Connect with us

Sağlık

Büyükşehirde 1 kişi günde 200-250 litre su tüketiyor!haberi

Su tüketimimiz dünya ortalamasının üzerinde! Dünyada ve ülkemizde küresel ısınma ve iklim değişikliği su üzerindeki baskıları artırıyor, su rezevlerini tehdit ediyor.

Published

on

Su tüketimimiz dünya ortalamasının üzerinde!

Dünyada ve ülkemizde küresel ısınma ve iklim değişikliği su üzerindeki baskıları artırıyor, su rezevlerini tehdit ediyor. Evlerde, iş yerlerinde ve sosyal alanlarda su tasarrufu sağlayacak basit ama etkili önlemlerin altını çizen uzmanlar, çamaşır makinesi ve bulaşık makineleri dolmadan çalıştırılmaması uyarısında bulunuyor. Ülkemizde büyükşehirde bir kişinin günlük 200-250 litre su tüketimiyle dünya ortalamasının geçtiğini kaydeden uzmanlar su fakiri olmaya aday ülke olduğumuzu söylüyor. 

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, kuraklık tehdidi ve bilinçli su tüketimine ilişkin önerilerde bulundu.

Artan su ihtiyacı dünyanın meselesi!

Son yılların en popüler çevresel başlıklarından biri olan küresel ısınma ve beraberinde gelen küresel iklim değişikliğinin etkisini giderek arttırdığını belirten Dr. Ahmet Adiller, “Kış aylarının yaşandığı Kuzey yarımkürede kırılan sıcaklık rekorları, yağışsız geçen aylar, bir yandan dönemsel ve bölgesel olarak görülen taşkınlar bu durumun en önemli göstergeleri. Kuraklık ve taşkın temiz suyun yeterli miktarda depolanamamasına sebep olduğu için artan nüfusun ihtiyaç duyduğu su miktarı dünyanın büyük bir kısmında karşılanamaz duruma gelmek üzere.” dedi.

Bölgesel su rezervleri tehdit altında

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin su üzerindeki baskıları giderek artırdığını kaydeden Dr. Ahmet Adiller, “Kuraklık etkisinde uzun dönem yağış düşmemesi, bölgesel su rezervlerini tehdit ederken, bir yandan da sel ve taşkına neden olabilecek yoğunluğunda düşen yağışlar, suyun nehirlerde, göllerde ve yeraltı suyunda depolanmak yerine denizlere karışmasına sebep oluyor. Uzun yıllar boyunca elde edilen veriler de sıcaklık etkisinde kar yağışının azaldığını gösteriyor ki kar yağışının yüksek kesimlerde birikmesi ve bahar aylarında eriyerek dereleri beslemesi bölgesel olarak oldukça önemli.” diye konuştu.

Su fakiri olmaya aday ülkeyiz

Ülkemizde genel olarak baktığımızda özellikle büyükşehirlerde kişi başı günlük 200-250 litrelik bir su tüketim miktarı olduğunu ifade eden Dr. Ahmet Adiller, “Dünyanın bazı ülkeleriyle karşılaştırıldığında çok yüksek olmasa da dünya ortalamasının oldukça üzerinde. Ayrıca maalesef ülkemiz su zengini ülkeler arasında sayılacak kadar su potansiyeline sahip değil. Hatta küresel iklim değişikliğini düşündüğümüzde su fakiri olmaya aday bir ülkeyiz.” uyarısında bulundu.

Günlük alışkanlıkları yeniden gözden geçirmeliyiz

Günlük alışkanlıklarımızın büyük bir kısmının su israfına sebep olduğunu belirten Dr. Ahmet Adiller, “Eskiden beri gündemde olan dişleri fırçalarken musluğu açık bırakmak, tuvaletlerde yüksek hacimli rezervuarlar kullanmak, elimizi yıkarken musluğu fazla açmak gibi pek çoğumuzun farkında olmadan yaptığı günlük alışkanlıklar suyun fazla kullanılmasına sebep oluyor. Bu alışkanlıkların günde 5 litre fazla su harcanmasına bile sebep olması 80 milyon nüfuslu ülkemizde yılda 146 milyon metreküp (146 milyar litre) suyun boşa harcanmasına sebep olabilir.” diyerek suyun tasarruflu kullanması gerektiğini söyledi.

Basit ama etkili önlemler mümkün

Dr. Ahmet Adiller, evlerde, iş yerlerinde ve sosyal alanlarda su tasarrufu sağlayacak basit ama etkili önlemlere de değinerek şunları söyledi:

“Öncelikle davranışsal olarak dişleri fırçalarken musluğu açık bırakmak, tuvaletlerde yüksek hacimli rezervuarlar kullanmak, elimizi yıkarken musluğu fazla açmak gibi davranışlardan kurtulmamız gerekiyor. Bunun dışında çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi kullanımı her ne kadar su tüketimini azaltsa da bu cihazların dolmadan sık sık çalıştırılması ve fazla su tüketen modellerinin tercih edilmesi de suyun daha fazla tüketilmesine yol açıyor. Bunun dışında musluklarda suyun kullanımını azaltan ve su tasarrufu sağlayan basit yapılı donanımlar mevcut. Bunların dışında duşta kalınan sürenin kısaltılması da su tüketimini ciddi oranda azaltacak tedbirlerden bir diğeri olarak söylenebilir.”

Bilinçlenme aileden başlıyor

Dr. Ahmet Adiller, çocuklar ve gençleri erken yaşta küresel iklim sorunu ve susuzluğa karşı bilinçlendirmek için yapılması gereken noktalara işaret ederek “Ülkemizde ilköğretimden itibaren farklı eğitim seviyelerinde çevre ve iklim değişikliği dersleri var. Bu müfredat içerisinde suyun önemi ve kısıtlı oluşundan da bahsediliyor. Ancak çocuklarımız derste öğrendiklerinin yanında ailelerinden gördüklerini de bilinçaltına kaydediyor. Bu yüzden çevresel anlamda çocuklar önce ebeveynlerini rol model olarak kabul ediyor. Bu yüzden çevre eğitiminin ailede başlaması gerekiyor. Aile doğayı seven ve doğaya saygı gösteren bireyler yetiştirdiğinde okullardaki çevre eğitimi de hedeflediği noktaya ulaşabiliyor. Bu yüzden bu bilinci yetişkinlerin de kazanması büyük önem arz ediyor.” diye konuştu.

Yağmur hasadı sistemleri yeni yapılan her binada zorunlu olmalı! 

İklim değişikliği ve su sıkıntısının sık sık gündeme gelmesine karşın toplumsal açıdan gerekli önemi göremeyen bir konu olduğunu belirten Dr. Ahmet Adiller, toplumu bilinçlendirmek için kamu kuruluşları, STK’lar ve devlete düşen görevlere de dikkat çekti.

Pek çok kişinin çevresindeki nehirleri gölleri görüp ‘Buradaki su bize bir ömür yeter’ mantığıyla yaklaşıma sahip olduğunu ifade eden Dr. Ahmet Adiller, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ayrıca içerisinde bulunduğumuz tüketim toplumunun da davranışsal alışkanlığına ters bir durum. Bu yüzden de bu konuda bir kamu bilinci geliştiremiyoruz. Bu noktada bilgilendirme kampanyalarına tabii ki devam edilmeli ve topluma su tasarrufu yapma alışkanlığı kazandırılmalı. Ancak benim görüşüm devletin belli noktalarda bunu zorunlu hale getirmesi gerekliliği. Yağmur suyunun geri kazanılması için kullanılan yağmur hasadı sistemlerinin yeni yapılan her binada ve çatı alanı büyük olan eski binalarda zorunlu hale getirilmesi, su verimliliği düşük olan ürünlerin satılmasının engellenmesi bu noktada kısa vadede daha olumlu sonuçlar doğurabilir.”

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri