arkadaşlarıma ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum.”

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Sabancı Vakfı Hibe Programı'na Bu Yıl 250'den Fazla Başvuru Yapıldıhaberi

    Sabancı Vakfı Hibe Programı'na Bu Yıl 250'den Fazla Başvuru Yapıldıhaberi

    Sabancı Vakfı’nın 17 yıldır sürdürdüğü Hibe Programı’nın 2024 yılı başvuru süreci sona erdi.  Programa Türkiye’nin dört bir yanından 250’den fazla sivil toplum kuruluşu başvuruda bulundu.

    Sabancı Vakfı’nın, sivil toplumun güçlenmesi ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle 2007 yılından bu yana uyguladığı Hibe Programı, sivil toplum kuruluşlarından bu yıl da yoğun ilgi gördü. Nitelikli eğitime eşit erişim, kız çocuklarının eğitime devamı, erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadele, haklara dair farkındalık ve güçlenme, bağımsız yaşam ve erişilebilirlik, iklim değişikliği ile mücadele gibi temalardaki projelerin destekleneceği Hibe Programı’na 250’den fazla başvuru yapıldı.

    17 yılda 238 projeyi, 80 milyon TL’yi aşkın hibe ile destekleyen Sabancı Vakfı’nın 2024 yılı Hibe Programı’na 51 ilden başvuru gerçekleştirildi. 

    Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarına kesintisiz desteğini uzun yıllardır sürdüren Sabancı Vakfı’nın yürüttüğü Hibe Programı’na bu yıl en yüksek başvuru “haklara dair farkındalık ve güçlenme” ile “nitelikli eğitime eşit erişim” alanlarından geldi. En fazla başvuru yapılan bölge Marmara Bölgesi olurken, onu İç Anadolu Bölgesi ve Ege Bölgesi takip etti.

    “Güçlü sivil toplum kuruluşlarının varlığı, toplumsal gelişmenin teminatıdır” 

    Sabancı Vakfı Hibe Programı’nın 17 yılda yüz binlerce insana dokunduğunu belirten Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Kadın, genç ve engelli bireylerin eşit fırsatlara sahip olmaları amacıyla toplumsal gelişmeye katkıda bulunma hedefiyle, 50 yıldır çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesi ve toplumsal gelişim için gerçekleştirdikleri projeleri uygulayabilmeleri için 2007 yılından bu yana kesintisiz olarak Sabancı Vakfı Hibe Programı’nı yürütüyoruz. Bugüne kadar destek verdiğimiz 238 proje ile ülkemizin 81 ilinde yüz binlerce kişiye ulaştık. Bu yıl da yine ülkemizin dört bir yanından 250’yi aşkın başvuru aldık. Toplumsal gelişmenin sağlanması yönünde atılan adımların çok kıymetli olduğunu düşünüyor ve bu konudaki sorumluluğumuzun bilinciyle çalışmaya devam ediyoruz. Hibe Programımıza duydukları güven ve ilgilerinden dolayı başvuru yapan kurumlara teşekkür ediyoruz.” dedi.

    Projelere 1 Milyon TL’ye kadar destek

    Sabancı Vakfı Hibe Programı; kadın, genç ve engelli bireylerin karşı karşıya kaldıkları toplumsal sorunların çözümü için projeler hayata geçiren sivil toplum kuruluşlarına hibe desteğinin yanı sıra bilgi ve tecrübe desteği de sağlıyor. Destek verilecek projeler, sivil toplum alanında deneyimli, konusunun uzmanı kişilerden oluşan bağımsız bir Değerlendirme Kurulu’nun önerisi üzerine Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti’nin yaptığı değerlendirmeyle belirleniyor. Hibe Programı’na seçilen projelere 2024 yılında 600 bin TL ile 1 milyon TL arasında hibe desteği sağlanacak.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • VakıfBank 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile yurtdışından en çok kaynak sağlayan banka olduhaberi

    VakıfBank 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile yurtdışından en çok kaynak sağlayan banka olduhaberi

    Uluslararası piyasalardaki aktif Türk bankalarının öncülerinden olan VakıfBank, çeşitli yapılar altında farklı uluslararası bankalarla gerçekleştirdiği yurtdışı fonlama işlemleriyle 2023 yılında Türkiye’ye toplam 6,3 milyar dolar taze kaynak sağladı. Böylece, Bankanın uluslararası piyasalardan sağladığı kaynak toplamı 14 milyar dolar seviyesine ulaştı.

    Yurtdışı fonlama tarafında art arda önemli işlemlere imza atan ve bu alandaki lider konumunu koruyan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, sürdürülebilirlik alanındaki son gelişmelere ve özellikle sürdürülebilirlik temalı işlemleri de içeren uluslararası fonlama tarafındaki işlemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu:

    ‘’Karbon Saydamlık Projesi (CDP)’’

    “VakıfBank olarak, Sürdürülebilir Bankacılık alanında attığımız adımlarla Türk bankacılık sektöründeki öncü konumumuzu korumaktayız. Bu alandaki çalışmalarımızın meyvelerini toplamaya, Bankamızı ve uygulamalarımızı hep daha ileriye taşımaya devam ediyoruz. Son olarak, 2015 yılından bu yana yayımlamakta olduğumuz Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Raporu notumuzu 2 basamak birden yükselterek “A” skoru ile “Liderlik” seviyesine taşımayı başardık. Dünya üzerinde CDP iklim raporlaması yapan şirketlerden 346’sı A listesinde bulunmaktadır. Biz de Türkiye’den bu listeye girmeye hak kazanan 17 şirketten birisi olarak, finans sektörü dünya sıralamasında ilk %22’lik dilimin içerisinde yer almayı başardık. Bunun yanı sıra, CDP Su Güvenliği Raporlaması notunu da bir önceki yıla göre iki basamak birden yükselterek “A-“Liderlik seviyesine taşımış bulunuyoruz.’’

    Sürdürülebilir bankacılık anlayışını bir bütün olarak ele aldıklarını ve her alanda stratejilerinin odağına yerleştirdiklerini belirten Üstünsalih, bu doğrultuda uluslararası fonlama tarafında da sürdürülebilirlik temalı projelere ve işlemlere öncelik verdiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

    ‘’DPR seküritizasyon işlemi’’

    ‘’Malumunuz 2023 yılında 6,3 milyar dolar ile uluslararası piyasalardan en çok taze kaynağı ülkemiz ekonomisine kazandıran banka olduk. Böylece toplam yurtdışı fonlama tutarımız 14 milyar dolar seviyesine ulaşmış ve toplam pasifler içindeki payı %15 seviyesine yükselmiştir. 2023 yılındaki yurtdışı fonlama işlemlerine baktığımızda en önemlilerinden birisi şüphesiz ki ocak ayında toplam 9 yabancı bankanın katılımıyla gerçekleştirilen, vadeleri 4 ve 5 yıl olmak üzere iki dilimden oluşan 2 milyar dolar tutarında Türk bankacılık sektörünün tek seferdeki en büyük DPR seküritizasyon işlemi olmuştur.”

    ‘’Sürdürülebilir eurobond ihracı’’

    “Akabinde Eylül ayında 5 yıl vadeli 750 milyon dolarlık sürdürülebilir eurobond ihracını başarıyla tamamladık. Doğru strateji, zamanlama ve yatırımcılar nezdinde yarattığımız pozitif algı sayesinde söz konusu işlem Türk bankaları arasında 2023 yılında gerçekleştirilen işlemler arasında ‘’en düşük maliyetli’’, ‘’en yüksek tutarlı’’ ve ‘’en uzun vadeli’’ işlem olma özelliğini taşımaktadır ki, normalde bu üç bileşenin tek bir fonlama işleminde bir araya gelmesi oldukça zordur.“

    ‘’Çok Uluslu Finansal Kuruluşlarla gerçekleştirilen işlemler’’

    “Diğer taraftan Çok Uluslu Finansal Kuruluşlarla süregelen güçlü iş birliklerimiz sayesinde önemli işlemlere imza attık. İlk olarak Dünya Bankası ile 2020 yılında imzaladığımız 250 milyon dolarlık kaynağın tamamını özellikle deprem bölgesindeki firmalarımıza finansman sağlama amacıyla vadesinden önce ve minimum hedeflerin de üzerinde başarıyla kullandırarak Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) Türkiye’deki en büyük iş ortaklarından birisi olduk. Sadece Dünya Bankası tarafında değil, Fransız Kalkınma Ajansı’nın da (AFD) en büyük iş ortaklarından birisiyiz. İmzaladığımız Yeşil Konut Projesi kapsamında ilk dilimde kullandırdığımız 100 milyon euro’luk kaynağa ek olarak ikinci 100 milyon euro’luk dilim için anlaşma sağladık. Böylece toplamda 200 milyon euro tutarında Türkiye’deki enerji verimliliği yüksek A ve B enerji sertifikalı çevre dostu konutların finansmanında kullandırılmak üzere Türk bankacılık sektörünün en büyük tutarlı ‘Yeşil Konut Projesi’ne imza atmış olduk.”

    ‘’Sürdürülebilirlik temalı sendikasyon işlemleri’’

    “Her yıl olduğu gibi 2023 yılında da sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredilerimizi başarıyla yeniledik. Özellikle Kasım ayındaki işlemimize daha önceki kredilerde yer almayan 15 yeni bankanın katılması oldukça pozitif bir gelişmedir. Böylece toplam 1,5 milyar dolar ile Türk bankaları arasındaki en yüksek sendikasyon bakiyesine sahip bankaların başında geliyoruz.”

    ‘’Repo işlemleri’’

    Uluslararası alanda etkinliklerini ve çevreye duyarlılıklarını dile getiren Üstünsalih, repo işlemlerini de başarılı şekilde gerçekleştirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu işlemlere ek olarak repo tarafında uluslararası bir banka ile 500 milyon dolar tutarlı ve 5 yıl vadeli teminatlı fonlama işlemine imza attık. Malumunuz olduğu üzere genelde bu tür işlemler en fazla bir yıl vadeli olurken, biz hem vadeyi 5 yıl gibi oldukça uzun bir seviyeye hem de işlem büyüklüğünü bir eurobond işlemi eşdeğerine çıkarmayı başardık.

    Başarıyla gerçekleştirilen tüm bu işlemler muhabir bankaların ve uluslararası yatırımcıların ülkemize, Türk bankacılık sektörüne ve özellikle de VakıfBank’a duyduğu güvenin güçlü bir göstergesi niteliğindedir. 2024 yılında hız kesmeden yine Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki en aktif bankası olmaya devam etmekte kararlıyız.’’

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Trendyol, Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü'nü Sepette İyilik ile Kutluyorhaberi

    Trendyol, Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü'nü Sepette İyilik ile Kutluyorhaberi

    2020 yılında başlattığı Sepette İyilik ile e-ticaret platformunda STK’lara özel bir alan açarak sivil toplum-özel sektör iş birliği adına dünya çapında örnek niteliğinde bir projeyi hayata geçiren Trendyol, Türkiye’de sivil topluma olan desteğin artmasına önemli ölçüde katkıda bulundu. Sepette İyilik’e dahil olan STK’ların fiziki ve dijital ürünleri milyonlarca kullanıcıyla buluştu ve platform sayesinde 88 STK’ya 4 yılda toplam 200 milyon TL gelir sağlandı.

    Trendyol, 27 Şubat Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’nde herkesi Sepette İyilik ile sivil topluma destek olmaya davet ediyor. Avrupa Birliği öncülüğünde uluslararası özel günler takvimine işlenen ve 2014 yılından bu yana her yıl 27 Şubat’ta kutlanan Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’nün bu yılki teması “Sürdürülebilir Bir Gelecek İnşa Etmek”. Türkiye’nin lider e-ticaret platformu Trendyol, bu yıl 27 Şubat’ı sivil topluma destek olma misyonuyla 2020 yılında başlattığı Sepette İyilik projesinin “sürdürülebilir gelecek” hedefine yönelik katkılarına dikkat çekerek kutluyor.

    Trendyol’un Sepette İyilik projesi, STK’lara e-ticaret platformunda özel bir alan açıp görünürlük sağlamak ve böylelikle kaynaklarını artırmalarına destek olmak üzere hayata geçirildi. Bu sayede, Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren STK’lar, tercihlerine göre ürün veya dijital destek kartı satışıyla daha fazla bireysel destekçiye ulaşabiliyor. Elde edilen gelirin tamamı, hiçbir kesinti olmaksızın STK’lara aktarılıyor. Projede sunulan iş modeli, STK’lara sürekli bir gelir kaynağı sağlarken, Trendyol’un sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerini ön planda tutuyor. Proje kapsamında Trendyol, STK’lara aynı zamanda e-ticaret alanında eğitim, teknoloji ve operasyon desteği sunuyor.

    Sürdürülebilir bir gelecek için iş birliği

    Trendyol Kurumsal İletişim Direktörü İrem Poyraz, 27 Şubat Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’ne yönelik açıklamasında şunları söyledi:

    “Sepette İyilik platformu, sivil toplumun gücünü teknolojiyle birleştirerek sosyal fayda sağlama misyonumuzu temsil ediyor. Milyonlarca müşterimizin ve onlarca sivil toplum kuruluşunun bu hareketin bir parçası olması, toplumsal dayanışmanın gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Trendyol olarak, sürdürülebilir bir gelecek için iş birliği içinde hareket etmenin önemini kanıtlayan Sepette İyilik projesinin ulaştığı başarıyı daha da büyütmeyi hedefliyoruz. Dünya Sivil Toplum Kuruluşları Günü’nü kutlarken bu vesileyle herkesi bir kez daha Sepette İyilik ile sivil topluma destek olmaya davet ediyoruz.”

    “Daha sürdürülebilir ve adil bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.”

    Sepette İyilik hareketinin özel sektör ve sivil toplum iş birliğine dair dünyada çapında başarılı bir örnek sunduğunu vurgulayan Poyraz, “Trendyol olarak, yeni projelerimizle de STK’larımıza sağladığımız faydayı daha da artırmayı hedefliyoruz. Sepette İyilik platformunun 4. yıldönümüne yaklaşırken, bu platformda yer alan kurumlara yarattığımız pozitif etkiyi gördükçe, daha fazla STK’nın aramıza katılmasını arzu ediyoruz. Hep birlikte, daha sürdürülebilir ve adil bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz”, dedi.

    Teknolojik yetkinliğini toplum yararına kullanıyor

    Dijital uçurumun hayatın her alanında kapatılması hedefini benimseyen Trendyol, bu doğrultuda eğitimden sanata, kadınların iş hayatına katılımından sivil topluma kadar pek çok farklı alanda topluma katkı sağlamak üzere projeler geliştiriyor. Trendyol’un teknolojik yetkinliğini toplum yararına kullanma arzusuyla oluşturduğu Sepette İyilik platformunda, STK’ların satışa sunduğu binlerce ürün yer alıyor. 2020 yılından bu yana 88 farklı STK, platform üzerinde 470 bin adet ürün ve 1,5 milyon adet dijital destek kartı satışı gerçekleştirdi. Böylelikle, Şubat 2024 itibarıyla Sepette İyilik hareketine katılan STK’ların elde ettikleri toplam gelir 200 milyon TL oldu.

    Bu STK’lar arasında toplumsal cinsiyet eşitliğinden girişimciliğe uzanan kapsamlı bir yelpazede sosyal fayda sunan Türk Eğitim Vakfı, Tohum Otizm, Yeşilay, TOÇEV, Sosyalben, AHBAP, AKUT, Mor Çatı gibi pek çok STK bulunuyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • İşitme Sağlığının Önemi Konusunda Toplumsal Bilincin Yaygınlaşması Hedefleniyorhaberi

    İşitme Sağlığının Önemi Konusunda Toplumsal Bilincin Yaygınlaşması Hedefleniyorhaberi

    3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında, Toplumsal İşitme Sağlığı Farkındalık Hareketi olan “Hayat Duyunca Güzel” ile İşitme Sağlığının Önemi Konusunda Toplumsal Bilincin Yaygınlaşması Hedefleniyor.

    Türk Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Türk KBB-BBC) ve Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (TOKSUD), 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında işitme sağlığının önemi konusunda farkındalığı artırmaya yönelik harekete geçti. 

    3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü’nü destekleyen etkinliklerin bir parçası olarak, Türk Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Türk KBB-BBC) ve Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (TOKSUD) tarafından ve Demant’in koşulsuz destekleri ile hayata geçirilen işitme sağlığı konusunda toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik önemli çalışmalara start verildi. “Hayat Duyunca Güzel” farkındalık hareketi ile toplumsal işitme sağlığı bilincinin yaygınlaştırılmasını hedefleyen Türk KBB-BBC ve TOKSUD Dernekleri, işitme kaybıyla ilgili bakış açısını değiştirmenin önemini vurguluyor

    Dünya Sağlık Örgütü’nün bu yılki 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü teması “bakış açını değiştir” yaklaşımı kapsamında, işitme kaybının bireysel ve toplumsal maliyetlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Türkiye’de ise Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Türk KBB-BBC) ve Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (TOKSUD) tarafından ve Demant’in koşulsuz destekleri ile hayata geçirilen “Hayat Duyunca Güzel” projesi kapsamında 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü’nde genel kamuoyunda, işitme kaybıyla ilgili bakış açısını değiştirmenin önemine vurgu yapan iletişim çalışmaları hayata geçiriliyor. “Hayat Duyunca Güzel” farkındalık hareketi ile toplumun işitme sağlığı konusundaki bilincinin artırılması ve bilgi paylaşımı yoluyla işitme sağlığının önemi vurgulanarak işitme kaybı konusundaki yanlış algıların ve işitme kaybının ihmalinin yol açabileceği olumsuzlukların önüne geçilmesi amaçlanıyor. 

    İşitme sağlığının önemi konusunda bilincin yaygınlaşmasını hedefliyoruz 

    Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Türk KBB-BBC) Genel Sekreteri Prof. Dr. Özgür Yiğit, 3 Mart Dünya Kulak İşitme Günü kapsamında yaptığı açıklamada, Hayat Duyunca Güzel toplumsal farkındalık ve sosyal sorumluluk hareketi ile işitme sağlığına dikkat çekmeyi ve işitme sağlığının önemi konusunda bilincin artmasını amaçladıklarını belirtti. 

    Prof. Dr. Özgür Yiğit şöyle devam etti: “Bugün pek çok işitme kaybı yaşadığını veya risk altında olduğunu biliyoruz. Bu sayı gün geçtikçe artıyor. Dünya Sağlık Örgütü verileri 2050 yılına gelindiğinde yaklaşık 2,5 milyar insanın işitme kaybı yaşayabileceğini öngörüyor. Halk sağlığını destekleyen uygulama ve bilinçlendirme çalışmalarını devreye almak, işitme sağlını korumak ve erken müdahaleyi destekleyerek işitme kaybına bağlı artabilecek fiziksel, sosyal ve bilişsel problemlerin risklerin önüne geçebilecek bir bilinç yaratmak adına bu projeyi önemsiyoruz. Bakış açınızı, sağlığınıza iyi gelmeyen alışkanlıklarınızı ve işitme ile ilgili yanlış bilgilerinizi bırakarak işitme sağlığınızda büyük bir fark yaratabilirsiniz. 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü’nde bu konuya dikkat çekmek ve bireyleri işitme sağlığını önemsemeye, işitme sağlığını koruma ve işitme kaybı durumunda erken teşhis ve müdahalenin önemi konusunda bilinçlenmeye davet ediyoruz.”

    İşitme sağlığının korunması ve işitme kaybının ihmal edilmemesi önemlidir

    Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (TOKSUD) Başkanı Prof. Dr. Meral Didem Türkyılmaz yaptığı açıklamada, işitme sağlığının korunması ve işitme kaybının ihmal edilmemesi için farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirdikleri “Hayat Duyunca Güzel” projesi ile toplumsal boyutta bir bilinç yaratmayı amaçladıklarını belirtti. 

    Prof. Dr. Meral Didem Türkyılmaz şunları söyledi: “Tedavi edilmeyen işitme kaybının her yaşta iletişim, öğrenme, istihdam ve genel sağlık üzerinde önemli bir etkisi vardır. Özellikle çocuklarda, tedavi edilmeyen işitme kaybı, iletişim becerilerini öğrenme yeteneğini etkileyebilir ve daha sonra akademik ilerlemeyi ve yetişkinliğe yönelik kariyer planlamasını etkileyebilir. İşitme kaybının zihinsel ve duygusal sağlık üzerinde de büyük etkisi vardır. Araştırmalar, farklı derecelerde tedavi edilemeyen işitme kaybına sahip kişilerin daha yüksek oranda sosyal izolasyon, yalnızlık, depresyon ve anksiyete yaşadığını gösteriyor. Yine araştırmalar özellikle yaşlı yetişkinlerde tedavi edilmeyen işitme kaybı yaşayan kişilerde sosyal geri çekilme ve bilişsel gerilemenin olduğunu gösteriyor. Bu sebeple toplumda işitme sağlığının önemi konusunda farkındalık yaratmak açısından bu projeyi çok değerli buluyorum. 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü gibi özel gün işitme sağlığımız hakkında düşünmek için güzel bir fırsat.” 

    Türk Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Türk KBB-BBC) ve Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (TOKSUD) tarafından ve Demant’in koşulsuz destekleri ile gerçekleştirilen sosyal sorumluluk kampanyasının ilk iletişim çalışması bir video içerik ile paylaşıldı. 

    Tüm yıl boyunca devam edecek farkındalık çalışmaları kapsamında, Türk Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Türk KBB-BBC) ve Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (TOKSUD) tarafından “Hayat Duyunca Güzel” kampanyası çatısında, kamuoyu işitme sağlığının önemi ve tedavi edilmeyen işitme kaybıyla ilişkili olası sağlık sonuçları konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılacak. Proje kapsamında kamuoyunun ön bilgilendirilmesine yönelik içerik ve çalışmalar hayatduyuncaguzel adresi üzerinden gerçekleştirilecek. 

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı