Connect with us

Ekonomi

Octet Türkiye 1 Ağustos Dünya Fintech Günü'nü kutladıhaberi

Octet Türkiye’nin düzenlediği, Octet World Fintech Day webinarında finteklerde yapay zekânın yükselişi ve yeni nesil bankalar sektörün önde gelen isimleri tarafından masaya yatırıldı.

Published

on

Octet Türkiye’nin düzenlediği, Octet World Fintech Day webinarında finteklerde yapay zekânın yükselişi ve yeni nesil bankalar sektörün önde gelen isimleri tarafından masaya yatırıldı. 764 fintek’in bulunduğu Türkiye’de fintekler için laboratuvar olan ‘Düzenleme Deney Alanı’ yakında devreye girecek

Finansal teknolojilerin son 10 yılda geldiği aşama, Dünya Fintek Günü’nde farklı etkinliklerle masaya yatırıldı. Octet Türkiye de bu özel günde sektördeki en son gelişmeleri, zorlukları ve fırsatları gündeme getirmek amacıyla Octet World FinTech Day Webinarı’nın ilkini gerçekleştirdi. 

Ana teması “Bankacılığın Evrim ve Yapay Zekânın Yükselişi” olan webinar iki panelle gerçekleşti. “Yapay Zekânın FinTechlere Etkisi” konu başlığıyla gerçekleştirilen ilk panel T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Finteklerden Sorumlu Proje Müdürü Gencay Karaman, Bahçeşehir Üniversitesi Finansal Teknolojiler Program Koordinatörü ve BlockchainIST Center Kurucu Direktörü Dr. Bora Erdamar, Kurumsal Hazine Yöneticileri Derneği Başkanı Barış Gökalp ve Octet Türkiye CTO’su Gökhan Sevgen’in katılımıyla gerçekleşti.

Yapay zekâ ‘Bilge’ devreye girdi

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin Türkiye’nin finansal teknolojiler alanında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almasını hedeflediğini dile getiren T.C. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Finansal Stratejiler ve Analiz Dairesi Finansal Teknolojiler Birimi Proje Müdürü Gencay Karaman, “Finans Ofisi olarak yapay zekâ kullanımı konusunda fintek sektörünü destekliyoruz. Yapay zekâ ekran yüzümüz Bilge, Ofisimiz koordinasyonunda hazırlanan ve her ay yayımlanan Türkiye Fintek Genel Görünümü Çalışmasından Fintek Sözlüğüne bize her noktada eşlik ediyor” dedi. 

Fintek laboratuvarı ‘Düzenleme Deney Alanı’ yakında geliyor

Yapılacak düzenlemeler ile ilgili olarak yeni ürünlerin test edileceği merkezin yakında devreye alacağını belirten Karaman, “Merkez Bankamız ile fintek girişim ve uygulamalarının, düzenleyici otorite gözetiminde test edilmesine imkan veren Düzenleme Deney Alanı (Regulatory Sandbox) kurulması planlanıyor. Finans Ofisimiz koordinasyonunda, ASELSAN, Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi ve Bilişim Vadisi Teknopark ortaklığında, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet yürütecek fintek temalı teknoparkımız İstanbul Finans ve Teknoloji Üssü’nün şirket kurulumu tamamlandı. Fintek girişimcilerini çevrim içi platformda bir araya getirecek olan “FinTech Hub Türkiye” projesinin geliştirme çalışmalarında son aşamaya gelinmiş durumda. Detaylarını yakın zamanda kamuoyu ile paylaşacağız” şeklinde konuştu.

Türkiye’de 764 fintek var

“Türkiye fintek ekosisteminin, en popüler dikeylerinden olan “Ödemeler” alanında 258 şirket, Bankacılık Teknolojisi alanında 98 şirket ve yine Kripto varlık/Blokzincir alanında 95 şirket olmak üzere Türkiye’de 662’si aktif, 764 fintek şirketi bulunduğunun altını çizen Gencay Karaman, Yapay zekânın fintek sektöründe kullanımı sayesinde, risk değerlendirmesi, dolandırıcılık tespiti ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda büyük ilerlemeler kaydedildi” dedi. 

İnsan kaynağına yatırım yapmalıyız

Strateji geliştirilmesi gereken günlerde olduğumuzu dile getiren Bahçeşehir Üniversitesi Finansal Teknolojiler Program Koordinatörü ve BlockchainIST Center Kurucu Direktörü Dr. Bora Erdamar, “Bundan beş yıl önce BlockchainIST Center’i kurduğumuzda da ilk fark ettiğimiz noktalardan biri bu alanda insan kaynaklarının eksik olmasıydı. Bu alanda öğrenmek, yetiştirmek ve üretim yapmak son derece önemli hamleler gerektiriyordu. Bu hamleleri başlatmak için merkezi kurduk. Finansal teknolojileri entegre etme konusunda hızlı adımlar atmalı ve uzmanlarını yetiştirmeliyiz. Şu anda artık teknoloji kendi finansını oluşturmuş durumda. Yapay zekâ sayesinde hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde üretim yapabiliyoruz. Bununla beraber finans ve teknoloji gibi iki farklı uzmanlık alanını birbirine bağlayabilecek ürünler oluşturmanız hiç olmadığı kadar kolay. Dünyada da en hızlı adımların buralarda atıldığını görüyoruz. Eğer bir proje yapmak istiyorsanız bu proje büyük çapta bir ülkenin dijital parasını çıkarmak bile olabilir ki bununla ilgili tahmin edemeyeceğiniz kadar zengin bir araç seti var. Bu da fikirlerin eskisinden çok daha hızlı şekilde ticari değere dönüşebilme ve bunun ekonomisini kurabilme anlamını taşıyor. Bu dünyanın bir parçası olabilmemiz noktasında iki konu önem kazanıyor. Bunlardan ilki ülkemizdeki genç yetenekleri, girişimciyi ekonomiye kazandırmak. Bir diğeri de bu kişilerin üretebilmesi için alanlar yaratabilmek. Burada pek tabi yeni teknolojilerin getirdiği riskler tam olarak bilinemediği için Sandbox dediğimiz bu tür deneysel projelerin test edilebileceği kamu, akademi ve belki özel şirketlerin ortaklığında yapılar oluşturulmasının fayda sağlayacağı kanısındayız. Finansal Piyasalar Altyapısı için Sandbox (Financial Markets Infrastructure Sandbox) İngiltere’de kamu desteği ile kuruldu ve ilk raporu yayınlandı. Bunun altında dijital varlıklar Sandbox uygulaması da var. Bunlar bizim ülkemizden gençler tarafından büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Bizim de bu imkanları ve alanları yaratmamız gerekiyor” dedi.

Yapay zekanın gelişimi; doğru data nitelikli insan kaynağı 

Kurumsal Hazine Yöneticileri Derneği Başkanı Barış Gökalp, “Yapay zekâ sayesinde içerideki datanın analiziyle önümüzdeki dönemlerin nakit akışı raporlanabiliyor. Sağlıklı bir dataya sahip olduğunuz zaman makine öğrendiğini çok iyi analiz edebiliyor. Örneğin iyi bir data girişiyle bugünden eylül ayındaki nakit ihtiyacınızı size söyleyen bir sistemle çalışabiliyorsunuz. Buradaki temel unsur sağlıklı dataya sahip olmak. Ardından bu datadan nitelikli veriyi üretebilecek düşünme modelini geliştirebilecek nitelikli insan kaynağı. Yapay zeka gelecek, robotlar gelecek işsizlik artacak gibi kaygılar yerine değişen iş gücü niteliğini sağlayabilecek altyapıları geliştirmemiz gerekiyor. Nitelikli data ve bunu yönetebilecek insan kaynağını buluşturabilirsek ciddi bir kaldıraç etkisiyle bütün sektörlerde pozitif bir etki olacağını düşünüyorum. Diğer yandan manuel yürütülen süreçlerin otomasyonla hızlıca yapılması hem fonlayan hem de fondan yararlanan taraflar için çok faydalı oldu. Bunun yanı sıra likidite yönetimi anlamında da yapay zekânın çok önemi var. İşletme sermayesi anlamında da çözümler yakın zamanda gelecektir” şeklinde konuştu.

Yapay zeka temelli skorlama için çalışıyoruz

Octet Türkiye CTO’su Gökhan Sevgen, “Fintek sektörünün hızlı büyümesi sonucunda fintech firmaları tek bir finansman ürünü üretmekle kalmıyor, birçok finansman ürününü hayata geçiriyor. Burada önemli olan nokta firmaları teknolojiyi kullanmaya teşvik etmek. Her firmanın ihtiyacı olan ürün çok farklı. Sektörün büyümesiyle elimizde çok büyük bir data oluşuyor ve bu noktada ciddi karar verme algoritmaları üretmeye çalışıyoruz. Sektör ne kadar büyür, veri ne kadar anonim hale gelirse, karar verme mekanizması da o kadar güçlenecek. Yapay zekâ, skorlama ve fraud noktalarında da hayatımıza giriyor. Halihazırda kullandığımız ürünleri yapay zekâ desteği ile güçlendirmeye çalışıyoruz. Skorlamada, yapay zekâ öğrenme algoritmalarına sadece finansal ve mali veriler değil sosyal ve toplumsal verileri de dahil etme üzerine çalışıyoruz.”

Yeni Nesil Bankalar: Bankacılık evriminde kim ayakta olacak?” başlığıyla gerçekleştirilen ikinci panel ise Citibank Global İşlem Bankacılığı Satış Birim Başkanı Burcu Baydemir Türkseven, İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi ve FinTech  Istanbul Kurucusu Prof. Dr. Selim Yazıcı ve Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan’ın katılımlarıyla gerçekleşti.

Citibank Global Satış Birim Başkanı Burcu Baydemir Türkseven, sektörün global ve yerel konumu hakkında görüşlerini dile getirdi.

Türkiye’de 100 milyon dijital banka kullanıcısı var

İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi ve FinTech İstanbul Kurucusu Prof. Dr. Selim Yazıcı, toplumun ihtiyaçlarına göre bankacılığın evrilmesi gerektiğini belirterek Teknoloji, Toplum, Ekonomi ve Regülasyon gibi dört temel konuya odaklanmadan bir dijital banka stratejisi oluşturulmaması gerektiğini belirtti. “Toplumun bankacılık alışkanlıklarına ve kültürel yapısını incelemek lazım. Aynı zamanda sosyolojik olarak o toplumun harcama ve tasarruf eğilimlerini anlamak gerekiyor. Finansal okuryazarlığa bakmamız lazım. Finansal alışkanlıklarımız değişecek mi? Bunu da değerlendirmek gerekiyor. Dijital bankalar geliyor ama hala fiziki olarak şubeye gelmek isteyenler var. Tamam gençlerimiz yeni teknolojilere adapte durumda ama hala şubeye gitmek isteyenler var. Dijital bankacılığı kullanmak ister misiniz? deseniz yüzlerce sebep duyarsınız ama Türkiye’nin özelinde müşterilere sunulacak değer teklifiniz en önemli konu. Geleneksel bankalardan farklı ne fayda sağladığınız avantajlı ve rekabetçi ürünler çıkarabildiğiniz önemli” şeklinde konuştu. Regülasyonlarla inovasyonu yönetmenin mümkün olduğunu belirten Yazıcı, “Avrupa’da dijital banka sayılarına baktığımızda sayılar yüksek görünüyor. Özellikle İngiltere dijital bankaya en fazla sahip olan ülke olarak karşımıza çıkıyor. Avrupa’daki 26 dijital bankanın kullanıcı sayısı yaklaşık 90 milyon. Türkiye’de dijital banka kullanıcı sayısı 100 milyon. Türkiye olarak baktığımızda farklı bir oyun alanından ve dinamikten bahsediyoruz” dedi.

Türkiye ekonomisinde KOBİ’lerin önemli bir rolü olduğunun da altını çizen Yazıcı, “bu güce sahip KOBİ’lerin daha ileriye gitmesi için dijital bankacılık ve ürünlerinin KOBİ’lerin işlerini kolaylaştıracak bir yapıda olması gerekiyor. KOBİ’nin nakit yönetimini kolaylaştıran her çözüm KOBİ’yi ve dolaylı olarak ülke ekonomisini bir ileri noktaya taşıyacaktır. Bu nedenle dijital bankacılığın KOBİ’nin evrak işleriyle boğulmadan nakit yönetimini düşünmeden işine ve iş geliştirmeye odaklanacağı bir fayda yaratması gerekiyor. Bankacılık ve tahsilat ürünlerine güvenli ve kolay erişimi sağladığımızda KOBİ kendi işlerine odaklanabilecek ve verimliliği yükselecek” şeklinde konuştu. 

Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan, “Açık bankacılık bir ‘game changer’ olarak hayatımıza girdi. Fintech ekosistemi için ise rekabette güç kazandıran en önemli alanlardan biri haline geldi. Özellikle son üç yılda fintek şirketlerini güçlendirmek, bankaların dijitalleşmesini teşvik etmek ve açık bankacılığın önünü açmak için yayınlanan düzenlemeler ciddi bir açılım yarattı. Bireysel tarafta başlayan gelişmeler kurumsal tarafın da ihtiyaçları belirginleşince, kurumsal tarafta da düzenlemelerin hızlanmasını sağladı. Her geçen gün bir açık bankacılık uygulamasının girişim sermayelerinden yatırım aldığını görüyoruz, bu da ciddi bir potansiyel ve beklenti olduğunu gösteriyor. Ancak burada önemli olan fintek sektöründe geliştirilecek ürünlerin bankaların daha çevik (agile) çalışmasını sağlarken şirketlerin de süreçlerini kısaltıp nakit yönetimini kolaylaştıracak çözümler getirmesi. Diğer bir deyişle süreçteki tüm tarafların ihtiyacına cevap veren ürünler geliştirmesi. Pek tabi konu kurumsal taraf olunca ödeme ve tahsilat öncelikli oluyor. Bizim de Octet olarak üzerinde çalıştığımız ve kısa süre içerisinde sunmaya hazırlandığımız hizmetimiz, tamamen buna odaklanmış durumda. Bu hizmette tüm müşterilerimizin bizim aracılığımızda yaptığı veya yapmadığı tüm işlemleri portalımız üzerinden tek ekran görebilecekleri tahsilat ve ödemelerini yaparken açık bankacılık işlemleriyle de ödeme emri başlatıp hesaplarını görüntüleyebilecekleri bir sistemden bahsediyoruz. Hedefimiz her zaman olduğu gibi verimli işletme sermayesi yönetimini sağlamak. Bunu da tüm taraflar için kolay adapte olunabilir ve uygulanabilir şekilde yapmak. Biz belki bu alanda bir ilk olacağız ancak sektörün de bu konuda çokça ürünle harekete geçeceğine inanıyorum” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi

SUWEN operasyonel dayanıklılığını korudu İlk çeyrek brüt karda %5.2’lik artış

Published

on

Çok kategorili perakende yaklaşımıyla kadın iç giyim, ev giyim, plaj giyim ve çorap alanlarında faaliyet gösteren SUWEN; 9 ülke, 66 şehir ve 212 mağazalık güçlü mağaza ağıyla büyümesini sürdürürken, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden duyurdu.

SUWEN’in enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş finansal sonuçlarına göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde cirosu 1.264 milyon TL seviyesinde gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir daralma kaydedildi. Buna karşın brüt kâr %5,2 artışla 613 milyon TL’ye yükseldi.

Brüt kâr marjı, etkin ürün ve fiyatlama yönetimi, kampanya disiplininin korunması ve stok yönetimi sayesinde geçen yılın aynı dönemindeki %45,0 seviyesinden %48,5’e yükselerek 3,5 puan iyileşti. Bu performans, zorlu makroekonomik koşullara ve tüketici talebindeki baskıya rağmen şirketin kârlılık odağını koruduğunu gösterdi.

SUWEN’in 2026 yılının ilk çeyreğinde faiz, amortisman ve vergi öncesi karı (FAVÖK) 84 milyon TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı %6,6 seviyesinde korundu. Böylece şirket, reel hasılat baskısına rağmen operasyonel kârlılık marjını geçen yılın aynı dönemiyle paralel seviyede tutmayı başardı.

SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, 2026 ilk çeyrek finansal sonuçlarıyla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“Zorlu bir yıla girdiğimizin bilincinde olarak hareket ettik. Global gelişmelerin etkilediği makroekonomik sonuçlar, tüketici talebindeki sezonsal daralma, finansman giderleri, parasal pozisyon etkileri ve enflasyon muhasebesi kaynaklı etkiler nedeniyle net sonucumuz negatif bölgede kalsa da operasyonel tarafta brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK marjının korunması, şirketimizin kârlılık ve verimlilik odaklı yönetim anlayışının sürdüğüne işaret ediyor. 2026 yılının devamında seçici büyüme, stok disiplini, brüt marj yönetimi ve operasyonel gider kontrolüne odaklanarak sürdürülebilir kârlılığı güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

Continue Reading

Ekonomi

Suwen’in İstihdamModeliEkonomideKadınGücünüBüyütüyor

Published

on

Çalışanlarının yaklaşık %90’ı kadın olan Suwen’de kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor. Kadın istihdamını odağına alan marka, fırsat eşitliğine dayalı yönetim yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor.

Kadınların iş gücüne katılımının artırılması, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Üretimden perakendeye, hizmetten yönetim kademelerine kadar kadın emeğinin güçlü şekilde temsil edilmesi yalnızca kurumların performansını değil, toplumsal kalkınmayı da doğrudan etkiliyor.

Kadın istihdamını odağına alan iş modeliyle faaliyet gösteren Suwen, güçlü kadın çalışan yapısı ve fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışıyla dikkat çekiyor.

Kadınlarla birlikte büyüyen kurum kültürü

Bir kadın markası olarak konumlanan Suwen, organizasyon yapısında da bu kimliği net biçimde yansıtıyor. 2025 yılsonu itibarıyla toplam 1.162 çalışana sahip olan şirketin 1.048 çalışanı kadınlardan oluşuyor. Bu tablo, çalışanların yaklaşık %90’ının kadın olduğu güçlü bir istihdam yapısına işaret ediyor.

Kadınlara yönelik ürün geliştiren bir marka olmanın ötesine geçen Suwen, kadınlarla birlikte büyüyen bir kurum kültürü inşa ederek kadın emeğini kurumsal yapısının merkezine yerleştiriyor.

Kadın yönetici oranı %83,85’e ulaşıyor

Kadın istihdamını yalnızca operasyonel kadrolarla sınırlamayan Suwen, yönetim kademelerinde de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

2025 yıl sonu itibarıyla 322 yöneticinin görev yaptığı şirkette 270 kadın yönetici bulunuyor. %83,85’lik kadın yönetici oranı Türkiye ortalamalarının oldukça üzerinde bir seviyeye karşılık geliyor ve markanın fırsat eşitliğine dayalı yönetim anlayışını güçlü verilerle ortaya koyuyor.

Yönetim Kurulu seviyesinde de benzer bir yaklaşım sürdürülüyor. Toplam 7 Yönetim Kurulu üyesinin 2’si kadınlardan oluşuyor ve bu da %28,57’lik bir kadın temsiline işaret ediyor.

Yeni işe alımlarda kadın oranı %95,73

Kadın istihdamının sürdürülebilirliği, yalnızca mevcut oranlarla değil kariyer gelişimi ve yeni işe alımlarla da destekleniyor.

2025 yıl sonu itibarıyla STEM rollerindeki kadın çalışan oranı %44,12 seviyesine ulaşırken, aynı dönemde terfi eden kadın çalışan oranı %7,35 olarak gerçekleşti. Son üç aylık verilere göre yeni işe alınan çalışanların %95,73’ünü kadınlar oluşturuyor. Bu güçlü oran, Suwen’in kadın istihdamını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını ortaya koyuyor.

Suwen Genel Müdür Yardımcısı Ferda Sümer Arslan konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Suwen olarak kadın istihdamını yalnızca bir sosyal sorumluluk başlığı olarak değil, kurumsal kimliğimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. 1.162 kişilik organizasyonumuzun 1.048’inin kadınlardan oluşması ve yöneticilerimizin %83’ünden fazlasının kadın olması bizim için son derece kıymetli. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil, karar alma mekanizmalarında güçlü şekilde yer almalarını da destekliyoruz. Kadın emeğinin güçlenmesinin ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.”

Kadınların üretimde, hizmette ve yönetimde daha güçlü temsil edilmesi; ekonomik verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda kurumlara önemli avantajlar sağlıyor. Suwen, kadın gücünü destekleyen istihdam modeliyle yalnızca sektörel başarıyı değil, toplumsal kalkınmayı da birlikte hedefleyen bir büyüme yaklaşımı benimsiyor.

Continue Reading

Ekonomi

0xScope yapay zekaanalizleri Fed faiz kararının Bitcoin üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor

Published

on

Fed’in son faiz indiriminin ardından, kripto piyasaları yeniden canlandı ve dijital varlık alanında iyimserliği ateşledi. 0xScope ekibi, Scopechat tarafından sağlanan kapsamlı yapay zeka odaklı analizleri kullanarak Bitcoin’in en son ekonomik gelişmelere nasıl tepki verdiğini araştırdı. Yapılan analizler, her bir kripto paranın mevcut durumunun yanı sıra yatırımcıların hızla gelişen bu piyasada dikkat etmesi gereken yeni trendler hakkında da değerli perspektifler sundu.

Araştırma, Fed’in faiz oranlarında yaptığı son beş düzenlemeye odaklanarak pandemi öncesi, pandemi sonrası ve daha yakın dönemler de dahil olmak üzere birçok zaman dilimini kapsadı. Önceki oran değişikliklerinin Bitcoin’in performansını nasıl etkilediğini inceleyen analiz, bazı ilgi çekici modeller ortaya koydu. Veriler özellikle, uzun bir faiz artırımı döneminden sonra, ilk faiz indirimine genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir yukarı yönlü hareketin eşlik ettiğini gösteriyor.

Bu konuda öne çıkan örneklerden biri, Bitcoin fiyatının %5 oranında arttığı 31 Temmuz 2019 tarihli 50 baz puanlık faiz indirimi. Bu örnek, kripto para piyasasının para politikasındaki değişimlere olan duyarlılığını yansıtıyor ve mevcut makroekonomik ortamda bu ilişkileri anlamanın öneminin altını çiziyor.

0xScope CEO’su PhillipTorres son faiz indirimi hakkında, “Piyasanın bu faiz indirimine ihtiyacı olduğu açıktı ve çoğumuz bu noktada hemfikirdik. Ancak görüşlerin ayrıştığı nokta, indirimin 25 mi yoksa 50 baz puan mı olması gerektiğiydi ve esas enflasyon yavaşlamaya devam ettiği için zamanlamanın daha erken mi yoksa daha geç mi olması gerektiğiydi.” yorumlarını yaptı.

Piyasanın kısa vadede olumlu tepki vererek faiz indirimini bir iyimserlik işareti olarak benimsediğini, ancak altta yatan uzun vadeli zorlukların çözülmemiş olduğunu açıkladı. Torres açıklamasında, “Piyasa bu iyi haberi olumlu karşıladı ve anlık kazanımlar elde etti, ancak yüzeyin altında hala devam eden yapısal sorunları da göz önünde bulundurmalıyız. Yine de ileriye bakarsanız gelecek umut vaat ediyor, daha parlak fırsatlar için her zaman potansiyel var.” ifadelerini kullandı.

0xScope ekibinin Scopechat’in yapay zeka destekli analizleriyle desteklenen çalışması, Bitcoin ve diğer önde gelen kripto para birimlerinin son faiz indirimine nasıl tepki verdiğini izlemeye devam ediyor ve piyasadaki bu dalgalanmaları yönlendirmek isteyen yatırımcılara değerli bilgiler sunuyor.

İşte Scopechat’in son Fed faiz oranı değişikliğinin Bitcoin’in piyasa temelleri üzerindeki etkisine ilişkin en son verileri:

 

 

  1. Fed Fon Oranının 18 Eylül’de 50 baz puan (bps) düşürülmesi sırasında Bitcoin %2,40 artışla 60.314 $’dan 61.760 $’a yükseldi.
  2. Oldukça kayda değer bir veri olarak, uzun bir faiz artırımı döneminin ardından ilk faiz indiriminin genellikle Bitcoin fiyatında önemli bir artışla ilişkili olduğu görülmektedir. Son faiz indirimi sırasında ve 30-31 Temmuz 2019’da 25 baz puanlık bir indirimin ardından Bitcoin’in %5,81 oranında yükseldiği benzer bir örnekte de durum tam olarak buydu.
  3. Faiz indiriminin BTC vadeli işlem piyasalarının açık faizi üzerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta açık faiz 30 milyar dolardan 35 milyar dolara hafif bir artış gösterdi.
  4. Birçok büyük kurum, faiz indiriminden önce Bitcoin işlemlerinden fayda sağladı. MicroStrategy yakın zamanda indirimden önce 18 bin dolar BTC satın aldı ve bu işlem şirket için yaklaşık 55 milyon dolar karla sonuçlandı.
  5. Bitcoin bakiyesi olan adreslerin sayısı 12.691 milyondan 12.677 milyona düştü. Bu durum, adres sahiplerinin birden fazla adresteki küçük bakiyeleri birleştirmesinin bir sonucu olabilir.
  6. Kâr eden Bitcoin adreslerinin yüzdesi 8 Eylül 2024 itibariyle %78’den bugün itibariyle %90,7’ye yükselmiştir. Bağlam açısından, 0xScope, Bitcoin varlıklarının mevcut fiyatı Bitcoin alımlarının hesaplanan ortalama maliyetinin üzerindeyse bir adresi kârlı olarak etiketliyor.

 

0xScope Hakkında

200’den fazla global partneri ve 1 milyondan fazla kullanıcısı ile 0xScope‘un güçlü bir veri katmanı oluşturma taahhüdü, yapay zekanın Web3’e entegrasyonuna öncülük etmeye yardımcı olmaktadır. 9,5 milyondan fazla token, 29.764 proje ve 298 milyon etiketten oluşan en kapsamlı Web3 veri tabanı ile 0xScope, yapay zeka odaklı yeniliklerde sektöre öncülük etmeye devam etmektedir.

Daha fazla bilgi için lütfen 0xScope’u ziyaret edebilirsiniz:

0xScope topluluğumuza katılarak en son tekliflerden haberdar olabilirsiniz:

Twitter:

Telegram:

 

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri