Connect with us

Sağlık

Sağlıkta Şiddetle Mücadelenin Simgesi Olan ‘Dr. Ersin Arslan’ın Ardından Neler Değişti?

Published

on

Dr. Ersin Arslan, Gaziantep Eğitim Araştırma Hastanesinde göğüs cerrahı olarak çalışıyordu. Bir kanser hastasını ameliyat etti, taburcu olan hasta evine gitti, ardından hastaneye farklı bir şikayetle geri döndü ve hayatını kaybetti.

Hasta yakınının 17 yaşındaki torunu yaşanan durumdan Dr. Ersin’i sorumlu tuttu ve görevi başındaki doktorun hayatına son verdi. Hastaneye bıçakla girebildi, doktoru katletti. Hastanenin adına ‘Dr. Ersin Arslan’ adı eklendi…Aradan 11 yıl geçti, Türkiye’de hala aynı olaylar acı bir şekilde yaşanıyor. Yaşanmasın diye özel günler ilan ediliyor, eylemler gerçekleştiriliyor ama toplumsal şiddete bağlı olarak sağlıkta şiddet  olayları da ne yazık ki azalmıyor, hızlanarak artıyor. Sağlıkta şiddetin son bulması için neler yapılmalı, Dr. Ersin’in öldürülmesinden sonra neler değişti, değişti mi?

Sağlıkta Şiddetle Mücadelenin Simgesi Olan 'Dr. Ersin Arslan'ın Ardından Neler Değişti?
Sağlıkta Şiddetle Mücadelenin Simgesi Olan ‘Dr. Ersin Arslan’ın Ardından Neler Değişti?

Türkiye’nin dünü ile bugünü arasında değişmeyen, süregelen olaylar ve olgular arasında ilk sıralarda yer alan konuların başında ‘şiddet’ konusu geliyor! 11 yıl önce 17 Nisan’da bir hasta yakını tarafından bıçaklanarak görevi başında öldürülen Dr. Ersin Arslan olayının ardından Türk Tabipler Birliği (TTB) 17 Nisan’ı ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’ olarak ilan etti. O günden bugüne değişim ne yazık ki pozitif yönde olmadı, sağlıkta şiddet olayları tırmanarak, hız kesmeden devam etti. Hekime şiddet olayları sona ermedi. Bilim Sağlık Haber Ajansı (BSHA), sağlıkta şiddet konusunda bir simge olarak hafızalara kazınan “Dr. Ersin Arslan’ın” öldürülmesinin ardından neler değişti?’ sorusunu Gaziantep Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz’a ve doktorun abisi Erkan Arslan’a sordu. 

dr. ersin ve abisi
Sağlıkta Şiddetle Mücadelenin Simgesi Olan ‘Dr. Ersin Arslan’ın Ardından Neler Değişti?

“İçimizde Tek Okuyan Ersin’di, Bu Halkın Evladıydı”

Kendisi de sağlık bir çalışan olan Abi Erkan Arslan, “Kardeşim Dr. Ersin’in öldürüldüğü o günü anlatırken hala sanki gerçek değilmiş gibi anlatıyorum. Ersin daha ortaokulda doktorluk hayalleri kuran, doktor olmak için çok çalışan, emek harcayan biriydi. İdealleri vardı. 6 çocuklu bir ailenin 5 numarasıydı. İçimizde tek okuyan oydu. Babası marangozdu, annesi ev hanımıydı. 11 yıl geçti, acımız hala çok taze. Sağlıkta şiddet olaylarına başvuranlara verilen cezalar ağır olmalı, ama ne yazık ki böyle değil! Hayatının baharında bir doktoru öldüren biri içeriden çıkıp normal hayatına devam edebiliyor. Bu suçları işleyen kişilere sağlık hizmetlerinden faydalanmalarında kısıtlamalar konulmalı! Hekimler içimizden birileri, halkla hekimler arasına uçurum konuyor,  böyle bir algı yaratılıyor. Bu algının son bulmasını sağlıkta şiddetin sona ermesini diliyoruz” dedi. 

gaziantep tabip odası
Sağlıkta Şiddetle Mücadelenin Simgesi Olan ‘Dr. Ersin Arslan’ın Ardından Neler Değişti?

11 Yıl Geçti Hekimler Hala Öldürülüyor!

Gaziantep Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Yılmaz, “Dr. Ersin Arslan’ın ölümünün üzerinden 11 yıl geçti. Hekimlere yönelik şiddete hala bugün de dikkat çekmeye çalışıyoruz. Fakat 11 yıldan beri bunun üzerine yeni olaylar yaşanıyor. Her gün basından, sosyal medyadan hastanelerde yaşanan şiddet olaylarının haberlerini duyuyoruz. Yakın tarihte Konya’da bir doktorumuz bir güvenlik görevlisi tarafından öldürüldü, çok sayıda hekim yine görevleri başında öldürülmeye devam etti. Bu olayların yaşanması hekim ve sağlık çalışanlarının hedef gösterilmesiyle bağlantılıdır. Bize “doktor efendiler, giderlerse gitsinler diyen bir zihniyet, elini hastanın cebinden çek” diyen zihniyet gibi örnekler halkın doktorlara karşı tepki duymasına neden oluyor. Böyle bir yönetim anlayışının olması durumunda hekime şiddetten uzak durabilir mi halk?” diye konuştu. 

Dr. Ersin’in Abisi Anlatıyor: Marangoz Bir Babanın 6 Çocuğundan Tek Okuyandı!

48 yaşındaki Abi Erkan Arslan da sağlık sektöründe çalışıyor. 25 yıldır sağlıkta farklı birimlerde çalışan Abi Arslan, “Alaylıyım” ben diyor ve devam ediyor, “Ben şu anda sağlık sektöründe kalp damar cerrahisi biriminde perfüzyonist olarak çalışmaktayım. 6 çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuyum. Bizi diğerlerinden ayıran Türkiye’ye mal eden acı bir konu var. Hasta yakını tarafından öldürülen Dr. Ersin Arslan’ın ailesi olmamız. Ersin, anne babamızın 5’inci çocuklarıydı. Ailede tek okuyan oydu. Ortaokuldan itibaren hayaliydi okumak, lise yıllarında üniversite sınavına girdi ve öğretmenlik kazandı. Ama gitmedi, bir yıl daha çalıştı ve Trabzon’da  tıp fakültesini kazandı. Marangoz bir babanın çocuğuydu, geçim sıkıntısı çeken bir ailenin evladıydı. Öğrenciliğinde de çok başarılıydı. TUS sınavına girdi 2006 yılında, Gaziantep Göğüs Cerrahisi bölümünü kazandı. O günü 11 yıl sonra bugün anlatırken bile sanki gerçek değilmiş gibi anlatıyorum. Böyle bir şeyin bizim başımıza geleceğini hiç tahmin etmiyordum. Mesleği yaşatmak olan bir doktorun, mesleği uğruna uğruna ölmesi bana çok acı geliyor” dedi. 

makale

Öldükten Sonra Makalesi Yayımlandı

Abi Erkan Arslan, Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesinin ardından 2016 yılında Nobel Edebiyat Ödüllü Bilim İnsanı Aziz Sancar’ın editörlüğünü yaptığı bir dergide makalesinin yayınlandığını söyledi. Erkan Arslan, “Ersin hep cerrah olmak istiyordu. Bende abisi olarak cerrah olması yönünde fikrimi belirtiyordum. Kliniğin baş asistanı oldu, ameliyatlar gerçekleştirdi, burada hoca olma hedefi vardı. Uluslararası dergilerde makaleleri çıktı. 16 tane makalesi vardı. Öğretim üyesi olma hayali vardı. Kendisini hoca olmaya ayarlıyormuş. 1 makalesi vefat ettikten sonra yayınlandı” dedi.  

Cezalar Caydırıcı Değil, Şiddet Suçu İşleyenlere Sağlık Ücretli Olmalı!

“Kardeşim 84 yaşındaki kanser hastasını ameliyat etti. Sonra taburcu etti. 10 gün sonra dahili problemlerden rahatsızlanarak geri gelen bir hasta vefat etti. Hastanın 17 yaşındaki torunu tarafından hayatının baharında katledildi” diyerek konuşmasına devam eden Erkan Arslan, “Belki de şimdi o kişinin cezası bitmek üzeredir, belki de çıkmıştır. Bu tür suçların cezaları ne yazık ki kısasa kısas değil. 17 yaşında olduğu için indirimler yapıldı. Ersin gitti, başka kimseye böyle bir şey olmasın tüm dileğimiz bu. Empati kurmamız lazım. Sağlık sektöründe çalışma koşulları ağır, hekimlerin de çalışma koşulları ağır, hiçbir şey şiddet uygulamak can almak için meşru olamaz. Cezaların caydırıcı olması gerekir, bir ailenin bir devletin okuttuğu bir insanı hiçbir şey yokmuş gibi gelip öldüremezsin. Bunu yapıyorsan da cezasını layıkıyla çekmen lazım. Hastaneye benim kardeşimin adı verildi şimdi bu kişinin ya da yakınlarının bile gelip o hastaneye sosyal güvenceleriyle tedavi olmaları ya da olacak olmaları benim tüylerimi ürpertiyor. Bu suçları işleyen insanlar, bir doktoru öldüren canını alanlar sağlıktan faydalanmamalıdır! Parayla sağlık hizmeti almalılar!” isteğini dile getirdi. 

Hekim Bir Kardeşimiz Vardı, Onun Bir Gururu Vardı!

Dr. Ersin Arslan’ın katledilmesinden sonra hayatlarında çok büyük bir yoksunluk olduğunu söyleyen Erkan Arslan, “Ersin’den sonra hayatımızda büyük bir yoksunluk oldu. Hekim kardeşimiz vardı, onun gururu, saygınlığı, bir duruşu vardı. İşte bundan mahrum kaldık. Güler yüzlü, sevgi dolu kardeşimizi kaybettik. Bize akıl veren, derdimize derman olan canımızı kaybettik. Acımız büyük. Hiçbir hekimin hekim yakınının başına böyle bir şey gelmesin bu şiddet sona ersin. Herkes cezasını layıkıyla çeksin!” şeklinde konuştu. 

Şehit Maaşı Muamması

Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesinin ardından aileye şehit maaşı adı altında bir para yatırılıyor. Anne üzerinden yatan maaş daha sonra 2015 yılında, memur yanlışlık yapmış denilerek fazla yatırılan para geri isteniyor. İcraya kadar gidilen bir süreç yaşanırken yanlış hesaptan dönülüyor. Maaş ödenmeye devam ediliyor. Dr. Ersin Arslan’ın annesi Hatice Arslan’ın 2022 yılı şubat ayında vefatının ardından şehitlik maaşı da kesiliyor. Abi Erkan Arslan, annelerinin vefatından sonra maaşın kesildiğini kimsenin arayıp sormadığını söyledi.

Hekimlere Karşı Algı Yaratılıyor!

Dr. Ersin’in öldürülmesinden sonra neler değişti? sorumuzu cevaplayan Abi Arslan, “Doktorlar hala tedavi yaparken korkuyorlar, hastaya yaklaşıp tedavi uygularken otosansür uyguluyorlar. Çok kötü şeyler, hekimler baskı altında! Ersin ve öldürülen tüm doktorlar, sağlık emekçileri bu halkın çocuklarıydı. Ersin’in babası marangozdu, annesi ev hanımıydı. Uzaydan gelmedi bu hekimler! Hepsi içimizden birileri. Niye farklı bakılıyor. Onlar doktordur onlar insanlara üstten bakar onlar zengin gibi algılar neden yaratılıyor. Neden bu halk doktora düşman kesiliyor? Yüreğimiz yanıyor umarım hiçbir doktorumuza böyle bir şey yaşamasın!” cümlelerini söyledi. 

gaziantep tabip

Hekimler Neden Göçüyor? 

Gaziantep Tabip Odası Başkanı Mehmet Yılmaz’a sorduk, hekim göçünde sağlıkta şiddetin etkisi ne kadar büyük diye. Yılmaz şunları söyledi: “Bu ülkede halk hekimleri  kendisine hedef olarak görüyor. Her gün toplumda birçok şiddet olayı yaşanıyor. Sağlıktaki şiddet toplumsal şiddetten ayıramayız. Bu konuda mutlaka toplumsal eğitimin sağlanması gerekiyor. Covid-19 Pandemi sürecinde hekimler görevlerinin başlarında bulundular, hastalarını korumak için koşulsuz çalışmaya devam ettiler. 217 arkadaşımızı kaybettik. Yine depremde de aynı şekilde hekimler özveriyle görev aldılar, canlarını veriler. 3 bine yakın hekim kaydı alındı. Deprem bölgelerine gittiler. Bu kadar özverili çalışan bir gruba karşı olayların bu şekilde hız kesmeden devam etmesi, her gün yeni bir şiddet olayının ister sağlıkta ister başka bir alanda yaşanması ancak toplumsal şiddetle açıklanabilir. Durum böyle olunca da hekimler farklı ülkelere gidiyorlar. 2023 yılının ilk ayında yurt dışına giden hekim sayısı 770’ler civarında. Her sene bir sene öncesinden daha fazla hekim yurt dışına gitmiş. 2022 yılının tamamında yurt dışına giden hekim sayısı 1600’lerdeyken, bu yılın ilk üç ayında yurt dışına giden hekim sayısı 770’tir. Neden böyle oluyor? Hak aramak zorunda kalıyorlar, asistanlık diyorsunuz, eğitim diyorsunuz, şiddet diyorsunuz, nöbet diyorsunuz… Dolayısıyla bu konular insanı yoruyor. Özellikle tıp eğiminde niteliksel değerlerden uzakta kaldık, niceliksel bir takım değerlerin arkasından koşuluyor. Tıp eğitiminin önemi ortaya konmuyor. Bu nedenle de hekim göçü oluyor. Hak aramak zorunda kalmıyor hekim, saygınlığı var, şiddete maruz kalmıyor, kalıyorsa da çok minimal.” 

Sistemdeki Aksaklıkların Tek Sorumlusu Doktor Mu?

“Sağlıkta şiddetle mücadelede alınması gereken önlemler, bir sorunu çözmeye çalışıyorsak şiddetin nedenlerini sorgulamaya şiddetin nedenleri ortadan kaldıracak sağlık politikalarının hayata geçirilmesi için mücadele edilmesi gereklidir” diyen Tabip Odası Başkanı Yılmaz, “Sürekli sağlıkta bir dönüşüm programı şiddeti daha da körüklemiştir. Nedense sağlıktaki bütün problemlerin temeli doktormuş gibi görünüyor. Bu sistemin içerisinde bir tek doktor mu var? Sağlık bakanı var, bakan yardımcıları var, müsteşarlar var, hastane genel müdürleri var, başhemşireler var, hastane müdürleri, muavinleri var. Bu sistemin uygulanmasındaki tek sorumlu doktor mudur?” sorusunu sorarak açıklamalarına son verdi.  (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri