Connect with us

Sağlık

Psikiyatri Profesörü Kaya’dan ‘Seçim Psikolojisi’ Değerlendirmesi!

Published

on

Türkiye’de, 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nin ikinci tura kalmasıyla birlikte seçime katılan 3 ittifaktan kazanan olmadı. Seçim yarışında sonuç ikinci tura kaldı, ülkede iki hafta daha partilerin propaganda süreçleri için start verildi. İlk turda iktidar ve ana muhalefet partisi, ittifak partileri seçmenleri galiplik ile mağlupluk arasında sıkıştı. Bilim Sağlık Haber Ajansı (BSHA) geride bıraktığımız seçimlerin ikinci tura kalmasıyla seçimlerin ‘psikolojik’ açıdan toplumu nasıl etkileyeceğine ilişkin uzman görüşü aldı. 

Derin Bir Karamsarlığın İçine Düşülmemelidir!

Psikiyatrist Prof. Dr. Burhanettin Kaya, “İstemediğin bir sonuca ulaşmak, onun yarattığı hüzün dönüp kendine bakmayı, öz eleştiriyi ve hüzün yaratan durumu değiştirmeye olanak kılan bir enerji de verir. Yeter ki bir karamsarlığın içine gömülme, derin bir melankoliye boğulmaya dönüşmesin” dedi. 

Kaya, ayrıca deprem bölgelerinden iktidar partisine yüksek oy çıkmasıyla ilgili özellikle sosyal medyada, depremzedelerin oy tercihlerine yönelik olarak göze çarpan, “linç ve nefret söylemi’ konusunda da açıklamada bulunarak, “deprem bölgelerindeki seçmenlere karşı, iktidara oy verdikleri için öfke duymak; muhalefete oy veren kesimin bu tür tutumları rahatlamak için başvurulan doğru bir yol olarak yorumlanabilir. Bu tür durumlarda en kolay gelen yol olan başkasını suçlamak bir ötekileştirme biçimidir” değerlendirmesi yaptı. 

burhanettin kaya

 Seçim Ruh Sağlığını Nasıl Etkiliyor? 

Türkiye’de 20 yılı aşkın süredir iktidar da olan siyasi parti AKP, ilk kez bir seçim gecesinde galibiyetini ilan edemedi. Diğer taraftan, ilk tur seçiminin kazananı olacağını seçmenlerine vaat eden, ‘kazanıyoruz’ söylemleri, kamuoyuna açıklanan anketlerin de etkisiyle uzun yıllardır iktidara gelmek için siyaset üreten ana muhalefet partisi CHP ve ittifak kurduğu partiler cephesinde de hem kazanamamış olmak hem de oy oranı olarak iktidar partisinin 3-4 puan da olsa gerisinde kalmanın hayal kırıklığı yaşanıyor.  Şubat ayında Kahramanmaraş merkezli 11 ilde etkili olan, büyük kayıplar ve yıkımların yaşandığı depremlerin ardından kısa bir süre sonra, seçim maratona girildi. 50 bini aşkın insanın hayatını kaybettiği depremlerin acısı, seçim propagandaları bir birine karıştı. İlk turda kazananın olmadığı Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nde ikinci tur sürecinde; seçmen ne hissediyor, ne hissetmeli, seçim kaynaklı yaşadığı duygu geçişlerini, durumlarıyla nasıl başa çıkmalı?

Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla ortaya çıkan bir diğer konu da şehirlerden partilere çıkan oy dağılımları analizleri oldu. Özellikle deprem bölgelerinden ‘depremlerde ihmal’ ile eleştirilen AKP iktidarına çıkan oy dağılımları meselesinde, depremzedelere yönelik sosyal medya ağırlıklı linç ve nefret söylemlerinin geliştirilmesi dikkat çekti. 

Umut Sadece Düne Ait Bir Kavram Değildir

BSHA, Türkiye’de ilk tur sonuçları ile 20 yıllık AKP iktidarının kazanmadığı, ana muhalefet partisinin beklediğini alamadığı seçimlerin ‘psikolojik’ yönünü uzmanına sordu. Psikiyatrist Prof. Dr. Burhanettin Kaya, yaklaşık iki yıldır toplumda bireylerin gelecekle ilgili yoğun belirsizlik hissiyle karşı karşıya olduğunu, ülkede var olan gelişmelerin kişilerin hayatlarını etkilediğini, kaygı düzeylerini artırdığını belirtti.

Prof. Dr. Kaya, “Seçimler öncesi ve şu anki süreçte insanlar hala nasıl bir yaşamın ve süreçlerin kendilerini bekleyeceğini bilemedikleri bir dönemeçteler. Bu belirsizlikler çemberinde kendi hayatlarına odaklanmakta zorluklar yaşıyorlar. İki seçmen grubu var. Seçimi kazandığında ya da kaybettiğinde de işe gidecek, mutlu ya da mutsuz olacak. Bugün içerisinde bulunduğumuz koşullarda ilk olarak ortaya çıkan hayal kırıklığı olabilir. Ancak bu durumu kutsamaya gerek yok. Ünlü Fizikçi Stephan Hawking’in dediği gibi, ‘Yaşam varsa umut vardır. Bir şeyler gerçekleşmemiş olsa bile, olmayacağı, bunun değişmeyeceği anlamına gelmez. Ben aynı güçle, inançla yaşamaya devam ederim” diye konuştu.

Bir fransız felsefeciden alıntı yapan Kaya şöyle devam etti: ‘Hüzün duygusunun aslında insanı güçlendiren bir duygu olduğunu söyleyebilirim. Hüzün insanı geliştirir. Bir şeyin üzüntüsü bireyi yok etmekten çok onu, kendisini sarmalayan şeye eleştirel bakmaya iter’. Kısaca, kötü olan melankolidir. Eş deyişle insanı tüketen ve edilgin kılan derin bir karamsarlığa gömülmek… Işık önünüzde olsa,  sizi aydınlatsa bile göremediğiniz bu  melankoliye düşmemek gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, insanların düşünce ve eylemlerinin tarihi değiştiren özgün diyalektik etkileşimiyle, her süreç kendi içinden alternatifini çıkarır ve yeniden dünya inşa etmenin koşullarına zemin hazırlar. Umut sadece düne bağlı bir kavram değildir” 

“Sloganlar somut karşılıklara ihtiyaç duyar”

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında, seçmen psikolojisi üzerine değerlendirme yapan Prof. Dr.  Kaya, “Seçim öncesi söylenenler ve vurgulananlar da, propagandanın içeriği hep rahatlamaya odaklıydı. Örneğin ‘Her şey güzel olacak’ söylemi bile aslında gelecekle ilgili bir genellemedir. Kimi zaman verili olmayan bir umut etmedir. ‘Her şey güzel olabilir, ama bunun gerçekleşmesi için ne yapmam gerekir’ sorusunun cevabı değildir. Bir varsayımı gerçekmiş, gerçeklikmiş gibi önüne koyup ona inanmak; motivasyon için kullanılan bir yol olabilir. Ama somut karşılığı yoksa bu ancak geçici rahatlama sağlar. Beklediğin gerçek olmazsa hayal kırıklıklarının oluşması daha kolay olur. Sloganlar somut karşılıklara ihtiyaç duyar” dedi. 

Depremzedelere Karşı Gelişen ‘Nefret Söylemi’ Yorumu

6 Şubat Depremleri sonrasında bölgede depremzedelerin yanında olan ve halen desteğini sürdüren Türkiye Psikiyatri Derneğinin bölgedeki çalışmalarına katkıda bulunan Psikiyatrist Kaya, toplumda, depremlerin yaşandığı illerde iktidar partisinin daha yüksek oy almış olması karşısında; bir linç, nefret söyleminin ortaya çıkması ve suçlu ilan etme gibi bir halin ortaya çıkmasını nasıl değerlendirdiğine ilişkin sorumuzu yanıtladı.

Prof. Dr. Kaya, “Depremzedelere karşı ‘Nasıl olur da iktidara oy verirler gerekçesiyle öfke duyulması, seçim sonuçları ile ilgili başka nedenleri ve sorumlulukları göz ardı etmeye yol açan, bu yanıyla yine rahatlama amacıyla başvurulan bir yol gibi görünüyor. Bu tutum yaşanan durumu nesnel bir biçimde anlamayı değerlendirmeyi de olanaksız kılıyor. Olumsuz bir durum karşısında rahatlamak için sergilenen en kolay yollardan biri başkasını suçlamaktır. Ne yazık ki çok sık ve yaygın kullanılan olumsuz bir başa çıkma yolu. Bu yanıyla bir ötekileştirme ve ayrımcılık biçimi olmaktadır” şeklinde konuştu.  

Linç ve Nefret Söylemi Eğilimi Kolaycılığa Kaçıştır

Linç ve nefret söylemlerinin kolaycılığa kaçış, umutsuzluğu ve karamsarlığı üretmek için uygun bir yol olduğuna dikkat çeken Kaya, “bugünlerde Yazar Aziz Nesin’in ‘Türk Halkının Yüzde 60’ı Aptaldır’ sözüne atıf yaparak “bu seçimin asılkazananı Aziz Nesin” ifadesini içeren bazı paylaşımların yapıldığını gözlemlediğini belirterek şöyle konuştu: “Seçim sonrası bu tip paylaşımlar, ötekini anlama konusunda başarısızlığı gösterir. Bu tür iletilerin paylaşılması aslında bir nedensellik bağı kurmaksızın, nesnel olmayan bir değerlendirme ile içini rahatlamak, ötekini kötüleme ile ilişkili bir dilin kullanıldığını göstergesidir. Kendimize asıl şunu sormamız lazım. Ne oldu da bu sonuçlar çıktı? Bu acaba seçim çalışmalarını yürüten muhalefetin propagandanın niteliğinden mi kaynaklanıyor? Acaba insanların ihtiyacı, kendi temel gereksinimleri üzerinden yürütülen bir çalışma yeterince etkili değil mi ya da yeterli olmadı mı?  Ya da daha hep gücün, güçlü olanın yanında olma ile ilgili manipülasyonlar mı daha çok etkiliyor insanları? İHA’lar, SİHA’lar, Akdeniz’den gezinen gemiler, uzay programları, aslında hiçbir zaman sahip olamayacağı yerli ve mili elektrikli otomobile sahip olabilme hayalleri mi?  vesaire… Bunları analiz etmek önemli ve sosyoloji, siyaset bilimi ve sosyal psikoloji penceresinden yürütülen bir düşünüşü gerektiriyor. Bunun için çalışmalara, araştırma verilerine bakarak düşünmek lazım. Bunu yapmadan böylesi bir kolaycılığa kaçarak birkaç söz söyleyip rahatlamak aksine umutsuzluğu, karamsarlığı üretmek için uygun bir yol aynı zamanda.”

Oy Tercihlerinin Nedeni Araştırılabilir

Deprem bölgelerindeki seçim sonuçlarına yönelik toplumda gelişen nefret ve linç söylemleri ile ilgili açıklamasına devam eden Kaya şunları söyledi: “Başka bölgelere göç eden binlerce insan var. psikolojik ve sosyolojik boyutları olan bir konu. Seçim sonrası ortaya çıkan oy dağılımı, tercih edilen partiler üzerinden yapılan bazı olumsuz söylemler akılcı gelmiyor. Türkiye’de daha önceki yıllarda da yaşanan deprem veya benzeri doğal afetler sonrasındaki seçimlerde de benzeri sonuçlar ortaya çıktığını hatırlıyorum. Doğal afetler sonrasındaki seçim dönemlerinde kullanılan oyları ve yönelimleri değerlendirmek için ayrıntılı bir araştırma yapmak gerekir. Hangi partiye ne kadar, nereden oy verilmiş, var olan seçmen sayısı ile oy kullanan seçmen sayısı değerlendirilerek bir araştırma yapılabilir. Bu araştırmalardan sonra ancak bir çıkarımda bulunulabilinir. 3 ay önce yaşadığımız depremde belki de ‘oylarını muhalefet verecek bireylerin önemli bir kısmı yaşamını yitirmiştir olabilir. Seçmen listelerinde varlardır, ama şimdi hayatta değillerdir’ tespiti yapılabilir. Bu da seçmen sayısı ve kullanılan oy sayısı arasındaki farkla anlaşılabilir kanımca. Bir yanıyla bu aslında depremdeki gerçek kayıpların sayısı hakkında fikir verecektir.”

Dün İle Bugün Arasındaki Değişiklikler Fark Edilmelidir!

Hayal kırıklıkları sonrasında izlenecek yol hakkında tavsiyede bulunan Prof. Dr. Kaya son olarak şöyle konuştu: “Eğer ihtiyaç olunan şey umut ise, bu ötekileştirici söylemle hissedilen rahatlama hissi  asla umudu doğuran bir his değildir. Aksine insanı umut ya da mutsuzluk gibi herhangi bir duygunun orta yerine bırakan bir şeydir. Umut daha bilinçli bir şekilde ifade edilmeli ve umut edene eleştirel bir bakış sağlamalıdır. Vurgulamak istediğim şu: İstenilen bir sonuca ulaşamamak, onun yarattığı hüzün, kendine bakmayı, eleştirmeyi ve bu hüzünlü durumu değiştirmeyi olanaklı kılan bir enerjiyi de verir. Yeter ki bir içine gömülme oluşmasın. Derin bir melankoli, bir karamsarlık içine düşülmesin. Hüzünle bu duyguyu karıştırmamak gerekir. ‘Bugün biraz hüzünlü olabiliriz ve bu hüznümüzü yaşayalım demek gerekir’ Beklediğini bulamayan kişi öncekiyle sonraki durumu karşılaştırdığında, bugün umduğunuz gerçekleşmezse bile, öncekiyle şimdiki arasında değişmeler vardır. Bütün bu değişiklikleri göz ardı ederek sadece sonuca odaklanmak, diğer bir deyişle yaşama yalnızca siyah ve beyaz bir pencereden bakmak hayal kırıklığını kendiliğinden bir kadere dönüştürecektir!” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri