Connect with us

Sağlık

Siz de Goblin modunda mısınız?haberi

Bilinçli bir tembellik, isteksizlik Goblin modunun habercisi olabilir! Sosyal medyada insanların kendilerini ifade ederken sıklıkla kullandıkları ve Oxford Sözlük tarafından yılın kelimesine aday gösterilen kelimelerden biri  olan “Goblin Modu”, kişinin bir noktada kendini iyileştirme çabasının bir kenara bırakılması olarak tanımlanıyor.

Published

on

Bilinçli bir tembellik, isteksizlik Goblin modunun habercisi olabilir!

Sosyal medyada insanların kendilerini ifade ederken sıklıkla kullandıkları ve Oxford Sözlük tarafından yılın kelimesine aday gösterilen kelimelerden biri  olan “Goblin Modu”, kişinin bir noktada kendini iyileştirme çabasının bir kenara bırakılması olarak tanımlanıyor. Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, Goblin modundaki kişilerin dağınık, çoğu zaman bilinçli bir tembellik, isteksizlik içinde sadece günlük rutinlerini geçirdiklerini belirterek toplumsal normların bir kenara bırakıldığına dikkat çekti. Pandeminin stresi kronik hale getiren bir süreç yarattığını kaydeden Demir, “Bizler tehdit karşısında stresle başa çıkmak için üç tür yol seçeriz: Kaç, savaş ve dona kal. Goblin modu, bu seçeneklerden en çok kaçma stratejisine işaret ediyor. Ancak kaçmak kısa vadede anksiyetemizi azaltırken, uzun vadede anksiyeteyi tetikleyici etkiye sahip denebilir.” uyarısında bulundu.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, sosyal medyada insanların kendilerini ifade ederken sıklıkla kullandıkları ve Oxford Sözlük tarafından yılın kelimesine aday gösterilen kelimelerden biri  olan “Goblin modu” hakkında değerlendirmede bulundu.

Sosyal medya kullanımının pandemi ile beraber gittikçe yaygınlaşmasıyla duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak için geniş bir zemin haline geldiğini hatırlatan Demir, “İnsanlar gündelik yaşamları ve çeşitli durumlara dair yorumlarını bu geniş platformda paylaşmakta ve bazen de hem siyasete hem de sosyal yaşantıya yön vermektedir. Yine son dönem sosyal medyada insanların kendilerini ifade ederken sıklıkla kullanılan ve Oxford Sözlük tarafından yılın kelimesine aday gösterilen kelimelerden biri de ‘Goblin modu.”diye konuştu.

Goblin mod, psikiyatrik bir terim değil

“Goblin Mod” teriminin psikiyatrik bir terim ya da bir hastalık ismi olmadığını ifade eden Merve Umay Candaş Demir, “Aksine gündelik yaşama dair, insanların duygularını, içinde bulundukları durumu anlatmak için kullandıkları Goblin modu, geçmişi eski de olsa günümüzde yeni yeni kullanılan bir terimdir. ‘Sosyal normlara veya beklentilere bağlı kalmaksızın temel alışkanlıklara ve sıradan faaliyetlere kasıtlı ve utanmadan, pişmanlık duymadan teslim olan ve bunlara boyun eğen bir davranış biçimi için kullanılan argo bir terim’ olarak tanımlandı.” dedi. 

Goblin modu, bilinçli bir tembellik ve isteksizlik içeriyor

“Kelimenin kullanılmaya başlaması tam da pandeminin üçüncü yılını geride bırakırken yaşanılan psikolojik tablonun iyice belirgin hale gelmesine rastlıyor” diyen Merve Umay Candaş Demir, “Pandemi sürecinde insanların pozitif kalma çabası, uzmanların umut aşılaması, sağlıklı olmak için aşırı çaba sarf etmesi yorucu bir psikolojik savaştı. Bazı kişiler bu süreçte pes ettiler. Goblin modu, bir noktada kendini iyileştirme çabasının bir kenara bırakılması da denebilir. Goblin modundaki kişiler dağınık, çoğu zaman bilinçli bir tembellik, isteksizlik içinde sadece günlük rutinlerini geçiriyorlar. Toplumsal normlar bir kenara bırakılıyor.”dedi.

Goblin modunda kişi, duygularını hissetmiyor

Pandeminin toplumun pek çok kesimini çok yorduğunu kaydeden Merve Umay Candaş Demir, “İnsanlar salgından o kadar yoruldu ki bazılarımız bu süreçle ancak bu varoluşsal konum ile başa çıkabilir hale geldi diyebiliriz. Yabancı basına yansıyan haberlere göre ise bu mod ‘ahlaksızlığın konforunu kucaklayan’ olarak tanımlandı. Bu moddaki kişi duygularını hissetmez, tüm gününü yatarak geçirebilir, tüm gün sevdiği dizilerin bölümlerini arka arkaya izleyerek geçirebilir, sosyal medyada amaçsızca gezinir, sağlıklı beslenmeden uzaktır, dış görünüşünü önemsemez, bir anlamda kaçış içindedir denebilir.” diye konuştu.

Goblin modu, depresyonu anımsatıyor

Goblin modundaki kişinin kendi iyiliğini umursamadığı gibi başkalarını da umursamadığına dikkat çeken Merve Umay Candaş Demir, “Bu dönemde bazılarında alkol ve madde kullanımı artabilir. İnsanların bu şekilde hayat amaçlarını kaybettikleri, toplumsal normları kenara ittikleri tablo bize sıklıkla depresyonu anımsatır. Gündelik yaşamın bir şekilde devam ettiği ancak insanların sorgulamadan, duygu hissetmeden robot gibi yaşamlarını devam ettirdiği, bunu bir sorun olarak görmedikleri ve iyi olmayı istemedikleri bir depresif süreç denebilir.” dedi. 

Goblin modu, kaçma stratejisine işaret ediyor

Pandeminin stresi kronik hale getiren bir süreç yarattığını kaydeden Merve Umay Candaş Demir, “Bizler tehdit karşısında stresle başa çıkmak için üç tür yol seçeriz: Kaç, savaş ve dona kal. Goblin modu bu seçeneklerden en çok kaçma stratejisine işaret ediyor. Ancak kaçmak kısa vadede anksiyetemizi azaltırken, uzun vadede anksiyeteyi tetikleyici etkiye sahip denebilir.” uyarısında bulundu.

Kendinizi tanıyın ne istediğinizi keşfedin!

Sinir sistemimizi düzenlemek için çok daha sağlıklı yollar tercih  edilmesini öneren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Bunun için öncelikli olan, kişinin kendi otantik varoluşunu ortaya koymasıdır. Kendinizi tanıyın ve ne istediğinizi keşfedin. Sağlıklı beslenmek aynı zamanda zihnimizin de sağlıklı çalışmasını sağlar. Beraberinde sosyallik son dönem sinir sistemimizin stresle başa çıkmak için kullandığı dördüncü bir yol olarak literatüre girdi. Başkalarıyla konuşun, duygu ve düşüncelerimizi paylaşmak her zaman için onları daha başa çıkılabilir hale getirecektir.” tavsiyesinde bulundu. 

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?

Published

on

 

Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.

İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.

Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.

“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”

Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.

Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.

Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.

Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:

  • Miyop görme kusuru
  • Astigmat problemi

Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.

Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.

Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:

  • Göz numarasının stabil olması
  • Kornea kalınlığının yeterli olması
  • Genel göz sağlığının uygun olması

Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.

Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.

https://venividigoz.com/smile-lazer

 

Continue Reading

Sağlık

Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.

Published

on

By

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.

“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”

Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.

“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”

“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:

“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”

“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”

Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.

Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?

Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı. 

“Rekabet siyasetin doğasında var”

Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık

Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.

Published

on

By

Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı. 

En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.

“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”

“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”

Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending

Copyright © 2017 Zox News Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.

magazin haberleri